Hava Durumu

#Adalet Bakanı

Haberin Analizi - Adalet Bakanı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Adalet Bakanı haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Akın Gürlek: "Yeni anayasaya ihtiyacımız var" Haber

Akın Gürlek: "Yeni anayasaya ihtiyacımız var"

Adalet Bakanı Akın Gürlek, "Türkiye eski Türkiye değil. Türkiye artık kendisine biçilen gömleğe sığmıyor. Artık yeni anayasaya ihtiyacımız var" dedi. Adalet Bakanı Akın Gürlek, memleketi Nevşehir’de AK Parti tarafından düzenlenen iftar programına katıldı. Programda konuşan Bakan Gürlek, Nevşehir’in sorunlarını yakından bildiğini ve çözümü için mücadele edeceklerini söyledi. Nevşehir’in sadece bir turizm şehri olmadığını vurgulayan Gürlek, kentin aynı zamanda ticaret ve eğitim alanında da önemli bir potansiyele sahip olduğunu belirtti. Gürlek, "Nevşehir’in sorunlarını yakından biliyorum. Nevşehir sadece bir turizm şehri değil; aynı zamanda bir ticaret ve eğitim şehridir. Elimizden geldiğince Kapadokya’nın tüm dünyada tanıtılması için çalışacağız. Otelci kardeşlerimle, esnaf kardeşlerimle ve onların sorunlarıyla bire bir ilgileneceğim" ifadelerini kullandı. "Kapadokya Alan Başkanlığı asli görevini yapacak" Kapadokya Alan Başkanlığı ile ilgili turizmciler ve vatandaşlardan çok sayıda şikayet aldığını dile getiren Gürlek, "Kapadokya Alan Başkanlığı’nın asıl görevi Nevşehir’in kültürel ve tarihi dokusunu korumaktır. Ancak vatandaşın bahçesindeki ağıl ya da çit ile uğraşmak alan başkanlığının asli görevi değildir. Bu konuda bir yasa tasarısı var. İnşallah bu yasa tasarısını en kısa sürede Meclis’ten geçireceğiz. Alan başkanlığı asli görevini yapacak" diye konuştu. Acıgöl ilçesine de müjde veren Gürlek, ilçeye yeni bir adalet sarayı yapılacağını açıkladı. "Yeni bir anayasaya ihtiyacımız var" Türkiye’nin artık eski Türkiye olmadığını belirten Bakan Gürlek, "Türkiye artık kendisine biçilen gömleğe sığmıyor. Yeni bir anayasaya ihtiyacımız var. Terörsüz Türkiye sürecini biliyorsunuz. Şu anda bunun meyvelerini toplamaya başladık. İnşallah bu süreç tamamen başarıya ulaşacak ve Türkiye bölgede liderimiz Recep Tayyip Erdoğan’ın önderliğinde güçlü bir rol model olacaktır" dedi. Birlik ve beraberlik vurgusu da yapan Gürlek, "Biz bir ve beraber oldukça, kardeşlik hukukuna riayet ettikçe kimse bizi mücadelemizde yenemez, kimse bizi engelleyemez" ifadelerini kullandı.

Akın Gürlek'ten dikkat çeken açıklama! Haber

Akın Gürlek'ten dikkat çeken açıklama!

İşte Gürlek'in açıklamaları; Göreve başlayalı iki hafta olduğunu, yargının sorunlarını bildiğini ifade eden Gürlek "Yargıdaki en temel eleştiri yargılamalar uzuyor. Vatandaş artık icraat istiyor. Geciken davalardan mağdur vatandaşlarımızın sorunlarının hemen devreye girmesini istiyorum" dedi. Gürlek, Hakimler ve Savcılar Kurulu'nda (HSK) bir değişiklik olmayacağını da söyleyip “HSK'daki görevim bir sıfat, oylamasına katılamıyorum. Üyeler belirlendi, tekrar bir değişiklik olmaz” diye konuştu. "KİŞİYE ÖZEL DÜZENLEME OLMAZ" Çözüm sürecine ilişkin de konuşan Gürlek "Şu anda çok güzel gidiyor bu sürecin meyvelerini toplama aşamasına geldik. Bundan sonra Meclis yasal adımlar atacak. Önce örgütün silah bıraktığını tespit edilmesi lazım” ifadelerini kullandı. İnfaz ve terörle mücadele kanununda düzenleme yapılabileceğini belirten Adalet Bakanı “Kişiye özel düzenleme olmaz” dedi. "BÜTÜN MAÇLAR İNCELENİYOR" Gürlek ayrıca yasa dışı bahis, şike, uyuşturucu soruşturmaları ve sosyal medya düzenlemesine dair şu mesajları verdi: - Maalesef herkes bunu oynuyor. Yurt dışında bahis siteleri var. İlk başta öğrenci hesaplarını kullandılar, kiraladılar. Yasa dışı bahiste panel yönetimi var mutlaka paranın sisteme girebileceğin bir yöntem olması gerekiyor. Bu para Türkiye'ye geldiği zaman kara para olarak geliyor. Bu para vergiye tabi değil. - 81 il başsavcımıza genelge gönderdim yasa dışı bahis sanal kumar konusunda mücadelemiz devam edecek. Cezaların az olduğunu gördük. Bataklığı kurutmamız lazım. Yasa dışı bahis kolay para tuzağı. Futbolun temiz olması lazım. Bütün futbol maçları inceleniyor. Mahkemeler iddianameleri kabul etti, yargılama başlıyor. Şike ile mücadeleye dair özel bir ekip kurmak istiyorum. Yasa dışı bahis, şike ile ilgili tüm başsavcılıklarda özel bir birim kurmayı düşünüyorum. UYUŞTURUCU OPERASYONLARI: DOSYALAR DELİLLİ, DEVAMI GELECEK - İstanbul'da dört tane kokain ana dağıtıcısının iki tanesi yakaladık İspanya'da yakalanan 10 ton gemi vardı Türkiye'de operasyon yaptık. Dünyada Türkiye'ye uyuşturucu getiren bütün kartelleri biliyoruz. Dosyaların hepsi delilliydi. Uyuşturucu operasyonlarının devamı gelecektir. İstanbul'da parti yapanları teşvik edenleri aldık. Birkaç otele, mekanlara operasyon yaptık. Sonuna kadar gideceğiz bu bataklığı kurutmamız gerekiyor. SOSYAL MEDYADAKİ ANONİM HESAPLAR: SORUMLULUĞU TAŞINMALI Sosyal medyada anonim hesaplar var. Sahte hesap açılmaması lazım. 15 yaşını tamamlamış kişiler hakkında Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığımız çalışma yapıyor. Bir kişi hesap açıyorsa bunun sorumluluğunu taşımalı. Anonim olarak kullanılan hesaplara süre vereceğiz. Örneğin 4 ay içerisinde ya gerçek hesaba geç ya da senin hesabın kapatılacak diyeceğiz.

Özgür Özel'den önemli açıklamalar Haber

Özgür Özel'den önemli açıklamalar

CHP Genel Başkanı Özgür Özel'in geçtiğimiz hafta grup toplantısında Adalet Bakanı Akın Gürlek’e mal varlığını açıklaması için çağrıda bulunmuş ve 'bir hafta süre' vermişti. Özel'in verdiği süre bugün doldu. Açıklama yapmadığı için Özel'in, Gürlek'in mal varlığını grup toplantısında açıklaması bekleniyor. CHP Genel Başkanı Özgür Özel'in geçtiğimiz hafta grup toplantısında Adalet Bakanı Akın Gürlek’e mal varlığını açıklaması için çağrıda bulunmuş ve 'bir hafta süre' vermişti. Özel'in verdiği süre bugün doldu. Açıklama yapmadığı için Özel'in, Gürlek'in mal varlığını grup toplantısında açıklaması bekleniyor. CHP Lideri Özgür Özel, partisinin Grup Toplantısı'nda konuşuyor: Hep beraber yoğun bir haftayı geride bıraktık. İstanbul'da 39 ilçemiz var. 19 Mart'tan sonra 26 Mart Çarşamba akşamı Saraçhane'deki son mitingimizi yaptığımızda bir karar ilan etmiştik. Demiştik ki, "Burayı Ekrem Başkan'ı tutukladılar ama bir seçilmişe, belediye meclisi içinden seçilen bir Cumhuriyet Halk Partiliye emanet ediyoruz. Buradaki 7 günlük zorunlu ikametimiz ve hep birlikte demokrasi nöbetimiz Saraçhane'de bitti. "TÜRKİYE İTTİFAKI'NIN MENSUBU TÜM DEMOKRATLARA YÜREKTEN TEŞEKKÜR EDİYORUM" Ama Cumartesi günü Maltepe'ye, yani Anadolu'ya ayak basıp bundan sonra her Cumartesi Türkiye'de bir şehirde ve her Çarşamba akşamı İstanbul'da bir ilçede olacağız. O gün buna başladığımızda birkaç hafta sonra, "Ya yaz gelince ne olacak? O sıcakta üniversiteler boşalınca, İstanbul boşalınca nasıl olacak? Sonbahara gelince, kış geliyor nasıl olacak? Yağmuru, dolusu, fırtınası, karı nasıl olacak?" dendi. Biz dedik ki, "Gerçekten dediğiniz şartlarda miting olmaz. Miting dediğin hava şartlarını gözetir. Miting dediğin katılımın en yüksek olacağı yeri, coğrafyayı, siyasi atmosferi gözetir. Ama biz İstanbul'da her akşam bir ilçede miting yapmayacağız. Biz İstanbullu seçtiğine ve seçme iradesine, yani Cumhuriyetin en önemli kazanımı sandığa sahip çıkacak, seçtiğine sahip çıkacak." Biz orada miting değil eylem yapacağız dedik. 46 derecede yaptık, -4 derecede yaptık. Bir miting, bir eylem sırasında 12 kişinin bayıldığı da oldu. Üzerimize kar yağdı, dolu yağdı da oldu. Ama geçen hafta 39. ilçeyi Ataşehir'de tamamladık istisnasız bir şekilde ve 91. eylemde de Kocaeli'ndeydik. Hukuksuzluklar, adaletsizlikler, haksızlıklar, tarihin görülmediği bu zulüm... Görmediği bu zulüm ve üzerimize yargı erkini elinde bulunduranların yürütme erkinin emrine girmesiyle birlikte yaptıkları siyasi operasyonlar sürdükçe mücadelemiz devam edecek. Ben İstanbul il örgütümüze, 39 ilçe başkanımıza ve örgütümüze bugüne kadarki mücadeleleri, İstanbul'da katılan milyonlar için Anadolu'da katılan milyonlar için her bir sadece Cumhuriyet Halk Partiliye değil Türkiye İttifakı'nın mensubu tüm demokratlara yürekten teşekkür ediyorum. "BAKIRKÖY'DEKİ BÖLGE MİTİNGİYLE DEVAM EDİYORUZ" Tarih bu tarihi mücadeleyi yazacak ve yarın akşam ilçe mitinglerini tamamladık 3. bölge mitingiyle, 3. bölgedeki ilçeler adına yapacağımız Bakırköy'deki bölge mitingiyle devam ediyoruz. 3, 2, 1 diye bölgeleri sayıp 18 Mart akşamı da hep birlikte o tarihi gecede İstanbul'da ayakta olacağız. "MUHALEFETİN İFTAR SOFRASINDAN KORKAR OLMUŞLAR" Cumartesi günü İstanbul'da mübarek Ramazan'ın üçüncü gününde Saadet Partisi'nin düzenlediği iftara katıldık. Genel Başkan Sayın Mahmut Arıkan'a bir kez daha teşekkür ediyorum. DEVA Partisi'nin, Gelecek Partisi'nin ve Yeniden Refah Partisi'nin Sayın Genel Başkan yardımcıları ve Genel Başkanları oradaydı. Adalet ve Kalkınma Partisi'nin Genel Başkan vekili oradaydı ve oturduk bir iftar yaptık. İftarda kürsüde siyaset yoktu, sadece Gazze, Filistin vardı. Her konuşan Türkiye'nin özlediği bu güzel masa dedi. İftar bitti dağıldık. Artık iktidarda kalmayı sadece kötülüğe endekslemiş olanlar kendilerinin içinde olduklarını dahi fark etmeden muhalefetin bir arada olmasını, birlikte iftar yapmasını, hal hatır sormasını, beraber Filistin davasına sahip çıkmasını öylesine gözlerini köreltmiş ki kötülük, masadaki AK Parti Genel Başkan vekilini bile görmeden o masaya döndüler ve dediler ki, "Bu iftarı Saadet Partisi yapmadı. Bu iftarı İstanbul Büyükşehir Belediyesi yaptı, onun kaynaklarıyla yapıldı." Tabii bu Saadet Partilileri, Milli Görüş hareketinin sadık savunucularını çok üzdü, biz de çok rahatsız olduk. Aslında sonra da bu tartışmalar sürerken bir Saadet Partili bana böyle tuttu kolumu dedi ki geçen "Genel başkanım, genel başkanım sen onlara bakma. Zaten iftarı İBB kasasından verenler AK Parti'ye gitmişti, kendi cebinden dayanışmayla iftar yapabilenler Milli Görüş'ün Saadet Partisi'nde devam ediyorlar." Kişiler kendinden biliyor işi ama iktidar öyle zor bir durumda ki meydanlardan korkuyor, tartışmaktan korkuyor, karşıma çıkmaktan korkuyor. Belediyelerimize çöküyorlar "Ya ne yapıyorsun?" diyorum. Gel mesela Aydın'da koyalım sandığı, Aydınlılar karar versin Aydın'ı kimin yöneteceğine. Geçen sefer bir karar verdiler sen tehditle ya bize katılacaksın ya Silivri'ye atılacaksın diye topuklayıp kaçana karşı koyalım sandığı. Gaziosmanpaşa'da koy bakalım sandığı, Hakan'ı mı seçiyorlar yoksa senin o bilmem ne yöntemiyle oraya getirdiğin kabiliyetsizi mi seçiyorlar? Koy bakalım Cumhuriyet Halk Partisi'nden seçilip de sizin tehditle, şantajla, onunla bununla parti değiştirmeye zorladığınız yerlerde sandığı, ondan kaçıyorlar. Emekliden korkuyorlar, işçi sesini yükseltiyor irkiliyorlar, en sonunda muhalefetin iftar sofrasından korkar olmuşlar. Köşe yazarları yazıyor ki "Baktım oraya neyi gördüm?" Neyi gördün? Altılı masayı gördüm, yok üstünde şu vardı altında bu vardı. O masada Adalet ve Kalkınma Partisi'nin Genel Başkan vekilinin olduğunu dahi göremeyip bir iftar masasından husumet çıkarmaya çalışanlara sözüm şudur: Vallahi de billahi de iyilik kazanacak, kötülük kaybedecek. Helal lokma yiyenler kazanacak, haramzadeler kaybedecek. O masada kardeşliği görenler kazanacak, o masadan düşmanlık çıkaranlar tarihe gömülecek. "VERGİ HAFTASI UTANILACAK BİR HAFTAYA DÖNÜŞTÜ" Her yıl Şubat ayının son haftası Vergi Haftası. Bu hafta Vergi Haftası’nın içindeyiz. Tabii bu hafta Türkiye’nin, Avrupa’nın en adaletsiz vergi düzeni olan ülkesi olmasından dolayı kutlanacak bir hafta değil, utanılacak bir haftaya dönüştü. "HERKESİN İHTİYAÇ DUYDUĞU HER ŞEYDE ÖTV VAR" Zaman zaman meydanlarda söylüyorum, söyledikçe daha fazla ilgi uyandırıyor. Türkiye’nin AK Parti’nin kara düzenindeki vergi meselesini olabilecek en basit şekilde anlatan bir grafiğimiz var. Türkiye’de 100 lira vergi toplanıyor. Gerçekleşmesi 65 falan oluyor da, buradan beklediğini alamayınca buradan yüzdeye yansıyor. Bu seneki niyetleri: Dünyanın en adaletsiz vergisi dolaylı vergiler; %62.4. Kim veriyor bunu? Bu işçi kardeşim veriyor, bu elinde çocuğuyla ev hanımı kardeşim veriyor, bu çiftçi veriyor, bu emekli veriyor, hemşire hanım veriyor, doktor hanım veriyor. Bu vergiler, dünyanın en adaletsiz vergisini toplam verginin %62,5’i. Elektrik yakınca verdiğin vergi, doğalgaza verdiğin vergi, çocuğuna üst baş ayakkabı alırken verdiğin vergi... Parayı verip karşılığında fişi aldığında, parayı verdiğin anda ödediğin vergi %62.5. Kalanı gelir vergisi. Şuradaki üzgün, maaşının 12 maaşın 3’ünün vergiye gittiği maaşından vergi kesilen herkes veriyor. İçinde bir miktar stopaj var; bankadaki paradan kazanılandan kesilen stopaj gelir vergisinin içinde. Ve maaşlardan kesilen vergi... Bu iki mavi yakalı ya da devlet memuru, maaşından kim maaş alıyorsa ondan kesilen %25.5. Geriye ne kalıyor? %11 kurumlar vergisi. Bu sırıtan zengin kardeşimden... Esas parayı kazanandan... Dünyada esas vergiyi verenlerden Türkiye’de %11 alınıyor. İşçiden, emekliden, emekçiden, memurdan, çiftçiden alınan vergilerin toplamı %62; kazanandan ve kâr edenden, para kazanandan alınan vergilerin oranı %11. Böyle bir adaletsizliğin içindeyiz. Ve Türkiye’de ayrıca Özel Tüketim Vergisi (ÖTV) alınıyor. İlk çıktığında 'lüks vergisi' demişlerdi. Duyunca da şey diye düşünüyorsun; 'E lüks harcama yapanlar çok versin, hiç olmazsa zorunlu harcama yapandan, çocuğuna mont alandan, okul için kırtasiye alandan daha makul vergi alınır.' Şu anda lüks vergisi diye başlayan, adı Özel Tüketim Vergisi olan vergi alınıyor; ne de var? Tırnak makasında var, mutfak tüpünde var, doğalgazda var. Yani olmazsa olmaz, herkesin ihtiyaç duyduğu her şeyde ÖTV var. Nede yok? Lüks vergisi diye getirdikleri vergi; elmasta yok, pırlantada yok, o hani milletvekilinin -AK Parti Eskişehir milletvekilinin- oyları Eskişehir’de İYİ Parti’den alan, sonra AK Parti’ye kaçan milletvekilinin taktığı o saatin saatinde lüks vergisi yok ama sen gidip de mutfak tüpü aldığında, doğalgaz parası ödediğinde Özel Tüketim Vergisi var. Türkiye’de vergi öyle bir hale geldi ki anlatılması, farkındalığının yaratılması ve hesabının sorulması belki Türkiye’nin önümüzdeki dönem hem seçimine damga vuracak hem de gelen iktidara kimden vergi alacağını, kimden daha az alacağını, kimi kayıracağını ortaya koyan ilk ve en önemli temenni olacak, görev olacak; o iktidarın birinci görevi bu olacak. "DÜNYADA BİR TEK TÜRKİYE’DE VERGİSİ TELEFONDAN FAZLA" Bugünlerde piyasaya gençlerin çok sahip olmak istedikleri bir cep telefonu çıktı, yeni bir model, pahalı bir model. Bu cep telefonunun yurt dışında yarı fiyata satılıyor, Türkiye’de fiyatı 107.999 lira, 108 bin lira. Telefon alıyor ya, doğal devlet bu alışverişten bir vergi alır; %10 alır, 15 alır; dünyada, Amerika’da %8 alıyor, 4’ü eyalete 4’ü merkezi yönetime. Türkiye’de 108 bin liralık telefonun 54.959 lirası vergi, 53 bin lirası telefon. Dünyada bir tek Türkiye’de vergisi telefondan fazla. Telefon alacaksın; 55 bin lira vergi ödüyorsun, 53 bin lira da o dünyanın en gelişmiş her bir gencimizin sahip olmak istediği telefona sahip oluyorsun. Tabii buna sahip olmak için Türkiye’de o gencin babasının 4 ay çalışması lazım, Avrupa ülkelerinin bazısında 19 gün; bir ay bile değil, 19 gün çalışması lazım. İşte bu telefonda %50 Özel Tüketim Vergisi var (30 bin lira), %20 KDV var, %12 TRT bandrol ücreti var (Neden? Telefondan radyo açar ya da TRT’yi açar izlersen diye 6.400 lira TRT bandrol ücreti alıyor), %1 de Kültür Bakanlığı payı var (530 lira). Toplam 54 bin lira. Ve işin enteresanı, bu ÖTV’den sonra KDV uygulandığı için verginin de vergisini alıyor. Geçen gün mitingde söyledim; benim memleketim Manisa çok sevdiğim, çok özlediğim, çok anlattığım bir yer. Lidyalılar, şimdiki Salihli’nin Sard mahallesinde -beldeydi mahalle oldu- Sardes’te ilk parayı bulmuşlar. Parayı basmışlar ve ilk kullanmışlar; paranın mucidi Lidyalılar. Sonra Sümerliler vergiyi bulmuşlar; yani bir alışveriş yapıyorsun para kazanıyorsun bunun bir kısmını devlete vermen lazım, bunu bulmuşlar. Hepimizin övünmesi gereken değilse de birazcık böyle acı acı tebessüm etmesi gereken bir şey; bu konuda en büyük icadın sahibi Sayın Erdoğan. O, vergiden vergi almayı bulmuş. Geçen gün ben bunu söyledim, gençler hızlı şekilde sosyal medyada yapay zekayla birtakım çizimler, karikatürler yaptırıyorlar. Bir köşede Sümerliler vergi topluyor parayla, Sayın Erdoğan da gelmiş; 'O iş o kadar kolay değil, onun da vergisi var' diyor. Vergiden vergi... Ayrıntılar geliyor...

Epstein dosyalarında adı geçen ünlülerin tam listesini paylaştı Haber

Epstein dosyalarında adı geçen ünlülerin tam listesini paylaştı

Pedofili suçlamalarıyla gündeme gelen iş insanı Jeffrey Epstein'e ait belgeler, günlerdir dünya medyasının odak noktasında. Adalet Bakanı Pam Bondi, Jeffrey Epstein soruşturmasına ait tüm dosyaların kamuoyuna açıldığını duyurdu. Kongre’ye gönderilen resmi mektupla birlikte, aralarında dünya çapında tanınmış isimler ve siyasetçilerin bulunduğu 305 yüksek profilli kişinin yer aldığı detaylı liste yayınlandı. Bu denli geniş kapsamlı bir listenin ilk kez kamuoyuyla paylaşılması dikkat çekiyor. Yapılan açıklamada, dosyalarda adı geçen kişilerin listede yer almasının herhangi bir suçlama veya suça karışma şüphesi anlamına gelmediği özellikle vurgulandı. Ancak, listede yer alan isimler kısa sürede sosyal medyada geniş yankı uyandırdı. EPSTEİN LİSTELERİNDE KİMLER VAR? Belgelerde adı geçenler arasında müzik ve sinema dünyasının önde gelen yıldızları öne çıkıyor. Beyoncé, Jay-Z, Bruce Springsteen ve Cher, dosyaların incelenmesiyle tespit edilen isimlerden bazıları. Hollywood dünyasından Robert De Niro ve Meghan Markle de listede dikkat çeken isimler arasında yer aldı. Siyaset arenasında da önemli isimlerin varlığı göze çarpıyor. ABD Başkanı Donald Trump, Başkan Yardımcısı JD Vance, Michelle Obama, Marco Rubio ile Bill Clinton ve Hillary Clinton da belgelerde adı geçenler arasında. Bondi’nin mektubunda, hiçbir belgenin “utanç, itibar zedelenmesi ya da siyasi hassasiyet” gerekçesiyle gizlenmediği belirtildi. Dosyaların; uçuş kayıtları, şirket ilişkileri, resmi yazışmalar ve gözaltı süreciyle ilgili belgeler de dahil olmak üzere dokuz ayrı kategoride sınıflandırıldığı ifade edildi. Bondi ve yardımcısı Todd Blanche, isimlerin “çeşitli bağlamlarda” geçtiğini vurguladı.

Akın Gürlek A Takımı'nı belirledi! Haber

Akın Gürlek A Takımı'nı belirledi!

Gazeteci İsmail Saymaz "Adalet Bakanı olarak atanan ve dün yemin ederek göreve başlayan Akın Gürlek, bakanlıktaki ilk gününde, yardımcıları ve yakın çalışma arkadaşlarını belirledi, görev alanlarında dikkat çekici değişikliklere gitti." dedi İşte İsmail Saymaz'ın özel haberi; Akın Gürlek, Yılmaz Tunç dönemindeki bakan yardımcıları ile yola devam dedi ancak görev alanlarını değiştirdi. KİM HANGİ GÖREVE GETİRİLDİ Ramazan Can, önceki dönemde yürüttüğü destek hizmetleri, strateji ve cezaevi yönetimi gibi birimlerden alınarak eğitim, mağdur hizmetleri ve Adli Tıp alanlarına yönlendirildi. Niyazi Acar, mevzuat ve hukuk hizmetlerindeki görevini korurken strateji geliştirme ile adli sicil ve istatistik birimlerini de üstlendi. Hurşit Yıldırım, hukuk ve dış ilişkiler alanındaki görevini sürdürürken personel ve icra işleri sorumluluğunu devraldı. Mehmet Yılmaz ise bilgi işlem ve ceza işleri görevlerini korurken cezaevi yönetimi ve destek hizmetlerini üstlendi. Bu değişiklikle birlikte cezaevi yönetimi, personel yapısı ve adli destek alanlarında yetki dağılımı yeniden şekillendi. Ramazan Can'ın yetki ve sorumluluk alanı önemli ölçüde daraltıldı. CEZAEVİ İZİNLERİ ARTIK ESKİSİ KADAR KOLAY OLMAYACAK Şimdiye dek Ramazan Can'da olan cezaevi ziyaretleri izinleri bundan böyle Mehmet Yılmaz'da olacak. Kulislere yansıyan bilgilere göre, Ramazan Can, cezaevi izinleri konusunda ılımlı bir tavra sahipti ve tutuklu CHP'lilerin ziyareti konusunda bir sıkıntı da çıkarmıyordu. Hatta gazeteci Fatih Altaylı, tahliyesinin ardından Ramazan Can'a bu tavrı nedeniyle teşekkür etmişti. Yeni dönemde cezaevi ziyaret izinleri Mehmet Yılmaz'da olacak. Bu da izin konusunun artık eskisi kadar kolay olmayacağı yorumlarına yol açtı. Kulislere de Gürlek’in, avukat sıfatı olanlar haricinde cezaevi ziyaretlerine izin vermeyeceği bilgisi yansımıştı.

Meclis'teki yumruklu kavgaya karışan Osman Gökçek konuştu Haber

Meclis'teki yumruklu kavgaya karışan Osman Gökçek konuştu

İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi ve Adalet Bakanı Akın Gürlek için Meclis'te düzenlenen yemin töreni sırasında yumruklu kavga çıktı. Yumruklu kavgaya karışan AK Parti Ankara Milletvekili Osman Gökçek, Meclis'te yaşananları anlattı. Kabine değişikliğinin ardından İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi ve Adalet Bakanı Akın Gürlek, TBMM Genel Kurulu'nda düzenlenen törenle yemin ederek görevlerine başladı. Ancak yemin töreni sırasında AK Partili ve CHP'li vekiller arasında yumruklu kavga çıktı. PROTESTO KAVGAYA DÖNÜŞTÜ Tören sırasında CHP'li milletvekilleri kürsüyü işgal ederek protesto başlattı. Protestonun büyümesi üzerine Genel Kurul'da sözlü tartışma yaşandı, ardından yumruklu kavga çıktı, CHP'li Mahmut Tanal'ın burnu kanadı. Yaşanan arbedenin ardından Meclis Başkanı oturuma 10 dakika ara verdi. OSMAN GÖKÇEK YAŞANANLARI ANLATTI Kavgaya karışan AK Parti Ankara Milletvekili Osman Gökçek, tv100 ekranlarında yayınlanan "Erdoğan Aktaş ile Eşit Ağırlık" programına katılarak Meclis'te yaşananlara ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Gökçek, "CHP'de bir şiddet eğilimi var. Biz zaten şiddet yanlısı değiliz ama kusura bakmayınız lütfen bir insanın sağ yanağına tokat attığınız zaman 'hadi gel benim sol yanağıma tokat at' diye kimse kimseyi beklemez. Hepsi tek başıma bana saldırıyorlar, görüntülerde görünüyor, hepsine gereken cevabı verdik ve evlerine gönderdik." dedi. "ŞİDDET YAPACAK GİBİ İLERLEDİLER" Gökçek Meclis'te yaşananları şu sözlerle anlattı: "Çok iyiyim. Hiçbir sıkıntım yok. Öncelikli olarak Sayın Akın Gürlek bakanların oturduğu yerde arka tarafta Sayın İçişleri Bakanımız ile birlikte otururken bunlar kürsüyü bir anda işgal etmek istediler. Daha sonrasında onlar kürsüyü işgal etmek istedikleri noktada ben Akın Beyin olduğu yere yöneldim. Orada bekledim. Çünkü Cumhuriyet Halk Partililer bir anda topyekun ayağa kalktılar ve şiddet yapacak gibi oraya doğru ilerlemeye başladılar. Daha sonrasında hemen arkamdan Sayın Bakanımızı aldılar ve kürsüye götürdüler. Kürsünün oraya doğru diğerleri gelince hemen en sağ taraftaki alana Sayın Bakanımızı güvenli bir alana geçirdiler." "SALDIRI OLMAYACAKSA..." "Normal şartlarda TBMM'de bir hatip konuşurken bulunduğunuz yerden laf atabilirsiniz veya dışarıya çıkıp protestolar gerçekleştiriliyor. Bazen masaya vuruluyor. Ancak eğer fiziki bir saldırı olmayacak ise kişinin üzerine yürümeyle ilgili bir konunun olmayacağını düşünüyorum. Biz daha önce Meclis'te yaşadık. Plan ve Bütçe Komisyonu'nda Ali Yerlikaya'nın önü kesildi. Sayın Varank'ın önü kesildi. Orada da olay çıkarttılar. Bazen mahkeme basıyorlar. Daha önce bu hareketleri yaptıkları için daha öncelerinde karnelerinde maalesef bu şekil notlar var." "SALDIRMAYA BAŞLADILAR" "Yine bu şekilde olunca oraya doğru saldırmaya başladılar. Bazıları çok ciddi kalınlıkta kitaplar fırlattılar Sayın Bakanımıza. Daha sonra Tanal ve arkasında bulunan milletvekilleri grupları ciddi bir şekilde koşarak saldırı pozisyonunda gelmeye kalkınca ben de kendilerini püskürtmek adına gerekli müdahaleyi yaptım. Ben Tanal'a bir tane vurduktan sonra hemen yanındaki diğer milletvekili bana yumrukla saldırmaya kalktı. Onu da evelallah hallettik. Daha sonrasında onları püskürttük. Anayasa'nın bize vermiş olduğu hak var. Türkiye Cumhuriyeti'nin seçilmiş bir Cumhurbaşkanı, seçilmiş bir iktidar partisi var. Bizler burada Sayın Cumhurbaşkanımızın takdiri ile belirlenmiş olan, atanmış bir bakanın Meclis kürsüsünde yemin ederken bunu oturdukları yerden protesto etmek yerine kendisine fiziksel bir saldırı amacıyla oraya koştuklarını görünce buna müdahale etmek dışında bir şansımızın olmadığını biliyoruz." "PİŞMANLIK DUYMUYORUM" "Bir daha aynı hareketi yaparlarsa bu hareketi yapmaktan çekinmem. Yaptığım hiçbir şeyden pişman değilim. Türkiye Cumhuriyeti'nin seçilmiş Cumhurbaşkanı'nın atadığı bakanın siz kürsüsünü işgal edip, ona saldırmaya kalkarsanız biz demokratik hakkımızı kullanmak adına orada tabii ki böyle bir işe gireriz. Bundan dolayı en ufak bir pişmanlık duymuyorum. Neden 40'a yakın milletvekili, 50'ye yakın milletvekili, Cumhuriyet Halk Partisi'nin vekili kendi sıralarını terk etmeyip orada beklediler? Onlar orada beklerken bunlar oraya doğru koşuyorlarsa, bizim onların orada Sayın Bakana çiçek verecek belki de diyerek beklememiz mi gerekir? Kendisi kalkıp da böyle bir olaya giriyor. Zaman zaman polislere saldırıyor. Zaman zaman mahkeme salonları basıyorlar. Bunlar zaten şiddet eğiliminde olan, bir mafya düzeni kurmaya çalışan, Türkiye Anayasası ile alakalı olarak bu konulara zaten karşı olduklarının en büyük göstergesi." "CHP'DE ŞİDDET EĞİLİMİ VAR" "CHP'nin özellikle Türkiye'deki demokrasiye, Anayasa'ya inanarak bizim kürsüdeki konuşma, yemin etme hakkımıza müdahale etmemesi gerekiyor. Emekli vatandaşlarımız ile ilgili 2 hafta önceki görüşmede tabut getirmek istediler. 'Tabut getiremezsiniz, bu iç tüzüğe aykırı' dedik, adamlar tekme tokat girdi. CHP'de bu anlamda bir şiddet eğilimi var. Biz zaten şiddet yanlısı değiliz ama kusura bakmayınız lütfen bir insanın sağ yanağına tokat attığınız zaman 'hadi gel benim sol yanağıma tokat at' diye kimse kimseyi beklemez. Hepsi tek başıma bana saldırıyorlar, görüntülerde görünüyor, hepsine gereken cevabı verdik ve evlerine gönderdik."

Bahçeli'den TBMM’deki kürsü işgaline sert tepki: O işgal anti demokratik ve faşizan! Haber

Bahçeli'den TBMM’deki kürsü işgaline sert tepki: O işgal anti demokratik ve faşizan!

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Cumhurbaşkanlığı Kabinesi’nde yapılan görev değişikliklerinin hukuki ve meşru olduğunu belirterek, TBMM Genel Kurulu’nda yeni bakanların yemin töreni sırasında yaşanan gerginlik nedeniyle CHP’yi sert sözlerle eleştirdi. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Adalet ve İçişleri Bakanlıklarında yaşanan görev değişikliğine ve TBMM Genel Kurulu’ndaki yemin töreni sırasında çıkan tartışmalara ilişkin yazılı bir açıklama yaptı. Kabinedeki değişikliğin, yürürlükteki Anayasa hükümleri ve Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin doğası çerçevesinde gerçekleştiğini vurgulayan Bahçeli, sürecin “son derece hukuki ve meşru bir çizgide” ilerlediğini ifade etti. Görevlerinden affını talep eden eski Adalet ve İçişleri Bakanlarına teşekkür eden Bahçeli, yerlerine atanan yeni bakanlara da başarı dileklerini iletti. "KÜRSÜ İŞGALİ 'ANTİ DEMOKRATİK'" TBMM Genel Kurulu’nda anayasal prosedür kapsamında gerçekleştirilen yemin merasimi sırasında yaşanan gerginliğe de dikkati çeken MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, özellikle Adalet Bakanı’nın yemin töreninde CHP’nin tutumunu eleştirdi. Bahçeli, kürsü işgaline kadar varan tavırların “anti demokratik” olduğunu savundu. CHP’nin tutumunun siyaset ve demokrasiyle bağdaşmadığını belirten Bahçeli, muhalefetin yaklaşımını da sert ifadelerle eleştirdi. Bahçeli, MHP'nin, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın takdir ve tasarruflarının yanında olduğunu ve atanan yeni bakanlara destek verdiğini vurgulayarak açıklamasını tamamladı.

Akın Gürlek'e ilk soru önergesi geldi Haber

Akın Gürlek'e ilk soru önergesi geldi

EMEP Gaziantep Milletvekili Sevda Karaca, Suriye'nin kuzeyindeki hapishanelerden sevk edilen Türk vatandaşı IŞİD'li teröristlerin Türkiye'ye iadesi ve yargılanmasını TBMM gündemine taşıdı. 11 Şubat'ta görevi Yılmaz Tunç'tan devralan Adalet Bakanı Akın Gürlek'e yanıtmalası için soru önergesi veren Karaca, 10 Ekim ve Suruç katliamlarının failleri olan ve Suriye’de kamplarda olduğu tespit edilen firari sanıklar için yapılan işlemleri sordu. IŞİD'Lİ TERÖRİSTLER KONUSU MECLİS GÜNDEMİNDE Suriye'de yeni yönetim ile SDG arasındaki çatışmalar esnasında Suriye'nin kuzeyindeki kamplarda tutulan binlerce IŞİD'li teröristin serbest kaldığı öne sürülmüş, bir kısmının ise Irak’a teslim edileceği bildirilmişti. Konuyu Meclis gündemine taşıyan EMEP Milletvekili Sevda Karaca; Irak yetkili makamlarının son açıklamalarında yer verdiği "Suriye’den 2 bin 250 IŞİD militanının Irak tarafından teslim alınması" bilgisini paylaşarak Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı IŞİD’lilerin akıbetinin netleşmediğini kaydetti. Türk güvenlik güçlerinin, ABD askerleriyle birlikte Kuzey Suriye’deki hapishanelerde bulunan ve Türk vatandaşı olduğunu beyan eden IŞİD’lilerin parmak izlerini ve DNA’larını alıp ifadelerini topladığının basına yansıdığını belirten Karaca; Kuzey Suriye’deki hapishanelerde 2 binin üzerinde Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı IŞİD militanı bulunduğu bilgisine de yer verdi. EMEP Gaziantep Milletvekili Sevda Karaca EMEP'Lİ KARACA AKIN GÜRLEK'E TEK TEK SORDU 10 Ekim Ankara katliamına ilişkin Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesinde süren yargılamaya dahil edilen resmi evraklarda; katliamdan sorumlu firari sanıkların bir kısmının söz konusu kamplarda kaldığının belgelendiğinin altını çizen Karaca "Gerek 10 Ekim gerekse Suruç katliamlarında hayatını kaybedenlerin yakınları ve kamuoyu, insanlık suçu işlemiş bu IŞİD’lilerin iadesi ve yargılanmasını uzun süredir talep etmektedir" diyerek yeni Bakan Gürlek’ten şu sorulara yanıt istedi: Suriye’deki kamplardan kaçan veya serbest kalan IŞİD militanları arasında Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olanların sayısı tam olarak kaçtır? Bakanlığınızın bu kişilerin kimlik bilgilerine dair güncel bir listesi bulunmakta mıdır?Türkiye güvenlik güçlerinin, ABD askerleriyle birlikte kamplardaki Türkiye vatandaşı IŞİD’lilerden parmak izi ve DNA örneği aldığı, ifadelerini topladığı iddiaları doğru mudur? Bu veriler Adalet Bakanlığına ve ilgili adli mercilere ulaştırılmış mıdır?Suriye’de "serbest kaldığı" belirtilen IŞİD’liler arasında, Türkiye’de hakkında kesinleşmiş hapis cezası veya yakalama kararı bulunan kaç kişi vardır? Bu kişilerin kaçı "insanlığa karşı suçlar" kapsamında aranmaktadır?10 Ekim Ankara Katliamı, 20 Temmuz Suruç Katliamı, 5 Haziran Diyarbakır saldırısının firari sanıklarının söz konusu kamplarda bulunduğuna dair mahkeme kayıtlarına giren bilgiler doğrultusunda, bu şahısların iadesi için bugüne kadar hangi uluslararası hukuki ve diplomatik girişimlerde bulunulmuştur? Türkiye’nin de bölgedeki IŞİD militanlarını teslim alarak Türkiye’deki yargı süreçlerine dahil etmesi yönünde bir takvimi bulunmakta mıdır?Serbest kalan veya kaçan IŞİD’li unsurların, Türkiye sınırlarından kontrolsüz geçiş yaparak toplumsal güvenliği tehdit etmesini önlemek amacıyla Bakanlığınızın İçişleri Bakanlığı ile yürüttüğü koordineli bir çalışma var mıdır?

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.