Hava Durumu

#Adli Kontrol

Haberin Analizi - Adli Kontrol haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Adli Kontrol haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Lojistik kralı ‘uyuşturucuya özendirme’ suçlaması ile tutuklandı Haber

Lojistik kralı ‘uyuşturucuya özendirme’ suçlaması ile tutuklandı

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen bir dizi soruşturmada yüzlerce kişi ‘şüpheli’ konumda. Anılan soruşturmalara yüzlerce kişinin dahil edilmesinin gerisinde ise verilen ifadeler yer alıyor. Halktv'den Dinçer Gökçe'nin özel haberine göre ; Bazı kişilerin verdiği isimler üzerine ‘şüpheliler’ listesine yenileri eklenmiş oluyor. Tutuklanan bazı kişilerin, tahliye olmak için, yeni isimler vermesi kimi dosyalarda tartışmaya da yol açıyor. Dilara Kırmıt, ifadesinde bir çok kişinin ismini verdi.17 KİŞİDEN 5’İ TUTUKLANDI Geçen 19 Şubat günü 5 ismin tutuklanmalarının gerisinde ise benzer bir durum yer aldı. Melisa Şahin isimli bir kişinin verdiği kapsamlı ifade sonrası 17 kişi gözaltına alındı. Bu kişilerden 12’si adli kontrol şartı ile serbest kaldı. 5 kişi ise tutuklandı. Barış Talay, hakkındaki suçlamayı reddetti.ÇOK SAYIDA KİŞİNİN İSMİNİ VERDİ Savcılık ifadesinde, hakkındaki ‘fuhuşa teşvik’ suçlamasını kabul etmeyen model Dilara Kırmıt (30) uyuşturucu kullandığını ise kabul etti. Dilara Kırmıt ifadesinde çok sayıda kişinin adını da verdi. Eski erkek arkadaşları olan İ. B. B., Ö. S., ile ünlü bir holdingin veliahttı H. S., yapımcı T. A., moda kanalı sahibi E. O., bilinen bir moda markasının sahibi Y. Y. ve E. E.’nin, hem fuhuşa aracılık ettiklerini hem de uyuşturucu temin ettiklerini öne sürdü. Fuhuşa aracılık etmekle suçlanan Kırmıt, kendisi gibi birçok ünlü isme uyuşturucu temin eden kişinin ise Cihan Şahap Barlas olduğunu kaydetti. Kırmıt, bu kişiye gönderdiği paraların da aldığı uyuşturucu için olduğunu ifade etti. Tolga Kulaç, çok sayıda ünlü iş insanına spor hocalığı yaptığını söyledi.ÜNLÜ MARKANIN YÖNETİCİSİNE AĞIR SUÇLAMA Sağlık turizmi ile ilgilendiğini belirten Ramazan Bayar (26) ise, İstanbul Sulh Ceza Hakimliğindeki ifadesinde “Bana iftira atan kadını bir kez gördüm” dedi. Beymen’de stil danışmanı olduğunu ifade eden Tolga Sezgin (49) ise “Hiçbir şekilde kötü işe bulaşmadım” dedi. Sezgin’in avukatı ise, müvekkili ile ilgili ifade veren Melisa Şahin için “Melisa Şahin ismini sizden duyuyoruz. Fuhuş gibi bir şey söz konusu değil” dedi. Sezgin, fuhuş için yer temin etmekle suçlanıyor. Tolga Sezgin, 'fuhuşa yer temin etmekle' suçlanıyor.ŞİRKETİNDE 1.500 KİŞİ ÇALIŞIYOR Kara, deniz ve hava taşımacılığı yapan EvoLog Lojistik’in sahibi Barış Talay (49) ise, ‘uyuşturucu maddenin kullanımını kolaylaştırmakla’ suçlanıyor. Barış Talay; Melisa Şahin’in kendisi ile ilgili verdiği ifade için “Bir iftira veya yanlış anlaşılma olduğunu düşünüyorum” dedi. Talay’ın avukatı ise, müvekkilinin şirketinde 1.500 kişinin çalıştığına işaret ederek “Melisa’yı tanımıyoruz. Teşhis yaptırılmıyor. Melisa isimli biri çıkıyor, canı istediği herkesin ismini veriyor savcılık da herkesi topluyor” sözleri ile kendileri ile ilgili yapılan işlemi eleştirdi. ÜNLÜ İŞ İNSALARININ SPOR HOCASIYIM Eski manken olduğunu belirten Tolga Kulakçı (34) ise, “16 yıldır spor yapıyorum. Spor salonundan çıkmayan biriyim. Türkiye’nin en ünlü iş insanlarına spor hocalığı yapan birisiyim” dedi. Fuhuş için yer temin ekmekle suçlanan Kulakçı’nın avukatı ise, müvekkilinin, spor salonunda çalışırken gözaltına alındığını ifade etti. Hakimlik sorguları sonrası 5 isim, “Uyuşturucu madde kullanımın kolaylaştırmak” ve “Fuhuşa teşvik etmek” suçlamaları ile tutuklandı. Kaynak: Halktv

Bursa'da ATIŞ Yapı soruşturmasında iddianame hazırlandı Haber

Bursa'da ATIŞ Yapı soruşturmasında iddianame hazırlandı

Bursa Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında hazırlanan 457 sayfalık iddianame Bursa 50. Asliye Ceza Mahkemesince kabul edildi. İddianame, bir müştekinin, Nilüfer ilçesinde söz konusu firmadan satış vaadi sözleşmesiyle daire aldığı, şirketin konkordato ilan etmesiyle taşınmazın hazineye aitken toplu konut projesi kapsamında ön alım hakkıyla Bursa Büyükşehir Belediyesine trampa (bir taşınmazın başka bir taşınmazla değiştirilmesi) yoluyla intikal ettiği, üzerinde kat irtifakının hiç kurulmadığı, şirket yetkililerinin Bursa Büyükşehir Belediyesinin malik olduğu taşınmazda malik gibi hareket ederek müştekiyi ve birçok kişiyi hileli hareketlerle aldatıp haksız menfaat temin edildiğini belirtmesi üzerine Cumhuriyet Başsavcılığınca Atış Yapı Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi hakkında soruşturma işlemlerine başlanıldığı belirtildi. İddialara ilişkin Tapu ve Kadastro Bölge Müdürlüğünden gelen yazıda, arsaların mülkünün tamamının Bursa Büyükşehir Belediyesine ait olduğu belirtildi. Dolandırıcılık faaliyeti kapsamında işlenen suçlara yer verilen iddianamede, "Carrefour" projesiyle ilgili yapılan çalışmalarda müştekilerin taşınmaz satışıyla ilgili sözleşmeye göre açılan "Hasılat Hesabı"nın ödeme yeri olarak gösterildiği, bunun arsa sahibinin bilgisi olmadan değiştirilemeyeceği, satış bedelleriyle sair gider ve gelirlerin, taraflar adına açılan müşterek hesap dışında başkaca bir hesaba yönlendirilemeyeceği, kayıt dışı elden tahsilat yapılamayacağı belirtildiği vurgulandı. Buna rağmen, müştekilerin beyanları da dikkate alındığında satışı yapılan taşınmazlara ait ödemeleri elden ve banka hesabı üzerinden firmaya ve onların yönlendirdiği hesaplara yaptıkları, taşınmaz satışıyla ilgili Atış Yapı firmasının mülk sahibi olan Baınbrıdge Gayrimenkul Ticaret Anonim Şirketinin bilgisi dışında proje üzerinden satış yaptığı da dikkate alındığında, "Carrefour" projesinde müşteki şahıslara yapılan taşınmaz satışının "nitelikli dolandırıcılık" suçunu oluşturduğu kaydedildi. İddianamede Bursa Büyükşehir Belediyesi tarafından satış sözleşmesi 2024 yılında feshedildikten sonra mülkü halen belediyeye ait olan taşınmaz üzerinde yapılması planlanan "Smart 5" projesinde firma tarafından gerçekleştirilen taşınmaz satışının da "nitelikli dolandırıcılık" suçunu oluşturduğu belirtildi. Müştekilerin ifade ve ödeme işlemlerine yer verilen iddianamenin hukuki değerlendirme kısmında, firmaya ait bazı projeler üzerinde yapılması planlanan arsaların satışının Bursa Büyükşehir Belediyesi tarafından farklı tarihlerde feshedildiği, projelere ait satış sözleşmelerinin, arsa ihalesinin fesih sonrası yapıldığı kaydedildi. Smart 1,2,3 ve Babylon Projesi ile ilgili yapılan çalışmalarda, firmanın müştekilerle imzalanan sözleşmede belirtilen edimlerini yerine getirme hususunda ifa kabiliyetinin bulunmadığı, sanıkların firmaların mali durumunun yetersiz olduğunu ve sözleşmede belirtilen edimleri yerine getiremeyeceklerini en baştan beri bilmelerine rağmen, sırf maddi menfaat temin etmek amacıyla hileli hareketlerle müştekilerden ödemeler aldıklarının anlaşıldığı ifade edildi. Atış Yapı Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti'nin tek ortağının Hüsamettin A. olduğu, Ahmet A. ve Ercan T'nin müdürlüklerinin, şirketlere TMSF'nin kayyım olarak atanmasına sürecine kadar devam ettiği, Atış Gayrimenkul Pazarlama Limited Şirketinin tek ortağının Ahmet A. olduğu, müdür olarak Ahmet A. ve Ercan T'nin müdürlüklerinin şirketlere TMSF'nin kayyım olarak atanmasına sürecine kadar devam ettiği kaydedildi. Metin A'nın ise ilgili firmalarda mimar olarak çalıştığı, dijital materyal ön inceleme raporlarına göre müştekileri taşınmaz almaları konusunda yönlendirdiği, sanıkların fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ettikleri ve iştirak halinde hileli hareketlerle maddi menfaat temin etmek suretiyle "nitelikli dolandırıcılık" suçunu işledikleri, bununla birlikte gerçek içtima kuralı gereği şüphelilerin her bir eylem için ayrı ayrı sorumluluklarının bulunduğu iddianamede yer aldı. Cumhuriyet savcısı sanıkların, "tacir veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden kişilerin ticari faaliyetleri sırasında; kooperatif yöneticilerinin kooperatifin faaliyeti kapsamında dolandırıcılık" suçundan 534'er kez 10 yıla kadar hapisle cezalandırılmasını, suçun 3 veya daha fazla kişi tarafından birlikte işlenmesi nedeniyle verilecek cezaların yarı oranında artırılmasını istedi. Sanıkların yargılanmasına nisan ayında başlanacak. Olay Bursa Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında, Bursa İl Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Şube Müdürlüğü ekiplerince Hüsamettin A, Ahmet A, Ercan T. ve Metin A. gözaltına alınmıştı. Adliyeye sevk edilen şüphelilerden Hüsamettin A, Ahmet A. ve Ercan T. tutuklanmış, Metin A, adli kontrol şartıyla serbest bırakılmıştı. Soruşturma kapsamında şüphelilere ait gayrimenkullere, araçlara, banka ve kripto para hesaplarına el konulmuştu. Ayrıca bu kişilere ait 2 şirkete Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonunca (TMSF) kayyum atanmıştı. Kaynak: AA

Aziz İhsan Aktaş davasında ara karar çıktı Haber

Aziz İhsan Aktaş davasında ara karar çıktı

Aziz İhsan Aktaş davasında mahkeme ara kararını açıkladı. Belediye başkanlarının tutukluluk halinin devamına karar verilirken, yedi sanık tahliye edildi. Tahliye edilenler arasında Önder Gedik, Mehmet Karataş, Mustafa Yolcu, Adnan Acar, Mehmet Şimşek, Rana Uysal ve Sencer Hacıoğlu yer aldı. Halktv.com.tr’nin aktardığına göre mahkeme, savunmaları alınan sanıkların vareste tutulma taleplerini kabul etti. Bazı sanıklar hakkında ise yurt dışı çıkış yasağı ve ev hapsi gibi adli kontrol tedbirlerinin sürmesine hükmedildi. Savunması henüz alınmayan sanıklar için zorla getirme kararı çıkarıldı. Beyanı alınamayan mağdur ve tanıkların da zorla duruşmaya getirilebileceği belirtildi. İki gizli tanığın ise ses ve görüntüleri değiştirilerek duruşmada hazır edilmesine karar verildi. Hakkında yakalama emri bulunan Okan Övet’e ilişkin kararın da sürdüğü bildirildi. MAL VARLIĞI TEDBİRLERİ DEVAM Mahkeme, Maya Rezidans’a ait aidat ödemelerinin kim tarafından yapıldığının tespiti için yönetime müzekkere yazılmasına ve iki araçla ilgili bilgi istenmesine hükmetti. Mal varlıklarına yönelik tedbirlerin devamına karar verilirken, bu tedbirlerin kaldırılması talebi reddedildi. Taraflara iki haftalık itiraz süresi tanındı. Sanıklara, şahsi banka hesaplarına ilişkin detaylı döküm sunmaları için bir haftalık süre verildi. Dijital materyallerin imajlarının alınmasının ardından iadesine karar verildi. DURUŞMALAR SİLİVRİ’DE SÜRECEK Seçim çalışmaları sırasında kullanıldığı öne sürülen ve PTS kaydı bulunmayan araçların tespit edilmesi yönünde karar alındı. Esenyurt Belediyesi’nin davaya katılma talebi kabul edilirken, dosyanın ayrılması (tefrik) ve yetkisizlik talepleri reddedildi. Duruşmaların bundan sonraki aşamasının Çağlayan Adliyesi yerine Silivri’de, 2 No’lu salonda görülmesine karar verildi. Mahkeme ayrıca memur oldukları belirtilen bazı sanıklar yönünden soruşturma izni ihtimaline karşı gerekli usul işlemlerinin yapılmasına, Burak Sıralı’nın sağlık durumuna ilişkin belgelerin temin edilmesine hükmetti. Davada ikinci duruşma 20 Nisan’da başlayacak; yargılamanın 22 Mayıs’a kadar süreceği bildirildi.

Aziz İhsan Aktaş savunma yaptı: Beraat edeceğimden eminim Haber

Aziz İhsan Aktaş savunma yaptı: Beraat edeceğimden eminim

Liderliğini Aziz İhsan Aktaş’ın yaptığı öne sürülen çıkar amaçlı suç örgütü tarafından aralarında tutuklanmalarının ardından görevlerinden uzaklaştırılan sanıklar Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat, Avcılar Belediye Başkanı Utku Caner Çaykara, Seyhan Belediye Başkanı Oya Tekin, Ceyhan Belediye Başkanı Kadir Aydar, tahliye edilen Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar ile tahliye edilip görevine iade edilen Adıyaman Belediye Başkanı Abdurrahman Tutdere’nin de bulunduğu belediye başkanlarına rüşvet verilerek ihale süreçlerinin organize edilmesi iddiasına yönelik hazırlanan iddianame kapsamında, 200 sanık 27 Ocak Salı günü ilk kez hakim karşısına çıkmıştı. Aziz İhsan Aktaş ilk kez hakim karşısında konuştu Hazırlanan iddianamede 187 yıldan 450 yıla kadar hapsi talep edilen Aziz İhsan Aktaş, ilk kez savunma yaptı. Öte yandan Aktaş, 30 Nisan 2025 ve 11 Mayıs 2025 tarihlerinde ek ifade vermişti. Aktaş, etkin pişmanlık hükümlerinden faydalandığı gerekçesiyle 4 Haziran 2025 tarihinde ise 'konutu terk etmemek' şeklinde adli kontrol tedbiri uygulanması şartıyla tahliye edilmişti. Aktaş’ın savunması 5 saat sürdü. "Utku Caner Çaykara, seçim çalışması maliyetlerini kardeşlerine ödetti" Belediyelere yönelik rüşvet iddialarına ilişkin savunmasını sürdüren sanık Aktaş, "Anlattığım eylemlerin hiçbirini Rıza Akpolat ile hiçbir zaman konuşmadım. Bu konuları, Ali Rıza Yılmaz, Alican Abacı ve Ozan İş ile konuşurdum. 5 Aralık günü Rıza Akpolat’ın odasına girdim. Utku Caner Çaykara, seçim çalışması maliyetlerini kardeşlerine ödetti. Çaykara, Alican Abacı’nın samimi dostudur. Bir dönem Rıza Akpolat’ın kalemi olan Abacı, Akpolat’ın talimatlarını herkese iletirdi. Bu hususların değerlendirilmesini mahkemenin kararına bırakıyorum. Sanıkların avukatları, yargılamanın soru cevap seklinde gitmesini istemektedir. Ben bunu kabul etmiyorum. Savunmamın bölünmesini istemiyorum. Tarafıma isnat edilen suçlamalarda yer alan kişilerle hususi bir tanışıklığım veya özel bir ilişkim bulunmamaktadır. Bazı kişiler beni tanıyor olabilir ancak ben kendilerini şahsen tanımıyorum. Hakan Güzel ile 19 Temmuz günü Ankara’da bir araya geldiğim ve karşılığında 1 milyon lira para verildiği yönündeki iddialar gerçeği yansıtmamaktadır. HTS ve banka kayıtları incelendiğinde de bu paranın o tarihte gerçekleşen bir işlem olmadığı açıkça görülecektir. 15 Temmuz tarihinde Adana’da, Celal Tekin’in sürekli bulunduğu bir evde yaklaşık 6-7 saatlik bir görüşme yapılmıştır. Bu görüşmenin amacı tamamen farklıdır ve iddia edilen para alışverişiyle ilgisi yoktur. O gün Adana’da bulunduğum, görüşmeye katılan kişiler ve seyahat hareketlerim HTS kayıtları, kamera görüntüleri ve tanık beyanlarıyla sabittir. Restoran ve benzeri mekanlarda yapılan buluşmalar da açık ve olağan görüşmelerdir. Bu görüşmelerde herhangi bir baskı, yönlendirme veya para temini söz konusu değildir. Hiçbir kişi veya kuruma para verilmesi ya da alınması yönünde bir zorlamam, talebim veya aracılığım olmamıştır" ifadelerini kullandı. "CHP'li belediyelerden almış olduğumuz iş sayısı, AK Parti belediyelerinden almış olduğumuz iş sayısından fazladır" Aziz İhsan Aktaş savunmasının devamında, rüşvet veya menfaat temini iddialarını kabul etmediğini yineleyerek, "Herhangi bir suç teşkil eden eylemim bulunmamaktadır. Tüm HTS kayıtları, banka analiz raporları, tanık beyanları ve resmi raporlar incelendiğinde bu husus açıkça görülecektir. Yapılan tüm iş ve işlemler tamamen yazılı sözleşmelere, mevzuata ve ilgili kanun hükümlerine uygun şekilde yürütülmüştür. Faaliyetlerimiz hiçbir şekilde siyasi veya partizan bir yaklaşım taşımamaktadır. İşimizin niteliği siyasete değil, ticari ve hukuki gerekliliklere dayanmaktadır. Bu kapsamda şirketlerimiz ve kadrolarımızla birlikte farklı siyasi partilere mensup belediyeler, kamu kurumları ve bağımsız kuruluşlarla çalışılmıştır. İş hacmi bakımından da benzer bir tablo söz konusudur. CHP’li belediyelerden yaklaşık 10.5 milyar lira, AK Parti belediyelerinden yaklaşık 3.5 milyar lira ve diğer parti ve kurumlardan yaklaşık 800 milyon lira tutarında iş alınmıştır. Bu dağılım, faaliyetlerimizin tamamen ticari esaslara dayandığını ve herhangi bir siyasi ayrıma dayanmadığını açıkça ortaya koymaktadır. Dolayısıyla tarafımıza yöneltilen siyasi veya partizan hareket edildiği yönündeki iddialar gerçeği yansıtmamaktadır. Tüm iş ve işlemler mevzuata uygun, şeffaf ve ticari teamüller çerçevesinde gerçekleştirilmiştir. Bu işlerden AK Parti belediyelerinden 100, CHP belediyelerinden 120, siyaset üstü kurumlar olan devlet dairelerinden 9, diğer parti, kayyum idareleri ve bağımsız kuruluşlardan 50 sayıda iş alınmıştır. Dolayısıyla CHP'li belediyelerden almış olduğumuz iş sayısı, AK Parti belediyelerinden almış olduğumuz iş sayısından fazladır. Yani söz konusu işlerin dışarıya büyüklüğüne baktığımızda, CHP'li belediyelerden 10.5 milyar civarı, AK Parti belediyelerinden 3 bin 500 milyar civarı, hedef konuları ve diğer partilerden 800 milyon civarı iş alınmıştır" diye konuştu. "Ozan İş, savunmalarında bana iftira atmıştır" İhalelerde bir usulsüzlük yapılmadığını ve çalışmaların şeffaf olarak yürütüldüğünü aktaran sanık Aktaş, "Bugüne kadar Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin kurumlarıyla ve farklı yerel yönetimlerle yürütülen çalışmalarım tamamen hukuki ve ticari çerçevede gerçekleşmiştir. Çalıştığım belediye başkanları ve kamu yöneticileriyle ilişkilerim yalnızca yürütülen projeler ve hizmetler kapsamında olmuştur. Bu çalışmalar, herhangi bir kişisel menfaat, rüşvet veya usulsüzlük ilişkisine dayanmamaktadır. Eğer tarafıma isnat edildiği gibi herhangi bir usulsüz, aracılık veya menfaat ilişkisi söz konusu olsaydı, ulusal ölçekte farklı siyasi görüşlere sahip çok sayıda belediye ve kamu kurumu ile bu şekilde çalışmam mümkün olmazdı. Çalışmalarım, şeffaf, denetlenebilir ve mevzuata uygun şekilde yürütülmüştür. Kamu kaynaklarının kullanımı ve kamuya sunulan hizmetlerde temel ilkem her zaman hukuka uygunluk, dürüstlük ve şeffaflık olmuştur. Usulsüzlük, rüşvet veya haksız kazanç gibi iddiaların hiçbirini kabul etmiyorum. Bugüne kadar yaptığım tüm faaliyetler yasal zeminde ve denetime açık şekilde gerçekleştirilmiştir. Tüm suçlamaları reddediyorum. Sanıkların hepsi, hiçbir şeye imza atmadıklarını iddia ediyorlar. Bilginay şirketi kardeşimin şirketidir. Aramızda çok güçlü bir ticari bağ vardır. Ayrıca, bana ait bir ilaç sanayi firması da bulunmaktadır. Ozan İş, savunmalarında bana iftira atmıştır" diye cevap verdi. Kendi el yazılı not kağıdı sorusunu yanıtlamak istemedi Duruşmada yapılan soru cevap sırasında, Aziz İhsan Aktaş’a sanık İsmail Güven’in avukatı tarafından el yazılı bir sayfa notun kendisine ait olup olmadığı soruldu. Yazıları kürsüde inceleyen sanık, soruyu cevaplamak istemediğini belirtti. Aktaş’ın savunmasının tamamlanmasının ardından duruşma, yarına ertelendi.

Meclis'te taciz davasında tahliye! Haber

Meclis'te taciz davasında tahliye!

Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) lokantasında staj yapan lise öğrencisi kız çocuklarına yönelik cinsel taciz ve istismar iddialarıyla ilgili davanın ikinci duruşması Ankara 57. Asliye Ceza Mahkemesi'nde tamamlandı. Kamuoyunda geniş yankı uyandıran davada, mahkeme heyeti tutuklu sanıkların tamamının tahliyesine karar verdi. SANIKLAR ADLİ KONTROL ŞARTIYLA SERBEST Dava kapsamında yargılanan Halil İlker Güner, Durmuş Uğurlu, İbrahim Beşlioğlu ve Recep Seven isimli tutuklu sanıklar, mahkemenin verdiği kararla adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Davanın diğer sanığı Ramazan Çetin’in ise tutuksuz yargılanmasına devam ediliyor. Sanıklar hakkında "çocuğa karşı cinsel taciz" ve "sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı" suçlarından toplam 16 yıl 6 aya kadar hapis cezası talep ediliyor. DAVA SÜRECİNDEKİ ÖNEMLİ DETAYLAR Mesleki Eğitim Merkezi (MESEM) kapsamında Meclis lokantasında görev yapan öğrencilere yönelik gerçekleştirildiği iddia edilen eylemlere dair dosyada dikkat çeken unsurlar bulunuyor. İlk duruşmada bazı sanıkların kendi aralarındaki mesajlaşmaları kısmen kabul ettikleri ve pişmanlık beyanında bulundukları kayıtlara geçmişti. Mağdur öğrencilerin ifadeleri ise psikolog eşliğinde SEGBİS sistemi üzerinden alınarak dosyaya eklenmişti. BİR SONRAKİ DURUŞMA 15 MAYIS'TA Mahkeme heyeti, tutuklu sanıkların tahliyesine karar vermesinin ardından davayı 15 Mayıs tarihine erteledi.

Merve Taşkın Reynmen'i ifşa etti Haber

Merve Taşkın Reynmen'i ifşa etti

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın ünlülere yönelik uyuşturucu soruşturması kapsamındaki operasyonda gözaltına alındıktan sonra adli kontrol ve de yurt dışına çıkış yasağıyla serbest bırakılan Reynmen hakkında fenomen Merve Taşkın bir paylaşım yaptı. Hakkında yakalama kararı olan Merve Taşkın yıllar önceki bir videoyu yayınlayarak Reynmen'i resmen ifşa etti. Uyuşturucudan hakkında yakalama kararı çıkmadan Bali’ye kaçan Merve Taşkın, Reynmen gözaltındayken X hesabından şarkıcıyla bir videosunu yayınlayıp, şunları yazdı: "NEFRET ETTİ BENDEN" “Haklının acelesi yok. 18 yaşındayım. Younow diye bir yayın platformunda ilk defa canlı yayın açmıştık ve bir anda herkes beni izlemeye başlayınca birinci sıraya yükselmiştim. Sonra Reynmen katılmak istedi ama ben onu tanımıyordum. Yayına öylesine aldığımda başladı. Askılı bir body giydiğim için nefret etti benden. O an dışarıya yansıttığı buydu. Arka planda ise ortak arkadaşımız vardı ve onu da konferans yapıp beni aradılar. Reynmen, ‘Askılı bodyni çıkart ve üstüne düzgün bir şeyler giy senin arkanda duracağım’ dedi. ‘Senin arkamda durmana ihtiyacım yok’ deyip telefonu kapattım." Merve Taşkın devamında ise "Konu tamamen askılı body giymem ve ilk yayınımla herkesi geçip en çok izlenen olmamdı. Ne demişler, ‘Büyük lokma ye, büyük konuşma’. Şimdi hayatındaki kişi gayet rahat giyinebilen biri. Yoksa eşini de mi gebertene kadar dövmek istiyor? Ya da bu giyim aslında normaldi de yıllar sonra mı bunu idrak edebildi" dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.