Hava Durumu

#Aile

Haberin Analizi - Aile haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Aile haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Bursa’da 4 yaşındaki İbrahim’in 'kelebek hastalığı' hayatını zorlaştırıyor Haber

Bursa’da 4 yaşındaki İbrahim’in 'kelebek hastalığı' hayatını zorlaştırıyor

Bursa'nın Nilüfer ilçesinde yaşayan Eylaf Nour’un oğlu İbrahim, doğuştan Epidermolizis Bülloza (EB) hastası. Halk arasında “Kelebek hastalığı” olarak bilinen bu nadir hastalık, cildin aşırı hassas ve yaralı olmasına yol açıyor. Dört yıldır ilaç tedavisi gören İbrahim’in durumu, aile ekonomik zorluklarla karşı karşıya kalınca daha da kritik hale geldi. Eşi iş bulmak için yurt dışına giden, kirayı ödeyemediği evden çıkarılan Eylaf Nour, hasta oğlu ve 7 yaşındaki kızıyla yakınının evinde yaşam mücadelesi veriyor. AYLIK 100 BİN LİRALIK MASRAF AİLEYİ ZORLUYOR İbrahim’in tedavi ve tıbbi malzeme masrafları aylık yaklaşık 100 bin lirayı buluyor. Ancak borç alacak kimse kalmayan aile, gerekli ilaç ve malzemeleri karşılamakta güçlük çekiyor. Vücudunu saran yaralar nedeniyle küçük İbrahim kıyafet giyemiyor ve sürekli ağrı çekiyor. Debra Kelebek Çocuklar Derneği Türkiye Temsilcisi Adem Akyüz, ailenin çaresiz olduğunu belirterek yardım çağrısında bulundu: Çocuğun durumu ağır ve bakımsızlık hastalığını ilerletiyor. Aile hem maddi hem manevi olarak olumsuz etkileniyor. Bu yükün bir an önce hafifletilmesini rica ediyoruz. Hastalık zamanla işkenceye dönüşebiliyor. YARDIM ÇAĞRISI Ailenin ve İbrahim’in zorlu yaşam koşulları, toplumun ve yetkililerin desteğini bekliyor. Dernekler ve yardım kuruluşları aracılığıyla küçük İbrahim’in ilaç ve tıbbi malzeme ihtiyacının karşılanması hayati önem taşıyor.

Bursa Nilüfer'de 'ortak akıl' kazandı... Kantin Nilüfer projesi durduruldu Haber

Bursa Nilüfer'de 'ortak akıl' kazandı... Kantin Nilüfer projesi durduruldu

Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, Yüzüncüyıl Mahallesi’nde hayata geçirilmesi planlanan “Kantin Nilüfer” projesini, mahalle sakinleriyle yapılan istişareler sonucunda ortak akılla durdurma kararı aldı. Başkan Şadi Özdemir, “Bizim en büyük projemiz, Nilüfer’i Nilüferlilerle birlikte yönetmektir” dedi. Nilüfer Belediyesi, kentin yönetiminde “ortak akıl” ve “katılımcı demokrasi” ilkelerini somut adımlarla hayata geçirmeye devam ediyor. Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, Yüzüncüyıl Mahalle Komitesi ile bir araya gelerek, BursaRay Yüzüncüyıl istasyonu çıkışındaki alanda planlanan yeni sosyal tesis projesi hakkında mahalle sakinlerini dinledi. “TOPLUMCU BELEDİYECİLİK, TOPLUMU DİNLEMEKLE BAŞLAR” Bölgede yeni bir yapılaşmaya gitmeden, mevcut yapının dönüştürülmesiyle planlanan “Kantin Nilüfer” projesi, özünde güçlü bir sosyal dayanışma modeli barındırıyordu. Bu projeyle, ekonomik kriz döneminde vatandaşlara uygun fiyatlı sosyalleşme imkânı sunulması ve piyasa fiyatlarının dengelenmesi amaçlanmıştı. Kurulacak sistemden elde edilecek gelirle de 2 binden fazla amatör sporcu çocuğun desteklenmesi, kadın spor takımlarına katkı sağlanması ve yerel tarımın güçlendirilmesi hedefleniyordu. Toplantıda mahalle sakinlerinin, artabilecek trafik yoğunluğu ve bölgedeki anıt ağacın korunması gibi konulardaki çevresel hassasiyetlerini içtenlikle dinleyen Başkan Şadi Özdemir, projeyi durdurma kararı aldı. Toplumcu belediyeciliğin temelinde halkın sesine kulak vermenin yattığını vurgulayan Başkan Şadi Özdemir, bu kararın birlikte yönetme kültürünün en güzel kanıtı olduğunu ifade etti. Başkan Şadi Özdemir, sürece ve alınan karara ilişkin yaptığı değerlendirmede, “Bizim yönetim anlayışımızın merkezinde tamamen diyalog, uzlaşı ve karşılıklı anlayış bulunuyor. Kantin Nilüfer projesiyle gençlerimize, çocuklarımıza ve ailelerimize nefes aldıracak; sporu, tarımı ve kadınları destekleyecek çok yönlü bir dayanışma modeli kurgulamıştık. Bu güzel hedeflere ulaşmayı çok arzu etsek de, Yüzüncüyıl sakinlerimizin çevresel dokuya ve mahalle huzuruna dair hassasiyetlerini büyük bir saygıyla karşılıyoruz. Hazırladığımız projeler ne kadar yüksek bir toplumsal fayda barındırırsa barındırsın, mahallelimizin içten rızası ve onayı bizim için her şeyden değerlidir. Biz Nilüfer’i kocaman bir aile olarak görüyor, kararlarımızı da bu ailenin fertleriyle, yan yana, omuz omuza veriyoruz.” diye konuştu. “KATILIMCI DEMOKRASİ İÇİN ÖRNEK ADIM” Alınan bu karar, Nilüfer’de hayata geçirilecek projelerin yalnızca ekonomik ve teknik faydalarına göre şekillenmediğini; çevreye duyarlılığın, mahalle kültürünün ve vatandaşın doğrudan onayının her zaman öncelikli olduğunu bir kez daha kanıtladı. Nilüfer Belediyesi, kentin farklı noktalarında halkın bütçesini koruyan, sporu ve üretimi destekleyen sosyal dayanışma projeleri üretmeye ve bu projeleri halkla tam bir şeffaflık içinde istişare ederek hayata geçirmeye devam edecek.

İrem Derici dava açacak! Haber

İrem Derici dava açacak!

İrem Derici, nişanlısı Melih Kunukçu’nun fotoğraflarını sosyal medya hesaplarından silip takipten de çıkmıştı. Ayrılık kararını imali sözlerle paylaşan İrem Derici'nin sevgilisi hakkında da iddialar dolaşıma girdi. Bir sosyal medya hesabı "İrem Derici'nin sevgilisi eşcinsel" iddiasıyla şoke etti. İrem Derici günler sonra bu iddiaya yanıt verdi. İrem Derici, nişanlısı Melih Kunukçu ile barışınca paylaşım da gecikmedi. İrem Derici nişanlısının fotoğrafını paylaşarak şunları yazdı: "Sizinle geride bıraktığımız 15. yılımız, inanılmaz bence, nasıl bu kadar hızlı geçti inanın bilmiyorum. Benden nefret eden de çok oldu, beni kalbine koyup, destekleyip, beni seven de çok oldu bu kadar yıldır. Ben hiçbir günümü saklamadım sizden, mutluluklarımı da kalp kırıklıklarımı da. 15 senedir ünlü olduğumu tam olarak anlayamadım. O yüzdendir belki bu kadar ergen davranışlarım. Ama iş bazen değişiyor; beni ben olarak kabul edip, bana kraliçeler gibi davranan bir adamı (denyolukları yok mu, çok ama ev içinde halletmek yerine neden milyonlar önünde çemkirmek İrem? İşte haklıyken haksız olmak 101, net) neden bu kadar odak noktası haline getiyorsun?!" "Kendime kızıyorum; ona da kızıyorum ama kendime daha çok, çünkü burayı Whatsapp grubum gibi kullanmayı tercih eden benim" diyen İrem Derici şöyle devam etti: "Biz aile büyüklerimizle bir yola girdik, hayatımızın da en keyifli günüydü nişanımız. Ailemizden özür diliyorum gerçekten, sonsuza kadar ergen bi’ kızınız var, sizin de kaderinize İrem düştü. Fakat; bu mevzudan nemalanmak uğruna, yaşam haklarını, haklamızı ihlal etmeye çalışan, tercihlerimizi, tercihlerinizi iki ucuz tık uğruna malzeme eden herkesin de haberi olsun, adliyede yanınızda en son görmek isteyeceğiniz insanı hedef seçtiniz. Ev, arsa, döviz, altın vs. hemen satın, içiniz rahat satın; muazzam güzel gönüllü derneklere gidecek paranız. Her şeyden önce kendinize saygınız olsun diyeceğim ama siz de haklısınız a... olamaz ya. Düğün, dernek, evlat haberi harici artık bu ilişki olması gerektiği gibi içinde yaşanacak. İçten üzülen herkesten özür dilerim, mutlu olmamızı isteyen herkese 1000 katı mutluluk dilerim."

Dilan Polat hamile mi, bebeğin cinsiyeti belli mi? Haber

Dilan Polat hamile mi, bebeğin cinsiyeti belli mi?

Magazin dünyasının en çok konuşulan isimlerinden Dilan Polat, uzun süredir ertelediği tüp bebek tedavisinin ardından üçüncü kez anne olmaya hazırlandığını duyurdu. DİLAN POLAT HAMİLE Mİ? Cezaevine girmeden önce en büyük hayali olan yeni bir bebek fikrini gerçeğe dönüştüren ünlü isim, altı günlük heyecanlı bekleyişin sonucunu ailesine yemek masasında hazırladığı bir sürprizle verdi. CEZAEVİ ÖNCESİ PLANLANMIŞTI 2025 yılının son aylarında magazin gündemini uzun süre meşgul eden konulardan biri olan Polat ailesinin yeni üye beklentisi nihayet mutlu sonla noktalandı. Hakkındaki hukuki süreçler ve cezaevi günlerinden önce eşi Engin Polat ile birlikte ailesini genişletmek isteyen Dilan Polat, yaşadığı yoğun stres ve kararsızlıkları geride bırakarak tıbbi destek alma yoluna gitti. Ailenin en büyük arzusu olan bu üçüncü çocuk fikrinin nihayetinde gerçeğe dönüştüğü açıklandı. Üçüncü kez anne olma fikri başlangıçta büyük bir heyecan yaratsa da sürecin getirdiği psikolojik yük ünlü ismi oldukça zorladı. Tedaviye başlama aşamasında bebeğin tutunup tutunamayacağı yönündeki korkuları nedeniyle embriyo transferini defalarca erteleyen Polat, doktorlarının da onayıyla 2025 yılının son günlerinde nihai kararını verdi. Ve nihayetinde embriyo transferi yapıldı. DİLAN POLAT BEBEĞİNİN CİNSİYETİ BELLİ Mİ? Embriyo transferinin ardından doktorların tavsiyesi üzerine son derece dikkatli ve izole bir bekleme sürecine giren ünlü isim, beklenen müjdeyi sosyal medya takipçileriyle paylaştı. Aile yemeği sırasında masaya tatlı getiriyormuş gibi yaparak eşi ile iki çocuğuna hamilelik sonucunu açıklayan Polat, o anlarda duygu dolu anlar yaşadı. Henüz gebeliğin çok erken aşamasında olunduğu için bebeğin cinsiyeti ise şimdilik belirsizliğini koruyor. Türkiye’deki mevcut ceza infaz kanunlarına göre, kesinleşmiş bir hapis cezası olsa dahi hamile olan kadınların cezaları, doğumun üzerinden 18 ay geçene kadar ertelenebiliyor. Dilan Polat’ın davası devam ederken gerçekleşen bu gebelik, magazin kulislerinde olası bir mahkumiyet kararına karşı stratejik bir hamle mi? sorusunu da beraberinde sordurtmuş bulunuyor. Öte yandan altı günlük transfer sonrası gelen bu erken müjdenin, önümüzdeki haftalarda yapılacak doktor kontrolleriyle kesinlik kazanması beklenmekte.

50 günde 1.5 milyon kişi icralık oldu! Haber

50 günde 1.5 milyon kişi icralık oldu!

CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, vatandaşların borçlanmasına ve icra dosyalarındaki artışa ilişkin açıklamada bulundu. Gürer, Türkiye’de milyonlarca insanın borçla ayakta kalmaya çalıştığını ifade ederek 2026 yılının 13 Şubat haftası itibarıyla vatandaşın bankalara olan kredi ve kredi kartı borcunun 5 trilyon 948 milyar 456 milyon TL’ye ulaştığını, bu tutara 265 milyar 852 milyon TL takipteki kredi ve kredi kartı borcu ile 101 milyar TL varlık yönetim şirketlerine devredilmiş borç eklendiğinde toplam borcun, 6 trilyon 315 milyar 308 milyon TL’ye çıktığını aktardı. TOPLAM BORÇ: 6 TRİLYON 72 MİLYAR 490 MİLYON TL Gürer, 2 Ocak 2026 haftasında toplam borcun, 6 trilyon 72 milyar 490 milyon TL olduğunu, yaklaşık bir buçuk aylık süreçte borç miktarının 242 milyar 818 milyon TL arttığına dikkat çekerek “Yılın daha ilk haftalarında ortaya çıkan bu tablo, borç sarmalının hız kesmediğini açıkça göstermektedir” dedi. Vatandaşın 2025 yılı sonunda bireysel krediler için ödediği faizin 719 milyar 879 milyon TL, kredi kartları için ödediği faizin ise 502 milyar 343 milyon TL olduğunu ifade eden Gürer, toplam faiz ödemesinin 1 trilyon 222 milyar 222 milyon TL’ye ulaştığını kaydetti. Bir yıl önce, 2024 yılı sonunda bu tutarın 856 milyar 614 milyon TL olduğunu anımsatan Gürer, “Vatandaşın bankalara ödediği faiz sadece bir yılda yüzde 42 oranında arttı. 1 trilyon 222 milyar liralık faiz, birçok bakanlığın toplam bütçesini aşan bir tutardır. Vatandaşın cebinden çıkan para bu” sözlerini sarf etti. “VATANDAŞ BORÇ BATAĞINDA” CHP’li Gürer, aynı dönemde bankaların 2025 yılı sonundaki karının 940 milyar 183 milyon TL olarak gerçekleştiğini açıkladı ve “Vatandaş borç batağında, faiz yükü altında ezilirken; bankalar neredeyse 1 trilyon liraya yaklaşan kar açıklıyor” dedi. Gürer, bireysel kredi kullanan kişi sayısının 2025 yılında yaklaşık 1,8 milyon artarak 43,6 milyon kişiye ulaştığını belirtti. Türkiye’nin yetişkin nüfusunun çok büyük bir bölümünün kredi kullanır hale geldiğini ifade eden Gürer, ortalama kredi bakiyesinin ise 136 bin TL olduğunu kaydetti. “Her kredi kullanan vatandaşın sırtında ortalama 136 bin liralık borç var demektir” ifadelerini kullanan Gürer, asgari ücretle geçinmeye çalışan bir yurttaş için bu rakamın yıllık gelirin önemli bir kısmına denk geldiğini işaret etti. Gürer, 2025 yılında 2 milyon 114 bin 107 kişinin bireysel kredi ya da kredi kartı borcunu ödeyemediği için takibe alındığını, 2024 yılı sonunda bu sayının 1 milyon 859 bin 843 kişi olduğunu belirterek, bir yılda takibe düşen kişi sayısında yaklaşık 254 bin artış yaşandığını ifade etti. Güncel olarak takipte olan vatandaş sayısının 4 milyon 207 bin 174 kişiye çıktığını ifade eden Gürer, bu rakamın birçok ilin nüfusundan daha fazla insanın borcunu ödeyemediği anlamına geldiğini açıkladı. “2026’NIN İLK 50 GÜNÜNDE 1,5 MİLYON KİŞİ İCRALIK OLDU” Gürer, 21 Şubat 2026 tarihi itibarıyla yılın daha ikinci ayı dolmadan icra dairelerine gelen yeni dosya sayısının 1 milyon 539 bin 602 olduğunu, derdest yani halen işlemde olan toplam dosya sayısının ise 24 milyon 295 bin 54’e yükseldiğini aktardı. Ömer Fethi Gürer, 21 Şubat 2025’te derdest dosya sayısının 22 milyon 557 bin 957 olduğunu, bir yılda yaklaşık 1 milyon 737 bin dosya artışı yaşandığını ve bunun yüzde 7,7’lik bir yükselişe işaret ettiğini aktararak, “Bu dosyaların her biri bir aile demektir, bir esnaf demektir, bir işçi demektir” ifadelerine yer verdi. 21 Şubat 2026 itibarıyla icra daireleri tarafından 982 aracın, aynı tarihte sulh hukuk ve icra daireleri tarafından 1094 dairenin satışa çıkarıldığını ifade eden Gürer, “İnsanlar arabasını, evini kaybetme noktasına gelmiş durumda” ifadelerini kullandı "Yani, dakikada 21 yeni icra dosyası geldi, 2026’nın ilk 50 gününde 1,5 milyon kişi icralık oldu" diyen Gürer, durumun bireysel bir sorun olmaktan çıkıp toplumsal bir ekonomik krize dönüştüğünü, milyonlarca ailenin icra tehdidi altında yaşam mücadelesi verdiğini kaydetti.

Bursa'da 'Markete gidiyorum' dedi, sırra kadem bastı Haber

Bursa'da 'Markete gidiyorum' dedi, sırra kadem bastı

Edinilen bilgiye göre, 27 Aralık 2025 günü evinden 'Markete gidiyorum' diyerek ayrılan Sude Solak, bir daha geri dönmedi. Kızlarından uzun süre haber alamayan ailesi, polis merkezine giderek kayıp başvurusunda bulundu. Başvurunun ardından polis ekipleri, genç kızın bulunması için çalışma başlatırken, aile ise günlerdir gelecek iyi bir haberi bekliyor. Daha önce de kayıplara karıştı Kızının daha önce de birkaç kez kaybolduğunu ancak kısa sürede bulunduğunu anlatan anne Selcan Solak, bu kez sürenin uzamasının kendilerini korkuttuğunu söyledi. Acılı anne, '27 Aralık'tan beri kayıp. Daha önce de birkaç kez kaybolmuştu. İlkinde iki günde bulundu, ikincisinde dört günde, üçüncüsünde beş-altı gün sonra. Genelde Merinos Parkı, Gökdere Millet Parkı, Nilüfer, Beşevler, Mesken civarlarında bulunurdu. Ama bu sefer çok uzun sürdü. Hiçbir şey anlatmıyor, ağzından tek kelime alamıyoruz. Bu sefer çok uzadı, hayatından endişe ediyorum. Bir an önce dönüp eve gelmesini istiyorum. Kızımızı çok özledik. Saçının teline zarar gelse dünyayı yıkarım onun için' şeklinde konuştu. 'Kıyafetlerine bakarak uyuyorum' Kızının yokluğunda geceleri uyuyamadığını söyleyen Selcan Solak, 'Ben kıyafetlerine baka baka, kızıma sarılır gibi uyuyorum. Her gece bir tişörtünü alıp kızıma sarılıyorum, yanımdaymış gibi kendimi alıştırmaya çalışıyorum. Eğer başı beladaysa, birileri bir şey mi yapıyor bilmiyorum. İnşallah bir ipucu gönderse de bir an önce bulsak, sağ salim' diyerek gözyaşlarını tutamadı. Anneden kızına yürek burkan çağrı Acılı anne, kızına ve onu görenlere de çağrıda bulunarak, 'Kızım ne olursun, tek dileğim bir an önce evine dönmen. Seni çok özledik. Bir mesaj yeter, sadece 'iyiyim' desin. Bir aydan fazladır neredesin, nerede kalıyorsun bilmiyorum. Yurtta mı kaldı, sokakta mı kaldı, parkta mı kaldı Biz geceleri uyuyamıyoruz. Kimin yanındaysa Allah vicdan versin. Ne olur bize bir haber göndersinler, polise söylesinler, bir mesaj atsınlar. Güzel bir haber duymak istiyoruz' dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.