Hava Durumu

#Akın Gürlek

Haberin Analizi - Akın Gürlek haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Akın Gürlek haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Gözler bugün Silivri'de Haber

Gözler bugün Silivri'de

İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne yönelik soruşturma kapsamında hazırlanan iddianame doğrultusunda açılan ve kamuoyunda “İBB davası” olarak bilinen davada yargılama süreci yarın başlıyor. Aralarında İBB Başkanı ve CHP’nin cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu’nun da bulunduğu 402 sanığın yargılanacağı davanın ilk duruşması 9 Mart Pazartesi günü Silivri’deki Marmara Ceza İnfaz Kurumu yerleşkesinde yapılacak. Dava dosyasında 106’sı tutuklu, 170’i adli kontrol şartıyla serbest bırakılmış, 7’si hakkında yakalama kararı bulunan toplam 402 sanık yer alıyor. ÖNCE DİPLOMA İPTALİ SONRA GÖZALTI... Soruşturma sürecinin en dikkat çekici gelişmelerinden biri Ekrem İmamoğlu’nun cumhurbaşkanlığına aday adayı olmasını duyurmasının ardından üniversite diplomasının iptal edilmesi oldu. 18 Mart’ta üniversite diploması iptal edilen İmamoğlu, bir gün sonra, 19 Mart sabahı evinde gözaltına alındı. İmamoğlu, gözaltına alındığı saatlerde sosyal medya hesabından paylaştığı videoda şu ifadeleri kullandı: “Büyük bir zulümle karşı karşıyayız ama yılmayacağım. Kendimi milletime emanet ediyorum.” Aynı operasyon kapsamında Medya A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı ve İmamoğlu’nun danışmanı Murat Ongun, İstanbul Planlama Ajansı (İPA) Başkanı Buğra Gökce, İmamoğlu İnşaat Genel Müdürü Tuncay Yılmaz ve İBB Kültür A.Ş. Genel Müdürü Murat Abbas’ın da aralarında bulunduğu çok sayıda isim gözaltına alındı. 23 Mart’ta aralarında Ekrem İmamoğlu’nun da bulunduğu 20 kişi tutuklandı. Daha sonra İBB’ye yönelik operasyonlar dalga dalga devam etti ve toplam tutuklu sayısı 106’ya yükseldi. 3 BİN 900 SAYFALIK İDDİANAME İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma 237 gün sürdü. Altı cumhuriyet savcısı ve bir başsavcıvekili tarafından yürütülen soruşturma sonucunda yaklaşık 3 bin 900 sayfalık bir iddianame hazırlandı. İddianame, 11 Kasım’da dönemin İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı, şimdinin Adalet Bakanı Akın Gürlek tarafından adliyede görev yapan muhabirlerle yapılan toplantıda kamuoyuna duyuruldu. 143 EYLEM VE 17 AYRI SUÇLAMA Hazırlanan iddianamede sanıklar hakkında 143 farklı eylem kapsamında 17 ayrı suçlama yöneltildi. Bu suçlamalar arasında şu başlıklar yer aldı: Suç örgütü kurma ve yönetme, ,Suç örgütüne üye olma,Örgütün hiyerarşik yapısına dahil olmamakla birlikte bilerek ve isteyerek yardım etme,Rüşvet alma,Rüşvet verme,İrtikap,İhaleye fesat karıştırma,Kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık,Vergi Usul Kanunu’na muhalefet,Suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama,Kişisel verilerin kaydedilmesi,Kişisel verileri ele geçirme ve yayma,Çevrenin kasten kirletilmesi,Orman Kanunu’na muhalefet,Halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma,Kamu malına zarar verme veMaden Kanunu’na muhalefet. İddianamede sanıklardan 99’unun “örgüt mensubu” olduğu iddia edildi. Buna göre İmamoğlu’nun örgütün kurucusu ve lideri olduğu ileri sürülürken, Fatih Keleş, Murat Ongun, Ertan Yıldız, Murat Gülibrahimoğlu, Adem Soytekin ve Hüseyin Gün’ün örgüt yöneticileri olduğu öne sürüldü. 92 kişinin ise örgüt üyesi olduğu iddia edilirken, diğer sanıkların örgüt mensubu olmamakla birlikte bağlantılı suçları işledikleri ileri sürüldü. İMAMOĞLU HAKKINDA 2 BİN 352 YILA KADAR HAPİS TALEBİ İddianamede İmamoğlu hakkında doğrudan işlediği öne sürülen suçlar arasında “suç işlemek amacıyla örgüt kurma”, 12 kez rüşvet alma, 7 kez suç gelirlerinin aklanması ve 7 kez kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık suçlamaları yer aldı. Savcılık, iddianameye konu 143 eylem kapsamında Ekrem İmamoğlu hakkında toplamda 828 yıldan 2 bin 352 yıla kadar hapis cezası talep etti. İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi, iddianameyi 25 Kasım 2025’te kabul ederek davayı açtı. Tensip zaptı ise 18 gün sonra düzenlenerek UYAP sistemine yüklendi. YARGILAMANIN HEDEF SÜRESİ 12,5 YIL Mahkeme heyeti ilk duruşma tarihini 9 Mart 2026 olarak belirledi. Duruşmanın Marmara Ceza İnfaz Kurumu’ndaki duruşma salonlarından birinde görülmesine karar verildi. İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi’nin yayımladığı “Yargılama Hedef Süre Formu”nda ise davanın azami 4 bin 600 gün içinde tamamlanmasının hedeflendiği belirtildi. Bu süre yaklaşık 12,5 yıla denk geliyor. İMAMOĞLU'NUN AİLESİ VE GAZETECİLER DE ŞÜPHELİLER ARASINA DAHİL EDİLDİ İddianamede Ekrem İmamoğlu’nun babası Hasan İmamoğlu, oğlu Selim İmamoğlu ve bazı gazetecilerin de şüpheliler arasında yer aldığı görüldü. Dosyada örgüt üyesi oldukları iddia edilen isimler arasında Tuncay Yılmaz, Mehmet Murat Çalık, Resul Emrah Şahan, Yakup Öner, Mustafa Akın, Yiğit Oğuz Duman, Cevat Kaya, Seza Büyükçulha ve İmamoğlu'nun avukatı Mehmet Pehlivan gibi isimler bulunuyor. İddianamede bu kişiler için, “herhangi bir örgüt yöneticisi olmaksızın doğrudan örgüt liderine bağlı hareket edip liderden aldıkları emir ve talimatları yerine getirdikleri” değerlendirmesine yer verildi. MEŞHUR “AHTAPOTUN KOLLARI” İDDİANAMEDE DE YER ALDI İddianamede örgütün faaliyetlerinin “ahtapotun kolları gibi” İstanbul’un geneline yayıldığı ifadesi dört ayrı yerde kullanıldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, İmamoğlu’na yönelik operasyonlarla ilgili olarak 25 Mayıs 2025’te yaptığı açıklamada bu benzetmeyi kullanmıştı. Erdoğan’ın kullandığı bu ifadenin iddianame metninde yer alması dikkat çekti. SON TUTUKLULUK İNCELEMESİNDE TAHLİYE ÇIKMADI İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi, 9 Mart’ta yapılacak duruşma öncesinde tutuklu sanıkların durumunu değerlendirdi. Mahkeme, yapılan son tutukluluk incelemesinde dosyada yer alan 105 sanığın tutukluluk halinin devamına karar verdi. Böylece iddianamenin mahkemeye sunulduğu 2025 yılı Kasım ayından bu yana dosyada tutuklu bulunan sanıklardan hiçbirinin tahliyesine karar verilmedi. Sanık avukatlarından Hüseyin Ersöz ise sosyal medya hesabından yaptığı değerlendirmede bazı sanıkların isnat edilen suçlar bakımından kapalı cezaevinde infazı gerektirmeyebilecek suçlamalarla aylardır tutuklu bulunduğunu belirterek bunun hukuken ve vicdanen kabul edilebilir olmadığını söyledi. MURAT ÇALIK DURUŞMA ÖNCESİ SİLİVRİ’YE SEVK EDİLDİ 23 Mart’ta tutuklanan ve bir süre İzmir Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nda bulunan Mehmet Murat Çalık da duruşmaya günler kala Silivri’deki Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’na sevk edildi. Yaklaşık 600 kilometrelik yolculuğun cezaevi nakil aracıyla yapıldığı ve yaklaşık 6 saat sürdüğü tahmin ediliyor. Çalık’ın sağlık sorunları nedeniyle cezaevinde tedavi ve tetkik süreçlerinin zaman zaman hastaneye sevk edilerek sürdürüldüğü öğrenildi. 14 İSME BİNLERCE KİLOMETRELİK 'YOL ÇİLESİ'! İBB davası için İstanbul dışındaki cezaevlerinde tutulan en az 14 tutuklu sanık, yüzlerce kilometre uzaklıktan duruşmaya getirilecek. Türkiye’nin farklı illerindeki cezaevlerine sevk edilen isimler, duruşmaya katılabilmek için saatler sürecek ring yolculukları yapacak. Afyon T Tipi Cezaevi Silivri’ye yaklaşık 536 kilometre mesafede bulunuyor. Medya A.Ş. Genel Müdür Danışmanı İpek Elif Atayman buradan yaklaşık 6 saatlik yolculukla duruşmaya getirilecek. Eskişehir L Tipi Cezaevinde tutulan Kültür A.Ş. Genel Müdür Danışmanı Barış Kılıç yaklaşık 407 kilometrelik mesafeden sevk edilecek. İBB Emlak Yönetimi Daire Başkanı Kağan Sürmegöz ise Bolu Gerede’den yaklaşık 411 kilometrelik yoldan Silivri’ye getirilecek. Kocaeli 2 No’lu F Tipi Cezaevinde bulunan İBB Meclis Üyesi ve Spor Kulübü Başkanı Fatih Keleş, Kültür A.Ş. Genel Müdürü Serdal Taşkın ve Sosyal Hizmetler Daire Başkanı Melih Geçek yaklaşık 218 kilometrelik mesafeden sevk edilecek. Çorlu Karatepe Yüksek Güvenlikli Cezaevinde tutulan İBB Başkan Danışmanı Murat Ongun, Boğaziçi Yönetim A.Ş. Genel Müdürü Elçin Karaoğlu ve avukat Mehmet Pehlivan da ı Silivri’ye getirilecek. İBB personeli Fatoş Pınar Türker Düzce’den yaklaşık 300 kilometrelik mesafeden, Medya A.Ş. Satınalma Müdürü Fatoş Ayık ise Gebze Kadın Kapalı Cezaevi’nden sevk edilerek duruşmaya katılacak. YENİ DURUŞMA SALONU YETİŞMEDİ Silivri’deki Marmara Cezaevi yerleşkesinde bulunan mevcut duruşma salonlarının yetersiz kalabileceği gerekçesiyle yeni bir salon inşaatına başlandı. Cezaevinin otoparkının bir bölümünde yapılan ve maliyetinin yaklaşık 1 milyar lirayı bulacağı belirtilen yeni duruşma salonunun inşaatı henüz tamamlanmadı. Mahkeme, gönderdiği yazıyla ilk duruşmanın Marmara Açık Ceza İnfaz Kurumu yerleşkesindeki 1 No’lu salonda yapılacağını bildirdi. DURUŞMA SALONUNA GİRİŞ KARTLA YAPILACAK Mahkeme, duruşma salonuna girişlerin kartlı sistemle yapılacağını duyurdu. Sanıklar, avukatlar, tanıklar, basın mensupları ve görevliler için ayrı giriş kartları hazırlanacak. Tutuklu ve tutuksuz sanıklar ile müdafi ve vekillerinin salona öncelikli olarak alınacağı belirtildi. Basın mensupları için ise akreditasyon ve güvenlik değerlendirmesi şartı getirildi. Buna göre duruşma salonuna en fazla 5 yabancı basın mensubu kabul edilecek. Ulusal basın kuruluşlarından ise aynı basın grubundan yalnızca bir kişi olmak üzere toplam 20 gazeteci duruşmayı izleyebilecek. Salonda yer kalmaması halinde diğer basın temsilcileri için duruşmanın ekranla yansıtılacağı ayrı bir bölüm oluşturulacak. AVUKAT VE YAKINLAR İÇİN SINIRLAMA Mahkeme, her sanığın en fazla üç müdafi ile temsil edilebileceğini açıkladı. Avukatlar için ayrılan bölümün yetersiz kalması halinde izleyicilere ayrılan alanın bir kısmının avukatlara tahsis edilebileceği belirtildi. Sanıklar, avukatlar, basın mensupları ve görevlilerin salona alınmasının ardından fiziki imkanlar ölçüsünde her sanığın birinci derece yakınına öncelik tanınacağı ifade edildi. TRT BEKLENİRKEN YASAK KARARLARI VERİLDİ Silivri Kaymakamlığı duruşma öncesinde dikkat çeken bir karar aldı. Marmara Ceza İnfaz Kurumu yerleşkesi ve civarında 1 Mart – 31 Mart 2026 tarihleri arasında her türlü eylem ve faaliyet yasaklandı. Cezaevi kampüsünün tel örgü sınırından itibaren 1 kilometre yarıçaplı alanda; Toplantı ve gösteri yürüyüşü yapılması, basın açıklaması ve röportaj verilmesi, kamera veya cep telefonu ile çekim yapılması, pankart ve döviz açılması, slogan atılması, çadır kurulması, stant açılması ve sembollü kıyafetlerle duruşma alanına gelinmesi yasaklandı. Bölgede trafik kontrolleri yapılacağı ve dronlarla kayıt alınacağı da öne sürüldü. İMAMOĞLU: “BU DAVA DEMOKRASİNİN SINAVIDIR” Tutuklu bulunan cumhurbaşkanı adayı İmamoğlu, Gazete Pencere’de yayımlanan yazısında davaya ilişkin değerlendirmelerde bulundu. İddianameyi “iftiralarla dolu” olarak nitelendiren İmamoğlu, şu ifadeleri kullandı: “9 Mart’ta Silivri’de başlayacak yargılama, yalnızca bir ceza davası değildir. Bu dava, Türkiye demokrasisinin en çetin sınavlarından birisidir.” İmamoğlu yazısında Türkiye’nin “tarihinin en zorlu demokrasi sınavlarından birini verdiğini” belirterek yaşanan süreci şu sözlerle değerlendirdi: “Senaryosu önceden yazılmış çılgınlığın, halkın iradesinin hukuk yoluyla bertaraf edilmesi girişiminin son perdesi pazartesi günü açılıyor.” AKIN GÜRLEK’E SERT ELEŞTİRİ İmamoğlu yazısında isim vermeden dönemin İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Akın Gürlek’i de eleştirdi. İmamoğlu şu ifadeleri kullandı: “Bakan yardımcılığı gibi siyasi bir pozisyondan gelen başsavcı, hukuku bir kenara koydu, mafya yöntemleriyle İBB’deki çalışma arkadaşlarımı, iş insanlarını, sivil toplum örgütlerini, sanatçıları, iş dünyasını terörize etti. İftiralarla dolu bir iddianame hazırlandı. İddianamenin sayfa sayısını kalın tuttular çünkü ancak böyle inandırıcı olabileceklerini düşündüler. Ama binlerce sayfanın küçülüp, küçülüp bomboş bir yazıya döndüğünü de yine kısa sürede gördüler.” “AİLELER HEDEF ALINDI” İmamoğlu yazısında ailelerin de hedef alındığını ifade etti ve şu ifadeleri kullandı: “Benim ve arkadaşlarımın hapsedilmesi, ailelerinden kopartılması, annelerin çocuklarıyla tehdit edilmesi, siyasi hırsla yapılmış türlü işkenceler çoktan tarihin sayfalarına bir utanç vesikası olarak geçti. Bu utancın altında koltuk kaygısı yaşayan bugünkü iktidarın ve bu kaygıyı bertaraf etmek için kullanılan sözde hukuk insanlarının imzaları var.” CHP’DEN SİLİVRİ’DE DAYANIŞMA HAZIRLIĞI CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik, davayı izlemek için İstanbul’dan ve şehir dışından çok sayıda kişinin Silivri’ye geleceğini belirterek “Silivri Dayanışma Merkezi” kurduklarını duyurmuştu. Çelik, Medyascope’a yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı: “Silivri Dayanışma Merkezi’nde avukatların dinlenebileceği, çalışma yapabileceği, gelen yurttaşların bekleyebileceği alanlar olacak. Çünkü salon giriş çıkışlarında belli bir kapasite var, orada bazı sorunlar oluyor. Onları hazırladık. Bir etkinlik çadırı oluşturduk. Orada dava süreci boyunca çeşitli etkinlikler gerçekleştirilecek. Onun dışında gazeteciler de çalışmalarını orada yapabilecekler, programlar yapabilecekler. Silivri Dayanışma Merkezimizi, Aziz İhsan Aktaş davası sürecinde hazır vaziyette tutmuştuk. Salonun içiyle ve dışıyla ilgili de deneyimimiz var. Planlamalarımızı yapacağız.” Özgür Çelik, İstanbul’daki siyasi partilerin tamamını, sendikaları ve meslek örgütlerini ziyaret ettiklerini belirtti. Çelik, yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı: “Siyasi partiler dayanışma göstermek için il başkanı ve milletvekilleri ile Silivri’de olacak. Yabancı ülkelerin Türkiye’deki temsilcilikleri, konsoloslar seviyesinde duruşmayı takip ediyorlar ve uluslararası basının da ilgisi var. Salon içerisinde zaten bir düzen oluşturulmuş. Basının, avukatların görev yapacağı alanlar, bu yönüyle çalışmalarımız hazır.” CHP SİLİVRİ’DE “NÖBET” TUTACAK CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in davanın ilk gününde ve İmamoğlu’nun savunma yapacağı gün Silivri’de olacağı açıklandı. CHP Genel Merkezi’nin dava süreci için kapsamlı bir görevlendirme yaptığı belirtilirken Merkez Yönetim Kurulu, Parti Meclisi, Yüksek Disiplin Kurulu üyeleri ve milletvekillerinin duruşmaları dönüşümlü olarak takip edeceği ifade edildi. Farklı illerden CHP örgütlerinin de genel merkezin koordinasyonuyla Silivri’de bulunacağı belirtildi. CHP kurmaylarının ve hukukçularının da mahkeme salonunda veya dışarıda yaşanabilecek hukuki gelişmelere karşı hazır bulunacağı kaydedildi. CHP’DEN TRT’YE “CANLI YAYIN” ÇAĞRISI CHP Grup Başkanvekili Murat Emir de duruşmaların TRT’den canlı yayınlanması için çağrı yaptı. Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde düzenleme yapılması için hala vakit olduğunu belirten Emir, X hesabından şu açıklamayı yaptı: “AKP iktidarına açık çağrımdır: Pazartesi günü başlayacak İBB kumpas davasını TRT’den canlı yayınlamak için Meclis’te yasal düzenleme yapma vaktimiz hala var. Kendi iddianamenize, bakanlık koltuğuna oturttuğunuz savcınıza ve yapboza çevirdiğiniz mahkeme heyetlerine gerçekten güveniyorsanız hodri meydan! Esasa ilişkin süreç başlamadan teklifimizi gündeme alalım ya da hemen kendi teklifinizi getirin; duruşmaları tüm Türkiye canlı izlesin. Kendine ve kurguladığı davaya güvenen milletten kaçmaz!” Kaynak: Halk Tv

Akın Gürlek: "Yeni anayasaya ihtiyacımız var" Haber

Akın Gürlek: "Yeni anayasaya ihtiyacımız var"

Adalet Bakanı Akın Gürlek, "Türkiye eski Türkiye değil. Türkiye artık kendisine biçilen gömleğe sığmıyor. Artık yeni anayasaya ihtiyacımız var" dedi. Adalet Bakanı Akın Gürlek, memleketi Nevşehir’de AK Parti tarafından düzenlenen iftar programına katıldı. Programda konuşan Bakan Gürlek, Nevşehir’in sorunlarını yakından bildiğini ve çözümü için mücadele edeceklerini söyledi. Nevşehir’in sadece bir turizm şehri olmadığını vurgulayan Gürlek, kentin aynı zamanda ticaret ve eğitim alanında da önemli bir potansiyele sahip olduğunu belirtti. Gürlek, "Nevşehir’in sorunlarını yakından biliyorum. Nevşehir sadece bir turizm şehri değil; aynı zamanda bir ticaret ve eğitim şehridir. Elimizden geldiğince Kapadokya’nın tüm dünyada tanıtılması için çalışacağız. Otelci kardeşlerimle, esnaf kardeşlerimle ve onların sorunlarıyla bire bir ilgileneceğim" ifadelerini kullandı. "Kapadokya Alan Başkanlığı asli görevini yapacak" Kapadokya Alan Başkanlığı ile ilgili turizmciler ve vatandaşlardan çok sayıda şikayet aldığını dile getiren Gürlek, "Kapadokya Alan Başkanlığı’nın asıl görevi Nevşehir’in kültürel ve tarihi dokusunu korumaktır. Ancak vatandaşın bahçesindeki ağıl ya da çit ile uğraşmak alan başkanlığının asli görevi değildir. Bu konuda bir yasa tasarısı var. İnşallah bu yasa tasarısını en kısa sürede Meclis’ten geçireceğiz. Alan başkanlığı asli görevini yapacak" diye konuştu. Acıgöl ilçesine de müjde veren Gürlek, ilçeye yeni bir adalet sarayı yapılacağını açıkladı. "Yeni bir anayasaya ihtiyacımız var" Türkiye’nin artık eski Türkiye olmadığını belirten Bakan Gürlek, "Türkiye artık kendisine biçilen gömleğe sığmıyor. Yeni bir anayasaya ihtiyacımız var. Terörsüz Türkiye sürecini biliyorsunuz. Şu anda bunun meyvelerini toplamaya başladık. İnşallah bu süreç tamamen başarıya ulaşacak ve Türkiye bölgede liderimiz Recep Tayyip Erdoğan’ın önderliğinde güçlü bir rol model olacaktır" dedi. Birlik ve beraberlik vurgusu da yapan Gürlek, "Biz bir ve beraber oldukça, kardeşlik hukukuna riayet ettikçe kimse bizi mücadelemizde yenemez, kimse bizi engelleyemez" ifadelerini kullandı.

CHP'li vekiller 5 gündür İmamoğlu ile görüştürülmüyor! Haber

CHP'li vekiller 5 gündür İmamoğlu ile görüştürülmüyor!

CHP Grup Başkan Vekili Gökhan Günaydın, Mart 2025'ten bu yana tutuklu bulunan Cumhurbaşkanı Adayı ve İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun beş gündür milletvekilleriyle görüştürülmediğini iddia edildi Adalet Bakanlığı'ndaki değişikliğe dikkat çeken Günaydın, "Siz tecrit ederek, izole ederek Ekrem Başkanı ve arkadaşlarını halktan kopartabileceğinizi mi sanıyorsunuz? Bu zalimlikleriniz elinizde patlar" dedi. "İMAMOĞLU 5 GÜNDÜR VEKİLLERLE GÖRÜŞTÜRÜLMÜYOR" TBMM Genel Kurulu'nda konuşan Günaydın, konuya ilişkin şunları söyledi: "Adalet Bakanı değişti. Ceza ve tevkifevleri izinlerine artık Mehmet Yılmaz bakıyor. Cumartesi, pazar, pazartesi, salı; bugün çarşamba, Ekrem İmamoğlu’nun yanına beş gündür bir tek milletvekili sokulmadı. Siz tecrit ederek, izole ederek Ekrem Başkanı ve arkadaşlarını halktan kopartabileceğinizi mi sanıyorsunuz? Bu zalimlikleriniz elinizde patlar. Hiçbir arkadaşımızı betonların içine terk etmeyeceğiz ve bunların hesabını birer birer sizden soracağız." AKIN GÜRLEK "YASAL BOŞLUK VAR" DEMİŞTİ Öte yandan Yılmaz Tunç'un yerine Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından Adalet Bakanlığına atanan Akın Gürlek, geçtiğimiz günlerde tutukluların görüş sürelerine dikkat çekerek "Yasal mevzuat boşluğu var" demişti. Yeni düzenleme için talimat verdiğini belirten Gürlek, A Haber yayınında şunları söyledi: "Ben Adalet Bakanlığı sürecimde talimat verdim, yasal düzenleme yapacağız. Tutuklu ve hükümlü ayrımı var. Gece üçte avukat da gitse görüşebilir tutuklu. Kanunda düzenleme yapılması gerekiyor. Cezaevlerine saat sabah sekizde gelip gece çıkıyorlar. Mevzuatta bir eksiklik var. Avukatlarla görüşülmesi ve not verilmesi konusunda eksiklik var." Gürlek'in bu ifadeleri akıllara "Cezaevlerindeki siyasiler artık mesaj paylaşamayacak mı?" sorusunu getirmişti.

Akın Gürlek Atamasına İptal Davası Açılıyor Haber

Akın Gürlek Atamasına İptal Davası Açılıyor

Eski YARSAV Başkanı Ömer Faruk Eminağaoğlu ve bir grup Ankara Barosu avukatı, Adalet Bakanlığı görevine getirilen Akın Gürlek’in atamasının iptali için yargı yoluna başvurma kararı aldı. Yarın Danıştay’da açılacak dava öncesinde açıklama yapan Eminağaoğlu, söz konusu atamanın yargı bağımsızlığına zarar verdiğini savunarak, “Bu atama adalete yönelik bir saldırıdır” ifadelerini kullandı. Başvurunun ardından Danıştay’ın vereceği kararın yargı camiasında emsal oluşturabileceği değerlendiriliyor. YARIN SAAT 11:00'DE DANIŞTAY ÖNÜNDE BASIN AÇIKLAMASI Hukuki sürecin başlamasıyla eş zamanlı olarak geniş çaplı bir basın açıklaması planlanıyor. Eminağaoğlu, davanın açılmasının hemen ardından Danıştay girişinde halkı ve kamuoyunu dayanışmaya davet ederek, sürecin şeffaf bir şekilde takip edileceğini vurguladı. Dava Tarihi: 16 Şubat 2026, Pazartesi Saat: 11:00 Yer: Danıştay Başkanlığı, Ankara Odak Noktası: Atama işleminin "hukuka aykırılık" gerekçesiyle iptali. BAŞSAVCIYKEN DE HAKKINDA SUÇ DUYURUSUNDA BULUNMUŞTU Ömer Faruk Eminağaoğlu, Akın Gürlek’in İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı olduğu dönemde de hakkında Hakimler ve Savcılar Kurulu’na (HSK) suç duyurusunda bulunmuştu. Eminağaoğlu, verdiği dilekçede, Gürlek’in 24 Kasım 2025 tarihinde Yeni Şafak’a verdiği röportajla İBB soruşturmasının gizliliğini ihlal ettiğini savunmuş ve Gürlek’in bu şekilde “görevi kötüye kullandığını” ileri sürmüştü. Eminağaoğlu, Gürlek hakkında meslekten çıkarma cezası verilmesini talep etmişti.

Bakan Gürlek: Alo Adalet hattı kuracağım Haber

Bakan Gürlek: Alo Adalet hattı kuracağım

Adalet Bakanı Akın Gürlek, ev sahibi-kiracı uyuşmazlıkları ve uzun süren boşanma davalarına çözüm için 'Alo Adalet' hattı kuracağını açıkladı. 'Alo Adalet' hattı ile vatandaşlar doğrudan Adalet Bakanlığı'na telefon, e-posta veya CİMER üzerinden başvuru yapabilecek.Adalet Bakanlığı, İstanbul'da ticaret mahkemelerini tek bir merkezde toplamak için pilot proje başlatacak. Artan kira uyuşmazlıkları ve yıllarca süren çekişmeli boşanma davaları vatandaşın en çok şikayet ettiği hukuki sorunlar arasında yer alırken, Adalet Bakanı Akın Gürlek bu alanlara yönelik yeni bir proje hazırlığında olduklarını açıkladı. VATANDAŞ UZUN DAVA SÜREÇLERİNDEN ŞİKAYETÇİ Son dönemde özellikle büyükşehirlerde ev sahibi–kiracı anlaşmazlıkları dikkat çekici biçimde arttı. Kira bedellerindeki hızlı yükseliş, tahliye talepleri ve mahkemelerdeki yoğunluk hem kiracıları hem de ev sahiplerini zor durumda bırakıyor. Kiracılar fahiş kira artışı baskısından şikayet ederken, ev sahipleri ise düşük kira bedelleri ve tahliye süreçlerinin uzamasından yakınıyor. Yargı süreçlerinin aylar hatta yıllar sürmesi, taraflar arasındaki gerilimi daha da artırıyor. BOŞANMA DAVALARI YILLARCA SÜRÜYOR Öte yandan çekişmeli boşanma davalarının uzun sürmesi de hem ekonomik hem de psikolojik açıdan tarafları yıpratıyor. Velayet, nafaka ve mal paylaşımı konularında yaşanan anlaşmazlıkların, dava sürelerini uzattığı belirtiliyor. Vatandaşlar, yargılamaların hızlandırılması, arabuluculuk mekanizmasının daha etkin işletilmesi ve mağduriyetleri azaltacak düzenlemelerin hayata geçirilmesi çağrısında bulunuyor. BAKAN GÜRLEK'TEN YENİ PROJE Adalet Bakanı Akın Gürlek, ev sahibi–kiracı uyuşmazlıkları ile uzun süren boşanma davalarına çözüm olacak bir proje üzerinde çalıştıklarını duyurdu. ALO ADALET HAKKI GELİYOR A Haber canlı yayınında yürürlüğe konacak 'Alo Adalet' hattı projesini ilk kez anlatan Bakan Gürlek, "'Alo Adalet' hattı kuracağım. Direkt bakanlığa ulaşacaklar. Hakim ve savcılara talimat veremeyiz ama dosya bazlı bürolara bildireceğiz. Komisyon başkanları aranacak, şikayetler iletilecek." ifadelerini kullandı. VATANDAŞ DOĞRUDAN ADALET BAKANLIĞI'NA ULAŞACAK Boşanma, kira ve kadastro davalarının uzun sürmesinin ciddi mağduriyet oluşturduğunu ifade eden Gürlek, bazı kadastro davalarının nesiller boyu devam ettiğini söyledi. Hâkimler ve Savcılar Kurulu (HSK) ile birlikte "Sıfır Gecikme" projesini başlattıklarını belirten Gürlek, sorun yaşanan dosyaların tek tek incelendiğini kaydetti. Gürlek, uzun süren davalarla ilgili vatandaşların 'Alo Adalet' ile doğrudan Bakanlığa ulaşabileceğini söyledi. Başvuruların telefon, e-posta ya da CİMER üzerinden yapılabileceğini belirten Gürlek, hâkim ve savcılara talimat verilemeyeceğini ancak HSK bünyesindeki "Yargının Etkinliği Bürosu" aracılığıyla dosya bazlı inceleme yapılacağını ifade etti. Amaçlarının yargıya müdahale değil, gecikme sebeplerini tespit etmek olduğunu vurguladı. TİCARET MAHKEMELERİ TEK MERKEZDE TOPLANACAK İstanbul'un bir ticaret şehri olduğunu belirten Gürlek, ticaret mahkemelerinin dağınık yapısının süreci uzattığını söyledi. İstanbul'da ticaret mahkemelerini tek bir merkezde toplamak için pilot proje başlatacaklarını açıklayan Gürlek, böylece konkordato ve iflas davalarında daha hızlı ve yeknesak kararlar alınacağını ifade etti. Fiziki imkanlara yönelik çalışmaların başlatıldığını belirten Gürlek, ticari güven ortamının güçlendirilmesiyle yatırımların artacağını ve uzun süren ticari davaların kısalacağını kaydetti.

Akın Gürlek A Takımı'nı belirledi! Haber

Akın Gürlek A Takımı'nı belirledi!

Gazeteci İsmail Saymaz "Adalet Bakanı olarak atanan ve dün yemin ederek göreve başlayan Akın Gürlek, bakanlıktaki ilk gününde, yardımcıları ve yakın çalışma arkadaşlarını belirledi, görev alanlarında dikkat çekici değişikliklere gitti." dedi İşte İsmail Saymaz'ın özel haberi; Akın Gürlek, Yılmaz Tunç dönemindeki bakan yardımcıları ile yola devam dedi ancak görev alanlarını değiştirdi. KİM HANGİ GÖREVE GETİRİLDİ Ramazan Can, önceki dönemde yürüttüğü destek hizmetleri, strateji ve cezaevi yönetimi gibi birimlerden alınarak eğitim, mağdur hizmetleri ve Adli Tıp alanlarına yönlendirildi. Niyazi Acar, mevzuat ve hukuk hizmetlerindeki görevini korurken strateji geliştirme ile adli sicil ve istatistik birimlerini de üstlendi. Hurşit Yıldırım, hukuk ve dış ilişkiler alanındaki görevini sürdürürken personel ve icra işleri sorumluluğunu devraldı. Mehmet Yılmaz ise bilgi işlem ve ceza işleri görevlerini korurken cezaevi yönetimi ve destek hizmetlerini üstlendi. Bu değişiklikle birlikte cezaevi yönetimi, personel yapısı ve adli destek alanlarında yetki dağılımı yeniden şekillendi. Ramazan Can'ın yetki ve sorumluluk alanı önemli ölçüde daraltıldı. CEZAEVİ İZİNLERİ ARTIK ESKİSİ KADAR KOLAY OLMAYACAK Şimdiye dek Ramazan Can'da olan cezaevi ziyaretleri izinleri bundan böyle Mehmet Yılmaz'da olacak. Kulislere yansıyan bilgilere göre, Ramazan Can, cezaevi izinleri konusunda ılımlı bir tavra sahipti ve tutuklu CHP'lilerin ziyareti konusunda bir sıkıntı da çıkarmıyordu. Hatta gazeteci Fatih Altaylı, tahliyesinin ardından Ramazan Can'a bu tavrı nedeniyle teşekkür etmişti. Yeni dönemde cezaevi ziyaret izinleri Mehmet Yılmaz'da olacak. Bu da izin konusunun artık eskisi kadar kolay olmayacağı yorumlarına yol açtı. Kulislere de Gürlek’in, avukat sıfatı olanlar haricinde cezaevi ziyaretlerine izin vermeyeceği bilgisi yansımıştı.

Meclis'teki yumruklu kavgaya karışan Osman Gökçek konuştu Haber

Meclis'teki yumruklu kavgaya karışan Osman Gökçek konuştu

İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi ve Adalet Bakanı Akın Gürlek için Meclis'te düzenlenen yemin töreni sırasında yumruklu kavga çıktı. Yumruklu kavgaya karışan AK Parti Ankara Milletvekili Osman Gökçek, Meclis'te yaşananları anlattı. Kabine değişikliğinin ardından İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi ve Adalet Bakanı Akın Gürlek, TBMM Genel Kurulu'nda düzenlenen törenle yemin ederek görevlerine başladı. Ancak yemin töreni sırasında AK Partili ve CHP'li vekiller arasında yumruklu kavga çıktı. PROTESTO KAVGAYA DÖNÜŞTÜ Tören sırasında CHP'li milletvekilleri kürsüyü işgal ederek protesto başlattı. Protestonun büyümesi üzerine Genel Kurul'da sözlü tartışma yaşandı, ardından yumruklu kavga çıktı, CHP'li Mahmut Tanal'ın burnu kanadı. Yaşanan arbedenin ardından Meclis Başkanı oturuma 10 dakika ara verdi. OSMAN GÖKÇEK YAŞANANLARI ANLATTI Kavgaya karışan AK Parti Ankara Milletvekili Osman Gökçek, tv100 ekranlarında yayınlanan "Erdoğan Aktaş ile Eşit Ağırlık" programına katılarak Meclis'te yaşananlara ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Gökçek, "CHP'de bir şiddet eğilimi var. Biz zaten şiddet yanlısı değiliz ama kusura bakmayınız lütfen bir insanın sağ yanağına tokat attığınız zaman 'hadi gel benim sol yanağıma tokat at' diye kimse kimseyi beklemez. Hepsi tek başıma bana saldırıyorlar, görüntülerde görünüyor, hepsine gereken cevabı verdik ve evlerine gönderdik." dedi. "ŞİDDET YAPACAK GİBİ İLERLEDİLER" Gökçek Meclis'te yaşananları şu sözlerle anlattı: "Çok iyiyim. Hiçbir sıkıntım yok. Öncelikli olarak Sayın Akın Gürlek bakanların oturduğu yerde arka tarafta Sayın İçişleri Bakanımız ile birlikte otururken bunlar kürsüyü bir anda işgal etmek istediler. Daha sonrasında onlar kürsüyü işgal etmek istedikleri noktada ben Akın Beyin olduğu yere yöneldim. Orada bekledim. Çünkü Cumhuriyet Halk Partililer bir anda topyekun ayağa kalktılar ve şiddet yapacak gibi oraya doğru ilerlemeye başladılar. Daha sonrasında hemen arkamdan Sayın Bakanımızı aldılar ve kürsüye götürdüler. Kürsünün oraya doğru diğerleri gelince hemen en sağ taraftaki alana Sayın Bakanımızı güvenli bir alana geçirdiler." "SALDIRI OLMAYACAKSA..." "Normal şartlarda TBMM'de bir hatip konuşurken bulunduğunuz yerden laf atabilirsiniz veya dışarıya çıkıp protestolar gerçekleştiriliyor. Bazen masaya vuruluyor. Ancak eğer fiziki bir saldırı olmayacak ise kişinin üzerine yürümeyle ilgili bir konunun olmayacağını düşünüyorum. Biz daha önce Meclis'te yaşadık. Plan ve Bütçe Komisyonu'nda Ali Yerlikaya'nın önü kesildi. Sayın Varank'ın önü kesildi. Orada da olay çıkarttılar. Bazen mahkeme basıyorlar. Daha önce bu hareketleri yaptıkları için daha öncelerinde karnelerinde maalesef bu şekil notlar var." "SALDIRMAYA BAŞLADILAR" "Yine bu şekilde olunca oraya doğru saldırmaya başladılar. Bazıları çok ciddi kalınlıkta kitaplar fırlattılar Sayın Bakanımıza. Daha sonra Tanal ve arkasında bulunan milletvekilleri grupları ciddi bir şekilde koşarak saldırı pozisyonunda gelmeye kalkınca ben de kendilerini püskürtmek adına gerekli müdahaleyi yaptım. Ben Tanal'a bir tane vurduktan sonra hemen yanındaki diğer milletvekili bana yumrukla saldırmaya kalktı. Onu da evelallah hallettik. Daha sonrasında onları püskürttük. Anayasa'nın bize vermiş olduğu hak var. Türkiye Cumhuriyeti'nin seçilmiş bir Cumhurbaşkanı, seçilmiş bir iktidar partisi var. Bizler burada Sayın Cumhurbaşkanımızın takdiri ile belirlenmiş olan, atanmış bir bakanın Meclis kürsüsünde yemin ederken bunu oturdukları yerden protesto etmek yerine kendisine fiziksel bir saldırı amacıyla oraya koştuklarını görünce buna müdahale etmek dışında bir şansımızın olmadığını biliyoruz." "PİŞMANLIK DUYMUYORUM" "Bir daha aynı hareketi yaparlarsa bu hareketi yapmaktan çekinmem. Yaptığım hiçbir şeyden pişman değilim. Türkiye Cumhuriyeti'nin seçilmiş Cumhurbaşkanı'nın atadığı bakanın siz kürsüsünü işgal edip, ona saldırmaya kalkarsanız biz demokratik hakkımızı kullanmak adına orada tabii ki böyle bir işe gireriz. Bundan dolayı en ufak bir pişmanlık duymuyorum. Neden 40'a yakın milletvekili, 50'ye yakın milletvekili, Cumhuriyet Halk Partisi'nin vekili kendi sıralarını terk etmeyip orada beklediler? Onlar orada beklerken bunlar oraya doğru koşuyorlarsa, bizim onların orada Sayın Bakana çiçek verecek belki de diyerek beklememiz mi gerekir? Kendisi kalkıp da böyle bir olaya giriyor. Zaman zaman polislere saldırıyor. Zaman zaman mahkeme salonları basıyorlar. Bunlar zaten şiddet eğiliminde olan, bir mafya düzeni kurmaya çalışan, Türkiye Anayasası ile alakalı olarak bu konulara zaten karşı olduklarının en büyük göstergesi." "CHP'DE ŞİDDET EĞİLİMİ VAR" "CHP'nin özellikle Türkiye'deki demokrasiye, Anayasa'ya inanarak bizim kürsüdeki konuşma, yemin etme hakkımıza müdahale etmemesi gerekiyor. Emekli vatandaşlarımız ile ilgili 2 hafta önceki görüşmede tabut getirmek istediler. 'Tabut getiremezsiniz, bu iç tüzüğe aykırı' dedik, adamlar tekme tokat girdi. CHP'de bu anlamda bir şiddet eğilimi var. Biz zaten şiddet yanlısı değiliz ama kusura bakmayınız lütfen bir insanın sağ yanağına tokat attığınız zaman 'hadi gel benim sol yanağıma tokat at' diye kimse kimseyi beklemez. Hepsi tek başıma bana saldırıyorlar, görüntülerde görünüyor, hepsine gereken cevabı verdik ve evlerine gönderdik."

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.