Hava Durumu

#Avukat

Haberin Analizi - Avukat haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Avukat haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

İBB Davası'nda ikinci gün protestoyla başladı! Haber

İBB Davası'nda ikinci gün protestoyla başladı!

İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne (İBB) yönelik soruşturma kapsamında hazırlanan yaklaşık 3 bin 900 sayfalık iddianameyle açılan ve aralarında Ekrem İmamoğlu’nun da bulunduğu 402 sanıklı davanın ilk celsesi 9 Mart Pazartesi günü Silivri’de başladı. İMAMOĞLU KÜRSÜYE ÇIKTI | 11.57 Ekrem İmamoğlu, iddianame özetinin okunmasının ardından sanık kürsüsüne çıktı. İmamoğlu, davanın başlangıcından bu yana ilk kez özgürce kürsüde konuşuyor: “Bir iddia makamı var. Bana göre şaibelidir. Bana göre suçludur. 16 milyonun belediye başkanı burada Şu an karşınızda. Toplumunun takdirini almışken ben sizi dinlemiyorum demek meşruiyet sorunu yaratır” İDDİANAME ÖZETİ 33 DAKİKADA OKUNDU | 11.53 İddianame özetinin okunması tamamlandı. 33 dakika sürdü. TANAL'DAN İDDİANAMENİN 'ŞEMASINA' TEPKİ | 11.30 CHP Şanlıura Milletvekili Mahmut Tanal, iddianamedeki 'örgüt şemasının' İBB'nin düzeni olmasına dikkat çekti. Tanal, bu anlayışın esas alınması ile ilerdeki herhangi bir devlet kurumunun 'örgüt' olarak yorumlanabileceğini ifade etti: "Duruşmada okunan iddianame özetinde en dikkat çekici nokta şuydu: Belediyenin normal idari hiyerarşik yapısı, adeta bir “örgüt şeması” gibi anlatıldı. Oysa bir belediyede başkan, başkan yardımcıları, daire başkanları ve bürokratlardan oluşan yapı kanunla kurulmuş yasal bir idari organizasyondur. Yasal bir yönetim şemasını suç örgütü şeması gibi sunmak, hukuki bir tespit değil, algı yaratma çabasıdır. Eğer bu anlayış kabul edilirse, yarın herhangi bir bakanlığın teşkilat şeması da aynı şekilde “örgüt şeması” diye gösterilebilir. Devlet kurumlarının kanunla belirlenmiş idari yapısı suç değildir. Hukuk, yasal idari düzeni suç gibi göstermek için değil, gerçek suçları ortaya çıkarmak için vardır." İDDİANAME ÖZETİ OKUNUYOR | 11.19 Yoklamanın ardından iddianame özeti okunuyor... CHP Şanlıurfa Milletvekili Mahmut Tanal, yoklamanın yapıldığı fakat kimlik tespiti yapılmadığını söyledi. Tanal, kanuni sıralamaya göre işlem yapılmadığını söyledi. "Sanıkların yoklaması yapıldı ancak; Kimlik tespiti yapılmadan; Cumhuriyet savcısı İddianamenin özetini okuyor. Kanuni sıralamaya göre işlemler yapılmıyor…" SANDALYE KALDIRILDI KRİZ ÇÖZÜLDÜ | 11.08 Ekrem İmamoğlu, kürsüye yönelmemesi için önüne konan saldalyeye "Sayın avukatımla nasıl görüşeceğim ben söyler misiniz şu an önümde duvar var göremiyorum belki soru soracağım" dedi. Mahkeme başkanı, Ekrem İmamoğlu’nun söz hakkı verilmeden kürsüye çıkmayacağını taahhüt etmesini istedi. İmamoğlu mahkeme başkanının isteğini kabul etti. Bunun üzerine mahkeme başkanı jandarmaları yerinden kaldırdı, İmamoğlu'nun önündeki sandalye kaldırıldı, kriz çözüldü. Duruşma yoklamanın yapılmasıyla başladı. İMAMOĞLU'NA JANDARMA ÇEMBERİ! MAHKEME BAŞKANI İLE ÇOK SERT TARTIŞTI | 11.04 Hasan İmamoğlu sanık sandalyesinden kalktı. İmamoğlu’nun çıkarıldığı merdivene doğru gitti, selamladı. Ağlayarak oturdu. İmamoğlu, kürsüye gitmesine engel olunması nedeniyle Mahkeme Başkanı ile tartıştı. İmamoğlu'nun etrafına dört jandarma personeli getirildi. İmamoğlu herkesi ayağa kaldırdı, tüm sanıkları. Halk TV Muhabiri Gamze Altunay, İmamoğlu ve mahkeme başkanı arasındaki sert tartışmayı şöyle aktardı: İmamoğlu: Usulsüzlük var. Mahkeme başkanı: Nerede usulsüzlük var? İmamoğlu: Ayağa kalkın kardeşim ya. Mahkeme başkanı: Bu duruşmanın bir düzeni var, söz hakkı vereceğiz. İmamoğlu: Söz hakkı vermediniz. Ben buradan kalkmam gereken zamanı da bilirim, siz söylemeyeceksiniz. Mahkeme başkanı: Duruşma düzenini sağlamadan, sanıklar yerini almadan başlamıyorum. İmamoğlu: Bu şekilde yapmanız yüz karasıdır, bu da alnınıza yapıştı. Biz buraya gelip sakin sakin güne başlamak istedik. Buraya jandarma yığarak gerginlik yaratmaya çalışıyorsunuz. Kimden talimat alıyorsunuz? Başkan: Biz kimseden talimat almıyoruz. İmamoğlu: Benden korkmayın, ben seni korumaya geldim. Mahkeme başkanı: Ekrem Bey, beni korumayın. Benim sizin korumanıza ihtiyacım yok. İmamoğlu: Sizin yargılamaya niyetiniz yok. Mahkeme başkanı: Biz sizin yüzünüzden dünden beri yargılamaya başlayamadık. Dün söz hakkı vermediğim hâlde ısrarla kürsüye geldiniz. İmamoğlu: Ben belki avukatımın yanına geldim şu an. Mahkeme başkanı: Burası sizin rahat rahat gezeceğiniz yer değil. İMAMOĞLU'NA KÜRSÜ ÖNLEMİ | 11.00 Ekrem İmamoğlu'na kürsü önlemi... İBB Davası'nın ikinci gününde mahkeme heyeti, kürsünün önüne jandarma personeli koydu. İlk gün İmamoğlu'nun kürsüye doğru yürümesi nedeniyle bu önlemin alındığı düşünülüyor. Kendisini çembere almak ve diğer sanıklardan ayrı oturtmak isteyen jandarma personeline tepki gösteren İmamoğlu, "Ayaktayım" dedi. Bunun üzerine diğer sanıklar da ayağa kalktı Ekrem İmamoğlu ile jandarma arasında kısa süreli bir gerginlik yaşandı. İlk gün yaşananların ardından, İmamoğlu’nun kürsüye yönelmesini engellemek amacıyla önüne sandalye konulduğu görüldü. Bu uygulamaya tepki gösteren İmamoğlu, “Ağzımı bantla mı kapatacaksınız, kimin önünü kesiyorsunuz? Hakim gelecek, neden koyduğunu söyleyecek. Ayaktayım. Oturmuyorum” sözleriyle itiraz etti. Bu sırada mahkeme başkanı salona geldi. İmamoğlu ile birlikte tutuklu sanıkların da ayakta beklediği görüldü. Salondaki tartışmanın, mahkeme heyetinin yerini almasının ardından da bir süre devam ettiği öğrenildi. Duruşma salonunda ayrıca kürsü önüne jandarma personeli yerleştirildi. Bu önlemin, ilk gün İmamoğlu’nun söz almak için kürsüye yönelmesinin ardından alındığı değerlendirildi. Jandarmanın kendisini diğer sanıklardan ayrı bir alana oturtmak istemesine de tepki gösteren İmamoğlu’nun “Ayaktayım” dediği, bunun üzerine diğer bazı sanıkların da ayağa kalktığı aktarıldı. MURAT ONGUN'A DA MÜDAHALE EDİLDİ | 10.54 Tutuksuz sanıkların duruşma salonuna alınması sürerken, salonda bugün de el sallama nedeniyle kısa süreli gerginlikler yaşandı. Avukat Mehmet Pehlivan’ın el salladığı sırada jandarma müdahale edilmesinin ardından Murat Ongun’un da müdahale dildi. Ongun'un elini indirmeye çalışan jandarma ile Ongun arasında kısa bir tartışma yaşandı. Salonda Elif Atayman ve Kadriye Kasapoğlu’na yönelik ilginin yüksek olduğu görüldü. Duruşmayı CHP Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın’ın yanı sıra CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik, CHP’li milletvekilleri Bülent Tezcan, Turan Taşkın Özer, Mahmut Tanal, Mustafa Sarıgül ,Sibel Suiçmez, Yunus Emre ve Lal Denizli ile İYİ Parti Milletvekili Lütfü Türkkan da izliyor. CHP PM Üyesi Güldem Atabay da salonda bulunan isimler arasında yer aldı. CHP Kocaeli Milletvekili Nail Çiler’in çekim yaptığı, jandarmanın uyarısı üzerine Çiler’in, duruşma henüz başlamadığı gerekçesiyle buna itiraz ettiği görüldü. Salonda mahkeme heyetinin gelmesi bekleniyor. CANLI- EKREM İMAMOĞLU SALONA GELDİ | 10.40 Ekrem İmamoğlu da salona getirildi. İmamoğlu'nun avukatı Mehmet Pehlivan, meslektaşlarına selam vermek istedi fakat izin verilmedi. İmamoğlu, seyircilere "Millete emanet" kitabını salladı. Seyirciler de Cumhurbaşkanı İmamoğlu sloganı attı. Hasan İmamoğlu, sanık sandalyesinden ayağa kalkıp oğlu Ekrem İmamoğlu'na selam verdi. Mahkeme heyeti bekleniyor. ÇALIK VE ŞAHAN GELDİ | 10.37 Tutuklu bulunan Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan ve Beylikdüzü Belediye Başkanı Murat Çalık, duruşma salonuna getirildiler. Kadriye Kasapoğlu, Murat Ongun, Ramazan Gülten, Mustafa Akın, Buğra Gökçe, Mehmet Pehlivan alona alkışlarla girdi ve diğer tutuklu sakınlar da duruşma salonuna getirilmeye başlandı. Seyircilere selam vermek isteyen tutuklulara, jandarma engel olmaya çalıştı. 78 YAŞINDAKİ İMAMOĞLU SANIK OLARAK GELDİ | 10.34 78 yaşındaki Hasan İmamoğlu, tutuksuz sanık olarak Silivri'deki duruşma salonuna geldi. Selim İmamoğlu, dedesi Hasan İmamoğlu'nu adliye binası önünde karşıladı. Selim İmamoğlu da tutuksuz sanık olarak yargılanıyor. Böylece Ekrem İmamoğlu, Selim İmamoğlu ve Hasan İmamoğlu, üç kuşak olarak hakim karşısına çıkacaklar. KİMLİK KONTROLÜ KRİZİ ÇÖZÜLDÜ | 10.19 Duruşma salonu önündeki kimlik kontrolü krizi çözüldü. Avukatlar duruşa salonuna alındı. AVUKAT KRİZİ BÜYÜYOR! SAĞKAN VE KABOĞLU BAŞKAN İLE GÖRÜŞMEYE GİTTİ | 10.00 Avukatların içeri alınmaması nedeniyle İstanbul Barosu Başkanı İbrahim Kaboğlu ve Türkiye Barolar Birliği Başkanı Erinç Sağkan, İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı'nın yanına gitti. Duruşma salonuna daha hiç kimse alınmadı. Duruşma salonu önünde, "Aç, aç" sloganları atılıyor. Sadece davada müvekkili olan avukatların içeri alınacağı öğrenildi. İçeri alınmayan avukatlar, duruşma salonu kapısına vurarak protesto etti.Halk TV Muhabiri Altunay, avukatların hem binaya girişte hem de duruşma salonuna girişte kart ibraz etmelerine tepki gösterdiğini aktardı. DİLEK VE SELİM İMAMOĞLU DURUŞMA SALONU ÖNÜNDE | 09.35 Davada yargılanan tutuksuz sanıklar ise duruşma salonunda bekletiliyor. Halk TV Muhabiri Gamze Altunay da Ekrem İmamoğlu'nun eşi Dilek İmamoğlu ve oğlu Selim İmamoğlu'nun duruşma salonu önünde beklediğini görüntüledi. DURUŞMA ÖNCESİ GERGİNLİK | 09.30 CHP Şanlıurfa Milletvekili Mahmut Tanal, avukatların duruşma salonuna alınmadığını söyledi. Tanal, duruşmaya sadece ismi yazılı olan avukatların alma talimatı nedeniyle tartışma çıktığını ifade etti: "Silivri’de duruşma saat 10:00’da başlıyor. Ancak saat şu anda 9:30 avukatlari duruşma salonuna alınmıyor. Avukatlara duruşma salonuna listede adı yazılı olan avukatlari alacağız şeklinde talimatlar var. Adliye avukatların iş yeridir. Duruşmalar anayasa ve uluslararası sözleşmeleri hükümleri uyarınca alenidir. Halka açık olmayan tüm yargılamalar adil yargılama ilkesini ihlal eder. Vatandaşın ve herkesin gerçekleri öğrenme hakkı engellenmiş oluyor." HALK TV MUHABİRİ UMUT TAŞTAN AKTARDI! ÖZEL KONUŞMA YAPACAK | 09.15 Halk TV Muhabiri Umut Taştan, Silivri'de İBB Başkanı ve Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu ve tutuklular için desteğe gelenler için kurulan Dayanışma Merkezi'ne bugün de gitti. Taştan, Silivri'de yoğun güvenlik önlemlerinin devam ettiğini bildirdi. Taştan, Bugün de hazırlıkların sürdüğü alanda CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in grup toplantısı konuşmasını yapması beklendiğini fade etti. Özel’in saat 13.30’da Dayanışma Merkezi’ndeki çadırda konuşacağı, ardından yeniden duruşma salonuna geçeceğini aktardı. HALK TV MUHABİRİ GAMZE ALTUNAY GELİŞMELERİ AKTARDI | 09.00 Halk TV Muhabiri Gamze Altunay, Silivri'de güncel gelişmeleri ve dün yaşananları aktardı. Altunay, Silivri'de yavaş yavaş hareketliliğinin başladığını belirtti. Altunay, Silivri'de tutukluluların yakınlarının sabah erken saatlerde Silivri'deki kampüse geldiğini belirtti. NELER OLDU ? Marmara (Silivri) Kapalı Cezaevi yerleşkesindeki 1 No’lu duruşma salonunda görülen davada 106 tutuklu sanık yargılanıyor. Mahkeme heyeti, ilk aşamada tutuklu sanıkların savunmalarının alınacağını ve yargılamanın haftada dört gün süreceğini açıkladı. İlk günün en dikkat çeken başlığı, İmamoğlu ile mahkeme başkanı arasında yaşanan “söz hakkı” gerilimi oldu. Duruşma sırasında söz almak isteyen İmamoğlu’na izin verilmemesi üzerine salonda tansiyon yükseldi. Tartışmanın ardından mahkeme heyeti salonu boşaltmak istedi, oturuma ara verildi ve bir süre sonra duruşmaya yeniden başlandı. İlk gün boyunca salondaki usul tartışmaları, yargılamanın önüne geçti. Aranın ardından savunma tarafı peş peşe reddi hâkim taleplerinde bulundu. Avukatlar, mahkeme heyetinin tarafsızlığına ilişkin itirazlarını dile getirdi. Ancak heyet, reddi hâkim ve dosyanın ayrılması yönündeki talepleri kabul etmedi. Böylece ilk celse esas savunmalara geçilemeden tamamlandı. Kaynak: Halktv

Nilüfer’de gündem kadın hakları Haber

Nilüfer’de gündem kadın hakları

Nilüfer Belediyesi ve Nilüfer Kent Konseyi tarafından düzenlenen panelde, kadınların hakları, şiddetin görünmeyen türleri ve çocukların adalete erişimi ele alındı. BURSA (İGFA) - Nilüfer Belediyesi ile Nilüfer Kent Konseyi (NKK) Kadın Meclisi tarafından 8 Mart Dünya Kadınlar Günü kapsamında “Kadınların ve Kız Çocuklarının Haklara Erişimi: Hukuki ve Psikososyal Mekanizmalar” konulu panel düzenlendi. Nilüfer Belediyesi Dr. Ceyhun İrgil Sağlık Müzesi’nde düzenlenen panele Nilüfer Belediye Başkan Yardımcısı Bukle Erman, Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir’in eşi Nuray Özdemir, NKK Genel Sekreteri Elifhan Köse Çal ve çok sayıda kadın katıldı. ŞİDDET SADECE FİZİKSEL DEĞİL Panelde konuşan Bursa Barosu Kadın Hakları Merkezi’nden avukat Ceren İlgen, şiddetin sadece fiziksel algılandığını söyledi. Ancak sadece bununla sınırlı kalmadığını dile getiren İlgen, “Psikolojik, ekonomik, cinsel ve dijital şiddet de var. Özellikle psikolojik şiddetin fark edilmesi ve ispatlanması çok zor olabiliyor” dedi. “Kadının beyanı esastır” anlayışının yanlış anlaşıldığını belirten İlgen, “Bir kişi tedbir talep ettiğinde ona ona hızlıca koruma sağlanması ve soruşturma başlatılması gerekiyor. Hemen ceza verilmesi anlamına gelmiyor” dedi. DAMGALANMA KORKUSU Bursa Barosu Çocuk Hakları Merkezi’nden avukat Zeynep Yazıcı da çocuğun şikayetçi olması durumunda ailesi tarafından suçlanma korkusu, okul çevresinde damgalanma gibi sorunların ortaya çıktığını söyledi. İstismar durumunda her ifade verme işleminin çocukta yeni bir travma yarattığını belirten Yazıcı, “Polislere, ailesine, avukatlara ayrı ayrı anlatıyor. Olayı birkaç kez anlatmak zorunda kalıyor ve bu travma yaratıyor” diye konuştu. Yazıcı, çocukların polis merkezlerinde değil, uzmanlar eşliğinde Çocuk İzlem Merkezlerinde (ÇİM) ifade vermesi gerektiğini söyledi. “ÇOCUĞUN RIZASI” YOKTUR Nilüfer Belediyesi Eşitlik Birimi’nden klinik psikolog Özlem Akdağ ise konuşmasında, “çocuğun rızası” diye bir kavramın olamayacağını söyledi. Akdağ, istismarın temelinde bir güç asimetrisi olduğu; bir akademisyen ile öğrenci veya patron ile çalışan arasındaki ilişkide statü farkı nedeniyle gerçek bir “rıza”dan bahsedilemeyeceğini vurguladı. Kişilerin tehdit anlarında “savaş, kaç veya don” tepkisi verdiğini anlatan Akdağ, şöyle konuştu: “Çocuğun, istismar sırasında tepki verememesi bir rıza değil, hayatta kalma stratejisidir. Fail genellikle çocuğun çok yakını oluyor. Aile içinde çocuğu tanıyan biri oluyor. Güvendiği bir yetişkinden kaçamayabiliyor. Geç konuşması da yalan söylemesi anlamına gelmez. Bir kişi istismara uğradığında travma psikolojisinden dolayı çelişkili ifadeler verebilir. Çocuk böyle bir şey uydurmaz. Gelip size istismar olduğunu anlatıyorsa elimizde büyük bir şans vardır. Önce inanıp, sonra sorgulamak gerekir.”

Emlakta yeni tehlike! Haber

Emlakta yeni tehlike!

Emlak piyasasında son dönemde artan yüksek fiyatlar, fırsatçıları yeni yöntemlere itti. Sosyal medyada ve ilan sitelerinde "geniş, ferah daire" başlığıyla sunulan ilanların altından büyük bir metrekare oyunu çıkıyor. Gayrimenkul Hukuku Uzmanı Avukat Ali Güvenç Kiraz, konut alacak milyonları yakından ilgilendiren emlak tuzaklarını ve yasal hakları mercek altına aldı. KOMŞUYA TAŞAN ODALAR VE HAYALİ OTOPARKLAR Taşınmaz satın alımlarında resmi belgelerin incelenmemesinin büyük mağduriyetler yarattığını belirten Kiraz, Hürriyet'ten İsmail Sarı'ya yaptığı açıklamalarda karşılaşılan akılalmaz örnekleri şöyle sıraladı: ODA KOMŞUDA ÇIKABİLİR Bazı projelerde satın alınan dairenin bir odasının, fiziki olarak komşu dairenin sınırları içerisinde kalabildiği görülüyor. ORTAK ALAN YALANI Satış sırasında "size ait otopark" veya "sosyal tesis" olarak pazarlanan alanların tapuda belediyeye, kamuya veya doğrudan müteahhide ait olduğu sonradan ortaya çıkabiliyor. NET-BRÜT UÇURUMU 72 metrekare diye satılan evin, ortak alan payları (merdiven boşluğu, asansör, bahçe) çıkarıldığında fiilen 45 metrekareye düştüğü vakalar hızla artıyor. METREKARE FARKI VARSA KAPORANIZI GERİ ALABİLİRSİNİZ Birçok tüketici, imzaladığı sözleşmeden korktuğu için parasını yakıyor. Oysa hukuk yolu açık. Avukat Kiraz’a göre; ilanda belirtilen metrekare ile ekspertiz raporu arasında ciddi bir fark (örneğin 90 metrekareden 75’e düşüş) varsa, alıcının sözleşmeden dönme ve kaporasını iade alma hakkı bulunuyor. Kiraz uyarıyor: "Emlak danışmanı bu yanıltıcı işlemi bilerek yaptıysa veya satıcıyı bu yönde yönlendirdiyse, Ticaret Bakanlığı tarafından 10 bin TL’den 100 bin TL’ye kadar idari para cezası uygulanabilir." DOLANDIRILMAMAK İÇİN 4 KRİTİK ADIM İnşaat halindeki veya bitmiş bir evi alırken tüketicilerin izlemesi gereken yol haritası şöyle: ÖN BİLGİLENDİRME FORMU Müteahhit, net/brüt metrekareleri ve tüm maliyetleri içeren bu formu mutlaka düzenlemeli. NOTER ŞARTI Ön ödemeli (topraktan) konut alınıyorsa sadece satış sözleşmesi yetmez; noterden "Satış Vaadi Sözleşmesi" yapılmalı ve tapuya şerh edilmeli. DOSYA İNCELEMESİ Tapu kayıtlarının yanı sıra belediyedeki proje dosyası ve yönetim planı mutlaka incelenmeli. KAPARO TUZAĞI Evi görmeden, emlakçıyla yüz yüze gelmeden ve belgeleri teyit etmeden kesinlikle kaparo gönderilmemeli.

Bursa'da film gibi cinayet davasında karar: Müebbet hapis talep edildi, 10 yıl 10 aya mahkum oldu Haber

Bursa'da film gibi cinayet davasında karar: Müebbet hapis talep edildi, 10 yıl 10 aya mahkum oldu

Olay, 28 Temmuz 2024 tarihinde merkez Yıldırım ilçesi Vatan Mahallesi'nde meydana geldi. 3 katlı apartmanın bodrum katında çıkan yangında, evde yalnız yaşayan 72 yaşındaki Faik Yorgun'un yanmış halde cansız bedenine ulaşıldı. İlk etapta yangın olarak değerlendirilen olayda, Bursa Adli Tıp Kurumu'nda yapılan otopside Yorgun'un boyun kemiklerinde kırık tespit edilmesi üzerine soruşturma cinayet şüphesiyle derinleştirildi. Antalya'dan gelip yangın süsü vermişti Asayiş Şube Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği ekiplerinin çalışmasında, olay günü Antalya'dan Bursa'ya gelen Akdeniz Üniversitesi Makine Teknikerliği 2'nci sınıf öğrencisi Mustafa P.'nin eve girip çıktıktan sonra yangının yaşandığı belirlendi. Terminal ve çevredeki güvenlik kameralarını inceleyen ekipler, şüpheliyi kısa sürede gözaltına aldı. Mustafa P. ilk ifadesinde maktulü başına vurduktan sonra iple boğarak öldürdüğünü ve ardından evi ateşe verdiğini itiraf etti. Bursa 6. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen davada sanık hakkında haksız tahrik indirimi uygulanarak 15 yıl hapis cezası verildi. İstinaf sürecinde yeni değerlendirme Karar hem cumhuriyet savcısı hem de sanık müdafii tarafından istinafa taşındı. Dosya, Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesi'nde görüldü. Sanık Mustafa P. duruşmaya Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'ndan SEGBİS ile katıldı. Sanık savunmasında, maktulün yıllar boyunca kendisine cinsel istismarda bulunduğunu, tehdit ve şantajla evine çağırdığını, olay günü de bıçakla saldırdığını öne sürdü. 'Müvekkilim çocuk yaştan itibaren baskı altındaydı' Duruşmada söz alan sanık müdafii Avukat Taşkın Temel, müvekkilinin yıllar boyunca maktul tarafından cinsel istismara uğradığını, tehdit ve şantajla baskı altında tutulduğunu savundu. Avukat Temel, müvekkilinin çocuk yaştan itibaren psikolojik olarak esir alındığını, üniversiteye gitmesine rağmen baskının devam ettiğini belirterek, olay günü de maktulün bıçakla saldırmaya yeltendiğini ileri sürdü. Temel, olayın en azından ağır haksız tahrik altında gerçekleştiğinin açık olduğunu, hatta meşru müdafaa hükümlerinin değerlendirilmesi gerektiğini ifade ederek daha fazla indirim ve tahliye talebinde bulundu. İddia makamı ise haksız tahrik hükümlerinin uygulanmasının yerinde olmadığını belirterek sanık aleyhine istinaf talebinde bulundu. Müebbet hapis, ardından 10 yıl 10 ay İstinaf mahkemesi, yerel mahkemenin kararını kaldırarak sanığın 'kasten öldürme' suçunu işlediğinin sabit olduğuna hükmetti ve önce müebbet hapis cezası verdi. Ancak maktulden kaynaklanan ağır haksız tahrikin etkisi altında suçun işlendiği kanaatine varılarak Türk Ceza Kanunu'nun 29. maddesi gereğince takdiri indirim uygulanıp ceza 13 yıl hapse düşürüldü. Mahkeme, meşru müdafaa hükümlerinin oluşmadığı kanaatine varırken, haksız tahrik indiriminin uygulanmasını uygun buldu ve takdiri indirimle birlikte cezayı 10 yıl 10 aya düşürdü. Mahkeme, yerel cumhuriyet savcısının istinaf talebini reddederken, sanık müdafiinin tahrik indiriminin artırılması yönündeki talebini kabul etti. Sanığın tutukluluk halinin devamına karar verildi.

Seçil Erzan ilk kez konuştu: "Dolandırıcı değilim" Haber

Seçil Erzan ilk kez konuştu: "Dolandırıcı değilim"

Cezaevinde bulunan eski banka müdürü Seçil Erzan'ın ailesi Kanal D'de yayınlanan "Neler Oluyor Hayatta" programında konuştu. Teyzesi Makbule İnan, bu büyüklükteki para trafiğinin tek başına yürütülemeyeceğini öne sürerek, Erzan'ın suça yönlendirilmiş olabileceğini ve asıl sorumluların yurt dışında olduğunu iddia etti. Ayrıca İnan, Erzan'ın aileden kimseyle görüşmediğini belirterek Alzheimer hastası annesi Fatma Erzan'ın kızını çok özlediğini ve onunla görüşmek istediğini aktararak çağrıda bulundu. Bu gelişmenin ardından Seçil Erzan programın sunucusu Hakan Ural'a bir mektup göndererek sessizliğini bozdu: "Annemi görmeye kalbim dayanamadığı için, programınızı izleyemedim. Fakat yorumlarınızı öğrendim. Size, tarafsız, adil, hakkaniyetli tavrınız için çok teşekkür ederim. Aklın yolu bir. Doğruya, tarafsızlığa, mantığa, gerçeklerin ortaya çıkmasına ve adalete çok ihtiyacım var." Soruşturmanın başlangıcından itibaren, maalesef gerçeklerin bambaşka yansıtıldığı, güçlünün haklı gösterildiği ve kişilerin ‘medyatik olmalarının doğruyu söylüyor' kabulü gördüğü aleyhime İlerleyen yargılama süreçleri yaşadım." Belirttiğim gibi, sizin de gördüğünüz gibi, yansıtılan gerçekle maddi gerçek farklı. Ayrıca yargılama sürecinin neredeyse sonlarına kadar yeterli hukuki desteği de alamadım. Ta ki sn. Avukat Ersan Bakır ve Nazmi Kobal dosyama müdafi olana kadar. Size, tüm samimiyetimle olaylar örgüsünü, yaşananları, gerçekleri ve kusurlarımı da anlatmak isterim." Yüzde yüz emin olabilirsiniz, dolandırıcı değilim ve asla suç işlemek amacıyla hareket etmedim, menfaat sağlamadım, kimsenin menfaat sağlamasını istemedim, her şeyimi bu para hırsı olan insanlara verdim. Ben, para hırsı insani değerlerini yok etmiş kötü şahısların karşısında yalnız, güçsüz bir kadın olarak başa çıkamadım... Sevgiler"

Yenidoğan savcısı Yavuz Engin'e tehdit davasında karar Haber

Yenidoğan savcısı Yavuz Engin'e tehdit davasında karar

'Yenidoğan Çetesi' soruşturmasını yürüten Cumhuriyet Savcısı Yavuz Engin'i makamında tehdit eden Mustafa Kemal Zengin'in de aralarında bulunduğu 13 sanık hakim karşısına çıktı. Bakırköy 21. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen duruşmaya, tutuklu sanık Mustafa Kemal Zengin ve başka bir suçtan tutuklu bulunan sanık Muhammed Emin Orhan, Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla katıldı. Duruşmada Aylin Arslantatar'ın da aralarında bulunduğu 5 tutuksuz sanık, müşteki Beyda Nur Danış ve taraf avukatları da hazır bulundu. "YAVUZ BENİM ARKADAŞIM" Tutuksuz sanık Aylin Arslantatar savunmasında, "Yavuz Engin beni Büyükçekmece Adliyesi'ne çağırdı. Ben ona zarar gelmesin diye onu uyardım. Yine olsa yine korurum Yavuz benim arkadaşım. İşlemediğim bir suçtan dolayı sanık kürsüsündeyim" dedi. Tutuklu sanık Mustafa Kemal Zengin ise savunmasında, "Dosyanın sanığı değil mağduruyum. Savcının yanına 'Yenidoğan çetesi'ndeki sanıklardan biri olan Tuğçe Toptemel'in tahliyesi için değil yapılan bir haksızlık için gittim. Üzerime atılı suçlamaları kabul etmiyorum ve tahliyemi talep ediyorum" dedi. Avukat beyanlar sonrası son sözleri alınan sanıklar hakkında beraat talep etti. 5 YIL 6 AY HAPİS CEZASI Kararını açıklayan mahkeme heyeti tutuklu sanık Mustafa Kemal Zengin'in 'Görevi yaptırmamak için direnme' suçundan 3 yıl 6 ay, müşteki Halil Emre Yılmaz'a yönelik 'Kişisel verileri hukuka aykırı ele geçirme' suçundan ise 2 yıl hapis cezasıyla cezalandırılmasına karar verdi. Mustafa Kemal Zengin hakkında 5 yıl 6 ay hapis cezasına hükmedildi. Tutuksuz sanık Aylin Arslantatar'ın müşteki Halil Emre Yılmaz'a yönelik 'Kişisel verileri hukuka aykırı ele geçirme' suçundan 1 yıl 8 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına karar verilirken, hükmün açıklanması geri bırakıldı. Diğer yandan tutuklu sanık Mustafa Kemal Zengin'in tutukluluk halinin devamına karar verilirken, 11 sanık ise suçlamalardan beraat etti.

Yargıtay'dan boşanma davalarını ilgilendiren önemli zina kararı Haber

Yargıtay'dan boşanma davalarını ilgilendiren önemli zina kararı

İçtihat Bülteni’nden edinilen bilgiye göre, davacı-karşı davalı kadın vekili, erkeğin, aşırı kıskanç olduğunu, kadına ve ortak çocuklara fiziksel şiddet uyguladığını, yatağını ayırdığını, baskıcı olduğunu, birlik görevini ihmal ettiğini, küçük düşürücü sözler söylediğini, ailesi ile görüşmesine izin vermediğini, ailesinin evlilik birliğine müdahalesine sessiz kaldığını, hakaret ettiğini, ilgisiz olduğunu, karşı davada dayanılan vakaların gerçeği yansıtmadığını, tarafların boşanmalarına ve karşı davanın reddine karar verilmesini talep etti. Davalı-karşı davacı erkek vekili, asıl davada dayanılan vakaların gerçeği yansıtmadığını, kadının, birden fazla kez sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiğini, birlik görevini ihmal ettiğini, ortak konutu terk ettiğini, sık sık telefon hattını değiştirdiğini, gizli telefon kullandığını, sosyal medyada değişik isimlerle hesaplar açtığını iddia ederek karşı davanın kabulü ile tarafların 4721 sayılı Kanunu'nun 161 inci ve 163 üncü maddeleri hükümleri gereği boşanmalarına, asıl davanın reddine karar verilmesini talep etti. İLK DERECE MAHKEMESİ TARAFLARI EŞİT KUSURLU SAYIP BOŞANMAYA KARAR VERDİ İlk derece mahkemesi, erkeğin, kadının üzerine kapıyı kilitlediği, giyimine müdahale ettiği, hakaret ettiği, aşırı kıskanç olduğu, fiziksel şiddet uyguladığı, kadının ise telefonda başka erkeklerle görüştüğü, cinsel içerikli fotoğraflar paylaştığı, kendisini sosyal medyada bekar ve farklı isimlerle hesap açtığı, bu hususun tüm dosya bütününde sabit olduğu gerekçesiyle boşanmaya karar verdi. Belirtilen karara karşı süresi içinde davalı-karşı davacı erkek vekili tarafından istinaf isteminde bulunuldu. Bölge adliye mahkemesi, eksik hususlar sebebi ile dosyayı ilk derece mahkemesine gönderdi. İlk Derece Mahkemesi bir kez daha tarafların boşanmasına karar verdi. Bu karara karşı da süresi içinde davalı-karşı davacı erkek vekili istinaf başvurusunda bulundu. Bölge Adliye Mahkemesi istinaf istemini esastan reddetti. Bölge Adliye Mahkemesinin bu kararına karşı süresi içinde davalı-karşı davacı erkek vekili temyiz isteminde bulundu. YARGITAY 2. HUKUK DAİRESİ'NDEN SANAL ALEM KARARI Dosyayı temyiz aşamasında ele alan Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, yaptığı inceleme neticesinde bozma ilâmında şu ifadelere yer verdi: “Taraflarca karşılıklı olarak açılan boşanma davalarının yapılan yargılaması sonucunda İlk Derece Mahkemesince; kadına, sürekli başka erkeklerle görüştüğü, kendisini sosyal medyada Zeynep ismi ile bekar olarak tanıttığı, farklı erkeklerin evine girip çıktığı, sosyal medyada bu erkeklerle görüşüp mesajlaşmak suretiyle cinsel içerikli fotoğraflar paylaştığı ve farklı isimlerle hesaplar açtığı, sık sık ortak konuttan gittiği, erkeğe ise evden çıkarken kadının üzerine kapıyı kilitlediği, giyimine karıştığı, aşırı kıskanç olduğu, yaşam tarzına müdahale ettiği, camdan dışarı bakmasına dahi izin vermediği, kadına hakaret ettiği vakaları kusur olarak yüklenmiş ve boşanmaya sebebiyet veren olaylarda tarafların eşit kusurlu olduğu kabul edilerek asıl davanın evlilik birliğinin sarsılması hukuki sebebine dayalı olarak karşı davanın ise haysiyetsiz hayat sürme hukuki sebebine dayalı olarak kabulü ile tarafların boşanmalarına ve fer'îlerine karar verilmiştir. Kararın davalı-karşı davacı erkek vekili tarafından asıl davanın kabulü, 4721 sayılı Kanunu'nun 161 inci ve 162 inci maddeleri hükümleri uyarınca açtığı karşı davasının reddi, kusur belirmesi, tazminat taleplerinin reddi, tedbir nafakası, yetki itirazının reddi yönünden istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine istinaf incelemesi yapan Bölge Adliye Mahkemesince, davalı-karşı davacı erkek vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar davalı-karşı davacı erkek vekili tarafından temyiz edilmiştir. Toplanan delillere ve İlk Derece Mahkemesince kabul edilen ve gerçekleşen kusurlu davranışlara göre kadının zina eyleminin ispatlandığı, boşanmaya sebebiyet veren olaylarda kadının, erkeğe nazaran ağır kusurlu olduğu anlaşılmaktadır. O halde, erkek tarafından zina hukuki sebebine dayalı olarak açılan davanın da kabulüne karar verilmesi gerekirken reddi doğru olmamıştır.”

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.