Hava Durumu

#Cinsiyet

Haberin Analizi - Cinsiyet haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Cinsiyet haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Merkez Bankası vatandaşların yatırım tercihlerini sıraladı Haber

Merkez Bankası vatandaşların yatırım tercihlerini sıraladı

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), Şubat 2026'ya ilişkin "şubat ayı hane halkı beklentisi" verilerini yayımladı. Katılımcıların yatırım tercihleri değerlendirildiğinde, ilk sırada yer alan “altın alırım” diyen katılımcıların oranı, bir önceki aya göre 2,7 puan artarak yüzde 55,5 oldu. İkinci sırada yer alan “ev/dükkan/arsa vb. alırım” diyen katılımcıların oranı, bir önceki aya göre 1,2 puan azalarak yüzde 30 olarak gerçekleşti. YATIRIM TERCİHLERİ Şubat ayı anketine göre hane halkının gelecek 12 ay için yatırım tercihleri: 1 - Altın (Yüzde 55) 2 - Ev/dükkan/arsa (Yüzde 30) 3 - Otomobil (Yüzde 3,3) 4 - Vadeli mevduat (Yüzde 3,1) 5 - Döviz (Yüzde 2,4) HANE HALKININ ENFLASYON BEKLENTİSİ TCMB'nin verilerine göre, hane halkının 12 ay sonrası yıllık enflasyon beklentisi, bir önceki aya göre değişmeyerek yüzde 48,81 olarak gerçekleşti. Verinin diğer sektörel verilerden ayrı açıklanacağını TCMB Başkanı Fatih Karahan, son enflasyon raporunda duyurmuştu. Yayımlanan ilk bültene göre, hane halkının 12 ay sonrası yıllık enflasyon beklentisi, bir önceki aya göre değişmeyerek yüzde 48,81 olarak gerçekleşti. DOLAR/TL BEKLENTİSİ Merkez Bankası'nın ilk kez açıkladığı Hanehalkı Beklenti Anketi'nin sonuçlarına göre; vatandaşın 12 ay sonrası için Dolar/TL beklentisi ise, bir önceki aya göre 0,71 TL azalarak 51,56 TL'ye geriledi. KONUT FİYATI DEĞİŞİM BEKLENTİSİ Gelecek 12 ay sonunda konut fiyatlarındaki artış beklentisi, bir önceki aya göre 3,82 puan azalarak yüzde 35,41 oldu. TCMB, YENİ ANKETLE KATILIMCILARIN BEKLENTİLERİNİ DEMOGRAFİK KIRILIMDA DA YAYIMLIYOR Analizde, TCMB'nin bu yeni anketle birlikte katılımcıların beklentilerini cinsiyet, yaş, gelir ve eğitim durumlarına göre demografik kırılımda da yayımladığı bildirildi. Şubat ayında gelecek 12 aya ilişkin enflasyon beklentileri demografik kırılımlarda incelendiğinde, gruplar arasında sınırlı farklılıklar bulunduğu ve beklentilerin dar bir aralıkta kümelendiğinin görüldüğü aktarılan analizde, şunlar kaydedildi: Anket kapsamına alınan diğer bir yeni soru ile katılımcılara, enflasyon ve kur beklentileri ışığında, şu anda yatırım yapabilecekleri nakit varlıkları olsa öncelikli olarak hangi yatırım aracını tercih edecekleri soruluyor. Sonuçlar hane halkının geleneksel yatırım araçlarına yönelme eğiliminin yüksek olduğuna işaret ediyor. Şubat ayında, katılımcıların yüzde 55,5'i altını öncelikli yatırım aracı olarak sıralarken, yüzde 30'u gayrimenkulü öne çıkarıyor. Döviz tercihinin ve diğer finansal araçlara yönelimin ise oldukça sınırlı kaldığı görülüyor. Özetle Hanehalkı Beklenti Anketi hane halkının beklentilerini Türkiye'ye özgü bir yaklaşımla, enflasyonu merkeze alan bir çerçevede daha net ve kapsamlı biçimde ölçme imkanı sağlıyor. Bu iyileştirmeyle birlikte, anket 2026 Ocak ayı itibarıyla Sektörel Enflasyon Beklentilerinde hane halkı beklentilerinin temsilinde kullanılmaya başlıyor. Para politikasındaki sıkı duruşun ve dezenflasyon sürecinin devamıyla birlikte hane halkının enflasyon beklentilerindeki iyileşmenin sürmesini ve beklentiler ile enflasyon arasındaki farkın kademeli olarak azalmasını bekliyoruz.

Cinsiyet değişikliği ameliyatına onay verdikleri iddiasıyla İstanbul Üniversitesi ve Tıp Etik Kurulu hakkında suç duyurusu Haber

Cinsiyet değişikliği ameliyatına onay verdikleri iddiasıyla İstanbul Üniversitesi ve Tıp Etik Kurulu hakkında suç duyurusu

Reşit olmayan çocukların cinsiyet değişikliği ameliyatı olmasına onay verdikleri gerekçesiyle, İstanbul Üniversitesi Rektörlüğü ile Tıp Etik Kurulu'na ve ameliyatı gerçekleştiren ancak kimlikleri tespit edilmeyen kişiler hakkında Cumhuriyet Kadınları Derneği tarafından suç duyurusunda bulunuldu. Savcılığa sunulan suç duyurusu dilekçesinde, 'ergenliğini tamamlamamış çocuklara cinsiyet değişikliği ameliyatına onay verildiği, tedavide ergenlik durdurma ve çapraz hormon verme uygulamalarında belirli bir yaş olgunluğunun olması şartı olduğu' belirtildi.  Dilekçenin devamında, “Henüz ergenliğini tamamlamamış 22 çocukta ‘ergenlik durdurucu hormonlar’ kullanılmış ve en az 6 çocukta, 18 yaştan önce ve geriye dönüşü mümkün olmayan cinsiyet değiştirmenin öncül ameliyatları yapılmıştır. Oysa cinsiyet hoşnutsuzluğu yaşayan ergenlerin çoğunda bu hoşnutsuzluk ergenliğin sonunda gerilemektedir. Ergenliğin bitiminden önce hormonal ve cerrahi girişimlerde bulunulması bilime de, etiğe de, çocuk haklarına da ve dolayısıyla kanuna da aykırıdır" ifadelerine yer verildi. 'Taksirle yaralama’, ‘çocuklar üzerinde deney yapma’, ‘kısırlaştırma’ , ‘görevi kötüye kullanma’ ve ‘suçu bildirmeme' suçlarından, dava açılması istendi.  “LGBT dayatması işte budur, doğal cinsiyeti reddetmektir”  Olaya ilişkin Çağlayan'da bulunan İstanbul Adalet Sarayı Meydanı'nda açıklama yapan derneğin yönetim kurulu üyesi Av. Gül Öykü Yılmaz Özkan, “Bir gazetenin geniş şekilde yer verdiği habere göre İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi'nde hazırlanan bir makalede cinsiyet hoşnutsuzluğu teşhisi konan 18 yaşın altında 22 ergene cinsiyet değişikliğine yönelik hormonlar verildi ve bu çocuklardan 7'sine memelerin alınması, meme büyütme, ses ve yüzde kadınsılaştırma ameliyatlarının yapılmış olduğu bilgileri yer almıştır. Kamuoyunda ortaya çıkan tepkiler üzerine İstanbul Tıp Fakültesi Dekanlığı öğretim elemanlarının yazarı olduğu makalede yer alan işlemlere ilişkin çok yönlü bir inceleme başlattığını duyurmuştur. Türk Tabipleri Birliği Uzmanlık Dernekleriyse cinsiyetin doğumda tayin edildiği ve çocukluk döneminde değiştirilebileceği görüşüne yer verdiği açıklamasında, yapılanların bilimsel olduğunu savunmuştur. Dernek olarak yıllardır mücadele ettiğimiz LGBT dayatması işte budur. Doğal cinsiyeti reddetmektir. Küresel emperyalist sistemin tamamen köleleştirilmiş yeni insan, yeni toplum tasarımında önemli bir araç olarak kullandığı ve büyük paralar aktardığı LGBT hareketi ideolojik bir dayatmadır. Dolayısıyla hedefinde asıl olarak çocuklar vardır. Küresel LGBT dayatması bilim dünyasını da ele geçirmiştir. Bazı sözde bilim çevreleri çocuklara üç beş yaşlarından başlayarak cinsiyetlerini sorgulatmayı ve güya cinsiyetinden memnun olmayan çocuklara erken yaşlarda hormonlarla ve ameliyatla müdahale etmeyi bilimsel diyerek önermektedir. Ancak güneşi balçıkla sıvamak mümkün değildir. Artık batı ülkelerinde bile cinsiyet hoşnutsuzluğunun büyük çoğunlukla ergenliğin bitimine kadar ortadan kalktığı, bu çocuklara hormon verilmesini yeterli bilimsel kanıta dayanmadığı, temelinde bilim dışı bir toplumsal cinsiyet ideolojisinin bulunduğu, tıptaki ‘önce zarar verme’ etik ilkesini ihlal ettiği, bu nedenle durdurulması gerektiği yönünde bilim otoritelerince çağrılar yapılmakta, yasaklar konmaktadır. Dolayısıyla suç duyurumuza konu olan olayda cinsiyet hoşnutsuzluğu teşhisiyle on sekiz yaşın altında yirmi iki ergene cinsiyet değişikliğine yönelik hormonlar verilmesini 'Bilim böyle söylüyor' diyerek savunmak mümkün değildir. İstanbul Tıp Fakültesi bu ameliyatların kendi kurumlarında yapılmadığını belirtmişse de suç teşkil eden bu durumun bildirilmemiş olması da ayrı bir suçtur" dedi.  Özkan şöyle devam etti:  "19 yaşından gün almamış çocuklara cinsiyet değişikliğine yönelik yapılan hormon uygulamaları, ameliyatların tıbbi ve kanuni ilkelere aykırı cinsiyet değişikliği işlemleri olduğuna yönelik olarak soruşturma açılması, ilgililerin yasalara aykırı ameliyatları saptadıklarında suç duyurusunda bulunup bulunmadıklarının soruşturulması yönünden ceza tahkikatı başlatılması, bu ameliyatları yapan kişiler ile merkezlerin saptanarak haklarında işlem başlatılması isteğiyle İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulunduğumuzu açıklıyoruz” ifadelerini kullandı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.