Hava Durumu

#Ekonomi

Haberin Analizi - Ekonomi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ekonomi haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Altın karaborsada! Haber

Altın karaborsada!

Türkiye’de yastık altı birikiminin vazgeçilmezi olan altın, son günlerde bulunmaz Hint kumaşına döndü. Hafta başında küresel belirsizliklerin etkisiyle 5 bin 842 liraya kadar gerileyen altın fiyatları, tüketicinin iştahını kabarttı. Ancak ucuz fiyattan altın almak isteyen halk, kuyumcuların "elimizde kalmadı" cevabıyla sarsıldı. KUYUMCU VE DARPHANE ARASINDA 'YOK' KAVGASI Alım-satım yapacaklar çeyrek ve gram altın bulamadığı için isyan bayrağını çekerken, Darphane ve Damga Matbaası Genel Müdürlüğü cephesinden "Yeterli miktarda basım yapıyoruz" açıklaması geldi. Buna karşın sektör temsilcileri durumun hiç de öyle olmadığını savunuyor. NTV'ye konuşan kuyumcu Yiğithan Ulutaş, piyasadaki talebin olağanüstü boyutlara ulaştığını belirterek, verdikleri siparişlerin ancak iki ay sonra ellerine ulaştığını iddia etti. Nasıl Bir Ekonomi yayınında konuşan piyasa analisti Mehmet Ali Yıldırımtürk ise "Piyasada altın yok" söyleminin kısmen doğru kısmen yanlış olduğunu belirtti. Yıldırımtürk, özellikle gram altın olmak üzere piyasada gram ve çeyrek altın sıkıntısı yaşandığını diğer altınların ise bol miktarda olduğunu kaydetti. Gram altına yoğun talebin ise halkın alım gücündeki düşüşle ilintili olduğu belirtildi. SİSTEM NASIL İŞLİYOR, NEDEN TIKANIYOR? Normal işleyişte kuyumcular, ellerindeki külçe altını Darphane’ye teslim ederek karşılığında gram, çeyrek veya tam altın alabiliyor. Örneğin; 1 kilogramlık külçe altın karşılığında Darphane 610 adet çeyrek altın veriyor. Bu işlem sırasında Darphane, yaklaşık 14 gramlık bir miktarı "işçilik maliyeti" olarak kesiyor. Ancak şu anki yoğunlukta Darphane sırasının bir türlü gelmemesi, piyasadaki arzı tamamen kesti. KARABORSA FİYATI CEP YAKIYOR Darphane’den yeni altın gelmeyince esnaf, elindeki mevcut stokları veya piyasadan geri topladığı altınları döndürmeye çalışıyor. Bu durum, fiyatlarda çift başlılık yarattı. Kapalıçarşı’da gram altın tabelada 6 bin 878 lira görünse de, karaborsaya düşen altına bu fiyattan ulaşmak imkansız hale geldi. Fiili satışların 6 bin 800 lira seviyelerinden yapıldığı belirtilirken, piyasadaki "yokluk" vatandaşın cebinden daha fazla para çıkmasına neden oluyor. HALKIN BİRİKİMİ 'SIRA' BEKLİYOR Piyasa analistleri, arzın talebi karşılayamadığı bu süreçte en büyük zararı tüketicinin gördüğüne dikkat çekiyor. Güvenli liman arayışındaki milyonlar, tabeladaki rakamların çok üzerinde fiyatlarla işlem yapmak zorunda kalıyor. Darphane ve kuyumcular arasındaki bu "teslimat" krizi çözülmediği sürece, altındaki karaborsa düzeninin devam etmesinden endişe ediliyor.

Selçuk Geçer tarih verdi: Hazır olun… Haber

Selçuk Geçer tarih verdi: Hazır olun…

Ekonomi dünyasının keskin yorumlarıyla tanınan ismi Selçuk Geçer, altın piyasalarındaki durgunluğun fırtına öncesi sessizlik olduğunu iddia etti. Mevcut risklerin altını agresif bir yükselişe hazırladığını belirten Geçer, yatırımcıları heyecanlandıracak bir hedef fiyat verdi. Altının 5.000 dolar sınırındaki seyrini değerlendiren Geçer, jeopolitik ve ekonomik risklerin artışına dikkat çekti. Geçer, "Altının bu koşullara rağmen halen 5.000 dolar seviyelerinde olması bize tek bir şeyi gösteriyor: Altın beklemede. Bu belirsizlikler, önümüzdeki süreçte fiyatların çok daha agresif bir şekilde yukarı gideceğinin işareti, hazır olun" dedi. Merkez bankalarının faiz artırımı beklentileri nedeniyle altın ve gümüşte kısa süreli satışlar görülebileceğini ifade eden Geçer, bu durumun kalıcı olmayacağını savundu: "Faiz artırımı beklentisiyle satış geliyor ancak bu sürdürülebilir değil. Bu tablo dünyada stagnasyonu ve krizi işaret ediyor. Tüm bu kriz senaryolarının tek bir sonucu var: Altın fiyatlarının yeniden ve hızlı yükselişi." Geçer, yatırımcıların en çok merak ettiği "Rakam ne olur?" sorusuna ise ezber bozan bir yanıt verdi. Yükselişin kademe kademe gerçekleşeceğini vurgulayan Geçer'in yol haritası şöyle: “İlk kritik eşik, 5.500 doların kırılması, ara hedef 7.000 dolar seviyesi. 7 bin dolar son nokta değil. Muhtemelen bir yıl sonra 10.000 doları konuşuyor olacağız.” Bu tahminlerin kısa vadeli (bugünden yarına) olmadığını hatırlatan ünlü ekonomist, sürecin bir yıla yayılabileceğini ve piyasada oluşan havasının bu yönde evrildiğini de sözlerine ekledi. NOT: Bu haberde yer alan bilgiler yatırım tavsiyesi değildir. Kaynak: Yeniçağ

İcra dosyaları 24 milyonu aştı Haber

İcra dosyaları 24 milyonu aştı

Ekonomi yönetiminin enflasyonu dizginlemek amacıyla sürdürdüğü sıkılaştırma politikaları, ticari hayatta kapanan işyeri sayılarını artırırken, borç ödeme kapasitesindeki düşüşü de gün yüzüne çıkarıyor. UYAP (Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi) verilerinden derlenen istatistikler, Türkiye’nin hukuki ve ekonomik bir "dosya yükü" ile karşı karşıya olduğunu gösteriyor. GÜNLÜK DOSYA ARTIŞINDA REKOR SEVİYELER Ekonomim'in haberine göre, icra dairelerine gelen yeni dosyaların, sonuçlandırılanlardan düşülmesiyle elde edilen net veriler, 2026’nın ilk çeyreğinde ivmenin yukarı yönlü olduğunu kanıtlıyor: Ocak Ayı: Toplam dosya sayısı 24 milyon 140 bine ulaştı. Günlük ortalama dosya artışı 4 bin 689 olarak kaydedildi. Şubat Ayı: 28 gün süren Şubat ayında tablo ağırlaştı. Günlük ortalama dosya sayısı 6 bin 498’e çıkarak son yılların en yüksek seviyesini gördü. Savaş Etkisi (28 Şubat - 11 Mart): ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarının başladığı tarihten itibaren geçen sadece 11 günde, sisteme 80 bin 529 yeni dosya eklendi. ON YILDA 15 MİLYONDAN 24 MİLYONA: TARİHSEL YÜKSELİŞ İcra dosyalarındaki artış grafiği, son on yıldaki ekonomik dalgalanmaların bir özeti niteliğinde. 2016 yılında 15,2 milyon olan dosya sayısı, 2019 yılında ilk kez 20 milyon sınırını aşmıştı. 2023 yılında 2 bin liranın altındaki alacakların silinmesiyle yaşanan geçici rahatlamaya rağmen, rakamlar bugün itibarıyla 24 milyon 402 bin ile tarihi zirveye yerleşmiş durumda. Kaynak: Ekonomim

Akaryakıta bu gece çifte zam Haber

Akaryakıta bu gece çifte zam

Küresel enerji piyasalarında yaşanan Katar LNG ve petrol tedariki krizlerinin faturası, Türk tüketicisine yansımaya devam ediyor. Savaşın ilk günlerinde devreye sokulan ve akaryakıttaki fahiş artışların yüzde 75'e varan kısmını devletin (Hazine'nin) üstlenmesini sağlayan Eşel Mobil sistemi, yeni zam dalgasına karşı yeniden çalıştırıldı. Ancak ham petrol fiyatlarındaki durdurulamaz yükseliş, pompaya yansıyan net zamların önüne geçemedi. Sektör kaynaklarından alınan bilgiye göre; 6 Mart Cuma gününü 7 Mart Cumartesi'ye bağlayan gece yarısı saat 00:01'den itibaren geçerli olmak üzere hem benzine hem de motorine yeni zamlar geliyor. DEVLET NE KADARINI KARŞILADI, POMPAYA NE KADAR YANSIYACAK? Uygulanan Eşel Mobil sistemi kapsamında, bu geceki zamların büyük bir kısmı yine ÖTV'den feragat edilerek Hazine tarafından karşılanacak. Detaylar şu şekilde: BENZİN: Toplamda gelmesi gereken 2,18 TL'lik zammın 1,63 TL'si ÖTV'den (devlet tarafından) karşılanacak. Vatandaşın pompada ödeyeceği net zam miktarı 55 kuruş (0,55 TL) olacak. MOTORİN (DİZEL): Toplamda gelmesi gereken 4,55 TL'lik zammın 3,41 TL'si ÖTV'den karşılanacak. Vatandaşın pompada ödeyeceği net zam miktarı ise 1,14 TL olacak. MOTORİN 70 LİRAYA DOĞRU KOŞUYOR Bu gece yarısı pompaya yansıyacak 1,14 TL'lik artışın ardından, motorin fiyatları Türkiye'nin dört bir yanında tarihi zirvelerini yenileyecek. Dağıtım şirketlerine göre küçük değişiklikler göstermekle birlikte, yeni zamlı fiyatlarla bir litre motorin: Ankara'da: 65,80 TL İzmir'de: 66,07 TL Antalya'da: 67,13 TL Batman'da: 67,37 TL Hakkari'de: 67,51 TL seviyesine çıkacak. EKONOMİK YÜK AĞIRLAŞIYOR Ekonomi analistleri, Eşel Mobil uygulaması olmasaydı motorin fiyatlarının bugün itibarıyla 70 Lira sınırını çoktan aşmış olacağına dikkat çekiyor. Devletin sadece bu geceki zamda motorin başına 3,41 TL'lik vergiden vazgeçmesi, bütçe dengeleri üzerindeki yükü giderek ağırlaştırıyor. Merkez Bankası'nın kuru tutmak için sadece bir haftada 12 milyar dolar harcamasının ardından, Hazine'nin ÖTV kayıplarının da milyarlarca lirayı bulması, savaşın Türkiye ekonomisi üzerinde yarattığı "çift yönlü" maliyeti gözler önüne seriyor. Kaynak: karar

Mayıs’tan Sonra Mayıs’tan Sonra Cebiniz Yanıyor! Bu Ürünlere Zam Geliyor... Haber

Mayıs’tan Sonra Mayıs’tan Sonra Cebiniz Yanıyor! Bu Ürünlere Zam Geliyor...

Gıda Fiyatları Yükseliyor 2026’nın ilk aylarında gıda fiyatları aylık bazda en hızlı artan kategori oldu. Gıda ve alkolsüz içecekler, tüketici enflasyonuna en büyük katkıyı yaptı. Bugün açıklanan TEPAV verilerine göre ise şubat ayında gıda fiyatları tek ayda %6,7 gibi son iki yılın en yüksek artışını gösterdi. Bu hızlı yükseliş, özellikle temel besin maddelerinde fiyat baskısını artırıyor. Uzmanlar, bu trendin Mart–Mayıs döneminde de sürmesi ve mayıs sonrasında halkın günlük harcamalarına daha sert şekilde yansımasını bekliyorlar. Enerji Giderleri de Riskli Enerji fiyatları ocak ayında aylık artış gösterse de yıllık bazda yüksek seyretti. Bu durum, hem hane halkı faturalarında hem de üretim maliyetlerinde yeni zam baskısı oluşturabilir. Özellikle elektrik, doğalgaz ve ulaşım maliyetlerindeki artışın ödeme güçlüğü yaşayan ailelerde ek yük oluşturacağına dikkat çekiliyor. Kira Artışları da Kapıda Türkiye’de konut ve ticari kira artış oranları, önceki yıllarda yüksek seyretti. Yıllık enflasyon, kira zam tavanlarını belirleyen göstergeler arasında yer alıyor ve bu veriler kira fiyatlarında yeni artışlara işaret ediyor. Analistler, mayıs sonrası dönemde kiraların da yeni zamlarla gündeme gelebileceğini söylüyorlar. Piyasa Beklentileri: Enflasyon Düşüşü Yavaşlıyor Merkez Bankası ve ekonomi çevreleri enflasyonun orta vadede düşeceğini tahmin ediyor; ancak enflasyon beklentileri ve halkın enflasyon algısı hâlâ yüksek seyrediyor. Bu da fiyat artışlarının sandığı kadar hızlı gerilemeyebileceğinin bir işareti olarak yorumlanıyor. Tüketici İçin Önemli Mesaj Mayıs 2026’dan sonra, günlük yaşamda tüketilen ürünlerin fiyat etiketlerinde belirgin artışlar görebiliriz. Gıda, enerji ve kira bu artışların en çok hissedileceği kalemler olarak öne çıkıyor. Aylık bütçe planlaması yapan herkesin, bu döneme hazırlıklı olması tavsiye ediliyor.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan sanayiye yeni destek paketi müjdesi... Kabine sonrası net mesajlar Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan sanayiye yeni destek paketi müjdesi... Kabine sonrası net mesajlar

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kabine Toplantısı sonrasında gerçekleştirdiği "Millete Sesleniş" konuşmasında turizmdeki rekor seviyeleri ve imalat sanayine yönelik 100 milyar TL'lik finansman desteğini açıkladı. Erdoğan, Suriye'deki barış ve istikrarın Türkiye için vazgeçilmez olduğunu önemle belirtti. Başkan Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Kabine Toplantısı sonrasında ekonomi, turizm ve dış politika konularında önemli açıklamalar yaptı. Kendisinin ifade ettiğine göre, 2025 yılında turizm gelirleri yüzde 6,8 artarak 65,2 milyar dolara ulaştı ve bu, tüm zamanların en yüksek seviyesi olarak kaydedildi. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Kabine Toplantısı sonrasında yaptığı açıklamalarda: “2025 yılında turizm gelirimiz yüzde 6,8 oranında artarak 65,2 milyar dolara çıktı. Bu rakam, 64 milyar dolarlık hedefimizi aşarak bir rekor kırdı.… pic.twitter.com/HxErHcIxxR — T.C. İletişim Başkanlığı (@iletisim) February 2, 2026 Kişi başına düşen gecelik harcamalarda da rekor kırıldığını söyleyen Erdoğan, “2025'te yabancı turistlerin kişi başı gecelik harcaması yüzde 5,2 oranında artarak 114 dolara çıktı. Bu tüm ziyaretçiler için ortalama 100 dolara denk geliyor” diye ekledi. Ziyaretçi sayısının 2002'de 13 milyon iken 2025'te 63,9 milyona ulaştığını hatırlatan Erdoğan, 2026 hedefinin 68 milyar dolarlık turizm geliri olduğunu açıkladı. Ekonomi alanında olumlu gelişmeler kaydedildiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, Merkez Bankası rezervlerindeki artışa dikkat çekti. Erdoğan, “Göreve başladığımızda 27 milyar dolar olan rezervlerimiz, geçtiğimiz hafta itibarıyla 215,6 milyar dolara yükseldi” dedi. İMALAT SANAYİNE 100 MİLYAR LİRALIK DESTEK Başkan Erdoğan, imalat sanayine yönelik yeni bir destek paketini açıkladı. Tüm imalat sanayi işletmelerine açık olan 100 milyar lira büyüklüğünde uygun koşullu bir finansman paketi devreye alındı. Paket, 6 ay boyunca anapara ödemesiz olacak ve 36 aya kadar vadeli olacak. Erdoğan, finansman maliyetlerinin piyasa koşullarının altında olacağını vurgulayarak, işletme başına 50 milyon liraya kadar kredi imkanı sunulacağını belirtti. Paket kapsamında kredi kefalet desteği de sağlanacak; bu, KOBİ’lerin teminat sorunu yaşamadan faydalanabileceğini ve istihdamı koruyan KOBİ’lerin KOSGEB aracılığıyla 10 puan indirim alabileceğini ifade etti. SURİYE MESAJI: TEK DEVLET, TEK ORDU, TEK SURİYE Konuşmasında dış politikaya da değinen Erdoğan, Türkiye'nin bölgede barış, huzur ve istikrar arayışlarında olduğunun altını çizdi. Suriye’de iç barışın sağlanmasını içtenlikle arzu ettiklerini ekledi ve "Arap, Kürt, Türkmen, Nusayri, Hristiyan fark etmeksizin, tüm Suriye halkının barış içinde yaşadığı bir komşu görmek istiyoruz" dedi. Erdoğan, Suriye'nin toprak bütünlüğünü ve siyasi birliğini garanti altına alan her adımın Türkiye için makul ve kabul edilebilir olduğunu, kuzey Suriye sorununun "tek ordu, tek devlet ve tek Suriye" prensibiyle, barışçıl bir şekilde çözülmesinin önemini vurguladı. Erdoğan, Suriye hükümeti ve SDG arasında sağlanan anlaşmaları bu temel üzerinden değerlendirdiklerini söyledi ve "Her kim bu süreci aksatmaya çalışırsa bu süreç altında kalacaktır. Terörden medet umanlar asla başarılı olamayacaktır" diye ekledi. Erdoğan, anlaşmaların hızlıca uygulanması gerektiğini dile getirerek, yeni dönemin Suriye halkı için barış, kalkınma ve refahla dolu olmasını umduğunu ifade etti.

Kredi ve kredi kartı borç yapılandırması nasıl olacak? Haber

Kredi ve kredi kartı borç yapılandırması nasıl olacak?

Finansal İstikrar Komitesi'nde bireysel kredi kartı ve ihtiyaç kredilerine ilişkin düzenlemeler yapılacağı sinyalleri geçtiğimiz hafta açıklanmış ve ekonomi dünyasında gündem olmuştu. Milyonlarca kredi kartı ve ihtiyaç kredisi kullanan kişileri ilgilendiren kredi yapılandırması açıklandı. Kredi kartı ve ihtiyaç kredisi yapılandırması için bazı şartların oluşması gerekiyor. Kredi kartı borcunun dönem borcunu kısmen ya da tamamen ödenmemiş olması gerekiyor. Başka bir deyişle kredi kartının asgarisini ödeyen ya da hiç ödeme yapamayan kişiler yapılandırmadan yararlanacak. İhtiyaç kredisinde ise 30 günden fazla gecikmiş ihtiyaç kredisi ödemesi bulunanlar yapılandırmadan yararlanacak. Buna da örnek vermek gerekirse aylık ödemesi 20 bin lira olan ihtiyaç kredisinin taksiti bir ay içinde ödenmemişse yapılandırmadan yararlandırılacak. YAPILANDIRMA NASIL OLACAK? Yapılandırma için yüzde 3,11 oranında faiz uygulanacak ve diğer vergiler olan BSMV,KKDF dahil edilecek. Yapılandırmaya 3 ay içinde başvurulacak ve 48 ay vadeyle sınırlı olacak. Kredi kartı yeniden yapılandırma borcunun yüzde ellisi ödeninceye kadar ilgili bankaca, kart hamiline tahsis edilen kredi kartlarının limitinin arttırılmaması şartı getirildi. Yeniden yapılandırma tutarının kredi kartı limitini aşması halinde, yapılandırma tutarının kart limitini aşan kısmı limit aşımı olarak değerlendirilmeyecek. AYLIK ÖDEMELER NE KADAR OLUR? 50 bin liralık kredi ya da kredi kartı borcu olan birisi 12 ay vadede yüzde 3,11 faiz oranıyla yapılandırma yaptığında aylık ödemesi 5 bin 340 lira, 100 bin lira için aynı şartlar altında 10 bin 681 lira, 500 bin lira için 53 bin 409 lira, 1 milyon lira için 47 bin 520 lira ödeme çıkıyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.