Hava Durumu

#Futbol

Haberin Analizi - Futbol haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Futbol haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Akın Gürlek'ten dikkat çeken açıklama! Haber

Akın Gürlek'ten dikkat çeken açıklama!

İşte Gürlek'in açıklamaları; Göreve başlayalı iki hafta olduğunu, yargının sorunlarını bildiğini ifade eden Gürlek "Yargıdaki en temel eleştiri yargılamalar uzuyor. Vatandaş artık icraat istiyor. Geciken davalardan mağdur vatandaşlarımızın sorunlarının hemen devreye girmesini istiyorum" dedi. Gürlek, Hakimler ve Savcılar Kurulu'nda (HSK) bir değişiklik olmayacağını da söyleyip “HSK'daki görevim bir sıfat, oylamasına katılamıyorum. Üyeler belirlendi, tekrar bir değişiklik olmaz” diye konuştu. "KİŞİYE ÖZEL DÜZENLEME OLMAZ" Çözüm sürecine ilişkin de konuşan Gürlek "Şu anda çok güzel gidiyor bu sürecin meyvelerini toplama aşamasına geldik. Bundan sonra Meclis yasal adımlar atacak. Önce örgütün silah bıraktığını tespit edilmesi lazım” ifadelerini kullandı. İnfaz ve terörle mücadele kanununda düzenleme yapılabileceğini belirten Adalet Bakanı “Kişiye özel düzenleme olmaz” dedi. "BÜTÜN MAÇLAR İNCELENİYOR" Gürlek ayrıca yasa dışı bahis, şike, uyuşturucu soruşturmaları ve sosyal medya düzenlemesine dair şu mesajları verdi: - Maalesef herkes bunu oynuyor. Yurt dışında bahis siteleri var. İlk başta öğrenci hesaplarını kullandılar, kiraladılar. Yasa dışı bahiste panel yönetimi var mutlaka paranın sisteme girebileceğin bir yöntem olması gerekiyor. Bu para Türkiye'ye geldiği zaman kara para olarak geliyor. Bu para vergiye tabi değil. - 81 il başsavcımıza genelge gönderdim yasa dışı bahis sanal kumar konusunda mücadelemiz devam edecek. Cezaların az olduğunu gördük. Bataklığı kurutmamız lazım. Yasa dışı bahis kolay para tuzağı. Futbolun temiz olması lazım. Bütün futbol maçları inceleniyor. Mahkemeler iddianameleri kabul etti, yargılama başlıyor. Şike ile mücadeleye dair özel bir ekip kurmak istiyorum. Yasa dışı bahis, şike ile ilgili tüm başsavcılıklarda özel bir birim kurmayı düşünüyorum. UYUŞTURUCU OPERASYONLARI: DOSYALAR DELİLLİ, DEVAMI GELECEK - İstanbul'da dört tane kokain ana dağıtıcısının iki tanesi yakaladık İspanya'da yakalanan 10 ton gemi vardı Türkiye'de operasyon yaptık. Dünyada Türkiye'ye uyuşturucu getiren bütün kartelleri biliyoruz. Dosyaların hepsi delilliydi. Uyuşturucu operasyonlarının devamı gelecektir. İstanbul'da parti yapanları teşvik edenleri aldık. Birkaç otele, mekanlara operasyon yaptık. Sonuna kadar gideceğiz bu bataklığı kurutmamız gerekiyor. SOSYAL MEDYADAKİ ANONİM HESAPLAR: SORUMLULUĞU TAŞINMALI Sosyal medyada anonim hesaplar var. Sahte hesap açılmaması lazım. 15 yaşını tamamlamış kişiler hakkında Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığımız çalışma yapıyor. Bir kişi hesap açıyorsa bunun sorumluluğunu taşımalı. Anonim olarak kullanılan hesaplara süre vereceğiz. Örneğin 4 ay içerisinde ya gerçek hesaba geç ya da senin hesabın kapatılacak diyeceğiz.

Futbol kulübü yöneticilerine yasa dışı bahis ve şike operasyonu Haber

Futbol kulübü yöneticilerine yasa dışı bahis ve şike operasyonu

Türk futbolunda yürütülen “bahis” soruşturmasında yeni bir operasyon dalgası gerçekleştirildi. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından sürdürülen soruşturma kapsamında bu sabah önemli bir gelişme yaşandı. Yapılan incelemelerde, bahis hesabı bulunduğu belirlenen ve yöneticisi olduğu takım ile başka bir takım arasında oynanan futbol müsabakası sırasında rakip takıma bahis yaptığı tespit edilen şüpheliler hakkında işlem başlatıldı. 33 ŞÜPHELİ HAKKINDA GÖZALTI KARARI Bu kapsamda, 6222 sayılı Sporda Şiddet ve Düzensizliğin Önlenmesine Dair Kanun’un 11. maddesine muhalefet ettikleri iddiasıyla 33 şüpheli hakkında gözaltı kararı verildi. İstanbul merkezli olarak 10 farklı ilde, 33 ayrı adrese eş zamanlı operasyon düzenlendi. Gerçekleştirilen baskınlarda 32 kişi gözaltına alınırken, 1 kişi hakkında da yakalama çalışmalarının sürdüğü belirtildi. BAŞSAVCILIKTAN AÇIKLAMA GELDİ Yeni operasyonda dair İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'ndan da açıklama geldi. Açıklamada şu ifadeler kullanıldı: "İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen ve kamuoyunda “FUTBOLDA BAHİS-ŞİKE” olarak bilinen soruşturma kapsamında, profesyonel futbol liglerinde mücadele veren futbol kulüplerinin yöneticileri hakkında yapılan araştırma sonucunda; bahis hesabı bulunduğu tespit edilen ve özellikle yöneticisi olduğu takım ile başka bir takım arasındaki futbol müsabakası sırasında rakip takıma bahis oynadığı tespit edilen 33 şüpheli hakkında 6222 sayılı SPORDA ŞİDDET VE DÜZENSİZLİĞİN ÖNLENMESİNE DAİR KANUN’un 11.maddesine muhalefet iddiası ile 20.02.2026 tarihinde İstanbul merkezli 10 farklı ilde 33 farklı adreste eşzamanlı olarak arama el koyma işlemi yapılarak gözaltı tedbiri uygulanmıştır. Operasyon neticesinde 32 şüpheli yakalanmış olup diğer 1 şüpheli hakkında arama çalışmaları devam etmektedir. Türk futbolunda şike iddiaları ve toplumun kanayan yarası olan yasadışı bahis suçlarına karşı kararlı mücadele doğrultusundaki titiz çalışma aralıksız bir şekilde sürdürülmektedir. Kamuoyunun bilgisine saygı ile duyurulur."

Fatih Altaylı'dan bomba kulis Haber

Fatih Altaylı'dan bomba kulis

Silivri’de 190 gün tutuklu kalan Altaylı, kişisel internet sitesinde yayımladığı köşe yazılarına geri döndü. Altaylı, son yazısını 1 Aralık 2025’te yayımlamıştı. Altaylı’nın yazıları, tutuklu kaldığı dönemde editörü tarafından YouTube kanalında da okunuyordu. Altaylı, aylar sonra yazdığı ilk yazısına “CHP Keçiören Belediye Başkanı’na teşekkür etmeliydi” başlığını attı. Altaylı, Özarslan’ın istifasının CHP’nin aleyhine değil, lehine olduğunu savundu. İddiaya göre Ekrem İmamoğlu’nun adaylığının engellenmesi ihtimalinde, adı öne çıkan Mansur Yavaş’a dönük olası bir “yolsuzluk operasyonu” Keçiören üzerinden kurgulanabilirdi. Altaylı'ya göre; Özarslan’ın istifası ve AKP'ye geçiş ihtimali, Yavaş açısından “riski azaltan” bir gelişmeydi. SEÇİM İÇİN İKİ ŞART Altaylı, erken ve baskın seçim tartışmalarına da değindi. Seçimin olabilmesi için, Ekrem İmamoğlu’nun adaylığını “kesin” biçimde engelleyecek bir yargı kararının çıkması ve Mehmet Şimşek’in görevden ayrılması gerektiğini yazdı. Altaylı, şunları ifade etti: "Ekrem İmamoğlu’nun seçime katılamaması kesinleşmeden seçim olmaz. Bu gerek şart ama yeter şart değil. Bir diğer önemli emare ise Mehmet Şimşek’in kabine dışı kalması. Mehmet Şimşek ekonomiden sorumlu bakanlık koltuğunda otururken AK Parti seçime gitmez. Eğer bir seçim olacaksa, en az altı ay öncesinde Mehmet Şimşek görevden affını ister ve yerine gelecek Bakan, ismi hiç önemli değil, muslukları açar, zamlar yapılır, gerekli gereksiz tüm yatırımlar onaylanır, seçim ekonomisine geçilir. Bu ikisi olmadan seçim falan olmaz." BOMBA MEHMET ŞİMŞEK KULİSİ Altaylı, yazısında Mehmet Şimşek’le ilgili dikkat çeken bir kulis de paylaştı. Buna göre Şimşek’in yurt dışı ziyareti sırasında, diğer bakanlar apar topar “ödenek, yatırım, kadro” taleplerini imzalatmaya çalıştı. Altaylı, şunları yazdı: "Geçen hafta kabine toplantısı vardı ve Mehmet Şimşek, çeşitli toplantılar için yurt dışında olduğundan toplantıya katılamadı. Bu durum bilindiği için kabine toplantısı öncesi tüm bakanlar arasında şöyle bir mesaj trafiği yaşandı. “Herkes imzalanacak ne kadar ödenek talebi, yatırım talebi, kadro tahsis talebi varsa getirsin. Hazır Şimşek yokken hepsi imzalanır.” Hangi bakanlar ne getirdi, neler imzalandı bilmiyorum. Ama Şimşek’in yokluğunun kabinede böyle bir heyecan dalgası yarattığını biliyorum" Öte yandan Altaylı'nın yazısı da şöyle: "Uzun bir aradan sonra yeniden yazmaya başlamak kolay değilmiş. Tıpkı ciddi bir sakatlıktan dönen sporcular gibi… Ama başlamak lazım, sonsuza kadar düz koşu yapacak halimiz yok. Form kazanmak zaman alabilir ama sahaya çıkmak bunun ilk şartı. Bugün sahalara dönüyoruz. Aslında birikmiş çok şey var yazacak ama öncelikle gündemden düşmek üzere olan bir konuyu yeniden konuşmak lazım. Ankara Keçiören’in CHP’li belediye başkanı Mesut Özarslan’ın CHP’den istifa edip, AK Parti’ye katılamaması epey konuşuldu. Özellikle de CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in müstafi CHP’li başkana mesajları ilgiyle takip edildi. Küfür yoktu belki de ama oldukça ağır mesajlardı. Hak edilmemiş olduklarını söylemek güç. Özel biraz da aldatılmışlık hissi ile ağır cümleler sarf etmiş Özarslan’a. Türk siyasetinin son yıllarındaki genel seviyeye uygun laflar aslında, “Aaa, bunlar nasıl cümleler” diyecek halim yok. Son 20 yılda neler neler duydu bu kulaklar, Özgür Özel’inkiler hafif bile kalır. Ancak ben Özgür Bey’in Mesut Özarslan’a bu kadar kızmasını garipsedim. Çünkü aslında Keçiören Belediye Başkanı’nın istifası CHP’nin aleyhine değil, lehine bir gelişmeydi. Hem partiyi hem de partinin önemli isimlerinden, cumhurbaşkanlığı adaylığının ikinci ama güçlü adayı Mansur Yavaş’ı rahatlatacak bir istifa idi. Keçiören Belediye Başkanı’nın CHP’den istifası, hele hele bir de AK Parti’ye katılması, CHP ve Yavaş açısından duble kaymaklı ekmek kadayıfı idi. Niyesini merak ediyorsanız anlatacaklarımı dinleyin lütfen. Biliyorsunuz, cezaevinde bulunduğum 7 aya yakın süre boyunca muhalefet siyasetçileri ile normal hayatta görüşmediğim kadar çok görüştüm. Ekrem İmamoğlu’nun adaylığının engellenmesi halinde, CHP’nin alternatif cumhurbaşkanı adayının Mansur Yavaş olma ihtimalinin çok yüksek olduğu hepinizin malumu. Ancak CHP içinde de Yavaş’ın aday olmaktan çekindiği, daha doğru bir tabirle “tırstığı” yolunda genel bir kanaat hakim. Bu “çekingenliğe” hak vermiyor da değiller. İmamoğlu’nun başına gelenlerden sonra, adaylığının açıklanması durumunda Yavaş’ın da bir operasyona tabi tutulacağından kimsenin kuşkusu yok. Bunun da üç beş dandik konser soruşturması ile olması mümkün değil. Polis derneklerine sanatçıların neredeyse bedava verdiği konserlerin ücretleri ile belediyelere kesilen faturaları karşılaştırıp, oradan bir sonuç çıkarmak suretiyle Yavaş’ın engellenemeyeceği aşikar. Oradan çıksa çıksa birkaç açgözlü bürokratın yapım şirketleri üzerinden nemalanması çıkar ki, Türkiye’nin ortamında buna kimse yolsuzluk gözüyle bakmaz. Mansur Yavaş’ı siyaset sahnesinden aşağı itmek için daha sağlam bir gereçle itelemek gerekir. Gerek CHP’deki gerekse diğer muhalif partilerdeki görüş, Mansur Yavaş’a yapılacak bir operasyonun en önemli manivelasının Keçiören Belediye Başkanı olacağı şeklindeydi. Kendisini oldukça temiz tutmayı başaran ve toplumu da bu konuda ikna eden Yavaş’a yönelik “yolsuzluk operasyonunun” Keçiören Belediyesi üzerinden başlayacağına ve Özarslan’ın Yavaş’a yakınlığı nedeniyle Yavaş’a bulaştırılacağından hemen herkes emindi. Keçiören Belediye Başkanı, Mansur Yavaş’ın yumuşak karnı, siyasi ve ahlaki temizliğinin üzerindeki leke, Yavaş’a sıçrayacak çamur, cumhurbaşkanlığının güçlü adayının sırtındaki kambur idi. Yavaş’ın cumhurbaşkanlığı adaylığı engellenecekse, bunun anahtarı Keçiören’di. Özarslan’ın CHP’den istifası ve hele hele AK Parti’ye katılarak, Çerçioğlu benzeri bir dokunulmazlık kazanması CHP’nin ve Yavaş’ın isteseler sahip olamayacakları bir avantaj, bir çıkar yoldu. Körün istediği bir gözdü, Özarslan’ın istifası ve hele hele AK Parti’ye katılımı Allah’ın verdiği iki göz olacaktı. Mansur Yavaş’ın lehine bundan daha iyi bir gelişme olamazdı. Bu nedenle, Özgür Özel’in Keçiören Belediye Başkanı’na bu kadar kızmasına, bu kadar hakaret etmesine şaşırdım. Bu istifaya hakaret değil, teşekkür edilmeliydi. “Mesut Bey sağ olun. Mansur Bey’in adaylığına büyük destek sağladınız. Ne kadar teşekkür etsek azdır” mesajı yollanmalıydı. Zaten muhtemelen bu yüzden CHP’den gelen herkese kapısını ardına kadar açan, pis mi temiz mi bakmayan AK Parti, Mesut Özarslan’a aynı hevesle yaklaşmadı. Beklenenin aksine Özarslan kapağı iktidar partisinin “güvenli” ve “dokunulmaz” kucağına atamadı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, ilk grup toplantısında Özarslan’a AK Parti rozeti takmadı. Çünkü hâlâ Keçiören’in çamuru, Yavaş’ın setresine bulaşacak en önemli pislik. Bunu da herkes biliyor… Seçimi ne haber verir? CHP haklı olarak seçim istiyor. Kimileri de kabinedeki değişikliklerden yola çıkarak iktidarın baskın bir erken seçim yapacağından söz ediyor. Medyadaki çok bilmişler de bu ihtimali gündeme getirince, beni gören herkes de her şeyi bildiğim zannıyla “AK Parti baskın seçim yapacak mı?” diye soruyor. AK Parti’nin, parti yönetiminin ne yapacağını bilemem ama bir baskın seçim yapmayacağını bilmek için alim olmaya ya da müthiş bir istihbarat ağı ile Saray kulislerine hakim olmaya gerek yok. İktidarın seçime gitmesi için iki şey lazım ve bunu bilmek seçim olup olmayacağı ile ilgili öngörü için yeterli. Bunlardan birincisi, Ekrem İmamoğlu ile ilgili davalardan birinin kesinleşmesi lazım. Yani ya diploma iptalinin ya da siyasi yasak getiren mahkeme kararlarından birinin. Ekrem İmamoğlu’nun seçime katılamaması kesinleşmeden seçim olmaz. Bu gerek şart ama yeter şart değil. Bir diğer önemli emare ise Mehmet Şimşek’in kabine dışı kalması. Mehmet Şimşek ekonomiden sorumlu bakanlık koltuğunda otururken AK Parti seçime gitmez. Eğer bir seçim olacaksa, en az altı ay öncesinde Mehmet Şimşek görevden affını ister ve yerine gelecek Bakan, ismi hiç önemli değil, muslukları açar, zamlar yapılır, gerekli gereksiz tüm yatırımlar onaylanır, seçim ekonomisine geçilir. Bu ikisi olmadan seçim falan olmaz. Diyeceksiniz ki, Mehmet Şimşek bu kadar önemli mi! O zaman geçin alttaki yazıya… Hazır Şimşek yokken Geçen hafta kabine toplantısı vardı ve Mehmet Şimşek, çeşitli toplantılar için yurt dışında olduğundan toplantıya katılamadı. Bu durum bilindiği için kabine toplantısı öncesi tüm bakanlar arasında şöyle bir mesaj trafiği yaşandı. “Herkes imzalanacak ne kadar ödenek talebi, yatırım talebi, kadro tahsis talebi varsa getirsin. Hazır Şimşek yokken hepsi imzalanır.” Hangi bakanlar ne getirdi, neler imzalandı bilmiyorum. Ama Şimşek’in yokluğunun kabinede böyle bir heyecan dalgası yarattığını biliyorum. Deli mi satılmış mı! Biliyorsunuz, sporla daha doğrusu futbolla eskisi gibi ilgilenmiyorum. Futbolun hali, kalitesizliği bir yana Federasyonu’nun başkanının böyle bir tip olduğu bir sporla ilgilenmek zaten zül. Cem Yılmaz’ın oğlu Kemal gibi ben de “İngiliz ligi”ni takip ediyorum daha çok. Ancak bu durum, Galatasaray taraftarı olduğunu söyleyen güruhun saçma sapan tavırlarını görmeme engel olmuyor. Galatasaray’ın taraftar grubu hakkındaki fikirlerimi zaten biliyorsunuz, bununla ilgili söylemlerim internette gezip duruyor. Ama durum giderek daha berbat bir hal alıyor. Bu gruplar bir süreden beri “Okan Buruk istifa, yönetim istifa” diye sosyal medyada örgütleniyor. Bu şuursuz kitlenin maksadını anlamak ve bu talebi anlamlandırmak mümkün değil. Galatasaray futbol takımı son 3 yıl üst üste şampiyon olmuş. En önemli rakibi, Türkiye’nin en güçlü, en zengin ailesinin bir ferdini başkan yaparak Galatasaray’la mücadele etmek istemiş, olmamış. Ali Koç başarılı olamadığı için kongresi tarafından yollanmış. Futbol takımına Avrupa’nın en iyi kadrolarından biri oluşturulmuş. Taraftarın isteği üzerine kulüp tarihinde ilk defa 75 milyon bonservis bedeli ile bir golcü alınmış. Banka borçları kapatılmış. Şampiyonlar liginde bir üst aşamaya çıkılmış ve Juventus’un elenmesi muhtemel. Hal böyle iken “Yönetim istifa, Okan Buruk istifa” demek için ya delirmiş olmak lazım. Ya da satılmış. Seçip beğenip alsınlar. NE ZAMAN İNSAN OLURUZ? Lafına kızıp fiiline sessiz kalmadığımız zaman."

Büyük memeli olmak sağlığı nasıl etkileyebilir? Haber

Büyük memeli olmak sağlığı nasıl etkileyebilir?

"Eskiden büyük memelerimin olduğu belli olmasın diye omuzlarım önde kambur bir şekilde yürürdüm. Bunu çok iyi hatırlıyorum çünkü çok ama çok utanmış hissediyordum." Arjantin'de bir akademisyen olan Raquel 2010 yılında meme küçültme ameliyatı olmaya karar verdi. Şimdi 52 yaşında olan Raquel, bu ameliyatın ona daha önce hiç hissetmediği bir "özgürlük hissi" verdiğini söylüyor. Büyük memelere sahip olmak dünyanın pek çok yerinde çekici bir özellik olarak görülse de gerçek, bu durumun kadınların sağlığı ve hayat kalitesi için önemli problemler yaratan bir etmen olabildiğini gösteriyor. Kronik bel ve sırt ağrısından baş ağrısına, duruş bozukluklarından uyku sorunlarına ve akıl sağlığı problemlerine kadar büyük memeler pek çok sağlık sorununa sebep olmakla ilişkilendiriliyor. Uluslararası Estetik Cerahi Derneği'nin (Inetrnational Society of Aestetic Plastic Surgery) yayınladığı son rakamlara göre 2024 yılında dünya genelinde 652,676 meme küçültme ameliyatı yapıldı. Brezilya 115,647 am Kaynak,Raquel: Raquel iki çocuğunu emzirirken memelerinin daha da büyüdüğünü anlattı. Raquel ergenlik yıllarından beri büyük memeleri sebebiyle sırt ağrısı çektiğini anlatıyor. Ancak Arjantin'de büyük memelere sahip olmanın çoğu zaman iyi bir özellik gibi algılandığını anlatan Raquel "çoğu kadın bana ne kadar şanslı olduğumu söylüyordu" diyor. "Şanslı değildim. Çok zorluk yaşadım. İlk gençlik yaşlarımda sıkıntı çektim daha sonra bir kadın ve anne olarak zorluk çektim" dedi. Hatta yıllarca vücudunu saklamak için kambur yürümekten kaynaklanan sırt ağrılarının hala devam ettiğini de ekliyor sözlerine. Aktif bir kişi olan Raquel yoga, Pilates yapmayı, spor salonuna gitmeyi sevdiğini belirtiyor. Ancak büyük memelere sahip olmanın getirdiği zorluklar onu spor yapmaktan da alıkoymuş. İngiltere Estetik Plastik Cerrahları Derneği (British Association of Aesthetic Plastic Surgeons) başkanı Dr. Nora Nugent, meme küçültme ameliyatı olmak isteyen kişilerin şikayetleri arasında ilk sırada hareket alanını kısıtlanması ve spor yapmakta zorluk çekme olduğunu söylüyor. "Fonksiyonel bir bakış açısıyla yaklaşacak olursak, büyük memeler ağırdır, sizi öne doğru çeker ve sırt ve boyuna yük oluşturur" diyor. "Ayrıca spor yapmayı da rahatsızlık verici bir hale getirir. Özellikle ölçüleri tam olan, destekleyici bir sütyen bulmak bayağı zordur" diye ekliyor. Raquel bazen memelerini destekleyebilmek için iki veya üç sütyeni üst üste giydiğini anlatıyor. Ayrıca ölçülerine uyan bir sütyen mali olarak da ek bir yük getiriyor. eliyatla ilk sırada yer alırken, Brezilya'yı 67 bin operasyon ile ABD, 38 bin ile Fransa, 32 bin ile Almanya, 25 bin ile Türkiye ve 22 bin operasyon ile Hindistan izledi. "Arjantinde büyük memeler için yapılan sütyenler oldukça pahalı oluyor" diyor. 'Özgür hissettim' Dr. Nugent, İngiltere'de hastalarının çoğunun her bir göğsünden 500 gr ile 800 gr arasında doku çıkardığını söylüyor. Daha büyük miktarlara rastladığını da anlatıyor. Dr. Nugent, "Bu tüm bedenin ağırlığıyla karşılaştığında büyük bir miktara denk düşmese de küçük bir alan için büyük bir miktardır" diyor. Kaynak,Raquel: Raquel doktorların memelerinden 2,5 kilo çıkardığını anlatıyor. Raquel'in ameliyatında doktorlar memelerinden toplamda 2,5 kilo çıkardı. "Ameliyattan sonra yerden bir şey almak için eğildiğimde ne hissettiğimi hatırlıyorum. Sanki başka bir beden gibiydi. Çok, ama çok özgür hissetmiştim" diye anlatıyor Raquel. İyi bir sütyenin gücü Profesör Johanna Wakefield-Scurr kronik meme ağrısı sebebiyle doktoruna gittiğinde doktoru ona ölçülerine iyi gelen bir sütyen alması tavsiyesini vermişti. Biomekanik uzmanı olan Wakefield-Scurr, bir sütyeni iyi yapan özellikleri araştırmaya karar verdi. "Bir sütyene neden ihtiyacımız olduğu hakkında çok az şey bildiğimizi farkettim. Sütyenlerin faydası nedir, bir sütyen nasıl olmalıdır" diyor Profesör. "Bunun yerine sütyenler fonksiyonel, bir amaca hizmet eden, sağlık faydaları olan bir kıyafetten daha çok bir aksesuar gibi algılanıyor" diyor ve ekliyor: "Bu beni bayağı hayal kırıklığına uğratmıştı." Bu durum onu Portsmouth Üniversitesinde meme sağlığı konusunda bir araştırma grubu kurmaya itmiş. Meme kanseri için kişisel aşılara ne kadar yakınız? Takımı, ölçüleri tam oturmayan sütyen giymenin dört olumsuz sonucunu tespit etmiş: ağrı, deri ve dokunun gerilmesi ve zarar görmesi, nefes alma şeklinde ve kalp atış sıklıklarında değişiklikler ve fiziksel aktivitede engel oluşturması. "Eğer büyük memeleriniz varsa, ve yukarı aşağı zıplıyorsa, bu gerçekten nefes alışınızı ve nasıl nefes aldığınızı etkiliyor. Aynı zamanda yere ne kadar kuvvet uyguladığınızı da değiştiriyor. Bu bir şekilde tüm vücut fonksiyonunuzu etkiliyor" diyor. Kaynak,UEFA: Portsmouth Üniversitesindeki araştırma ekibi İngiliz futbol takımının formalarında doğru sütyeni bulmasında yardımcı oldu. Yıllar süren araştırma ve deneylerin sonucunda araştırma ekibi egzersizler sırasında memelerin sekiz farklı örüntüde hareket ettiğini bulmuş. Meme ağrısını azaltmak için en kilit noktanın ise hareketi yavaşlatmak olduğunu tespit etmişler. Ekip şimdi İngiltere'nin kadın futbol takımı ve dünya çapındaki golfçüler gibi elit atletlerle çalışıyor, onlar için en iyi sütyeni tasarlamaya çalışıyorlar. "FA, World Rugby gibi organizasyonların kadın atletler için kurulan sağlık inisiyatiflerini desteklediğini görüyoruz. Bu beş yıl önce pek mümkün değildi" diyor Wakefield-Scurr. "Bu görece olarak yeni ama bu değişimi görmemiz bile harika." 'Daha iyi yaşamak istiyorlar' Toplumun büyük memelerin getirdiği yükü algılama şekli, Raquel'in yüzleşmesi gereken bir konu oldu. Meme küçültme ameliyatı olduğu için yakınları tarafından yargılanmış hissettiğini anlatıyor. Raquel çoğu zaman neden bu ameliyatı olduğu noktasında genel bir yanlış anlaşılma olduğuna işaret ediyor. "Sanırım pek çok insan bunun bir sağlık meselesi olmaktan çok estetik bir tercih olduğunu düşündü" diyor. "Bir kadının bana 'şimdi gidip göbeğini aldırmak zorundasın' dediğini hatırlıyorum" diye ekliyor. Bu tür tepkilere rağmen Raquel hiç pişman olmadığını söylüyor. "Çok mutluyum. Şimdi menapoza girdim ve eğer büyük memelerim olsaydı nasıl yaşardım düşünemiyorum. Kendimi o bedenle başa çıkmaya çalışırken tahayyül edemiyorum" diyor. Nugent meme küçültme ameliyatlarının sayısının artmasın öz-bakıma ilginin de bir göstergesi olduğu görüşünde. "Sadece kadınlarda değil tüm hastalarda daha iyi yaşama isteğinde bir artış var" diyor ve ekliyor: "Bu ille de bir mükemmellik arayışı olmak zorunda değil. Bu sağlık ve iyilik için bir arayış." }

Bursa İnegölspor’dan 60 bin öğrenciye hediye Haber

Bursa İnegölspor’dan 60 bin öğrenciye hediye

Bursa'da İnegölspor’un düzenlediği “Bir Çocuğun Mutluluğu Dünyaya Bedel” projesi kapsamında İnegöl’de 60 bin öğrenciye İnegölspor forması ve eşofman takımı hediye ediliyor. Projede köy okullarının tamamlanma oranı yüzde 80 olurken, merkezdeki ilk dağıtım Şakir Lakşe İlkokulu’nda gerçekleştirildi. Ekim ayında duyurusu yapılan ve Kasım ayında forma dağıtımı başlatılan “Bir Çocuğun Mutluluğu Dünyaya Bedel” kampanyası ile Bursa'da yer alan 60 bin öğrenci, İnegölspor forması ve eşofmanlarıyla buluşacak. Tüm ilk, orta ve lise düzeyindeki okullara verilecek formaların dağıtımı sürüyor. Köy okullarında yüzde 80 oranında tamamlandığı belirtilen kampanyada, merkezde ilk olarak Şakir Lakşe İlkokulu’nda formalar teslim edildi. Bugüne kadar toplamda 2.732 öğrenci İnegölspor forma setine sahip oldu. 731 ÖĞRENCİYE ŞAKİR LAKŞE’DE HEDİYE DAĞITIMI Şakir Lakşe İlkokulundaki 731 öğrenciye forma setleri törenle verildi. Törene Belediye Başkanı Alper Taban, İnegölspor Başkanı Kani Ademoğlu ve Teknik Direktör İsmail Güldüren de katıldı. Dağıtım sonrası konuşan İnegölspor Başkanı Kani Ademoğlu, "İnegölspor olarak başlattığımız bu kampanya ile bugün Şakir Lakşe İlkokulu’ndayız. Projeye köy okullarımızda başladık ve yüzde 80 oranında tamamladık. Merkezdeki ilk okulumuz olarak da Şakir Lakşe’deyiz. Burası aynı zamanda Belediye Başkanımızın mezun olduğu okul. Öğrencilerimizin ilk isteğimiz iyi birer insan olmalarıdır. İnegölspor olarak futbolun sadece sahada oynanan bir oyun olmadığını düşünüyoruz. Eğer evlatlarımızın gönüllerine dokunabiliyor ve aidiyet duygusu oluşturabiliyorsak, başarıya ulaşacağımıza inanıyoruz” dedi. 60 BİN ÖĞRENCİYE ULAŞACAK PROJE Belediye Başkanı Alper Taban ise Şakir Lakşe İlkokulunun mezun olduğu okul olduğunu belirterek, “Benim için özel bir an. Bu bahçede birçok hatıramız var. Burada öğrencilerimizle buluştuk, hepsine İnegölspor forması ve eşofmanı hediye ettik. Onlar da çok memnun oldular. Bu proje sadece burada değil, tüm İnegöl’de sürdürülüyor. Köy okullarından başlandı, merkezde ilk olarak bu okulda yapıldı. Proje toplamda 60 bin öğrenciye ulaşmayı hedefliyor” şeklinde konuştu. BAŞARILI BİR GİRİŞİM Kampanyanın spora teşvik, İnegölspor aidiyeti sağlama gibi birçok amacı olduğunu kaydeden Taban, “Öğrencilerimizin sporla buluşması, sosyalleşmesi amaçlarımız arasında yer alıyor. Bu noktada İnegölspor Başkanımıza ve ekibine çok teşekkür ediyorum. Gayet başarılı bir girişim oldu.” HER ÖĞRENCİ BİR SPOR DALINDA AKTİF OLSUN “Futbol, spor dallarından sadece biri. Pek çok dal var. İnegöl Belediyesi olarak bizde 25’e yakın spor dalı mevcut. Bunlar arasında; okçuluk, oryantiring, bisiklet, yüzme, güreş, atletizm gibi birçok branş bulunuyor. Öğrencilerimizin en az bir spor dalıyla ilgilenmesini istiyoruz. Eğer mümkünse birden fazla alanla da ilgilenseler harika olur. Bu noktada sporun birleştirici gücünü kullanmak istiyoruz.”

Bursa Koç Ortaokulu Türkiye ikincisi oldu Haber

Bursa Koç Ortaokulu Türkiye ikincisi oldu

Aydın’da düzenlenen Türkiye Şampiyonası’nda Koç Ortaokulu voleybol takımı, gösterdiği üstün performansla Türkiye ikinciliği unvanını kazandı. Okul, finalde özel Doğa Koleji ile karşı karşıya geldi ve son seti sadece iki sayı farkla kaybederek şampiyonluğu elde etme şansını yitirdi. BURSA (İGFA) - Bursa Koç Ortaokulu, iki yıl arayla elde ettiği bu başarı ile voleyboldaki yeteneğini bir kez daha kanıtladı. 81 ilden 1000’in üzerinde okulun katıldığı zorlu müsabakalar, grup elemeleri ve yarı finallerin ardından finale yükselen Koç Ortaokulu, büyük bir mücadele sergileyerek finale kadar geldi. Okul idarecisi İsa Gülşen, takımlarının gösterdiği performansla gurur duyduğunu ifade ederek, “Öğrencilerimizin azmi ve çalışmaları sayesinde bu başarıyı elde ettik. Gelecek yıl daha büyük hedeflerle yola çıkacağız” dedi. Voleybol takımının başantrenörü Taner Şahin ise, “Takımımızın disiplini ve birbirine olan güveni, bu başarıyı getiren en önemli etken oldu.” şeklinde konuştu. Koç Ortaokulu Beden Eğitimi öğretmenlerinden Ünal Akgünel, katıldıkları turnuvada şampiyonluğu kaybetmelerine rağmen takımın özverili performansının gelecekteki başarılar için umut verdiğini ifade etti. Akgünel, turnuvaya hazırlık sürecinde sıkı bir çalışma düzeni benimsediklerini vurgulayarak, öğrencilerin gösterdiği azmin ve takım ruhunun önemine dikkat çekti. Öğrencilerin ilerleyen dönemlerde daha büyük başarılar elde edeceğine inandığını sözlerine ekledi.

Orhaneli'de kurumlar arası halı saha futbol turnuvası heyecanı Haber

Orhaneli'de kurumlar arası halı saha futbol turnuvası heyecanı

Orhaneli Kaymakamlığı Gençlik ve Spor İlçe Müdürlüğü ve Orhaneli Belediyesi işbirliğiyle gerçekleştirilen kurumlar arası Halı Saha Futbol Turnuvası, Orhaneli Belediyesi Halı Saha tesislerinde düzenleniyor. Bu heyecan verici turnuva, Orhaneli ilçesinde uzun zamandır gerçekleşmeyen büyük bir spor etkinliği olma özelliğini taşıyor. Turnuvanın ilk gününde 16 takım arasında çekişmeli müsabakalar oynandı. İlk günün en çarpıcı sonuçlarından biri, Polis Gücü takımının Orhaneli İlçe Tarım Müdürlüğü'nü 12-3 mağlup ettiği maç oldu. Bu sonuçla Polis Gücü, turnuvaya hızlı bir başlangıç yaparak dikkatleri üzerine çekti. Orhaneli Gençlik ve Spor Müdürü Ali Ankıt, uzun bir aradan sonra böyle bir etkinliğin ilçede gerçekleştiğini ve maçlara katılan seyircilerin coşkusunu gördüklerini belirtti. Ankıt, spor etkinliklerinin ilçe halkının bir araya gelmesine ve etkinliklerin özlenen bir unsur olduğuna işaret ederek, bu tür etkinliklere devam edeceklerini ifade etti. Turnuvanın başlama vuruşunu Orhaneli Kaymakamı Muhammed Furkan Tuna ve Belediye Başkanı Ali Aykurt gerçekleştirdi. İki önemli yerel figürün katılımıyla başlayan turnuva, centilmence ve sporun ruhuna uygun bir şekilde devam etmesi için temennilerle başladı. Muhammed Furkan Tuna ve Ali Aykurt, turnuvaya katılan tüm takımlara başarılar dileyerek, sporun birleştirici gücünü vurguladı. Orhaneli halkının spor etkinliklerine olan ilgisinin devam edeceğini ve benzer organizasyonların süreceğini belirttiler.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.