Hava Durumu

#Güvenlik

Haberin Analizi - Güvenlik haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Güvenlik haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

İstanbul'daki havalimanlarında tatil yoğunluğu! Haber

İstanbul'daki havalimanlarında tatil yoğunluğu!

İstanbul, yılın en yoğun seyahat dönemlerinden birini yaşıyor. Hem öğrencilerin beklediği ara tatilin başlaması hem de yaklaşan Ramazan Bayramı nedeniyle memleketlerine veya tatil bölgelerine gitmek isteyen İstanbullular, öğle saatlerinden itibaren havalimanlarına akın etti. İstanbul Havalimanı ve Sabiha Gökçen’de yaşanan hareketlilik, ulaşım ve güvenlik noktalarında operasyonel tedbirlerin artırılmasına neden oldu. İSTANBUL HAVALİMANI’NDA "TEYAKKUZ" HALİ Dünyanın en önemli aktarma merkezlerinden biri olan İstanbul Havalimanı’nda yoğunluk, terminal girişindeki nizamiyelerden itibaren hissedilmeye başlandı. Terminal önündeki caddede oluşan araç yoğunluğu, polis ve İGA ekiplerinin müdahaleleriyle akıcı hale getirilmeye çalışıldı. İGA ekipleri, terminal binası girişindeki yığılmayı önlemek amacıyla tüm x-ray cihazlarını ve kontrol kapılarını tam kapasiteyle faaliyete geçirdi. Güvenlik bariyerlerini aşan yolcular, iç ve dış hat kontuvarlarında bilet ve bagaj işlemleri için uzun kuyruklar oluşturdu. Polis ekipleri, pasaport geçişlerini hızlandırmak adına yolcuları e-pasaport bankolarına yönlendirdi. AİLELERE VE ÇOCUKLARA ÖZEL ÖNCELİK Yoğunluktan en çok etkilenen kesim olan çocuklu aileler için terminallerde kolaylaştırıcı önlemler alındı. Vakit kaybını önlemek adına aileler, kendilerine ayrılan özel geçiş noktalarından kontrol noktalarına sevk edildi. Sabiha Gökçen Havalimanı’nda da benzer bir tablo hakimdi. Antalya’ya gitmek üzere yola çıkan minik yolculardan Güneş Taştekin, "İyi bir ders dönemi geçirdik, şimdi tatilde kuzenlerimi ve dayımı göreceğim için mutluyum" sözleriyle milyonlarca öğrencinin sevincini dile getirdi. Roma’ya sürpriz bir seyahat için yola çıkan Hilal Karayağız ise yoğunluğa yakalanmamak adına çocuklarını okuldan erken alarak yola çıktıklarını belirtti. Kaynak: Karar gazetesi

Bursa'da gaz kaçağını çakmakla kontrol etti Haber

Bursa'da gaz kaçağını çakmakla kontrol etti

Bursa'nın İnegöl ilçesinde bazı mahallelerde apartman dairelerinden gelen gaz kokusu paniğe neden oldu. Gazın kaynağını kontrol etmek isteyen bir vatandaşın tuvalette çakmak çakması sonucu patlama meydana geldi. Olay, saat 03.00 sıralarında İnegöl ilçesine bağlı Orhaniye ve Mesudiye mahallelerindeki bazı adreslerde yaşandı. Orhaniye Mahallesi'nde bulunan bir apartmanda yaşayan vatandaşlar, dairelerinde gaz kokusu hissetti. Kokunun kaynağını kontrol etmek isteyen bir kişi tuvalette çakmak çaktı. Çakmaktan çıkan alev nedeniyle bir anda patlama ve harlama meydana geldi. Patlamanın etkisiyle tuvalet giderinden çıkan atıklar etrafa saçıldı. Durumun bildirilmesi üzerine olay yerine 112 Acil Servis, AFAD, polis ve itfaiye ekipleri sevk edildi. AFAD ekiplerinin gaz ölçüm cihazlarıyla yaptığı kontrollerde ortamda NSC (yanıcı, parlayıcı ve zehirli gaz) bulunduğu tespit edildi. Bunun üzerine ihbar gelen apartmanlardaki vatandaşlar tedbir amaçlı tahliye edilerek çevrede güvenlik şeritleri çekildi. İtfaiye ekipleri ise sokaklardaki altyapı giderlerine köpük sıkarak gazın etkisini azaltmak için çalışma yaptı. Olayı anlatan Süleyman Demir, 'Lavabolardan gelen bir gazmış. Bir dairede oturan arkadaş kokuyu alınca çakmak çakmış ve patlama yaşanmış. Herhangi bir zarar yok Allah'a şükür' dedi. Ekiplerin bölgedeki incelemeleri sürüyor. Kaynak: İHA

Büyük ChatGPT boykotu başladı Haber

Büyük ChatGPT boykotu başladı

AA muhabirinin derlediği bilgilere göre, OpenAI Üst Yöneticisi (CEO) Sam Altman, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda Pentagon ile anlaşma imzaladıklarını duyurarak, yapay zeka modellerinin Pentagon'un ağına yerleştirileceğini ifade etti. "İnsanlığa elimizden gelen en iyi şekilde hizmet etmeye kararlıyız. Dünya karmaşık, karışık ve bazen tehlikeli bir yer." ifadelerini kullanan Altman'ın duyurusunun ardından çok sayıda ChatGPT (OpenAI'ın yapay zeka modeli) kullanıcısı, Pentagon'la yapılan anlaşmaya tepki gösterdi. ANTHROPIC PENTAGON'U REDDETTİ ABD'li yapay zeka şirketi Anthropic ise Pentagon'un talebini geri çevirdi. Şirketin CEO'su Dario Amodei, teknolojilerinin sınırsız kullanılmasına yönelik Pentagon'dan gelen talebe "vicdanen uyamayacaklarını" ifade etti. Amodei, modellerini ABD hükümetinin ağlarına yerleştiren, ulusal laboratuvarlarda kullanıma sunan ve ulusal güvenlik müşterileri için özel modeller sağlayan ilk öncü yapay zeka şirketi olduklarını belirterek, "Yapay zekanın ABD'yi ve diğer demokrasileri savunmak, otokratik rakiplerimizi ise yenilgiye uğratmak için kullanılmasının varoluşsal bir öneme sahip olduğuna yürekten inanıyorum." değerlendirmesinde bulundu. ABD SAVUNMA BAKANI ANTHROPIC'E ÜLTİMATOM VERDİ, "TEHDİTLER, TUTUMUMUZU DEĞİŞTİRMİYOR" CEVABI GELDİ Yapay zeka modelleri Claude'un istihbarat analizi, modelleme ve simülasyon, operasyonel planlama ve siber operasyonlar gibi kritik görev uygulamaları için ABD'nin ulusal güvenlik kurumlarında yaygın şekilde kullanıldığını belirten Amodei, şunları kaydetti: "Yapay zekanın demokratik değerleri savunmak yerine onları sarsabileceğine inandığımız durumlar mevcuttur. Bazı kullanım alanları, günümüz teknolojisinin güvenli ve güvenilir bir şekilde yapabileceklerinin sınırları dışındadır. İki kullanım durumu (kitlesel yerel gözetleme ve tam otonom silahlar), Pentagon ile yaptığımız sözleşmelere hiçbir zaman dahil edilmemiştir ve şimdi de dahil edilmemesi gerektiğine inanıyoruz." ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth, 24 Şubat'ta Anthropic'e ültimatom vermiş, Pentagon'un şirketin yapay zekasını istediği şekilde kullanmasına 27 Şubat'a kadar izin vermedikleri takdirde hükümetle sözleşmelerini kaybetme riskinin bulunduğunu söylemişti. Pentagon'un her türlü kullanımı kabul eden ve kitlesel yerel gözetleme ile tam otonom silahlarla ilgili koruma mekanizmalarını kaldıran yapay zeka şirketleriyle sözleşme yapacağını belirttiğini vurgulayan Amodei, "Tehditler, tutumumuzu değiştirmiyor, vicdanen onların bu talebine boyun eğemeyiz." ifadesini kullandı. ABD'Lİ ÜNLÜ ŞARKICI KATY PERRY, CLAUDE'A ABONE OLDU Anthropic'in reddettiği anlaşmayı OpenAI'ın kabul etmesinin ardından çok sayıda kullanıcı, OpenAI CEO'su Altman'ın X şirketinin sosyal medya hesabından yaptığı Pentagon'la anlaşma duyurusuna tepki gösterdi. OpenAI'ın yapay zeka modeli ChatGPT'ye aboneliklerini iptal eden birçok kullanıcı, Claude'a abone olduklarına ilişkin ekran görüntülerini sosyal medya hesaplarından paylaştı. ABD'li ünlü şarkıcı Katy Perry de bu kullanıcıların arasında yer aldı. Perry'nin Claude paylaşımı, 3 milyon görüntülemeye ulaştı. Claude'a destek veren ABD'de yaşayan Hollandalı tarihçi ve yazar Rutger Bregman da X hesabından yaptığı paylaşımda, "Anthropic, kesinlikle kahramanca bir duruş sergiledi. Haydi bugün hepimiz Claude'a geçelim. Sadece en iyi yapay zeka modeli olduğu için değil (ki Pentagon bu modeli kitlesel gözetleme ve katil dronlar için kullanamayacak) aynı zamanda sadece 'iyi adamlar' oldukları için." değerlendirmesinde bulundu. "QUITGPT (GPT'Yİ BIRAK)" BOYKOT KAMPANYASINA 1,5 MİLYONDAN FAZLA İMZA Anlaşmaya tepki gösterenler, ayrıca "ChatGPT, Trump'ın katil robot anlaşmasını kabul etti. Artık bırakma zamanı." mesajıyla "QuitGPT (GPT'yi bırak)" isimli boykot kampanyası da düzenleniyor. "quitgpt.org" adresi üzerinden gerçekleştirilen kampanyaya şu ana kadar 1,5 milyondan fazla kişi imza attı. Claude'a olan ilgi en fazla indirilen uygulamalar listesine de yansıdı. ABD'de 12 Şubat'ta App Store'da en fazla indirilen 7'nci uygulama olan Claude, gelişmeler sonrası ChatGPT'nin ardından 2'nci sırada yer aldı. Gelişmelerin yansımaları, arama motoru verilerinde de görüldü. Google Trends verilerine göre son 24 saatte ABD'de "anthropic" kelimesiyle yapılan arama sorgularında yüzde 110 artış yaşandı. "Claude, şu anda çalışmıyor mu?" sorgusunda yüzde 180, "Claude Trump" sorgusunda ise yüzde 250 artış oldu. ABD'li kullanıcıların yanı sıra farklı ülkelerden çok sayıda kullanıcı da OpenAI'ın Pentagon'la yaptığı anlaşmaya sosyal medya paylaşımlarıyla tepki gösteriyor. Kaynak: AA

Trump ve Netanyahu, Hamaney'in öldüğünü iddia etti Haber

Trump ve Netanyahu, Hamaney'in öldüğünü iddia etti

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, İran lideri Ali Hamaney'in hayatta olmadığına dair birçok işaret olduğunu iddia ederek saldırılarda yönetimin önemli bazı isimlerinin öldüğünü savundu. Netanyahu, İran'a yönelik ABD-İsrail saldırılarına ilişkin yaptığı görüntülü açıklamada, saldırıların gerekli olduğu sürece devam edeceğini savunarak barışa yol açacağını iddia etti. İran lideri Hamaney'e yönelik suikast girişimine ilişkin Netanyahu, Hamaney'in Tahran'ın merkezindeki konutunu hedef aldıklarını belirterek "Onun hayatta olmadığına dair birçok işaret var" iddiasında bulundu. İran halkına seslenen Netanyahu, "Rejimi devirme görevini tamamlamak için yakında topluca sokaklara çıkma zamanınız gelecek" diyerek rejim değişikliği mesajı verdi. Reuters'tan da benzer bir iddia geldi. Reuters haberinde "İsrailli yetkili Hamaney'in cansız bedeni bulunduğunu doğruladı" ifadelerini kullandı. KANAL 12 İDDİASI: CESET FOTOĞRAFLARI NETANYAHU'YA GÖSTERİLDİ ABD-İsrail saldırılarının hedefinde olan İran lideri Ali Hamaney'in cenazesine ait fotoğrafların İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'ya gösterildiği iddia edildi. İsrail'in Kanal 12 televizyonu, bir İsrailli yetkiliye dayandırdığı haberinde, İran lideri Hamaney'in hayatını kaybettiğini ileri sürdü. İsrailli yetkilinin İran liderinin İsrail suikastında hayatını kaybettiğini onayladığı öne sürülen haberde, Hamaney'in cenazesinin enkazdan çıkarıldığı ve vücuduna şarapnel isabet ettiği iddia edildi. Haberde, Hamaney'in cenazesine ait fotoğrafların Netanyahu'ya ve güvenlik yetkililerine sunulduğu öne sürüldü. Netanyahu, akşam saatlerinde yaptığı açıklamada, İran lideri Hamaney'in hayatta olmadığına dair birçok işaret olduğunu iddia ederek saldırılarda yönetimin önemli bazı isimlerinin öldüğünü savunmuştu. İsrail basını, Hamaney'in konutuna 30 bomba atıldığını, saldırıyı düzenleyenin ABD değil, İsrail olduğunu ileri sürmüştü. TRUMP: HAMANEY'İN ÖLDÜĞÜ HABERİNİN DOĞRU OLDUĞUNU DÜŞÜNÜYORUZ ABD Başkanı Donald Trump, İran'a yönelik saldırılarda çok sayıda İranlı liderin öldüğünü belirterek, bunların arasında İran lideri Ali Hamaney'in de bulunup bulunmadığına ilişkin, "Bu haberin doğru olduğunu düşünüyoruz" ifadesini kullandı. Trump, ABD ve İsrail'in İran'a başlattığı saldırılara ilişkin NBC News kanalına açıklamalarda bulundu. Saldırılarda çok sayıda İranlı liderin öldüğünü aktaran Trump, Hamaney'in de öldürüldüğü iddialarına ilişkin, "Bu haberin doğru olduğunu düşünüyoruz" dedi. Trump, saldırılarda, İran'ın karar verme mekanizmalarında yer alan çok sayıda kişinin öldüğünü savundu. İran'da yönetimin düşmesi durumunda yeni liderin kim olacağı sorusuna Trump, "Bilmiyorum ama bir noktada beni arayıp kimi istediğimi soracaklar. Bunu söylerken biraz alay ediyorum" yanıtını verdi. Trump, İran'a yönelik saldırıları "başarı" olarak yorumlayarak, "Devasa bir hasar verdik. Yeniden inşa etmeleri yıllar alacak" diye konuştu. İSRAİL ORDUSU: "DEVRİM MUHAFIZLARI ORDUSU KOMUTANI'NI ÖLDÜRDÜK" İsrail ordusu İran'a yönelik saldırılarında İran Savunma Bakanı Aziz Nasırzade, Devrim Muhafızları Ordusu (DMO) Komutanı Tümgeneral Muhammed Pakpur, Savunma Konseyi Genel Sekreteri ve İran lideri Ali Hamaney'in Danışmanı Ali Şemhani ile Hatem el-Enbiya (Askeri İstihbarat) Başkanı Salah Asadi'nin öldüğünü iddia etti. İsrail ordusundan yapılan açıklamada, İran'a düzenlenen saldırılarda 7 üst düzey savunma yetkilisinin hayatını kaybettiği öne sürüldü. Açıklamada, İran'ın başkenti Tahran'da, güvenlik sisteminin üst düzey liderlerinin toplandığı iki yerin tespit edilmesinin ardından "sürpriz" bir saldırı düzenlendiği ileri sürüldü. Üst düzey komutanların hedef alındığı belirtilen açıklamada, İran Savunma Bakanı Nasırzade, DMO Komutanı Pakpur, Savunma Konseyi Genel Sekreteri ve İran lideri Hamaney'in Danışmanı Şemhani ve Hatem el-Enbiya (Askeri İstihbarat) Başkanı Asadi'nin fotoğrafları paylaşılarak saldırılarda hayatlarını kaybettikleri iddiasına yer verildi.

Bursa'da heyelan bölgesi temizlendi...Kayan bölge dron ile görüntülendi Haber

Bursa'da heyelan bölgesi temizlendi...Kayan bölge dron ile görüntülendi

Bursa'nın Mudanya ilçesini Gemlik ilçesine bağlayan karayolundaki heyelan yolun kapanmasına sebep oldu. Sabaha kadar kayma devam etti. Ekiplerin çalışmasıyla yoldaki hafriyat kaldırıldı ve alınan tedbirlerle yol trafiğe açıldı. Heyelan anında yoldan geçen bir otomobildekilerin saniyelerle ölümden döndüğü belirtildi. Mudanya Kaymakamı Ayhan Terzi gelişmeleri sabaha kadar takip ederken, Mudanya Belediye Başkanı Deniz Dalgıç, kayalık yapının üzerindeki toprak kütlesinin, son günlerdeki aşırı yağışlarla doygunluğa ulaştığını ve heyelanın bu sebeple yaşandığını söyledi. Dalgıç, üst kesimde bulunan ruhsatlı ve kurallara uygun yapılmış evler için şu aşamada bir risk bulunmadığını, ancak riskli olduğu değerlendirilen alanlarla ilgili gerekli tespit ve işlemlerin yapılacağını kaydetti. Mudanya ilçesinde Güzelyalı Kurşunlu yolu üzerinde meydana gelen heyelanın ardından bölgede temizlik ve güvenlik çalışmaları öğlene kadar devam etti. Olayda herhangi bir can ya da mal kaybı yaşanmadı. Dün gece 23.00 sıralarında alınan ihbar üzerine bölgeye Karayolları ekipleri, emniyet güçleri ile Mudanya Belediyesi'ne bağlı ulaşım, zabıta ve Büyükşehir itfaiye ekipleri sevk edildi. Heyelanla birlikte yola inen toprak ve ağaçlık alan, sabah saatlerinde yapılan çalışmalarla büyük ölçüde kaldırıldı. Ancak bölgede toprağın yer yer yavaş şekilde kaymaya devam ettiği gözlemlendi. Olay yerinde incelemelerde bulunan Mudanya Belediye Başkanı Deniz Dalgıç, toprak kaymasının nedenine ilişkin yaptığı açıklamada, son günlerde etkili olan yoğun yağışlar ve ani hava değişimlerine dikkat çekti. Başkan Dalgıç, 'Kayalık yapının üzerindeki toprak kütlesi, son günlerdeki aşırı yağışlarla toprağın doygunluğa ulaşmasının ardından, havanın çok hızlı ısınmasıyla birlikte kapiler boşluklardaki suyun buharlaşması sonucu aderansını kaybederek aşağıya doğru kaydı. Çok şükür herhangi bir can ya da mal kaybı yok, bu açıdan şanslıyız' dedi. Gece saatlerinden itibaren tüm ekiplerin sahada olduğunu belirten Dalgıç, 'Dün gece Karayolları, emniyet ve Mudanya Belediyesi'ne bağlı ulaşım, zabıta ve Büyükşehir itfaiye ekiplerimizle birlikte buradaydık. Sabah gün ışığıyla birlikte kayan heyelan temizlendi. Şu an ciddi bir risk görünmüyor, ancak yukarı kesimlerde bazı noktalar uzmanlar tarafından değerlendiriliyor. Bununla ilgili bir rapor hazırlanıyor' ifadelerini kullandı. Yolun Karayolları Genel Müdürlüğü sorumluluğunda olduğunu vurgulayan Başkan Dalgıç, raporun sonuçlarına göre gerekli adımların atılacağını belirtti. Kamera kayıtlarının incelendiğini de aktaran Dalgıç, heyelan öncesinde iki aracın yoldan geçtiğinin, bir aracın ise kayma sırasında durduğunun tespit edildiğini belirterek, olayın büyük bir faciaya dönüşmeden atlatıldığını söyledi. Başkan Dalgıç ayrıca, üst kesimde bulunan ruhsatlı ve kurallara uygun yapılmış evler için şu aşamada bir risk bulunmadığını, ancak riskli olduğu değerlendirilen alanlarla ilgili gerekli tespit ve işlemlerin yapılacağını kaydetti. Öte yandan ekiplerin çalışmasının ve gerekli tedbirlerin ardından yol trafiğe açıldı. Heyelanlı bölge de dron ile havadan görüntülendi. Yetkililer, muhtemel yeni toprak kaymalarına karşı önlemlerin devam ettiğini açıkladı.

Bagajdan çalınan 30 milyon dolar İBB rüşvet soruşturmasına uzandı Haber

Bagajdan çalınan 30 milyon dolar İBB rüşvet soruşturmasına uzandı

Bakırköy'de sitenin otoparkında 2 araçtan çalındığı belirtilen 30 milyon dolarla ilgili soruşturmada detaylar ortaya çıktı. Polise ihbarda bulunan Bilal Durmaz'ın İBB'ye yönelik yolsuzluk iddianamesinde adı 'emanetçi' olarak geçen Taç dövizin sahibi Atilla Durmaz'ın oğlu olduğu belirlendi. Öte yandan Atilla Durmaz'ın Laleli'de 14 Ekim'de yapılan kara para operasyonlarında gözaltına alınıp tutuklandığı öğrenildi. BAGAJI VE CAMLARI KIRIP PARAYI ÇALDILAR Şenlikköy Mahallesi'nde bulunan ve 24 saat güvenlik bulunan bir sitede 11 Şubat'ta meydana gelen olayda iddiaya göre, sitede yaşayan ve Kapalıçarşı'da döviz bürosu işleten Bilal Durmaz, iş yerinden aldığı 30 milyon doları yaşadığı sitenin otoparkında bulunan 2 araca çuvallarla koydu. Daha sonra 4 kişi araçla siteye girdi ve otoparka indi. Şüpheliler, otoparktaki 2 aracın bagajını ve camlarını kırarak içinde dolarların olduğu çuvalları çalıp kaçtı. DURUMU FARK EDİP POLİSE HABER VERDİ Gece saatlerinde otoparka inen Bilal Durmaz, araçlarının kapı ve camlarının kırık olduğunu ve çuvalların çalındığını fark ederek polise haber verdi. Durmaz, ihbar üzerine olay yerine gelen polis memurlarına çuvalların içerisinde 30 milyon dolar olduğunu söyledi. Sitede ve otoparkta inceleme yapan polis, 4 şüpheliyi yakalamak için çalışma başlattı. İHBARI YAPAN İSİM TANIDIK ÇIKTI Olaya ilişkin yürütülen soruşturmada ihbarı yapan Bilal Durmaz'ın, İBB'ye yönelik yolsuzluk iddianamesinde adı 'emanetçi' olarak geçen Taç dövizin sahibi Atilla Durmaz'ın oğlu olduğu belirlendi. Bakırköy'de yaşayan Bilal Durmaz'ın, iş yerini taşıdığı iddiasıyla 100 dolarlık banknotlardan oluşan 30 milyon doları 1 aydır sitenin otoparkındaki iki aracın bagajında beklettiği öğrenildi. 15 DAKİKADA ÇALDILAR 11 Şubat günü sahte plakalı bir araçla siteye giren 4 hırsız, 15 dakika içinde 2 aracın camlarını kırarak bagajdaki 300 kilogramağırlığındaki 10 çuval parayı kendi araçlarına yükleyip kaçtı. "BANKA ZAHMETLİ GELDİ" Emniyette ifade veren Durmaz, "Yaptığım iş gereği paraları bankaya yatırıp çekmek zahmetli oluyor. Bu paralar 3 aydır bana lazım olmadığı için araçlarda duruyordu" dedi. 7 KİŞİ GÖZALTINDA Olayla ilgili İstanbul, Antalya ve Kocaeli'de 7 şüpheli gözaltına alındı.

Rusya NATO'nun şifreli verilerini ele geçirdi Haber

Rusya NATO'nun şifreli verilerini ele geçirdi

İngiliz Financial Times (FT) gazetesi, Avrupa'daki istihbarat ve güvenlik kaynaklarına dayandırdığı haberinde, Rusya'nın uzay alanındaki "casusluk" çalışmalarını detaylandırdı. Haberde yetkililerin, Rusya'ya ait iki uzay aracının Avrupa'nın stratejik uydularının bağlantısını keserek verileri ele geçirdiğine inandıkları ifade ediliyor. Bu saldırıların, Rusya'nın Ukrayna'yı işgal etmesinin ardından Batı ile tırmanan gerginlik sürecinde arttığı vurgulanıyor. RİSKLİ YAKLAŞIM VE SİNYAL İSTİHBARATI Batılı askeri ve sivil uzay kurumları, "Luch-1" ve "Luch-2" isimli iki Rus cihazını birkaç yıldır takip ediyor. Bu cihazların, İngiltere, Avrupa, Afrika ve Orta Doğu'nun büyük kesimine hizmet sağlayan yer sabit yörüngedeki (GEO) uydulara tehlikeli derecede yaklaştığı kaydedildi. Almanya Silahlı Kuvvetleri Uzay Komutanlığı Başkanı Tümgeneral Michael Traut, FT'ye yaptığı açıklamada, her iki uzay aracının da "sinyal istihbaratı" (sigint) görevi yaptığından şüphelendiklerini belirtti. Traut’a göre, Rus araçları Batılı iletişim uydularına yakın durarak veri trafiğini dinlemeyi amaçlıyor. Yüksek rütbeli bir Avrupa istihbarat yetkilisi, Luch cihazlarının, yer istasyonlarından uydulara gönderilen dar veri huzmelerine sızdığını öne sürdü. ŞİFRESİZ TALİMATLAR VE SABOTAJ TEHLİKESİ Yetkililerin en büyük endişesi, Avrupa uydularına gönderilen "talimat verilerinin" şifrelenmemiş olması. Çoğu uydunun yıllar önce, ileri şifreleme yetenekleri veya yerleşik bilgisayarlarla donatılmadan fırlatıldığına dikkat çekiliyor. Bu durum, tehdit unsurlarının talimat verilerini ele geçirerek uyduları savunmasız bırakma riskine yol açıyor. Uzmanlar, Rusya'nın bu verileri kullanarak yer operasyonlarını taklit edip uydulara sahte komutlar iletebileceğini, yörünge düzeltmeleri için motor ateşlenmesine dair yanlış komutlar göndererek tehlikeli sonuçlar doğurabileceğini belirtiyor. Böylesi bir durumda uyduların yörüngeden çıkması, uzayın derinliklerine kayması veya Dünya'ya düşmesi mümkün. 'MODERN TOPLUMLARIN ZAYIF NOKTASI' Rusya'nın deniz altı internet ve enerji kablolarına yönelik sabotaj girişimleri gibi "hibrit savaş" stratejilerini uzaya taşıdığı yönündeki endişeler artıyor. Almanya Savunma Bakanı Boris Pistorius, geçtiğimiz eylül ayında yaptığı bir konuşmada uydu ağlarını "modern toplumların zayıf noktası" olarak tanımlayarak, "Onlara saldıran herkes, sadece bir ülkeyi değil, tüm dünyayı felç edebilir" uyarısında bulunmuştu. Rusya'nın uzay casusluğu faaliyetlerinin, Çin ve ABD'ye kıyasla daha agresif olduğu ve uyduları "stalklama" (gizli takip) konusunda daha ileri bir düzeyde olduğu belirtiliyor. NATO OPERATÖRLERİ HEDEF ALINMIŞ Yörünge verileri ve yer tabanlı teleskop analizleri, Rus uzay araçlarının hedeflerine haftalarca yakın mesafede kaldığını ortaya koyuyor. Özellikle 2023'te fırlatılan Luch-2, bugüne kadar 17 Avrupa uydusuna yaklaştığı rapor edildi. ABD merkezli Slingshot Aerospace firmasının verilerine göre, Luch-2, halen Avrupa ve Afrika'ya hizmet sağlayan devasa bir yer sabit uydu olan Intelsat 39'un yakınında konumlanmış durumda. Fransız uydu takip şirketi Aldoria'nın kıdemli analisti Norbert Pouzin, "Aynı organizasyonları, aynı operatörleri ziyaret ediyorlar. Tümü NATO tabanlı operatörler," diyerek Rusya'nın belirli amaç doğrultusunda koordineli hareket ettiğine işaret etti. YENİ FIRLATMALAR VE LUCH-1'İN AKIBETİ Rusya'nın uzaydaki keşif faaliyetlerini artırdığı haberinde altı çizilirken, geçen yıl Cosmos 2589 ve Cosmos 2590 isimli iki yeni uydunun da yörüngeye gönderildiği bilgisi paylaşıldı. Ancak Luch-1'in artık işlevsiz olabileceği belirtiliyor. 30 Ocak'ta yapılan gözlemler, uydudan gaz sızıntısı olduğunu ve kısmen parçalandığı ihtimali üzerinde duruluyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.