Hava Durumu

#Hapis Cezası

Haberin Analizi - Hapis Cezası haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Hapis Cezası haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

2 yaşında bebeğe işkence davasında flaş gelişme Haber

2 yaşında bebeğe işkence davasında flaş gelişme

Olay, 1 Mayıs 2025 tarihinde meydana geldi. Eşinden bir süre önce boşanan Satı Buse D., iddiaya göre, uyuşturucu madde kullandığı öne sürülen sevgilisi Süleyman Danış ile birlikte ilçeye bağlı Aşağı Mahalle'de yaşamaya başladı. Satı Buse D. olay sabahı komşularına, oğlu A.K.'nin Danış tarafından darbedildiğini söyleyerek yardım istedi. Bunun üzerine komşular, anne ve oğlunu Sarayköy Devlet Hastanesi'ne götürdü. Hastanede yapılan muayenede A.K.'nin yüzü ve vücudunda darp izleri olduğu tespit edilince durum polise bildirildi. Sarayköy İlçe Emniyet Müdürlüğü ekipleri, olayın yaşandığı adrese giderek Süleyman Danış'ı evde uyurken gözaltına aldı. İlk müdahalesi Sarayköy Devlet Hastanesi'nde yapılan A.K., Pamukkale Üniversitesi Hastanesi'ne sevk edildi. Burada yapılan tetkiklerde; çocuğun sağ kolunda kırık olduğu, vücudunun birçok yerinde darp izleri bulunduğu ve göz çevresindeki şiddetli travmalar nedeniyle sağ gözünü kaybetme riski taşıdığı belirlendi. A.K. yoğun bakımda tedaviye alınırken, anne Satı Buse D. de gözaltına alındı. Satı Buse D.'nin ilk ifadesinde; Süleyman Danış'ın kendisini ve çocuğunu darbettiğini söylediği öğrenildi. Anne Satı Buse D., ifadesinin ardından serbest bırakıldı. Hastanedeki tedavisi biten A.K. devlet korumasına alındı. SAVCI İNDİRİMSİZ CEZALANDIRILMALARINI İSTEDİ Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen Süleyman Danış, çıkarıldığı mahkemece tutuklandı. Danış, ilk ifadesinde; Satı Buse D. ile ilişki yaşadığı sırada A.K.'nin yanlarına gelip ağlamaya başladığını, bu nedenle öfkelenerek A.K.'ye birkaç kez vurduğunu, amacının dövmek olmadığını, alkollü olduğu için ne yaptığını hatırlamadığını ve çocuğu annesinin de dövmüş olabileceğini öne sürdü. CEZALARI BELLİ OLDU Anne ile sevgilisi hakkında kasten yaralama suçundan Sarayköy 2'nci Asliye Ceza Mahkemesi'nde dava açıldı. Bugün görülen karar duruşmasına tutuklu sanık Süleyman Danış, tutuksuz sanık anne Satı Buse D. ve taraf avukatları katıldı. Duruşmada yaptığı savunmada Süleyman Danış, suçlamaları kabul etmediğini söyleyerek, tahliye talebinde bulundu. Çocuğun annesi Satı Buse D. ise eşinden boşandıktan sonra Danış ile yaşadığını, erkek arkadaşının alkol aldıktan sonra kendilerine sürekli şiddet uyguladığını ve bebeğini asla darbetmediğini ifade etti. Cumhuriyet Savcısı da esas hakkındaki son mütalaasında sanıkların, 'kasten yaralama' suçunu işlediğini belirterek, haksız tahrik indirimi uygulanmadan cezalandırılmalarını talep etti. Davayı karara bağlayan hâkim, Danış hakkında kasten yaralama suçunu birden fazla gerçekleştirmesi, eylemin silahla (sopa) işlenmesi, mağdurun kendisini savunamayacak durumda olması ve kemik kırığına sebebiyet vermesi nedeniyle 8 yıl 9 ay hapis cezası kararı verdi. Anne Satı Buse D. ise alt soya yönelik yaralama suçundan 3 yıl 10 ay hapis cezasına çarptırıldı.

2 yaşında bebeğe işkence davasında flaş gelişme Haber

2 yaşında bebeğe işkence davasında flaş gelişme

Olay, 1 Mayıs 2025 tarihinde meydana geldi. Eşinden bir süre önce boşanan Satı Buse D., iddiaya göre, uyuşturucu madde kullandığı öne sürülen sevgilisi Süleyman Danış ile birlikte ilçeye bağlı Aşağı Mahalle'de yaşamaya başladı. Satı Buse D. olay sabahı komşularına, oğlu A.K.'nin Danış tarafından darbedildiğini söyleyerek yardım istedi. Bunun üzerine komşular, anne ve oğlunu Sarayköy Devlet Hastanesi'ne götürdü. Hastanede yapılan muayenede A.K.'nin yüzü ve vücudunda darp izleri olduğu tespit edilince durum polise bildirildi. Sarayköy İlçe Emniyet Müdürlüğü ekipleri, olayın yaşandığı adrese giderek Süleyman Danış'ı evde uyurken gözaltına aldı. İlk müdahalesi Sarayköy Devlet Hastanesi'nde yapılan A.K., Pamukkale Üniversitesi Hastanesi'ne sevk edildi. Burada yapılan tetkiklerde; çocuğun sağ kolunda kırık olduğu, vücudunun birçok yerinde darp izleri bulunduğu ve göz çevresindeki şiddetli travmalar nedeniyle sağ gözünü kaybetme riski taşıdığı belirlendi. A.K. yoğun bakımda tedaviye alınırken, anne Satı Buse D. de gözaltına alındı. Satı Buse D.'nin ilk ifadesinde; Süleyman Danış'ın kendisini ve çocuğunu darbettiğini söylediği öğrenildi. Anne Satı Buse D., ifadesinin ardından serbest bırakıldı. Hastanedeki tedavisi biten A.K. devlet korumasına alındı. SAVCI İNDİRİMSİZ CEZALANDIRILMALARINI İSTEDİ Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen Süleyman Danış, çıkarıldığı mahkemece tutuklandı. Danış, ilk ifadesinde; Satı Buse D. ile ilişki yaşadığı sırada A.K.'nin yanlarına gelip ağlamaya başladığını, bu nedenle öfkelenerek A.K.'ye birkaç kez vurduğunu, amacının dövmek olmadığını, alkollü olduğu için ne yaptığını hatırlamadığını ve çocuğu annesinin de dövmüş olabileceğini öne sürdü. CEZALARI BELLİ OLDU Anne ile sevgilisi hakkında kasten yaralama suçundan Sarayköy 2'nci Asliye Ceza Mahkemesi'nde dava açıldı. Bugün görülen karar duruşmasına tutuklu sanık Süleyman Danış, tutuksuz sanık anne Satı Buse D. ve taraf avukatları katıldı. Duruşmada yaptığı savunmada Süleyman Danış, suçlamaları kabul etmediğini söyleyerek, tahliye talebinde bulundu. Çocuğun annesi Satı Buse D. ise eşinden boşandıktan sonra Danış ile yaşadığını, erkek arkadaşının alkol aldıktan sonra kendilerine sürekli şiddet uyguladığını ve bebeğini asla darbetmediğini ifade etti. Cumhuriyet Savcısı da esas hakkındaki son mütalaasında sanıkların, 'kasten yaralama' suçunu işlediğini belirterek, haksız tahrik indirimi uygulanmadan cezalandırılmalarını talep etti. Davayı karara bağlayan hâkim, Danış hakkında kasten yaralama suçunu birden fazla gerçekleştirmesi, eylemin silahla (sopa) işlenmesi, mağdurun kendisini savunamayacak durumda olması ve kemik kırığına sebebiyet vermesi nedeniyle 8 yıl 9 ay hapis cezası kararı verdi. Anne Satı Buse D. ise alt soya yönelik yaralama suçundan 3 yıl 10 ay hapis cezasına çarptırıldı.

Bursa'da film gibi cinayet davasında karar: Müebbet hapis talep edildi, 10 yıl 10 aya mahkum oldu Haber

Bursa'da film gibi cinayet davasında karar: Müebbet hapis talep edildi, 10 yıl 10 aya mahkum oldu

Olay, 28 Temmuz 2024 tarihinde merkez Yıldırım ilçesi Vatan Mahallesi'nde meydana geldi. 3 katlı apartmanın bodrum katında çıkan yangında, evde yalnız yaşayan 72 yaşındaki Faik Yorgun'un yanmış halde cansız bedenine ulaşıldı. İlk etapta yangın olarak değerlendirilen olayda, Bursa Adli Tıp Kurumu'nda yapılan otopside Yorgun'un boyun kemiklerinde kırık tespit edilmesi üzerine soruşturma cinayet şüphesiyle derinleştirildi. Antalya'dan gelip yangın süsü vermişti Asayiş Şube Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği ekiplerinin çalışmasında, olay günü Antalya'dan Bursa'ya gelen Akdeniz Üniversitesi Makine Teknikerliği 2'nci sınıf öğrencisi Mustafa P.'nin eve girip çıktıktan sonra yangının yaşandığı belirlendi. Terminal ve çevredeki güvenlik kameralarını inceleyen ekipler, şüpheliyi kısa sürede gözaltına aldı. Mustafa P. ilk ifadesinde maktulü başına vurduktan sonra iple boğarak öldürdüğünü ve ardından evi ateşe verdiğini itiraf etti. Bursa 6. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen davada sanık hakkında haksız tahrik indirimi uygulanarak 15 yıl hapis cezası verildi. İstinaf sürecinde yeni değerlendirme Karar hem cumhuriyet savcısı hem de sanık müdafii tarafından istinafa taşındı. Dosya, Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesi'nde görüldü. Sanık Mustafa P. duruşmaya Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'ndan SEGBİS ile katıldı. Sanık savunmasında, maktulün yıllar boyunca kendisine cinsel istismarda bulunduğunu, tehdit ve şantajla evine çağırdığını, olay günü de bıçakla saldırdığını öne sürdü. 'Müvekkilim çocuk yaştan itibaren baskı altındaydı' Duruşmada söz alan sanık müdafii Avukat Taşkın Temel, müvekkilinin yıllar boyunca maktul tarafından cinsel istismara uğradığını, tehdit ve şantajla baskı altında tutulduğunu savundu. Avukat Temel, müvekkilinin çocuk yaştan itibaren psikolojik olarak esir alındığını, üniversiteye gitmesine rağmen baskının devam ettiğini belirterek, olay günü de maktulün bıçakla saldırmaya yeltendiğini ileri sürdü. Temel, olayın en azından ağır haksız tahrik altında gerçekleştiğinin açık olduğunu, hatta meşru müdafaa hükümlerinin değerlendirilmesi gerektiğini ifade ederek daha fazla indirim ve tahliye talebinde bulundu. İddia makamı ise haksız tahrik hükümlerinin uygulanmasının yerinde olmadığını belirterek sanık aleyhine istinaf talebinde bulundu. Müebbet hapis, ardından 10 yıl 10 ay İstinaf mahkemesi, yerel mahkemenin kararını kaldırarak sanığın 'kasten öldürme' suçunu işlediğinin sabit olduğuna hükmetti ve önce müebbet hapis cezası verdi. Ancak maktulden kaynaklanan ağır haksız tahrikin etkisi altında suçun işlendiği kanaatine varılarak Türk Ceza Kanunu'nun 29. maddesi gereğince takdiri indirim uygulanıp ceza 13 yıl hapse düşürüldü. Mahkeme, meşru müdafaa hükümlerinin oluşmadığı kanaatine varırken, haksız tahrik indiriminin uygulanmasını uygun buldu ve takdiri indirimle birlikte cezayı 10 yıl 10 aya düşürdü. Mahkeme, yerel cumhuriyet savcısının istinaf talebini reddederken, sanık müdafiinin tahrik indiriminin artırılması yönündeki talebini kabul etti. Sanığın tutukluluk halinin devamına karar verildi.

Zehra Kınık davasında şok geri adım: Anne şikayetini çekti Haber

Zehra Kınık davasında şok geri adım: Anne şikayetini çekti

Eski Kızılay Başkanı Kerem Kınık'ın kızı Fatıma Zehra Kınık Demir'in kullandığı aracın çarpması sonucu hayatını kaybeden 17 yaşındaki Batın Barlas Çeki'nin annesi Hasret Doğan, sanık hakkındaki şikayetinden ve istinaf başvurusundan resmi olarak vazgeçti. Aralık 2025'te mahkemenin verdiği 2 yıl 6 aylık hapis cezasına "Bir canın bedeli iki yıl mı? Şikayetinden vazgeçenler ölüme aynen ortaktır" diyerek isyan eden anne, mahkemeye sunduğu yeni dilekçede tüm maddi ve manevi zararının giderildiğini beyan etti. "TÜM ZARARIM GİDERİLMİŞTİR" Halk TV'den İsmail Saymaz'ın haberine göre Anne Doğan, 19 Şubat 2026'da mahkemeye bir dilekçe sundu. İstanbul Anadolu 8. Ağır Ceza Mahkemesi üzerinden İstinaf'a (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesi) gönderilen dosyada şu ifadeler yer aldı: "Sanık Fatma Zehra Kınık Demir hakkındaki şikayetimden vazgeçiyorum. Maddi ve manevi tüm zararım giderilmiştir. Sanıktan maddi ve manevi herhangi bir tazminat talebim yoktur. Yapmış olduğum istinaf başvurumdan da vazgeçiyorum." 2 YIL 6 AY HAPİS CEZASI ALMIŞTI Annenin şikayetini geri çekme kararı, Aralık 2025'te görülen karar duruşmasının ardından yaptığı sert açıklamaların ardından geldi. 2023 yılında meydana gelen, 17 yaşındaki Batın Barlas Çeki'nin ölümü ve üç kişinin yaralanmasıyla sonuçlanan kazanın davasında Kınık, daha önce 4 yıl 2 ay hapis cezasına çarptırılmıştı. Ancak bazı müştekilerin şikâyetlerini geri çekmesi üzerine karar İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bozulmuş ve dava yeniden görülmüştü. 19 Aralık'taki ikinci duruşmada Kınık, 2 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırılmış, yurt dışına çıkış yasağının devamına ve ehliyetinin bir yıl süreyle alınmasına hükmedilmişti. CEZAYA TEPKİ GÖSTERMİŞTİ Kararın ardından adliye önünde feryat eden anne Hasret Doğan, verilen cezaya şu sözlerle tepki göstermiş ve şikayetinden vazgeçenleri suçlamıştı: "Verilen ceza şaka gibi. Bir canın bedeli iki yıl ki, onun da içeride geçirme süresi de üç ay mı o da belli değil. Trafikte işlenen suçlar için verilen cezalar gerçekten komik. Ceza değil yani bu kesinlikle. Bir can gitmiş ve bir daha asla geri gelmeyecek. Yani kabul edemiyorum. Üzgünüm... Benim çocuğum gitti ve ben acı içinde kıvranıyorum. Şikayetinden vazgeçenler için şunu söylemek istiyorum; kendileri de ölüme sebep olma suçundan aynen ortaktır. Tekrar istinaf süreci olarak itiraz edeceğiz. Ama sonuç ne olur bilmiyorum. Çünkü Türk kanunlarında bunun bir cezası yok. Trafikte ehliyeti olan birileri o zaman herkesi öldürsün. Yani bu kanunlar bunu söylüyor insanlara." Aynı duruşmada savunma yapan Kınık'ın avukatları ise kazada hayatını kaybeden Batın Barlas Çeki'nin annesi ile yaralananlara maddi ve manevi tazminat ödendiğini ve bazı müştekilerin şikâyetlerini zaten geri çektiğini vurgulamıştı. Kınık'ın kusursuz olduğunu iddia eden savunma makamı, "Çeki'nin ölümüne neden Yavuz Selim Öztürk'tür. Bu olayda bu (Kınık) ailesinin hiçbir kusuru yoktur" beyanında bulunmuş ve maddi zararların karşılandığı gerekçesiyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasını talep etmişti.

Yenidoğan savcısı Yavuz Engin'e tehdit davasında karar Haber

Yenidoğan savcısı Yavuz Engin'e tehdit davasında karar

'Yenidoğan Çetesi' soruşturmasını yürüten Cumhuriyet Savcısı Yavuz Engin'i makamında tehdit eden Mustafa Kemal Zengin'in de aralarında bulunduğu 13 sanık hakim karşısına çıktı. Bakırköy 21. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen duruşmaya, tutuklu sanık Mustafa Kemal Zengin ve başka bir suçtan tutuklu bulunan sanık Muhammed Emin Orhan, Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla katıldı. Duruşmada Aylin Arslantatar'ın da aralarında bulunduğu 5 tutuksuz sanık, müşteki Beyda Nur Danış ve taraf avukatları da hazır bulundu. "YAVUZ BENİM ARKADAŞIM" Tutuksuz sanık Aylin Arslantatar savunmasında, "Yavuz Engin beni Büyükçekmece Adliyesi'ne çağırdı. Ben ona zarar gelmesin diye onu uyardım. Yine olsa yine korurum Yavuz benim arkadaşım. İşlemediğim bir suçtan dolayı sanık kürsüsündeyim" dedi. Tutuklu sanık Mustafa Kemal Zengin ise savunmasında, "Dosyanın sanığı değil mağduruyum. Savcının yanına 'Yenidoğan çetesi'ndeki sanıklardan biri olan Tuğçe Toptemel'in tahliyesi için değil yapılan bir haksızlık için gittim. Üzerime atılı suçlamaları kabul etmiyorum ve tahliyemi talep ediyorum" dedi. Avukat beyanlar sonrası son sözleri alınan sanıklar hakkında beraat talep etti. 5 YIL 6 AY HAPİS CEZASI Kararını açıklayan mahkeme heyeti tutuklu sanık Mustafa Kemal Zengin'in 'Görevi yaptırmamak için direnme' suçundan 3 yıl 6 ay, müşteki Halil Emre Yılmaz'a yönelik 'Kişisel verileri hukuka aykırı ele geçirme' suçundan ise 2 yıl hapis cezasıyla cezalandırılmasına karar verdi. Mustafa Kemal Zengin hakkında 5 yıl 6 ay hapis cezasına hükmedildi. Tutuksuz sanık Aylin Arslantatar'ın müşteki Halil Emre Yılmaz'a yönelik 'Kişisel verileri hukuka aykırı ele geçirme' suçundan 1 yıl 8 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına karar verilirken, hükmün açıklanması geri bırakıldı. Diğer yandan tutuklu sanık Mustafa Kemal Zengin'in tutukluluk halinin devamına karar verilirken, 11 sanık ise suçlamalardan beraat etti.

Kuzenine IBAN’ını verdi hayatı karardı Haber

Kuzenine IBAN’ını verdi hayatı karardı

Adana'da yaşayan 22 yaşındaki Arzu Aydın, iddiaya göre bir yakınına güvenerek paylaştığı banka hesap bilgileri nedeniyle hukuk mücadelesi veriyor. 2023 yılında kuzenine IBAN numarasını veren Aydın, bu hesap üzerinden gerçekleştirilen işlemler sonucunda "dolandırıcılık" suçlamasıyla karşı karşıya kaldı ve hakkında toplam 15 ayrı dava açıldı. CEZAEVİNE GİRDİ, 14 DOSYASI DAHA VAR Terzilik yaparak geçimini sağlayan Arzu Aydın, açılan davalardan birinde 3 yıl 2 ay 3 gün hapis cezasına çarptırıldı. 28 Ekim 2025 tarihinde emniyet güçleri tarafından evinden alınan genç kız, cezaevine gönderildi. Tarsus Kapalı Cezaevi'nde bir ay kalan Aydın, ardından Karataş Kadın Cezaevi'ne nakledildi. Aydın'ın halihazırda derdest olan 14 ayrı dosyasının daha bulunduğu, bu dosyalardan birinin ise istinaf aşamasında olduğu ve 2 yıl 2 ay hapis cezası aldığı öğrenildi. ENGELLİ ANNENİN FERYADI: ELİM AYAĞIM OYDU Eşinden bir süre önce ayrılan ve kas erimesi hastalığı nedeniyle yüzde 50 fiziksel engeli bulunan 44 yaşındaki anne Türkan Budak, kızının iyi niyetinin kurbanı olduğunu savunuyor. Kendisinin ve küçük kızının hastalıklarla boğuştuğunu ifade eden anne Budak, ya "Kızım 2023 yılında kuzenine güvenip IBAN’ını verdi. Kızımın adına o IBAN nedeniyle tam 15 dava açıldı. Evden alıp götürdüler. Ben kas hastasıyım, diğer kızım ise lupus hastası. Benim elim ayağım oydu, yemeğimi dahi o hazırlardı. Şimdi onu cezaevinde bırakıp gelmek bana çok ağır geliyor." ZARARLARI KARŞILADI AMA DAVALAR DURMADI Kızının 19 yaşında yaptığı bir "cahilliğin" tüm ailenin hayatını etkilediğini belirten Türkan Budak, süreç boyunca borçlanarak şikayetçilerin zararlarını gidermeye çalıştığını ifade etti. Karşı tarafların yüksek miktarlar talep etmesine rağmen ödeme yaptığını söyleyen anne, "Yeter ki kızım kurtulsun diye borç içine girdim. Büyük mağduriyetler yok ancak kızım adına dolandırıcılık yapılmış. Bu gençlere yazık olmasın, mağduriyetimiz giderilsin" dedi. "İSTİNAF KARARI KORKUTUYOR" Arzu Aydın’ın halihazırda kesinleşen cezasının yanı sıra istinaf mahkemesinde bekleyen 2 yıl 2 aylık bir başka cezası daha bulunuyor. Sağlık sorunları nedeniyle yürüme zorluğu çeken ve her hafta kızının görüşüne giden Türkan Budak, yeni bir mahkumiyet kararını kaldırmasının mümkün olmadığını dile getirerek yetkililerden yardım bekliyor. şadıkları süreci şu sözlerle anlattı:

7,5 yıl hapsi isteniyordu: Vahe Kılıçarslan hakkında karar verildi! Haber

7,5 yıl hapsi isteniyordu: Vahe Kılıçarslan hakkında karar verildi!

“Cansız manken” lakabıyla tanınan manken ve sunucu Vahe Kılıçarslan, 15 Temmuz 2023’te kullandığı araçla Afyon’daki Korel Otel kavşağında, işletme mühendisi Olcay Emine Yıldırım’ın kayınpederi Dursun Yıldırım’ın yönetimindeki otomobille çarpıştı. "TAZMİNAT DAVAMIZ DA DEVAM ETMEKTEDİR" Davanın ardından açıklama yapan avukat Handan Bakbak, şu ifadeleri kullandı: "Vahe Kılıçarslan bize her türlü kanaldan hakaretler savurdu. Bütün kamuoyu önündeki yanıltan, gerçek dışı yalan beyanlarına karşı adalete güvendik. Adalet tecelli etti. İşlediği suç bütün belgeleriyle emniyet tutanakları, ATK raporları, hastane raporları, müvekkilin içine düştüğü mağduriyet ve vücut kaybı da dahil bunların hepsi sübuta erdi. Suçun da Vahe tarafından işlendiği ortaya çıkmıştır.Tazminat davamız da devam etmektedir. Duruşunla kamuoyu önündeki halinle yalan söyleyebilir, herkesi yanıltabilirsin. Ama yukarıda Allah’ı, yerde de mahkemeyi kandıramazsın. Ne olursa olsun gerçekler ortaya çıkar." VAHE KILIÇARSLAN'DAN AÇIKLAMA Sosyal medya hesabından açıklama yapan Vahe Kılıçarslan ise şunları söyledi: "15 Temmuz 2023 yılında yaşadığımız kaza yüzünden geçen yıl olduğu gibi bana arkadan çarpan aracın içinde olan Emine Hanım, avukatları Handan Hanım ile birlikte televizyonları gezip bana hakkaniyeti olmayan itham ve iftiralarda bulunuyorlar.Kesinleşmiş bir karar olmamakla beraber hem Afyon hem de İstanbul mahkemelerinde trafik kazası ile ilgili dava devam etmektedir. Bana arkadan çarpmalarına rağmen 5 milyon TL'lik dava açmaları ve kesinleşen bir engelli raporu bulunmamasına rağmen yüzdesini çok yüksek tutarak engelliyiz diyerek yanlış beyan vermekteler.Gerçekten beni ülkemde herkes çok iyi tanır, nasıl bir karaktere sahip olduğumu. Arkadan bana çarpan sürücü 24 metre fren izi ile çarpıyor. Sürücü direksiyon hakimiyetini kaybedip bana arkadan çarptıktan sonra tekrar frene basıp bankete lastiğini kilitleyerek kazanın büyümesine sebebiyet veriyor.Malesef üzücü olan emniyet kemeri takmayan Emine Hanım'ın kaburga kemikleri kırılıyor. Kendi hatasından kaynaklaran yaralanmayı bana mal ediyorlar. Kazadan sonra karşı taraf bana tehditler yağdırarak diyalog yolunu kesip mahkemelik olduk.Şimdi de sürekli ekranlarda beni karalamaya çalışıyorlar. Trafik polisinin tuttuğu alkol sıfır, yoktur raporu ve olay yeinde onlara yardım ettiğimin fotoğraflarını tekrar paylaşacağım. Kamuoyunu yanlış bilgilendiren bu kişilerin davranışlarını doğru bulmuyorum." Çarpışmanın şiddetiyle Dursun Yıldırım’ın kullandığı araç takla atarak sürüklendi. Otomobilde Dursun Yıldırım ve eşi Seher Yıldırım’ın yanı sıra gelinleri Olcay Emine Yıldırım ile 8 yaşındaki torunları da bulunuyordu. Kazayı Dursun ve Seher Yıldırım hafif yaralarla atlatırken, Olcay Emine Yıldırım ağır yaralandı. Yıldırım’ın, 8 yaşındaki oğlunu korumak için üzerine kapanması sonucu kürek kemiği kırıldı. Olay yerine sevk edilen ambulansla hastaneye kaldırılan Yıldırım, 6 gün yoğun bakımda tedavi gördü. Pelvis ve bel kemiklerinde kırıklar tespit edilen Yıldırım’ın vücuduna platin takıldığı öğrenildi. YÜZDE 67 ENGELLİ RAPORU VERİLDİ Kaza sonrasında felç kalan Olcay Emine Yıldırım’ın sol bacağı diğer bacağından kısa kaldı. Yıldırım’a yüzde 67 engelli raporu verildi. Yaşananların ardından Olcay Emine Yıldırım ve ailesi, kazaya neden olduğunu öne sürdükleri, olay yerinden ayrıldığı ve kendilerini hiç arayarak geçmiş olsun dileğinde bulunmadığını iddia ettikleri Vahe Kılıçarslan hakkında şikayetçi oldu. Soruşturma kapsamında ifadesi alınan Vahe Kılıçarslan ise yöneltilen suçlamaları reddederek kazada herhangi bir kusurunun bulunmadığını savundu. VAHE KILIÇARSLAN DURUŞMAYA KATILMADI Patronlar Dünyası'nın haberine göre, Afyonkarahisar 8. Asliye Ceza Mahkemesi’nde yaklaşık iki yıldır devam eden davanın karar duruşmasına müşteki Olcay Emine Yıldırım ile avukatı Handan Bakbak katıldı. Duruşmaya gelmeyen sanık Vahe Kılıçarslan’ı ise avukatı temsil etti. Savcı, kazanın meydana gelmesinde sanık Vahe Kılıçarslan’ın asli kusurlu olduğunun değerlendirildiğini belirterek, “taksirle birden fazla kişinin yaralanmasına neden olma” suçundan 1 yıl 1 aydan 7,5 yıla kadar hapis cezası verilmesini talep etti. "YARIM BİR ŞEKİLDE DEVAM EDECEĞİM" Savcılık mütalaasının ardından söz alan müşteki Olcay Emine Yıldırım, Vahe Kılıçarslan hakkındaki şikayetlerinin sürdüğünü belirterek, "Kazadan beri bizimle hiçbir şekilde irtibata geçmemiştir. Ben hayatımın geri kalan kısmına yarım bir şekilde devam edeceğim. Bunun göz önünde bulundurulmasını ve sanığın cezalandırılmasını talep ediyorum" ifadelerini kullandı. Yıldırım’ın avukatı Handan Bakbak da müvekkillerinin yaşadığı mağduriyetin halen devam ettiğini vurgulayarak, "Bugüne kadar duruşmalara katılmayan sanık, müvekkillerle yüz yüze gelmekten kaçınmıştır. Kesinlikle kaza sonrası mağdur ailelerle iletişime geçmemiş, gerçek dışı beyanlarda bulunmuştur. En ağır cezayla cezalandırılmasını istiyoruz" dedi. Vahe Kılıçarslan’ın avukatı ise müvekkilinin üzerine atılı suçu işlediğine dair kesin bir delil bulunmadığını savunarak beraat kararı verilmesini talep etti. MAHKEME KARARINI AÇIKLADI Mahkeme, Vahe Kılıçarslan’ın “taksirle birden fazla kişinin yaralanmasına neden olma” suçunu işlediğininsabit olduğu gerekçesiyle 1 yıl 8 ay hapis cezasına çarptırılmasına karar verdi. Ayrıca Kılıçarslan’ın sürücü belgesinin 6 ay süreyle geri alınmasına hükmedildi. Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkumiyetinin bulunmaması ve kişisel durumu da dikkate alınarak, verilen hapis cezası için hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildi.

Meclis'te taciz davasında tahliye! Haber

Meclis'te taciz davasında tahliye!

Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) lokantasında staj yapan lise öğrencisi kız çocuklarına yönelik cinsel taciz ve istismar iddialarıyla ilgili davanın ikinci duruşması Ankara 57. Asliye Ceza Mahkemesi'nde tamamlandı. Kamuoyunda geniş yankı uyandıran davada, mahkeme heyeti tutuklu sanıkların tamamının tahliyesine karar verdi. SANIKLAR ADLİ KONTROL ŞARTIYLA SERBEST Dava kapsamında yargılanan Halil İlker Güner, Durmuş Uğurlu, İbrahim Beşlioğlu ve Recep Seven isimli tutuklu sanıklar, mahkemenin verdiği kararla adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Davanın diğer sanığı Ramazan Çetin’in ise tutuksuz yargılanmasına devam ediliyor. Sanıklar hakkında "çocuğa karşı cinsel taciz" ve "sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı" suçlarından toplam 16 yıl 6 aya kadar hapis cezası talep ediliyor. DAVA SÜRECİNDEKİ ÖNEMLİ DETAYLAR Mesleki Eğitim Merkezi (MESEM) kapsamında Meclis lokantasında görev yapan öğrencilere yönelik gerçekleştirildiği iddia edilen eylemlere dair dosyada dikkat çeken unsurlar bulunuyor. İlk duruşmada bazı sanıkların kendi aralarındaki mesajlaşmaları kısmen kabul ettikleri ve pişmanlık beyanında bulundukları kayıtlara geçmişti. Mağdur öğrencilerin ifadeleri ise psikolog eşliğinde SEGBİS sistemi üzerinden alınarak dosyaya eklenmişti. BİR SONRAKİ DURUŞMA 15 MAYIS'TA Mahkeme heyeti, tutuklu sanıkların tahliyesine karar vermesinin ardından davayı 15 Mayıs tarihine erteledi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.