Hava Durumu

#Hürmüz Boğazı

Haberin Analizi - Hürmüz Boğazı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Hürmüz Boğazı haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Hürmüz Boğazı kapatıldı! Haber

Hürmüz Boğazı kapatıldı!

Bölgede tansiyon düşmüyor. İran Suudi Arabistan ve Kuveyt'e aynı anda saldırdı. Suudi Arabistan Riyad'a 6 füze atıldığını duyurdu. Öte yandan Kuveyt'teki Mubarek el-Kebir Limanı'na insansız hava araçlarıyla saldırı düzenlendi. İran Devrim Muhafızları Hürmüz Boğazı'nı tamamen kapatıp boğazdan geçen her geminin sert önlemle karşılaşacağını duyurdu. İran, Kuveyt’in Mubarek el-Kebir Limanı’na insansız hava araçlarıyla saldırı düzenledi. Aynı zamanda Suudi Arabistan Savunma Bakanlığı, İran tarafından Riyad bölgesine 6 füze fırlatıldığını açıkladı. Tahran yönetimine bağlı İran Devrim Muhafızları, Ortadoğu’da ABD güçlerinin konuşlandığı bölgelerdeki sivilleri olası saldırılara karşı uyararak, bu bölgeleri terk etmelerini istedi. Bölgede artan gerilim, Körfez ülkeleri ve uluslararası güçler arasında endişeleri artırdı. BİRLEŞİK ARAP EMİRLİKLERİ DE HEDEFTE İran basınından Fars Haber Ajansı’nın yayımladığı haberde, olası bir saldırı senaryosunda Birleşik Arap Emirlikleri’ndeki enerji altyapısının da hedef alınabileceği belirtildi. Haritada potansiyel noktalar olarak Dubai’deki Cebel Ali Enerji ve Tuzdan Arındırma Tesisi, El Tavile ve M İstasyonu Elektrik Santralleri, Muhammed bin Raşid El Maktum Güneş Enerjisi Parkı ile Abu Dabi’deki Baraka Nükleer Santrali gösterildi. Uzmanlar, bölgedeki enerji tesislerinin bu tür gerilimler nedeniyle yüksek risk altında olduğunu vurguluyor. Kaynak: Halk Tv

Petrolde 2026 hedef fiyat! Savaşın ardından 6 tahmin Haber

Petrolde 2026 hedef fiyat! Savaşın ardından 6 tahmin

Orta Doğu’daki çatışmalarda 1 aylık süre dolmak üzereyken, gelinen noktada dünya kamuoyunun odak noktası haline gelen petrol fiyatlarında tansiyon düşmüyor. Müzakere yollarının aranması ve karşılıklı ateşkes teklifleri bu haftanın önemli haberleri arasında yer aldı. ABD’nin 15 maddelik önerisine, İran 5 maddelik şartla karşılık verdi. Tarafların birbirlerine sunduğu tekliflerin cevapları beklenirken, petrol fiyatları yeniden 100 doların üzerine yöneldi. PETROLDE HEDEF FİYAT Hürmüz Boğazı da hâlâ “kapalı” kapalı kalmaya devam ederken, savaşın ardından 6 büyük finans kuruluşundan brent petrol varil fiyatı için 2026 hedef fiyat tahminleri paylaşıldı. Bu tahminler şöyle sıralandı: Banka Fiyat UBS 72 dolar Bank of America 77,50 dolar HSBC 80 dolar Goldman Sachs 85 dolar Barclays 85 dolar Standard Chartered 85,50 dolar EN KARAMSAR TAHMİN 85,50 $ Brent petrolde ortalama fiyat için 2026’da en kötümser tahmin, Standart Chartered Bank tarafından yapıldı. İngiliz banka, 2026 için ortalama fiyat tahminini 70 dolardan 85,50 dolara yükseltti. Hürmüz Boğazı'ndaki aksamalar ve bölgedeki çatışmalar nedeniyle Irak, Suudi Arabistan, BAE, Katar ve Kuveyt'ten gelen günlük yaklaşık 7,4 ile 8,2 milyon varil petrolün piyasaya ulaşamadığını tahmin eden banka; ayrıca İran'ın üretiminde de yaklaşık 1 milyon varillik düşüş olduğunu tahmin ediyor. ÇEYREKLİK BEKLENTİLER Standard Chartered Bank, Orta Doğu'daki jeopolitik gerilimlerin arz üzerindeki etkileri nedeniyle petrol fiyat tahminlerini yukarı yönlü revize ederken, çeyreklik beklentilerini açıkladı. Buna göre banka ilk çeyrekte 78 dolar ve ikinci çeyrekte 98 dolar olan tahmini, son çeyrek dönem için 80,50 dolar seviyelerinde konumlandırdı. ENERJİ TESİSLERİ KRİTİK Bu arada ING Research tarafından yapılan bir analizde, İran’ın Körfez ülkelerindeki enerji altyapısına yönelik saldırının kritik olduğuna dikkat çekilerek, “Bu durum, Basra Körfezinden enerji arzında daha uzun süreli bir aksamaya yol açabilir. ABD yönetiminin petrol fiyatlarındaki yukarı yönlü baskıyı hafifletmeye çalıştığı göz önüne alındığında, İran'ın enerji tesislerine yönelik saldırı hamlesi, misilleme ortamında fiyatlarda ek bir yükselişe işaret ediyor” ifadelerine yer verildi. Kaynak: Türkiye gazetesi

"Türkiye'yi zor günler bekliyor" Haber

"Türkiye'yi zor günler bekliyor"

Körfez bölgesinde patlak veren ve enerji hatlarını felç eden savaşın Türkiye ekonomisi üzerindeki doğrudan ve dolaylı etkileri giderek belirginleşiyor. Ekonomist İris Cibre, sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı kapsamlı değerlendirmede, savaşın uzamasının Türkiye'nin makroekonomik dengelerinde yaratacağı çok yönlü tahribata dikkat çekti. Cibre'nin ihracattan turizme, gıda fiyatlarından yabancı sermaye çıkışına kadar uzanan 5 maddelik analizi, yaklaşan ekonomik fırtınanın haritasını ortaya koyuyor. Analize göre Türkiye'yi bekleyen ilk büyük şok, doğrudan gelir kalemleri olan ihracat ve turizm cephesinde yaşanıyor. Şubat ayı verilerine göre Türkiye'nin toplam ihracatının yüzde 10'luk gibi çok ciddi bir dilimi doğrudan savaşın merkez üssü konumundaki Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ve Irak'a yapılıyor. Küresel ekonomide halihazırda beklenen yavaşlama senaryolarına bu bölgesel çatışmanın da eklenmesiyle, Türkiye'nin ihracatında sert bir daralma yaşanması kaçınılmaz görünüyor. Öte yandan, çatışmaların Orta Doğu genelini güvensiz hale getirmesi Türkiye'nin bacasız sanayisini de vurmaya başladı. Cibre'nin aktardığı bilgilere göre, turizm sektöründe Mart ve Nisan aylarını kapsayan erken rezervasyon iptalleri şimdiden hız kazanmış durumda ve bu durum turizm gelirlerinde ciddi bir yavaşlamanın habercisi. HÜRMÜZ'DE GÜBRE TUZAĞI VE KÜRESEL GIDA ŞOKU Savaşın belki de en sinsi ve yıkıcı etkisi ise tarım ve gıda güvenliği üzerinde hissedilecek. Dünyanın en önemli enerji darboğazı olan Hürmüz Boğazı'nın ticarete fiilen kapanması, sadece petrolü değil, tarımsal üretimin can damarı olan gübre arzını da kilitledi. Cibre'nin paylaştığı verilere göre, küresel üre (gübre) arzının yüzde 35'i ve sülfür arzının yüzde 45'i şu an Hürmüz Boğazı'nda mahsur kalmış durumda. Kuzey yarımkürede tarımsal gübreleme zamanının geldiği bu kritik dönemde yaşanan arz şoku, tarımsal verimlilikte ciddi düşüşleri ve buna bağlı olarak tüm dünyayı etkileyecek yeni bir "küresel gıda fiyat şokunu" beraberinde getirme potansiyeli taşıyor. YABANCI ÇIKIŞI VE ARTAN MALİYET ENFLASYONU Savaşın finansal piyasalara ve tedarik zincirlerine yansıması da Türkiye için dezavantajlı bir tablo çiziyor. Küresel belirsizliğin artmasıyla birlikte yabancı yatırımcıların Gelişmekte Olan Piyasalar'da (EM) "risk-off" (riskten kaçış) moduna geçtiğini belirten Cibre, bunun Türkiye'den sert portföy çıkışlarına yol açtığını vurguladı. Tedarik tarafında ise sadece petrol değil, doğalgaz fiyatlarındaki artış da büyük bir risk unsuru. Bu artışın Türkiye'nin cari açığını doğrudan büyütmekle kalmayıp, halihazırda küresel çapta arz sorunu yaşanan mikroçip ve bağlantılı tüm teknolojik ürünlerin fiyatlarında yeni bir enflasyonist baskı yaratacağı ifade ediliyor. KISA VADEDE ACI REÇETE, UZUN VADEDE FIRSAT Ekonomist İris Cibre, savaşın yarattığı bu karamsar tabloyu hem bir uyarı hem de uzun vadeli bir fırsat penceresi olarak özetliyor. Çatışmaların sona ermesiyle birlikte Türkiye'nin önünde jeopolitik ve ticari anlamda önemli kapıların açılabileceğini ve bu sürecin iyi yönetilmesi halinde ülkeye uzun vadede ciddi getiriler sağlanabileceğini belirten Cibre, asıl tehlikenin "bugün" olduğuna dikkat çekiyor. Analizin sonuç bölümünde vurgulandığı üzere; kısa vadede cari açık, enflasyon, Merkez Bankası rezervleri ve ekonomik büyüme verilerinde Türkiye'yi son derece zorlu ve sancılı bir dönemeç bekliyor. Kaynak: Karar gazetesi

Motorine ve benzine dev zam Haber

Motorine ve benzine dev zam

ABD-İsrail ve İran arasındaki savaşın enerji hatlarını vurması ve Uluslararası Enerji Ajansı'nın (IEA) "tarihin en büyük tedarik kesintisi" uyarısıyla Brent petrolün 100 doların üzerine fırlaması, yurt içinde akaryakıt fiyatlarında yeni ve çok daha sert bir aşamanın kapısını araladı. Sektör kaynaklarının aktardığı son dakika bilgisine göre, küresel piyasalardaki sert yükselişin ardından benzin ve motorin (dizel) gruplarında yeni bir fiyat artışına gidilmesi kesinleşti. Buna göre; 13 Mart'ı 14 Mart Cumartesi'ye bağlayan gece yarısı itibarıyla pompaya yansıyacak şekilde motorinin litresine 96 kuruş, benzinin litresine ise 55 kuruş zam geliyor. Tabelalar bu gece bir kez daha değişecek. EŞEL MOBİL'DE YOLUN SONU: MOTORİNDE ÖTV BİTİYOR Hükûmetin akaryakıttaki ani küresel fiyat şoklarını tüketiciye tam olarak yansıtmamak için uyguladığı ve zamların büyük kısmını devletin Özel Tüketim Vergisi'nden (ÖTV) karşıladığı "Eşel Mobil" sisteminde deniz bitti. Elde edilen son bilgilere göre, bu gece yarısı motorine yansıyacak 96 kuruşluk net zammın ardından, devletin motorin üzerinden aldığı ve feragat edebileceği ÖTV payı tamamen sıfırlanmış (tükenmiş) olacak. Bu durum ne anlama geliyor? Akaryakıtta yepyeni bir aşamaya geçiliyor. Bugüne kadar küresel piyasalardan gelen örneğin 3 liralık bir zammın sadece 1 lirası pompaya yansıyor, kalanı ÖTV'den düşülüyordu. Ancak motorinde ÖTV'nin bitmesiyle birlikte bu "kalkan" devreden çıkmış oldu. Yeni bir kanuni düzenleme veya Cumhurbaşkanı kararı ile ek bir sübvansiyon mekanizması kurulmazsa, bundan sonra uluslararası piyasalarda motorine gelecek her kuruşluk zam, yüzde 100 oranında ve doğrudan vatandaşın ödediği pompa fiyatına yansıyacak. BU GECEKİ ZAMMIN MATEMATİĞİ Cumartesi günü geçerli olacak son "Eşel Mobil korumalı" zamların matematiksel dökümü şu şekilde gerçekleşti: MOTORİN (DİZEL) ZAMMI: Gerçekleşen Toplam Zam: 3 Lira 84 Kuruş (3.84 TL) Devletin ÖTV'den Karşıladığı (Son Kalkan): 2 Lira 88 Kuruş (2.88 TL) Pompaya Yansıyacak Net Zam: 96 Kuruş (0.96 TL) (Bu işlemle motorindeki ÖTV marjı bitti) BENZİN ZAMMI: Gerçekleşen Toplam Zam: 2 Lira 20 Kuruş (2.20 TL) Devletin ÖTV'den Karşıladığı: 1 Lira 65 Kuruş (1.65 TL) Pompaya Yansıyacak Net Zam: 55 Kuruş (0.55 TL) Uzmanlar, Körfez ve Kızıldeniz'de gemi trafiğinin felç olması ve İran'ın Hürmüz Boğazı'nı fiilen kapatması nedeniyle petrol fiyatlarındaki yukarı yönlü baskının devam edeceğini belirtiyor. Eşel Mobil'in motorin için devreden çıkmasıyla birlikte, önümüzdeki hafta içi yaşanabilecek olası yeni küresel artışların doğrudan tabelaları uçuracağı uyarısı yapılıyor. Kaynak: Karar gazetesi

AKARYAKIT POMPASINDA "FIRTINA" BEKLENTİSİ Haber

AKARYAKIT POMPASINDA "FIRTINA" BEKLENTİSİ

Orta Doğu’da tırmanan askeri gerilim, küresel ekonomi üzerinde "enerji şoku" etkisi yaratıyor. Hafta sonu gerçekleşen saldırıların ardından ham petrol fiyatları çift haneli artışlara sahne olurken, arz güvenliğine dair endişeler piyasalarda panik havası estiriyor. KÜRESEL PİYASALARDA "SİYAH ALTIN" RALLİSİ Askeri operasyonun başlamasıyla birlikte petrol kontratlarında sert yükselişler kaydedildi: Varil başına 75 dolar barajını aşarak son 8 ayın zirvesini gördü. Gün içinde yüzde 10’a varan bir sıçrama gerçekleştiren WTI( ABD Ham Petrolü), şu sıralar yüzde 8’in üzerinde artışla işlem görüyor. Türkiye’nin de referans aldığı Brent tipi ham petrol, yüzde 6’ya yakın değer kazanarak 77,33 dolar seviyesine tırmandı. HÜRMÜZ BOĞAZI: KÜRESEL ARZIN BEŞTE BİRİ RİSK ALTINDA NTV'nin haberine göre piyasaların en büyük korkusu, dünya petrol sevkiyatının yaklaşık %20’sinin geçtiği Hürmüz Boğazı’nın kapanması. Tahran yönetimi boğazın açık olduğunu iddia etse de, büyük denizcilik şirketleri güvenlik gerekçesiyle rotalarını bu dar su yolundan hızla uzaklaştırıyor. Öte yandan, İran’ın komşu ülkelerdeki (BAE, Bahreyn, Suudi Arabistan, Irak vb.) ABD varlıklarına yönelik saldırıları, çatışmanın bölgesel bir enerji krizine evrilme riskini artırıyor. OPEC+ grubunun Pazar günü aldığı günlük 206 bin varillik sınırlı üretim artışı kararı ise küresel talebin ancak %0,2’sine tekabül ettiği için piyasadaki TÜRKİYE’DE AKARYAKIT POMPASINDA "FIRTINA" BEKLENTİSİ Petrol fiyatlarındaki bu ani yükseliş ve Türk Lirası’nın dolar karşısındaki hassas dengesi, Türkiye’deki akaryakıt fiyatlarını doğrudan hedef alıyor. Sektör kaynakları, mevcut tablonun benzinde ve motorinde kısa süre içinde ciddi bir fiyat artışını kaçınılmaz kıldığını vurguluyor. Kaynak: Karar gazetesi

Piyasalar diken üstünde: Altın, gümüş, petrol... Haber

Piyasalar diken üstünde: Altın, gümüş, petrol...

ABD ve İsrail'in İran'a yönelik saldırıları, İran lideri Ayetullah Ali Hamaney'in öldürülmesi gibi kritik gelişmeler piyasaların da odağında. Piyasalarda ne gibi gelişmelerin olacağı da merak ediliyor. Uzman isimden altında gümüşe ve petrole kadar beklentilere dair değerlendirmeler geldi. İşte detaylar... ABD ve İsrail'in İran'a yönelik saldırıları, İran lideri Ayetullah Ali Hamaney'in öldürülmesi gibi kritik gelişmeler piyasaların da odağında. Piyasalarda ne gibi gelişmelerin olacağı da merak ediliyor. Uzman isimden altında gümüşe ve petrole kadar beklentilere dair değerlendirmeler geldi. İşte detaylar... "PAZAR GECESİ ASYA PİYASALARININ AÇILMASIYLA ONS ALTIN FİYATININ FİZİKSEL PİYASALARA BENZER ŞEKİLDE YÜKSELECEĞİNİ ÖNGÖRMEK ÇOK DA ZOR OLMASA GEREK" TGRT Haber canlı yayınında konuşan ekonomist Hakan Çınar, altın, gümüş, petrolün son yaşanan gelişmelerden etkilenmesi ve ilk dalgalanmalara dair şu ifadeleri kullandı: "Tabii hemen etkilenmeye başladı. Zaten bekliyorduk açıkçası. Çarşı piyasasında altın hemen rekor bir yükseliş gösterdi. 7600 liradan başlamıştı, gram altın 8250'ye kadar çıktı dün itibarıyla. İsrail'le ABD'nin İran'a yönelik saldırıları hemen anında küresel piyasalara yansıyor. Tabii yatırımcılar için aslında pazartesi gününü beklemek biraz daha doğru olacak. Ama tabii fiziki piyasalarda saldırıların etkileri hemen anında etki etmeye başladı. Dün 7600 lirayla başlamıştı gram altın fiyatları mesela, tabii bu hemen savaş açıklamalarının, misillemenin özellikle başlamasının ardından dediğim gibi 8250 liraya kadar yükseldi. Gümüşte de böyle bir benzer bir artış var. Hemen onu da söylemem lazım. 155 liraya kadar yükseldi. Tabii pazar gecesi Asya piyasalarının açılmasıyla birlikte ons altın fiyatının da fiziksel piyasalara benzer şekilde yükseleceğini öngörmek çok da zor olmasa gerek. PETROL FİYATLARI NE OLACAK? Özellikle Hürmüz'le ilişkilendirerek anlatmak istiyorum. Çünkü biliyorsunuz aslında bu savaşın aynı zamanda dünya ticaretinin ana damarının tıkanıp tıkanmayacağını da ortaya koyuyor. Biraz benim özellikle uzmanlık alanım olan uluslararası ticaret boyutundan da biraz ele alayım isterseniz. Hürmüz Boğazı çok önemli. Şu anda en çok kamuoyunda merak edilen şey petrol fiyatları, tabii altın, gümüş bunlar çok etkilendi, etkilenmeye de devam edecek, orası muhakkak ama öbür taraftan enerjinin kalbi olan Hürmüz Boğazı'ndaki bu kapanma ki şu anda kapanma kararı açıklandı İran tarafından. Süre verilmedi, kısa süreli de olabilir, uzun süreli de olabilir, onu bilmiyoruz henüz" HANGİ SENARYOLAR VAR? Çınar farklı senaryoları da değerlendirdi. "Hangi senaryolar var önümüzde piyasalara ve ekonomiye dair?" sorusuna yanıt veren Çınar şu ifadeleri kullandı: "Hürmüz Boğazı neden önemli? Biliyorsunuz 20 milyon varil petrol, bu da dünya ticaretinin yüzde 20'si anlamına geliyor, LNG'nin de yani doğal gazın da yüzde 25'i her gün Hürmüz Boğazı'ndan geçiyor. Tabii bu durum bir anlamda artık normal bir risk olmaktan öteye çıkar, ciddi bir kriz olur. Çünkü tam bir arz şoku yaşanıyor burada. Brent petrol 80 dolarlarda, 120 dolarlara hatta 150 dolarlara kadar çıkması muhtemel. Doğal gazda mutlak surette yüzde 30'la yüzde 70 arası bir artışın olması burada söz konusu. Enerji fiyatlarının yükseleceği kesin. Sigorta maliyetleri artacak, tanker geçişlerinde risk olacak vs. Burada tabii şimdi enerji fiyatlarının yükselmesi ne yaratacak? Ona bir parça değineyim. Üretim maliyetlerini artıracak bir defa. Nakliye maliyetleri yükselecek beraberinde. Ve tabii gıda fiyatları da artacak yani beraberinde. Hepimiz biliyoruz ki zaten enflasyonla mücadele dünyanın şu anda uğraştığı en önemli, mücadele ettiği, ta pandemi döneminden bu yana gelen bir sıkıntı ve enflasyon dalgası yeniden tetiklenebilir. Ki bunun da bana göre kritik eşiği diye bakmak lazım; 100 doların üzeri. Yani eğer 100 doların üzerine çıkarsa petrol fiyatları, hele ki 120, 150 dolarlara kadar çıkarsa çok ciddi bir yavaşlama görürüz. Ve resesyon artık o zaman daha fazla dünyada etkili konuşulur hale gelir. Tedarik zincirleri yine bozulacak, orası bir gerçek. Hürmüz'de yaşanacak sorun, az önce de söylediğim gibi teslim sürelerinin uzaması, navlunların artması, tabii stok tutmaya başlayacak şirketler, bu da finansman maliyetlerine yansıyacak, verimliliği düşürecek, yani dünyada tekrar enflasyonla ilgili bir bu anlamda bir sıkıntının başlayacağını görüyoruz. Öte yandan tabii ticaret yolları yeni yollar aramaya başlayacak, değişecek ticaret yolları, Körfez hattı riskli hale gelecek, işte alternatif rotaları yine konuşmaya başlayacağız, karayolu ve demiryolu taşımacılığı yeniden önemli olmaya başlayacak. Ve Türkiye'nin de tabii burada hiç etkilenmemesi gibi bir ihtimal yok. Doğal olarak biz baktığınızda enerjide çok ciddi anlamda bir ithalatçı rolündeyiz. Her 10 dolarlık artış aslında mutlaka bizde de cari açığa bir etki edecektir, enflasyonu artıracaktır, kur da baskı altına girecektir, bunu mutlak surette göreceğiz. Ama ben kur konusunda çok fazla olumsuz düşünmüyorum. Çünkü kur konusunda istikrarlı geldik şu ana kadar. Bu istikrarın yine devam edeceğini ve kurların aniden yükseliş beklentisinde olanların da bu konuda çok da beklenti içine girmemelerini tavsiye ediyorum açıkçası. Zira ben kur politikasında çok büyük bir etki olacağına inanmıyorum ama özellikle tabii kimya sektörü, plastik sektörü, enerji yoğun sektörler, enerjiye daha fazla bağımlı olan sektörler tabii ki bu durumda biraz daha fazla etkilenecekler" Kaynak: MyNet

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.