Hava Durumu

#İddianame

Haberin Analizi - İddianame haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, İddianame haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

İBB Davası'nda ikinci gün protestoyla başladı! Haber

İBB Davası'nda ikinci gün protestoyla başladı!

İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne (İBB) yönelik soruşturma kapsamında hazırlanan yaklaşık 3 bin 900 sayfalık iddianameyle açılan ve aralarında Ekrem İmamoğlu’nun da bulunduğu 402 sanıklı davanın ilk celsesi 9 Mart Pazartesi günü Silivri’de başladı. İMAMOĞLU KÜRSÜYE ÇIKTI | 11.57 Ekrem İmamoğlu, iddianame özetinin okunmasının ardından sanık kürsüsüne çıktı. İmamoğlu, davanın başlangıcından bu yana ilk kez özgürce kürsüde konuşuyor: “Bir iddia makamı var. Bana göre şaibelidir. Bana göre suçludur. 16 milyonun belediye başkanı burada Şu an karşınızda. Toplumunun takdirini almışken ben sizi dinlemiyorum demek meşruiyet sorunu yaratır” İDDİANAME ÖZETİ 33 DAKİKADA OKUNDU | 11.53 İddianame özetinin okunması tamamlandı. 33 dakika sürdü. TANAL'DAN İDDİANAMENİN 'ŞEMASINA' TEPKİ | 11.30 CHP Şanlıura Milletvekili Mahmut Tanal, iddianamedeki 'örgüt şemasının' İBB'nin düzeni olmasına dikkat çekti. Tanal, bu anlayışın esas alınması ile ilerdeki herhangi bir devlet kurumunun 'örgüt' olarak yorumlanabileceğini ifade etti: "Duruşmada okunan iddianame özetinde en dikkat çekici nokta şuydu: Belediyenin normal idari hiyerarşik yapısı, adeta bir “örgüt şeması” gibi anlatıldı. Oysa bir belediyede başkan, başkan yardımcıları, daire başkanları ve bürokratlardan oluşan yapı kanunla kurulmuş yasal bir idari organizasyondur. Yasal bir yönetim şemasını suç örgütü şeması gibi sunmak, hukuki bir tespit değil, algı yaratma çabasıdır. Eğer bu anlayış kabul edilirse, yarın herhangi bir bakanlığın teşkilat şeması da aynı şekilde “örgüt şeması” diye gösterilebilir. Devlet kurumlarının kanunla belirlenmiş idari yapısı suç değildir. Hukuk, yasal idari düzeni suç gibi göstermek için değil, gerçek suçları ortaya çıkarmak için vardır." İDDİANAME ÖZETİ OKUNUYOR | 11.19 Yoklamanın ardından iddianame özeti okunuyor... CHP Şanlıurfa Milletvekili Mahmut Tanal, yoklamanın yapıldığı fakat kimlik tespiti yapılmadığını söyledi. Tanal, kanuni sıralamaya göre işlem yapılmadığını söyledi. "Sanıkların yoklaması yapıldı ancak; Kimlik tespiti yapılmadan; Cumhuriyet savcısı İddianamenin özetini okuyor. Kanuni sıralamaya göre işlemler yapılmıyor…" SANDALYE KALDIRILDI KRİZ ÇÖZÜLDÜ | 11.08 Ekrem İmamoğlu, kürsüye yönelmemesi için önüne konan saldalyeye "Sayın avukatımla nasıl görüşeceğim ben söyler misiniz şu an önümde duvar var göremiyorum belki soru soracağım" dedi. Mahkeme başkanı, Ekrem İmamoğlu’nun söz hakkı verilmeden kürsüye çıkmayacağını taahhüt etmesini istedi. İmamoğlu mahkeme başkanının isteğini kabul etti. Bunun üzerine mahkeme başkanı jandarmaları yerinden kaldırdı, İmamoğlu'nun önündeki sandalye kaldırıldı, kriz çözüldü. Duruşma yoklamanın yapılmasıyla başladı. İMAMOĞLU'NA JANDARMA ÇEMBERİ! MAHKEME BAŞKANI İLE ÇOK SERT TARTIŞTI | 11.04 Hasan İmamoğlu sanık sandalyesinden kalktı. İmamoğlu’nun çıkarıldığı merdivene doğru gitti, selamladı. Ağlayarak oturdu. İmamoğlu, kürsüye gitmesine engel olunması nedeniyle Mahkeme Başkanı ile tartıştı. İmamoğlu'nun etrafına dört jandarma personeli getirildi. İmamoğlu herkesi ayağa kaldırdı, tüm sanıkları. Halk TV Muhabiri Gamze Altunay, İmamoğlu ve mahkeme başkanı arasındaki sert tartışmayı şöyle aktardı: İmamoğlu: Usulsüzlük var. Mahkeme başkanı: Nerede usulsüzlük var? İmamoğlu: Ayağa kalkın kardeşim ya. Mahkeme başkanı: Bu duruşmanın bir düzeni var, söz hakkı vereceğiz. İmamoğlu: Söz hakkı vermediniz. Ben buradan kalkmam gereken zamanı da bilirim, siz söylemeyeceksiniz. Mahkeme başkanı: Duruşma düzenini sağlamadan, sanıklar yerini almadan başlamıyorum. İmamoğlu: Bu şekilde yapmanız yüz karasıdır, bu da alnınıza yapıştı. Biz buraya gelip sakin sakin güne başlamak istedik. Buraya jandarma yığarak gerginlik yaratmaya çalışıyorsunuz. Kimden talimat alıyorsunuz? Başkan: Biz kimseden talimat almıyoruz. İmamoğlu: Benden korkmayın, ben seni korumaya geldim. Mahkeme başkanı: Ekrem Bey, beni korumayın. Benim sizin korumanıza ihtiyacım yok. İmamoğlu: Sizin yargılamaya niyetiniz yok. Mahkeme başkanı: Biz sizin yüzünüzden dünden beri yargılamaya başlayamadık. Dün söz hakkı vermediğim hâlde ısrarla kürsüye geldiniz. İmamoğlu: Ben belki avukatımın yanına geldim şu an. Mahkeme başkanı: Burası sizin rahat rahat gezeceğiniz yer değil. İMAMOĞLU'NA KÜRSÜ ÖNLEMİ | 11.00 Ekrem İmamoğlu'na kürsü önlemi... İBB Davası'nın ikinci gününde mahkeme heyeti, kürsünün önüne jandarma personeli koydu. İlk gün İmamoğlu'nun kürsüye doğru yürümesi nedeniyle bu önlemin alındığı düşünülüyor. Kendisini çembere almak ve diğer sanıklardan ayrı oturtmak isteyen jandarma personeline tepki gösteren İmamoğlu, "Ayaktayım" dedi. Bunun üzerine diğer sanıklar da ayağa kalktı Ekrem İmamoğlu ile jandarma arasında kısa süreli bir gerginlik yaşandı. İlk gün yaşananların ardından, İmamoğlu’nun kürsüye yönelmesini engellemek amacıyla önüne sandalye konulduğu görüldü. Bu uygulamaya tepki gösteren İmamoğlu, “Ağzımı bantla mı kapatacaksınız, kimin önünü kesiyorsunuz? Hakim gelecek, neden koyduğunu söyleyecek. Ayaktayım. Oturmuyorum” sözleriyle itiraz etti. Bu sırada mahkeme başkanı salona geldi. İmamoğlu ile birlikte tutuklu sanıkların da ayakta beklediği görüldü. Salondaki tartışmanın, mahkeme heyetinin yerini almasının ardından da bir süre devam ettiği öğrenildi. Duruşma salonunda ayrıca kürsü önüne jandarma personeli yerleştirildi. Bu önlemin, ilk gün İmamoğlu’nun söz almak için kürsüye yönelmesinin ardından alındığı değerlendirildi. Jandarmanın kendisini diğer sanıklardan ayrı bir alana oturtmak istemesine de tepki gösteren İmamoğlu’nun “Ayaktayım” dediği, bunun üzerine diğer bazı sanıkların da ayağa kalktığı aktarıldı. MURAT ONGUN'A DA MÜDAHALE EDİLDİ | 10.54 Tutuksuz sanıkların duruşma salonuna alınması sürerken, salonda bugün de el sallama nedeniyle kısa süreli gerginlikler yaşandı. Avukat Mehmet Pehlivan’ın el salladığı sırada jandarma müdahale edilmesinin ardından Murat Ongun’un da müdahale dildi. Ongun'un elini indirmeye çalışan jandarma ile Ongun arasında kısa bir tartışma yaşandı. Salonda Elif Atayman ve Kadriye Kasapoğlu’na yönelik ilginin yüksek olduğu görüldü. Duruşmayı CHP Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın’ın yanı sıra CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik, CHP’li milletvekilleri Bülent Tezcan, Turan Taşkın Özer, Mahmut Tanal, Mustafa Sarıgül ,Sibel Suiçmez, Yunus Emre ve Lal Denizli ile İYİ Parti Milletvekili Lütfü Türkkan da izliyor. CHP PM Üyesi Güldem Atabay da salonda bulunan isimler arasında yer aldı. CHP Kocaeli Milletvekili Nail Çiler’in çekim yaptığı, jandarmanın uyarısı üzerine Çiler’in, duruşma henüz başlamadığı gerekçesiyle buna itiraz ettiği görüldü. Salonda mahkeme heyetinin gelmesi bekleniyor. CANLI- EKREM İMAMOĞLU SALONA GELDİ | 10.40 Ekrem İmamoğlu da salona getirildi. İmamoğlu'nun avukatı Mehmet Pehlivan, meslektaşlarına selam vermek istedi fakat izin verilmedi. İmamoğlu, seyircilere "Millete emanet" kitabını salladı. Seyirciler de Cumhurbaşkanı İmamoğlu sloganı attı. Hasan İmamoğlu, sanık sandalyesinden ayağa kalkıp oğlu Ekrem İmamoğlu'na selam verdi. Mahkeme heyeti bekleniyor. ÇALIK VE ŞAHAN GELDİ | 10.37 Tutuklu bulunan Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan ve Beylikdüzü Belediye Başkanı Murat Çalık, duruşma salonuna getirildiler. Kadriye Kasapoğlu, Murat Ongun, Ramazan Gülten, Mustafa Akın, Buğra Gökçe, Mehmet Pehlivan alona alkışlarla girdi ve diğer tutuklu sakınlar da duruşma salonuna getirilmeye başlandı. Seyircilere selam vermek isteyen tutuklulara, jandarma engel olmaya çalıştı. 78 YAŞINDAKİ İMAMOĞLU SANIK OLARAK GELDİ | 10.34 78 yaşındaki Hasan İmamoğlu, tutuksuz sanık olarak Silivri'deki duruşma salonuna geldi. Selim İmamoğlu, dedesi Hasan İmamoğlu'nu adliye binası önünde karşıladı. Selim İmamoğlu da tutuksuz sanık olarak yargılanıyor. Böylece Ekrem İmamoğlu, Selim İmamoğlu ve Hasan İmamoğlu, üç kuşak olarak hakim karşısına çıkacaklar. KİMLİK KONTROLÜ KRİZİ ÇÖZÜLDÜ | 10.19 Duruşma salonu önündeki kimlik kontrolü krizi çözüldü. Avukatlar duruşa salonuna alındı. AVUKAT KRİZİ BÜYÜYOR! SAĞKAN VE KABOĞLU BAŞKAN İLE GÖRÜŞMEYE GİTTİ | 10.00 Avukatların içeri alınmaması nedeniyle İstanbul Barosu Başkanı İbrahim Kaboğlu ve Türkiye Barolar Birliği Başkanı Erinç Sağkan, İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı'nın yanına gitti. Duruşma salonuna daha hiç kimse alınmadı. Duruşma salonu önünde, "Aç, aç" sloganları atılıyor. Sadece davada müvekkili olan avukatların içeri alınacağı öğrenildi. İçeri alınmayan avukatlar, duruşma salonu kapısına vurarak protesto etti.Halk TV Muhabiri Altunay, avukatların hem binaya girişte hem de duruşma salonuna girişte kart ibraz etmelerine tepki gösterdiğini aktardı. DİLEK VE SELİM İMAMOĞLU DURUŞMA SALONU ÖNÜNDE | 09.35 Davada yargılanan tutuksuz sanıklar ise duruşma salonunda bekletiliyor. Halk TV Muhabiri Gamze Altunay da Ekrem İmamoğlu'nun eşi Dilek İmamoğlu ve oğlu Selim İmamoğlu'nun duruşma salonu önünde beklediğini görüntüledi. DURUŞMA ÖNCESİ GERGİNLİK | 09.30 CHP Şanlıurfa Milletvekili Mahmut Tanal, avukatların duruşma salonuna alınmadığını söyledi. Tanal, duruşmaya sadece ismi yazılı olan avukatların alma talimatı nedeniyle tartışma çıktığını ifade etti: "Silivri’de duruşma saat 10:00’da başlıyor. Ancak saat şu anda 9:30 avukatlari duruşma salonuna alınmıyor. Avukatlara duruşma salonuna listede adı yazılı olan avukatlari alacağız şeklinde talimatlar var. Adliye avukatların iş yeridir. Duruşmalar anayasa ve uluslararası sözleşmeleri hükümleri uyarınca alenidir. Halka açık olmayan tüm yargılamalar adil yargılama ilkesini ihlal eder. Vatandaşın ve herkesin gerçekleri öğrenme hakkı engellenmiş oluyor." HALK TV MUHABİRİ UMUT TAŞTAN AKTARDI! ÖZEL KONUŞMA YAPACAK | 09.15 Halk TV Muhabiri Umut Taştan, Silivri'de İBB Başkanı ve Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu ve tutuklular için desteğe gelenler için kurulan Dayanışma Merkezi'ne bugün de gitti. Taştan, Silivri'de yoğun güvenlik önlemlerinin devam ettiğini bildirdi. Taştan, Bugün de hazırlıkların sürdüğü alanda CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in grup toplantısı konuşmasını yapması beklendiğini fade etti. Özel’in saat 13.30’da Dayanışma Merkezi’ndeki çadırda konuşacağı, ardından yeniden duruşma salonuna geçeceğini aktardı. HALK TV MUHABİRİ GAMZE ALTUNAY GELİŞMELERİ AKTARDI | 09.00 Halk TV Muhabiri Gamze Altunay, Silivri'de güncel gelişmeleri ve dün yaşananları aktardı. Altunay, Silivri'de yavaş yavaş hareketliliğinin başladığını belirtti. Altunay, Silivri'de tutukluluların yakınlarının sabah erken saatlerde Silivri'deki kampüse geldiğini belirtti. NELER OLDU ? Marmara (Silivri) Kapalı Cezaevi yerleşkesindeki 1 No’lu duruşma salonunda görülen davada 106 tutuklu sanık yargılanıyor. Mahkeme heyeti, ilk aşamada tutuklu sanıkların savunmalarının alınacağını ve yargılamanın haftada dört gün süreceğini açıkladı. İlk günün en dikkat çeken başlığı, İmamoğlu ile mahkeme başkanı arasında yaşanan “söz hakkı” gerilimi oldu. Duruşma sırasında söz almak isteyen İmamoğlu’na izin verilmemesi üzerine salonda tansiyon yükseldi. Tartışmanın ardından mahkeme heyeti salonu boşaltmak istedi, oturuma ara verildi ve bir süre sonra duruşmaya yeniden başlandı. İlk gün boyunca salondaki usul tartışmaları, yargılamanın önüne geçti. Aranın ardından savunma tarafı peş peşe reddi hâkim taleplerinde bulundu. Avukatlar, mahkeme heyetinin tarafsızlığına ilişkin itirazlarını dile getirdi. Ancak heyet, reddi hâkim ve dosyanın ayrılması yönündeki talepleri kabul etmedi. Böylece ilk celse esas savunmalara geçilemeden tamamlandı. Kaynak: Halktv

İŞTE GERGİNLİĞİN ÇIKTIĞI O KONUŞMA! Haber

İŞTE GERGİNLİĞİN ÇIKTIĞI O KONUŞMA!

İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne yönelik soruşturma kapsamında hazırlanan yaklaşık 3 bin 900 sayfalık iddianame ile açılan ve aralarında seçilmiş İBB Başkanı ve CHP’nin cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu’nun da bulunduğu davanın ilk duruşması bugün Silivri’deki Marmara Kapalı Cezaevi yerleşkesinde bulunan 1 No’lu salonda saat 10.00’da başladı. Davada 106’sı tutuklu toplam 402 sanık yargılanacak. İŞTE GERGİNLİĞİN ÇIKTIĞI O KONUŞMA! Mahkeme Başkanı: Sorumlu oldukları eylemlere göre gruplandırma yaptık kendi içerisinde. Sanık Ekrem İmamoğlu'yla ilgili ‘örgüt kuruculuğu’ ve diğer yöneticilerimiz de aynı şekilde. Biz tüm eylemlerden 220/5 hükmü gereği sorumlu olduklarından dolayı, en son savunmalarını alma yönünde planlama yaptık ve bu şekilde ilerleyeceğiz. Mahkeme Başkanı ve Ekrem İmamoğlu arasındaki diyalog… Mahkeme Başkanı: Salondan çıkarmak zorunda kalırız. İmamoğlu: Söz almak istiyorum. Mahkeme Başkanı: Tamam ‘söz almak istiyorum’ dedin, ben de söz vermedim şu an. İmamoğlu: Söz almak istiyorum. Mahkeme Başkanı: Hayır. Devam edemezsin. İmamoğlu: Sayın Hâkim, söz almak istiyorum. Mahkeme Başkanı: Keselim şeyi. Mikrofonu kesin. İmamoğlu: Sayın Hâkim, söz almak istiyorum. (Alkışlar…) Müsaade edin. Size nasıl bir… Mahkeme Başkanı: Ekrem Bey, lütfen yerinize geçin. Ekrem Bey lütfen yerinize geçin. Bu şekilde olmaz. Bakın buranın bir düzeni var. Siz burada, söz hakkı vermeden kalkıp, gelip kürsüye durup bu şekilde konuşamazsınız. İmamoğlu: Hâkim Bey, hüküm kurulurken, burada mağdur edilen insanları ne şekilde bir savunma yapacağı konusunda fikrini almakla yükümlüsünüz Sayın Hâkim. Mahkeme Başkanı: Sanık Ekrem İmamoğlu, kendisine söz hakkı verilmesine… Bu şekil, bu sistem yargılamaya devam edemeyiz. Lütfen yerinize geçin. İmamoğlu: İsterseniz siz, bu süreci çok daha naif, çok daha insanların hakkına hukukuna saygı gösteren bir şekilde devam ettirirsiniz… Mahkeme Başkanı: Biz de o şekilde devam edeceğiz zaten. Bunları daha yargılamaya başlamadan bakın... İmamoğlu: Ne avukatları dinlediniz… Mahkeme Başkanı: Talepleri alacağım. Daha talepleri alma aşamasına geçmedim. İmamoğlu: Hâkim Bey, Hâkim Bey… Avukatlarımızın… Mahkeme Başkanı: Sanık Ekrem İmamoğlu, lütfen yerinize geçin. Ekrem Bey yerinize geçin. Sanık Ekrem İmamoğlu, kendisine söz hakkı verilmemesine rağmen, kendisine söz hakkı verilmemesine rağmen kürsüye gelerek… İmamoğlu: Şimdi son cümlemi söylüyorum… Mahkeme Başkanı: Kendisi defaatle uyarılmasına rağmen… İmamoğlu: Ekranın arkasına gizlenmeyin… Mahkeme Başkanı: Ekranın arkasına gizlendiğim yok. Mikrofon, mikrofon gelmiyor, o nedenle buradayım. Bizim gizlendiğimiz bir durum yok Ekrem Bey. İmamoğlu: Lütfen iyi idrak edelim… Mahkeme Başkanı: Defaatle uyarılmasına rağmen, konuşmaya devam etti. Kendisine yerine geçilmesi söylenmesine rağmen… İmamoğlu: İnsanların kendini savunma düzenine dair, burada üç bin yıla yakın yargılama yapılırken, hakkımızı hukukumuzun ne şekilde ifade edileceğini dinleyerek karar verilmesini talep ediyoruz. Saygılı davranın. Yüce Türk yargısına ve Türk milletine saygılı davranın. Olur mu böyle şey. Ben yine söz alacağım… Mahkeme Başkanı: Sanık Ekrem İmamoğlu, yerinize geçin. Şu an yaptığınız heyete saygısızlık. Yerinize geçin. Komutanım, komutanım beklemeyelim. İzleyici bölümünü boşaltalım. İzleyici bölümü boşaltıldıktan sonra sayın avukatım söz hakkı vereceğim. Geleceğim, dinleyeceğim. Salonu boşaltalım. İzleyici bölümü boşaldıktan sonra söz hakkı vereceğim. Israrla bu şekilde bakın, bu şekilde yargılama yapılmaz. İmamoğlu: (Bağırarak) Sen yargılamaya gelmedin buraya. Öyle kaçarak çıkamazsın. Kaçarak çıkamazsın. Sen yargılamaya gelmedin. Kaynak: Halktv

Gözler bugün Silivri'de Haber

Gözler bugün Silivri'de

İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne yönelik soruşturma kapsamında hazırlanan iddianame doğrultusunda açılan ve kamuoyunda “İBB davası” olarak bilinen davada yargılama süreci yarın başlıyor. Aralarında İBB Başkanı ve CHP’nin cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu’nun da bulunduğu 402 sanığın yargılanacağı davanın ilk duruşması 9 Mart Pazartesi günü Silivri’deki Marmara Ceza İnfaz Kurumu yerleşkesinde yapılacak. Dava dosyasında 106’sı tutuklu, 170’i adli kontrol şartıyla serbest bırakılmış, 7’si hakkında yakalama kararı bulunan toplam 402 sanık yer alıyor. ÖNCE DİPLOMA İPTALİ SONRA GÖZALTI... Soruşturma sürecinin en dikkat çekici gelişmelerinden biri Ekrem İmamoğlu’nun cumhurbaşkanlığına aday adayı olmasını duyurmasının ardından üniversite diplomasının iptal edilmesi oldu. 18 Mart’ta üniversite diploması iptal edilen İmamoğlu, bir gün sonra, 19 Mart sabahı evinde gözaltına alındı. İmamoğlu, gözaltına alındığı saatlerde sosyal medya hesabından paylaştığı videoda şu ifadeleri kullandı: “Büyük bir zulümle karşı karşıyayız ama yılmayacağım. Kendimi milletime emanet ediyorum.” Aynı operasyon kapsamında Medya A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı ve İmamoğlu’nun danışmanı Murat Ongun, İstanbul Planlama Ajansı (İPA) Başkanı Buğra Gökce, İmamoğlu İnşaat Genel Müdürü Tuncay Yılmaz ve İBB Kültür A.Ş. Genel Müdürü Murat Abbas’ın da aralarında bulunduğu çok sayıda isim gözaltına alındı. 23 Mart’ta aralarında Ekrem İmamoğlu’nun da bulunduğu 20 kişi tutuklandı. Daha sonra İBB’ye yönelik operasyonlar dalga dalga devam etti ve toplam tutuklu sayısı 106’ya yükseldi. 3 BİN 900 SAYFALIK İDDİANAME İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma 237 gün sürdü. Altı cumhuriyet savcısı ve bir başsavcıvekili tarafından yürütülen soruşturma sonucunda yaklaşık 3 bin 900 sayfalık bir iddianame hazırlandı. İddianame, 11 Kasım’da dönemin İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı, şimdinin Adalet Bakanı Akın Gürlek tarafından adliyede görev yapan muhabirlerle yapılan toplantıda kamuoyuna duyuruldu. 143 EYLEM VE 17 AYRI SUÇLAMA Hazırlanan iddianamede sanıklar hakkında 143 farklı eylem kapsamında 17 ayrı suçlama yöneltildi. Bu suçlamalar arasında şu başlıklar yer aldı: Suç örgütü kurma ve yönetme, ,Suç örgütüne üye olma,Örgütün hiyerarşik yapısına dahil olmamakla birlikte bilerek ve isteyerek yardım etme,Rüşvet alma,Rüşvet verme,İrtikap,İhaleye fesat karıştırma,Kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık,Vergi Usul Kanunu’na muhalefet,Suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama,Kişisel verilerin kaydedilmesi,Kişisel verileri ele geçirme ve yayma,Çevrenin kasten kirletilmesi,Orman Kanunu’na muhalefet,Halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma,Kamu malına zarar verme veMaden Kanunu’na muhalefet. İddianamede sanıklardan 99’unun “örgüt mensubu” olduğu iddia edildi. Buna göre İmamoğlu’nun örgütün kurucusu ve lideri olduğu ileri sürülürken, Fatih Keleş, Murat Ongun, Ertan Yıldız, Murat Gülibrahimoğlu, Adem Soytekin ve Hüseyin Gün’ün örgüt yöneticileri olduğu öne sürüldü. 92 kişinin ise örgüt üyesi olduğu iddia edilirken, diğer sanıkların örgüt mensubu olmamakla birlikte bağlantılı suçları işledikleri ileri sürüldü. İMAMOĞLU HAKKINDA 2 BİN 352 YILA KADAR HAPİS TALEBİ İddianamede İmamoğlu hakkında doğrudan işlediği öne sürülen suçlar arasında “suç işlemek amacıyla örgüt kurma”, 12 kez rüşvet alma, 7 kez suç gelirlerinin aklanması ve 7 kez kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık suçlamaları yer aldı. Savcılık, iddianameye konu 143 eylem kapsamında Ekrem İmamoğlu hakkında toplamda 828 yıldan 2 bin 352 yıla kadar hapis cezası talep etti. İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi, iddianameyi 25 Kasım 2025’te kabul ederek davayı açtı. Tensip zaptı ise 18 gün sonra düzenlenerek UYAP sistemine yüklendi. YARGILAMANIN HEDEF SÜRESİ 12,5 YIL Mahkeme heyeti ilk duruşma tarihini 9 Mart 2026 olarak belirledi. Duruşmanın Marmara Ceza İnfaz Kurumu’ndaki duruşma salonlarından birinde görülmesine karar verildi. İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi’nin yayımladığı “Yargılama Hedef Süre Formu”nda ise davanın azami 4 bin 600 gün içinde tamamlanmasının hedeflendiği belirtildi. Bu süre yaklaşık 12,5 yıla denk geliyor. İMAMOĞLU'NUN AİLESİ VE GAZETECİLER DE ŞÜPHELİLER ARASINA DAHİL EDİLDİ İddianamede Ekrem İmamoğlu’nun babası Hasan İmamoğlu, oğlu Selim İmamoğlu ve bazı gazetecilerin de şüpheliler arasında yer aldığı görüldü. Dosyada örgüt üyesi oldukları iddia edilen isimler arasında Tuncay Yılmaz, Mehmet Murat Çalık, Resul Emrah Şahan, Yakup Öner, Mustafa Akın, Yiğit Oğuz Duman, Cevat Kaya, Seza Büyükçulha ve İmamoğlu'nun avukatı Mehmet Pehlivan gibi isimler bulunuyor. İddianamede bu kişiler için, “herhangi bir örgüt yöneticisi olmaksızın doğrudan örgüt liderine bağlı hareket edip liderden aldıkları emir ve talimatları yerine getirdikleri” değerlendirmesine yer verildi. MEŞHUR “AHTAPOTUN KOLLARI” İDDİANAMEDE DE YER ALDI İddianamede örgütün faaliyetlerinin “ahtapotun kolları gibi” İstanbul’un geneline yayıldığı ifadesi dört ayrı yerde kullanıldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, İmamoğlu’na yönelik operasyonlarla ilgili olarak 25 Mayıs 2025’te yaptığı açıklamada bu benzetmeyi kullanmıştı. Erdoğan’ın kullandığı bu ifadenin iddianame metninde yer alması dikkat çekti. SON TUTUKLULUK İNCELEMESİNDE TAHLİYE ÇIKMADI İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi, 9 Mart’ta yapılacak duruşma öncesinde tutuklu sanıkların durumunu değerlendirdi. Mahkeme, yapılan son tutukluluk incelemesinde dosyada yer alan 105 sanığın tutukluluk halinin devamına karar verdi. Böylece iddianamenin mahkemeye sunulduğu 2025 yılı Kasım ayından bu yana dosyada tutuklu bulunan sanıklardan hiçbirinin tahliyesine karar verilmedi. Sanık avukatlarından Hüseyin Ersöz ise sosyal medya hesabından yaptığı değerlendirmede bazı sanıkların isnat edilen suçlar bakımından kapalı cezaevinde infazı gerektirmeyebilecek suçlamalarla aylardır tutuklu bulunduğunu belirterek bunun hukuken ve vicdanen kabul edilebilir olmadığını söyledi. MURAT ÇALIK DURUŞMA ÖNCESİ SİLİVRİ’YE SEVK EDİLDİ 23 Mart’ta tutuklanan ve bir süre İzmir Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nda bulunan Mehmet Murat Çalık da duruşmaya günler kala Silivri’deki Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’na sevk edildi. Yaklaşık 600 kilometrelik yolculuğun cezaevi nakil aracıyla yapıldığı ve yaklaşık 6 saat sürdüğü tahmin ediliyor. Çalık’ın sağlık sorunları nedeniyle cezaevinde tedavi ve tetkik süreçlerinin zaman zaman hastaneye sevk edilerek sürdürüldüğü öğrenildi. 14 İSME BİNLERCE KİLOMETRELİK 'YOL ÇİLESİ'! İBB davası için İstanbul dışındaki cezaevlerinde tutulan en az 14 tutuklu sanık, yüzlerce kilometre uzaklıktan duruşmaya getirilecek. Türkiye’nin farklı illerindeki cezaevlerine sevk edilen isimler, duruşmaya katılabilmek için saatler sürecek ring yolculukları yapacak. Afyon T Tipi Cezaevi Silivri’ye yaklaşık 536 kilometre mesafede bulunuyor. Medya A.Ş. Genel Müdür Danışmanı İpek Elif Atayman buradan yaklaşık 6 saatlik yolculukla duruşmaya getirilecek. Eskişehir L Tipi Cezaevinde tutulan Kültür A.Ş. Genel Müdür Danışmanı Barış Kılıç yaklaşık 407 kilometrelik mesafeden sevk edilecek. İBB Emlak Yönetimi Daire Başkanı Kağan Sürmegöz ise Bolu Gerede’den yaklaşık 411 kilometrelik yoldan Silivri’ye getirilecek. Kocaeli 2 No’lu F Tipi Cezaevinde bulunan İBB Meclis Üyesi ve Spor Kulübü Başkanı Fatih Keleş, Kültür A.Ş. Genel Müdürü Serdal Taşkın ve Sosyal Hizmetler Daire Başkanı Melih Geçek yaklaşık 218 kilometrelik mesafeden sevk edilecek. Çorlu Karatepe Yüksek Güvenlikli Cezaevinde tutulan İBB Başkan Danışmanı Murat Ongun, Boğaziçi Yönetim A.Ş. Genel Müdürü Elçin Karaoğlu ve avukat Mehmet Pehlivan da ı Silivri’ye getirilecek. İBB personeli Fatoş Pınar Türker Düzce’den yaklaşık 300 kilometrelik mesafeden, Medya A.Ş. Satınalma Müdürü Fatoş Ayık ise Gebze Kadın Kapalı Cezaevi’nden sevk edilerek duruşmaya katılacak. YENİ DURUŞMA SALONU YETİŞMEDİ Silivri’deki Marmara Cezaevi yerleşkesinde bulunan mevcut duruşma salonlarının yetersiz kalabileceği gerekçesiyle yeni bir salon inşaatına başlandı. Cezaevinin otoparkının bir bölümünde yapılan ve maliyetinin yaklaşık 1 milyar lirayı bulacağı belirtilen yeni duruşma salonunun inşaatı henüz tamamlanmadı. Mahkeme, gönderdiği yazıyla ilk duruşmanın Marmara Açık Ceza İnfaz Kurumu yerleşkesindeki 1 No’lu salonda yapılacağını bildirdi. DURUŞMA SALONUNA GİRİŞ KARTLA YAPILACAK Mahkeme, duruşma salonuna girişlerin kartlı sistemle yapılacağını duyurdu. Sanıklar, avukatlar, tanıklar, basın mensupları ve görevliler için ayrı giriş kartları hazırlanacak. Tutuklu ve tutuksuz sanıklar ile müdafi ve vekillerinin salona öncelikli olarak alınacağı belirtildi. Basın mensupları için ise akreditasyon ve güvenlik değerlendirmesi şartı getirildi. Buna göre duruşma salonuna en fazla 5 yabancı basın mensubu kabul edilecek. Ulusal basın kuruluşlarından ise aynı basın grubundan yalnızca bir kişi olmak üzere toplam 20 gazeteci duruşmayı izleyebilecek. Salonda yer kalmaması halinde diğer basın temsilcileri için duruşmanın ekranla yansıtılacağı ayrı bir bölüm oluşturulacak. AVUKAT VE YAKINLAR İÇİN SINIRLAMA Mahkeme, her sanığın en fazla üç müdafi ile temsil edilebileceğini açıkladı. Avukatlar için ayrılan bölümün yetersiz kalması halinde izleyicilere ayrılan alanın bir kısmının avukatlara tahsis edilebileceği belirtildi. Sanıklar, avukatlar, basın mensupları ve görevlilerin salona alınmasının ardından fiziki imkanlar ölçüsünde her sanığın birinci derece yakınına öncelik tanınacağı ifade edildi. TRT BEKLENİRKEN YASAK KARARLARI VERİLDİ Silivri Kaymakamlığı duruşma öncesinde dikkat çeken bir karar aldı. Marmara Ceza İnfaz Kurumu yerleşkesi ve civarında 1 Mart – 31 Mart 2026 tarihleri arasında her türlü eylem ve faaliyet yasaklandı. Cezaevi kampüsünün tel örgü sınırından itibaren 1 kilometre yarıçaplı alanda; Toplantı ve gösteri yürüyüşü yapılması, basın açıklaması ve röportaj verilmesi, kamera veya cep telefonu ile çekim yapılması, pankart ve döviz açılması, slogan atılması, çadır kurulması, stant açılması ve sembollü kıyafetlerle duruşma alanına gelinmesi yasaklandı. Bölgede trafik kontrolleri yapılacağı ve dronlarla kayıt alınacağı da öne sürüldü. İMAMOĞLU: “BU DAVA DEMOKRASİNİN SINAVIDIR” Tutuklu bulunan cumhurbaşkanı adayı İmamoğlu, Gazete Pencere’de yayımlanan yazısında davaya ilişkin değerlendirmelerde bulundu. İddianameyi “iftiralarla dolu” olarak nitelendiren İmamoğlu, şu ifadeleri kullandı: “9 Mart’ta Silivri’de başlayacak yargılama, yalnızca bir ceza davası değildir. Bu dava, Türkiye demokrasisinin en çetin sınavlarından birisidir.” İmamoğlu yazısında Türkiye’nin “tarihinin en zorlu demokrasi sınavlarından birini verdiğini” belirterek yaşanan süreci şu sözlerle değerlendirdi: “Senaryosu önceden yazılmış çılgınlığın, halkın iradesinin hukuk yoluyla bertaraf edilmesi girişiminin son perdesi pazartesi günü açılıyor.” AKIN GÜRLEK’E SERT ELEŞTİRİ İmamoğlu yazısında isim vermeden dönemin İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Akın Gürlek’i de eleştirdi. İmamoğlu şu ifadeleri kullandı: “Bakan yardımcılığı gibi siyasi bir pozisyondan gelen başsavcı, hukuku bir kenara koydu, mafya yöntemleriyle İBB’deki çalışma arkadaşlarımı, iş insanlarını, sivil toplum örgütlerini, sanatçıları, iş dünyasını terörize etti. İftiralarla dolu bir iddianame hazırlandı. İddianamenin sayfa sayısını kalın tuttular çünkü ancak böyle inandırıcı olabileceklerini düşündüler. Ama binlerce sayfanın küçülüp, küçülüp bomboş bir yazıya döndüğünü de yine kısa sürede gördüler.” “AİLELER HEDEF ALINDI” İmamoğlu yazısında ailelerin de hedef alındığını ifade etti ve şu ifadeleri kullandı: “Benim ve arkadaşlarımın hapsedilmesi, ailelerinden kopartılması, annelerin çocuklarıyla tehdit edilmesi, siyasi hırsla yapılmış türlü işkenceler çoktan tarihin sayfalarına bir utanç vesikası olarak geçti. Bu utancın altında koltuk kaygısı yaşayan bugünkü iktidarın ve bu kaygıyı bertaraf etmek için kullanılan sözde hukuk insanlarının imzaları var.” CHP’DEN SİLİVRİ’DE DAYANIŞMA HAZIRLIĞI CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik, davayı izlemek için İstanbul’dan ve şehir dışından çok sayıda kişinin Silivri’ye geleceğini belirterek “Silivri Dayanışma Merkezi” kurduklarını duyurmuştu. Çelik, Medyascope’a yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı: “Silivri Dayanışma Merkezi’nde avukatların dinlenebileceği, çalışma yapabileceği, gelen yurttaşların bekleyebileceği alanlar olacak. Çünkü salon giriş çıkışlarında belli bir kapasite var, orada bazı sorunlar oluyor. Onları hazırladık. Bir etkinlik çadırı oluşturduk. Orada dava süreci boyunca çeşitli etkinlikler gerçekleştirilecek. Onun dışında gazeteciler de çalışmalarını orada yapabilecekler, programlar yapabilecekler. Silivri Dayanışma Merkezimizi, Aziz İhsan Aktaş davası sürecinde hazır vaziyette tutmuştuk. Salonun içiyle ve dışıyla ilgili de deneyimimiz var. Planlamalarımızı yapacağız.” Özgür Çelik, İstanbul’daki siyasi partilerin tamamını, sendikaları ve meslek örgütlerini ziyaret ettiklerini belirtti. Çelik, yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı: “Siyasi partiler dayanışma göstermek için il başkanı ve milletvekilleri ile Silivri’de olacak. Yabancı ülkelerin Türkiye’deki temsilcilikleri, konsoloslar seviyesinde duruşmayı takip ediyorlar ve uluslararası basının da ilgisi var. Salon içerisinde zaten bir düzen oluşturulmuş. Basının, avukatların görev yapacağı alanlar, bu yönüyle çalışmalarımız hazır.” CHP SİLİVRİ’DE “NÖBET” TUTACAK CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in davanın ilk gününde ve İmamoğlu’nun savunma yapacağı gün Silivri’de olacağı açıklandı. CHP Genel Merkezi’nin dava süreci için kapsamlı bir görevlendirme yaptığı belirtilirken Merkez Yönetim Kurulu, Parti Meclisi, Yüksek Disiplin Kurulu üyeleri ve milletvekillerinin duruşmaları dönüşümlü olarak takip edeceği ifade edildi. Farklı illerden CHP örgütlerinin de genel merkezin koordinasyonuyla Silivri’de bulunacağı belirtildi. CHP kurmaylarının ve hukukçularının da mahkeme salonunda veya dışarıda yaşanabilecek hukuki gelişmelere karşı hazır bulunacağı kaydedildi. CHP’DEN TRT’YE “CANLI YAYIN” ÇAĞRISI CHP Grup Başkanvekili Murat Emir de duruşmaların TRT’den canlı yayınlanması için çağrı yaptı. Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde düzenleme yapılması için hala vakit olduğunu belirten Emir, X hesabından şu açıklamayı yaptı: “AKP iktidarına açık çağrımdır: Pazartesi günü başlayacak İBB kumpas davasını TRT’den canlı yayınlamak için Meclis’te yasal düzenleme yapma vaktimiz hala var. Kendi iddianamenize, bakanlık koltuğuna oturttuğunuz savcınıza ve yapboza çevirdiğiniz mahkeme heyetlerine gerçekten güveniyorsanız hodri meydan! Esasa ilişkin süreç başlamadan teklifimizi gündeme alalım ya da hemen kendi teklifinizi getirin; duruşmaları tüm Türkiye canlı izlesin. Kendine ve kurguladığı davaya güvenen milletten kaçmaz!” Kaynak: Halk Tv

Bursa'da ATIŞ Yapı soruşturmasında iddianame hazırlandı Haber

Bursa'da ATIŞ Yapı soruşturmasında iddianame hazırlandı

Bursa Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında hazırlanan 457 sayfalık iddianame Bursa 50. Asliye Ceza Mahkemesince kabul edildi. İddianame, bir müştekinin, Nilüfer ilçesinde söz konusu firmadan satış vaadi sözleşmesiyle daire aldığı, şirketin konkordato ilan etmesiyle taşınmazın hazineye aitken toplu konut projesi kapsamında ön alım hakkıyla Bursa Büyükşehir Belediyesine trampa (bir taşınmazın başka bir taşınmazla değiştirilmesi) yoluyla intikal ettiği, üzerinde kat irtifakının hiç kurulmadığı, şirket yetkililerinin Bursa Büyükşehir Belediyesinin malik olduğu taşınmazda malik gibi hareket ederek müştekiyi ve birçok kişiyi hileli hareketlerle aldatıp haksız menfaat temin edildiğini belirtmesi üzerine Cumhuriyet Başsavcılığınca Atış Yapı Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi hakkında soruşturma işlemlerine başlanıldığı belirtildi. İddialara ilişkin Tapu ve Kadastro Bölge Müdürlüğünden gelen yazıda, arsaların mülkünün tamamının Bursa Büyükşehir Belediyesine ait olduğu belirtildi. Dolandırıcılık faaliyeti kapsamında işlenen suçlara yer verilen iddianamede, "Carrefour" projesiyle ilgili yapılan çalışmalarda müştekilerin taşınmaz satışıyla ilgili sözleşmeye göre açılan "Hasılat Hesabı"nın ödeme yeri olarak gösterildiği, bunun arsa sahibinin bilgisi olmadan değiştirilemeyeceği, satış bedelleriyle sair gider ve gelirlerin, taraflar adına açılan müşterek hesap dışında başkaca bir hesaba yönlendirilemeyeceği, kayıt dışı elden tahsilat yapılamayacağı belirtildiği vurgulandı. Buna rağmen, müştekilerin beyanları da dikkate alındığında satışı yapılan taşınmazlara ait ödemeleri elden ve banka hesabı üzerinden firmaya ve onların yönlendirdiği hesaplara yaptıkları, taşınmaz satışıyla ilgili Atış Yapı firmasının mülk sahibi olan Baınbrıdge Gayrimenkul Ticaret Anonim Şirketinin bilgisi dışında proje üzerinden satış yaptığı da dikkate alındığında, "Carrefour" projesinde müşteki şahıslara yapılan taşınmaz satışının "nitelikli dolandırıcılık" suçunu oluşturduğu kaydedildi. İddianamede Bursa Büyükşehir Belediyesi tarafından satış sözleşmesi 2024 yılında feshedildikten sonra mülkü halen belediyeye ait olan taşınmaz üzerinde yapılması planlanan "Smart 5" projesinde firma tarafından gerçekleştirilen taşınmaz satışının da "nitelikli dolandırıcılık" suçunu oluşturduğu belirtildi. Müştekilerin ifade ve ödeme işlemlerine yer verilen iddianamenin hukuki değerlendirme kısmında, firmaya ait bazı projeler üzerinde yapılması planlanan arsaların satışının Bursa Büyükşehir Belediyesi tarafından farklı tarihlerde feshedildiği, projelere ait satış sözleşmelerinin, arsa ihalesinin fesih sonrası yapıldığı kaydedildi. Smart 1,2,3 ve Babylon Projesi ile ilgili yapılan çalışmalarda, firmanın müştekilerle imzalanan sözleşmede belirtilen edimlerini yerine getirme hususunda ifa kabiliyetinin bulunmadığı, sanıkların firmaların mali durumunun yetersiz olduğunu ve sözleşmede belirtilen edimleri yerine getiremeyeceklerini en baştan beri bilmelerine rağmen, sırf maddi menfaat temin etmek amacıyla hileli hareketlerle müştekilerden ödemeler aldıklarının anlaşıldığı ifade edildi. Atış Yapı Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti'nin tek ortağının Hüsamettin A. olduğu, Ahmet A. ve Ercan T'nin müdürlüklerinin, şirketlere TMSF'nin kayyım olarak atanmasına sürecine kadar devam ettiği, Atış Gayrimenkul Pazarlama Limited Şirketinin tek ortağının Ahmet A. olduğu, müdür olarak Ahmet A. ve Ercan T'nin müdürlüklerinin şirketlere TMSF'nin kayyım olarak atanmasına sürecine kadar devam ettiği kaydedildi. Metin A'nın ise ilgili firmalarda mimar olarak çalıştığı, dijital materyal ön inceleme raporlarına göre müştekileri taşınmaz almaları konusunda yönlendirdiği, sanıkların fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ettikleri ve iştirak halinde hileli hareketlerle maddi menfaat temin etmek suretiyle "nitelikli dolandırıcılık" suçunu işledikleri, bununla birlikte gerçek içtima kuralı gereği şüphelilerin her bir eylem için ayrı ayrı sorumluluklarının bulunduğu iddianamede yer aldı. Cumhuriyet savcısı sanıkların, "tacir veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden kişilerin ticari faaliyetleri sırasında; kooperatif yöneticilerinin kooperatifin faaliyeti kapsamında dolandırıcılık" suçundan 534'er kez 10 yıla kadar hapisle cezalandırılmasını, suçun 3 veya daha fazla kişi tarafından birlikte işlenmesi nedeniyle verilecek cezaların yarı oranında artırılmasını istedi. Sanıkların yargılanmasına nisan ayında başlanacak. Olay Bursa Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında, Bursa İl Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Şube Müdürlüğü ekiplerince Hüsamettin A, Ahmet A, Ercan T. ve Metin A. gözaltına alınmıştı. Adliyeye sevk edilen şüphelilerden Hüsamettin A, Ahmet A. ve Ercan T. tutuklanmış, Metin A, adli kontrol şartıyla serbest bırakılmıştı. Soruşturma kapsamında şüphelilere ait gayrimenkullere, araçlara, banka ve kripto para hesaplarına el konulmuştu. Ayrıca bu kişilere ait 2 şirkete Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonunca (TMSF) kayyum atanmıştı. Kaynak: AA

İmamoğlu'nun duruşması öncesinde sürpriz gelişme Haber

İmamoğlu'nun duruşması öncesinde sürpriz gelişme

Tutuklu cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu’nun, Beykoz Belediyesi'nin AK Parti Meclis Üyesi Serkan Şahin'in kendisine yönelik kullandığı ifadelerin ardından ,“Çirkin siyasetine devam et, sen bayağı çirkinsin” sözleriyle cevap vermesi üzerine hazırlanan iddianame Bakırköy 33. Asliye Ceza Mahkemesi tarafından kabul edilmişti. İLK DURUŞMA YARIN GÖRÜLECEKTİ Mahkemenin iddianameyi kabul etmesinin ardından ilk duruşma 27 Şubat 2026 tarihinde (yarın) görülecekti. Ancak duruşma öncesi dikkat çeken bir gelişme yaşandı. DAVA DÜŞTÜ Yarın görülecek dava öncesinde İmamoğlu'nun ön ödeme yapması üzerine dava düştü. Mahkemenin kanundaki ön ödeme hükümleri kapsamında hesaplayarak belirlediği tutarı belirlenen süre içerisinde yetkili makamlara ödemesi üzerine davanın düşürülmesine karar verildiği öğrenildi. SİYASİ YASAĞI İSTENİYORDU İmamoğlu'nun, "Çirkin siyasetine devam et, sen gerçekten çok çirkinsin" sözlerinin ardından hazırlanan iddianamede 3 ay 15 günden 2 yıl 4 aya kadar hapisle cezalandırılması talep edilmiş, ayrıca hakkında siyasi yasak uygulanması istenmişti. SAVCIYA HAKARET DAVASI DA DÜŞMÜŞTÜ İmamoğlu, tutuklandığı gün 'kent uzlaşısı' soruşturma kapsamında ifadesi alınmak üzere adliyeside bekletilirken soruşturmada görevli iki savcıya hakaret ettiği iddia edilmiş ve hakkında iddianame düzenlenmişti. İstanbul 27. Asliye Ceza Mahkemesi tarafından kabul edilen iddianamede “kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret” suçuyla açılan dava, ekim ayında savcının aksi yöndeki görüşüne rağmen İmamoğlu'nun ön ödeme yapması nedeniyle düşmüştü.

Eşini öldürüp babasını aradı: Kızını kestim, gel al Haber

Eşini öldürüp babasını aradı: Kızını kestim, gel al

Kayseri’de boşanma aşamasında olduğu Rabia Alaca'yı (26), boğazını keserek öldüren Rahman Alaca (33) hakkında ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istemiyle dava açıldı. İddianamede ifadesine yer verilen görgü tanığı A.F.A., “Tartıştılar. Göğsünden defalarca bıçakladı.” Babasını arayıp, ‘Kızını gel al’ dedi. Sonra polisi arayıp kendisini ihbar etti” dedi. CANİ, BIÇAKLA KATLETTİ Olay, geçen yıl 14 Kasım’da saat 19.00 sıralarında, Melikgazi ilçesi Selimiye Mahallesi Ortahisar Sokak’ta meydana geldi. Boşanma sürecinde oldukları öğrenilen Rabia Alaca ile eşi Rahman Alaca, bilinmeyen bir nedenle tartışmaya başladı. Tartışmanın kısa sürede kavgaya dönüşmesi üzerine Rahman Alaca, cebinden çıkardığı bıçakla Rabia Alaca’yı yaraladı. Olayı gören çevredeki vatandaşlar hemen 112 Acil Çağrı Merkezi’ni arayarak yardım istedi. Sağlık ekiplerinin olay yerine ulaşmasıyla Rabia Alaca’nın yaşamını yitirdiği belirlendi. TUTUKLANDI Olay yerinden kaçan Rahman Alaca, kısa sürede polis ekipleri tarafından yakalanarak gözaltına alındı. Rabia Alaca’nın cenazesi, otopsi işlemlerinin tamamlanmasının ardından ailesine teslim edildi ve Hulusi Akar Camisi’nde kılınan cenaze namazının ardından Erkilet Bülbülpınar Mezarlığı’nda defnedildi. Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen Rahman Alaca, çıkarıldığı mahkemece tutuklandı. İDDİANAME HAZIRLANDI Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma sonucunda iddianame tanzim edildi. Kayseri Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edilen iddianamede, Rahman Alaca hakkında ‘Eşe karşı kasten öldürme’ suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası talep edildi. “YERE OTURTTU, BOĞAZINI KESTİ” İddianamede yer alan görgü tanığı A.F.A.’nın ifadesine göre, “Tartıştılar. Göğsünden birçok kez bıçaklandı. Daha sonra yere oturtuldu. Arkasından yaklaşarak çenesini tuttu ve boğazını keserek öldürdü. Babasını arayıp, ‘Kızımı öldürdüm, gel al’ dedi. Ardından polise haber vererek teslim oldu. Olayın ardından elindeki bıçakla parkta oturdu ve sigara içti. Sonrasında tekrar maktulün yanına dönerek karnından bıçakladı” şeklinde konuştu. “KARIMI ÖLDÜRDÜM BU TARAFA GEÇİN” Bir başka görgü tanığı B.A. ise “Camiye doğru gidiyordum. ‘Oraya yaklaşmayın, orada bir cinayet işlendi. Karımı öldürdüm, bu taraftan geçin’ diye bağırdığını duydum” ifadelerini kullandı. Öte yandan, iddianamede yer alan otopsi raporunda, Rabia Alaca’nın en az 20 adet kesici ve delici alet yaralanması sonucu hayatını kaybettiği tespit edildiği belirtildi. “ÖFKEME HAKİM OLAMADIM” Rahman Alaca ise ifadesinde “8 yıllık evliliğimiz boyunca eşime bir iki kez tokat atmış olabilirim. Eşim sığınma evine başvurmuştu ve ‘Seni sevmiyorum’ dedi. Olaydan iki hafta önce boşanma duruşmamız vardı, mahkeme süre vermişti. Eğer ölmeseydi bir hafta sonra boşanma davamız sonuçlanacaktı. ‘Boşanmazsan seni süründürürüm’ şeklinde sözler söylemişti. Pişmanlık duyuyorum. O anda öfkeme hakim olamadım. Şoku atlattıktan sonra hemen polisi ve ambulansı aradım” dedi. Sanık Rahman Alaca’nın ilerleyen günlerde ilk kez hakim karşısına çıkması bekleniyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.