Hava Durumu

#İfade

Haberin Analizi - İfade haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, İfade haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Lojistik kralı ‘uyuşturucuya özendirme’ suçlaması ile tutuklandı Haber

Lojistik kralı ‘uyuşturucuya özendirme’ suçlaması ile tutuklandı

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen bir dizi soruşturmada yüzlerce kişi ‘şüpheli’ konumda. Anılan soruşturmalara yüzlerce kişinin dahil edilmesinin gerisinde ise verilen ifadeler yer alıyor. Halktv'den Dinçer Gökçe'nin özel haberine göre ; Bazı kişilerin verdiği isimler üzerine ‘şüpheliler’ listesine yenileri eklenmiş oluyor. Tutuklanan bazı kişilerin, tahliye olmak için, yeni isimler vermesi kimi dosyalarda tartışmaya da yol açıyor. Dilara Kırmıt, ifadesinde bir çok kişinin ismini verdi.17 KİŞİDEN 5’İ TUTUKLANDI Geçen 19 Şubat günü 5 ismin tutuklanmalarının gerisinde ise benzer bir durum yer aldı. Melisa Şahin isimli bir kişinin verdiği kapsamlı ifade sonrası 17 kişi gözaltına alındı. Bu kişilerden 12’si adli kontrol şartı ile serbest kaldı. 5 kişi ise tutuklandı. Barış Talay, hakkındaki suçlamayı reddetti.ÇOK SAYIDA KİŞİNİN İSMİNİ VERDİ Savcılık ifadesinde, hakkındaki ‘fuhuşa teşvik’ suçlamasını kabul etmeyen model Dilara Kırmıt (30) uyuşturucu kullandığını ise kabul etti. Dilara Kırmıt ifadesinde çok sayıda kişinin adını da verdi. Eski erkek arkadaşları olan İ. B. B., Ö. S., ile ünlü bir holdingin veliahttı H. S., yapımcı T. A., moda kanalı sahibi E. O., bilinen bir moda markasının sahibi Y. Y. ve E. E.’nin, hem fuhuşa aracılık ettiklerini hem de uyuşturucu temin ettiklerini öne sürdü. Fuhuşa aracılık etmekle suçlanan Kırmıt, kendisi gibi birçok ünlü isme uyuşturucu temin eden kişinin ise Cihan Şahap Barlas olduğunu kaydetti. Kırmıt, bu kişiye gönderdiği paraların da aldığı uyuşturucu için olduğunu ifade etti. Tolga Kulaç, çok sayıda ünlü iş insanına spor hocalığı yaptığını söyledi.ÜNLÜ MARKANIN YÖNETİCİSİNE AĞIR SUÇLAMA Sağlık turizmi ile ilgilendiğini belirten Ramazan Bayar (26) ise, İstanbul Sulh Ceza Hakimliğindeki ifadesinde “Bana iftira atan kadını bir kez gördüm” dedi. Beymen’de stil danışmanı olduğunu ifade eden Tolga Sezgin (49) ise “Hiçbir şekilde kötü işe bulaşmadım” dedi. Sezgin’in avukatı ise, müvekkili ile ilgili ifade veren Melisa Şahin için “Melisa Şahin ismini sizden duyuyoruz. Fuhuş gibi bir şey söz konusu değil” dedi. Sezgin, fuhuş için yer temin etmekle suçlanıyor. Tolga Sezgin, 'fuhuşa yer temin etmekle' suçlanıyor.ŞİRKETİNDE 1.500 KİŞİ ÇALIŞIYOR Kara, deniz ve hava taşımacılığı yapan EvoLog Lojistik’in sahibi Barış Talay (49) ise, ‘uyuşturucu maddenin kullanımını kolaylaştırmakla’ suçlanıyor. Barış Talay; Melisa Şahin’in kendisi ile ilgili verdiği ifade için “Bir iftira veya yanlış anlaşılma olduğunu düşünüyorum” dedi. Talay’ın avukatı ise, müvekkilinin şirketinde 1.500 kişinin çalıştığına işaret ederek “Melisa’yı tanımıyoruz. Teşhis yaptırılmıyor. Melisa isimli biri çıkıyor, canı istediği herkesin ismini veriyor savcılık da herkesi topluyor” sözleri ile kendileri ile ilgili yapılan işlemi eleştirdi. ÜNLÜ İŞ İNSALARININ SPOR HOCASIYIM Eski manken olduğunu belirten Tolga Kulakçı (34) ise, “16 yıldır spor yapıyorum. Spor salonundan çıkmayan biriyim. Türkiye’nin en ünlü iş insanlarına spor hocalığı yapan birisiyim” dedi. Fuhuş için yer temin ekmekle suçlanan Kulakçı’nın avukatı ise, müvekkilinin, spor salonunda çalışırken gözaltına alındığını ifade etti. Hakimlik sorguları sonrası 5 isim, “Uyuşturucu madde kullanımın kolaylaştırmak” ve “Fuhuşa teşvik etmek” suçlamaları ile tutuklandı. Kaynak: Halktv

Fatma öğretmeni öldüren öğrencisinin ifadesi kan dondurdu Haber

Fatma öğretmeni öldüren öğrencisinin ifadesi kan dondurdu

İstanbul Çekmeköy’de 2 Şubat’ta Taşdelen Borsa İstanbul Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde meydana gelen bıçaklı saldırıya ilişkin yeni detaylar ortaya çıktı. 11’inci sınıf öğrencisi F.S.B., öğretmeni Fatma Nur Çelik ile birlikte Z.A. ve öğrenci S.K.’yı yanında taşıdığı bıçakla yaraladı. Olayda ağır yaralanan öğretmen Fatma Nur Çelik Sancaktepe İlhan Varank Şehir Hastanesi’nde yapılan tüm müdahalelere rağmen hayatını kaybetti. F.S.B., “görevi başındaki memuru kasten öldürmek” ve “kasten yaralama” suçlarından tutuklanarak cezaevine gönderildi. Soruşturma sürerken, zanlının ilk ifadesi de ortaya çıktı. FATMA ÖĞRETMENİ ÖLDÜREN ÖĞRENCİSİNİN İFADESİ KAN DONDURDU Gazeteci Burak Doğan’ın haberine göre, Fatma öğretmeni öldüren 17 yaşındaki öğrencisi F.S.B.'nin ifadesi kan dondurdu. Zanlı, olaydan iki gün önce sevgilisinden ayrıldığını, bu nedenle okula rehber öğretmeni Şeyda Hoca ile görüşmek amacıyla gittiğini söyledi. Öğretmeni bulamayınca strese girdiğini ve “sesler duymaya başladığını” öne süren F.S.B., görüşmenin ardından intihar etmeyi planladığını iddia etti. İfadesinde rastgele bir sınıfa girerek ilk gördüğü kişiye saldırdığını belirten zanlı, “Kendimde değildim. Sadece koridorda koştuğumu hatırlıyorum” dedi. Fatma Nur Çelik’in daha önce biyoloji dersine girdiğini hatırladığını ancak aralarında herhangi bir husumet bulunmadığını ifade etti. Zeynep öğretmeni kimya dersinden tanıdığını, onunla da bir sorunu olmadığını; öğrenci Salih’i ise önceden tanımadığını söyledi. Yanında her zaman bıçak taşıdığını belirten F.S.B., olayın planlı olmadığını, kendisini azmettiren kimse bulunmadığını savundu. Zanlı, yaralanan kişilerden özür dilediğini de ifadesine ekledi. "STRESE GİRDİM... RASTGELE BIÇAKLADIM" F.S.B.’nin ifadesi şöyle: “Olaydan iki gün önce sevgilimden ayrılmıştım. Bu yüzden okula rehber öğretmenimiz Şeyda Hoca ile görüşmek için gittim. Aradım fakat bulamadım. Şeyda Hoca ile görüştükten sonra intihar edecektim. Bulamayınca strese girdim. Sesler duymaya başladım. Rastgele bir sınıfa girip ilk kimi gördüysem ona saldırdım. Kendimde değildim. Sadece koridorda koştuğumu hatırlıyorum. Daha önce Fatmanur öğretmenin dersime girdiğini hatırlıyorum. Biyoloji dersimize giriyordu. Bir husumetimiz yoktu. Zeynep öğretmeni tanıyorum. Daha önce Kimya dersimize girmişti. Onunla da aramda bir husumet yoktu. Salih’i ise daha önceden tanımıyorum. Rastgele bıçakladım. Yanımda her zaman bıçak taşırdım. O güne özel bir şey değildi. Beni azmettiren herhangi bir kimse yoktur. Yaralanan kişilerden özür diliyorum.” Kaynak: Halktv

2 yaşında bebeğe işkence davasında flaş gelişme Haber

2 yaşında bebeğe işkence davasında flaş gelişme

Olay, 1 Mayıs 2025 tarihinde meydana geldi. Eşinden bir süre önce boşanan Satı Buse D., iddiaya göre, uyuşturucu madde kullandığı öne sürülen sevgilisi Süleyman Danış ile birlikte ilçeye bağlı Aşağı Mahalle'de yaşamaya başladı. Satı Buse D. olay sabahı komşularına, oğlu A.K.'nin Danış tarafından darbedildiğini söyleyerek yardım istedi. Bunun üzerine komşular, anne ve oğlunu Sarayköy Devlet Hastanesi'ne götürdü. Hastanede yapılan muayenede A.K.'nin yüzü ve vücudunda darp izleri olduğu tespit edilince durum polise bildirildi. Sarayköy İlçe Emniyet Müdürlüğü ekipleri, olayın yaşandığı adrese giderek Süleyman Danış'ı evde uyurken gözaltına aldı. İlk müdahalesi Sarayköy Devlet Hastanesi'nde yapılan A.K., Pamukkale Üniversitesi Hastanesi'ne sevk edildi. Burada yapılan tetkiklerde; çocuğun sağ kolunda kırık olduğu, vücudunun birçok yerinde darp izleri bulunduğu ve göz çevresindeki şiddetli travmalar nedeniyle sağ gözünü kaybetme riski taşıdığı belirlendi. A.K. yoğun bakımda tedaviye alınırken, anne Satı Buse D. de gözaltına alındı. Satı Buse D.'nin ilk ifadesinde; Süleyman Danış'ın kendisini ve çocuğunu darbettiğini söylediği öğrenildi. Anne Satı Buse D., ifadesinin ardından serbest bırakıldı. Hastanedeki tedavisi biten A.K. devlet korumasına alındı. SAVCI İNDİRİMSİZ CEZALANDIRILMALARINI İSTEDİ Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen Süleyman Danış, çıkarıldığı mahkemece tutuklandı. Danış, ilk ifadesinde; Satı Buse D. ile ilişki yaşadığı sırada A.K.'nin yanlarına gelip ağlamaya başladığını, bu nedenle öfkelenerek A.K.'ye birkaç kez vurduğunu, amacının dövmek olmadığını, alkollü olduğu için ne yaptığını hatırlamadığını ve çocuğu annesinin de dövmüş olabileceğini öne sürdü. CEZALARI BELLİ OLDU Anne ile sevgilisi hakkında kasten yaralama suçundan Sarayköy 2'nci Asliye Ceza Mahkemesi'nde dava açıldı. Bugün görülen karar duruşmasına tutuklu sanık Süleyman Danış, tutuksuz sanık anne Satı Buse D. ve taraf avukatları katıldı. Duruşmada yaptığı savunmada Süleyman Danış, suçlamaları kabul etmediğini söyleyerek, tahliye talebinde bulundu. Çocuğun annesi Satı Buse D. ise eşinden boşandıktan sonra Danış ile yaşadığını, erkek arkadaşının alkol aldıktan sonra kendilerine sürekli şiddet uyguladığını ve bebeğini asla darbetmediğini ifade etti. Cumhuriyet Savcısı da esas hakkındaki son mütalaasında sanıkların, 'kasten yaralama' suçunu işlediğini belirterek, haksız tahrik indirimi uygulanmadan cezalandırılmalarını talep etti. Davayı karara bağlayan hâkim, Danış hakkında kasten yaralama suçunu birden fazla gerçekleştirmesi, eylemin silahla (sopa) işlenmesi, mağdurun kendisini savunamayacak durumda olması ve kemik kırığına sebebiyet vermesi nedeniyle 8 yıl 9 ay hapis cezası kararı verdi. Anne Satı Buse D. ise alt soya yönelik yaralama suçundan 3 yıl 10 ay hapis cezasına çarptırıldı.

2 yaşında bebeğe işkence davasında flaş gelişme Haber

2 yaşında bebeğe işkence davasında flaş gelişme

Olay, 1 Mayıs 2025 tarihinde meydana geldi. Eşinden bir süre önce boşanan Satı Buse D., iddiaya göre, uyuşturucu madde kullandığı öne sürülen sevgilisi Süleyman Danış ile birlikte ilçeye bağlı Aşağı Mahalle'de yaşamaya başladı. Satı Buse D. olay sabahı komşularına, oğlu A.K.'nin Danış tarafından darbedildiğini söyleyerek yardım istedi. Bunun üzerine komşular, anne ve oğlunu Sarayköy Devlet Hastanesi'ne götürdü. Hastanede yapılan muayenede A.K.'nin yüzü ve vücudunda darp izleri olduğu tespit edilince durum polise bildirildi. Sarayköy İlçe Emniyet Müdürlüğü ekipleri, olayın yaşandığı adrese giderek Süleyman Danış'ı evde uyurken gözaltına aldı. İlk müdahalesi Sarayköy Devlet Hastanesi'nde yapılan A.K., Pamukkale Üniversitesi Hastanesi'ne sevk edildi. Burada yapılan tetkiklerde; çocuğun sağ kolunda kırık olduğu, vücudunun birçok yerinde darp izleri bulunduğu ve göz çevresindeki şiddetli travmalar nedeniyle sağ gözünü kaybetme riski taşıdığı belirlendi. A.K. yoğun bakımda tedaviye alınırken, anne Satı Buse D. de gözaltına alındı. Satı Buse D.'nin ilk ifadesinde; Süleyman Danış'ın kendisini ve çocuğunu darbettiğini söylediği öğrenildi. Anne Satı Buse D., ifadesinin ardından serbest bırakıldı. Hastanedeki tedavisi biten A.K. devlet korumasına alındı. SAVCI İNDİRİMSİZ CEZALANDIRILMALARINI İSTEDİ Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen Süleyman Danış, çıkarıldığı mahkemece tutuklandı. Danış, ilk ifadesinde; Satı Buse D. ile ilişki yaşadığı sırada A.K.'nin yanlarına gelip ağlamaya başladığını, bu nedenle öfkelenerek A.K.'ye birkaç kez vurduğunu, amacının dövmek olmadığını, alkollü olduğu için ne yaptığını hatırlamadığını ve çocuğu annesinin de dövmüş olabileceğini öne sürdü. CEZALARI BELLİ OLDU Anne ile sevgilisi hakkında kasten yaralama suçundan Sarayköy 2'nci Asliye Ceza Mahkemesi'nde dava açıldı. Bugün görülen karar duruşmasına tutuklu sanık Süleyman Danış, tutuksuz sanık anne Satı Buse D. ve taraf avukatları katıldı. Duruşmada yaptığı savunmada Süleyman Danış, suçlamaları kabul etmediğini söyleyerek, tahliye talebinde bulundu. Çocuğun annesi Satı Buse D. ise eşinden boşandıktan sonra Danış ile yaşadığını, erkek arkadaşının alkol aldıktan sonra kendilerine sürekli şiddet uyguladığını ve bebeğini asla darbetmediğini ifade etti. Cumhuriyet Savcısı da esas hakkındaki son mütalaasında sanıkların, 'kasten yaralama' suçunu işlediğini belirterek, haksız tahrik indirimi uygulanmadan cezalandırılmalarını talep etti. Davayı karara bağlayan hâkim, Danış hakkında kasten yaralama suçunu birden fazla gerçekleştirmesi, eylemin silahla (sopa) işlenmesi, mağdurun kendisini savunamayacak durumda olması ve kemik kırığına sebebiyet vermesi nedeniyle 8 yıl 9 ay hapis cezası kararı verdi. Anne Satı Buse D. ise alt soya yönelik yaralama suçundan 3 yıl 10 ay hapis cezasına çarptırıldı.

Partilerin şahidi tek tek isim verdi Haber

Partilerin şahidi tek tek isim verdi

Ünlülere yönelik uyuştuırucu soruşturmasında yeni bir gelişme yaşandı. Yalısında uyuşturucu partileri düzenlediği ortaya çıkan iş insanı ve Cem Garipoğlu’nun kuzeni Kasım Garipoğlu’nun yalısının temizlikçisi Yağmur Uçkun ek ifade verdi. ÜNLÜLERİN İSİMLERİNİ VERDİ Uçkun, verdiği ifadede partilere Şevval Şahin, Derin Talu, Deren Talu, Gökmen Kadir Şeynova, Ayşegül Şeynova, Merve Taşkın, Elis Sakuçoğlu, Zeynep Alkan ve ismini hatırlayamadığı birçok davetlinin katıldığını itiraf etti. Şevval Şahin UYUŞTURUCU TESTİ POZİTİF ÇIKMIŞTI Gazeteci Burak Doğan’ın haberine göre, işte ifadesinin tamamı: "Uyuşturucu testimin pozitif çıktığını öğrendim. İlk ifademde de kokain kullandığımı söylemiştim. Cezaevinde olduğum sürece bunun pişmanlığı içerisindeyim, bir daha uyuşturucu madde kullanmayacağım. Kasım Garipoğlu'nun yalısında 3,5 yıl çalıştım, buranın temizlik işlerini yapıyordum. 'OLDUĞU GÜN YALIYA GİRMEMİZ YASAKTI' Benim görevim gün içerisinde yalının temizlenmesi ve tertip düzenin sağlanmasıydı. Parti olduğu gün bizim yalıya girmemiz yasaktı, parti sonrasında temizliğimi yapardım. PARTİDE HANGİ ÜNLÜ İSİMLER VARDI? Atilla ve Ozan çöpleri çıkartır, ben temizlik yapardım. Söz konusu partilerin dışarıdan gördüğüm kadarıyla Şevval Şahin, Derin Talu, Deren Talu, Gökmen Kadir Şeynova, Ayşegül Şeynova, Merve Taşkın, Elis Sakuçoğlu, Zeynep Alkan ve ismini hatırlayamadığım birçok davetli katılırdı. LAKABI 'GİO' Gio lakaplı kişi Kasım Garipoğlu'nun partilerine katılırdı, gerçek adını Gürkan olarak biliyorum. "TEMİZLİK YAPARKEN GÖRÜYORDUM..." Parti sonrasında temizlik yapmaya başladığımda evin her tarafında beyaz ve pembe renkli uyuşturucu madde olan toz halindeki kalıntıları görüyordum. Evin değişik yerlerinde beyaz şeffaf küçük poşetler görüyordum. (uyuşturucu kullanıldıktan sonra atılan poşet) Bazen esrar kalıntıları da görüyordum. Tahliye edilmemi talep ederim." Kaynak: Mynet

Bursa'da film gibi cinayet davasında karar: Müebbet hapis talep edildi, 10 yıl 10 aya mahkum oldu Haber

Bursa'da film gibi cinayet davasında karar: Müebbet hapis talep edildi, 10 yıl 10 aya mahkum oldu

Olay, 28 Temmuz 2024 tarihinde merkez Yıldırım ilçesi Vatan Mahallesi'nde meydana geldi. 3 katlı apartmanın bodrum katında çıkan yangında, evde yalnız yaşayan 72 yaşındaki Faik Yorgun'un yanmış halde cansız bedenine ulaşıldı. İlk etapta yangın olarak değerlendirilen olayda, Bursa Adli Tıp Kurumu'nda yapılan otopside Yorgun'un boyun kemiklerinde kırık tespit edilmesi üzerine soruşturma cinayet şüphesiyle derinleştirildi. Antalya'dan gelip yangın süsü vermişti Asayiş Şube Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği ekiplerinin çalışmasında, olay günü Antalya'dan Bursa'ya gelen Akdeniz Üniversitesi Makine Teknikerliği 2'nci sınıf öğrencisi Mustafa P.'nin eve girip çıktıktan sonra yangının yaşandığı belirlendi. Terminal ve çevredeki güvenlik kameralarını inceleyen ekipler, şüpheliyi kısa sürede gözaltına aldı. Mustafa P. ilk ifadesinde maktulü başına vurduktan sonra iple boğarak öldürdüğünü ve ardından evi ateşe verdiğini itiraf etti. Bursa 6. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen davada sanık hakkında haksız tahrik indirimi uygulanarak 15 yıl hapis cezası verildi. İstinaf sürecinde yeni değerlendirme Karar hem cumhuriyet savcısı hem de sanık müdafii tarafından istinafa taşındı. Dosya, Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesi'nde görüldü. Sanık Mustafa P. duruşmaya Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'ndan SEGBİS ile katıldı. Sanık savunmasında, maktulün yıllar boyunca kendisine cinsel istismarda bulunduğunu, tehdit ve şantajla evine çağırdığını, olay günü de bıçakla saldırdığını öne sürdü. 'Müvekkilim çocuk yaştan itibaren baskı altındaydı' Duruşmada söz alan sanık müdafii Avukat Taşkın Temel, müvekkilinin yıllar boyunca maktul tarafından cinsel istismara uğradığını, tehdit ve şantajla baskı altında tutulduğunu savundu. Avukat Temel, müvekkilinin çocuk yaştan itibaren psikolojik olarak esir alındığını, üniversiteye gitmesine rağmen baskının devam ettiğini belirterek, olay günü de maktulün bıçakla saldırmaya yeltendiğini ileri sürdü. Temel, olayın en azından ağır haksız tahrik altında gerçekleştiğinin açık olduğunu, hatta meşru müdafaa hükümlerinin değerlendirilmesi gerektiğini ifade ederek daha fazla indirim ve tahliye talebinde bulundu. İddia makamı ise haksız tahrik hükümlerinin uygulanmasının yerinde olmadığını belirterek sanık aleyhine istinaf talebinde bulundu. Müebbet hapis, ardından 10 yıl 10 ay İstinaf mahkemesi, yerel mahkemenin kararını kaldırarak sanığın 'kasten öldürme' suçunu işlediğinin sabit olduğuna hükmetti ve önce müebbet hapis cezası verdi. Ancak maktulden kaynaklanan ağır haksız tahrikin etkisi altında suçun işlendiği kanaatine varılarak Türk Ceza Kanunu'nun 29. maddesi gereğince takdiri indirim uygulanıp ceza 13 yıl hapse düşürüldü. Mahkeme, meşru müdafaa hükümlerinin oluşmadığı kanaatine varırken, haksız tahrik indiriminin uygulanmasını uygun buldu ve takdiri indirimle birlikte cezayı 10 yıl 10 aya düşürdü. Mahkeme, yerel cumhuriyet savcısının istinaf talebini reddederken, sanık müdafiinin tahrik indiriminin artırılması yönündeki talebini kabul etti. Sanığın tutukluluk halinin devamına karar verildi.

Bagajdan çalınan 30 milyon dolar İBB rüşvet soruşturmasına uzandı Haber

Bagajdan çalınan 30 milyon dolar İBB rüşvet soruşturmasına uzandı

Bakırköy'de sitenin otoparkında 2 araçtan çalındığı belirtilen 30 milyon dolarla ilgili soruşturmada detaylar ortaya çıktı. Polise ihbarda bulunan Bilal Durmaz'ın İBB'ye yönelik yolsuzluk iddianamesinde adı 'emanetçi' olarak geçen Taç dövizin sahibi Atilla Durmaz'ın oğlu olduğu belirlendi. Öte yandan Atilla Durmaz'ın Laleli'de 14 Ekim'de yapılan kara para operasyonlarında gözaltına alınıp tutuklandığı öğrenildi. BAGAJI VE CAMLARI KIRIP PARAYI ÇALDILAR Şenlikköy Mahallesi'nde bulunan ve 24 saat güvenlik bulunan bir sitede 11 Şubat'ta meydana gelen olayda iddiaya göre, sitede yaşayan ve Kapalıçarşı'da döviz bürosu işleten Bilal Durmaz, iş yerinden aldığı 30 milyon doları yaşadığı sitenin otoparkında bulunan 2 araca çuvallarla koydu. Daha sonra 4 kişi araçla siteye girdi ve otoparka indi. Şüpheliler, otoparktaki 2 aracın bagajını ve camlarını kırarak içinde dolarların olduğu çuvalları çalıp kaçtı. DURUMU FARK EDİP POLİSE HABER VERDİ Gece saatlerinde otoparka inen Bilal Durmaz, araçlarının kapı ve camlarının kırık olduğunu ve çuvalların çalındığını fark ederek polise haber verdi. Durmaz, ihbar üzerine olay yerine gelen polis memurlarına çuvalların içerisinde 30 milyon dolar olduğunu söyledi. Sitede ve otoparkta inceleme yapan polis, 4 şüpheliyi yakalamak için çalışma başlattı. İHBARI YAPAN İSİM TANIDIK ÇIKTI Olaya ilişkin yürütülen soruşturmada ihbarı yapan Bilal Durmaz'ın, İBB'ye yönelik yolsuzluk iddianamesinde adı 'emanetçi' olarak geçen Taç dövizin sahibi Atilla Durmaz'ın oğlu olduğu belirlendi. Bakırköy'de yaşayan Bilal Durmaz'ın, iş yerini taşıdığı iddiasıyla 100 dolarlık banknotlardan oluşan 30 milyon doları 1 aydır sitenin otoparkındaki iki aracın bagajında beklettiği öğrenildi. 15 DAKİKADA ÇALDILAR 11 Şubat günü sahte plakalı bir araçla siteye giren 4 hırsız, 15 dakika içinde 2 aracın camlarını kırarak bagajdaki 300 kilogramağırlığındaki 10 çuval parayı kendi araçlarına yükleyip kaçtı. "BANKA ZAHMETLİ GELDİ" Emniyette ifade veren Durmaz, "Yaptığım iş gereği paraları bankaya yatırıp çekmek zahmetli oluyor. Bu paralar 3 aydır bana lazım olmadığı için araçlarda duruyordu" dedi. 7 KİŞİ GÖZALTINDA Olayla ilgili İstanbul, Antalya ve Kocaeli'de 7 şüpheli gözaltına alındı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.