Hava Durumu

#İstismar

Haberin Analizi - İstismar haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, İstismar haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Bursa’da kadınlardan 'şiddetsiz ve eşit yaşam' talebi Haber

Bursa’da kadınlardan 'şiddetsiz ve eşit yaşam' talebi

Osmangazi, Bursa ve Nilüfer Kent Konseyi Kadın Meclisleri öncülüğünde düzenlenen 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü yürüyüşü Bursa’da yoğun katılımla gerçekleşti. Kadınlar, kadına yönelik şiddetin sona ermesi ve eşit haklar için mücadele mesajı verdi. BURSA (İGFA) - Bursa’da 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü kapsamında Osmangazi Kent Konseyi Kadın Meclisi, Bursa Kent Konseyi Kadın Meclisi ve Nilüfer Kent Konseyi Kadın Meclisi iş birliğinde yürüyüş düzenlendi. Yoğun katılımla gerçekleşen etkinlikte kadınlar, kadına yönelik şiddetin sona ermesi ve eşit haklar için mücadele çağrısında bulundu. “Saklandığımız yerde değil, buluştuğumuz yerdeyiz. Birbirimizin çaresiyiz” sloganıyla düzenlenen yürüyüşe Osmangazi Belediyesi, Bursa Büyükşehir Belediyesi ve Nilüfer Belediyesi de destek verdi. Cumhuriyet Caddesi’nden başlayan yürüyüşte kadınlar, alkışlar ve ıslıklar eşliğinde Hanlar Bölgesi’ne kadar ilerledi. Yürüyüş boyunca “Dünya yerinden oynar, kadınlar özgür olsa”, “Susmuyoruz, korkmuyoruz, itaat etmiyoruz” sloganları atıldı. Yürüyüşün ardından Osmangazi Kent Konseyi Kadın Meclisi Başkanı Sevgi Baysal, Bursa Kent Konseyi Kadın Meclisi Başkanı Derya Şimşek Aksakal ve Nilüfer Kent Konseyi Kadın Meclisi Başkanı Tülin Demir ortak bir basın açıklaması yaptı. Ortak açıklamada kadınların yüz yıllardır süren eşitlik mücadelesine vurgu yapılarak, 8 Mart’ın hakları için direnen kadınların simgesi olduğu ifade edildi. Açıklamada, kadınların yaşam hakkının pazarlık konusu olamayacağı belirtilirken, Türkiye’de kadın cinayetleri, taciz ve istismar olaylarının devam ettiğine dikkat çekildi. Kadınların güvenli yaşama hakkının halen yeterince garanti altına alınmadığı vurgulandı. Basın açıklamasında ayrıca, kadına yönelik şiddetle mücadele kapsamında İstanbul Sözleşmesi’nden çekilmenin kadınların korunmasına yönelik mekanizmaları zayıflattığı ifade edilerek, kadınları koruyan yasaların etkin bir şekilde uygulanması gerektiği belirtildi. Kadınların eşit olmadığı hiçbir yerde gerçek demokrasinin mümkün olmayacağının da vurgulandığı açıklamada, “Kadınlar bir araya geldiğinde hiçbir şey eskisi gibi kalmaz. Kadınları korkutarak susturamayacaksınız, yalnızlaştırarak durduramayacaksınız. Biz buradayız ve mücadelemizi büyütmeye devam edeceğiz” ifadeleri yer aldı. Etkinlik, basın açıklamasının ardından düzenlenen “Mesaj Duvarı” etkinliğiyle sona erdi.

Nilüfer’de gündem kadın hakları Haber

Nilüfer’de gündem kadın hakları

Nilüfer Belediyesi ve Nilüfer Kent Konseyi tarafından düzenlenen panelde, kadınların hakları, şiddetin görünmeyen türleri ve çocukların adalete erişimi ele alındı. BURSA (İGFA) - Nilüfer Belediyesi ile Nilüfer Kent Konseyi (NKK) Kadın Meclisi tarafından 8 Mart Dünya Kadınlar Günü kapsamında “Kadınların ve Kız Çocuklarının Haklara Erişimi: Hukuki ve Psikososyal Mekanizmalar” konulu panel düzenlendi. Nilüfer Belediyesi Dr. Ceyhun İrgil Sağlık Müzesi’nde düzenlenen panele Nilüfer Belediye Başkan Yardımcısı Bukle Erman, Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir’in eşi Nuray Özdemir, NKK Genel Sekreteri Elifhan Köse Çal ve çok sayıda kadın katıldı. ŞİDDET SADECE FİZİKSEL DEĞİL Panelde konuşan Bursa Barosu Kadın Hakları Merkezi’nden avukat Ceren İlgen, şiddetin sadece fiziksel algılandığını söyledi. Ancak sadece bununla sınırlı kalmadığını dile getiren İlgen, “Psikolojik, ekonomik, cinsel ve dijital şiddet de var. Özellikle psikolojik şiddetin fark edilmesi ve ispatlanması çok zor olabiliyor” dedi. “Kadının beyanı esastır” anlayışının yanlış anlaşıldığını belirten İlgen, “Bir kişi tedbir talep ettiğinde ona ona hızlıca koruma sağlanması ve soruşturma başlatılması gerekiyor. Hemen ceza verilmesi anlamına gelmiyor” dedi. DAMGALANMA KORKUSU Bursa Barosu Çocuk Hakları Merkezi’nden avukat Zeynep Yazıcı da çocuğun şikayetçi olması durumunda ailesi tarafından suçlanma korkusu, okul çevresinde damgalanma gibi sorunların ortaya çıktığını söyledi. İstismar durumunda her ifade verme işleminin çocukta yeni bir travma yarattığını belirten Yazıcı, “Polislere, ailesine, avukatlara ayrı ayrı anlatıyor. Olayı birkaç kez anlatmak zorunda kalıyor ve bu travma yaratıyor” diye konuştu. Yazıcı, çocukların polis merkezlerinde değil, uzmanlar eşliğinde Çocuk İzlem Merkezlerinde (ÇİM) ifade vermesi gerektiğini söyledi. “ÇOCUĞUN RIZASI” YOKTUR Nilüfer Belediyesi Eşitlik Birimi’nden klinik psikolog Özlem Akdağ ise konuşmasında, “çocuğun rızası” diye bir kavramın olamayacağını söyledi. Akdağ, istismarın temelinde bir güç asimetrisi olduğu; bir akademisyen ile öğrenci veya patron ile çalışan arasındaki ilişkide statü farkı nedeniyle gerçek bir “rıza”dan bahsedilemeyeceğini vurguladı. Kişilerin tehdit anlarında “savaş, kaç veya don” tepkisi verdiğini anlatan Akdağ, şöyle konuştu: “Çocuğun, istismar sırasında tepki verememesi bir rıza değil, hayatta kalma stratejisidir. Fail genellikle çocuğun çok yakını oluyor. Aile içinde çocuğu tanıyan biri oluyor. Güvendiği bir yetişkinden kaçamayabiliyor. Geç konuşması da yalan söylemesi anlamına gelmez. Bir kişi istismara uğradığında travma psikolojisinden dolayı çelişkili ifadeler verebilir. Çocuk böyle bir şey uydurmaz. Gelip size istismar olduğunu anlatıyorsa elimizde büyük bir şans vardır. Önce inanıp, sonra sorgulamak gerekir.”

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.