Hava Durumu

#Kocaeli

Haberin Analizi - Kocaeli haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kocaeli haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Özgür Özel'den önemli açıklamalar Haber

Özgür Özel'den önemli açıklamalar

CHP Genel Başkanı Özgür Özel'in geçtiğimiz hafta grup toplantısında Adalet Bakanı Akın Gürlek’e mal varlığını açıklaması için çağrıda bulunmuş ve 'bir hafta süre' vermişti. Özel'in verdiği süre bugün doldu. Açıklama yapmadığı için Özel'in, Gürlek'in mal varlığını grup toplantısında açıklaması bekleniyor. CHP Genel Başkanı Özgür Özel'in geçtiğimiz hafta grup toplantısında Adalet Bakanı Akın Gürlek’e mal varlığını açıklaması için çağrıda bulunmuş ve 'bir hafta süre' vermişti. Özel'in verdiği süre bugün doldu. Açıklama yapmadığı için Özel'in, Gürlek'in mal varlığını grup toplantısında açıklaması bekleniyor. CHP Lideri Özgür Özel, partisinin Grup Toplantısı'nda konuşuyor: Hep beraber yoğun bir haftayı geride bıraktık. İstanbul'da 39 ilçemiz var. 19 Mart'tan sonra 26 Mart Çarşamba akşamı Saraçhane'deki son mitingimizi yaptığımızda bir karar ilan etmiştik. Demiştik ki, "Burayı Ekrem Başkan'ı tutukladılar ama bir seçilmişe, belediye meclisi içinden seçilen bir Cumhuriyet Halk Partiliye emanet ediyoruz. Buradaki 7 günlük zorunlu ikametimiz ve hep birlikte demokrasi nöbetimiz Saraçhane'de bitti. "TÜRKİYE İTTİFAKI'NIN MENSUBU TÜM DEMOKRATLARA YÜREKTEN TEŞEKKÜR EDİYORUM" Ama Cumartesi günü Maltepe'ye, yani Anadolu'ya ayak basıp bundan sonra her Cumartesi Türkiye'de bir şehirde ve her Çarşamba akşamı İstanbul'da bir ilçede olacağız. O gün buna başladığımızda birkaç hafta sonra, "Ya yaz gelince ne olacak? O sıcakta üniversiteler boşalınca, İstanbul boşalınca nasıl olacak? Sonbahara gelince, kış geliyor nasıl olacak? Yağmuru, dolusu, fırtınası, karı nasıl olacak?" dendi. Biz dedik ki, "Gerçekten dediğiniz şartlarda miting olmaz. Miting dediğin hava şartlarını gözetir. Miting dediğin katılımın en yüksek olacağı yeri, coğrafyayı, siyasi atmosferi gözetir. Ama biz İstanbul'da her akşam bir ilçede miting yapmayacağız. Biz İstanbullu seçtiğine ve seçme iradesine, yani Cumhuriyetin en önemli kazanımı sandığa sahip çıkacak, seçtiğine sahip çıkacak." Biz orada miting değil eylem yapacağız dedik. 46 derecede yaptık, -4 derecede yaptık. Bir miting, bir eylem sırasında 12 kişinin bayıldığı da oldu. Üzerimize kar yağdı, dolu yağdı da oldu. Ama geçen hafta 39. ilçeyi Ataşehir'de tamamladık istisnasız bir şekilde ve 91. eylemde de Kocaeli'ndeydik. Hukuksuzluklar, adaletsizlikler, haksızlıklar, tarihin görülmediği bu zulüm... Görmediği bu zulüm ve üzerimize yargı erkini elinde bulunduranların yürütme erkinin emrine girmesiyle birlikte yaptıkları siyasi operasyonlar sürdükçe mücadelemiz devam edecek. Ben İstanbul il örgütümüze, 39 ilçe başkanımıza ve örgütümüze bugüne kadarki mücadeleleri, İstanbul'da katılan milyonlar için Anadolu'da katılan milyonlar için her bir sadece Cumhuriyet Halk Partiliye değil Türkiye İttifakı'nın mensubu tüm demokratlara yürekten teşekkür ediyorum. "BAKIRKÖY'DEKİ BÖLGE MİTİNGİYLE DEVAM EDİYORUZ" Tarih bu tarihi mücadeleyi yazacak ve yarın akşam ilçe mitinglerini tamamladık 3. bölge mitingiyle, 3. bölgedeki ilçeler adına yapacağımız Bakırköy'deki bölge mitingiyle devam ediyoruz. 3, 2, 1 diye bölgeleri sayıp 18 Mart akşamı da hep birlikte o tarihi gecede İstanbul'da ayakta olacağız. "MUHALEFETİN İFTAR SOFRASINDAN KORKAR OLMUŞLAR" Cumartesi günü İstanbul'da mübarek Ramazan'ın üçüncü gününde Saadet Partisi'nin düzenlediği iftara katıldık. Genel Başkan Sayın Mahmut Arıkan'a bir kez daha teşekkür ediyorum. DEVA Partisi'nin, Gelecek Partisi'nin ve Yeniden Refah Partisi'nin Sayın Genel Başkan yardımcıları ve Genel Başkanları oradaydı. Adalet ve Kalkınma Partisi'nin Genel Başkan vekili oradaydı ve oturduk bir iftar yaptık. İftarda kürsüde siyaset yoktu, sadece Gazze, Filistin vardı. Her konuşan Türkiye'nin özlediği bu güzel masa dedi. İftar bitti dağıldık. Artık iktidarda kalmayı sadece kötülüğe endekslemiş olanlar kendilerinin içinde olduklarını dahi fark etmeden muhalefetin bir arada olmasını, birlikte iftar yapmasını, hal hatır sormasını, beraber Filistin davasına sahip çıkmasını öylesine gözlerini köreltmiş ki kötülük, masadaki AK Parti Genel Başkan vekilini bile görmeden o masaya döndüler ve dediler ki, "Bu iftarı Saadet Partisi yapmadı. Bu iftarı İstanbul Büyükşehir Belediyesi yaptı, onun kaynaklarıyla yapıldı." Tabii bu Saadet Partilileri, Milli Görüş hareketinin sadık savunucularını çok üzdü, biz de çok rahatsız olduk. Aslında sonra da bu tartışmalar sürerken bir Saadet Partili bana böyle tuttu kolumu dedi ki geçen "Genel başkanım, genel başkanım sen onlara bakma. Zaten iftarı İBB kasasından verenler AK Parti'ye gitmişti, kendi cebinden dayanışmayla iftar yapabilenler Milli Görüş'ün Saadet Partisi'nde devam ediyorlar." Kişiler kendinden biliyor işi ama iktidar öyle zor bir durumda ki meydanlardan korkuyor, tartışmaktan korkuyor, karşıma çıkmaktan korkuyor. Belediyelerimize çöküyorlar "Ya ne yapıyorsun?" diyorum. Gel mesela Aydın'da koyalım sandığı, Aydınlılar karar versin Aydın'ı kimin yöneteceğine. Geçen sefer bir karar verdiler sen tehditle ya bize katılacaksın ya Silivri'ye atılacaksın diye topuklayıp kaçana karşı koyalım sandığı. Gaziosmanpaşa'da koy bakalım sandığı, Hakan'ı mı seçiyorlar yoksa senin o bilmem ne yöntemiyle oraya getirdiğin kabiliyetsizi mi seçiyorlar? Koy bakalım Cumhuriyet Halk Partisi'nden seçilip de sizin tehditle, şantajla, onunla bununla parti değiştirmeye zorladığınız yerlerde sandığı, ondan kaçıyorlar. Emekliden korkuyorlar, işçi sesini yükseltiyor irkiliyorlar, en sonunda muhalefetin iftar sofrasından korkar olmuşlar. Köşe yazarları yazıyor ki "Baktım oraya neyi gördüm?" Neyi gördün? Altılı masayı gördüm, yok üstünde şu vardı altında bu vardı. O masada Adalet ve Kalkınma Partisi'nin Genel Başkan vekilinin olduğunu dahi göremeyip bir iftar masasından husumet çıkarmaya çalışanlara sözüm şudur: Vallahi de billahi de iyilik kazanacak, kötülük kaybedecek. Helal lokma yiyenler kazanacak, haramzadeler kaybedecek. O masada kardeşliği görenler kazanacak, o masadan düşmanlık çıkaranlar tarihe gömülecek. "VERGİ HAFTASI UTANILACAK BİR HAFTAYA DÖNÜŞTÜ" Her yıl Şubat ayının son haftası Vergi Haftası. Bu hafta Vergi Haftası’nın içindeyiz. Tabii bu hafta Türkiye’nin, Avrupa’nın en adaletsiz vergi düzeni olan ülkesi olmasından dolayı kutlanacak bir hafta değil, utanılacak bir haftaya dönüştü. "HERKESİN İHTİYAÇ DUYDUĞU HER ŞEYDE ÖTV VAR" Zaman zaman meydanlarda söylüyorum, söyledikçe daha fazla ilgi uyandırıyor. Türkiye’nin AK Parti’nin kara düzenindeki vergi meselesini olabilecek en basit şekilde anlatan bir grafiğimiz var. Türkiye’de 100 lira vergi toplanıyor. Gerçekleşmesi 65 falan oluyor da, buradan beklediğini alamayınca buradan yüzdeye yansıyor. Bu seneki niyetleri: Dünyanın en adaletsiz vergisi dolaylı vergiler; %62.4. Kim veriyor bunu? Bu işçi kardeşim veriyor, bu elinde çocuğuyla ev hanımı kardeşim veriyor, bu çiftçi veriyor, bu emekli veriyor, hemşire hanım veriyor, doktor hanım veriyor. Bu vergiler, dünyanın en adaletsiz vergisini toplam verginin %62,5’i. Elektrik yakınca verdiğin vergi, doğalgaza verdiğin vergi, çocuğuna üst baş ayakkabı alırken verdiğin vergi... Parayı verip karşılığında fişi aldığında, parayı verdiğin anda ödediğin vergi %62.5. Kalanı gelir vergisi. Şuradaki üzgün, maaşının 12 maaşın 3’ünün vergiye gittiği maaşından vergi kesilen herkes veriyor. İçinde bir miktar stopaj var; bankadaki paradan kazanılandan kesilen stopaj gelir vergisinin içinde. Ve maaşlardan kesilen vergi... Bu iki mavi yakalı ya da devlet memuru, maaşından kim maaş alıyorsa ondan kesilen %25.5. Geriye ne kalıyor? %11 kurumlar vergisi. Bu sırıtan zengin kardeşimden... Esas parayı kazanandan... Dünyada esas vergiyi verenlerden Türkiye’de %11 alınıyor. İşçiden, emekliden, emekçiden, memurdan, çiftçiden alınan vergilerin toplamı %62; kazanandan ve kâr edenden, para kazanandan alınan vergilerin oranı %11. Böyle bir adaletsizliğin içindeyiz. Ve Türkiye’de ayrıca Özel Tüketim Vergisi (ÖTV) alınıyor. İlk çıktığında 'lüks vergisi' demişlerdi. Duyunca da şey diye düşünüyorsun; 'E lüks harcama yapanlar çok versin, hiç olmazsa zorunlu harcama yapandan, çocuğuna mont alandan, okul için kırtasiye alandan daha makul vergi alınır.' Şu anda lüks vergisi diye başlayan, adı Özel Tüketim Vergisi olan vergi alınıyor; ne de var? Tırnak makasında var, mutfak tüpünde var, doğalgazda var. Yani olmazsa olmaz, herkesin ihtiyaç duyduğu her şeyde ÖTV var. Nede yok? Lüks vergisi diye getirdikleri vergi; elmasta yok, pırlantada yok, o hani milletvekilinin -AK Parti Eskişehir milletvekilinin- oyları Eskişehir’de İYİ Parti’den alan, sonra AK Parti’ye kaçan milletvekilinin taktığı o saatin saatinde lüks vergisi yok ama sen gidip de mutfak tüpü aldığında, doğalgaz parası ödediğinde Özel Tüketim Vergisi var. Türkiye’de vergi öyle bir hale geldi ki anlatılması, farkındalığının yaratılması ve hesabının sorulması belki Türkiye’nin önümüzdeki dönem hem seçimine damga vuracak hem de gelen iktidara kimden vergi alacağını, kimden daha az alacağını, kimi kayıracağını ortaya koyan ilk ve en önemli temenni olacak, görev olacak; o iktidarın birinci görevi bu olacak. "DÜNYADA BİR TEK TÜRKİYE’DE VERGİSİ TELEFONDAN FAZLA" Bugünlerde piyasaya gençlerin çok sahip olmak istedikleri bir cep telefonu çıktı, yeni bir model, pahalı bir model. Bu cep telefonunun yurt dışında yarı fiyata satılıyor, Türkiye’de fiyatı 107.999 lira, 108 bin lira. Telefon alıyor ya, doğal devlet bu alışverişten bir vergi alır; %10 alır, 15 alır; dünyada, Amerika’da %8 alıyor, 4’ü eyalete 4’ü merkezi yönetime. Türkiye’de 108 bin liralık telefonun 54.959 lirası vergi, 53 bin lirası telefon. Dünyada bir tek Türkiye’de vergisi telefondan fazla. Telefon alacaksın; 55 bin lira vergi ödüyorsun, 53 bin lira da o dünyanın en gelişmiş her bir gencimizin sahip olmak istediği telefona sahip oluyorsun. Tabii buna sahip olmak için Türkiye’de o gencin babasının 4 ay çalışması lazım, Avrupa ülkelerinin bazısında 19 gün; bir ay bile değil, 19 gün çalışması lazım. İşte bu telefonda %50 Özel Tüketim Vergisi var (30 bin lira), %20 KDV var, %12 TRT bandrol ücreti var (Neden? Telefondan radyo açar ya da TRT’yi açar izlersen diye 6.400 lira TRT bandrol ücreti alıyor), %1 de Kültür Bakanlığı payı var (530 lira). Toplam 54 bin lira. Ve işin enteresanı, bu ÖTV’den sonra KDV uygulandığı için verginin de vergisini alıyor. Geçen gün mitingde söyledim; benim memleketim Manisa çok sevdiğim, çok özlediğim, çok anlattığım bir yer. Lidyalılar, şimdiki Salihli’nin Sard mahallesinde -beldeydi mahalle oldu- Sardes’te ilk parayı bulmuşlar. Parayı basmışlar ve ilk kullanmışlar; paranın mucidi Lidyalılar. Sonra Sümerliler vergiyi bulmuşlar; yani bir alışveriş yapıyorsun para kazanıyorsun bunun bir kısmını devlete vermen lazım, bunu bulmuşlar. Hepimizin övünmesi gereken değilse de birazcık böyle acı acı tebessüm etmesi gereken bir şey; bu konuda en büyük icadın sahibi Sayın Erdoğan. O, vergiden vergi almayı bulmuş. Geçen gün ben bunu söyledim, gençler hızlı şekilde sosyal medyada yapay zekayla birtakım çizimler, karikatürler yaptırıyorlar. Bir köşede Sümerliler vergi topluyor parayla, Sayın Erdoğan da gelmiş; 'O iş o kadar kolay değil, onun da vergisi var' diyor. Vergiden vergi... Ayrıntılar geliyor...

Özel’den Tarkan'a çağrı Haber

Özel’den Tarkan'a çağrı

CHP Genel Başkanı Özgür Özel Kocaeli'de düzenlenen 'Millet İradesine Sahip Çıkıyor' mitinginde konuşuyor. İMAMOĞLU'NUN MEKTUBU OKUNDU CHP Kocaeli İl Başkanı Erdem Arcan, Ekrem İmamoğlu'nun Silivri Cezaevi'nden kaleme aldığı mektubu okudu. İmamoğlu'nun mektubu şöyle: "Güzel Kocaeli’nin koca yürekli güzel insanları, kıymetli hanımefendiler, saygıdeğer beyefendiler, yiğit gençler, güler yüzlü çocuklar; her birinizi saygıyla, sevgiyle, hasretle selamlıyorum, gönülden kucaklıyorum. Bugün bir arada olmamıza vesile olan örgütümüzün güçlü iradesini temsil eden kıymetli il başkanım Erdem Arcan’a teşekkür ediyorum. Ramazan ayımız mübarek olsun. Ramazan’ın ruhumuza sevgi, sabır ve hoşgörüyle doldurmasını temenni ediyorum. Evlerinize, işlerinize bereket getirmesini diliyorum. ''HERKES BEREKETSİZLİKTEN ŞİKAYETÇİ'' Maalesef ülkemizin dört bir yanında herkes bereketsizlikten şikayetçi. Az kazanan da çok kazanan da o eski bereketli günleri arıyor. Enerjisi tükenmiş, millete saygısı, sevgisi kalmamış bu iktidar, ülkenin bereketini kaçırıyor. Adaletten, faziletten o kadar uzaklaştılar ki hiçbir işleri vatandaşın hayrına olmuyor. Bereket kapısının iki anahtarı vardır: Gayret ve Adalet. Gayret göstermez, adaletli davranmazsanız hiçbir işinizde bereket olmaz. Gücünüz, zenginliğiniz size de başkasına da fayda getirmez. İktidar işte tam bu durumda. Ülkenin sorunlarını çözmek için gayret gösterecek enerjisi de hevesi de kadrosu da kalmadı. Milletten o kadar uzaklaştılar ki kibir ve hırsa o kadar yenik düştüler ki vicdanlarını, adalet duygularını tamamen kaybettiler. Onlar artık ülkenin sorunlarını çözmek için iş başında değiller; onlar sadece iş peşindeler. Koltuklarını korumak için kirli ve karanlık işler peşindeler. Demokratik koşullar altında asla seçimi kazanamayacaklarını bildikleri için milletin iradesini baskı altına alarak, zorbalıkla istediklerini elde etmeye uğraşıyorlar. Demokrasi tarihimizde rakibiyle adil bir seçim yarışına girmekten bu kadar çok korkan başka bir siyasetçi yoktur. Rakibini saf dışı etmek için devletin tüm imkanlarını bu kadar çok istismar eden başka bir yöneticiyi görmedi bu ülke. ''BENİ TAMAMEN TECRİT ETMEYE ÇALIŞIYORLAR'' Sosyal medya hesaplarımı, sesimi, görüntümü yasaklayan bu akıl şimdi de beni zindanda tamamen tecrit etmeye uğraşıyor. Yeni Adalet Bakanı göreve başladığından beri milletvekillerinin beni ziyaret etmesine izin vermiyorlar. Sırf beni tecrit etmek maksadıyla avukatların tutuklu müvekkillerini ziyaret etmesini zorlaştıracak düzenlemeler getirmeye çalışıyorlar. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi dedikleri bu rejimde bakanlar, devletin ve milletin değil sadece bir şahsın bakanı konumundalar. İşte bu bir şahsın adalet bakanı; beni ve arkadaşlarımı yargılama müsameresinde her türlü figüranlığı bizzat üstlenmiş durumda. Bu yargılama müsameresini yazıp yöneten şahsa sesleniyorum: Vaktiyle sen de yargılandın. Bir gün bile tutuklanmadan, bir sanık olarak bütün haklarına riayet edilerek yargılandın. Ne ailenle tehdit edildin ne milletvekilleriyle, avukatlarınla görüşmen engellendi. O gün senin için hukukun gereği yerine getirildi. Bugün benim ve arkadaşlarım için hangi siyasi projenin, hangi koltuk hesabının gereği yerine getiriliyor? Sevgili kardeşlerim; hukuktan, demokrasiden uzaklaşan iktidarlar milletten de uzaklaşırlar. Çünkü hukuk ve demokrasi; milletin adalet ve hürriyetinin teminatıdır. Hukuk ve demokrasi; insanca yaşam ve güvenli gelecek garantisidir. Milletin talebini duymazdan gelip yok saymaya çalıştıkları o sandık kurulacak ve milletçe hukuka, demokrasiye, cumhuriyete sahip çıkacağız. ''MERHAMETSİZ REJİMLERDEN BİRİ OLMAYACAK'' Türkiye bir daha asla hakkını arayanların yargı yoluyla bastırılıp zulme uğratıldığı baskıcı rejimlerden biri olmayacak. Türkiye bir daha asla gelir dağılımında utanç verici bir adaletsizliğin yaşandığı merhametsiz rejimlerden biri olmayacak. Hukukun ve demokrasinin teminatı altında insanca ve hakça bir düzen kuracağız. Milletçe huzura, refaha, mutluluğa hasretimiz bitecek. Bu topraklarda artık sadece adalet, hürriyet, bolluk ve bereket, birlik ve kardeşlik hüküm sürecek. Her şey çok güzel olacak." Özel'in konuşmasından satırbaşları: ''Emeğin başkentinde bu güzel meydanı saygıyla selamlıyorum. Canım Kocaeli'nin yeşiline merhaba, denizine merhaba. Bu meydanı dolduran her görüşten ama iradesine sahip çıkan, haktan hukuktan adaletten yana olan Kocaeli'nin bütün demokratlarına merhaba.'' "BU MEYDAN BİR PARTİYE AİT DEĞİLDİR" "Kocaeli ile aramıza uzun yıllar girdi. 1999’dan bu yana Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’ni kazanamadık. Ama burada kusuru Kocaeli’nde aramadık, kusuru kendimizde aradık ve hiç Kocaeli’ye küsmedik. Onun tercihine burun kıvırmadık, Kocaeli’ne sırtımızı dönmedik. İzmit Belediyesi’ni iki seçimdir kazanırken bu seçimde onun yanına Derince’yi ve Karamürsel’i ekledik. Derince’ye, Karamürsel’e, İzmit’e ve bütün Kocaeli’ne selam olsun. Bu güzel bu güzel meydan için ki bu meydan bir partiye ait değildir ama ev sahipliği için Kocaeli örgütümüze, il başkanımıza, tüm ilçe başkanlarımıza teşekkür ediyorum. Kocaeli’nin birbirinden çalışkan üç değerli milletvekiline; Harun Yıldızlı’ya, Nail Çiler’e, Muhip Kanko’ya teşekkür ediyorum. İzmit’te İzmit’te verdiğiniz yetkiyi kullanıp bir dönem hizmet edip bir sonraki dönem iki kişiden birinin oyuyla seçilen ve çok değerli kardeşim Fatma Kaplan Hürriyet’e, Derince’de Sertif Gökçe’ye, Karamürsel’de Ahmet Çalık’a verdiğiniz destekler için bir kez daha hepinize teşekkür ediyorum. "GARİBAN ANNEYE ARAÇ TAHSİS EDENLERE HELAL OLSUN" "Bugün burada İzmit’te Fatma Kaplan Hürriyet’in yaptıkları önümde. Geçmişte mecliste de birlikte çalıştık. Tabii Tahsin Tarhan’ı, Haydar Akar’ı, Kocaeli’nden birlikte çalıştığımız önceki dönem milletvekillerimizi de selamlayarak meclisten sıra arkadaşımın memleketinde yaptıklarını gördüm. 0-2 yaş bebeği olanlar için örnek bir uygulama Anne Taksi çalışıyor. Türkiye’de yapılan her hizmet bir başka belediyeye ilham oluyor. Anne Taksi uygulaması 2 yaşına kadar çocuğu olan annenin bir telefonuyla emrine amade bir belediye aracı tahsis ediliyor. İstanbul Büyükşehir’i AK Parti’den aldığımızda, İstanbul Büyükşehir’in kamunun parasıyla AK Parti ilçe başkanlığına, il başkanlığına, kadın kollarına tahsis ettiği araçlar koca bir meydana sığmamıştı. Listelerini gösteriyoruz tek birine itiraz edemiyorlar. Partisine, yandaşına değil doğum yapan gariban anneye araç tahsis edenlere helal olsun. "BU KADAR YÜKSEK VERGİ VEREN BİR ŞEHİRDE YOK YOK OLMASI LAZIM" "Kocaeli vergi vermede, vergi sıralamasında bazen üçüncü bazen ikinci. Özellikle kişi başına vergide her zaman Türkiye birincisi. Ayrıca vergi sadakatinde, yani kesinleşen vergiyi ödemede %98’lik oranla açık ara her zaman birinci. Öyle ki, bu kadar yüksek vergi veren bir şehirde yok yok olması lazım, her şeyin tam olması lazım ama söylediler inanmadım, "kontrol edin" dedim, baktım; sağlık hizmetlerinde 81 ilde sağlık yatırımında 61. sırada. Öyle ki, "nasıl olur?" diyorsunuz; mesela Darıca, 250 bin gece nüfusu olan, gündüz nüfusu bunun birkaç katına çıkan Darıca’da hastane var, tabelası yok. Bir başka hastanede şimdi metrolar yüzünden boşaltılması gündemde. Zaten 61. sırada olan yatırım daha da kötüye gidiyor her geçen gün. Kocaeli gibi bir yer, en çok verginin kişi başına toplandığı yerde, örneğin 5 dönemdir bir metro bitirmediler, bir metroyu bitirmekten acizler. Bu konuda Adalet ve Kalkınma Partisi’ne bir karşılaştırma yapmıştım; hem şehrin çok hoşuna gitti hem de AK Partililerin sinirlerini bozdu. Trabzon’a gittim, aynı böyle; 5 dönemdir belediye AK Parti’de, bir tane metro yok. Dedim "Bu nasıl iş? Bu nasıl iş?" İstanbul’da bir tane Trabzonlu 10 tane metro yapıyor; Trabzon’da dördü milletvekili, dördü bakan, biri büyükşehir, biri Ortahisar belediyesi, 10 tane AK Partili bir tane metro yapamamış." "KARTEPE’YE BİR DESTEK DE TARKAN’DAN BEKLİYOR KOCAELİ" "Ben de Tarkan’ı çok seviyorum, bizim ekip de çok seviyor da şurayı bir daha çek. "Oynama şıkıdım şıkıdım" çal bir yandan, ver müziği. Kartepe’yi Kansertepe, İzmit’i Kanserovası yaptırmayacağız. Hurda Demir Çelik Fabrikasına Hayır, Kartepe Çevre ve Yaşam Platformu. Tarkan da inşallah bunu duyar, bu akşam Kartepe’ye bir destek de Tarkan atar inşallah. Tarkan’a bir kocaman alkış. Yıllar sonra döndü geldi, harika konserler yapıyor. Atatürk’e çok saygısı var, bu ülkeyi seviyor, doğasını seviyor. Kartepe’ye bir destek de Tarkan’dan bekliyor Kocaeli." ''DİLOVASI'NDAN AK PARTİ'NİN KARA DÜZENİ ÇIKTI'' "Bu şehir yakın tarihte bütün Türkiye’yi kahreden, çok üzen olaylar yaşadı. Bunlardan bir tanesi Dilovası’nda denetimsiz, kaçak bir iş yerinde 6 emekçimiz can verdi. Tuğba Taşdemir, Nisa Taşdemir ve Cansu Esatoğlu; 18 yaşından küçük çocuk işçilerdi. Asgari ücret dahi almıyorlardı. SGK girişleri işçilerin yangından sonra, yangın günü yapılmaya çalışıldı. Ve öyle bir noktadayız ki Adalet ve Kalkınma Partisi iktidarında 36 bin 626 emekçi iş cinayetlerinde hayatını kaybetti. Diğer yandan 836 çocuk işçi sadece son 13 yılda hayatını kaybetti. Dilovası’ndaki 3 çocuk işçinin kaybı bir kez daha konuya dikkatleri çekti. Biliyorsunuz o facianın ardından da her zaman olduğu gibi AK Parti’nin kara düzeni çıktı. Niye? 14 Nisan 2022, pandemi. Grup Başkanvekiliyim, Meclis’te bir marka kolonya; Lakton, her yerde o. Dedim ki: "Bu kolonya nereden gelmiş? Bunun ihalesini kim yapmış?" İhale yok. Efendim firma Tekirdağlı, bunları hediye verdi. Eşeledikçe eşeledik, tek firmanın sokulduğu davet usulü bir ihale çıktı. O firmanın üzerine gittik; firma hakkında yurt dışından parfümeri ham maddesi getiriyoruz diye uyuşturucu getirdiği iddiaları çıktı. Yargılandılar, bir şekilde beraat ettiler ancak burada 6 işçinin yandığı o kaçak işletmenin ardından bu aynı firmanın akrabaları, aynı kişinin yeğenleri, kuzenleri çıktı. O günlerde "Soruşturma nereye varırsa varsın" diyorlardı, 104 gün geçti, hâlâ daha kamu görevlisi yok. Yanan yerle ilgili kamu görevlilerinin yargılanmasına yönelik olarak yapılan başvuruların hiçbir tanesine cevap alınamıyor. Bina, İŞKUR binasının yanı başındaydı. 10 adım atılsa kaçak işçiler tespit edilirdi. Mahalleliler "Çocuklar çalışıyor" diye gördü, CİMER’e başvurdular ama buna göz yumdular. Bu durumda bile 104 gündür İŞKUR’un dibinde yaşanan bu felaket örtbas edilmeye çalışılıyor. Bir kez daha bunu buradan, Kocaeli’nden, o acının yaşandığı şehirden bütün Türkiye’ye haykırmak, bunu bir kez daha duyurmak istiyorum." ''GEBZE'DE DE BÜYÜK BİR ACI YAŞADIK'' "Ayrıca Dilovası’nda yüreğimiz yandı yetmedi, Gebze’de de büyük bir acı yaşadık. Metro inşaatı sırasında, üstünde bu metro inşaatının yarattığı sarsıntıdan dolayı bir bina çöktü, 4 canımız, 4 insanımız hayatını kaybetti. Bakın, Makina Mühendisleri Odası, bu iktidarın en çok kızdıkları mühendisler, mimarlar, akademik odalar. Bunlar iktidarın arka odası değil, arka bahçesi değil. Doğruya doğru der, yanlışa yanlış. Bir zaman örneğin asansörlerle ilgili bizim parti bir yanlış karar vermiş bazı belediyeler, bizi de eleştirdiler. Çağırdık, dinledik, doğrusunu söyledik, doğruya döndük. Bunların işi doğruyu söylemek. Ve Makina Mühendisleri, bu iktidarın kızdığı, yetkilerini kıstığı Makina Mühendisleri bu faciadan önce demişler ki: "Bu metro inşaatı tehlikeli, evler çölebilir, hayati tehlike var". Onu dinlememişler. Yaşananlardan sonra biz bunları ifade edince meydana çıkıp ilk hemen hızlı Bakan, ilk açıklama; Ulaştırma Bakanı: "Bizimle ilgisi yok". Arkadan bu rapor çıktı: "Bizimle ilgisi yok". Ama arkadan ön inceleme raporu çıktı, bütün mahalleyi boşalttılar. Onlarla ilgisi var, yenileri de çökecek. 104 gün oldu, rapor yok ortada. Rapor yok ve bu Ulaştırma Bakanı hâlen daha görevde. Öyle bir memleket ki, kuvözdeki yeni doğan bebekleri öldürürler, göreve devam. Otel yanar Kartalkaya’da, sorumlu bakan göreve devam. Attığı her adım bir felaket, tarihteki en büyük rezalet, Milli Eğitim Bakanı göreve devam. İstanbul’daki seyyar giyotin gelmiş Ankara’ya, Türkiye’deki adaletin başını vurmaya. ''SANDIK GELECEK!'' Elle tutulacak tarafları yok ama şu kadarını söyleyeyim şu meydana; artık biz Tayyip Erdoğan’dan bakan değişikliği istemiyoruz. Biz Tayyip Erdoğan’dan emekliye zam, asgari ücrete düzenleme, çiftçiye destek hiçbir şey istemiyoruz. Bir tek şey istiyoruz, ne istiyoruz? Sandığı istiyoruz! Sandık gelecek, AK Parti’nin kara düzeni bitecek; halkın, emekçinin, bu milletin iktidarı başlayacak."

Bagajdan çalınan 30 milyon dolar İBB rüşvet soruşturmasına uzandı Haber

Bagajdan çalınan 30 milyon dolar İBB rüşvet soruşturmasına uzandı

Bakırköy'de sitenin otoparkında 2 araçtan çalındığı belirtilen 30 milyon dolarla ilgili soruşturmada detaylar ortaya çıktı. Polise ihbarda bulunan Bilal Durmaz'ın İBB'ye yönelik yolsuzluk iddianamesinde adı 'emanetçi' olarak geçen Taç dövizin sahibi Atilla Durmaz'ın oğlu olduğu belirlendi. Öte yandan Atilla Durmaz'ın Laleli'de 14 Ekim'de yapılan kara para operasyonlarında gözaltına alınıp tutuklandığı öğrenildi. BAGAJI VE CAMLARI KIRIP PARAYI ÇALDILAR Şenlikköy Mahallesi'nde bulunan ve 24 saat güvenlik bulunan bir sitede 11 Şubat'ta meydana gelen olayda iddiaya göre, sitede yaşayan ve Kapalıçarşı'da döviz bürosu işleten Bilal Durmaz, iş yerinden aldığı 30 milyon doları yaşadığı sitenin otoparkında bulunan 2 araca çuvallarla koydu. Daha sonra 4 kişi araçla siteye girdi ve otoparka indi. Şüpheliler, otoparktaki 2 aracın bagajını ve camlarını kırarak içinde dolarların olduğu çuvalları çalıp kaçtı. DURUMU FARK EDİP POLİSE HABER VERDİ Gece saatlerinde otoparka inen Bilal Durmaz, araçlarının kapı ve camlarının kırık olduğunu ve çuvalların çalındığını fark ederek polise haber verdi. Durmaz, ihbar üzerine olay yerine gelen polis memurlarına çuvalların içerisinde 30 milyon dolar olduğunu söyledi. Sitede ve otoparkta inceleme yapan polis, 4 şüpheliyi yakalamak için çalışma başlattı. İHBARI YAPAN İSİM TANIDIK ÇIKTI Olaya ilişkin yürütülen soruşturmada ihbarı yapan Bilal Durmaz'ın, İBB'ye yönelik yolsuzluk iddianamesinde adı 'emanetçi' olarak geçen Taç dövizin sahibi Atilla Durmaz'ın oğlu olduğu belirlendi. Bakırköy'de yaşayan Bilal Durmaz'ın, iş yerini taşıdığı iddiasıyla 100 dolarlık banknotlardan oluşan 30 milyon doları 1 aydır sitenin otoparkındaki iki aracın bagajında beklettiği öğrenildi. 15 DAKİKADA ÇALDILAR 11 Şubat günü sahte plakalı bir araçla siteye giren 4 hırsız, 15 dakika içinde 2 aracın camlarını kırarak bagajdaki 300 kilogramağırlığındaki 10 çuval parayı kendi araçlarına yükleyip kaçtı. "BANKA ZAHMETLİ GELDİ" Emniyette ifade veren Durmaz, "Yaptığım iş gereği paraları bankaya yatırıp çekmek zahmetli oluyor. Bu paralar 3 aydır bana lazım olmadığı için araçlarda duruyordu" dedi. 7 KİŞİ GÖZALTINDA Olayla ilgili İstanbul, Antalya ve Kocaeli'de 7 şüpheli gözaltına alındı.

Akılalmaz skandal! Haber

Akılalmaz skandal!

Kocaeli Dilovası'ndaki Mübeccel Çolakoğlu Ortaokulu’nda görevli bir öğretmen, okuldaki 24 kız öğrenciyi taciz ettiği iddialarının ardından tutuklandı. Öğretmenin geçen sene de bir okulda öğrencileri taciz etiği ancak yeterli delil olmaması nedeniyle soruşturma devam ederken Dilovası'na gönderildiği öne sürüldü. Kocaeli'nin Dilovası ilçesinde Turgut Özal Mahallesi'nde yer alan Mübeccel Çolakoğlu Ortaokulu'nda görevli öğretmen O.M., ortaya atılan iddialara göre okuldaki 24 öğrencisine taciz etti. Gazeteci Emrullah Erdinç'in aktardıklarına göre istismar edilen öğrenciler durumu ailelerine bildirmelerinin ardından skandal, okul yönetimine aktarıldı. Sonrasında okuldaki rehberlik tarafından 24 öğrenci ile ayrı ayrı görüşmeler yapıldı. İDDİALARIN ARDINDAN GÖZALTINA ALINDI Aktarılan bilgilere göre o öğretmen öğrencilerine 1 yıl boyunca tacizde bulundu. Ailelerin de şikayetlerinin ardından öğretmen gözaltına alındı. TUTUKLANARAK CEZAEVİNE GÖNDERİLDİ Şüpheli öğretmenin, hakkındaki iddiaların ardından emniyette ifadesinin ardından sevk edildiği mahkeme tarafından tutuklanarak Kandıra Cezaevi'nde gönderildiği öğrenildi. DAHA ÖNCE DE ÖĞRENCİSİNİ TACİZ ETTİĞİ İDDİA EDİLİYOR Özgür Kocaeli'de yer alan bilgilere göre şüpheli öğretmen hakkında geçen sene de taciz iddiaları çıktı ancak soruşturma esnasında yeterli delil bulunmadığı için Dilovası'na gönderildi.

Kara: Ar-Ge ve inovasyon üniversitelerle güçleniyor Haber

Kara: Ar-Ge ve inovasyon üniversitelerle güçleniyor

Kocaeli Üniversitesi akademik kadrosu Ekaldes A.Ş.'yi ziyaret etti. Görüşmede üniversite-sanayi iş birliği, ortak projeler ve Ar-Ge odaklı yaklaşımlar ele alındı. Ekaldes A.Ş. Başkanı Erol Kara, üniversite sanayi iş birliklerinin stratejik önemine vurgu yaptı. KOCAELİ (İGFA) - Kocaeli Üniversitesi’ne gerçekleştirilen kurumsal ziyaretin ardından, Kocaeli Üniversitesi akademik kadrosu, Ekaldes A.Ş.’ye iade-i ziyarette bulundu. Gerçekleşen görüşmede; üniversite sanayi iş birliğinin mevcut durumu ele alınırken, geleceğe yönelik ortak projeler ve sürdürülebilir iş birliği modelleri üzerine değerlendirmelerde bulunuldu. Ziyaret programı kapsamında Ekaldes A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Erol Kara ve firma yöneticileri konuklara eşlik etti. Program süresince Ekaldes A.Ş.’in üretim altyapısı, Ar-Ge odaklı çalışma yaklaşımı ve ihracat pazarlarındaki büyüme stratejileri hakkında bilgilendirme yapıldı. “AR-GE VE İNOVASYON, ÜNİVERSİTELERLE KURULAN GÜÇLÜ BAĞLARLA ANLAM KAZANIYOR” Ziyarete ilişkin değerlendirmelerde bulunan Ekaldes A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Erol Kara, üniversite sanayi iş birliklerinin stratejik önemine dikkat çekti. Kara, yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi, “Üniversite sanayi iş birliğini yalnızca bir iş modeli olarak değil, uzun vadeli bir gelişim stratejisi olarak ele alıyoruz. Ekaldes A.Ş. olarak Ar-Ge ve inovasyon konularına yüksek hassasiyetle yaklaşıyoruz. Bu alanlarda sürdürülebilir başarı, akademik bilgi birikiminin sahadaki mühendislik tecrübesiyle doğru şekilde bütünleşmesiyle mümkün oluyor. Üniversitelerle yürütülen iş birlikleri, yenilikçi ürün geliştirme süreçlerimize doğrudan katkı sağlıyor.” Kara, Ekaldes A.Ş.’in ihracat performansındaki artışın temelinde de bu yaklaşımın yer aldığını vurgulayarak şu değerlendirmede bulundu, “Bugün ulaştığımız ihracat hacminin arkasında; mühendislik deneyimimiz, Ar-Ge yatırımlarımız ve üniversitelerle kurduğumuz güçlü iş birlikleri bulunuyor. Akademiyle birlikte üretilen bilgi, Ekaldes A.Ş.’i hem teknolojik hem de rekabetçi açıdan ileri taşıyor.” Üniversite sanayi iş birliklerinin yalnızca bugüne değil, geleceğe yapılan stratejik bir yatırım olduğuna işaret eden Erol Kara, “Üniversitelerle kurulan her iş birliği, yalnızca firmalara değil, ülkemizin gelecek vizyonuna yapılan nitelikli bir katkıdır. Akademik bilginin sanayiyle buluşması; katma değeri yüksek üretimi, teknolojik gelişimi ve sürdürülebilir büyümeyi beraberinde getiriyor. Ekaldes A.Ş. olarak, üniversitelere sağlanan katkıyı bir sosyal sorumluluk değil, ülkemizin kalkınma hedeflerine yönelik stratejik bir görev olarak görüyoruz.” dedi.

Kocaeli'nin enerjisine Kocaelispor dokunuşu Haber

Kocaeli'nin enerjisine Kocaelispor dokunuşu

Kocaeli’nin daha estetik bir kent olması noktasında yoğun çalışma yürüten Büyükşehir Belediyesi, cadde ve sokaklara değer katıyor. Büyükşehir tarafından üstyapı yenilemesi yapılan İzmit Şehit Ergün Köncü Caddesi’nde yeni inşa edilen trafo binası Kocaelispor logolu ve yeşil-siyahlı renklerle sanat eserine dönüştü. KOCAELİ (İGFA) - Kocaeli Büyükşehir Belediyesi; trafo binaları, istinat duvarları ve köprülü kavşakları bir tuval gibi kullanıp, sanat eserine dönüştürüyor. Bu kapsamda Büyükşehir, İzmit Yahya Kaptan Mahallesi’nde üstyapı yenilemesini yaptığı Şehit Ergün Köncü Caddesi’nde yeni inşa ettiği trafo binasını Kocaelispor logosu ve yeşil-siyahlı renklerle süsledi. Yeni dekoratif aydınlatma direkleri ile modern görünümüne kavuşan ve Büyükşehir Belediyesi tarafından tüm enerji altyapı ve üstyapısı yenilenen caddeye Kocaelispor logolu yeni trafo binası çok yakıştı. İlerleyen günlerde trafo binasının etrafında çevre düzenleme çalışmaları yapılacak. ENERJİ HATTI YERİN ALTINA ALINDI Büyükşehir ekipleri tarafından üstyapı çalışmaları yapılan cadde de beton aydınlatma direkleri kaldırıldı ve elektrik hatları yerin altına alındı. Bunun yerine enerji verimliliğini artırmak, yüksek gerilim hattını düşük gerilime dönüştürecek modüler hücreli transformatör binası inşa edildi. Kullanım ömrünü tamamlayan trafo binası ve orta gerilim hücreleri elektrik enerjisi sağlayan 1600kVA kapasiteli yeni trafo binası ile yenilendi. Büyükşehir ekipleri yeni trafo binasının tüm cephelerini Kocaeli’nin marka değeri olan Kocaelispor’un logoları ile süsledi. Yeşil-Siyah renklerle yeni trafo binası yenilenen caddeye çok yakıştı. Öte yandan önümüzdeki günlerde Şehit Ergün Köncü Caddesi’ne son kat asfaltı olan aşınma asfalt serimi gerçekleştirilecek.

Kocaeli Büyükşehir’den ecdat mirasına vefa Haber

Kocaeli Büyükşehir’den ecdat mirasına vefa

Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, kent genelindeki tarihi ve kültürel mirasa sahip çıkmaya devam ediyor. Bu kapsamda Karamürsel Çamdibi Köyü’nde bulunan asırlık Osmanlı mezarları, Mezarlıklar Şube Müdürlüğü ile T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Kocaeli Müze Müdürlüğü koordinesinde yürütülen titiz çalışmayla koruma altına alındı. KOCAELİ (İGFA) - Tarihi dokunun aslına uygun korunması amacıyla uzman ekipler denetiminde hummalı bir çalışma başlatıldı. Mezarlıklar Şube Müdürlüğü ile T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Kocaeli Müze Müdürlüğü’nün koordinasyonunda yürütülen çalışmalarda; zamanla doğa şartları ve dış etkenler nedeniyle kırılan, toprağa gömülen veya yerinden düşen tarihi mezar taşları tek tek tespit ediliyor. Büyükşehir ekipleri tarafından kırık mezar taşlarının onarımları yapılırken, temizlik ve bakım çalışmalarıyla ecdat yadigârı bu taşlar koruma altına alınıyor. KİTABELER YAPAY ZEKÂ DESTEĞİYLE ÇÖZÜMLENİYOR Yürütülen kapsamlı çalışma kapsamında düşen mezar taşları yeniden yerine yerleştiriliyor. Taşlar üzerinde yer alan Osmanlıca kitabeler ise uzmanlar ve yapay zekâ desteğiyle günümüz Türkçesine çevriliyor. Mezarlığın düzenleme çalışmaları titizlikle sürdürülürken, burada yatan ecdadın kimlik bilgileri, görevleri ve tarihe bıraktıkları notlar da asırlar sonra yeniden gün yüzüne çıkıyor. Mezarlıkta yapılan incelemelerde Osmanlı döneminin estetik anlayışını yansıtan önemli detaylar dikkat çekiyor. “Kâtibi” ve “Örfi” tipi kavuklar, mezarda yatan kişilerin devlet memuru veya ilmiye sınıfına mensup olduğunu gösteriyor. Kadın mezar taşlarında yer alan çiçek ve bitki motifleri ise Osmanlı taş işçiliğinin inceliğini gözler önüne seriyor. Mezarlıklar Şube Müdürlüğü ekipleri, sanat eseri niteliği taşıyan bu mezar taşlarının dış etkenlerden, hayvan girişlerinden ve olası tahribatlardan korunması amacıyla mezarlık alanını tel çitlerle çevirdi. Yapılan bu çalışma sayesinde aslına uygun şekilde ayağa kaldırılan ecdat mirası, fiziksel olarak da güvenli bir alan içerisinde geleceğe aktarılmış oldu. GEÇMİŞLE GELECEK ARASINDA KÖPRÜ Karamürsel Çamdibi Mahallesi sakinleri, ecdat yadigârı mezarların sahipsiz kalmamasından duydukları memnuniyetten dolayı Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’ne teşekkür etti. Mezarlıklar Şube Müdürlüğü yetkilileri ise il genelindeki tarihi defin alanlarında benzer çalışmaların periyodik olarak sürdürüleceğini belirterek, amaçlarının bu manevi mirası en sağlıklı haliyle gelecek nesillere aktarmak olduğunu vurguladı.

Kocaeli’de “Çocuk Dostu Şehir” vizyonu güçleniyor Haber

Kocaeli’de “Çocuk Dostu Şehir” vizyonu güçleniyor

Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin çocukların güvenli ve eğitici ortamlarda keyifli vakit geçirmelerini sağlamak amacıyla kurduğu Lokomotif Çocuk Köyü projesi yaygınlaşıyor. “Çocuk Dostu Şehir” vizyonunu güçlendiren proje bu kez Vinsan’da hizmete girecek. KOCAELİ (İGFA) - Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, Lokomotif Çocuk Köyü projesini kent genelinde yaygınlaştırmak için çalışmalarını sürdürüyor. Bu kapsamda Gebze ile birlikte İzmit Vinsan’a Lokomotif Çocuk Köyü kuruluyor. Bu merkezler de, çocukların güvenle vakit geçirebileceği ve keşfederek öğrenmeyi teşvik eden mekânlar olarak hizmet verecek. ÇEVRE DÜZENLEMESİNE GEÇİLİYOR İzmit Lokomotif Çocuk Köyü Vinsan tesislerinde inşa ediliyor. Eski Lastik-İş Sosyal Tesisleri içerisinde bulunan alan, çocukların doğa bilincinden gönüllülüğe, bilimden sanata, sağlıklı yaşamdan üretime kadar pek çok alanda gelişim göstermelerini sağlayacak eğitim alanına çevrildi. Bina içerisinde 8 eğitim sınıfı kurulurken, bahçeye çocukların eğitim alacağı 4 vagon yerleştirildi. Çocukların eğitim göreceği sınıflar ve vagonlarda çalışmalar tamamlandı. Alanda çevre düzenlemesi yapılarak çalışmalar tamamlanacak. Tesisin Şubat ayı içerisinde hizmete alınması planlanıyor. Kayıt için duyurulular Kocaeli Büyükşehir Belediyesi sosyal medya hesaplarından yapılacak. ÇOCUKLAR İÇİN HER DETAY DÜŞÜNÜLDÜ Çocuklara eğitim verecek vagonlar “Çevreciler”, “Gönüllüler”, “Kaşifler”, “Kültürlüler”, “Marangozlar”, “Mimarlar”, “Müzisyenler”, “Okurlar”, “Sanatçılar”, “Sağlıkçılar”, “Şefler” ve “Tamirciler” olarak planlandı. Bu vagonlarda minikler; doğayı korumayı, bilimsel merakı, sanatsal üretimi, toplumsal dayanışmayı, sağlıklı yaşamı ve üretkenliği yaşayarak öğrenme fırsatı bulacak. Alanda ayrıca çocuklar için etüt odası, vr deneyim odası, oyuncak tamirhanesi, masal kalesi, aktivite parkuru, tarım bahçesi, loko sahne ve müzik sokağı bulunuyor. ÇOCUK DOSTU ŞEHİR KOCAELİ Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, çocuklara yönelik yatırımlarıyla “Çocuk Dostu Şehir” vizyonunu güçlendiriyor. Parklar, atölyeler, eğitim merkezleri ve çocuk etkinlikleriyle kentteki her çocuğun eşit imkânlardan yararlanması için çalışan Büyükşehir Belediyesi, yeni lokomotif köylerini kısa sürede hizmete almak için çalışmalarını aralıksız sürdürüyor. Geleceğin bilinçli, mutlu ve üretken bireylerinin yetişmesine katkı sunacak Lokomotif Çocuk Köyü’nde eğitimlerin başlayacağı tarih Büyükşehir Belediyesi’nce duyurulacak.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.