Hava Durumu

#Mağduriyet

Haberin Analizi - Mağduriyet haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Mağduriyet haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

7 yaşındaki öğrencinin kolu kırıldı: “Yarım saat ağladı, ambulans çağrılmadı” iddiası Haber

7 yaşındaki öğrencinin kolu kırıldı: “Yarım saat ağladı, ambulans çağrılmadı” iddiası

Ümraniye Can Gür İlkokulu'nda meydana gelen olayla birlikte akran zorbalığı konusu da dikkat çekmeye devam ediyor. İddiaya göre E.S.G. (7), 11 Şubat günü arkadaşı tarafından kasıtlı olarak çelme takılarak yere düşürüldü. Düşmenin etkisiyle E.S.G.'nin kolu kırıldı. Okul yönetiminin ise yaşanan olay üzerine aileyi bilgilendirmesine rağmen bu süre zarfında hiçbir şekilde ambulans çağırmadığı ve tedavi için harekete geçmediği öne sürüldü. Baba Canpolat Gezen, meydana gelen olay nedeniyle oğlunun büyük bir korku ve mağduriyet yaşadığını ve eğitimine evde devam etmek zorunda kaldığını belirtti. "Öğretmen bize haber veriyor fakat ambulansı aramıyor" "Oğlum okulda sınıftayken bir çocuk maalesef çelme takıyor ve oğlum düşüyor. Düşer düşmez de kolunu kırıyor maalesef. Kaldı ki çocuk o gün okula yarım kollu bir tişörtle gitmişti; yani kolunun kırıldığı ve şiştiği çok belli oluyor. Çocuk orada dakikalarca ağlıyor, bir süre sonra da öğretmeni bize haber veriyor; fakat bize haber verdikten sonra ambulansı aramıyor. Ben oraya vardığım zaman çocuğumun kolu çok fazla morarmış ve şişmişti, diğer koluyla da zaten net ayırt edilebiliyordu. Ve ağlamaktan çocuğun gözleri şişmişti, alelacele hemen acile götürdüm. Oğlum yolda giderken bana dedi ki, 'Baba ben yarım saattir ağlıyorum, öğretmen bana hiçbir şey yapmadı.' Bu çocuğun direkt kendi beyanı. Acile götürdüm hemen film çekildi, alçıya alındı. Sonrasında da Ümraniye Devlet Hastanesi'nde ameliyata aldılar." Öğretmen ambulansı aramadı, sadece 'Çocuğunuz kolunu tutuyor, ağlıyor, gelin' dedi Oğlunun kolunun kırıldığının fark edilmesine rağmen ambulansın çağrılmadığını öne süren Gezen, şu şekilde konuştu: "O öğretmen bir ambulans çağırabilirdi. Arayıp 'Alo' diyorsun 5 dakikaya ambulans geliyor. Şurada bir kedi yaralansa merhamet ediyoruz değil mi? Benim derdim sadece kendi çocuğum değil; başka okullarda da böyle şeyler olmasın istiyoruz. Biz onlara bir can emanet ediyoruz ve veliye sadece haber verip sorumluluğu üzerinden atamazlar. CİMER'e yazdım, İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü'ne gittim dilekçelerimi verdim, bu okuldan davacıyım. Çünkü öğretmen bana sadece 'Çocuğunuz kolunu tutuyor, ağlıyor, gelin' dedi, bu kadar. 'Akran zorbalığı' diyemiyorum ama 'Bana bilerek çelme taktı' diyor. Biz çocuktan davacı değiliz tabii ki sonuçta 7 yaşında, böyle şeyler olabilir. Sadece annesinin babasının onu ikaz etmesi lazımdı." "Okula gittiği zaman çocuğumun o sınıfta olmasını istemiyorum" Oğlunun eğitimine ara vermek durumunda kaldıklarını belirten Gezen devamındaki süreçle alakalı ise, "Karşı tarafın ailesinden beni arayan olmadı, onlara da ayrıca kırgınız. En azından hastaneye gelebilirlerdi ya da sorabilirlerdi değil mi? Sanki olay tamamen örtbas edildi. Evet çocuk bir hata yapıp çelme takmış, çocuğumu düşürmüş ve kolu kırılmış ama esas ondan sonraki sorumluluk okulda ve büyüklerde değil mi? Böyle bir şey asla olmadı. Oğlum iki ay okula gidemeyecek. Şu anda evde, eğitimine de ara vermemiz gerekecek mecburen. Ama işte sonrasında o okulda nasıl devam edebilecek? Okula gittiği zaman ben çocuğumun o sınıfta olmasını istemiyorum, öğretmeni görmesini de istemiyorum" ifadelerini kullandı. "Sözüm sadece bu ihmali yapan kişilere" Son olarak Gezen, okul yönetimlerine yönelik bilinçlendirme ve farkındalık çalışmaları yapılmasını talep ederek, "Elbette ki öğretmenlerimize saygı duyuyorum, bu herkes için geçerli değil. Mutlaka vicdanlı ve rahmetli binlerce öğretmenimiz vardır, onlardan Allah razı olsun. Sözüm sadece bu ihmali yapan kişilere. Belki bundan sonrasında okullarda bununla alakalı bir bilinçlendirme yapılabilir. Yani böyle bir şey olmuş, bakın müdahale edilmemiş ve ambulans çağırılmamış gibi, okullarımızda böyle bir eğitim verilmesi ve farkındalık oluşturulmasını talep ediyorum, faydalı olacaktır" dedi.

17 milyon emekliyi ilgilendiren haber Haber

17 milyon emekliyi ilgilendiren haber

Kayıt dışı istihdam ile ilgili ekonomi yönetiminin sıkı mücadelesi devam ediyor. Göstergelerde de görüldüğüne göre yıllara göre kademe kademe kayıt dışı istihdam da azalma var. Buna göre son 35 yılda kayıt dışı istihdam oranı yüzde 24,6’ya geriledi. Tarım dışı sektörlerde ise kayır dışı istihdam 2025’te yüzde 15,9 oldu. EN BÜYÜK BEDELİ ÇALIŞAN ÖDÜYOR Kayıt dışı istihdamda en büyük mağdur kayıt dışı çalışanlar oluyor. Bununla birlikte işverenler arasında da haksız rekabet oluşurken SGK ve devlet hazinesi de mağduriyet yaşıyor. HaberTürk’ten Ahmet Kıvanç, tarım dışı sektörde kayıt dışı istihdamın SGK ve hazineye olan etkisini inceledi. Türkiye’de 24 yıldır asgari ücrete kadar olan kazançlardan vergi alınmıyor. 655 MİLYAR TL’YE YAKIN İLAVE PRİM Tarım dışı sektörlerde kayıt dışı istihdam edilenlerin tamamının asgari ücretli çalışan olarak kayda alınması durumunda 2026 yılında SGK’nın aylık prim geliri 54,5 milyar lira, yıllık ise 654,3 milyar lira ilave prim geliri olacaktı. DEVLETİN ELDE GELECEĞİ 1 TRİLYONU GEÇİYOR Özel sektörde prime esas ortalama ücret üzerinden yapılan hesaplamaya göre, kayıt dışı çalışan bir işçinin sisteme dahil edilmesi halinde aylık yaklaşık 28 bin 744 TL vergi ve prim ödenmesi gerekiyor. Bu tutarın içinde işçi ve işverenin sosyal güvenlik ile işsizlik sigortası primleriyle birlikte gelir ve damga vergisi de yer alıyor. Tarım dışı sektörlerdeki tüm kayıt dışı çalışanların ortalama ücret üzerinden kayıt altına alınması durumunda ise devletin elde edeceği toplam vergi ve prim geliri aylık 129,1 milyar TL, yıllık ise 1 trilyon 549,4 milyar TL seviyesine ulaşıyor. EMEKLİYE YÜZDE 31 ZAM Kıvanç, 2026 ‘da SGK’nın 4 trilyon 968 milyar lira emekli aylığı ödeneceğini ifade ederek, gelir-gider açığının 43,7 milyar TL olacağın ifade ederek, şu cümleleri kurdu: “Tarım dışı sektörlerde çalışanların tamamı kayda alınmış olsa SGK’nın kasasından ve bütçeden tek kuruş harcanmadan 2026 yılında emekli aylıklarına mevcut zamlara ilaveten yüzde 31 oranında zam yapılması mümkün olacaktı”

Bursa Nilüfer'de üç noktada yıkım Haber

Bursa Nilüfer'de üç noktada yıkım

Bursa'da Nilüfer Belediyesi, tarım arazilerindeki yapılaşma baskısına karşı mücadelesini sürdürüyor. Ekipler son olarak Ürünlü Mahallesi’nde, toplam bin 650 metrekarelik alana sahip üç kaçak yapının yıkımını gerçekleştirdi. BURSA (İGFA) - Bursa'da Nilüfer Belediyesi, kentin planlı gelişimini sürdürmek ve verimli tarım arazilerinin amacı dışında kullanılmasını engellemek amacıyla kaçak yapıyla mücadelesine aralıksız devam ediyor. Belediye ekipleri, hem rutin saha denetimlerinde tespit edilen hem de vatandaşlardan gelen ihbarlar doğrultusunda belirlenen yapılar için yasal süreçlerin tamamlanmasının ardından yıkım işlemlerini uyguluyor. Bu kapsamda belediye ekiplerinin son adresi Ürünlü Mahallesi oldu. Ekipler, mahallede tespit edilen üç ayrı kaçak yapı için sabah saatlerinde harekete geçti. Yıkım programına alınan ilk yer, fabrika olarak kullanılan 600 metrekarelik bir yapı oldu. Yıkım öncesinde, işletme sahibinin mağduriyet yaşamaması adına içeride bulunan makine ve üretim ekipmanları titizlikle tahliye edildi. Malzemelerin zarar görmemesi için alınan önlemlerin ardından iş makineleri devreye girdi ve yapının yıkımı gerçekleştirildi. Ekipler daha sonra yine aynı mahalle sınırları içerisinde bulunan 600 metrekarelik bir başka kaçak yapıya müdahale etti. Bu yapı da ekiplerin çalışmasıyla tamamen yıkılarak kullanılamaz hale getirildi. Ekipler son olarak Ürünlü Mahallesi’nde bulunan 450 metrekarelik bir yapıyı yıktı. Böylece gün içinde toplam bin 650 metrekarelik kaçak inşaat alanı ortadan kaldırılmış oldu. Polis ve zabıta ekiplerinin çevrede aldığı geniş güvenlik önlemleri altında gerçekleşen yıkımlarda herhangi bir gerginlik veya olumsuzluk yaşanmadı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.