Hava Durumu

#Mahkeme

Haberin Analizi - Mahkeme haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Mahkeme haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

İBB Davası'nda ikinci gün protestoyla başladı! Haber

İBB Davası'nda ikinci gün protestoyla başladı!

İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne (İBB) yönelik soruşturma kapsamında hazırlanan yaklaşık 3 bin 900 sayfalık iddianameyle açılan ve aralarında Ekrem İmamoğlu’nun da bulunduğu 402 sanıklı davanın ilk celsesi 9 Mart Pazartesi günü Silivri’de başladı. İMAMOĞLU KÜRSÜYE ÇIKTI | 11.57 Ekrem İmamoğlu, iddianame özetinin okunmasının ardından sanık kürsüsüne çıktı. İmamoğlu, davanın başlangıcından bu yana ilk kez özgürce kürsüde konuşuyor: “Bir iddia makamı var. Bana göre şaibelidir. Bana göre suçludur. 16 milyonun belediye başkanı burada Şu an karşınızda. Toplumunun takdirini almışken ben sizi dinlemiyorum demek meşruiyet sorunu yaratır” İDDİANAME ÖZETİ 33 DAKİKADA OKUNDU | 11.53 İddianame özetinin okunması tamamlandı. 33 dakika sürdü. TANAL'DAN İDDİANAMENİN 'ŞEMASINA' TEPKİ | 11.30 CHP Şanlıura Milletvekili Mahmut Tanal, iddianamedeki 'örgüt şemasının' İBB'nin düzeni olmasına dikkat çekti. Tanal, bu anlayışın esas alınması ile ilerdeki herhangi bir devlet kurumunun 'örgüt' olarak yorumlanabileceğini ifade etti: "Duruşmada okunan iddianame özetinde en dikkat çekici nokta şuydu: Belediyenin normal idari hiyerarşik yapısı, adeta bir “örgüt şeması” gibi anlatıldı. Oysa bir belediyede başkan, başkan yardımcıları, daire başkanları ve bürokratlardan oluşan yapı kanunla kurulmuş yasal bir idari organizasyondur. Yasal bir yönetim şemasını suç örgütü şeması gibi sunmak, hukuki bir tespit değil, algı yaratma çabasıdır. Eğer bu anlayış kabul edilirse, yarın herhangi bir bakanlığın teşkilat şeması da aynı şekilde “örgüt şeması” diye gösterilebilir. Devlet kurumlarının kanunla belirlenmiş idari yapısı suç değildir. Hukuk, yasal idari düzeni suç gibi göstermek için değil, gerçek suçları ortaya çıkarmak için vardır." İDDİANAME ÖZETİ OKUNUYOR | 11.19 Yoklamanın ardından iddianame özeti okunuyor... CHP Şanlıurfa Milletvekili Mahmut Tanal, yoklamanın yapıldığı fakat kimlik tespiti yapılmadığını söyledi. Tanal, kanuni sıralamaya göre işlem yapılmadığını söyledi. "Sanıkların yoklaması yapıldı ancak; Kimlik tespiti yapılmadan; Cumhuriyet savcısı İddianamenin özetini okuyor. Kanuni sıralamaya göre işlemler yapılmıyor…" SANDALYE KALDIRILDI KRİZ ÇÖZÜLDÜ | 11.08 Ekrem İmamoğlu, kürsüye yönelmemesi için önüne konan saldalyeye "Sayın avukatımla nasıl görüşeceğim ben söyler misiniz şu an önümde duvar var göremiyorum belki soru soracağım" dedi. Mahkeme başkanı, Ekrem İmamoğlu’nun söz hakkı verilmeden kürsüye çıkmayacağını taahhüt etmesini istedi. İmamoğlu mahkeme başkanının isteğini kabul etti. Bunun üzerine mahkeme başkanı jandarmaları yerinden kaldırdı, İmamoğlu'nun önündeki sandalye kaldırıldı, kriz çözüldü. Duruşma yoklamanın yapılmasıyla başladı. İMAMOĞLU'NA JANDARMA ÇEMBERİ! MAHKEME BAŞKANI İLE ÇOK SERT TARTIŞTI | 11.04 Hasan İmamoğlu sanık sandalyesinden kalktı. İmamoğlu’nun çıkarıldığı merdivene doğru gitti, selamladı. Ağlayarak oturdu. İmamoğlu, kürsüye gitmesine engel olunması nedeniyle Mahkeme Başkanı ile tartıştı. İmamoğlu'nun etrafına dört jandarma personeli getirildi. İmamoğlu herkesi ayağa kaldırdı, tüm sanıkları. Halk TV Muhabiri Gamze Altunay, İmamoğlu ve mahkeme başkanı arasındaki sert tartışmayı şöyle aktardı: İmamoğlu: Usulsüzlük var. Mahkeme başkanı: Nerede usulsüzlük var? İmamoğlu: Ayağa kalkın kardeşim ya. Mahkeme başkanı: Bu duruşmanın bir düzeni var, söz hakkı vereceğiz. İmamoğlu: Söz hakkı vermediniz. Ben buradan kalkmam gereken zamanı da bilirim, siz söylemeyeceksiniz. Mahkeme başkanı: Duruşma düzenini sağlamadan, sanıklar yerini almadan başlamıyorum. İmamoğlu: Bu şekilde yapmanız yüz karasıdır, bu da alnınıza yapıştı. Biz buraya gelip sakin sakin güne başlamak istedik. Buraya jandarma yığarak gerginlik yaratmaya çalışıyorsunuz. Kimden talimat alıyorsunuz? Başkan: Biz kimseden talimat almıyoruz. İmamoğlu: Benden korkmayın, ben seni korumaya geldim. Mahkeme başkanı: Ekrem Bey, beni korumayın. Benim sizin korumanıza ihtiyacım yok. İmamoğlu: Sizin yargılamaya niyetiniz yok. Mahkeme başkanı: Biz sizin yüzünüzden dünden beri yargılamaya başlayamadık. Dün söz hakkı vermediğim hâlde ısrarla kürsüye geldiniz. İmamoğlu: Ben belki avukatımın yanına geldim şu an. Mahkeme başkanı: Burası sizin rahat rahat gezeceğiniz yer değil. İMAMOĞLU'NA KÜRSÜ ÖNLEMİ | 11.00 Ekrem İmamoğlu'na kürsü önlemi... İBB Davası'nın ikinci gününde mahkeme heyeti, kürsünün önüne jandarma personeli koydu. İlk gün İmamoğlu'nun kürsüye doğru yürümesi nedeniyle bu önlemin alındığı düşünülüyor. Kendisini çembere almak ve diğer sanıklardan ayrı oturtmak isteyen jandarma personeline tepki gösteren İmamoğlu, "Ayaktayım" dedi. Bunun üzerine diğer sanıklar da ayağa kalktı Ekrem İmamoğlu ile jandarma arasında kısa süreli bir gerginlik yaşandı. İlk gün yaşananların ardından, İmamoğlu’nun kürsüye yönelmesini engellemek amacıyla önüne sandalye konulduğu görüldü. Bu uygulamaya tepki gösteren İmamoğlu, “Ağzımı bantla mı kapatacaksınız, kimin önünü kesiyorsunuz? Hakim gelecek, neden koyduğunu söyleyecek. Ayaktayım. Oturmuyorum” sözleriyle itiraz etti. Bu sırada mahkeme başkanı salona geldi. İmamoğlu ile birlikte tutuklu sanıkların da ayakta beklediği görüldü. Salondaki tartışmanın, mahkeme heyetinin yerini almasının ardından da bir süre devam ettiği öğrenildi. Duruşma salonunda ayrıca kürsü önüne jandarma personeli yerleştirildi. Bu önlemin, ilk gün İmamoğlu’nun söz almak için kürsüye yönelmesinin ardından alındığı değerlendirildi. Jandarmanın kendisini diğer sanıklardan ayrı bir alana oturtmak istemesine de tepki gösteren İmamoğlu’nun “Ayaktayım” dediği, bunun üzerine diğer bazı sanıkların da ayağa kalktığı aktarıldı. MURAT ONGUN'A DA MÜDAHALE EDİLDİ | 10.54 Tutuksuz sanıkların duruşma salonuna alınması sürerken, salonda bugün de el sallama nedeniyle kısa süreli gerginlikler yaşandı. Avukat Mehmet Pehlivan’ın el salladığı sırada jandarma müdahale edilmesinin ardından Murat Ongun’un da müdahale dildi. Ongun'un elini indirmeye çalışan jandarma ile Ongun arasında kısa bir tartışma yaşandı. Salonda Elif Atayman ve Kadriye Kasapoğlu’na yönelik ilginin yüksek olduğu görüldü. Duruşmayı CHP Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın’ın yanı sıra CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik, CHP’li milletvekilleri Bülent Tezcan, Turan Taşkın Özer, Mahmut Tanal, Mustafa Sarıgül ,Sibel Suiçmez, Yunus Emre ve Lal Denizli ile İYİ Parti Milletvekili Lütfü Türkkan da izliyor. CHP PM Üyesi Güldem Atabay da salonda bulunan isimler arasında yer aldı. CHP Kocaeli Milletvekili Nail Çiler’in çekim yaptığı, jandarmanın uyarısı üzerine Çiler’in, duruşma henüz başlamadığı gerekçesiyle buna itiraz ettiği görüldü. Salonda mahkeme heyetinin gelmesi bekleniyor. CANLI- EKREM İMAMOĞLU SALONA GELDİ | 10.40 Ekrem İmamoğlu da salona getirildi. İmamoğlu'nun avukatı Mehmet Pehlivan, meslektaşlarına selam vermek istedi fakat izin verilmedi. İmamoğlu, seyircilere "Millete emanet" kitabını salladı. Seyirciler de Cumhurbaşkanı İmamoğlu sloganı attı. Hasan İmamoğlu, sanık sandalyesinden ayağa kalkıp oğlu Ekrem İmamoğlu'na selam verdi. Mahkeme heyeti bekleniyor. ÇALIK VE ŞAHAN GELDİ | 10.37 Tutuklu bulunan Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan ve Beylikdüzü Belediye Başkanı Murat Çalık, duruşma salonuna getirildiler. Kadriye Kasapoğlu, Murat Ongun, Ramazan Gülten, Mustafa Akın, Buğra Gökçe, Mehmet Pehlivan alona alkışlarla girdi ve diğer tutuklu sakınlar da duruşma salonuna getirilmeye başlandı. Seyircilere selam vermek isteyen tutuklulara, jandarma engel olmaya çalıştı. 78 YAŞINDAKİ İMAMOĞLU SANIK OLARAK GELDİ | 10.34 78 yaşındaki Hasan İmamoğlu, tutuksuz sanık olarak Silivri'deki duruşma salonuna geldi. Selim İmamoğlu, dedesi Hasan İmamoğlu'nu adliye binası önünde karşıladı. Selim İmamoğlu da tutuksuz sanık olarak yargılanıyor. Böylece Ekrem İmamoğlu, Selim İmamoğlu ve Hasan İmamoğlu, üç kuşak olarak hakim karşısına çıkacaklar. KİMLİK KONTROLÜ KRİZİ ÇÖZÜLDÜ | 10.19 Duruşma salonu önündeki kimlik kontrolü krizi çözüldü. Avukatlar duruşa salonuna alındı. AVUKAT KRİZİ BÜYÜYOR! SAĞKAN VE KABOĞLU BAŞKAN İLE GÖRÜŞMEYE GİTTİ | 10.00 Avukatların içeri alınmaması nedeniyle İstanbul Barosu Başkanı İbrahim Kaboğlu ve Türkiye Barolar Birliği Başkanı Erinç Sağkan, İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı'nın yanına gitti. Duruşma salonuna daha hiç kimse alınmadı. Duruşma salonu önünde, "Aç, aç" sloganları atılıyor. Sadece davada müvekkili olan avukatların içeri alınacağı öğrenildi. İçeri alınmayan avukatlar, duruşma salonu kapısına vurarak protesto etti.Halk TV Muhabiri Altunay, avukatların hem binaya girişte hem de duruşma salonuna girişte kart ibraz etmelerine tepki gösterdiğini aktardı. DİLEK VE SELİM İMAMOĞLU DURUŞMA SALONU ÖNÜNDE | 09.35 Davada yargılanan tutuksuz sanıklar ise duruşma salonunda bekletiliyor. Halk TV Muhabiri Gamze Altunay da Ekrem İmamoğlu'nun eşi Dilek İmamoğlu ve oğlu Selim İmamoğlu'nun duruşma salonu önünde beklediğini görüntüledi. DURUŞMA ÖNCESİ GERGİNLİK | 09.30 CHP Şanlıurfa Milletvekili Mahmut Tanal, avukatların duruşma salonuna alınmadığını söyledi. Tanal, duruşmaya sadece ismi yazılı olan avukatların alma talimatı nedeniyle tartışma çıktığını ifade etti: "Silivri’de duruşma saat 10:00’da başlıyor. Ancak saat şu anda 9:30 avukatlari duruşma salonuna alınmıyor. Avukatlara duruşma salonuna listede adı yazılı olan avukatlari alacağız şeklinde talimatlar var. Adliye avukatların iş yeridir. Duruşmalar anayasa ve uluslararası sözleşmeleri hükümleri uyarınca alenidir. Halka açık olmayan tüm yargılamalar adil yargılama ilkesini ihlal eder. Vatandaşın ve herkesin gerçekleri öğrenme hakkı engellenmiş oluyor." HALK TV MUHABİRİ UMUT TAŞTAN AKTARDI! ÖZEL KONUŞMA YAPACAK | 09.15 Halk TV Muhabiri Umut Taştan, Silivri'de İBB Başkanı ve Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu ve tutuklular için desteğe gelenler için kurulan Dayanışma Merkezi'ne bugün de gitti. Taştan, Silivri'de yoğun güvenlik önlemlerinin devam ettiğini bildirdi. Taştan, Bugün de hazırlıkların sürdüğü alanda CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in grup toplantısı konuşmasını yapması beklendiğini fade etti. Özel’in saat 13.30’da Dayanışma Merkezi’ndeki çadırda konuşacağı, ardından yeniden duruşma salonuna geçeceğini aktardı. HALK TV MUHABİRİ GAMZE ALTUNAY GELİŞMELERİ AKTARDI | 09.00 Halk TV Muhabiri Gamze Altunay, Silivri'de güncel gelişmeleri ve dün yaşananları aktardı. Altunay, Silivri'de yavaş yavaş hareketliliğinin başladığını belirtti. Altunay, Silivri'de tutukluluların yakınlarının sabah erken saatlerde Silivri'deki kampüse geldiğini belirtti. NELER OLDU ? Marmara (Silivri) Kapalı Cezaevi yerleşkesindeki 1 No’lu duruşma salonunda görülen davada 106 tutuklu sanık yargılanıyor. Mahkeme heyeti, ilk aşamada tutuklu sanıkların savunmalarının alınacağını ve yargılamanın haftada dört gün süreceğini açıkladı. İlk günün en dikkat çeken başlığı, İmamoğlu ile mahkeme başkanı arasında yaşanan “söz hakkı” gerilimi oldu. Duruşma sırasında söz almak isteyen İmamoğlu’na izin verilmemesi üzerine salonda tansiyon yükseldi. Tartışmanın ardından mahkeme heyeti salonu boşaltmak istedi, oturuma ara verildi ve bir süre sonra duruşmaya yeniden başlandı. İlk gün boyunca salondaki usul tartışmaları, yargılamanın önüne geçti. Aranın ardından savunma tarafı peş peşe reddi hâkim taleplerinde bulundu. Avukatlar, mahkeme heyetinin tarafsızlığına ilişkin itirazlarını dile getirdi. Ancak heyet, reddi hâkim ve dosyanın ayrılması yönündeki talepleri kabul etmedi. Böylece ilk celse esas savunmalara geçilemeden tamamlandı. Kaynak: Halktv

Babasını nasıl öldürdüğünü anlattı Haber

Babasını nasıl öldürdüğünü anlattı

14 yaşındaki E.D., babasını 9 Aralık 2024'te Güngören'de silahla öldürdüğünü ve olaya intihar süsü vermek için eldiven taktığını belirtti. E.D., babasının kendisine tacizde bulunduğunu ve aileye şiddet uyguladığını iddia etti.Bakırköy 17. Ağır Ceza Mahkemesi, anne Eylem Dilsiz'in tutuklanmasına karar verdi. Güngören'de uyuyan babalarını silahla öldürdükten sonra olaya intihar süsü verdikleri iddiasıyla yargılanan anne Eylem Dilsiz ile kızları Rojin Dilsiz ve suça sürüklenen çocuk E.D. (14) ilk kez hakim karşısına çıktı. Bakırköy 17. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen duruşmaya tutuksuz sanıklar ve taraf avukatları katıldı. Mahkeme heyeti ara kararında, tutuksuz yargılanan anne Eylem Dilsiz'in tutuklanmasına hükmetti. Olay, 9 Aralık 2024'te Güngören Sanayi Mahallesi'nde meydana geldi. Eylem Dilsiz polisi arayarak eşinin intihar ettiğini bildirdi. Olay yerine gelen ekipler, Murat Dilsiz'i başından silahla vurulmuş halde buldu. İlk incelemede yanında silah da tespit edildi. Cenaze işlemlerinin ardından kuzenine konuşan E.D.'nin olayı annesiyle birlikte yaptıklarını anlattığı iddiası üzerine ihbar yapıldı ve soruşturma başlatıldı. "BABAM BENİ TACİZ EDİYORDU" Duruşmada savunma yapan 14 yaşındaki E.D., babasının annesine ve kendilerine uzun süredir şiddet uyguladığını öne sürdü. Babasının annesini boğmaya çalıştığını iddia eden E.D., "Ben yapmasaydım o bize daha büyük zararlar verirdi, veriyordu zaten" dedi. Daha önce karakola şikayette bulunduklarını ancak tehditlerle vazgeçirildiklerini öne süren E.D., babasının kendisine tacizde bulunduğunu iddia etti. Silahı daha önce babasının öğrettiğini belirten E.D., olay günü silahı koltuğun altından alıp kendi çekmecesine koyduğunu, gece babasının odasına giderek ateş ettiğini anlattı. "FİLMDE GÖRDÜM, ELDİVEN TAKTIM" Savunmasının devamında izlediği bir filmden etkilendiğini söyleyen E.D., "Filmde biri birini öldürüyor, eldiven takıp parmak izi bırakmıyordu. Benim de aklıma bu geldi. Çekmecemden eldiveni aldım, taktım. Gittim başında bekledim. Sonra elim tetiğe gitti, bastım" ifadelerini kullandı. Ardından saçını yıkadığını, kıyafetini değiştirdiğini ve silahı babasının eline verdiğini söyledi. "EŞİM SÜREKLİ ŞİDDET UYGULUYORDU" Anne Eylem Dilsiz ise eşinin yurt dışından döndükten sonra psikolojisinin bozulduğunu ve aileye sürekli şiddet uyguladığını iddia etti. Olay günü eşinin kendisini boğmaya çalıştığını belirten Dilsiz, sabah kızının durumu anlattığını ve gidip baktığında eşini ölü bulduğunu söyledi. "EVDE SÜREKLİ KAVGA VARDI" Rojin Dilsiz de babasının alkol ve madde kullandığını, evde sık sık kavga çıktığını savundu. Olay sabahı babasının odasına girdiğinde hareketsiz halde bulduğunu ifade etti. ANNE TUTUKLANDI Mahkeme heyeti, suçun niteliği ve mevcut delil durumu dikkate alınarak Eylem Dilsiz'in tutuklanmasına karar verdi. Diğer sanıkların tutuksuz yargılanmasına devam edilirken duruşma ertelendi.

Bursa'da film gibi cinayet davasında karar: Müebbet hapis talep edildi, 10 yıl 10 aya mahkum oldu Haber

Bursa'da film gibi cinayet davasında karar: Müebbet hapis talep edildi, 10 yıl 10 aya mahkum oldu

Olay, 28 Temmuz 2024 tarihinde merkez Yıldırım ilçesi Vatan Mahallesi'nde meydana geldi. 3 katlı apartmanın bodrum katında çıkan yangında, evde yalnız yaşayan 72 yaşındaki Faik Yorgun'un yanmış halde cansız bedenine ulaşıldı. İlk etapta yangın olarak değerlendirilen olayda, Bursa Adli Tıp Kurumu'nda yapılan otopside Yorgun'un boyun kemiklerinde kırık tespit edilmesi üzerine soruşturma cinayet şüphesiyle derinleştirildi. Antalya'dan gelip yangın süsü vermişti Asayiş Şube Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği ekiplerinin çalışmasında, olay günü Antalya'dan Bursa'ya gelen Akdeniz Üniversitesi Makine Teknikerliği 2'nci sınıf öğrencisi Mustafa P.'nin eve girip çıktıktan sonra yangının yaşandığı belirlendi. Terminal ve çevredeki güvenlik kameralarını inceleyen ekipler, şüpheliyi kısa sürede gözaltına aldı. Mustafa P. ilk ifadesinde maktulü başına vurduktan sonra iple boğarak öldürdüğünü ve ardından evi ateşe verdiğini itiraf etti. Bursa 6. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen davada sanık hakkında haksız tahrik indirimi uygulanarak 15 yıl hapis cezası verildi. İstinaf sürecinde yeni değerlendirme Karar hem cumhuriyet savcısı hem de sanık müdafii tarafından istinafa taşındı. Dosya, Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesi'nde görüldü. Sanık Mustafa P. duruşmaya Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'ndan SEGBİS ile katıldı. Sanık savunmasında, maktulün yıllar boyunca kendisine cinsel istismarda bulunduğunu, tehdit ve şantajla evine çağırdığını, olay günü de bıçakla saldırdığını öne sürdü. 'Müvekkilim çocuk yaştan itibaren baskı altındaydı' Duruşmada söz alan sanık müdafii Avukat Taşkın Temel, müvekkilinin yıllar boyunca maktul tarafından cinsel istismara uğradığını, tehdit ve şantajla baskı altında tutulduğunu savundu. Avukat Temel, müvekkilinin çocuk yaştan itibaren psikolojik olarak esir alındığını, üniversiteye gitmesine rağmen baskının devam ettiğini belirterek, olay günü de maktulün bıçakla saldırmaya yeltendiğini ileri sürdü. Temel, olayın en azından ağır haksız tahrik altında gerçekleştiğinin açık olduğunu, hatta meşru müdafaa hükümlerinin değerlendirilmesi gerektiğini ifade ederek daha fazla indirim ve tahliye talebinde bulundu. İddia makamı ise haksız tahrik hükümlerinin uygulanmasının yerinde olmadığını belirterek sanık aleyhine istinaf talebinde bulundu. Müebbet hapis, ardından 10 yıl 10 ay İstinaf mahkemesi, yerel mahkemenin kararını kaldırarak sanığın 'kasten öldürme' suçunu işlediğinin sabit olduğuna hükmetti ve önce müebbet hapis cezası verdi. Ancak maktulden kaynaklanan ağır haksız tahrikin etkisi altında suçun işlendiği kanaatine varılarak Türk Ceza Kanunu'nun 29. maddesi gereğince takdiri indirim uygulanıp ceza 13 yıl hapse düşürüldü. Mahkeme, meşru müdafaa hükümlerinin oluşmadığı kanaatine varırken, haksız tahrik indiriminin uygulanmasını uygun buldu ve takdiri indirimle birlikte cezayı 10 yıl 10 aya düşürdü. Mahkeme, yerel cumhuriyet savcısının istinaf talebini reddederken, sanık müdafiinin tahrik indiriminin artırılması yönündeki talebini kabul etti. Sanığın tutukluluk halinin devamına karar verildi.

Kimlik bilgileri çalındı, hayatı altüst oldu: Suçlar başkasının, davalar onun Haber

Kimlik bilgileri çalındı, hayatı altüst oldu: Suçlar başkasının, davalar onun

Gemlik ilçesinde oturan K.D. (18), Gizem Y.’nin kimlik bilgilerini ele geçirdi. İstanbul’da karıştığı 3’ü hırsızlık, 1’i ise küçük yaştaki çocuğa cinsel istismar suçlarından yakalanan K.D., güvenlik güçlerine kimlik kartını kaybettiğini söyleyip kendisini Gizem Y. olarak tanıttı ve T.C. kimlik numarasını verdi. Olay, Pamukkale Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Fransız Dili ve Edebiyatı Bölümü 1’inci sınıf öğrencisi Gizem Y.’nin, 2024 Ocak ayında Gemlik’teki evine gelen mahkeme celbiyle ortaya çıktı. İstanbul’daki bir giyim mağazasındaki hırsızlık olayıyla ilgili tebligat karşısında şoke olan Gizem Y., ailesiyle birlikte avukat Kemal Kapar’dan yardım istedi. SUÇUNU KABUL EDİNCE GERÇEK GİZEM BERAAT ETTİ Avukat Kemal Kapar, yaptığı araştırmada müvekkili Gizem Y. hakkında hırsızlık ve küçük yaştaki çocuğa cinsel istismar suçlarından kayıt bulunduğunu ve bazı dosyalarda Marmara Kadın Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nda tutuklu göründüğünü tespit etti. Gizem Y. ise yaşadığı psikolojik yıpranma nedeniyle üniversite eğitimine ara vermek zorunda kaldığını belirtti. Kapar, müvekkilinin camide namaz kılan bir kişinin çantasından cüzdan çaldığı iddiasıyla yargılandığı İstanbul 12’nci Asliye Ceza Mahkemesi’ndeki duruşmaya katıldı. Duruşmada, gerçek kimliğini gizleyerek Gizem Y. olduğunu söyleyen tutuklu sanık K.D. suçunu itiraf edince, gerçek Gizem Y. beraat etti. GÖZALTINA ALINAN ŞÜPHELİ YİNE GİZEM’İN KİMLİĞİNİ VERDİ İstanbul’da toplu taşıma aracında bir erkekle tartışan kadın şüpheli, Gizem Y.’nin kimlik bilgileriyle karşı taraftan şikayetçi olunca bu kez de dosyada müşteki olarak yer aldı. Bugüne kadar hakkında 6 dava açılan Gizem Y.’nin 4 dosyası beraatle sonuçlanırken, biri şikayetçi, biri sanık olduğu 2 dosya sürüyor. Son olarak Samsun’daki bir eve düzenlenen uyuşturucu operasyonunda metamfetaminle yakalanan kadın şüpheli de polise Gizem Y.’nin kimlik numarasını verdi. Şüpheli, savcılık sorgusunun ardından 1 yıl tedavi ve denetimli serbestlik şartıyla serbest bırakıldı. Gizem Y. ise hakkında başlatılan yeni soruşturmayı evine gelen tebligatla öğrendi. “KİMLİK BİLGİLERİMİ UZAKTAN BİR AKRABAM ÇALDI” Psikolojik olarak çok yıprandığını söyleyen Gizem Y., sürecin 2023 yılında uzak bir akrabasının kimlik bilgilerini çalmasıyla başladığını belirtti. Akrabasının karakolda kendi adına ifade verdiğini, hastane kayıtları oluşturduğunu ve adına otobüs biletleri aldığını söyleyen genç kız, daha sonra kaldığı Çocuk Esirgeme Kurumu yurdunda arkadaşlarına kimlik bilgilerini dağıttığını anlattı. Bu kişilerin kimlik bilgilerini karakollarda, hastanelerde ve cezaevlerinde kullandığını söyleyen Gizem Y., bu nedenle adına çok sayıda dosya açıldığını ve sürecin hâlâ devam ettiğini belirtti. “SAMSUN’A HİÇ GİTMEDİM” Son gelen tebligatla büyük şok yaşadığını söyleyen Gizem Y., şöyle konuştu: “Tebligatı açtığımda Samsun’da uyuşturucuyla yakalandığımı ve adıma karar verildiğini gördüm. Hayatımda hiç Samsun’a gitmedim. Kimseyi tanımıyorum. Buna rağmen test sonuçları e-Nabız sistemimde pozitif görünüyor ve tebligat geliyor.” “DERSLERİME ODAKLANMAM GEREKEN DÖNEMDE ADLİYEDEYDİM” Yaşadıkları nedeniyle eğitim hayatına ara verdiğini söyleyen Gizem Y., psikolojik olarak yıprandığını, sürekli karakol ve adliyelere gitmek zorunda kaldığını ve bu yüzden Denizli’deki üniversite kaydını sildirdiğini belirtti. Kimlik tespitinin yeterince titiz yapılmadığını savunan genç kız, çoğu zaman fiziki kimlik istenmediğini, parmak izi alınmadığını ve sistemdeki fotoğrafların kontrol edilmediğini söyledi. AVUKAT KAPAR: “İHMAL DEVAM EDİYOR” Avukat Kemal Kapar ise kimlik tespitinin beyana dayalı yapılmasının ciddi mağduriyetlere yol açtığını belirterek, sürecin sadece kollukta değil adliye ve sağlık kurumlarında da aynı şekilde devam ettiğini ifade etti. Adli sicilin yanı sıra sağlık kayıtlarının da etkilendiğini vurgulayan Kapar, “Uyuşturucu testleri bile sistemde pozitif görünüyor. Bu yalnızca Gizem’in değil, toplumun güvenlik sorunu” dedi. “SANIK OLMASI YETMİYOR, BİR DE ŞİKAYETÇİ YAPIYORLAR” Kapar, kimlik bilgilerinin başkaları tarafından rahatlıkla kullanıldığını, bu kişilerin Gizem adına suç işlemekle kalmayıp şikayetçi bile olabildiklerini söyledi. Gerçek kimliğin mahkemeye anlatılmasının aylar sürdüğünü ifade etti.

Görele Belediye Başkanı Hasbi Dede ne yaptı, neyle suçlanıyor? Haber

Görele Belediye Başkanı Hasbi Dede ne yaptı, neyle suçlanıyor?

Giresun'un Görele İlçe Belediye Başkanı Hasbi Dede, sosyal medya üzerinden paylaştığı öne sürülen bir mesaj nedeniyle gündeme geldi. Görele Cumhuriyet Savcılığı tarafından başlatılan soruşturma kapsamında, Dede hakkında "cinsel taciz" iddiasıyla tutuklandı. Peki, Görele Belediye Başkanı Hasbi Dede ne yaptı, neyle suçlanıyor? Hasbi Dede'ye ait olduğu iddia edilen taciz mesajlarından ne yazıyor? GÖRELE BELEDİYE BAŞKANI HASBİ DEDE NE YAPTI? İddiaya göre, Başkan Dede'nin gönderdiği öne sürülen mesajlar sosyal medyada paylaşıldı ve bu paylaşımlar sonrası vatandaşlar tarafından şikayette bulunuldu. Soruşturma kapsamında Dede, önce ifade vermek üzere çağrıldı ve ilk etapta tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı. Ancak savcılığın karara itiraz etmesiyle dosya yeniden değerlendirilerek mahkemeye sevk edildi ve Türk Ceza Kanunu'nun 105'inci maddesi kapsamında tutuklandı. HASBİ DEDE NEDEN TUTUKLANDI NEYLE SUÇLANIYOR? Görele Belediye Başkanı Hasbi Dede'nin tutuklanmasına neden olan süreç, sosyal medyada paylaşıldığı öne sürülen mesajlar nedeniyle başlatılan soruşturmayla başladı. İlk aşamada tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakılan Dede, savcılığın itirazıyla tekrar mahkemeye çıkarıldı. Mahkeme süreci sonucunda Dede, Türk Ceza Kanunu'nun 105. maddesi uyarınca "cinsel amaçlı taciz" suçlamasıyla tutuklandı. Bu maddeye göre, bir kişinin cinsel amaçlı olarak rahatsız edilmesi veya tacize maruz bırakılması suç teşkil ediyor. Savcılık ve mahkeme süreci boyunca, gönderilen mesajların içeriği ve mağdurun şikayeti temel alınarak karar verildi. HASBİ DEDE'YE AİT OLDUĞU İDDİA EDİLEN TACİZ MESAJLARINDAN NE YAZIYOR? Soruşturma kapsamında öne sürülen mesajlar, sosyal medya üzerinden paylaşılmış ve kamuoyuna yansımıştır. Mahkeme dosyasında yer alan bilgilere göre, gönderilen mesajlar cinsel içerikli ve taciz niteliği taşıyan ifadeler içeriyor. HASBİ DEDE KİMDİR? Hasbi Dede, 2020 yılında Cumhuriyet Halk Partisi (CHP)'ye katılarak siyasi hayatına başladı. Partide kısa sürede aktif rol üstlenen Dede, Görele İlçe Teşkilatı'nda Sosyal Politikalardan Sorumlu Komisyon Başkanlığı görevini yürüttü ve ilçedeki sosyal ihtiyaçların karşılanmasına yönelik projelerde ön plana çıktı. Dede, yerel teşkilattaki başarısının ardından CHP Giresun İl Başkan Yardımcılığı görevine getirildi ve parti stratejilerinin şekillendirilmesinde aktif rol oynadı. Bu görev, onun belediye başkanlığı yolundaki en kritik adımlardan biri oldu. 31 Mart 2024 yerel seçimlerinde Görele Belediye Başkan Adayı olarak yarışan Dede, oyların %47,28'ini alarak başkan seçildi. İş dünyasında da aktif olan Dede, 2006 yılından bu yana Nilada İnşaat Gıda Nakliye San. Tic. Şti. firmasıyla müteahhitlik sektöründe faaliyet gösteriyor. Evli ve iki çocuk babası olan Hasbi Dede, spor geçmişinden gelen disiplinli çalışma anlayışını belediye yönetimine yansıtmayı hedefliyor. Görele'yi modern ve ekonomik açıdan güçlü bir ilçe haline getirmek için çeşitli projeler üzerinde çalışıyor. HASBİ DEDE HANGİ PARTİDEN? Hasbi Dede, siyasete 2020 yılında Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) çatısı altında adım attı. Parti içinde kısa sürede önemli görevler üstlenen Dede, hem ilçede hem de il genelinde CHP'nin etkinlik ve politikalarının uygulanmasında rol oynadı.

Meclis'te taciz davasında tahliye! Haber

Meclis'te taciz davasında tahliye!

Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) lokantasında staj yapan lise öğrencisi kız çocuklarına yönelik cinsel taciz ve istismar iddialarıyla ilgili davanın ikinci duruşması Ankara 57. Asliye Ceza Mahkemesi'nde tamamlandı. Kamuoyunda geniş yankı uyandıran davada, mahkeme heyeti tutuklu sanıkların tamamının tahliyesine karar verdi. SANIKLAR ADLİ KONTROL ŞARTIYLA SERBEST Dava kapsamında yargılanan Halil İlker Güner, Durmuş Uğurlu, İbrahim Beşlioğlu ve Recep Seven isimli tutuklu sanıklar, mahkemenin verdiği kararla adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Davanın diğer sanığı Ramazan Çetin’in ise tutuksuz yargılanmasına devam ediliyor. Sanıklar hakkında "çocuğa karşı cinsel taciz" ve "sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı" suçlarından toplam 16 yıl 6 aya kadar hapis cezası talep ediliyor. DAVA SÜRECİNDEKİ ÖNEMLİ DETAYLAR Mesleki Eğitim Merkezi (MESEM) kapsamında Meclis lokantasında görev yapan öğrencilere yönelik gerçekleştirildiği iddia edilen eylemlere dair dosyada dikkat çeken unsurlar bulunuyor. İlk duruşmada bazı sanıkların kendi aralarındaki mesajlaşmaları kısmen kabul ettikleri ve pişmanlık beyanında bulundukları kayıtlara geçmişti. Mağdur öğrencilerin ifadeleri ise psikolog eşliğinde SEGBİS sistemi üzerinden alınarak dosyaya eklenmişti. BİR SONRAKİ DURUŞMA 15 MAYIS'TA Mahkeme heyeti, tutuklu sanıkların tahliyesine karar vermesinin ardından davayı 15 Mayıs tarihine erteledi.

Akılalmaz skandal! Haber

Akılalmaz skandal!

Kocaeli Dilovası'ndaki Mübeccel Çolakoğlu Ortaokulu’nda görevli bir öğretmen, okuldaki 24 kız öğrenciyi taciz ettiği iddialarının ardından tutuklandı. Öğretmenin geçen sene de bir okulda öğrencileri taciz etiği ancak yeterli delil olmaması nedeniyle soruşturma devam ederken Dilovası'na gönderildiği öne sürüldü. Kocaeli'nin Dilovası ilçesinde Turgut Özal Mahallesi'nde yer alan Mübeccel Çolakoğlu Ortaokulu'nda görevli öğretmen O.M., ortaya atılan iddialara göre okuldaki 24 öğrencisine taciz etti. Gazeteci Emrullah Erdinç'in aktardıklarına göre istismar edilen öğrenciler durumu ailelerine bildirmelerinin ardından skandal, okul yönetimine aktarıldı. Sonrasında okuldaki rehberlik tarafından 24 öğrenci ile ayrı ayrı görüşmeler yapıldı. İDDİALARIN ARDINDAN GÖZALTINA ALINDI Aktarılan bilgilere göre o öğretmen öğrencilerine 1 yıl boyunca tacizde bulundu. Ailelerin de şikayetlerinin ardından öğretmen gözaltına alındı. TUTUKLANARAK CEZAEVİNE GÖNDERİLDİ Şüpheli öğretmenin, hakkındaki iddiaların ardından emniyette ifadesinin ardından sevk edildiği mahkeme tarafından tutuklanarak Kandıra Cezaevi'nde gönderildiği öğrenildi. DAHA ÖNCE DE ÖĞRENCİSİNİ TACİZ ETTİĞİ İDDİA EDİLİYOR Özgür Kocaeli'de yer alan bilgilere göre şüpheli öğretmen hakkında geçen sene de taciz iddiaları çıktı ancak soruşturma esnasında yeterli delil bulunmadığı için Dilovası'na gönderildi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.