Hava Durumu

#Mehmet Şimşek

Haberin Analizi - Mehmet Şimşek haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Mehmet Şimşek haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Aziz İhsan Aktaş davasında ara karar çıktı Haber

Aziz İhsan Aktaş davasında ara karar çıktı

Aziz İhsan Aktaş davasında mahkeme ara kararını açıkladı. Belediye başkanlarının tutukluluk halinin devamına karar verilirken, yedi sanık tahliye edildi. Tahliye edilenler arasında Önder Gedik, Mehmet Karataş, Mustafa Yolcu, Adnan Acar, Mehmet Şimşek, Rana Uysal ve Sencer Hacıoğlu yer aldı. Halktv.com.tr’nin aktardığına göre mahkeme, savunmaları alınan sanıkların vareste tutulma taleplerini kabul etti. Bazı sanıklar hakkında ise yurt dışı çıkış yasağı ve ev hapsi gibi adli kontrol tedbirlerinin sürmesine hükmedildi. Savunması henüz alınmayan sanıklar için zorla getirme kararı çıkarıldı. Beyanı alınamayan mağdur ve tanıkların da zorla duruşmaya getirilebileceği belirtildi. İki gizli tanığın ise ses ve görüntüleri değiştirilerek duruşmada hazır edilmesine karar verildi. Hakkında yakalama emri bulunan Okan Övet’e ilişkin kararın da sürdüğü bildirildi. MAL VARLIĞI TEDBİRLERİ DEVAM Mahkeme, Maya Rezidans’a ait aidat ödemelerinin kim tarafından yapıldığının tespiti için yönetime müzekkere yazılmasına ve iki araçla ilgili bilgi istenmesine hükmetti. Mal varlıklarına yönelik tedbirlerin devamına karar verilirken, bu tedbirlerin kaldırılması talebi reddedildi. Taraflara iki haftalık itiraz süresi tanındı. Sanıklara, şahsi banka hesaplarına ilişkin detaylı döküm sunmaları için bir haftalık süre verildi. Dijital materyallerin imajlarının alınmasının ardından iadesine karar verildi. DURUŞMALAR SİLİVRİ’DE SÜRECEK Seçim çalışmaları sırasında kullanıldığı öne sürülen ve PTS kaydı bulunmayan araçların tespit edilmesi yönünde karar alındı. Esenyurt Belediyesi’nin davaya katılma talebi kabul edilirken, dosyanın ayrılması (tefrik) ve yetkisizlik talepleri reddedildi. Duruşmaların bundan sonraki aşamasının Çağlayan Adliyesi yerine Silivri’de, 2 No’lu salonda görülmesine karar verildi. Mahkeme ayrıca memur oldukları belirtilen bazı sanıklar yönünden soruşturma izni ihtimaline karşı gerekli usul işlemlerinin yapılmasına, Burak Sıralı’nın sağlık durumuna ilişkin belgelerin temin edilmesine hükmetti. Davada ikinci duruşma 20 Nisan’da başlayacak; yargılamanın 22 Mayıs’a kadar süreceği bildirildi.

Fatih Altaylı'dan bomba kulis Haber

Fatih Altaylı'dan bomba kulis

Silivri’de 190 gün tutuklu kalan Altaylı, kişisel internet sitesinde yayımladığı köşe yazılarına geri döndü. Altaylı, son yazısını 1 Aralık 2025’te yayımlamıştı. Altaylı’nın yazıları, tutuklu kaldığı dönemde editörü tarafından YouTube kanalında da okunuyordu. Altaylı, aylar sonra yazdığı ilk yazısına “CHP Keçiören Belediye Başkanı’na teşekkür etmeliydi” başlığını attı. Altaylı, Özarslan’ın istifasının CHP’nin aleyhine değil, lehine olduğunu savundu. İddiaya göre Ekrem İmamoğlu’nun adaylığının engellenmesi ihtimalinde, adı öne çıkan Mansur Yavaş’a dönük olası bir “yolsuzluk operasyonu” Keçiören üzerinden kurgulanabilirdi. Altaylı'ya göre; Özarslan’ın istifası ve AKP'ye geçiş ihtimali, Yavaş açısından “riski azaltan” bir gelişmeydi. SEÇİM İÇİN İKİ ŞART Altaylı, erken ve baskın seçim tartışmalarına da değindi. Seçimin olabilmesi için, Ekrem İmamoğlu’nun adaylığını “kesin” biçimde engelleyecek bir yargı kararının çıkması ve Mehmet Şimşek’in görevden ayrılması gerektiğini yazdı. Altaylı, şunları ifade etti: "Ekrem İmamoğlu’nun seçime katılamaması kesinleşmeden seçim olmaz. Bu gerek şart ama yeter şart değil. Bir diğer önemli emare ise Mehmet Şimşek’in kabine dışı kalması. Mehmet Şimşek ekonomiden sorumlu bakanlık koltuğunda otururken AK Parti seçime gitmez. Eğer bir seçim olacaksa, en az altı ay öncesinde Mehmet Şimşek görevden affını ister ve yerine gelecek Bakan, ismi hiç önemli değil, muslukları açar, zamlar yapılır, gerekli gereksiz tüm yatırımlar onaylanır, seçim ekonomisine geçilir. Bu ikisi olmadan seçim falan olmaz." BOMBA MEHMET ŞİMŞEK KULİSİ Altaylı, yazısında Mehmet Şimşek’le ilgili dikkat çeken bir kulis de paylaştı. Buna göre Şimşek’in yurt dışı ziyareti sırasında, diğer bakanlar apar topar “ödenek, yatırım, kadro” taleplerini imzalatmaya çalıştı. Altaylı, şunları yazdı: "Geçen hafta kabine toplantısı vardı ve Mehmet Şimşek, çeşitli toplantılar için yurt dışında olduğundan toplantıya katılamadı. Bu durum bilindiği için kabine toplantısı öncesi tüm bakanlar arasında şöyle bir mesaj trafiği yaşandı. “Herkes imzalanacak ne kadar ödenek talebi, yatırım talebi, kadro tahsis talebi varsa getirsin. Hazır Şimşek yokken hepsi imzalanır.” Hangi bakanlar ne getirdi, neler imzalandı bilmiyorum. Ama Şimşek’in yokluğunun kabinede böyle bir heyecan dalgası yarattığını biliyorum" Öte yandan Altaylı'nın yazısı da şöyle: "Uzun bir aradan sonra yeniden yazmaya başlamak kolay değilmiş. Tıpkı ciddi bir sakatlıktan dönen sporcular gibi… Ama başlamak lazım, sonsuza kadar düz koşu yapacak halimiz yok. Form kazanmak zaman alabilir ama sahaya çıkmak bunun ilk şartı. Bugün sahalara dönüyoruz. Aslında birikmiş çok şey var yazacak ama öncelikle gündemden düşmek üzere olan bir konuyu yeniden konuşmak lazım. Ankara Keçiören’in CHP’li belediye başkanı Mesut Özarslan’ın CHP’den istifa edip, AK Parti’ye katılamaması epey konuşuldu. Özellikle de CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in müstafi CHP’li başkana mesajları ilgiyle takip edildi. Küfür yoktu belki de ama oldukça ağır mesajlardı. Hak edilmemiş olduklarını söylemek güç. Özel biraz da aldatılmışlık hissi ile ağır cümleler sarf etmiş Özarslan’a. Türk siyasetinin son yıllarındaki genel seviyeye uygun laflar aslında, “Aaa, bunlar nasıl cümleler” diyecek halim yok. Son 20 yılda neler neler duydu bu kulaklar, Özgür Özel’inkiler hafif bile kalır. Ancak ben Özgür Bey’in Mesut Özarslan’a bu kadar kızmasını garipsedim. Çünkü aslında Keçiören Belediye Başkanı’nın istifası CHP’nin aleyhine değil, lehine bir gelişmeydi. Hem partiyi hem de partinin önemli isimlerinden, cumhurbaşkanlığı adaylığının ikinci ama güçlü adayı Mansur Yavaş’ı rahatlatacak bir istifa idi. Keçiören Belediye Başkanı’nın CHP’den istifası, hele hele bir de AK Parti’ye katılması, CHP ve Yavaş açısından duble kaymaklı ekmek kadayıfı idi. Niyesini merak ediyorsanız anlatacaklarımı dinleyin lütfen. Biliyorsunuz, cezaevinde bulunduğum 7 aya yakın süre boyunca muhalefet siyasetçileri ile normal hayatta görüşmediğim kadar çok görüştüm. Ekrem İmamoğlu’nun adaylığının engellenmesi halinde, CHP’nin alternatif cumhurbaşkanı adayının Mansur Yavaş olma ihtimalinin çok yüksek olduğu hepinizin malumu. Ancak CHP içinde de Yavaş’ın aday olmaktan çekindiği, daha doğru bir tabirle “tırstığı” yolunda genel bir kanaat hakim. Bu “çekingenliğe” hak vermiyor da değiller. İmamoğlu’nun başına gelenlerden sonra, adaylığının açıklanması durumunda Yavaş’ın da bir operasyona tabi tutulacağından kimsenin kuşkusu yok. Bunun da üç beş dandik konser soruşturması ile olması mümkün değil. Polis derneklerine sanatçıların neredeyse bedava verdiği konserlerin ücretleri ile belediyelere kesilen faturaları karşılaştırıp, oradan bir sonuç çıkarmak suretiyle Yavaş’ın engellenemeyeceği aşikar. Oradan çıksa çıksa birkaç açgözlü bürokratın yapım şirketleri üzerinden nemalanması çıkar ki, Türkiye’nin ortamında buna kimse yolsuzluk gözüyle bakmaz. Mansur Yavaş’ı siyaset sahnesinden aşağı itmek için daha sağlam bir gereçle itelemek gerekir. Gerek CHP’deki gerekse diğer muhalif partilerdeki görüş, Mansur Yavaş’a yapılacak bir operasyonun en önemli manivelasının Keçiören Belediye Başkanı olacağı şeklindeydi. Kendisini oldukça temiz tutmayı başaran ve toplumu da bu konuda ikna eden Yavaş’a yönelik “yolsuzluk operasyonunun” Keçiören Belediyesi üzerinden başlayacağına ve Özarslan’ın Yavaş’a yakınlığı nedeniyle Yavaş’a bulaştırılacağından hemen herkes emindi. Keçiören Belediye Başkanı, Mansur Yavaş’ın yumuşak karnı, siyasi ve ahlaki temizliğinin üzerindeki leke, Yavaş’a sıçrayacak çamur, cumhurbaşkanlığının güçlü adayının sırtındaki kambur idi. Yavaş’ın cumhurbaşkanlığı adaylığı engellenecekse, bunun anahtarı Keçiören’di. Özarslan’ın CHP’den istifası ve hele hele AK Parti’ye katılarak, Çerçioğlu benzeri bir dokunulmazlık kazanması CHP’nin ve Yavaş’ın isteseler sahip olamayacakları bir avantaj, bir çıkar yoldu. Körün istediği bir gözdü, Özarslan’ın istifası ve hele hele AK Parti’ye katılımı Allah’ın verdiği iki göz olacaktı. Mansur Yavaş’ın lehine bundan daha iyi bir gelişme olamazdı. Bu nedenle, Özgür Özel’in Keçiören Belediye Başkanı’na bu kadar kızmasına, bu kadar hakaret etmesine şaşırdım. Bu istifaya hakaret değil, teşekkür edilmeliydi. “Mesut Bey sağ olun. Mansur Bey’in adaylığına büyük destek sağladınız. Ne kadar teşekkür etsek azdır” mesajı yollanmalıydı. Zaten muhtemelen bu yüzden CHP’den gelen herkese kapısını ardına kadar açan, pis mi temiz mi bakmayan AK Parti, Mesut Özarslan’a aynı hevesle yaklaşmadı. Beklenenin aksine Özarslan kapağı iktidar partisinin “güvenli” ve “dokunulmaz” kucağına atamadı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, ilk grup toplantısında Özarslan’a AK Parti rozeti takmadı. Çünkü hâlâ Keçiören’in çamuru, Yavaş’ın setresine bulaşacak en önemli pislik. Bunu da herkes biliyor… Seçimi ne haber verir? CHP haklı olarak seçim istiyor. Kimileri de kabinedeki değişikliklerden yola çıkarak iktidarın baskın bir erken seçim yapacağından söz ediyor. Medyadaki çok bilmişler de bu ihtimali gündeme getirince, beni gören herkes de her şeyi bildiğim zannıyla “AK Parti baskın seçim yapacak mı?” diye soruyor. AK Parti’nin, parti yönetiminin ne yapacağını bilemem ama bir baskın seçim yapmayacağını bilmek için alim olmaya ya da müthiş bir istihbarat ağı ile Saray kulislerine hakim olmaya gerek yok. İktidarın seçime gitmesi için iki şey lazım ve bunu bilmek seçim olup olmayacağı ile ilgili öngörü için yeterli. Bunlardan birincisi, Ekrem İmamoğlu ile ilgili davalardan birinin kesinleşmesi lazım. Yani ya diploma iptalinin ya da siyasi yasak getiren mahkeme kararlarından birinin. Ekrem İmamoğlu’nun seçime katılamaması kesinleşmeden seçim olmaz. Bu gerek şart ama yeter şart değil. Bir diğer önemli emare ise Mehmet Şimşek’in kabine dışı kalması. Mehmet Şimşek ekonomiden sorumlu bakanlık koltuğunda otururken AK Parti seçime gitmez. Eğer bir seçim olacaksa, en az altı ay öncesinde Mehmet Şimşek görevden affını ister ve yerine gelecek Bakan, ismi hiç önemli değil, muslukları açar, zamlar yapılır, gerekli gereksiz tüm yatırımlar onaylanır, seçim ekonomisine geçilir. Bu ikisi olmadan seçim falan olmaz. Diyeceksiniz ki, Mehmet Şimşek bu kadar önemli mi! O zaman geçin alttaki yazıya… Hazır Şimşek yokken Geçen hafta kabine toplantısı vardı ve Mehmet Şimşek, çeşitli toplantılar için yurt dışında olduğundan toplantıya katılamadı. Bu durum bilindiği için kabine toplantısı öncesi tüm bakanlar arasında şöyle bir mesaj trafiği yaşandı. “Herkes imzalanacak ne kadar ödenek talebi, yatırım talebi, kadro tahsis talebi varsa getirsin. Hazır Şimşek yokken hepsi imzalanır.” Hangi bakanlar ne getirdi, neler imzalandı bilmiyorum. Ama Şimşek’in yokluğunun kabinede böyle bir heyecan dalgası yarattığını biliyorum. Deli mi satılmış mı! Biliyorsunuz, sporla daha doğrusu futbolla eskisi gibi ilgilenmiyorum. Futbolun hali, kalitesizliği bir yana Federasyonu’nun başkanının böyle bir tip olduğu bir sporla ilgilenmek zaten zül. Cem Yılmaz’ın oğlu Kemal gibi ben de “İngiliz ligi”ni takip ediyorum daha çok. Ancak bu durum, Galatasaray taraftarı olduğunu söyleyen güruhun saçma sapan tavırlarını görmeme engel olmuyor. Galatasaray’ın taraftar grubu hakkındaki fikirlerimi zaten biliyorsunuz, bununla ilgili söylemlerim internette gezip duruyor. Ama durum giderek daha berbat bir hal alıyor. Bu gruplar bir süreden beri “Okan Buruk istifa, yönetim istifa” diye sosyal medyada örgütleniyor. Bu şuursuz kitlenin maksadını anlamak ve bu talebi anlamlandırmak mümkün değil. Galatasaray futbol takımı son 3 yıl üst üste şampiyon olmuş. En önemli rakibi, Türkiye’nin en güçlü, en zengin ailesinin bir ferdini başkan yaparak Galatasaray’la mücadele etmek istemiş, olmamış. Ali Koç başarılı olamadığı için kongresi tarafından yollanmış. Futbol takımına Avrupa’nın en iyi kadrolarından biri oluşturulmuş. Taraftarın isteği üzerine kulüp tarihinde ilk defa 75 milyon bonservis bedeli ile bir golcü alınmış. Banka borçları kapatılmış. Şampiyonlar liginde bir üst aşamaya çıkılmış ve Juventus’un elenmesi muhtemel. Hal böyle iken “Yönetim istifa, Okan Buruk istifa” demek için ya delirmiş olmak lazım. Ya da satılmış. Seçip beğenip alsınlar. NE ZAMAN İNSAN OLURUZ? Lafına kızıp fiiline sessiz kalmadığımız zaman."

Özgür Özel: ‘Depreme hazırlıksız yakalandık, iktidar da mazeretsiz’” Haber

Özgür Özel: ‘Depreme hazırlıksız yakalandık, iktidar da mazeretsiz’”

6 Şubat depremlerinin yıl dönümü dolayısıyla Adıyaman'a gelen CHP Genel Başkanı Özgür Özel, deprem şehitliği ziyareti ve deprem anıtı temel atma töreni sonrası vatandaşlarla bir araya geldi. CHP Adıyaman İl Başkanlığı önünde halka hitap eden Özel, "Elbette depremi konuşurken şunu unutmamak lazım. Biz o depreme ne şartlarda yakalandık. Biz o depreme hazırlıksız yakalandık. Saat Kuleniz bile o dakika durdu, daha ilerlemiyor. Ama iktidar da o depreme mazeretsiz yakalandı. Eğriye eğri, doğruya doğru. 2 aylık iktidar olsa bunlar ne yapsın dersin. 21 aylık iktidar olsa depreme bu kadar sürede nasıl aldırırsın dersin. O gün 21 yıllık iktidardılar. Şunu hatırlayalım, Gazi Mustafa Kemal Atatürk'e bile 15 sene aralıksız iktidar nasip oldu. 21 yıldır bu arkadaşlar iktidardılar. 21 sene vakit vardı önlerinde. Kanun; vallahi 1999 depreminden çıkmıştık, millet hem hazırdı hem de kanunlar hazırdı. Ne diyoruz? 1999'dan sonra yapıldı ev ondan yıkılmadı diyoruz. Depreme dayanıklı ev nasıl yapılacak? Bir önceki hükümet depremden sonra o kanunları çıkarmıştı. Rahmetli Ecevit, Bahçeli, rahmetli Mesut Yılmaz. Para; ya millet 1999'da öyle bir acı gördü ki o zaman özel iletişim vergisi koydular. Hepimiz tamam dedik 2 yıllığına verdi, bu iktidar geldi, o vergiyi kalıcı yaptı. O günden bugüne özel iletişim vergileriyle topladıkları para 41 milyar dolar. Çıkardıkları 8 imar affıyla da 26 milyar dolar, özelleştirmelerden 65 milyar dolar, bütün bu 10 il yıkıldı, şimdi yeniden yapılıyor ya harcanan para 40 milyar dolar. Yani 1999 depreminden sonra gelen hükümete 21 yıl vakit, milletin depreme bizi hazırla diye kararlılığı, toplumsal rıza, üstüne de sırf özel iletişim vergisinden bile bu yıkılan bütün evleri depremden önce yıkıp yapacak kadar paranın 3 katı verilmiş. Ne olmuş? Maalesef Mehmet Şimşek'e sorulduğunda ne yaptın deprem vergilerini? Duble yol yaptım demişti. O yüzden mazeretsiz bir iktidarın yakalandığı bir depremde maalesef önceden hazırlığımız berbattı. Bunu hepimiz biliyoruz" ifadelerini kullandı. Özel, "O dönemde yaşadıklarımızı da biliyoruz. Millet sesimi duyan yok mu diyordu. Bir süre sonra geldik, herkes birbirine şunu söylüyordu. Ordu niye sahaya çıkmadı? Orduyu üç gün içeride tuttular, üç gün. 1999 depreminde Türk Silahlı Kuvvetleri depremden 10 bin 528 kişi kurtarmış. Bu depremde tüm silahlı kuvvetleri 327 kişi kurtarmış. Niye? İlk 24 saat, sonraki 24 saat ve sonraki 24 saat, bu 72 saat depremde 10 kişi kurtuluyorsa 9'u bu ilk 3 günde kurtuluyor. İlk 3 günde. Ordu 99 depremi ki kayıplar bugün dörtte biri kadar. Ordu 10 bin 528 kişiyi çıkarmış, burada 3 gün kışlada tutmuşlar 4. gün çıkarmışlar. O günden sonra ancak işte 327 kişi çıkarabilmiş. Neden çıkmadı ordu deyince bir danışman yanılttı Cumhurbaşkanımızı diyorlar. Demiş ki birisi Cumhurbaşkanı'na orduyu kışladan çıkarmak kolay, geri sokmak zor. Lafa bak, o haldeyken ordu çıkacak, sonra girmeyip darbe yapacak. Bu korkuyla 3 gün orduyu içeride tutmuşlar. Bunların bu açıdan affı yok. Şunu söyleyeyim, Adıyaman'da o gün gelip bir çakıl taşını kaldırandan Allah razı olsun. Adıyaman'da bugün bir temel kazandan ya da bitmiş apartman çatısına bir kiremit koyandan Allah razı olsun. Bunun adı AK Partili de olsa, MHP'li de olsa, DEM'li de olsa ondan razı olsun. Hangi görüşten olursa olsun. Biz Adıyaman'a geldiğimizde her partiyi burada gördük ama Cumhuriyet Halk Partisi'ni o gün görüp ki birinci kanıtıdır. Adıyaman gibi bir şehirde o gün CHP'nin milletvekili bir mutabakatla belediye başkan adayı olup bu kadar güçlü seçiliyorsa, zaten CHP'nin o gün orada olduğunun birinci ispatı budur. Cismi budur yani. O yüzden şunu görmek gerekiyor. Adıyaman bugün ayağa kalksın diye büyük bir emek, büyük bir gayret sarf ediliyor. Geçtiğimiz dönemde de çok önemli işler burada yapmıştık. Maalesef Sayın Erdoğan tuttu dedi ki Cumhuriyet Halk Partisi hiç yoktu, hiç gelmedi, taş üstüne taş koymadı dedi. Maalesef, maalesef kardeşim diyor; buradaydı hepsi buradaydı, Abdurrahman Başkan buradaydı diye. Cumhuriyet Halk Partisi sadece Adıyaman'a 873 araçla gelmiş, bin 818 personeli çalışmış burada belediyelerimizin. 834 tır Adıyaman'a ulaştırmışız. 10 mobil mutfak kurmuşuz, 10 ikram aracı, 343 bin battaniye, 31 bin ısıtıcı dağıtmışız. 2 bin 600 de çadır dağıtmışız. Bunları görüp de karar veren, bilen Adıyaman ama Sayın Erdoğan, CHP yoktu, depremde neredeydiniz diyor. Fotoğraf çektiniz gittiniz diyor. Vallahi biz depreme geldik, burada kaldık. Fotoğraf diye de belediye başkanı olarak bu arkadaşımızın fotoğrafını Adıyamanlılara emanet ettik. Onlar da onu seçtiler. Hepinizden Allah razı olsun. Kavga yapmıyor burada, hizmet yapıyor. Biz deprem bölgesindeki illerin özel durumunu görüyoruz. Orada siyasi rekabet, siyasi polemik yerine hizmette rekabeti yaraları sarmada yarışmayı doğru buluyoruz" diye konuştu.

Mehmet Şimşek planı tek tek açıkladı! Yüksek kira ve ev fiyatlarına çözüm... Haber

Mehmet Şimşek planı tek tek açıkladı! Yüksek kira ve ev fiyatlarına çözüm...

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, fahiş kira ve ev fiyatlarındaki artışın çözümü için alınacak önlemleri anlattı. Enflasyonda düşüş için sıkı para politikasına dikkat çeken Şimşek, tüm sorunları kalıcı olarak çözeceklerini vurguladı. Sabah’ta yer alan haberde Şimşek, “Enflasyonla mücadele ve kiralardaki fahiş artışların önüne geçmek üzere, konut arzı artırılacak, deprem kaynaklı konut stokundaki kayıpların telafisine yönelik yeni sosyal konut projeleri geliştirilecek ve dar gelirli vatandaşların konuta erişimi artırılacaktır" dedi. “GEREKLİ DÜZENLEMELERİ YAPIYORUZ” “Temel amacımız, ülkemizin kalkınma sürecini hızlandırmak, küresel değer zincirlerinde yükselmek, dünya ticaretinden daha fazla pay almak ve vatandaşlarımızın refahını artırmaktır. Hedeflerimize, teşebbüs hürriyeti ve dışa açık serbest piyasa ekonomisi ilkelerini benimseyen bir anlayışla ilerliyoruz” ifadelerini kullanan Bakan Şimşek şunları söyledi: “Tüketiciyi mağdur eden, piyasanın işleyişini ve rekabet ortamım bozan fiyat hareketleri zaman zaman meydana gelebilmekte ve hükümet olarak söz konusu aksaklıklara yönelik düzenlemeler yapmaktayız. Kira artışlarının yüzde 25'i geçmemesi, kira uyuşmazlıklarının arabulucuya gitmesi gibi... Bu tür tedbirler geçici nitelikte olup piyasayı normal işleyişine doğru sevk etmeyi ve vatandaşlarımızı korumayı amaçlamaktadır.” REFAHI ARTTIRMANIN YOLU BÜYÜME Orta vadede, enflasyonla mücadele ve kiralardaki fahiş artışların önüne geçmek üzere, konut arzı artırılacak, deprem kaynaklı konut stokundaki kayıpların telafisine yönelik yeni sosyal konut projelerinin geliştirileceğini ve dar gelirli vatandaşların konuta erişiminin artırılacağını belirten Bakan Şimşek, “Vatandaşlarımızın refahını artıracak sürdürülebilir büyümenin yolu yatırım, istihdam ve verimliliği artırmaktan geçmektedir. Yatırım ve istihdam artışı için öngörülebilirlik, güven ve makro finansal istikrarın varlığı önem arz etmektedir. Bu kapsamda ilk aşamada fiyat istikrarı, finansal istikrar, cari denge ve bütçe disiplinine yönelik tedbirler alınmıştır” dedi. “ÖNLEMLER ENFLASYONU GERİLETECEK” “Bunun yanı sıra bütçe dengesinin uluslararası kriterler seviyesinde seyretmesini sağlamak üzere kamu harcamaları rasyonelleştirilecek ve tasarruflar artırılacaktır. Kamu tasarruflarındaki artış cari dengeyi de destekleyecektir” ifadelerini de kullanan Şimşek, “Para politikasında rasyonelleşmeye yönelik adımlar atılmıştır. Seçici kredi ve miktarsal sıkılaştırma kararlarıyla parasal duruş güçlendirilmiştir. Ayrıca, Türk lirasını ve uluslararası rezerv pozisyonumuzu güçlendirecek kararlar alınmıştır. Katma değer ve verimlilik artışı sağlayacak kapsamlı yapısal reformlar, Orta Vadeli Programı ile açıklanmıştır. Uyguladığımız tüm politikalar ile mal ve hizmet piyasalarında dengesizliklerin azalacağını, finansal piyasalarda istikrarın pekişeceğini ve enflasyonun gerileyeceğini öngörüyoruz” şeklinde açıklamada bulundu.

Bakan Şimşek: "Dezenflasyon ve fiyat istikrarını sağlamak öncelikli hedefimiz" Haber

Bakan Şimşek: "Dezenflasyon ve fiyat istikrarını sağlamak öncelikli hedefimiz"

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek 10. Dünya Türk İş Konseyi Kurultayı’na katıldı. Bakan Şimşek, OVP programının hedeflerinden bahsetti. Enflasyonu kalıcı hale düşürmenin önemli hedeflerden biri olduğunu vurgulayan Bakan Şimşek, "Maliye politikasında tekrar bir çıpa görevini ifa edeceğiz. Yapısal reformlar ile Türkiye’nin yapısal dönüşümü için çalışacağız. Verimliliği sağlayacak uygulamalar yapacağız. Doğru yatırım ve rekabet ortamını sağlayarak verimliliği sağlayacağız" dedi. "SADECE KUR ÜZERİNDEN REKABET KAZANILMAYACAĞINI TARİH BİZE DEFALARCA GÖSTERMİŞTİR" Bakan Mehmet Şimşek, programda yaptığı konuşma sonrasında iş dünyası temsilcilerinden gelen sorulara cevap verdi. Dolar kurunun ihracatta rekabeti etkilemesi ile ilgili gelen soruya da "İhracatçımız verimliliğe odaklanmalı. Verimlilik yoksa kar marjları yeterli düzeyde olmayınca zorlanılıyor. Verimlilik birinci öncelik olmalı. İhracat ve reeskont kredilerini 10 kat artırdık. Hala değişik kanallardan ciddi çabalarımız var. Bardağın dolu tarafına bakmakta fayda var. Sadece kur üzerinden rekabet kazanılmayacağını tarih bize defalarca göstermiştir. Esas olan verimlilik ve inovasyondur. Bu da kaynakların doğru alanlara yönlendirilmesiyle ilgilidir" diye cevap verdi. "DEZENFLASYON VE FİYAT İSTİKRARINI SAĞLAMAK ÖNCELİKLİ HEDEFİMİZ" Orta vadeli programın 3 temel amacı olduğuna dikkat çeken Bakan Şimşek, bunlardan ilkinin enflasyonu kalıcı olarak düşürmek olduğunu söyledi. Şimşek, "Dezenflasyon ve fiyat istikrarını sağlamak hedeflerimizden biri. Enflasyon olduğu yerde iş yapmak zorlaşıyor. Türkiye’yi dengeli büyümeye sokmakta kararlıyız. Dezenflasyon programında parasal sıkılaşma aklımıza geliyor. Ülkemizde de parasal sıkılaşmaya gidiyoruz. Seçici kredi sıkılaşmasına da gidiyoruz. Bunun amacı üretkenlik. İhracat önemli hedeflerimizden. İhracatın içinde üretim, istihdam ve yatırım var. Bunun yanında miktarsal sıkılaşma da uyguluyoruz. Enflasyonun 2024’ün ikinci yarısından sonra kalıcı şekilde düşeceğini göreceğiz" ifadelerini kullandı. "MALİYE POLİTİKASINDA TEKRAR BİR ÇIPA GÖREVİNİ İFA EDECEĞİZ" Maliye politikalarıyla ilgili olarak da hedefleri anlatan Bakan Şimşek, "Maliye politikasında tekrar bir çıpa görevini ifa edeceğiz. Maliye politikası geçmişte en güçlü politikamızdı. Deprem etkilerini bir kenara bırakırsak 2026’da bütçe açığının yüzde 3’ün altında olacağını öngörüyoruz. Son 20 yılda yakaladığımız ortalamayı yakalayacağız. Sadece para politikası üzerinden enflasyonla mücadele olmaz. Para ikamesi ve bir sürü faktör var. Biz maliye politikası olarak da deprem yaralarını sararak para politikasını destekleyeceğiz" diye konuştu. "TÜRKİYE YÜKSEK VE SÜRDÜRÜLEBİLİR BÜYÜME PATİKASINA GİRECEKTİR" Yapısal reformlar ile verimliliği artırmanın da OVP’nin hedeflerinden biri olduğunu belirten Bakan Şimşek, "Yapısal reformlar ile Türkiye’nin yapısal dönüşümü için çalışacağız. Verimliliği sağlayacak uygulamalar yapacağız. Doğru yatırım ve rekabet ortamını sağlayarak verimliliği sağlayacağız. Gelişmiş ülkeler ile arayı kapatan bir noktaya geleceğiz. Bu sene 1.1 trilyon dolarlık bir ekonomi haline geleceğimizi öngörüyoruz. 2026’da gelişmiş ülkeler kategorisine kişi başı milli gelir kriterinde girmiş olacağız. Bunun ön koşulu fiyat istikrarıdır. Enflasyonu düşük tek haneye getirirsek firmalarımız dünya pazarından düşük maliyetli finansal imkanlara sahip olabilecek. Fiyat istikrarı ve büyüme arasında bir çelişki yok. Fiyat istikrarına büyüyerek erişebiliriz. Elimizdeki kıt imkanları üretime aktarmamız gerekiyor. Bankalarımızdan talebimiz de bu. Fiyat istikrarı sağlanması için fedakarlık ve sabır gerekiyor. Kolay değil ama bunu başaracağız. Türkiye yüksek ve sürdürülebilir büyüme patikasına girecektir" şeklinde konuştu.

Mehmet Şimşek: İkinci ve sonraki konutları krediyle desteklemeyeceğiz Haber

Mehmet Şimşek: İkinci ve sonraki konutları krediyle desteklemeyeceğiz

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, NTV canlı yayınında NTV Ankara İstihbarat Şefi Ahmet Ergen’in sorularını yanıtlıyor. Küresel finansal koşulların sıkışık olduğu bir dönemden geçildiğini söyleyen Bakan Mehmet Şimşek, Orta Vadeli Program’daki hedeflere ilişkin mesajlar verdi. OVP’de birinci önceliğin enflasyonu yeniden tek haneye indirmek olduğunu söyleyen Bakan Şimşek, “Bu zor bir süreç ama mümkün. Geçmişte başardık, yine başaracağız.” dedi. Şimşek'in açıklamaları şu şekilde: Büyümenin düşük seyrettiği bir dönemdeyiz. Küresel ekonominin görünümü zayıf. Üç aylık ve üç aylık bir geçmiş var. Üç aylık sürede tahminler sürekli değişebiliyor. Burada resmi anlamaya çalıştık. Önce bir ekip kuruldu, Cumhurbaşkanımızın liderliğinde bir Bakanlar Kurulu oluşturuldu. Hazine ve Maliye görevi bana tevdi edildi. Biz de güçlü bir ekip kurduk. Daha sonra durum değerlendirmesi yaptık. Enflasyon hedefimizi iddialı bulanlar olabilir. Biz mümkün olduğunca, o an itibarıyla en gerçekçi rakamları ortaya koymaya çalıştık. Benim edindiğim izlenim; genel anlamda programın hedefleri gerçekçi bulunuyor. Burada enflasyonla ilgili tahmin değişiklikleri, bizim resmi daha iyi anlamamızla ortaya çıktı. Bundan iki ay önce küresel petrol fiyatları, varil başına 70-80 dolar arasıydı, bugün 90’ın üzerine çıkmış durumda. 2021’in Aralık ayıyla, aşağı yukarı 2023’ün Mayıs ayına kadar kur belli bir düzeyde tutulmuş. Biz kuru serbest bıraktık. Tabii kur etkisi var. Sürekli değişen bir husus. Geçişkenlik zamanla azalacak. Uzun süre kur tutulmuş, kuru serbest bıraktık. Zayıf kur yüksek enflasyon dönemi sona erecek. Bizim bir kur hedefimiz yok. Aslında tahmin de olmaması lazım. Gelecek sene vergi reformları yapacağız. KKM yapan vatandaşlar müsterih olsun, devam edecek. Kredi kartlarına düzenleme Kredi genişlemesinin makul olması önemli. Enflasyonu 3 yılın sonunda tek haneye düşüreceksek onunla tutarlı bir kredi büyümesini kurgulamamız gerekiyor. Yüzde 140 büyüyen krediyle enflasyonla mücadele olmaz. Yüksek seyreden kredi hacmiyle enflasyonu kontrol altına alamazsınız. Taşıt kredilerinde sınırlayıcı bir perspektifimiz var. Birinci konutta değişikliğe gitmeyeceğiz, destekliyoruz ancak ikinci üçüncü konut için vatandaşın imkanı varsa alır ama kredi ile biz bunu desteklemeyeceğiz ve ciddi oranda sınırlayacağız. Gerekirse miktarsal sınırlamaya gideceğiz.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.