Hava Durumu

#Merkez Bankası

Haberin Analizi - Merkez Bankası haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Merkez Bankası haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Akaryakıta bu gece çifte zam Haber

Akaryakıta bu gece çifte zam

Küresel enerji piyasalarında yaşanan Katar LNG ve petrol tedariki krizlerinin faturası, Türk tüketicisine yansımaya devam ediyor. Savaşın ilk günlerinde devreye sokulan ve akaryakıttaki fahiş artışların yüzde 75'e varan kısmını devletin (Hazine'nin) üstlenmesini sağlayan Eşel Mobil sistemi, yeni zam dalgasına karşı yeniden çalıştırıldı. Ancak ham petrol fiyatlarındaki durdurulamaz yükseliş, pompaya yansıyan net zamların önüne geçemedi. Sektör kaynaklarından alınan bilgiye göre; 6 Mart Cuma gününü 7 Mart Cumartesi'ye bağlayan gece yarısı saat 00:01'den itibaren geçerli olmak üzere hem benzine hem de motorine yeni zamlar geliyor. DEVLET NE KADARINI KARŞILADI, POMPAYA NE KADAR YANSIYACAK? Uygulanan Eşel Mobil sistemi kapsamında, bu geceki zamların büyük bir kısmı yine ÖTV'den feragat edilerek Hazine tarafından karşılanacak. Detaylar şu şekilde: BENZİN: Toplamda gelmesi gereken 2,18 TL'lik zammın 1,63 TL'si ÖTV'den (devlet tarafından) karşılanacak. Vatandaşın pompada ödeyeceği net zam miktarı 55 kuruş (0,55 TL) olacak. MOTORİN (DİZEL): Toplamda gelmesi gereken 4,55 TL'lik zammın 3,41 TL'si ÖTV'den karşılanacak. Vatandaşın pompada ödeyeceği net zam miktarı ise 1,14 TL olacak. MOTORİN 70 LİRAYA DOĞRU KOŞUYOR Bu gece yarısı pompaya yansıyacak 1,14 TL'lik artışın ardından, motorin fiyatları Türkiye'nin dört bir yanında tarihi zirvelerini yenileyecek. Dağıtım şirketlerine göre küçük değişiklikler göstermekle birlikte, yeni zamlı fiyatlarla bir litre motorin: Ankara'da: 65,80 TL İzmir'de: 66,07 TL Antalya'da: 67,13 TL Batman'da: 67,37 TL Hakkari'de: 67,51 TL seviyesine çıkacak. EKONOMİK YÜK AĞIRLAŞIYOR Ekonomi analistleri, Eşel Mobil uygulaması olmasaydı motorin fiyatlarının bugün itibarıyla 70 Lira sınırını çoktan aşmış olacağına dikkat çekiyor. Devletin sadece bu geceki zamda motorin başına 3,41 TL'lik vergiden vazgeçmesi, bütçe dengeleri üzerindeki yükü giderek ağırlaştırıyor. Merkez Bankası'nın kuru tutmak için sadece bir haftada 12 milyar dolar harcamasının ardından, Hazine'nin ÖTV kayıplarının da milyarlarca lirayı bulması, savaşın Türkiye ekonomisi üzerinde yarattığı "çift yönlü" maliyeti gözler önüne seriyor. Kaynak: karar

Altın fiyatlarının düşmesinin 5 nedeni Haber

Altın fiyatlarının düşmesinin 5 nedeni

Saldırılara karşılık veren İran, körfez ülkelerindeki ABD üstlerini bombalayınca çatışmanın alanı büyüdü. İran Hürmüz Boğazı'nın trafiğe kapatırca petrol fiyatları arttı. Savaşın ilk günlerinde ons altın fiyatı 5 bin 393 doları gram altın ise 8 bin lirayı gördü. Çatışmaların ücüncü gününden itibaren düşüşe geçen altında ons fiyatı 5 bin 62 dolara indi. Yurt içinde gram altın ise 7 bin 180 liraya kadar düştü. GRAM ALTINDA 850 LİRA KAYIP Savaşın ilk gününde gram altın alan biri bugünde kadar 850 lira kaybetti. ALTINDAKİ DÜŞÜŞÜN 5 NEDENİ Savaş anında "güvenli liman" olan altının fiyatında artış beklenirken, düşüşe geçmesi ile ilgili 5 neden ise şöyle sıralanıyor: 1- DOLAR ENDEKSİNDEKİ GÜÇLÜ YÜKSELİŞ Krizin ilk aşamasında yatırımcılar altın yerine ABD doları ve ABD Hazine tahvillerini güvenli liman olarak tercih etti. Dolar endeksinin 100 seviyesinin üzerine çıkması, dolarla fiyatlanan altın üzerinde teknik baskı oluşturdu. 2- FAİZ İNDİRİM BEKLENTİLERİNİN ZAYIFLAMASI Brent petrolün 82-85 dolar bandına yerleşmesi küresel enflasyon beklentilerini artırdı. Bu durum, ABD Merkez Bankası (Fed) ve diğer merkez bankalarının faiz indirimlerine daha geç başlayabileceği beklentisini güçlendirdi. Faiz getirisi olmayan altın bu ortamda cazibesini bir miktar kaybetti. 3- YATIRIMCILARIN NAKDE YÖNELMESİ (LİKİDİTE İHTİYACI) Piyasalarda artan oynaklık, yatırımcıların kârda oldukları altın ve gümüş pozisyonlarını kapatarak nakde geçmesine neden oldu. “Cash is king” yaklaşımıyla yapılan bu satışlar fiyatlarda geri çekilmeyi hızlandırdı. 4- KÂR REALİZASYONU Altının daha önce hızlı yükselmesi, yatırımcıların yüksek seviyelerde kâr satışına yönelmesine yol açtı. Özellikle 5 bin 400 seviyeleri civarında gelen satışlar düşüşü tetikleyen önemli faktörlerden biri oldu. 5- “HABERİ AL, GERÇEKLEŞİNCE SAT” ETKİSİ Jeopolitik risklerin bir süredir fiyatlanmış olması nedeniyle, olayın gerçekleşmesiyle birlikte piyasada klasik “haberi al, gerçekleşince sat” davranışı görüldü. Bu durum da altın fiyatlarında sınırlı geri çekilmeye yol açtı. YURT İÇİNDE ALTIN FİYATLARINDA SON DURUM Gram altın: 7 bin 248 lira Çeyrek altın: 12 bin 297 lira Cumhuriyet altını: 50 bin 105 lira Tam altın: 49 bin 196 lira Yarım altın: 24 bin 589 lira DÖVİZ FİYATLARINDA SON DURUM Döviz fiyatlarında son durum şöyle: Dolar: 44,0778 lira Euro: 51,2399 lira Sterlin: 58,8840 lira Kaynak: ENSONHABER

Altın yatırımcıları dikkat! Haber

Altın yatırımcıları dikkat!

Yeni haftadaki piyasa durumunu değerlendiren Eryılmaz, "Petrol fiyatları son dönemde yükseldi; gıda fiyatlarında Ramazan etkisi hissediliyor. Sahada, pazarda ve markette fiyat artışları net şekilde gözleniyor. Restoran ve hizmet sektöründe de ciddi fiyat farklılıkları var. Elbette tüm artışları fırsatçılıkla açıklamak doğru değil; maliyet baskısı gerçek. Ancak bazı alanlarda artışların maliyetle tam açıklanamadığı da görülüyor. Bu tablo, kısa vadede aylık enflasyonun yüzde 3’ün altına inmesini zorlaştırıyor. Yıllık enflasyonda da geçici yukarı yönlü hareketler görülebilir" dedi. 2026 perspektifinde ise bazı sektörlerin öne çıktığından bahseden Eryılmaz, "Bankalar ve holdingler yabancı yatırımcının ilk baktığı alanlar olmaya devam eder. Faiz indirim süreci bankacılık sektörü için destekleyici olur" dedi. YILIN İKİNCİ YARISINDA İVME ARTABİLİR Perakende tarafının zaten güçlü bir ivme yakaladığını değerlendiren uzman isim; yılın ikinci yarısında bu ivmenin artabileceğini belirtti. "Savunma sanayii hisseleri değerleme olarak pahalı görünse de güçlü hikâye fiyatlamayı destekliyor. Gayrimenkul yatırım ortaklıkları ve çimento şirketleri de faiz indirimi ve olası canlanma senaryosunda dikkat çekebilir. Ulaştırma tarafında jeopolitik risklere bağlı baskı var" diyen Eryılmaz, riskler azalırsa ikinci yarıda toparlanma görülebileceğini ifade etti. Mart–Nisan döneminde faiz indirim sürecinin hız kesmesi ihtimalini açıklayan Eryılmaz, "Böyle bir durumda borsada sert bir düşüşten ziyade yükseliş hızının azalması ve dönemsel düzeltmeler daha olası görünüyor. Ekstra bir jeopolitik şok olmadığı sürece ana yönün yukarı kalması beklenebilir" dedi. Merkez Bankası’nın 50 baz puanlık bir indirim yapması temel senaryo olabileceğini değerlendiren Eryılmaz, "Ancak enflasyon ve petrol fiyatları belirleyici olacak. Gerekirse pas geçme ihtimali de tamamen masadan kalkmış değil. Küresel tarafta ise ABD verileri, Fed’in faiz indirim takvimi ve jeopolitik gelişmeler yakından izlenmeli" dedi. ALTIN BELİRSİZ SEYRE DEVAM Altın fiyatları tarafında belirsizlik temasının güçlü kalmaya devam ettiğinin altını çizen Eryılmaz, küresel riskler, jeopolitik gerilimler ve büyüme endişelerinin altını desteklediğini söyledi. Gram altın iki bileşene bağlı hareket ediyor: Ons altın, Dolar/TL Eryılmaz, "Küresel belirsizlikler (jeopolitik riskler, ABD verileri, Fed belirsizliği, Orta Doğu gerilimleri) devam ettiği sürece ons altın destek bulmaya devam edebilir. Altın zaten “belirsizlikten beslenen” bir varlık. Risk arttıkça talep artıyor" dedi. GERİLİM ARTARSA ALTIN UÇAR Eryılmaz, "Gram altında yukarı yönlü potansiyel sürüyor; özellikle küresel belirsizlikler devam ederse bu eğilim korunabilir" dedi. Gümüşte son dönemde görülen güçlü yükselişin tamamen sürpriz olmadığını belirten Eryılmaz, "Öncesinde altına göre daha sert bir düzeltme yapmıştı. Hem teknik tepki hem de sanayi metali olması nedeniyle küresel büyüme beklentilerindeki değişime daha duyarlı. Tarifelerin gevşetilmesi ve küresel ticaretin canlanması beklentisi gümüşü destekliyor" dedi. Uzun vadeli “adil değer” olarak 70–75 dolar bandının makul bir denge alanı olarak görülebildiğinden bahseden Eryılmaz, "Bundan sonraki hareketlerde temel dinamikler, küresel büyüme görünümü ve merkez bankalarının politikaları belirleyici olacaktır" dedi.

Bu sene onun yılı olacak ! Haber

Bu sene onun yılı olacak !

Ev sahibi olmak isteyenler konut piyasasını yakından takip ediyor. 2025 yılı satış rakamlarının açıklanmasının ardından 2026 yılı için beklentiler de şekillenmeye başladı. Ev almayı düşünenler konut piyasasında yaşanan gelişmeleri merak ediyor. Ev alacaklar için bir yandan konut kredisi faiz oranları, bir yandan konut satışlarındaki hareketlilik, bir yandan da konut fiyatları tercihleri belirlemede etkili oluyor. Hem yatırım hem de oturum amaçlı konut almayı düşünenler 2026 yılına dair konut piyasası beklentilerini de araştırıyor. Sektördeki isimlerden milyonlarca kişinin merak ettiği piyasaya dair dikkat çeken değerlendirmeler geldi. İşte ayrıntılar... Gayrimenkul sektöründen Ramazan Taş, TGRT Haber'de yayınlanan Evrim Kırmızıtaş ile Emlak Dünyası programında 2025'deki konut satışlarını ve 2026 yılına dair beklentileri değerlendirerek şu ifadeleri kullandı: "2024 yılında 1.478.000 konut satışımız vardı ülkece. Yüzde 14.3'lük bir artışla 1.688.000 bir satış rakamına eriştik. Bu da gerçekten son yılların rekor bir rakamı. Burada tabii birinci el, ikinci el ayrımı var. Yaklaşık bunun 3'te 2'si yani %67'si ikinci el, %33'ü de birinci el oluyor. İkinci elde daha bir hareket vardı piyasada baktığımızda. Ama birinci elde yeni projeler de artık biraz arz da azalmıştı. Yeni yeni projeler şu an devreye giriyor. O tarafta da ufak ufak bir artış zaten var. 2025 baktığımızda aslında piyasada sektöre biraz durağanlık da hissediliyordu. Ona rağmen TÜİK rakamları gerçekten bayağı iddialı oldu. Yüksek bir rakamla satışlar kapanmış oldu. Orada şöyle bir şey de var tabii ki. Dediğimiz gibi ikinci elin orada bir yansıması çok. Orada biraz daha ucuz konutlarda da biraz hareketlenme vardı. Sıfırlar nispetten biraz daha azdı oradaki rakamlara baktığımızda da. KREDİ FAİZ ORANLARI DÜŞER Mİ? Kredi faizleri biz sektör olarak işte 0,99'lu oranlar vardı, 1'li oranlar, altın orandı o dönemde. Tabii o zaman diğer günkü 100 konutun 50'si krediyle satılırken şu anda geçen sene toplamda yüzde 14'lük kredili satışlara vesilesiyle oldu. Bu sene için tabii ki bütün sektör bekliyor. Merkez Bankası faiz indirimleri oluyor ama arzu edilen hızda değil, biraz daha yavaş yavaş iniyor. Orada bu sene için yani 1.99 bile olması en azından biraz daha hareketlendirir. Sene ikinci yarısından itibaren inşallah olur diye bekliyoruz. Enflasyon da biraz daha düşüşünü hızlandırırsa Ocak ayı verileri tabii çok arzu edilen gibi gelmedi ama sonraki etkiyle beraber baz etkisiyle beraber daha iyi olacağını umuyoruz. KONUT PİYASASI İÇİN 2026, 2025'TEN DAHA MI İYİ GEÇER? 2025 gerçekten artık en durgun dönemi aştık. 2026 zaten bütün sektör oyuncuları ve piyasadaki diğer yatırımcılar da daha iyi geçeceğini umuyor. İkinci yarı yıl itibarıyla 6. aydan sonra da daha hızlanacaktır. Biliyorsunuz faiz iki taraflı sektörümüzü etkiliyordu. Faiz getirisi yüksek olduğu zaman yatırımcı tarafında faizle değerlendirme durumu oluyordu. Bir de krediye erişebilmekte fark oluşuyor. Uygun faiz oranları olduğunda kredili satışlar artarak sektöre hareketlenme getirecek. 2026 daha iyi geçecek kesinlikle.

Epstein skandalının Türkiye ayağı merak uyandırdı Haber

Epstein skandalının Türkiye ayağı merak uyandırdı

Kamuoyuna yeni açılan 3 milyondan fazla Epstein belgesi tüm dünyada gündem oldu. Ülkemizi ziyaret ettiği bilinen Epstein'ın Türkiye bağlantıları da tekrar konuşulmaya başladı. CHP 1328 NO'LU DOSYAYI GÜNDEME GETİRMİŞTİ CHP İzmir Milletvekili Sevda Erdan Kılıç’la birlikte 9 CHP’li, 16 Ocak 2024'te Epstein belgeleriyle ilgili Meclis’te araştırma açılmasını talep etmişti. Bakan Yerlikaya'ya sorular yönelten CHP dilekçe metninde şu ifadeleri kullanıyordu: “Kamuoyunda Epstein davası olarak bilinen dava dosyalarından, 1328 No’lu dosya içinde yer alan, 407-6, 407-8, 407-9 numaralı ek belgelerinde, Epstein’ın özel pilotu olan Nadya Marçinko’nun sorguları yer aldı. Marçinko, kaçırılan çocukların avukatlığını üstlenen Katherine W. Ezell’in soruları karşısında susma hakkını kullansa da avukatın tespitleri dikkat çekici bir noktadadır. Haberin ulusal ve uluslararası basın organlarında yayımlanmasından bu yana dikkatler Türkiye’den kaçırılan kız çocuklarının durumuna çevrilmiştir. “6 Şubat depreminin üzerinden 1 yıl geçmesine rağmen hâlâ çocuklarını arayan aileler varken, 17 Ağustos 1999 depremine ilişkin kayıp çocuklar vakası ise tam bir muammaya dönüşmüştür. “Epstein davası dosyalarının yetkililer tarafından talep edilerek incelenmesi, araştırılması, tespit edilmesi, uluslararası fuhuş şebekesinin Türkiye’deki bağlarının araştırılması amacıyla Meclis araştırması açılmasını…” EPSTEIN’IN PİLOTUNA SORULDU: 102 KOD ADLI MAĞDUR CHP'nin işaret ettiği 1328 No'lu dosyayı köşesine taşıyan Nefes yazarı Aytunç Erkin'in aktardığına göre; 2019, 2020, 2021 ve 2022 yıllarında yayımlanan belgelere göre kaçırılan kız çocuklarının avukatlığını üstlenen Katherine W. Ezell, Epstein’ın özel pilotu olan Nadya Marçinko’ya Epstein’ın birçok ülkeden çocuk kaçırdığını sorarken, bu ülkeler arasında Türkiye’yi de saydı. Avukat Ezell soruları sırasında Türkiye ile ilgili şu tespitlerde bulundu: 15 yaşındaki Jane Doe #102 kod adlı mağdur için Jefrrey Epstein ve Gislaine Maxwell tarafından çeşitli pasaportlar alındığını ve daha sonra Palm Beach, New York, Santa Fe, Los Angeles, San Francisco, St. Louis, Avrupa, Karayipler ve Afrika’ya götürüldüğünü biliyor muydunuz?Bu aynı zamanda Jeffrey Epstein’ın Türkiye’den, Çek Cumhuriyeti’nden (Çekya) ve Asya ülkelerinden çocuk kaçırdığı ve getirdiği anlamına geliyor. Bunun farkında mıydınız?Jean Luc Brunel, uluslararası çocuk ticaretinde Epstein’in ortağı mı?Jeffrey Epstein’ın, Jane Done #102 kod adlı mağduru istismar ettikten sonra, soylulara, siyasetçilere, akademisyenlere, iş adamlarına da pazarladığını biliyor muydunuz? CHP'Lİ KILIÇ: "BU DOSYALARI ÖNCELERİ KİMSE CİDDİYE ALMADI" CHP'li Kılıç, konuyla ilgili Erkin'e yeni açıklamalarda da bulundu: "Pilota soru soruluyor. 1999 depreminde kayıp çocuklar meselesi vardı biliyorsunuz. Epstein belgeleriyle deprem arasında bir bağ olabilir mi? Araştırma yapılarak uluslararası fuhuş şebekesinin Türkiye ayağının ortaya çıkarılması için araştırma önergesi verdim. Bu dosyayı önceleri kimse ciddiye almadı. Tüm belgeler açıklanınca haberleri okudum ve 2024’te yaptığım açıklamayı paylaştım kamuoyuyla. Epstein, Türkiye’ye geldi mi? Geldiyse kimlerle görüştü? Bunlar önemli. Merkez Bankası’yla ilgili bazı yazışmaları var Epstein’ın. Açıkçası o videoları izleyemedim anne olarak. İnsanlar zengin, siyasetçi ya da ayrıcalıklı diye dosyayı görmediler belki de. Ama bu dosya Kırmızı Pazartesi. (Gabriel Garcia Marquez’in romanı. Asıl adı İşleneceğini Herkesin Bildiği Bir Cinayetin Öyküsü.) Herkes biliyor, görüyor ama kimse konuşmuyordu.”

Merkez Bankası Başkanı Hafize Gaye Erkan istifa etti Haber

Merkez Bankası Başkanı Hafize Gaye Erkan istifa etti

Merkez Bankası Başkanı Hafize Gaye Erkan, görevinden istifa etti. Sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada kendisine yönelik büyük bir itibar suikasti kampanyası düzenlediğini aktaran Erkan, görevinden istifa etti. "ŞAHSIMA YÖNELİK İTİBAR SUİKASTİ KAMPANYASI DÜZENLENMİŞTİR" Erkan, sosyal medya X hesabından yaptığı paylaşımda şunları belirtti: "Kamuoyunun malumu olduğu üzere 8 Haziran 2023 tarihinden bu yana Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Başkanlığı görevini sürdürmekteyim. Her bir karış toprağı için bedel ödenmiş bu topraklarda doğmuş, büyümüş, eğitim görmüş bir vatan evladı olarak, bu kutsal görev şahsıma tevdi edildiğinde kişisel koşullarımı hiç önemsemeden ülkeme geldim ve görevimin başına geçtim. O dönemde de daha yaşını doldurmamış bir evladın annesi olarak böyle yoğun bir görevi sürdürmenin zorluklarının elbette farkındaydım. Devletimize ve milletimize hizmet edebilmek adına bugüne kadar yorulmadan gece gündüz görevimin başında yer aldım. Gelinen noktada ekonomi programımız meyvelerini vermeye başlamıştır. Rezervlerimizdeki artış, ekonomik veriler ile enflasyonun ana eğilimine dair göstergeler bu başarının kanıtıdır. Tüm bu olumlu gelişmelere karşın kamuoyunun malumu olduğu üzere son dönemde şahsıma yönelik büyük bir itibar suikasti kampanyası düzenlenmiştir. Bu süreçten ailem ve dahası henüz bir buçuk yaşına bile girmemiş günahsız evladımın daha fazla etkilenmemesi için, Sayın Cumhurbaşkanımızdan ilk günden beri şerefle yürüttüğüm görevimden affımı talep etmiş bulunuyorum. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın ilk kadın başkanı olma gururunu yaşamama vesile olan Sayın Hazine ve Maliye Bakanımıza ve yaklaşık 9 aydır bu görevi beraber sürdürdüğüm, gece gündüz demeden her biri büyük bir özveriyle çalışan mesai arkadaşlarıma teşekkürü bir borç biliyorum.  Hasseten Amerika’da özel sektörde geçen 22 yıllık yöneticilik ve bankacılık tecrübemden sonra, evladıma da bırakacağım en büyük miras olan ülkeme ve milletime hizmet etme imkanını bana sunan ve görev sürem boyunca desteklerini hiçbir zaman esirgemeyen Sayın Cumhurbaşkanımıza şükran ve minnetlerimi arz ediyorum. MEHMET ŞİMŞEK'TEN AÇIKLAMA Merkez Bankası Başkanı Hafize Gaye Erkan'ın istifasının ardından Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek yazılı bir açıklama yaptı.  Açıklamada şu ifadeler yer aldı:  "Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde yürütülen ekonomi programımız, kesintisiz ve kararlılıkla devam etmektedir. Sayın Cumhurbaşkanımızın ekonomi ekibimize ve uyguladığımız programımıza desteği ve güveni tamdır. Merkez Bankası eski Başkanı Sayın Hafize Gaye Erkan’ın aldığı karar tamamen şahsidir ve kendi takdirleridir. ÖNERİM DOĞRULTUSUNDA... Aldığı bu kararı saygı ile karşılıyor ve ülkemize sunduğu kıymetli hizmet ve katkılarından dolayı teşekkür ediyorum. Önerim doğrultusunda yeni atanacak Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Başkanı ve ekibine başarılar diliyorum. Bu çerçevede ekip olarak güçlü işbirliği ve koordinasyon içinde fiyat istikrarı hedefimize emin adımlarla ilerlemeye devam edeceğiz."

Merkez Bankası faiz kararını açıkladı Haber

Merkez Bankası faiz kararını açıkladı

Merkez Bankası böylece art arda 8 toplantıda faiz artışına gitti. Ekonomistler de TCMB'nin politika fazini 250 baz puan artırmasını bekliyordu. MERKEZ BANKASI'NIN KARAR METNİ PPK'nın karar metninde şu ifadelere yer verildi: "Aralık ayında manşet enflasyon son Enflasyon Raporu’nda sunulan görünümle uyumlu bir artış kaydetmiştir. Yurt içi talebin mevcut seviyesi, hizmet fiyatlarındaki katılık ve jeopolitik riskler enflasyon baskılarını canlı tutmaktadır. Öte yandan, yakın döneme ilişkin göstergeler, parasal sıkılaştırmanın finansal koşullara yansımasıyla yurt içi talepteki dengelenmenin, öngörülen dezenflasyon süreci ile tutarlı seyrettiğine işaret etmektedir. Kurul, enflasyon beklentileri ve fiyatlama davranışlarında başlayan sınırlı iyileşmenin devam ettiğini değerlendirmektedir. Dış finansman koşulları, rezervlerdeki güçlenme, cari dengedeki iyileşme ve Türk lirası varlıklara talep, döviz kuru istikrarına ve para politikasının etkinliğine katkıda bulunmaya devam etmektedir. Bu çerçevede, aylık enflasyonun ana eğilimindeki düşüş sürmüştür.  "PARASAL SIKILIK DÜZEYİNE ULAŞILDI" Kurul, parasal sıkılaştırmanın gecikmeli etkilerini de göz önünde bulundurarak, dezenflasyonun tesisi için gerekli parasal sıkılık düzeyine ulaşıldığını ve bu düzeyin gerektiği müddetçe sürdürüleceğini değerlendirmiştir. Kurul, politika faizinin mevcut seviyesinin aylık enflasyonun ana eğiliminde belirgin bir düşüş sağlanana ve enflasyon beklentileri öngörülen tahmin aralığına yakınsayana kadar sürdürüleceğini değerlendirmiştir. Enflasyon görünümü üzerinde belirgin ve kalıcı riskler oluşması durumunda ise parasal sıkılık gözden geçirilecektir. "MİKTARSAL SIKILAŞMA DEVAM EDECEK" Kurul, mevcut mikro- ve makroihtiyati çerçeveyi, piyasa mekanizmasının işlevselliğini artıracak ve makro finansal istikrarı güçlendirecek şekilde sadeleştirmektedir. Kurul, sadeleştirme süreciyle uyumlu şekilde, kredi arzında ve mevduat faizinde gözlenebilecek oynaklıklara karşın, makroihtiyati kararlarla parasal aktarım mekanizmasını destekleyecektir. Kurul, faiz kararlarının yanı sıra, parasal sıkılaştırma sürecini destekleme amacıyla, kullandığı sterilizasyon araçlarının çeşitliliğini artırarak miktarsal sıkılaştırmaya devam edecektir.  Kurul, politika kararlarını parasal sıkılaştırmanın gecikmeli etkilerini de dikkate alarak, enflasyonun ana eğilimini geriletecek ve orta vadede yüzde 5 hedefine ulaştıracak parasal ve finansal koşulları sağlayacak şekilde belirlemeye devam edecektir. Enflasyon ve enflasyonun ana eğilimine ilişkin göstergeler yakından takip edilecek ve Kurul, fiyat istikrarı temel amacı doğrultusunda elindeki tüm araçları kararlılıkla kullanmaya devam edecektir." 2023'TE 34 PUANLIK FAİZ ARTIŞI Merkez Bankası, geçen yıl toplam 34 puanlık faiz artışı gerçekleştirmişti. Merkez Bankası, haziran ayındaki toplantısından itibaren para politikasında sıkılaştırmaya gitti. Merkez Bankası, hazirandaki toplantıda faizde yukarı yönlü adım atarak indirim sürecini 27 ay sonra sonlandırmıştı. Yeni başkan Hafize Gaye Erkan başkanlığında ilk toplantısını haziranda yapan kurul, politika faizini 6,5 puan artışla yüzde 15'e yükseltmişti. Merkez Bankası temmuz toplantısında politika faizini 2,5 puan artışla yüzde 17,50'ye yükseltmişti. Ağustos toplantısında faiz artışına devam eden Merkez Bankası, 7,5 puanlık artışla faizi yüzde 25'e çıkardı. Eylül toplantısında politika faizi 500 baz puan artırılarak yüzde 25'ten yüzde 30'a yükseltildi. Ekimde faiz artışına devam eden Merkez Bankası yine 500 baz puanlık artışla faizi yüzde 35'e çıkarmıştı. Kasım toplantısında politika faizi 500 baz puan artırılarak yüzde 35'ten yüzde 40'a çıkarılmıştı. Aralıkta gerçekleştirilen toplantıda faiz 250 baz puan artırarak yüzde 42,50'ye çıkarıldı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.