Hava Durumu

#Mhp

Haberin Analizi - Mhp haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Mhp haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

İstiklal Marşı'nı Arapça okuttular! Haber

İstiklal Marşı'nı Arapça okuttular!

Karaman’da Cahit Zarifoğlu İmam Hatip Ortaokulu öğretmen ve öğrencileri tarafından hazırlanan 12 Mart İstiklal Marşı’nın kabulü programı skandala sahne oldu. İSTİKLAL MARŞI'NI KARAMAN'DA ARAPÇA OKUTTULAR! Program dahilinde öğrenciler İstiklal Marşı’nın bir bölümünün Arapça tercümesiyle okunması tepki çekti. Sözcü’den Deniz Ayhan’ın haberine göre, şehrin en üst düzey protokolünün katıldığı tören Karaman İl Milli Eğitim Müdürlüğü’nün sitesinde yayımlanmasıyla gündem oldu. Etkinliğe Karaman Valisi Hayrettin Çiçek, Belediye Başkanı Savaş Kalaycı, Cumhuriyet Başsavcısı Tuba Ersöz Ünver, Karamanoğlu Mehmetbey Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmet Gavgalı, İl Jandarma Komutanı Albay Osman Saygılı, İl Emniyet Müdürü Mehmet Turhan, İl Milli Eğitim Müdürü Mehmet Çalışkan ve diğer mülki idari amirler ile öğretmenler katıldı. Törende sessiz kalan protokol üyelerinden henüz resmi bir açıklama da gelmezken, programın resmi kurumların dijital mecralarında yer bulması eleştirilerin dozunu artırdı. Törene katılan bazı veliler, milli marşın tercüme edilerek seslendirilmesinin marşın ruhuna ve resmiyetine aykırı olduğunu belirterek "Türk istiklalinin marşını Arapça okuyarak neyi hedefliyorlar" diye sordu. İstiklal Marşı'nın Arapça okunmasına tepki gösteren Eğitim-İş Genel Başkanı Kadem Özbay, uygulamanın münferit bir olay olarak görülemeyeceğini söyledi. Özbay, İstiklal Marşı’nın Türkiye Cumhuriyeti’nin bağımsızlık sembolü olduğunu hatırlatarak şu ifadeleri kullandı: “Hangi ülkenin ulusal marşı resmi törende başka bir dilde okunur? İstiklal Marşı bağımsızlık mücadelesinin sesidir. Arapça okunması basit bir tercih değil, Cumhuriyetin ortak sembollerine ve diline yönelik bir yaklaşımın göstergesidir. Anayasamıza göre marşımızın dili Türkçedir.” "DERDİNİZ NEYLE?" İYİ Parti'li Turhan Çömez, törendeki skandalın görüntüsünü paylaşarak "'Türk' çocuklarına, neden 'Arapça' İstiklal Marşı okutuyorsunuz? Derdiniz 'Türkçeyle' mi? Yoksa “İstiklal Marşıyla' mı?" diye sordu. CHP Karaman milletvekili İsmail Atakan Ünver, “Bu şuursuzluğun Türk Dilinin Başkenti Karaman’da vuku bulması ibretlik bir durum olmuştur” tepkisini gösterdi. CHP Karaman İl Başkanı Ahmet Recai Evcen, X hesabından yaptığı paylaşımla şunları ifade etti: "İstiklal Marşı bir şiir değildir, öyle önüne gelen istediği dilde okuyamaz. İstiklal marşı Türk Milletinin bağımsızlık andıdır. Bugün Türk Dilininin Başkenti Karamanda , 12 Mart İstiklal Marşı’nın Kabulü ve Mehmet Akif Ersoy’u Anma Günü programı kapsamında İstiklal Marşı'nı arapça olarak okutanları kınıyorum. Bu saygısızlık aynı zaman da İstiklal Marşının yazılabilmesi için canlarını feda eden Aziz Şehitlerimize ve Gazilerimize de yapılmıştır. Sorumluluların derhal cezalandırılması gerekmektedir." Karaman Gündem’in haberine göre, MHP Karaman İl Başkanı Muhammed Mustafa Gözel ise şunları söyledi: “İstiklal marşımız kabul edilemeyecek bir şekilde Arapça olarak telafuz edilmiştir. Arapça olarak anılmıştır. Bu eylem neresinden bakılırsa bakılsın milli şuurla özleşmeyen, destansı mazimize hitap etmeyen bir garabet olarak bugün kayda geçmiştir.” "TÜRKÇE'NİN BAŞKENTİ" KARAMAN "Türkçenin başkenti" olarak bilinen Karaman, bu unvanını 1277 yılında Karamanoğlu Mehmet Bey’in yayımladığı tarihi fermanla almıştır. Mehmet Bey’in; devlet işlerinde, sarayda ve sosyal hayatta Türkçeden başka bir dil konuşulmamasını emreden ünlü fermanı, Karaman’ı Türkçenin resmi dil ilan edildiği şehir haline getirmiştir. "Şimden girü, hiç kimesne, kapuda, divanda, mecliste ve seyranda, Türk dilinden gayrı söz söylemeye... (Bugünden sonra hiç kimse, dergahta, divanda, mecliste ve sarayda, Türkçeden başka dil konuşmayacaktır)" Kaynak: Halktv

CHP lideri Özgür Özel Karaman'da konuşuyor Haber

CHP lideri Özgür Özel Karaman'da konuşuyor

Ekrem İmamoğlu'nun, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında Mart 2025'te tutuklanmasıyla CHP tarafından "İmamoğlu'na özgürlük" talebiyle başlatılan "Millet İradesine Sahip Çıkıyor" mitinglerinin 96'ncısı, Karaman Aktekke Meydanı'nda gerçekleştiriliyor. CHP Genel Başkanı Özgür Özel mitingde kalabalığa sesleniyor. CHP Genel Başkanı Özgür Özel, "Millet iradesine sahip çıkıyor" eylemlerinin 96'ncısı kapsamında Karaman'da, Aktekke Meydanı'nda halka seslendi. Özel'in konuşmasında öne çıkan başlıklar şu şekilde: "Karaman'ın güzel insanları Ermenek'e, Sarıveliler'e, Türkçe'nin başkentine, Karamanoğlu Mehmet Bey'in torunlarına merhaba. Kumpaslara direnmek için geldik. Karaman'a sarılmaya geldik. Karaman'a gireceğiz deyince orası AK Parti'nin kalesidir, dediler. Ama bugün burada bu meydanı görünce, meydana sığmayan Karamanlıları görünce iyi ki Karaman'a gelmişiz. Karaman kimsenin kalesi değildir; milletin kalesidir. Bu soğukta, köyünden, ilçesinden kalkıp gelen, Karaman tarihinin en büyük mitingini bize yaşatan Karaman'ın yiğit evlatlarına selam olsun. Son 30 yıldır maalesef Karaman'ı kazanamadık ama kusuru kendimizde aradık. Bundan sonra daha çok çalışacağız Karaman'ı da, Türkiye'yi de kazanacağız. Karaman MHP'li bir belediye başkanı seçti; biz kendisine de belediye meclis üyelerine de başarılar diliyoruz. Bu demokrasinin gereğidir ama kaybettiğin zaman oraya kayyum atarsan o demokrasi değildir. Bu ülkenin en sevileni Gazi Mustafa Kemal Atatürk, ülkenin üzerindeki işgali kaldırıp, vatanı kurtarıp tam başa geçecekken ona sordular ne yapacaksın diye? O da dedi ki: Bir Meclis kurduk. Meclis'i millet seçer ve millet ne derse onu yaparız dediler. İstese padişah da kral da olurdu. Ondan sonra Garp Cephesi Komutanı İsmet Paşa görevi ondan aldı. Çok partili rejime önem veriyordu. 14 Mayıs 1950'de sandığa gidildi. Millet karar verdi ve dedi ki millet, 'Bizi biraz Demokrat Parti yönetsin, Paşa biraz dinlensin' dediler. İsmet Paşa'ya, 'Her halde iktidarı onlara vermeyeceksin değil mi' dediler. Ama o, oğlu Erdal'a yazdığı mektupta, 'Bu benim en büyük yenilgim ancak en büyük zaferimdir aynı zamanda' dedi. Biz kaybedince asla çamur yapmayız, çirkef yapmayız, seçilmişlere darbe yapmaya, onları hapse atmaya kalkmayız. Demokrasi işte budur. Bu meydanı bugün dolduran da budur. Bu meydan bugün seçme, seçilme hakkına gelmiştir."

Milliyetçi İttifak senaryosu ankette dengeleri değiştirdi! Haber

Milliyetçi İttifak senaryosu ankette dengeleri değiştirdi!

Ankara kulislerinde son günlerde anket sonuçları ve ittifak ihtimalleri konuşulmaya başlandı. Nefes Gazetesi yazarı Aytunç Erkin’in köşesinde paylaştığı 208 sayfalık “Türkiye Gündemi” raporundan çarpıcı sonuçlar çıktı. 60 ilde 2 bin 255 kişiyle yapılan araştırmada, “Milliyetçi İttifak” senaryosu test edildi. Buna göre İYİ Parti, Zafer Partisi ve Anahtar Parti’nin birlikte seçime girmesi halinde toplam oy oranı yüzde 20,72’ye yükseliyor. Üç partinin ayrı ayrı girdiği tabloda ise toplam oran yüzde 16,34’te kalıyor. İttifak senaryosu yalnızca milliyetçi blokta değil, büyük partilerin oy dağılımında da dikkat çekici değişimlere işaret ediyor. İşte Nefes Gazetesi yazarı Aytunç Erkin’in bugünkü köşe yazısında yer alan ilgili bölüm: GÜNDEMAR’ın 208 sayfalık “Türkiye Gündemi” başlıklı raporunu ve araştırmasını okudum. 60 ilden 2 bin 255 yurttaşla görüşülmüş. Hangi parti ne kadar oy alıyor ya da cumhurbaşkanı adaylarının performansına geleceğim. ÜÇ PARTİ AYRI AYRI GİRERSE YÜZDE 16.34 ALIYOR İlk önce “Bu Pazar seçim olsa oyunuzu kime verirsiniz? (Kararsızlar dağıtıldıktan sonra)” sorusunun yanıtlarına bakalım. CHP’nin oy oranı yüzde 33.33, AK Parti yüzde 28.56 ile ikinci sırada. DEM Parti yüzde 9.38, Zafer Partisi yüzde 5.95, Anahtar Parti yüzde 5.82, MHP yüzde 5.35, İYİ Parti yüzde 4.54, Yeniden Refah Partisi yüzde 3.79, diğer partiler toplamda yüzde 2.15, Türkiye İşçi Partisi yüzde 1.13 oy oranında. Peki “Milliyetçi İttifak Senaryosu” yaşanırsa. Okuyalım: “Ocak 2025 Türkiye Gündemi araştırmasında olası bir Milliyetçi İttifak senaryosu test edilmiş ve katılımcılara, ‘İYİ Parti, Zafer Partisi ve Anahtar Parti’nin birlikte milliyetçi bir ittifak kurduğu bir seçimde oyunuzu hangi partiye verirsiniz?’ sorusu yöneltilmiştir. Bu durumda CHP’nin oy oranı yüzde 30,07’ye yükselirken, AK Parti yüzde 25.82 ile ikinci sıradadır. Milliyetçi İttifak yüzde 20.72, MHP yüzde 6.89, DEM Parti yüzde 9.41, Yeniden Refah Partisi yüzde 3.01, TİP yüzde 0.82, Diğer partiler yüzde 2.63 oy oranına sahiptir.” Bu noktada; Zafer Partisi, İYİ Parti, Anahtar Parti seçime ayrı ayrı girerse oy oranlarının toplamı 16.34. Ancak “Milliyetçi İttifak” kurulursa oy oranları 20.72 oluyor yani yüzde 4.38 artış sağlıyorlar. CHP’nin oyları yüzde 3.26, AKP’nin oyları yüzde 2.74, YRP’nin oyları yüzde 0.78 düşüyor. DEM oylarını koruyor. MHP de yüzde 1.54 oylarını artırıyor.

10 milyon kişiyi ilgilendiren müjde! Haber

10 milyon kişiyi ilgilendiren müjde!

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP), uzun süredir kamuoyunda tartışılan ev hanımlarına emeklilik hakkı tanınmasına yönelik düzenleme için harekete geçti. MHP Ordu Milletvekili Naci Şanlıtürk'ün öncülüğünde hazırlanan kanun teklifi Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne sunuldu. PRİMLER DEVLETTEN Teklife göre, sayıları 10 milyonu bulan ve herhangi bir geliri bulunmayan ev hanımları sosyal güvenlik sistemi içine dahil edilecek ve sigorta primleri devlet bütçesinden karşılanacak. Gerekçede, aile yapısının güçlendirilmesinin kadınların ekonomik ve sosyal açıdan desteklenmesiyle mümkün olacağı vurgulandı. Kadınların aile içindeki emeğinin sosyal güvenceyle desteklenmesinin sosyal devlet anlayışının bir gereği olduğu ifade edildi. ANNELERE AYLIK DESTEK Teklifte "annelik desteği" başlığı altında yeni bir model de yer aldı. Buna göre Türk vatandaşı annelere, çocukları 18 yaşını doldurana kadar her bir çocuk için net asgari ücretin dörtte biri oranında aylık ödeme yapılması planlanıyor. Düzenlemenin, çocukların refahını artırmayı ve aile bütçesine katkı sağlamayı amaçladığı belirtildi. 100 ÇALIŞANI OLAN İŞ YERLERİNE KREŞ ZORUNLULUĞU Kanun teklifinde çalışma hayatına yönelik düzenlemeler de bulunuyor. Buna göre 100 ve üzeri çalışanı bulunan iş yerlerinde çocuk bakımevi (kreş) kurulması zorunlu olacak. Bu iş yerlerinde çalışan ebeveynlerin çocukları kreş hizmetinden ücretsiz yararlanacak, çocuk başına düşen bakım giderinin yarısını ise devlet karşılayacak. Kreş bulunmayan iş yerlerinde işverenlere ebeveynlere bakım desteği sağlama yükümlülüğü getirilecek. Teklifin, Meclis komisyonlarında görüşüldükten sonra Genel Kurul gündemine gelmesi bekleniyor.

Bahçeli'den TBMM’deki kürsü işgaline sert tepki: O işgal anti demokratik ve faşizan! Haber

Bahçeli'den TBMM’deki kürsü işgaline sert tepki: O işgal anti demokratik ve faşizan!

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Cumhurbaşkanlığı Kabinesi’nde yapılan görev değişikliklerinin hukuki ve meşru olduğunu belirterek, TBMM Genel Kurulu’nda yeni bakanların yemin töreni sırasında yaşanan gerginlik nedeniyle CHP’yi sert sözlerle eleştirdi. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Adalet ve İçişleri Bakanlıklarında yaşanan görev değişikliğine ve TBMM Genel Kurulu’ndaki yemin töreni sırasında çıkan tartışmalara ilişkin yazılı bir açıklama yaptı. Kabinedeki değişikliğin, yürürlükteki Anayasa hükümleri ve Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin doğası çerçevesinde gerçekleştiğini vurgulayan Bahçeli, sürecin “son derece hukuki ve meşru bir çizgide” ilerlediğini ifade etti. Görevlerinden affını talep eden eski Adalet ve İçişleri Bakanlarına teşekkür eden Bahçeli, yerlerine atanan yeni bakanlara da başarı dileklerini iletti. "KÜRSÜ İŞGALİ 'ANTİ DEMOKRATİK'" TBMM Genel Kurulu’nda anayasal prosedür kapsamında gerçekleştirilen yemin merasimi sırasında yaşanan gerginliğe de dikkati çeken MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, özellikle Adalet Bakanı’nın yemin töreninde CHP’nin tutumunu eleştirdi. Bahçeli, kürsü işgaline kadar varan tavırların “anti demokratik” olduğunu savundu. CHP’nin tutumunun siyaset ve demokrasiyle bağdaşmadığını belirten Bahçeli, muhalefetin yaklaşımını da sert ifadelerle eleştirdi. Bahçeli, MHP'nin, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın takdir ve tasarruflarının yanında olduğunu ve atanan yeni bakanlara destek verdiğini vurgulayarak açıklamasını tamamladı.

Bursa Osmangazi Belediye Meclisi'nde Şubat ayı oturumu tamamlandı Haber

Bursa Osmangazi Belediye Meclisi'nde Şubat ayı oturumu tamamlandı

Bursa'da Osmangazi Belediyesi'nin Şubat ayı meclis toplantısı, meclis üyelerinin yoğun katılımıyla gerçekleştirildi. Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın'ın başkanlık ettiği toplantıda, mahalle sorunları, kentsel dönüşüm, afet hazırlıkları ve Ramazan ayına ilişkin hizmetler ele alındı. Adiviye ELBAŞ - gazeteabc / BURSA (İGFA) - Osmangazi Belediyesi tarafından meclis toplantı salonunda düzenlenen Şubat ayı meclis toplantısına, meclis üyeleri yoğun ilgi gösterdi. Osmangazi Meclisi'nde gündem maddeleri öncesinde parti grup sözcüleri söz aldı. AK Parti Grup Sözcüsü, Güneybayır Köyü’ndeki toplu taşıma eksikliklerini ve mahallelerdeki yol ve kaldırım sorunlarını gündeme getirdi. Ayrıca Ramazan ayı öncesinde belediyenin hizmet ve destek programlarına ilişkin bilgi talep etti. CHP Grup Sözcüsü, Lozan Mübadelesi’nin 103. yılı ve 2023 Kahramanmaraş depreminin yıl dönümü ile ilgili değerlendirmeler yaparak, Osmangazi’deki Afet Koordinasyon Merkezi ve Afet Köyü projelerinden bahsetti. Ayrıca Nusaybin’deki Türk bayrağı saldırısını kınadı, şehitleri ve milli direniş liderlerini andı. MHP Grup Sözcüsü ise, Uludağ’daki teleferik arızasını hatırlatarak vatandaşlara geçmiş olsun dilekleri iletti, otellerin denetim durumları hakkında soru önergesi sundu. Kentsel dönüşüm projelerinin aşamaları konusunda bilgi istedi ve Osmangazi'deki katı atık bedellerine adil bir düzenleme çağrısında bulundu. Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın, grup sözcülerinin eleştirilerine karşılık vererek, otel denetimleri, kentsel dönüşüm projeleri ve afet hazırlıkları hakkında bilgi paylaştı. Başkan Aydın, Osmangazi'deki 21 otelle ilgili olarak, geçen yıl yaşanan yangının ardından Bakanlık, Valilik ve İtfaiye Daire Başkanlığı’nın uyarıları doğrultusunda kapsamlı denetimler yapıldığını hatırlattı. Yangın Yönetmeliği'ne ve mevzuata uymayan tesisler için mühürleme ve ruhsat iptali uyguladıklarını belirtti. "Tanınan süre zarfında 16 otel eksiklerini giderip yeniden faaliyete geçti, eksikliklerini tamamlayamayan 5 otel ise hâlâ kapalıdır" diyen Başkan Aydın, denetimlerin düzenli olarak sürdüğünü ifade etti. Kentsel dönüşüm çalışmalarının öncelikli bir konu olduğunu, Çiftkurtlar bölgesindeki projede rıza oranının %90’ın üzerinde olduğunu açıkladı. Protokol süreci tamamlandığında hızlıca ihaleye çıkacaklarını ve 24 ay içinde projeyi bitirmeyi hedeflediklerini belirten Aydın, Altıparmak’taki dönüşüm çalışmalarının ise Büyükşehir Belediyesi ve akademik odalarla birlikte ilerlediğini aktardı. Başkan Aydın, Katı Atık Bedelinin yasal bir zorunluluk olduğunu ve temizlik hizmetlerinin sürekliliği için kullanıldığını ifade etti. Deprem sonrası yapılan yeniden inşa çalışmaları ve devlet varlığına dikkat çeken Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın, "Afetlere hazırlık kapsamında mahallelerimize afet ve acil durum müdahale istasyonları kurduk. Bu yerlerde acil ekipmanlardan temel ihtiyaçlara kadar her türlü donanım bulunmaktadır. Gönüllüler ve okullarımız için eğitimler düzenliyoruz. Bu istasyonların sayısını yıl sonuna kadar önemli ölçüde artırmayı hedefliyoruz. İlçemizde şu an 59 toplanma alanı bulunmaktadır. Bizim net bir anlayışımız var: Bahane değil, çözüm üretmek. Bürokratik engeller olsa da vatandaşımızın güvenliği için çalışmaya devam edeceğiz.” dedi. Toplantıda ayrıca 6 Şubat 2023’teki deprem sırasında asker ve özel harekât polislerinin sahadaki müdahalelerine dair tartışmalar da gündeme alındı. Görüşmeler sonrasında meclis gündem maddeleri oy birliği ile kabul edildi.

Bahçeli: Öcalan umuda, Ahmetler makama, Demirtaş yuvasına... Haber

Bahçeli: Öcalan umuda, Ahmetler makama, Demirtaş yuvasına...

Bahçeli konuşmasında Türkiye'deki süreçten CHP lideri Özgür Özel'in 'erken seçim' çağrılarına ilişkin açıklamalara ye verirken; grup toplantısını, "Anadolu huzura, Öcalan umuda, Ahmetler makama, Demirtaş yuvasına dönünceye kadar kararımız nettir" çıkışıyla bitirdi. Bahçeli'nin konuşmasında öne çıkanlar şöyle: "MHP ve Cumhur İttifakı bütün Türkiye'nin hatta Türk İslam dünyasının siyaset kutbudur. Üç hilal sadece bugünün değil, yarınların da partisidir. Türkiye tarihi bir eşikten geçiyor. Bizim çamur zihniyetlerine yüzümüz dönük, kapımız süngülüdür. Gerçek yüreklilik aklın ve ahlakın adalet çizgisinden sapmadan neticelenecektir. Gerçek yüreklilik bilek gücü veya kas birikimiyle değil, aklın ve ahlakın adalet çizgisinde sapmadan ve savrulmadan ilerleyişiyle tecelli edecektir. İşte böylesi bir erdeme ve bundan mütevellit erinç hâline müstakim bir tutumla müstahak olanlar, yaptıkları her işle, attıkları her adımla, ağızlarından çıkan her sözle hayranlık ve hürmet uyandıracak, yanlışın ve yanılgının boşluğuna da hiçbir zaman düşmeyeceklerdir. Terörsüz Türkiye hedeflerini sekteye uğratmak için bekliyorsa işbirlikçilerdir. Demokrasimizin, insan hakları politikalarını işbirliği ile geliştirmenin makul yollarını bulup hayata geçirmek önemlidir. Siyaset kurumunun itibar kaybının temel sebeplerinden biri olan seviyesiz, günü birlik söylemlerden uzak durulmalıdır. Cumhuriyet ile demokrasi birbirinin sigortasıdır. Türk milletinin hangi kökenden olursa olsun bütün mensuplarının kardeşçe yaşamasını teşvik etmek demokratik rejimin asli gerekçesidir. Demokrasimizin özgürlükleri ve insan hakları politikalarını el birliği ile geliştirmenin yollarını bulup hayata geçirmek önemli ve zorunludur. Siyaset kurumunun itibar kaybının sebeplerinden biri olan tutarsız söylemlerden uzak durulmalıdır. Siyasetçinin siyaseti zenginleştirme ve itibar kazandırma işlevi bulunmaktadır. Türk milletinin tüm mensuplarının kardeşçe yaşamasını temin etmek asli görevdir. Birliktelik ve dayanışma öneminin kabul etmeyenlerin, çatışmaya sürekli vurgu yapması anarşiye çanak tutmaktadır. "KÜRT KARDEŞLERİMİZLE YPG'Yİ YAN YANA GETİRMEK GAFİLLİKTİR" Hamasetin ilkesiz çekiciliği hakikat ve haysiyetin itibarlı çehresini gölgelerse, emin olunuz ki atılan hiçbir adımın, söylenen hiçbir sözün bağlayıcılığı ve kalıcılığı olmayacaktır. Türkiye’mizin geçtiği tarihî eşik, hepimize, özellikle siyaset müessesesine ve siyaset yapan zevata ihmal edilemez sorumluluklar yüklemektedir. Mâkeste buluşmak varken makusun tezgâhında bocalamak, akıl ve mantık ihlalinden başka bir şey değildir. Eğer taşımasını bildikten sonra insanda iki tür şuur hâli vardır. Birisi adalet şuuru, diğeri de tarih şuurudur. Kemale ermiş adalet şuuru bizi imanımızla bütünleştirip Allah’ın yolundan ayırmayacak, tarih şuuru ise vatan ve millet sevgisinin ana yatağı olacaktır. Deniz fenerini andıran, aydınlık bir meşaleyi çağrıştıran bu yatakta oluşacak ve ortaya çıkacak fikrî atılımın tanım ve tarifi de elbette ve kesinlikle milliyetçiliğin ta kendisidir. Kürt kardeşlerimizle YPG'yi yan yana getirmek gafilliktir. Suriye Cumhuriyeti’nde yeni bir denklem, yeni bir paradigma, yeni bir yapı oluşmuştur. Bu durum beklenen ve olması gereken bir gayedir, ayrıca devletin egemenlik haklarıyla, siyasal, toplumsal ve toprak bütünlüğüyle doğrudan ilişkilidir ve bunu destekleyen, tescilleyen bir gelişmedir. 30 Ocak 2026 tarihinde Şam yönetimi ile SDG ve YPG arasında, 10 Mart mutabakatı ile 18 Ocak mutabakatı temelinde kapsamlı bir ateşkes ve askerî ile idari yapıların Suriye Cumhuriyeti’ne aşamalı entegrasyonu hususunda anlaşmaya varılmıştır. Bu gelişme, Suriye’nin egemenliğinin güçlendirilmesi ve uzun vadeli istikrarın sağlanması açısından belirleyici ve memnuniyet verici bir kavşak noktasıdır. Devlet otoritesi sağlanmıştır. SDG-YPG’li teröristler bulundukları mevcut hatlardan çekilecek, hükümete bağlı birlikler Haseke ve Kamışlı merkezlerine konuşlanacaktır. SDG-YPG’ye bağlı üç tugaydan oluşan bir tümen kurulacak, Ayn el-Arab’daki silahlı unsurlar ise Halep’e bağlı birer tugay olarak yapılandırılacaktır. Askerî ve güvenlik entegrasyonunun tugaylar içinde bireysel bazda gerçekleştirileceği anlaşılmaktadır. Yapılan anlaşmanın uygulama süreci dün başlamıştır. ABDULLAH ÖCALAN ÇIKIŞI Suriye’de devlet içinde devletin olmayacağı, paralel bir ordunun hayalden ibaret kalacağı netleşmiştir. Artık komşu ülkemiz Suriye’nin haritası tek bir renge bürünmüş, Siyonist emperyalizme kiralık tetikçilik yapanlar işgal ettikleri alanlardan çıkarılmıştır. 27 Şubat 2025 tarihinde PKK’nın kurucu önderliği tarafından yapılan Barış ve Demokratik Toplum çağrısı, 337 gün sonra Suriye’de de müspet karşılığını bulmuş ve böylelikle çok önemli bir etap geçilmiştir. Onun bunun saçma sapan telkin ve tazyikine kapılmadan, su katılmamış mühtemelere aldırış etmeden, elimizi vicdanımıza koyup düşünelim ve sorgulayalım: PKK’nın kurucu önderliği 27 Şubat 2025 tarihinden itibaren verdiği tüm sözlerin ardında durdu mu? Durdu. Bölücü terör örgütünün lağvedilmesini ve silahların yakılmasını sağladı mı? Sağladı. 27 Şubat çağrısı PKK ile birlikte örgütün tüm bileşenleri için bağlayıcı oldu mu? Oldu. Madem maksat tahassül oldu, o hâlde bize düşen de PKK’nın kurucu önderliğine, DEM Parti’den tüm örgüt uzantılarına kadar saygı gösterilmesini istemek ve beklemektir. ÖZGÜR ÖZEL'İ HEDEF ALDI Nefreti aşılayanlar kaybedecek, fitneyi körükleyenler kaybedecek, ebedî Türk-Kürt kardeşliğini bozmayı planlayanlar kaybedecek, Kürt kardeşlerimizi malum terör örgütüyle bir ve eşit görenler kaybedecek, bölücü terör örgütünün Kürt kardeşlerimizi vesayet altında tutmasına hizmet edenler, bunu dileyenler ve bunu görmek için çılgına dönenler iki cihanda da yatacak yer bulamayacaklardır. Türk bizimdir, Kürt bizimdir. Türk milleti de biziz ve alayımızız. CHP Genel Başkanı’nın Suriye Devleti’nin terörle mücadelesini endişe verici bulması, Sayın Ahmed Şara’nın Suriye’nin tamamını temsil edemediğini dile getirmesi hüsran verici bir hezeyandır. Hesabı kalbinde taşıyan, aklını ve gönlünü YPG’ye kaptıran bu zatın ne sözü söz, ne de siyaseti mert ve millidir. Gürültü patırtı çıkarmanın siyaset olmadığını, laf ola beri gele türünden konuşmaların komik durumlara düşürdüğünü anlamalı ve kabullenmelidir. Dilinin altındaki baklayı çıkarmalı, Suriye’nin siyasî ve toprak bütünlüğünü sağlamasından dolayı uykularının kaçtığını da itiraf etmelidir. Merhum Ahmet Hamdi Tanpınar’ın sözlerinden esinlenerek söylüyorum ki, dünyaya baktığın zaman ayrı görür, kendi kendine kaldığın zaman ayrı düşünürsün, yıllarca tezat içinde bir tevile çırpınırsın. Ahlaken sorunlu siyaset zar atmaktan farksızdır. Gelecek olan da her zaman hep tektir. "ERKEN SEÇİM DİYE BİR ŞEY ASLA GÜNDEME ALINMAYACAKTIR" CHP Genel Başkanı’nın erken seçim ezberine takılması ve şahsıma beyhude çağrılar yapması tam bir siyasî ahmaklıktır. Seçimin ne zaman yapılacağı bellidir, erken seçim diye bir şey asla gündeme alınmayacaktır. CHP Genel Başkanı seçim kapısını aralamaya vursa da biz Cumhur İttifakı olarak arayacağımız kapının Türkiye’nin ve Türk Yüzyılı’nın cümle kapısı olduğunu biliyoruz. Anadolu huzura, Öcalan umuda, Ahmetler makama, Demirtaş yuvasına dönünceye kadar kararımız nettir."

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.