Hava Durumu

#Millî Eğitim

Haberin Analizi - Millî Eğitim haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Millî Eğitim haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

İstiklal Marşı'nı Arapça okuttular! Haber

İstiklal Marşı'nı Arapça okuttular!

Karaman’da Cahit Zarifoğlu İmam Hatip Ortaokulu öğretmen ve öğrencileri tarafından hazırlanan 12 Mart İstiklal Marşı’nın kabulü programı skandala sahne oldu. İSTİKLAL MARŞI'NI KARAMAN'DA ARAPÇA OKUTTULAR! Program dahilinde öğrenciler İstiklal Marşı’nın bir bölümünün Arapça tercümesiyle okunması tepki çekti. Sözcü’den Deniz Ayhan’ın haberine göre, şehrin en üst düzey protokolünün katıldığı tören Karaman İl Milli Eğitim Müdürlüğü’nün sitesinde yayımlanmasıyla gündem oldu. Etkinliğe Karaman Valisi Hayrettin Çiçek, Belediye Başkanı Savaş Kalaycı, Cumhuriyet Başsavcısı Tuba Ersöz Ünver, Karamanoğlu Mehmetbey Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmet Gavgalı, İl Jandarma Komutanı Albay Osman Saygılı, İl Emniyet Müdürü Mehmet Turhan, İl Milli Eğitim Müdürü Mehmet Çalışkan ve diğer mülki idari amirler ile öğretmenler katıldı. Törende sessiz kalan protokol üyelerinden henüz resmi bir açıklama da gelmezken, programın resmi kurumların dijital mecralarında yer bulması eleştirilerin dozunu artırdı. Törene katılan bazı veliler, milli marşın tercüme edilerek seslendirilmesinin marşın ruhuna ve resmiyetine aykırı olduğunu belirterek "Türk istiklalinin marşını Arapça okuyarak neyi hedefliyorlar" diye sordu. İstiklal Marşı'nın Arapça okunmasına tepki gösteren Eğitim-İş Genel Başkanı Kadem Özbay, uygulamanın münferit bir olay olarak görülemeyeceğini söyledi. Özbay, İstiklal Marşı’nın Türkiye Cumhuriyeti’nin bağımsızlık sembolü olduğunu hatırlatarak şu ifadeleri kullandı: “Hangi ülkenin ulusal marşı resmi törende başka bir dilde okunur? İstiklal Marşı bağımsızlık mücadelesinin sesidir. Arapça okunması basit bir tercih değil, Cumhuriyetin ortak sembollerine ve diline yönelik bir yaklaşımın göstergesidir. Anayasamıza göre marşımızın dili Türkçedir.” "DERDİNİZ NEYLE?" İYİ Parti'li Turhan Çömez, törendeki skandalın görüntüsünü paylaşarak "'Türk' çocuklarına, neden 'Arapça' İstiklal Marşı okutuyorsunuz? Derdiniz 'Türkçeyle' mi? Yoksa “İstiklal Marşıyla' mı?" diye sordu. CHP Karaman milletvekili İsmail Atakan Ünver, “Bu şuursuzluğun Türk Dilinin Başkenti Karaman’da vuku bulması ibretlik bir durum olmuştur” tepkisini gösterdi. CHP Karaman İl Başkanı Ahmet Recai Evcen, X hesabından yaptığı paylaşımla şunları ifade etti: "İstiklal Marşı bir şiir değildir, öyle önüne gelen istediği dilde okuyamaz. İstiklal marşı Türk Milletinin bağımsızlık andıdır. Bugün Türk Dilininin Başkenti Karamanda , 12 Mart İstiklal Marşı’nın Kabulü ve Mehmet Akif Ersoy’u Anma Günü programı kapsamında İstiklal Marşı'nı arapça olarak okutanları kınıyorum. Bu saygısızlık aynı zaman da İstiklal Marşının yazılabilmesi için canlarını feda eden Aziz Şehitlerimize ve Gazilerimize de yapılmıştır. Sorumluluların derhal cezalandırılması gerekmektedir." Karaman Gündem’in haberine göre, MHP Karaman İl Başkanı Muhammed Mustafa Gözel ise şunları söyledi: “İstiklal marşımız kabul edilemeyecek bir şekilde Arapça olarak telafuz edilmiştir. Arapça olarak anılmıştır. Bu eylem neresinden bakılırsa bakılsın milli şuurla özleşmeyen, destansı mazimize hitap etmeyen bir garabet olarak bugün kayda geçmiştir.” "TÜRKÇE'NİN BAŞKENTİ" KARAMAN "Türkçenin başkenti" olarak bilinen Karaman, bu unvanını 1277 yılında Karamanoğlu Mehmet Bey’in yayımladığı tarihi fermanla almıştır. Mehmet Bey’in; devlet işlerinde, sarayda ve sosyal hayatta Türkçeden başka bir dil konuşulmamasını emreden ünlü fermanı, Karaman’ı Türkçenin resmi dil ilan edildiği şehir haline getirmiştir. "Şimden girü, hiç kimesne, kapuda, divanda, mecliste ve seyranda, Türk dilinden gayrı söz söylemeye... (Bugünden sonra hiç kimse, dergahta, divanda, mecliste ve sarayda, Türkçeden başka dil konuşmayacaktır)" Kaynak: Halktv

7 yaşındaki öğrencinin kolu kırıldı: “Yarım saat ağladı, ambulans çağrılmadı” iddiası Haber

7 yaşındaki öğrencinin kolu kırıldı: “Yarım saat ağladı, ambulans çağrılmadı” iddiası

Ümraniye Can Gür İlkokulu'nda meydana gelen olayla birlikte akran zorbalığı konusu da dikkat çekmeye devam ediyor. İddiaya göre E.S.G. (7), 11 Şubat günü arkadaşı tarafından kasıtlı olarak çelme takılarak yere düşürüldü. Düşmenin etkisiyle E.S.G.'nin kolu kırıldı. Okul yönetiminin ise yaşanan olay üzerine aileyi bilgilendirmesine rağmen bu süre zarfında hiçbir şekilde ambulans çağırmadığı ve tedavi için harekete geçmediği öne sürüldü. Baba Canpolat Gezen, meydana gelen olay nedeniyle oğlunun büyük bir korku ve mağduriyet yaşadığını ve eğitimine evde devam etmek zorunda kaldığını belirtti. "Öğretmen bize haber veriyor fakat ambulansı aramıyor" "Oğlum okulda sınıftayken bir çocuk maalesef çelme takıyor ve oğlum düşüyor. Düşer düşmez de kolunu kırıyor maalesef. Kaldı ki çocuk o gün okula yarım kollu bir tişörtle gitmişti; yani kolunun kırıldığı ve şiştiği çok belli oluyor. Çocuk orada dakikalarca ağlıyor, bir süre sonra da öğretmeni bize haber veriyor; fakat bize haber verdikten sonra ambulansı aramıyor. Ben oraya vardığım zaman çocuğumun kolu çok fazla morarmış ve şişmişti, diğer koluyla da zaten net ayırt edilebiliyordu. Ve ağlamaktan çocuğun gözleri şişmişti, alelacele hemen acile götürdüm. Oğlum yolda giderken bana dedi ki, 'Baba ben yarım saattir ağlıyorum, öğretmen bana hiçbir şey yapmadı.' Bu çocuğun direkt kendi beyanı. Acile götürdüm hemen film çekildi, alçıya alındı. Sonrasında da Ümraniye Devlet Hastanesi'nde ameliyata aldılar." Öğretmen ambulansı aramadı, sadece 'Çocuğunuz kolunu tutuyor, ağlıyor, gelin' dedi Oğlunun kolunun kırıldığının fark edilmesine rağmen ambulansın çağrılmadığını öne süren Gezen, şu şekilde konuştu: "O öğretmen bir ambulans çağırabilirdi. Arayıp 'Alo' diyorsun 5 dakikaya ambulans geliyor. Şurada bir kedi yaralansa merhamet ediyoruz değil mi? Benim derdim sadece kendi çocuğum değil; başka okullarda da böyle şeyler olmasın istiyoruz. Biz onlara bir can emanet ediyoruz ve veliye sadece haber verip sorumluluğu üzerinden atamazlar. CİMER'e yazdım, İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü'ne gittim dilekçelerimi verdim, bu okuldan davacıyım. Çünkü öğretmen bana sadece 'Çocuğunuz kolunu tutuyor, ağlıyor, gelin' dedi, bu kadar. 'Akran zorbalığı' diyemiyorum ama 'Bana bilerek çelme taktı' diyor. Biz çocuktan davacı değiliz tabii ki sonuçta 7 yaşında, böyle şeyler olabilir. Sadece annesinin babasının onu ikaz etmesi lazımdı." "Okula gittiği zaman çocuğumun o sınıfta olmasını istemiyorum" Oğlunun eğitimine ara vermek durumunda kaldıklarını belirten Gezen devamındaki süreçle alakalı ise, "Karşı tarafın ailesinden beni arayan olmadı, onlara da ayrıca kırgınız. En azından hastaneye gelebilirlerdi ya da sorabilirlerdi değil mi? Sanki olay tamamen örtbas edildi. Evet çocuk bir hata yapıp çelme takmış, çocuğumu düşürmüş ve kolu kırılmış ama esas ondan sonraki sorumluluk okulda ve büyüklerde değil mi? Böyle bir şey asla olmadı. Oğlum iki ay okula gidemeyecek. Şu anda evde, eğitimine de ara vermemiz gerekecek mecburen. Ama işte sonrasında o okulda nasıl devam edebilecek? Okula gittiği zaman ben çocuğumun o sınıfta olmasını istemiyorum, öğretmeni görmesini de istemiyorum" ifadelerini kullandı. "Sözüm sadece bu ihmali yapan kişilere" Son olarak Gezen, okul yönetimlerine yönelik bilinçlendirme ve farkındalık çalışmaları yapılmasını talep ederek, "Elbette ki öğretmenlerimize saygı duyuyorum, bu herkes için geçerli değil. Mutlaka vicdanlı ve rahmetli binlerce öğretmenimiz vardır, onlardan Allah razı olsun. Sözüm sadece bu ihmali yapan kişilere. Belki bundan sonrasında okullarda bununla alakalı bir bilinçlendirme yapılabilir. Yani böyle bir şey olmuş, bakın müdahale edilmemiş ve ambulans çağırılmamış gibi, okullarımızda böyle bir eğitim verilmesi ve farkındalık oluşturulmasını talep ediyorum, faydalı olacaktır" dedi.

Devlet Bahçeli'den sert açıklamalar Haber

Devlet Bahçeli'den sert açıklamalar

Bahçeli'nin konuşmasından öne çıkanlar şöyle; MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI'NIN RAMAZAN GENELGESİ "Ramazan ayı bizi biz yapan milli ve manevi değerlerin şah damarıdır. Ramazan ayını yeni yetişen nesillere öğretmek hepimizin görevidir. Bundan rahatsızlık duyan köksüzler vardır. Çocuklarımızı düşünmeyelim mi? Geleceğimiz için kaygılanmayalım mı? Milli Eğitim Bakanlığı, Ramazanla ilgili bir genelge yayınlamıştır. 'Kabede hacılar hu der Allah' ilahisini söyleyen miniklerimizi gönülden alkışlıyoruz. Genelgede ifade edildiği üzere modelin merkezinde erdem, değer çerçevesi esastır. Bu genelgenin neresi yanlıştır? Türkiye'nin Talibanlaştığında dair en küçük bir delil var mıdır? Ramazan ayı etkinliklerine Talibanlaşma diyerek yaygara koparanlar hakiki manada yobaz değil midir? Ramazan şenliklerinin neresinde sakınca vardır? Bunlarda hiç mi utanma duygusu kalmadı. CHP Genel Başkanı ve İslam karşıtlığında birleşen yönetici tayfası anlatsın da görelim. Din düşmanı olmayıp yalnızca İslam düşmanlığında mevziye giren çürük aydınlar ne istediklerini açık yüreklilikle söylesinler. Samimi faaliyetlerinin neresi laiklikle çelişiyor. Yabancı ülkelerde her pazar kiliseye giden çocukları meseleyi yapmayanlara nasıl sessiz kalalım. Hiç mi utanma duygusu kalmadı? Diyorlar ki şeriatçı dayatmaları reddediyoruz. Alayınız karanlıksınız, karanlıktasınız haberiniz yok. Türkiye'de gerici bir kuşatma varmış. Allah'a iman etmek gericilikse biz de gericiyiz.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.