Hava Durumu

#Müşteki

Haberin Analizi - Müşteki haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Müşteki haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Bursa'da ATIŞ Yapı soruşturmasında iddianame hazırlandı Haber

Bursa'da ATIŞ Yapı soruşturmasında iddianame hazırlandı

Bursa Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında hazırlanan 457 sayfalık iddianame Bursa 50. Asliye Ceza Mahkemesince kabul edildi. İddianame, bir müştekinin, Nilüfer ilçesinde söz konusu firmadan satış vaadi sözleşmesiyle daire aldığı, şirketin konkordato ilan etmesiyle taşınmazın hazineye aitken toplu konut projesi kapsamında ön alım hakkıyla Bursa Büyükşehir Belediyesine trampa (bir taşınmazın başka bir taşınmazla değiştirilmesi) yoluyla intikal ettiği, üzerinde kat irtifakının hiç kurulmadığı, şirket yetkililerinin Bursa Büyükşehir Belediyesinin malik olduğu taşınmazda malik gibi hareket ederek müştekiyi ve birçok kişiyi hileli hareketlerle aldatıp haksız menfaat temin edildiğini belirtmesi üzerine Cumhuriyet Başsavcılığınca Atış Yapı Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi hakkında soruşturma işlemlerine başlanıldığı belirtildi. İddialara ilişkin Tapu ve Kadastro Bölge Müdürlüğünden gelen yazıda, arsaların mülkünün tamamının Bursa Büyükşehir Belediyesine ait olduğu belirtildi. Dolandırıcılık faaliyeti kapsamında işlenen suçlara yer verilen iddianamede, "Carrefour" projesiyle ilgili yapılan çalışmalarda müştekilerin taşınmaz satışıyla ilgili sözleşmeye göre açılan "Hasılat Hesabı"nın ödeme yeri olarak gösterildiği, bunun arsa sahibinin bilgisi olmadan değiştirilemeyeceği, satış bedelleriyle sair gider ve gelirlerin, taraflar adına açılan müşterek hesap dışında başkaca bir hesaba yönlendirilemeyeceği, kayıt dışı elden tahsilat yapılamayacağı belirtildiği vurgulandı. Buna rağmen, müştekilerin beyanları da dikkate alındığında satışı yapılan taşınmazlara ait ödemeleri elden ve banka hesabı üzerinden firmaya ve onların yönlendirdiği hesaplara yaptıkları, taşınmaz satışıyla ilgili Atış Yapı firmasının mülk sahibi olan Baınbrıdge Gayrimenkul Ticaret Anonim Şirketinin bilgisi dışında proje üzerinden satış yaptığı da dikkate alındığında, "Carrefour" projesinde müşteki şahıslara yapılan taşınmaz satışının "nitelikli dolandırıcılık" suçunu oluşturduğu kaydedildi. İddianamede Bursa Büyükşehir Belediyesi tarafından satış sözleşmesi 2024 yılında feshedildikten sonra mülkü halen belediyeye ait olan taşınmaz üzerinde yapılması planlanan "Smart 5" projesinde firma tarafından gerçekleştirilen taşınmaz satışının da "nitelikli dolandırıcılık" suçunu oluşturduğu belirtildi. Müştekilerin ifade ve ödeme işlemlerine yer verilen iddianamenin hukuki değerlendirme kısmında, firmaya ait bazı projeler üzerinde yapılması planlanan arsaların satışının Bursa Büyükşehir Belediyesi tarafından farklı tarihlerde feshedildiği, projelere ait satış sözleşmelerinin, arsa ihalesinin fesih sonrası yapıldığı kaydedildi. Smart 1,2,3 ve Babylon Projesi ile ilgili yapılan çalışmalarda, firmanın müştekilerle imzalanan sözleşmede belirtilen edimlerini yerine getirme hususunda ifa kabiliyetinin bulunmadığı, sanıkların firmaların mali durumunun yetersiz olduğunu ve sözleşmede belirtilen edimleri yerine getiremeyeceklerini en baştan beri bilmelerine rağmen, sırf maddi menfaat temin etmek amacıyla hileli hareketlerle müştekilerden ödemeler aldıklarının anlaşıldığı ifade edildi. Atış Yapı Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti'nin tek ortağının Hüsamettin A. olduğu, Ahmet A. ve Ercan T'nin müdürlüklerinin, şirketlere TMSF'nin kayyım olarak atanmasına sürecine kadar devam ettiği, Atış Gayrimenkul Pazarlama Limited Şirketinin tek ortağının Ahmet A. olduğu, müdür olarak Ahmet A. ve Ercan T'nin müdürlüklerinin şirketlere TMSF'nin kayyım olarak atanmasına sürecine kadar devam ettiği kaydedildi. Metin A'nın ise ilgili firmalarda mimar olarak çalıştığı, dijital materyal ön inceleme raporlarına göre müştekileri taşınmaz almaları konusunda yönlendirdiği, sanıkların fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ettikleri ve iştirak halinde hileli hareketlerle maddi menfaat temin etmek suretiyle "nitelikli dolandırıcılık" suçunu işledikleri, bununla birlikte gerçek içtima kuralı gereği şüphelilerin her bir eylem için ayrı ayrı sorumluluklarının bulunduğu iddianamede yer aldı. Cumhuriyet savcısı sanıkların, "tacir veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden kişilerin ticari faaliyetleri sırasında; kooperatif yöneticilerinin kooperatifin faaliyeti kapsamında dolandırıcılık" suçundan 534'er kez 10 yıla kadar hapisle cezalandırılmasını, suçun 3 veya daha fazla kişi tarafından birlikte işlenmesi nedeniyle verilecek cezaların yarı oranında artırılmasını istedi. Sanıkların yargılanmasına nisan ayında başlanacak. Olay Bursa Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında, Bursa İl Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Şube Müdürlüğü ekiplerince Hüsamettin A, Ahmet A, Ercan T. ve Metin A. gözaltına alınmıştı. Adliyeye sevk edilen şüphelilerden Hüsamettin A, Ahmet A. ve Ercan T. tutuklanmış, Metin A, adli kontrol şartıyla serbest bırakılmıştı. Soruşturma kapsamında şüphelilere ait gayrimenkullere, araçlara, banka ve kripto para hesaplarına el konulmuştu. Ayrıca bu kişilere ait 2 şirkete Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonunca (TMSF) kayyum atanmıştı. Kaynak: AA

Yenidoğan savcısı Yavuz Engin'e tehdit davasında karar Haber

Yenidoğan savcısı Yavuz Engin'e tehdit davasında karar

'Yenidoğan Çetesi' soruşturmasını yürüten Cumhuriyet Savcısı Yavuz Engin'i makamında tehdit eden Mustafa Kemal Zengin'in de aralarında bulunduğu 13 sanık hakim karşısına çıktı. Bakırköy 21. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen duruşmaya, tutuklu sanık Mustafa Kemal Zengin ve başka bir suçtan tutuklu bulunan sanık Muhammed Emin Orhan, Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla katıldı. Duruşmada Aylin Arslantatar'ın da aralarında bulunduğu 5 tutuksuz sanık, müşteki Beyda Nur Danış ve taraf avukatları da hazır bulundu. "YAVUZ BENİM ARKADAŞIM" Tutuksuz sanık Aylin Arslantatar savunmasında, "Yavuz Engin beni Büyükçekmece Adliyesi'ne çağırdı. Ben ona zarar gelmesin diye onu uyardım. Yine olsa yine korurum Yavuz benim arkadaşım. İşlemediğim bir suçtan dolayı sanık kürsüsündeyim" dedi. Tutuklu sanık Mustafa Kemal Zengin ise savunmasında, "Dosyanın sanığı değil mağduruyum. Savcının yanına 'Yenidoğan çetesi'ndeki sanıklardan biri olan Tuğçe Toptemel'in tahliyesi için değil yapılan bir haksızlık için gittim. Üzerime atılı suçlamaları kabul etmiyorum ve tahliyemi talep ediyorum" dedi. Avukat beyanlar sonrası son sözleri alınan sanıklar hakkında beraat talep etti. 5 YIL 6 AY HAPİS CEZASI Kararını açıklayan mahkeme heyeti tutuklu sanık Mustafa Kemal Zengin'in 'Görevi yaptırmamak için direnme' suçundan 3 yıl 6 ay, müşteki Halil Emre Yılmaz'a yönelik 'Kişisel verileri hukuka aykırı ele geçirme' suçundan ise 2 yıl hapis cezasıyla cezalandırılmasına karar verdi. Mustafa Kemal Zengin hakkında 5 yıl 6 ay hapis cezasına hükmedildi. Tutuksuz sanık Aylin Arslantatar'ın müşteki Halil Emre Yılmaz'a yönelik 'Kişisel verileri hukuka aykırı ele geçirme' suçundan 1 yıl 8 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına karar verilirken, hükmün açıklanması geri bırakıldı. Diğer yandan tutuklu sanık Mustafa Kemal Zengin'in tutukluluk halinin devamına karar verilirken, 11 sanık ise suçlamalardan beraat etti.

Kimlik bilgileri çalındı, hayatı altüst oldu: Suçlar başkasının, davalar onun Haber

Kimlik bilgileri çalındı, hayatı altüst oldu: Suçlar başkasının, davalar onun

Gemlik ilçesinde oturan K.D. (18), Gizem Y.’nin kimlik bilgilerini ele geçirdi. İstanbul’da karıştığı 3’ü hırsızlık, 1’i ise küçük yaştaki çocuğa cinsel istismar suçlarından yakalanan K.D., güvenlik güçlerine kimlik kartını kaybettiğini söyleyip kendisini Gizem Y. olarak tanıttı ve T.C. kimlik numarasını verdi. Olay, Pamukkale Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Fransız Dili ve Edebiyatı Bölümü 1’inci sınıf öğrencisi Gizem Y.’nin, 2024 Ocak ayında Gemlik’teki evine gelen mahkeme celbiyle ortaya çıktı. İstanbul’daki bir giyim mağazasındaki hırsızlık olayıyla ilgili tebligat karşısında şoke olan Gizem Y., ailesiyle birlikte avukat Kemal Kapar’dan yardım istedi. SUÇUNU KABUL EDİNCE GERÇEK GİZEM BERAAT ETTİ Avukat Kemal Kapar, yaptığı araştırmada müvekkili Gizem Y. hakkında hırsızlık ve küçük yaştaki çocuğa cinsel istismar suçlarından kayıt bulunduğunu ve bazı dosyalarda Marmara Kadın Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nda tutuklu göründüğünü tespit etti. Gizem Y. ise yaşadığı psikolojik yıpranma nedeniyle üniversite eğitimine ara vermek zorunda kaldığını belirtti. Kapar, müvekkilinin camide namaz kılan bir kişinin çantasından cüzdan çaldığı iddiasıyla yargılandığı İstanbul 12’nci Asliye Ceza Mahkemesi’ndeki duruşmaya katıldı. Duruşmada, gerçek kimliğini gizleyerek Gizem Y. olduğunu söyleyen tutuklu sanık K.D. suçunu itiraf edince, gerçek Gizem Y. beraat etti. GÖZALTINA ALINAN ŞÜPHELİ YİNE GİZEM’İN KİMLİĞİNİ VERDİ İstanbul’da toplu taşıma aracında bir erkekle tartışan kadın şüpheli, Gizem Y.’nin kimlik bilgileriyle karşı taraftan şikayetçi olunca bu kez de dosyada müşteki olarak yer aldı. Bugüne kadar hakkında 6 dava açılan Gizem Y.’nin 4 dosyası beraatle sonuçlanırken, biri şikayetçi, biri sanık olduğu 2 dosya sürüyor. Son olarak Samsun’daki bir eve düzenlenen uyuşturucu operasyonunda metamfetaminle yakalanan kadın şüpheli de polise Gizem Y.’nin kimlik numarasını verdi. Şüpheli, savcılık sorgusunun ardından 1 yıl tedavi ve denetimli serbestlik şartıyla serbest bırakıldı. Gizem Y. ise hakkında başlatılan yeni soruşturmayı evine gelen tebligatla öğrendi. “KİMLİK BİLGİLERİMİ UZAKTAN BİR AKRABAM ÇALDI” Psikolojik olarak çok yıprandığını söyleyen Gizem Y., sürecin 2023 yılında uzak bir akrabasının kimlik bilgilerini çalmasıyla başladığını belirtti. Akrabasının karakolda kendi adına ifade verdiğini, hastane kayıtları oluşturduğunu ve adına otobüs biletleri aldığını söyleyen genç kız, daha sonra kaldığı Çocuk Esirgeme Kurumu yurdunda arkadaşlarına kimlik bilgilerini dağıttığını anlattı. Bu kişilerin kimlik bilgilerini karakollarda, hastanelerde ve cezaevlerinde kullandığını söyleyen Gizem Y., bu nedenle adına çok sayıda dosya açıldığını ve sürecin hâlâ devam ettiğini belirtti. “SAMSUN’A HİÇ GİTMEDİM” Son gelen tebligatla büyük şok yaşadığını söyleyen Gizem Y., şöyle konuştu: “Tebligatı açtığımda Samsun’da uyuşturucuyla yakalandığımı ve adıma karar verildiğini gördüm. Hayatımda hiç Samsun’a gitmedim. Kimseyi tanımıyorum. Buna rağmen test sonuçları e-Nabız sistemimde pozitif görünüyor ve tebligat geliyor.” “DERSLERİME ODAKLANMAM GEREKEN DÖNEMDE ADLİYEDEYDİM” Yaşadıkları nedeniyle eğitim hayatına ara verdiğini söyleyen Gizem Y., psikolojik olarak yıprandığını, sürekli karakol ve adliyelere gitmek zorunda kaldığını ve bu yüzden Denizli’deki üniversite kaydını sildirdiğini belirtti. Kimlik tespitinin yeterince titiz yapılmadığını savunan genç kız, çoğu zaman fiziki kimlik istenmediğini, parmak izi alınmadığını ve sistemdeki fotoğrafların kontrol edilmediğini söyledi. AVUKAT KAPAR: “İHMAL DEVAM EDİYOR” Avukat Kemal Kapar ise kimlik tespitinin beyana dayalı yapılmasının ciddi mağduriyetlere yol açtığını belirterek, sürecin sadece kollukta değil adliye ve sağlık kurumlarında da aynı şekilde devam ettiğini ifade etti. Adli sicilin yanı sıra sağlık kayıtlarının da etkilendiğini vurgulayan Kapar, “Uyuşturucu testleri bile sistemde pozitif görünüyor. Bu yalnızca Gizem’in değil, toplumun güvenlik sorunu” dedi. “SANIK OLMASI YETMİYOR, BİR DE ŞİKAYETÇİ YAPIYORLAR” Kapar, kimlik bilgilerinin başkaları tarafından rahatlıkla kullanıldığını, bu kişilerin Gizem adına suç işlemekle kalmayıp şikayetçi bile olabildiklerini söyledi. Gerçek kimliğin mahkemeye anlatılmasının aylar sürdüğünü ifade etti.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.