Hava Durumu

#Nato

Haberin Analizi - Nato haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Nato haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Milli Savunma Bakanlığı: İran'dan ateşlenen balistik füze Hatay'a düştü Haber

Milli Savunma Bakanlığı: İran'dan ateşlenen balistik füze Hatay'a düştü

Milli Savunma Bakanlığı’ndan yapılan açıklamaya göre, İran’dan ateşlenen bir balistik mühimmat Irak ve Suriye hava sahasını geçerek Türkiye’ye yöneldi. Tespit edilen mühimmat, Doğu Akdeniz’de konuşlu NATO hava ve füze savunma unsurları tarafından zamanında angaje edilerek havada etkisiz hale getirildi. Bakanlığın açıklaması şöyle: İran’dan ateşlenip Irak ve Suriye hava sahasını geçtikten sonra Türk hava sahasına yöneldiği tespit edilen bir balistik mühimmat, Doğu Akdeniz’de konuşlu NATO hava ve füze savunma unsurları tarafından zamanında angaje edilerek etkisiz hâle getirilmiştir.Hatay ili Dörtyol ilçesinde düşen mühimmat parçasının, söz konusu tehdidin havada imha edilmesi sonrasında önleme yapan hava savunma mühimmatına ait olduğu tespit edilmiştir. Olayda herhangi bir can kaybı veya yaralanma söz konusu değildir.Ülkemizin ve vatandaşlarımızın güvenliğini sağlamak konusundaki irademiz ve kapasitemiz en üst seviyededir. Türkiye bölgesel istikrar ve huzurdan yana taraf olurken kimden ve nereden gelirse gelsin topraklarının ve vatandaşlarının güvenliğini sağlamaya muktedirdir.Topraklarımızın ve hava sahamızın savunulmasına yönelik her türlü adım kararlılıkla ve tereddütsüz atılacaktır. Ülkemize yönelik her türlü hasmane tutuma karşı cevap verme hakkımızın mahfuz olduğunu hatırlatıyoruz.Tüm taraflara, çatışmaların bölgede daha da yayılmasına neden olacak adımlardan uzak durma uyarısında bulunuyoruz. Bu kapsamda NATO ve diğer müttefiklerimizle istişare içinde olmayı sürdüreceğiz.Kamuoyuna saygıyla duyurulur. Öte yandan Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran da X hesabı üzerinden gelişmeyle ilgili şu sözlere yer verdi: 'İran’dan ateşlenip Irak ve Suriye hava sahasından geçerek Hatay bölgesinden hava sahamıza yönelen bir füze, NATO hava savunma sistemleri tarafından imha edilmiştir. Önleyici bir füzenin parçası Hatay Dörtyol’da açık bir alana düşmüş olup, herhangi bir can kaybı ya da yaralanma yaşanmamıştır.Kurumlarımız, süreci anlık ve tam bir eş güdüm içerisinde takip etmiştir. Ülkemizin ve aziz milletimizin güvenliğini sağlama konusundaki irademiz ve kapasitemiz en üst seviyededir. Topraklarımızın ve hava sahamızın savunulmasına yönelik gerekli her türlü adım tereddütsüz atılacaktır. Karşılaşılabilecek hasmane tutumlara yönelik uluslararası hukuk çerçevesinde gerekli karşılık verilecektir. Bu süreçte NATO ve müttefiklerimizle istişare ve iş birliği sürdürülecektir.Tüm taraflara, bölgede gerilimi artıracak ve çatışmaların daha geniş bir alana yayılmasına yol açabilecek adımlardan uzak durması yönündeki uyarımızı yineliyoruz. Tarafların sorumluluk bilinciyle hareket etmesi büyük önem taşımaktadır.Bu süreçte medya kuruluşlarımızdan ve sosyal medya kullanıcılarından daha hassas hareket etmelerini; teyide muhtaç, kamuoyunu paniğe sevk edebilecek ve dezenformasyon içerebilecek haber ve paylaşımlara itibar etmemelerini özellikle rica ediyoruz. Resmî makamlarımız tarafından yapılan açıklamalar dışındaki bilgi ve paylaşımlara karşı dikkatli olunması önem arz etmektedir.Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın her vesileyle vurguladığı üzere, Türkiye bölgede barışın, istikrarın ve diyalogun hâkim olması için yoğun bir diplomatik çaba yürütmektedir. Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde ülkemiz, gerilimin tırmanmaması, sivillerin korunması ve sorunların uluslararası hukuk temelinde, barışçıl yollarla çözülmesi için aktif bir rol üstlenmektedir.Bu tür gelişmeler karşısında milletçe sergileyeceğimiz birlik, beraberlik ve dayanışma en büyük gücümüzdür. Devletimiz tüm kurumlarıyla görev başındadır.Türkiye, bölgede tansiyonun düşürülmesi ve sorunların barışçıl yollarla çözümü için üzerine düşen sorumluluğu yapıcı bir anlayışla yerine getirmeye devam edecektir'

Rusya NATO'nun şifreli verilerini ele geçirdi Haber

Rusya NATO'nun şifreli verilerini ele geçirdi

İngiliz Financial Times (FT) gazetesi, Avrupa'daki istihbarat ve güvenlik kaynaklarına dayandırdığı haberinde, Rusya'nın uzay alanındaki "casusluk" çalışmalarını detaylandırdı. Haberde yetkililerin, Rusya'ya ait iki uzay aracının Avrupa'nın stratejik uydularının bağlantısını keserek verileri ele geçirdiğine inandıkları ifade ediliyor. Bu saldırıların, Rusya'nın Ukrayna'yı işgal etmesinin ardından Batı ile tırmanan gerginlik sürecinde arttığı vurgulanıyor. RİSKLİ YAKLAŞIM VE SİNYAL İSTİHBARATI Batılı askeri ve sivil uzay kurumları, "Luch-1" ve "Luch-2" isimli iki Rus cihazını birkaç yıldır takip ediyor. Bu cihazların, İngiltere, Avrupa, Afrika ve Orta Doğu'nun büyük kesimine hizmet sağlayan yer sabit yörüngedeki (GEO) uydulara tehlikeli derecede yaklaştığı kaydedildi. Almanya Silahlı Kuvvetleri Uzay Komutanlığı Başkanı Tümgeneral Michael Traut, FT'ye yaptığı açıklamada, her iki uzay aracının da "sinyal istihbaratı" (sigint) görevi yaptığından şüphelendiklerini belirtti. Traut’a göre, Rus araçları Batılı iletişim uydularına yakın durarak veri trafiğini dinlemeyi amaçlıyor. Yüksek rütbeli bir Avrupa istihbarat yetkilisi, Luch cihazlarının, yer istasyonlarından uydulara gönderilen dar veri huzmelerine sızdığını öne sürdü. ŞİFRESİZ TALİMATLAR VE SABOTAJ TEHLİKESİ Yetkililerin en büyük endişesi, Avrupa uydularına gönderilen "talimat verilerinin" şifrelenmemiş olması. Çoğu uydunun yıllar önce, ileri şifreleme yetenekleri veya yerleşik bilgisayarlarla donatılmadan fırlatıldığına dikkat çekiliyor. Bu durum, tehdit unsurlarının talimat verilerini ele geçirerek uyduları savunmasız bırakma riskine yol açıyor. Uzmanlar, Rusya'nın bu verileri kullanarak yer operasyonlarını taklit edip uydulara sahte komutlar iletebileceğini, yörünge düzeltmeleri için motor ateşlenmesine dair yanlış komutlar göndererek tehlikeli sonuçlar doğurabileceğini belirtiyor. Böylesi bir durumda uyduların yörüngeden çıkması, uzayın derinliklerine kayması veya Dünya'ya düşmesi mümkün. 'MODERN TOPLUMLARIN ZAYIF NOKTASI' Rusya'nın deniz altı internet ve enerji kablolarına yönelik sabotaj girişimleri gibi "hibrit savaş" stratejilerini uzaya taşıdığı yönündeki endişeler artıyor. Almanya Savunma Bakanı Boris Pistorius, geçtiğimiz eylül ayında yaptığı bir konuşmada uydu ağlarını "modern toplumların zayıf noktası" olarak tanımlayarak, "Onlara saldıran herkes, sadece bir ülkeyi değil, tüm dünyayı felç edebilir" uyarısında bulunmuştu. Rusya'nın uzay casusluğu faaliyetlerinin, Çin ve ABD'ye kıyasla daha agresif olduğu ve uyduları "stalklama" (gizli takip) konusunda daha ileri bir düzeyde olduğu belirtiliyor. NATO OPERATÖRLERİ HEDEF ALINMIŞ Yörünge verileri ve yer tabanlı teleskop analizleri, Rus uzay araçlarının hedeflerine haftalarca yakın mesafede kaldığını ortaya koyuyor. Özellikle 2023'te fırlatılan Luch-2, bugüne kadar 17 Avrupa uydusuna yaklaştığı rapor edildi. ABD merkezli Slingshot Aerospace firmasının verilerine göre, Luch-2, halen Avrupa ve Afrika'ya hizmet sağlayan devasa bir yer sabit uydu olan Intelsat 39'un yakınında konumlanmış durumda. Fransız uydu takip şirketi Aldoria'nın kıdemli analisti Norbert Pouzin, "Aynı organizasyonları, aynı operatörleri ziyaret ediyorlar. Tümü NATO tabanlı operatörler," diyerek Rusya'nın belirli amaç doğrultusunda koordineli hareket ettiğine işaret etti. YENİ FIRLATMALAR VE LUCH-1'İN AKIBETİ Rusya'nın uzaydaki keşif faaliyetlerini artırdığı haberinde altı çizilirken, geçen yıl Cosmos 2589 ve Cosmos 2590 isimli iki yeni uydunun da yörüngeye gönderildiği bilgisi paylaşıldı. Ancak Luch-1'in artık işlevsiz olabileceği belirtiliyor. 30 Ocak'ta yapılan gözlemler, uydudan gaz sızıntısı olduğunu ve kısmen parçalandığı ihtimali üzerinde duruluyor.

MHP'li Karakoç Dora, Trump ile Zelenskiy görüşmesini değerlendirdi Haber

MHP'li Karakoç Dora, Trump ile Zelenskiy görüşmesini değerlendirdi

MHP Kahramanmaraş Milletvekili Doç. Dr. Zuhal Karakoç Dora, ABD Başkanı Donald Trump ile Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy arasındaki görüşme ile ilgili değerlendirmede bulundu. Tural ŞAHBAZLI / KAHRAMANMARAŞ (İGFA) - ABD Başkanı Donald Trump ile Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy arasındaki görüşmenin diplomatik bir krizle sonuçlandığını belirten MHP Kahramanmaraş Milletvekili Doç. Dr. Zuhal Karakoç Dora, bu gelişmenin Avrupa güvenliği, NATO’nun geleceği, Ortadoğu’daki dengeler ve ABD-Çin rekabeti açısından önemli sonuçlar doğuracağını vurguladı. Doç. Dr. Zuhal Karakoç Dora, Trump yönetiminin Ukrayna politikalarındaki değişimin Avrupa Birliği’nin güvenlik stratejilerinde köklü dönüşümlere yol açacağını belirterek, NATO’dan bağımsız bir Avrupa güvenlik yapısının gündeme gelebileceğini ifade etti. Almanya ve Fransa’nın öncülüğünde bir Avrupa Güvenlik Konsepti oluşturulması fikrinin tekrar tartışılabileceğine dikkat çeken Vekil Karakoç Dora, bu durumun transatlantik ilişkilerde yeni bir dönemi beraberinde getirebileceğini söyledi. Ortadoğu’daki güç dengelerine de değinen Milletvekili Karakoç Dora, ABD’nin Ukrayna’dan desteğini çekmesi halinde İsrail ve Suudi Arabistan arasındaki normalleşme sürecinin hızlanabileceğini ve İran’a karşı yeni stratejilerin devreye girebileceğini dile getirdi. Ayrıca, Trump’ın Ukrayna’ya desteğini sınırlandırmasının Rusya’nın elini güçlendireceğini ve Moskova’nın askeri operasyonlarını genişletebileceğini belirtti. Milletvekili Zuhal Karakoç Dora, Avrasya’daki güç dengelerinin de bu süreçten etkileneceğine işaret ederek, Türkiye’nin Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) ile olan ilişkilerini güçlendirmesi gerektiğini vurguladı. ABD’nin Ukrayna politikasındaki değişimin, Çin’in Avrupa ile ekonomik ilişkilerini daha da geliştirmesine olanak tanıyabileceğini kaydeden Vekil Karakoç Dora, bu gelişmelerin küresel dengeleri yeniden şekillendireceğini ifade etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İsveç'in NATO üyeliği kararını onayladı Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İsveç'in NATO üyeliği kararını onayladı

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İsveç'in NATO'ya üyelik protolokünü onayladı. Karar Resmi Gazete'nin mükerrer sayısında yayımlandı. Konuyla ilgili Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı'ndan yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi: "Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan, İsveç'in Kuzey Atlantik Antlaşması'na katılımına ilişkin Türkiye Büyük Millet Meclisince kabul edilen kanunun yayımlanmasına karar vermiş ve İsveç'in NATO'ya katılım protokolüne ilişkin Cumhurbaşkanı Kararını imzalayarak ilgili protokolü onaylamıştır." İSVEÇ'TEN İLK AÇIKLAMA İsveç Başbakanı Ulf Kristersson, İsveç'in NATO üyeliğinin Resmi Gazete'de yayımlanmasının ardından sosyal medyada yaptığı açıklamada "İsveç'in NATO'ya katılımına Türkiye'nin verdiği onayı memnuniyetle karşılıyoruz. Böylece NATO üyeliği yolunda kritik bir eşik aşılmış oldu." ifadelerini kullandı. İsveç Dışişleri Bakanı Tobias Billström de sosyal medya paylaşımında, "Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın imzasıyla Türkiye'nin karar alma süreci tamamlandı. Bundan sonra İsveç'in üye olabilmesi için geriye yalnızca Macaristan'ın onayı kaldı." değerlendirmesinde bulundu. İsveç'in NATO'ya üyelik sürecinin onaylanmasına ilişkin protokol Meclis Genel Kurulu'nda kabul edilmişti. Genel Kurul'daki oylamada, AK Parti, CHP ve MHP "evet" oyu kullanırken İYİ Parti, Saadet Partisi ve DEM Parti "hayır" oyu kullanmıştı. İsveç'in NATO'ya üyeliğinde son noktayı ise Macaristan koyacak. Macaristan Başbakanı Victor Orban, ülkesinin İsveç'in NATO'ya üyeliğini desteklediğini açıklamıştı. Şu an kapalı olan Macaristan Parlamentosu Şubat ayında açıldıktan sonra İsveç'in NATO'ya üyeliğini görüşüp karar verecek. Kararın ardından İsveç'in NATO'ya üyeliğinin önünde hiçbir engel kalmayacak.

Cumhurbaşkanı Erdoğan : “Amerika’yla ilişkilerimizi siyasi düzlemde ilerletirken, ekonomik alandaki iş birliğimizi de çeşitlendirmemiz gerekiyor” Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan : “Amerika’yla ilişkilerimizi siyasi düzlemde ilerletirken, ekonomik alandaki iş birliğimizi de çeşitlendirmemiz gerekiyor”

Birleşmiş Milletler (BM) 78. Genel Kurulu nedeniyle New York'ta bulunan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türk-Amerikan İş Konseyince (TAİK) düzenlenen yemekte iş dünyası temsilcileriyle bir araya geldi. Buradaki konuşmasında, iş dünyası temsilcileriyle yeniden bir araya gelmekten memnuniyet duyduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye ve ABD'nin, NATO çerçevesinde uzun yıllara dayanan müttefiklik ilişkileri bulunduğuna işaret etti. “2022 YILI SONU İTİBARIYLA İKİLİ TİCARET HACMİMİZ YÜZDE 15'İN ÜZERİNDE ARTIŞLA 32 MİLYAR DOLARI GEÇTİ” Avrupa-Atlantik coğrafyasının güvenlik, barış ve istikrarına önemli katkılarda bulunan bu ortaklığı güçlendirerek sürdürmeyi arzu ettiklerini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Amerika ile ekonomik ve ticari faaliyetlerimiz, ikili ilişkilerimizin önemli bir boyutudur. İkili ticaret hacmimiz son 10 yılda 1,5 katına çıktı. Amerika Birleşik Devletleri, geçtiğimiz yıl en fazla ihracat yaptığımız ikinci, en fazla ithalat yaptığımız beşinci ülke oldu. 2022 yılı sonu itibarıyla ikili ticaret hacmimiz yüzde 15'in üzerinde artışla 32 milyar doları geçti" ifadelerini kullandı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, ABD ile ticaret hacminde yakalanan bu artış eğiliminin memnuniyet verici olduğunu belirterek, "Ancak hedefimiz 100 milyar doları yakalamaktır. Bunun için karşılıklı olarak gayretlerimizi artırmamız gerekiyor. Bu bağlamda sizlerden beklentimiz yüksektir. Amerika ile ilişkilerimizi siyasi düzlemde ilerletirken, ekonomik alandaki iş birliğimizi de çeşitlendirmeliyiz" değerlendirmesinde bulundu. Türkiye ve ABD arasında yeni teknolojilerden kritik sektörlere, inovasyondan imalata, yapay zekâdan siber güvenliğe büyük potansiyel bulunduğuna dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, enerji sektörünün de iş birliğinin ilerletilebileceği bir başka kritik alan olduğunu söyledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu ifadeleri kullandı: "Türkiye olarak Karadeniz'deki tarihî keşfimizin ardından doğal gaz ve petrol arama ile üretimine yönelik çalışmalarımızı hızlandırdık. Biliyorsunuz, kısa süre önce İstanbul Finans Merkezimizi hizmete açtık. İstanbul Finans Merkezi ile ülkemizi finans ve katılım finans alanında global bir merkeze dönüştürmek istiyoruz. Merkez içinde doğal gazdan madenlere birçok ürünün pazarlamasının, değerlendirmesinin yapılacağı yeni bir yapı tesis edeceğiz. İstanbul Finans Merkezini aynı zamanda 'enerji hub'ımız hâline getirmeyi arzu ediyoruz." “TÜRKİYE, AMERİKAN ŞİRKETLERİ İÇİN ÖNEMLİ BİR BÖLGESEL ÜRETİM VE HİZMET ÜSSÜ KONUMUNDADIR” Türk Hava Yollarının 121 ülkeden 342 destinasyona uçuş gerçekleştirdiğini, ABD'de 12 noktaya İstanbul'dan doğrudan uçuş yapıldığını anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "13'üncü uçuş noktasını teşkil edecek Detroit uçuşlarının 15 Kasım'da başlaması planlanıyor" dedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, ABD ile turizm alanındaki ilişkilerin seyrinden de memnuniyet duyduklarını vurgulayarak, salgının etkisinin azalmasıyla 2022'de 1 milyonun üzerinde ABD'li turistin Türkiye'de ağırlandığını, gelecek dönemde bu sayının daha da artmasını ümit ettiklerini söyledi. Türkiye'nin son 21 yılda ekonomiden ticarete, savunma sanayisinden altyapı yatırımlarına büyük bir başarı hikâyesi yazdığına dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: "Yaptığımız reformlar sayesinde ülkemiz son 20 yılda, 252 milyar doların üzerinde uluslararası doğrudan yatırım çekti. Türkiye'nin küresel yatırımlardaki payı 2022'de yüzde 1,03. Amerika Birleşik Devletleri'nden Türkiye'ye yaklaşık 14,4 milyar dolar doğrudan yatırım girişi oldu. Ülkemize yatırım yapan 2 bin 88 Amerikan firmasına ve Amerikalı girişimcilere Türk ekonomisine duydukları güven için özellikle teşekkür ediyorum. Türkiye, Amerikan şirketleri için önemli bir bölgesel üretim ve hizmet üssü konumundadır. Halihazırda Amerikalılar dahil birçok uluslararası şirket, Türkiye'yi bölgesel bir imalat, ihracat, yönetim, lojistik, mühendislik ve araştırma geliştirme merkezi olarak tercih ediyor. Salgın sonrası dönemde ülkemizin bu konumu daha fazla öne çıkmıştır.” “ÜLKEMİZDEKİ SEÇİMLERİN TAMAMLANMASIYLA BİRLİKTE OLUMLU BİR ATMOSFER YAKALADIĞIMIZI GÖRÜYORUZ” Türk iş çevrelerinin Amerikan ekonomisine yaptığı katkıların da azımsanmayacak seviyeye ulaştığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türk firmalarının ABD'deki doğrudan yatırımlarının son 10 yılda yaklaşık 8,6 milyar doları bulduğunu bildirdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, iş dünyası temsilcilerinin gayretleriyle bu yatırım rakamlarını karşılıklı olarak yükselteceklerinin altını çizerek, şöyle devam etti: "Ülkemizdeki seçimlerin tamamlanmasıyla birlikte olumlu bir atmosfer yakaladığımızı görüyoruz. Yüzde 90'lara ulaşan rekor katılımla ve demokrasi şöleni içinde gerçekleşen 14 ve 28 Mayıs seçimlerinde milletimizin teveccühüne mazhar olduk. Cumhur İttifakı olarak Meclis çoğunluğunu elde ederken Cumhurbaşkanlığında yüzde 52,18 oy oranıyla 5 sene daha milletimize hizmet etme imkânına kavuştuk. Seçimlerin üzerinden bir hafta bile geçmeden hükûmetimizi kurduk. Kalkınma yolculuğumuza kaldığımız yerden başladık. Ekonomi yönetimini, uluslararası ekonomi çevrelerinin de çok yakından tanıdığı ehil isimlerden seçtik. Seçimler sonrasında ülkemizin ekonomik istikrarına olan güvenin pekiştiğini memnuniyetle müşahede ediyoruz." “TÜRKİYE, OECD ÜYELERİ ARASINDA EN YÜKSEK ORANDA BÜYÜYEN İKİNCİ ÜLKE” Türkiye'nin bir yandan 6 Şubat'taki Kahramanmaraş merkezli depremlerin yaralarını sararken diğer yandan ikinci çeyrekte yüzde 3,8 büyüme kaydettiğini anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye'nin böylelikle OECD üyeleri arasında en yüksek oranda büyüyen ikinci, G20 ülkeleri arasında ise üçüncü ülke olmayı başardığını söyledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye'nin ihracatta 8 aylık dönemde 165 milyar doları, yıllık bazda ise 253,5 milyar doları yakaladığını belirterek, turizmde de önceki seneye göre çok daha yoğun bir sezon geçirildiğine işaret etti. İstihdamda ise herhangi bir düşüşün söz konusu olmadığını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, yılın ilk altı ayında depreme rağmen net 220 bin istihdam artışının sağlandığını kaydetti. “ENFLASYONU ARTIRAN YAPISAL UNSURLARIN ORTADAN KALDIRILMASINI HEDEFLİYORUZ” Dünyada son 60-70 yılın zirvelerine çıkan enflasyonun doğal olarak Türkiye'nin de sorunu olduğunu söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu kapsamda geçen hafta üç yılın yol haritası mahiyetindeki Orta Vadeli Program'ı kamuoyuyla paylaştıklarını anımsattı. Büyüme ve ticaretten fiyat istikrarı ve finansal istikrara, beşeri sermaye ve istihdamdan yeşil ve dijital dönüşüme, afet yönetiminden kamu maliyesi ile iş ve yatırım ortamına yedi temel alanda öncelikli reform adımlarını belirlediklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: "Ekonomik büyümeden kesinlikle taviz vermeyeceğiz. Para, maliye ve gelirler politikalarının tüm araçlarını uygulayarak, enflasyonu artıran yapısal unsurların ortadan kaldırılmasını hedefliyoruz. Temel odağımız, yatırımı, istihdamı, üretimi ve ihracatı önceleyen politikalarımız sayesinde sürdürülebilir bir büyüme ikliminin tesisidir. Yüksek katma değerli özel sektör yatırımlarının öncülüğünde ortalama yüzde 4,5 oranında büyümeyi hedefliyoruz." Türkiye'nin satın alma gücüne göre dünyanın 11'inci, nominal olarak ise 17'nci büyük ekonomisi olduğunu bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, "2026 sonunda tarihimizde ilk kez 1,3 trilyon doları aşan bir ekonomik büyüklük ve 14 bin 850 dolara çıkan fert başına millî gelire ulaşacağız. 2026 yılında 300 milyar doları aşan ihracat ve 70 milyar doların üzerinde turizm gelirine ulaşacağız. Program döneminde 2,7 milyon istihdam artışı, yıllık ortalamada da 900 bin istihdam artışı hedefliyoruz" diye konuştu. “ÜLKEMİZİN STRATEJİK KONUMUNUN SAĞLADIĞI TÜM AVANTAJLARI EN ETKİLİ ŞEKİLDE KULLANMAYA ÇALIŞIYORUZ” Atılan adımlara bağlı olarak döviz kurunun dengeye kavuştuğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: "Türkiye, siyasi istikrarı, eğitimli iş gücü, genç nüfusu, geniş iç pazarı ve bölgesel pazarlara erişimiyle, stratejik konumu ve modern lojistik altyapısıyla uluslararası yatırımcılar için güvenli liman olmayı sürdürüyor. Bölge ülkeleriyle tesis ettiğimiz yakın diyalog sayesinde bu konumumuzu daha da perçinliyoruz. Geçen ay Suudi Arabistan, Katar ve Birleşik Arap Emirlikleri'ne yaptığımız ziyarette toplam değeri 50 milyar doları aşan anlaşmalar imzaladık. Rusya-Ukrayna Savaşı'na çözüm arayışlarımızı ilk günden itibaren sürdürüyoruz. İsrail ve Yunanistan ile aramızdaki meseleleri hal yoluna koyma yönünde güçlü bir irade sergiledik. Bu ziyaretimizde her iki ülkenin başbakanıyla bir araya gelerek, gündemimizdeki konuları ele aldık. Mısır ile yeniden güçlenen diyaloğumuza büyük önem atfediyoruz. Avrupa Birliği'ne tam üyelik hedefimizi önümüze çıkarılan engellere ve 60 yıldır maruz kaldığımız haksızlıklara rağmen hâlen koruyoruz." "NATO'nun en büyük ikinci kara ordusuna sahip müttefikiyiz" diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Türk dünyasıyla iş birliğimiz hamdolsun giderek güçleniyor. Afrika kıtasındaki mevcudiyetimiz kendini daha fazla hissettiriyor. Dış politikaya geniş bir perspektiften yaklaşarak ülkemizin stratejik konumunun sağladığı tüm avantajları en etkili şekilde kullanmaya çalışıyoruz. Diyalog ve diplomasiye imkân tanındığında tüm ülkelerle ortak bir zeminde bulaşabileceğimize inanıyoruz" ifadelerini kullandı. “SAVUNMA SANAYİİ ALANINDAKİ ENGELLERİN ORTADAN KALDIRILMASINI BEKLİYORUZ" ABD ile çelik ve alüminyum sektöründeki ilave gümrük vergileri gibi tek taraflı uygulamalardan kaynaklanan sorunları aşmayı ümit ettiklerini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını şu sözlerle tamamladı: "Aynı şekilde savunma sanayii alanındaki iş birliğimizin geliştirilmesinin önüne çıkarılan engellerin de bir an evvel ortadan kaldırılmasını bekliyoruz. Bölgesinin istikrar abidesi olan Türkiye'nin jeopolitik öneminin ve ekonomide sunduğu fırsatların buralarda tanıtılmasında sizlere de önemli görevler düşüyor. Türkiye-Amerika ilişkilerinin ilerletilmesi için özel sektörün, siz değerli iş dünyasının ve iş konseylerinin çabalarını her zaman takdirle karşılıyoruz. Bu alandaki gayretlerinizin artarak sürmesini temenni ediyoruz. Cumhurbaşkanlığı Yatırım Ofisimizin yanı sıra büyükelçiliklerimizin, konsolosluklarımızın, ticaret müşavirliklerimizin ve devletimizin tüm kurumlarının sizlere her türlü desteği vermeye hazır olduğunu tekrar ifade ediyorum."

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.