Hava Durumu

#Nilüfer Belediyesi

Haberin Analizi - Nilüfer Belediyesi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Nilüfer Belediyesi haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Nilüfer’de meme kanseri farkındalığı Haber

Nilüfer’de meme kanseri farkındalığı

Nilüfer Belediyesi Dr. Ceyhun İrgil Sağlık Müzesi, 1-31 Ekim Meme Kanseri Farkındalık Ayı kapsamında anlamlı bir söyleşiye ev sahipliği yaptı. Nilüfer Belediyesi ve Uludağ Onkoloji Dayanışma Derneği (ONKODAY) ortaklığıyla düzenlenen “Erken Tanı Kadının Yarını” isimli etkinlikte, uzman konuklar meme kanseri, risk faktörleri, erken teşhisin önemi ve modern tedavi yöntemleri üzerine detaylı bilgiler paylaştı. Güzin Abraş’ın moderatörlüğünü yürüttüğü programa, Nilüfer Belediye Meclis Üyesi Demirhan Aslan ve çok sayıda vatandaş katılım gösterdi. “ERKEN TEŞHİSTE TEDAVİ BAŞARISI YÜZDE 100’E YAKIN” Söyleşinin açılış konuşmasını gerçekleştiren Bursa Uludağ Üniversitesi Tıbbi Onkoloji Bilim Dalı Öğretim Üyesi Uzm. Dr. Ender Eren Özçelik, hastalığın risk etmenleri ve tarama süreçleri hakkında açıklamalarda bulundu. Meme kanserinde temel risk faktörlerinin yaş ve kadın cinsiyeti olduğunu hatırlatan Özçelik, dünyada her 8 kadından birinin yaşam süresi boyunca bu hastalıkla karşılaşma riski taşıdığını belirtti. Toplumdaki genel yanılgının aksine, vakaların yüzde 70 ila 80’inin ailesinde genetik bir öykü bulunmayan kişilerde görüldüğünü vurgulayan Özçelik, erken evrede saptanan vakalarda tedavi başarısının neredeyse yüzde 100’e ulaştığını ifade etti. Türkiye'de 40 yaş sonrası iki yılda bir mamografi taramasının önerildiğini belirten Özçelik; mamografideki radyasyon miktarının ihmal edilebilir düzeyde olduğunu, biyopsinin kanseri yaydığına dair iddiaların ise tamamen asılsız olduğunu dile getirdi. “KONTROLLER GENÇ YAŞLARDA BAŞLAMALI” Genel Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Coşkun Özer ise erken teşhis edilen meme kanserlerinde tedavi başarı oranının yüzde 99 seviyelerine kadar çıktığını vurguladı. Memede hissedilen kitlelerin yaklaşık yüzde 90’ının iyi huylu olduğunu kaydeden Özer, panik yapmak yerine hızla bir uzmana başvurmanın kritik önem taşıdığını söyledi. Tıbbi gelişmelerle birlikte doku kaybına neden olan geniş cerrahilerin yerini, memeyi koruyan ve estetik sonuçlar sunan onkoplastik cerrahinin aldığını anlatan Özer, hastalığın günümüzde 20’li ve 30’lu yaşlardaki genç kadınlarda da daha sık rastlanabildiğini, bu nedenle farkındalık ve kontrollerin erken yaşlarda başlaması gerektiğini belirtti. “BELİRTİLERİ FARK ETMEKTEN ÇEKİNMEYİN” Meme kanserini yenmiş olan ONKODAY Başkanı Füsun Önen, hastalıkla mücadele sürecinde korkunun yerini bilincin alması gerektiğini vurguladı. 1999 yılından bu yana sağlıklı bir yaşam sürdürdüğünü paylaşan Önen, bedeni tanımaktan ve belirtileri fark etmekten çekinilmemesi gerektiğini belirterek, moral ve yaşama tutunma isteğinin tedavi sürecindeki iyileştirici gücüne değindi. Eğitim hemşiresi Elif Pişkin ise meme kanserinde kendi kendine muayene yöntemlerini maket üzerinden uygulamalı olarak gösterdi. Kadınların 20 yaşından itibaren ayda sadece 10 dakikalarını ayırarak yapacakları kontrollerin hayati önem taşıdığını belirten Pişkin; ayna karşısındaki gözlemlerle derideki çekilme, çukurlaşma, renk değişimi veya meme başı akıntısı gibi uyarıcı işaretlerin takip edilmesi gerektiğini ifade etti. Pişkin ayrıca, Kanser Erken Teşhis, Tarama ve Eğitim Merkezleri’nin (KETEM) sunduğu ücretsiz tarama hizmetlerinden düzenli olarak faydalanılması gerektiğini hatırlattı. Programın kapanışında söz alan Nilüfer Belediye Meclis Üyesi Demirhan Aslan, bir hekim olarak erken tanının, sağlıklı beslenme alışkanlıklarının ve bilime güvenin kanserle mücadeledeki kilit rolüne değinerek destek veren tüm uzmanlara teşekkür etti. Katılımcıların sorularının yanıtlandığı söyleşi, konuşmacılara günün anısına hediye takdim edilmesiyle sona erdi.

Alzheimer’ın tanı, tedavi ve bakım süreci Nilüfer’de konuşuldu Haber

Alzheimer’ın tanı, tedavi ve bakım süreci Nilüfer’de konuşuldu

Nilüfer Belediyesi, toplumda demans ve Alzheimer konusunda farkındalık oluşturmak ve hasta yakınlraına yol göstermek amacıyla Nazım Hikmet Kültürevi’nde “Alzheimer’ı Anlamak; Tanı, Tedavi, Psikolojik Yaklaşım ve Hasta Bakımı” başlıklı bir seminer düzenledi. Yoğun ilgi gören programa Nilüfer Belediye Başkan Yardımcısı Bukle Erman, hekimler ve çok sayıda vatandaş katıldı. Seminerde Türkiye Alzheimer Derneği Bursa Şubesi Başkanı Prof. Dr. Mustafa Bakar, Bursa Uludağ Üniversitesi (BUÜ) İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Hicran Yıldız ve Doç. Dr. Yusuf Sivrioğlu konuşmacı olarak yer aldı. “HASTALIK BELİRTİLERDEN 15-20 YIL ÖNCE BAŞLIYOR” Seminerin açılışında konuşan Türkiye Alzheimer Derneği Bursa Şubesi Başkanı Prof. Dr. Mustafa Bakar, Türkiye’nin dünyada en hızlı yaşlanan ülkeler arasında dördüncü sırada yer aldığını hatırlatarak demansın yaşlanmanın kaçınılmaz bir sonucu olduğunu vurguladı. Demansın bir şemsiye kavram olduğunu ve Alzheimer’ın bu grubun yüzde 55-60’ını oluşturduğunu belirten Prof. Dr. Bakar, hastalığın biyolojik sürecine dikkat çekerek, “Alzheimer beyince protein birikimiyle ortaya çıkan ilerleyici bir süreç. Aslında belirtiler fark edilmeden 15-20 yıl önce beyinde bu birikimler başlıyor. Günümüzde PET taramaları, kan testleri ve genetik incelemelerle erken dönemde önemli ipuçları yakalayabiliyoruz. İlaç tedavileri hastalığı tamamen ortadan kaldırmasa da gidişatı yavaşlatıyor; bu nedenle hekime danışmadan ilaçların kesilmemesi hayati önem taşıyor” açıklamasında bulundu. Nilüfer Belediyesi ile yürütülen dayanışmaya da değinen Prof. Dr. Bakar, Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir’in desteğiyle Özlüce’deki mevcut merkezin yanına yeni ve daha kapsamlı bir bakım evi kazandırmayı hedeflediklerini paylaştı. “SUYUN ALTINDA KORKU, KAYGI VE DEPRESYON VAR” “Alzheimer Hastalığının Psikolojik Yönü” başlıklı bir sunum gerçekleştiren Doç. Dr. Yusuf Sivrioğlu, konunun sadece hafıza kaybından ibaret olmadığını ifade etti. Zihinsel gerilemenin yanı sıra duygusal dalgalanmaların süreci zorlaştırdığını belirten Sivrioğlu, şunları söyledi: “Mesele yalnızca unutmak değil. Buzdağının görünen yüzünde unutkanlık varsa, suyun altında korku, kaygı, şüphe ve davranışsal krizler yer alıyor. Hasta yakınlarının en sık karşılaştığı tablo depresyondur. Hastayı zorlamak, kalabalıklara sokup ‘açılsın’ demek çoğu zaman huzursuzluğu artırır. Küçük hedefler koymak, gün ışığından yararlanmak ve sevdiği müziklerle duyuları yormadan uyarmak en sağlıklı yoldur.” Hasta ile inatlaşmanın ve hezeyanları mantıkla düzeltmeye çalışmanın sonuç vermeyeceğini aktaran Sivrioğlu, bakım veren tükenmişliğine de değindi. Demans hastalarına bakan yakınlarda klinik düzeyde tükenmişlik ve depresyon oranının yüzde 60 civarında olduğuna dikkat çeken Doç. Dr. Sivrioğlu, “Bu, 7 gün 24 saat süren kesintisiz bir mesai. Uçaklardaki kuralı unutmamak gerekir: Önce kendi oksijen maskenizi takacaksınız ki yanınızdakine yardım edebilesiniz. Bakım veren kişinin suçluluk duymadan dinlenmeye zaman ayırması şarttır” diye konuştu. “KİŞİ MERKEZLİ BAKIM VE GÜVENLİK ESAS ALINMALI” BUÜ İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Hicran Yıldız ise günlük yaşamda uygulanabilecek pratik bakım yöntemlerini paylaştı. Her bireyin yaşam öyküsünün, alışkanlıklarının ve ihtiyaçlarının farklı olduğunu belirten Prof. Dr. Yıldız, “kişi merkezli bakım” anlayışının önemini vurguladı. Hastanın bağımsızlığını tamamen elinden almanın psikolojik çöküşü hızlandırdığını hatırlatan Prof. Dr. Yıldız, karmaşık cümleler yerine sade ve tek konutların tercih edilmesi, hastaya yanıt vermesi için zaman tanınması ve yapabildiği gündelik işleri kendi temposunda tamamlamasına izin verilmesi gerektiğini söyledi. Ev içi güvenlik düzenlemelerinin gerekliliğine de değinen Yıldız; tutunma barları, kaymayan zeminler ve dengeli bir aydınlatmanın düşme riskini azaltacağını, buna karşın hastayı eve kilitlemenin ya da tek bir odaya hapsetmenin kaygıyı tırmandıracağını ifade etti. Alzheimer tanılı bireylerin yüzde 60’ının en az bir kez kaybolma riski yaşadığına dikkat çeken Yıldız, hastanın üzerinde mutlaka güncel iletişim bilgisi bulundurulmasının ve fotoğraflarının hazır tutulmasının hayati önem taşıdığını vurguladı. Program, katılımcıların merak ettiği soruların yanıtlanmasının ardından Nilüfer Belediye Başkan Yardımcısı Bukle Erman’ın konuşmacılara günün anısına hediye takdim etmesiyle sona erdi.

Nilüfer’de gündem kadın hakları Haber

Nilüfer’de gündem kadın hakları

Nilüfer Belediyesi ve Nilüfer Kent Konseyi tarafından düzenlenen panelde, kadınların hakları, şiddetin görünmeyen türleri ve çocukların adalete erişimi ele alındı. BURSA (İGFA) - Nilüfer Belediyesi ile Nilüfer Kent Konseyi (NKK) Kadın Meclisi tarafından 8 Mart Dünya Kadınlar Günü kapsamında “Kadınların ve Kız Çocuklarının Haklara Erişimi: Hukuki ve Psikososyal Mekanizmalar” konulu panel düzenlendi. Nilüfer Belediyesi Dr. Ceyhun İrgil Sağlık Müzesi’nde düzenlenen panele Nilüfer Belediye Başkan Yardımcısı Bukle Erman, Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir’in eşi Nuray Özdemir, NKK Genel Sekreteri Elifhan Köse Çal ve çok sayıda kadın katıldı. ŞİDDET SADECE FİZİKSEL DEĞİL Panelde konuşan Bursa Barosu Kadın Hakları Merkezi’nden avukat Ceren İlgen, şiddetin sadece fiziksel algılandığını söyledi. Ancak sadece bununla sınırlı kalmadığını dile getiren İlgen, “Psikolojik, ekonomik, cinsel ve dijital şiddet de var. Özellikle psikolojik şiddetin fark edilmesi ve ispatlanması çok zor olabiliyor” dedi. “Kadının beyanı esastır” anlayışının yanlış anlaşıldığını belirten İlgen, “Bir kişi tedbir talep ettiğinde ona ona hızlıca koruma sağlanması ve soruşturma başlatılması gerekiyor. Hemen ceza verilmesi anlamına gelmiyor” dedi. DAMGALANMA KORKUSU Bursa Barosu Çocuk Hakları Merkezi’nden avukat Zeynep Yazıcı da çocuğun şikayetçi olması durumunda ailesi tarafından suçlanma korkusu, okul çevresinde damgalanma gibi sorunların ortaya çıktığını söyledi. İstismar durumunda her ifade verme işleminin çocukta yeni bir travma yarattığını belirten Yazıcı, “Polislere, ailesine, avukatlara ayrı ayrı anlatıyor. Olayı birkaç kez anlatmak zorunda kalıyor ve bu travma yaratıyor” diye konuştu. Yazıcı, çocukların polis merkezlerinde değil, uzmanlar eşliğinde Çocuk İzlem Merkezlerinde (ÇİM) ifade vermesi gerektiğini söyledi. “ÇOCUĞUN RIZASI” YOKTUR Nilüfer Belediyesi Eşitlik Birimi’nden klinik psikolog Özlem Akdağ ise konuşmasında, “çocuğun rızası” diye bir kavramın olamayacağını söyledi. Akdağ, istismarın temelinde bir güç asimetrisi olduğu; bir akademisyen ile öğrenci veya patron ile çalışan arasındaki ilişkide statü farkı nedeniyle gerçek bir “rıza”dan bahsedilemeyeceğini vurguladı. Kişilerin tehdit anlarında “savaş, kaç veya don” tepkisi verdiğini anlatan Akdağ, şöyle konuştu: “Çocuğun, istismar sırasında tepki verememesi bir rıza değil, hayatta kalma stratejisidir. Fail genellikle çocuğun çok yakını oluyor. Aile içinde çocuğu tanıyan biri oluyor. Güvendiği bir yetişkinden kaçamayabiliyor. Geç konuşması da yalan söylemesi anlamına gelmez. Bir kişi istismara uğradığında travma psikolojisinden dolayı çelişkili ifadeler verebilir. Çocuk böyle bir şey uydurmaz. Gelip size istismar olduğunu anlatıyorsa elimizde büyük bir şans vardır. Önce inanıp, sonra sorgulamak gerekir.”

Bursa Nilüfer'de Ramazan Sokağı’nı Karadeniz kültürü sardı Haber

Bursa Nilüfer'de Ramazan Sokağı’nı Karadeniz kültürü sardı

Bursa'da Nilüfer Belediyesi’nin Ramazan ruhunu yaşatmak için düzenlediği Nilüfer Ramazan Sokağı, Karadeniz kültürüne ev sahipliği yaptı. Gecede, vatandaşlar soğuk havaya rağmen horon halkalarıyla meydanı ısıttı. Nilüfer Ramazan Sokağı, bu kez Karadeniz’in renkli kültürünü ağırladı. Nilüfer Belediyesi ve Trabzon ve İlçeleri Kültür Dayanışma Kalkınma ve Yardımlaşma Derneği iş birliğiyle düzenlenen etkinliğe, çok sayıda vatandaş katıldı. Nilüfer Belediyesi Halk Evi önündeki Cumhuriyet Meydanı’ndaki etkinlikte sahne alan Medet Şahiner, Özgür Aydın, Utku Çalışkan, Emre Öztürk ve Mustafa Dibiç, Karadeniz’in kendine özgü ezgilerini Nilüferliler için seslendirdi. Bursa Horonder Folklor Ekibi’nin sergilediği performans izleyicilerden tam not alırken, müziğin ritmine kapılan vatandaşlar meydanda dev horon halkaları kurarak renkli görüntüler oluşturdu. Renkli etkinliğe eşi Nuray Özdemir ile katılan Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, halk odaklı yönetim anlayışı ile hareket ettiklerini söyledi. Ekonomik zorlukların yaşandığı bu dönemde vatandaşlara nefes alacak alanlar yaratmak istediklerini vurgulayan Başkan Şadi Özdemir, “Arzu ettiğimiz Nilüfer, herkesin kendini iyi hissettiği ve güven içinde eğlendiği bir yerdir” dedi. Konuşmasında bölgedeki Karadenizli nüfusun yoğunluğuna dikkat çeken Başkan Şadi Özdemir, geçen yıl ilki yapılan Karadeniz Festivali’nin bu yıl da düzenleneceğinin müjdesini de verdi.

Bursa Nilüfer'de 'ortak akıl' kazandı... Kantin Nilüfer projesi durduruldu Haber

Bursa Nilüfer'de 'ortak akıl' kazandı... Kantin Nilüfer projesi durduruldu

Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, Yüzüncüyıl Mahallesi’nde hayata geçirilmesi planlanan “Kantin Nilüfer” projesini, mahalle sakinleriyle yapılan istişareler sonucunda ortak akılla durdurma kararı aldı. Başkan Şadi Özdemir, “Bizim en büyük projemiz, Nilüfer’i Nilüferlilerle birlikte yönetmektir” dedi. Nilüfer Belediyesi, kentin yönetiminde “ortak akıl” ve “katılımcı demokrasi” ilkelerini somut adımlarla hayata geçirmeye devam ediyor. Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, Yüzüncüyıl Mahalle Komitesi ile bir araya gelerek, BursaRay Yüzüncüyıl istasyonu çıkışındaki alanda planlanan yeni sosyal tesis projesi hakkında mahalle sakinlerini dinledi. “TOPLUMCU BELEDİYECİLİK, TOPLUMU DİNLEMEKLE BAŞLAR” Bölgede yeni bir yapılaşmaya gitmeden, mevcut yapının dönüştürülmesiyle planlanan “Kantin Nilüfer” projesi, özünde güçlü bir sosyal dayanışma modeli barındırıyordu. Bu projeyle, ekonomik kriz döneminde vatandaşlara uygun fiyatlı sosyalleşme imkânı sunulması ve piyasa fiyatlarının dengelenmesi amaçlanmıştı. Kurulacak sistemden elde edilecek gelirle de 2 binden fazla amatör sporcu çocuğun desteklenmesi, kadın spor takımlarına katkı sağlanması ve yerel tarımın güçlendirilmesi hedefleniyordu. Toplantıda mahalle sakinlerinin, artabilecek trafik yoğunluğu ve bölgedeki anıt ağacın korunması gibi konulardaki çevresel hassasiyetlerini içtenlikle dinleyen Başkan Şadi Özdemir, projeyi durdurma kararı aldı. Toplumcu belediyeciliğin temelinde halkın sesine kulak vermenin yattığını vurgulayan Başkan Şadi Özdemir, bu kararın birlikte yönetme kültürünün en güzel kanıtı olduğunu ifade etti. Başkan Şadi Özdemir, sürece ve alınan karara ilişkin yaptığı değerlendirmede, “Bizim yönetim anlayışımızın merkezinde tamamen diyalog, uzlaşı ve karşılıklı anlayış bulunuyor. Kantin Nilüfer projesiyle gençlerimize, çocuklarımıza ve ailelerimize nefes aldıracak; sporu, tarımı ve kadınları destekleyecek çok yönlü bir dayanışma modeli kurgulamıştık. Bu güzel hedeflere ulaşmayı çok arzu etsek de, Yüzüncüyıl sakinlerimizin çevresel dokuya ve mahalle huzuruna dair hassasiyetlerini büyük bir saygıyla karşılıyoruz. Hazırladığımız projeler ne kadar yüksek bir toplumsal fayda barındırırsa barındırsın, mahallelimizin içten rızası ve onayı bizim için her şeyden değerlidir. Biz Nilüfer’i kocaman bir aile olarak görüyor, kararlarımızı da bu ailenin fertleriyle, yan yana, omuz omuza veriyoruz.” diye konuştu. “KATILIMCI DEMOKRASİ İÇİN ÖRNEK ADIM” Alınan bu karar, Nilüfer’de hayata geçirilecek projelerin yalnızca ekonomik ve teknik faydalarına göre şekillenmediğini; çevreye duyarlılığın, mahalle kültürünün ve vatandaşın doğrudan onayının her zaman öncelikli olduğunu bir kez daha kanıtladı. Nilüfer Belediyesi, kentin farklı noktalarında halkın bütçesini koruyan, sporu ve üretimi destekleyen sosyal dayanışma projeleri üretmeye ve bu projeleri halkla tam bir şeffaflık içinde istişare ederek hayata geçirmeye devam edecek.

Nilüfer Felsefe Buluşmaları'nda gündem yapay zeka ve insan Haber

Nilüfer Felsefe Buluşmaları'nda gündem yapay zeka ve insan

Bursa'da Nilüfer Belediyesi’nin düzenlediği Felsefe Buluşmaları’nın bu ayki konuğu Prof. Dr. Solmaz Zelyüt oldu. Pancar Deposu’ndaki etkinlikte, Aristotales’ten Davos 2026 vizyonuna uzanan süreçte yapay zekânın teknik değil, felsefi ve toplumsal etkileri de konuşuldu. BURSA (İGFA) - Nilüfer Belediyesi tarafından düzenlenen Felsefe Buluşmaları’nda bu ay “Yapay Zeka ve İnsan” konuşuldu. Ege Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Felsefe Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Solmaz Zelyüt’ün konuk olduğu etkinlikte, yapay zekanın tarihsel gelişiminin yanı sıra konuya felsefi bakış açıları da tartışıldı. Söyleşide yapay zeka tarihinin sadece teknik bir kronolojiden ibaret olmadığını vurgulayan Prof. Dr. Zelyüt, konuyu “Zihin nedir?” ve “Makine düşünebilir mi?” soruları ekseninde ele aldı. Katılımcılar; Aristotales’in otomat hayalinden El-Cezeri’nin mekanik algoritmalarına, Leibniz’in hesaplanabilir mantık idealinden Alan Turing’in ünlü “Taklit Oyunu”na kadar uzanan süreci felsefi bir perspektifle takip etme fırsatı buldu. MAKİNE DİLİ KULLANIRKEN ANLAM ÜRETEBİLİR Mİ? Söyleşinin odak noktalarından birini, makinelerin dili kullanımı ve bilinç sorunu oluşturdu. John Searle’ün “Çin Odası” argümanı ve Google mühendisi Blake Lemoine’in yapay zeka LaMDA ile yaşadığı diyaloglar üzerinden, bir makinenin dili kullanmasının gerçek bir anlam ifade edip etmediği tartışıldı. Zelyüt, zihin ve beden ilişkisi üzerinden teknolojinin sınırlarını ve insan bilincinin yerini sorguladı. DAVOS 2026 VE GELECEK VİZYONU Prof. Dr. Solmaz Zelyüt, sunumunda güncel küresel tartışmalara da değindir. Davos 2026 notları üzerinden yapılan değerlendirmede; Nvidia CEO’su Jensen Huang’ın teknolojik altyapı vurgusu, BlackRock CEO’su Larry Fink’in kapitalizmin geleceğine dair uyarıları ve Nobel ödüllü Geoffrey Hinton’ın yapay zekada “kontrol kaybı” endişeleri ele alındı. Zelyüt, Davos’ta dile getirilen bu varoluşsal risklerin, teknolojinin sadece ekonomik değil, köklü bir toplumsal dönüşümün de habercisi olduğunu belirtti. Etkinlikte, son günlerin popüler dizisi “Pluribis” de konuşuldu. “Pluribus”un yapay zeka ile “Carol”un temsil ettiği ahlaki insan duruş arasındaki seçim sorgulandı. Asıl meselenin yapay zeka teknolojisinden ziyade, onu tasarlayan ve kullanan insanlara güvenmekle ilgili olduğunu belirten Prof. Dr. Zelyüt; teknoloji ne kadar gelişirse gelişsin etik, hukuk ve sorumluluğun insanın omuzlarında kalmaya devam edeceğini vurgulayarak sözlerini tamamladı.

Bursa Nilüfer'de üç noktada yıkım Haber

Bursa Nilüfer'de üç noktada yıkım

Bursa'da Nilüfer Belediyesi, tarım arazilerindeki yapılaşma baskısına karşı mücadelesini sürdürüyor. Ekipler son olarak Ürünlü Mahallesi’nde, toplam bin 650 metrekarelik alana sahip üç kaçak yapının yıkımını gerçekleştirdi. BURSA (İGFA) - Bursa'da Nilüfer Belediyesi, kentin planlı gelişimini sürdürmek ve verimli tarım arazilerinin amacı dışında kullanılmasını engellemek amacıyla kaçak yapıyla mücadelesine aralıksız devam ediyor. Belediye ekipleri, hem rutin saha denetimlerinde tespit edilen hem de vatandaşlardan gelen ihbarlar doğrultusunda belirlenen yapılar için yasal süreçlerin tamamlanmasının ardından yıkım işlemlerini uyguluyor. Bu kapsamda belediye ekiplerinin son adresi Ürünlü Mahallesi oldu. Ekipler, mahallede tespit edilen üç ayrı kaçak yapı için sabah saatlerinde harekete geçti. Yıkım programına alınan ilk yer, fabrika olarak kullanılan 600 metrekarelik bir yapı oldu. Yıkım öncesinde, işletme sahibinin mağduriyet yaşamaması adına içeride bulunan makine ve üretim ekipmanları titizlikle tahliye edildi. Malzemelerin zarar görmemesi için alınan önlemlerin ardından iş makineleri devreye girdi ve yapının yıkımı gerçekleştirildi. Ekipler daha sonra yine aynı mahalle sınırları içerisinde bulunan 600 metrekarelik bir başka kaçak yapıya müdahale etti. Bu yapı da ekiplerin çalışmasıyla tamamen yıkılarak kullanılamaz hale getirildi. Ekipler son olarak Ürünlü Mahallesi’nde bulunan 450 metrekarelik bir yapıyı yıktı. Böylece gün içinde toplam bin 650 metrekarelik kaçak inşaat alanı ortadan kaldırılmış oldu. Polis ve zabıta ekiplerinin çevrede aldığı geniş güvenlik önlemleri altında gerçekleşen yıkımlarda herhangi bir gerginlik veya olumsuzluk yaşanmadı.

Nilüfer’de caz rüzgarı Haber

Nilüfer’de caz rüzgarı

Nilüfer Belediyesi’nin genç yetenekleri desteklemek ve caz müziğini geniş kitlelerle buluşturmak amacıyla düzenlediği Nilüfer Genç Caz konserleri başladı. 13-16 Şubat tarihleri arasında Nazım Hikmet Kültürevi’nde düzenlenecek konserlerde, her akşam farklı sanatçıların performansları cazseverlerle buluşuyor. BURSA (İGFA) - Nilüfer Belediyesi tarafından genç müzisyenleri, doğaçlamayı ve farklı müzik dillerini aynı sahnede buluşturmak amacıyla düzenlenen Genç Caz konserleri ilk gün etkinlikleri ile başladı. 13 Şubat Cuma akşamı gerçekleştirilen açılış konserleri, DJ performanslarıyla başlarken, ardından sahneye çıkan müzisyenler dinleyicilerden tam not aldı. Konserlerin ilk gününde Atlas+, Tuğçe Fidan Quarted ve Alara Noyan Quinted cazın özgün ritimlerini ve doğaçlama ruhunu seyirciyle buluşturdu. Nazım Hikmet Kültür Evi’nde düzenlenen konserde Nilüfer Belediye Başkan Vekili İrfan Özer, Başkan Yardımcısı Bukle Erman ve Meclis Üyesi Tuğçe Savaş da izleyiciler arasında yer aldı. Etkinlikler boyunca DJ performanslarıyla başlayacak konserler, Quartet ve Quintet gruplarının sahnesiyle devam edecek. Dinleyiciler her akşam farklı müzik dili ve hikayeler ile buluşma fırsatı yakalayacak. Nilüfer Genç Caz konserleri; 14 Şubat Cumartesi günü Saynur Eren, The Flabbies ve Mert Pek Duraner konserleri ile devam edecek. 15 Şubat Pazar günü ise Eggman, Özgü Dündar ve İstanbul West Side Collective sahne alacak. Genç Caz konserlerinin kapanışı ise 16 Şubat Pazartesi günü sevilen sanatçı Evrencan Gündüz konseri ile olacak.

google-site-verification: google23801c104d9e24a7.html
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.