Hava Durumu

#Sağlık

Haberin Analizi - Sağlık haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Sağlık haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Başkan Bozbey: Bursa, Avrupa'ya örnek kent olacak Haber

Başkan Bozbey: Bursa, Avrupa'ya örnek kent olacak

Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, yıllarca halkın talep ve önerilerini dinleyerek yönettikleri Nilüfer’i, Türkiye’de ve yurt dışında örnek alınan bir ilçe haline getirdiklerini söyleyerek, “Hayata geçireceğimiz projelerle Bursa’yı da Türkiye’nin ve Avrupa’nın örnek kentlerinden biri yapacağız” dedi. BURSA (İGFA) - Bursa’da sorunları yerinde tespit edip hızlı çözümler üretmek ve Bursa’yı ortak akılla yönetmek amacıyla başlatılan ‘Başkan Bozbey Burada’ projesinin son durağı Nilüfer ilçesi oldu. Karafatma Meydanı’nda vatandaşların yoğun ilgisiyle karşılanan Başkan Mustafa Bozbey, Nilüferlerle sohbet edip fotoğraf çektirdi. Ramazan ayının bereketini ve manevi iklimini her gün farklı bir ilçede düzenlenen iftar programıyla, hep beraber yaşadıklarını belirten Başkan Mustafa Bozbey, proje kapsamında da her 15 günde bir farklı bir ilçeyi ziyaret ettiklerini hatırlattı. Nilüfer ilçesinin hizmet yolculuğunda ayrı bir yeri olduğunu vurgulayan Başkan Bozbey, “Yıllarca halkımızın talep ve önerilerini dinleyerek yönettiğimiz Nilüfer’i, Türkiye’de ve yurt dışında öncü olan, en iyi tanınan ve örnek alınan bir ilçe haline getirdik. Bu eser, halkımızın eseridir. Edindiğimiz birikimleri şimdi diğer ilçelere yayıyoruz. Amacımız, kentimizi katılımcı bir anlayışla yönetmektir. Kentin geleceğini, mahallesini düşünen, fikirlerini beyan eden tüm hemşehrilerime teşekkür ediyorum. Hayata geçireceğimiz projelerle Bursa’yı da Türkiye’nin ve Avrupa’nın örnek kentlerinden birisi yapacağız” diye konuştu. DOĞRU YÖNETİM, GÜÇLÜ VE PLANLI YATIRIM Bursa’nın ve Nilüfer’in hızla büyüdüğünü anlatan Başkan Mustafa Bozbey, büyümeyi doğru yönetmek için güçlü ve planlı yatırımlar yapmak zorunda olduklarını anlattı. Nilüfer’in birçok mahallesinde yol çalışmalarının aralıksız sürdürüldüğünü belirten Başkan Bozbey, yeni kurulan mahallelerde de bulvar düzenlemelerinin devam ettiğini ifade etti. Kırsal mahallelere de ayrıca önem verdiklerini dile getiren Başkan Bozbey, “Vatandaşların köylerini terk etmeden ve gelecek kaygısı taşımadan yaşam sürmesini arzuluyoruz. Bunun için altyapıdan üstyapıya kadar birçok konuda yatırımlarımızı sürdürüyoruz” dedi. Türkiye’nin ve Bursa’nın deprem bölgesinde yer aldığını hatırlatan Başkan Mustafa Bozbey, bu kapsamda lojistik olarak Ürünlü’de yer belirlediklerini söyledi. Yine Ürünlü’deki yaklaşık 700 dönümlük alan için proje hazırladıklarını, Hazine’den talep edildiğini ve onay beklediklerini anlatan Başkan Bozbey, bölgeye Bursa'nın fethinin 700. yılı anısına ‘700. Yıl Kent Parkı’ adının verileceğini belirtti. Diğer taraftan Balkan Mahallesi’nde 34 bin metrekarelik parkın tamamlandığını aktaran Başkan Bozbey, ilçenin farklı noktalarında da park ve yeşillendirme faaliyetlerinin sürdüğünü belirtti. ULAŞIM YATIRIMLARI SÜRÜYOR Nilüfer’in Bursa’nın en genç ilçelerinden birisi olduğunu dile getiren Başkan Mustafa Bozbey, “Nilüfer, gençlerin de yoğun olarak yaşadığı bir ilçedir. Bu kapsamda ilçede hem sosyal ve kültürel faaliyetleri artırmayı, hem de ulaşım yatırımlarını gerçekleştirmeyi hedefliyoruz. Raylı sistemler, yeni yollar ve köprü geçişleriyle ilgili planlamalarımızı yaptık. Çalı’dan Demirtaş’a kadar gidecek olan raylı sistem projemiz var. Planlama ve proje çalışmaları devam ediyor. Diğer taraftan Görükle’den, üniversiteden Balkan Mahallesi’ne kadar uzanacak olan hatla ilgili depo alanı inşaatı devam ediyor. Bu çalışmayı Bakanlık yapacak. Anlaşmalarımız var. Yakın zamanda ihalesi yapılarak startını vermek istiyoruz” diye konuştu. BAŞKAN BOZBEY’DEN EKOKENT AÇIKLAMASI Yeni bisiklet yollarını da mevcut olanlarla entegre hale getirmeyi planladıklarının altını çizen Başkan Bozbey, kentsel dönüşüm çalışmalarının da hızla sürdüğünü hatırlattı. Zaman zaman yaşanacak sorunlara karşı ekiplerin bölgesel olarak çalışma yaptığını anlatan Başkan Bozbey, kentsel dönüşümü bütüncül düşündüklerini ve parça parça uygulanmasını arzuladıklarını aktardı. Gelen nüfus için okul alanı, sağlık ocağı alanı, kreş alanı, yeşil alan ve otopark gibi ihtiyaçların önceden üretilmesi gerektiğini belirten Başkan Mustafa Bozbey, “Bursa’da bina yenilenmeleri var ama kentsel dönüşüm olarak ifade edilecek bir alan yok. Ekokent planı da mahkeme tarafından iptal edildi. Sonra yeni bir düzenleme yapıldı. Böylece son aşamaya gelindi. İlk plandan zamanında vazgeçilmiş. Şu anda kalan kısıtlı alana planlama yapılıyor. Aslında 260 bin nüfuslu bir alandı. Uydu bir kentti. Her şey çözülmüştü ama zamanın yöneticileri bunu hasıraltı ettiler. O bölgede kötü yapılaşma ortaya çıktı. Şimdi gerçek ihtiyaçları ortaya koyan bir plan yaptık. Yakın zamanda onaylanacaktır” dedi. Başkan Bozbey, konuşmanın ardından mobil makama geçerek tek tek vatandaşların talep ve önerilerini dinledi. İtalya’nın Jesolo kentinde 10–15 Mart 2026 tarihleri arasında düzenlenecek WAKO Dünya Kupası’nda ülkemizi temsil edecek olan Bursalı kickboks sporcu Esila Esma Sağır da Başkan Mustafa Bozbey’i ziyaret etti. Genç sporcuya başarılar dileyen Başkan Bozbey, Ay-yıldızlı bayrağımızı en iyi şekilde temsil edeceğine yürekten inandığını belirtti. Alanda bulunan sağlık otobüsü vatandaşların muayenesini ücretsiz yaparken, çeşitli stantlarda da Büyükşehir Belediyesi’nin çalışmaları anlatıldı.

Ramazan’da tatil algısı değişti Haber

Ramazan’da tatil algısı değişti

Kızılbük Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı (GYO) Genel Müdürü Mahmut Sefa Çelik, Ramazan ayının turizm açısından “bekleme dönemi” olarak görülme algısının değiştiğini belirterek, 2025 verilerinin Ramazan’ı aktif bir seyahat dönemine dönüştürdüğünü söyledi. Türk turizminin artık sadece yaz aylarında “güneş, kum ve deniz” anlayışıyla sınırlı kalmadığını ve yeni konsept termal ve wellness tesislerine ilginin arttığını kaydeden Kızılbük GYO Genel Müdürü Çelik, “2025 yılının ilk çeyrek verilerine göre Ramazan’ın başladığı ve mart ayını kapsayan dönemde seyahat sayısında yüzde 28,4 artış yaşandı. İlk üç ayda ise 10 milyonu aşan bir hareketlilik görüldü. Bu artışın klasik eğlence odaklı tatillerden değil; daha kısa süreli, sakin, doğayla temas eden ve yenilenme temalı konaklamalardan kaynaklandığını düşünüyoruz” dedi. “40 yaş üstü talep öne çıkıyor” Ramazan döneminde tatil talebinin ağırlıklı olarak 40 yaş ve üzeri segmentten geldiğini belirten Çelik, özellikle 50 yaş üstü grubun bu dönemi bilinçli bir dinlenme zamanı olarak değerlendirdiğini söyledi. Bu yaş grubunda eğlence yerine konfor, sağlık ve sakinliğin öncelikli olduğunu dile getiren Kızılbük GYO Genel Müdürü Çelik, genç yetişkinlerin ise daha çok bayram haftasındaki sosyal hareketliliğe yöneldiğini kaydetti. Çelik, “Aileler artık Ramazan ayını daha huzurlu ve düşük tempolu birlikte zaman geçirme fırsatı olarak görmeye başladı. Özellikle ‘tatil evi’ modeli, Ramazan ayının bu içe dönük atmosferiyle güçlü bir uyum yakalıyor. Kişi her yıl bildiği, alıştığı bir yaşam alanına giderek geçici bir misafirlik hissi yerine süreklilik duygusu yaşıyor. Ramazan’da tatil, yeni bir yer keşfetmekten çok, kendi düzenini farklı bir mekânda sürdürme ve aileyle daha nitelikli zaman geçirme imkânı sunuyor. Bu da deneyimi anlık bir kaçamaktan çıkarıp planlı ve anlamlı bir yaşam parçasına dönüştürüyor” dedi. “Termal ve wellness tesislerine ilgi arttı” Ramazan’da seyahat motivasyonunun yavaşlama, dinlenme ve beden-zihin dengesine yöneldiğini ifade eden Çelik, bu nedenle termal ve wellness tesislerinin beklentiyle güçlü bir uyum yakaladığını belirtti. Özellikle 40 yaş üstü misafirlerde artan sağlık bilincinin termal su, SPA ve medikal wellness hizmetlerine ilgiyi yükselttiğini kaydeden Çelik, termal ve wellness odaklı sağlık turizminin yıl geneline yayılan sürdürülebilir bir talep alanı hâline geldiğini vurguladı. Ramazan sürecinin günlük yaşam ritmini yeniden düzenlediğine dikkat çeken Çelik, “Beslenme saatleri değişiyor, tempo yavaşlıyor ve daha içe dönük bir düzen oluşuyor” dedi. “Yeni konsept ‘tatil evi’ modeli Ramazan ayının atmosferine de uyum sağlıyor” Ramazan ayında tatilin ruhunun aidiyet ve düzen kurma fikri etrafında şekillendiğini kaydeden Kızılbük GYO Genel Müdürü Mahmut Sefa Çelik, “Özellikle ‘tatil evi’ modeli Ramazan ayının içe dönük atmosferiyle uyumlu bulunuyor. Sinpaş olarak ‘tatil evi’ modelini bu anlayışla kurguladık. Kullanıcılara her yıl planlı, öngörülebilir ve profesyonel işletme destekli konaklama sunuyoruz” diye konuştu. “Dönemsel değil, uzun vadeli sürdürülebilir yatırımlara odaklanıyoruz” Yatırımlarını dönemsel doluluk artışlarına göre değil, uzun vadeli kullanım değeri ve operasyonel sürdürülebilirlik perspektifiyle konumlandırdıklarını aktaran Genel Müdür Çelik, “Ramazan ayı gibi dönemler, konforun ve öngörülebilirliğin artık lüks değil, temel beklenti hâline geldiğini net biçimde gösteriyor” dedi.

Özel’den Tarkan'a çağrı Haber

Özel’den Tarkan'a çağrı

CHP Genel Başkanı Özgür Özel Kocaeli'de düzenlenen 'Millet İradesine Sahip Çıkıyor' mitinginde konuşuyor. İMAMOĞLU'NUN MEKTUBU OKUNDU CHP Kocaeli İl Başkanı Erdem Arcan, Ekrem İmamoğlu'nun Silivri Cezaevi'nden kaleme aldığı mektubu okudu. İmamoğlu'nun mektubu şöyle: "Güzel Kocaeli’nin koca yürekli güzel insanları, kıymetli hanımefendiler, saygıdeğer beyefendiler, yiğit gençler, güler yüzlü çocuklar; her birinizi saygıyla, sevgiyle, hasretle selamlıyorum, gönülden kucaklıyorum. Bugün bir arada olmamıza vesile olan örgütümüzün güçlü iradesini temsil eden kıymetli il başkanım Erdem Arcan’a teşekkür ediyorum. Ramazan ayımız mübarek olsun. Ramazan’ın ruhumuza sevgi, sabır ve hoşgörüyle doldurmasını temenni ediyorum. Evlerinize, işlerinize bereket getirmesini diliyorum. ''HERKES BEREKETSİZLİKTEN ŞİKAYETÇİ'' Maalesef ülkemizin dört bir yanında herkes bereketsizlikten şikayetçi. Az kazanan da çok kazanan da o eski bereketli günleri arıyor. Enerjisi tükenmiş, millete saygısı, sevgisi kalmamış bu iktidar, ülkenin bereketini kaçırıyor. Adaletten, faziletten o kadar uzaklaştılar ki hiçbir işleri vatandaşın hayrına olmuyor. Bereket kapısının iki anahtarı vardır: Gayret ve Adalet. Gayret göstermez, adaletli davranmazsanız hiçbir işinizde bereket olmaz. Gücünüz, zenginliğiniz size de başkasına da fayda getirmez. İktidar işte tam bu durumda. Ülkenin sorunlarını çözmek için gayret gösterecek enerjisi de hevesi de kadrosu da kalmadı. Milletten o kadar uzaklaştılar ki kibir ve hırsa o kadar yenik düştüler ki vicdanlarını, adalet duygularını tamamen kaybettiler. Onlar artık ülkenin sorunlarını çözmek için iş başında değiller; onlar sadece iş peşindeler. Koltuklarını korumak için kirli ve karanlık işler peşindeler. Demokratik koşullar altında asla seçimi kazanamayacaklarını bildikleri için milletin iradesini baskı altına alarak, zorbalıkla istediklerini elde etmeye uğraşıyorlar. Demokrasi tarihimizde rakibiyle adil bir seçim yarışına girmekten bu kadar çok korkan başka bir siyasetçi yoktur. Rakibini saf dışı etmek için devletin tüm imkanlarını bu kadar çok istismar eden başka bir yöneticiyi görmedi bu ülke. ''BENİ TAMAMEN TECRİT ETMEYE ÇALIŞIYORLAR'' Sosyal medya hesaplarımı, sesimi, görüntümü yasaklayan bu akıl şimdi de beni zindanda tamamen tecrit etmeye uğraşıyor. Yeni Adalet Bakanı göreve başladığından beri milletvekillerinin beni ziyaret etmesine izin vermiyorlar. Sırf beni tecrit etmek maksadıyla avukatların tutuklu müvekkillerini ziyaret etmesini zorlaştıracak düzenlemeler getirmeye çalışıyorlar. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi dedikleri bu rejimde bakanlar, devletin ve milletin değil sadece bir şahsın bakanı konumundalar. İşte bu bir şahsın adalet bakanı; beni ve arkadaşlarımı yargılama müsameresinde her türlü figüranlığı bizzat üstlenmiş durumda. Bu yargılama müsameresini yazıp yöneten şahsa sesleniyorum: Vaktiyle sen de yargılandın. Bir gün bile tutuklanmadan, bir sanık olarak bütün haklarına riayet edilerek yargılandın. Ne ailenle tehdit edildin ne milletvekilleriyle, avukatlarınla görüşmen engellendi. O gün senin için hukukun gereği yerine getirildi. Bugün benim ve arkadaşlarım için hangi siyasi projenin, hangi koltuk hesabının gereği yerine getiriliyor? Sevgili kardeşlerim; hukuktan, demokrasiden uzaklaşan iktidarlar milletten de uzaklaşırlar. Çünkü hukuk ve demokrasi; milletin adalet ve hürriyetinin teminatıdır. Hukuk ve demokrasi; insanca yaşam ve güvenli gelecek garantisidir. Milletin talebini duymazdan gelip yok saymaya çalıştıkları o sandık kurulacak ve milletçe hukuka, demokrasiye, cumhuriyete sahip çıkacağız. ''MERHAMETSİZ REJİMLERDEN BİRİ OLMAYACAK'' Türkiye bir daha asla hakkını arayanların yargı yoluyla bastırılıp zulme uğratıldığı baskıcı rejimlerden biri olmayacak. Türkiye bir daha asla gelir dağılımında utanç verici bir adaletsizliğin yaşandığı merhametsiz rejimlerden biri olmayacak. Hukukun ve demokrasinin teminatı altında insanca ve hakça bir düzen kuracağız. Milletçe huzura, refaha, mutluluğa hasretimiz bitecek. Bu topraklarda artık sadece adalet, hürriyet, bolluk ve bereket, birlik ve kardeşlik hüküm sürecek. Her şey çok güzel olacak." Özel'in konuşmasından satırbaşları: ''Emeğin başkentinde bu güzel meydanı saygıyla selamlıyorum. Canım Kocaeli'nin yeşiline merhaba, denizine merhaba. Bu meydanı dolduran her görüşten ama iradesine sahip çıkan, haktan hukuktan adaletten yana olan Kocaeli'nin bütün demokratlarına merhaba.'' "BU MEYDAN BİR PARTİYE AİT DEĞİLDİR" "Kocaeli ile aramıza uzun yıllar girdi. 1999’dan bu yana Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’ni kazanamadık. Ama burada kusuru Kocaeli’nde aramadık, kusuru kendimizde aradık ve hiç Kocaeli’ye küsmedik. Onun tercihine burun kıvırmadık, Kocaeli’ne sırtımızı dönmedik. İzmit Belediyesi’ni iki seçimdir kazanırken bu seçimde onun yanına Derince’yi ve Karamürsel’i ekledik. Derince’ye, Karamürsel’e, İzmit’e ve bütün Kocaeli’ne selam olsun. Bu güzel bu güzel meydan için ki bu meydan bir partiye ait değildir ama ev sahipliği için Kocaeli örgütümüze, il başkanımıza, tüm ilçe başkanlarımıza teşekkür ediyorum. Kocaeli’nin birbirinden çalışkan üç değerli milletvekiline; Harun Yıldızlı’ya, Nail Çiler’e, Muhip Kanko’ya teşekkür ediyorum. İzmit’te İzmit’te verdiğiniz yetkiyi kullanıp bir dönem hizmet edip bir sonraki dönem iki kişiden birinin oyuyla seçilen ve çok değerli kardeşim Fatma Kaplan Hürriyet’e, Derince’de Sertif Gökçe’ye, Karamürsel’de Ahmet Çalık’a verdiğiniz destekler için bir kez daha hepinize teşekkür ediyorum. "GARİBAN ANNEYE ARAÇ TAHSİS EDENLERE HELAL OLSUN" "Bugün burada İzmit’te Fatma Kaplan Hürriyet’in yaptıkları önümde. Geçmişte mecliste de birlikte çalıştık. Tabii Tahsin Tarhan’ı, Haydar Akar’ı, Kocaeli’nden birlikte çalıştığımız önceki dönem milletvekillerimizi de selamlayarak meclisten sıra arkadaşımın memleketinde yaptıklarını gördüm. 0-2 yaş bebeği olanlar için örnek bir uygulama Anne Taksi çalışıyor. Türkiye’de yapılan her hizmet bir başka belediyeye ilham oluyor. Anne Taksi uygulaması 2 yaşına kadar çocuğu olan annenin bir telefonuyla emrine amade bir belediye aracı tahsis ediliyor. İstanbul Büyükşehir’i AK Parti’den aldığımızda, İstanbul Büyükşehir’in kamunun parasıyla AK Parti ilçe başkanlığına, il başkanlığına, kadın kollarına tahsis ettiği araçlar koca bir meydana sığmamıştı. Listelerini gösteriyoruz tek birine itiraz edemiyorlar. Partisine, yandaşına değil doğum yapan gariban anneye araç tahsis edenlere helal olsun. "BU KADAR YÜKSEK VERGİ VEREN BİR ŞEHİRDE YOK YOK OLMASI LAZIM" "Kocaeli vergi vermede, vergi sıralamasında bazen üçüncü bazen ikinci. Özellikle kişi başına vergide her zaman Türkiye birincisi. Ayrıca vergi sadakatinde, yani kesinleşen vergiyi ödemede %98’lik oranla açık ara her zaman birinci. Öyle ki, bu kadar yüksek vergi veren bir şehirde yok yok olması lazım, her şeyin tam olması lazım ama söylediler inanmadım, "kontrol edin" dedim, baktım; sağlık hizmetlerinde 81 ilde sağlık yatırımında 61. sırada. Öyle ki, "nasıl olur?" diyorsunuz; mesela Darıca, 250 bin gece nüfusu olan, gündüz nüfusu bunun birkaç katına çıkan Darıca’da hastane var, tabelası yok. Bir başka hastanede şimdi metrolar yüzünden boşaltılması gündemde. Zaten 61. sırada olan yatırım daha da kötüye gidiyor her geçen gün. Kocaeli gibi bir yer, en çok verginin kişi başına toplandığı yerde, örneğin 5 dönemdir bir metro bitirmediler, bir metroyu bitirmekten acizler. Bu konuda Adalet ve Kalkınma Partisi’ne bir karşılaştırma yapmıştım; hem şehrin çok hoşuna gitti hem de AK Partililerin sinirlerini bozdu. Trabzon’a gittim, aynı böyle; 5 dönemdir belediye AK Parti’de, bir tane metro yok. Dedim "Bu nasıl iş? Bu nasıl iş?" İstanbul’da bir tane Trabzonlu 10 tane metro yapıyor; Trabzon’da dördü milletvekili, dördü bakan, biri büyükşehir, biri Ortahisar belediyesi, 10 tane AK Partili bir tane metro yapamamış." "KARTEPE’YE BİR DESTEK DE TARKAN’DAN BEKLİYOR KOCAELİ" "Ben de Tarkan’ı çok seviyorum, bizim ekip de çok seviyor da şurayı bir daha çek. "Oynama şıkıdım şıkıdım" çal bir yandan, ver müziği. Kartepe’yi Kansertepe, İzmit’i Kanserovası yaptırmayacağız. Hurda Demir Çelik Fabrikasına Hayır, Kartepe Çevre ve Yaşam Platformu. Tarkan da inşallah bunu duyar, bu akşam Kartepe’ye bir destek de Tarkan atar inşallah. Tarkan’a bir kocaman alkış. Yıllar sonra döndü geldi, harika konserler yapıyor. Atatürk’e çok saygısı var, bu ülkeyi seviyor, doğasını seviyor. Kartepe’ye bir destek de Tarkan’dan bekliyor Kocaeli." ''DİLOVASI'NDAN AK PARTİ'NİN KARA DÜZENİ ÇIKTI'' "Bu şehir yakın tarihte bütün Türkiye’yi kahreden, çok üzen olaylar yaşadı. Bunlardan bir tanesi Dilovası’nda denetimsiz, kaçak bir iş yerinde 6 emekçimiz can verdi. Tuğba Taşdemir, Nisa Taşdemir ve Cansu Esatoğlu; 18 yaşından küçük çocuk işçilerdi. Asgari ücret dahi almıyorlardı. SGK girişleri işçilerin yangından sonra, yangın günü yapılmaya çalışıldı. Ve öyle bir noktadayız ki Adalet ve Kalkınma Partisi iktidarında 36 bin 626 emekçi iş cinayetlerinde hayatını kaybetti. Diğer yandan 836 çocuk işçi sadece son 13 yılda hayatını kaybetti. Dilovası’ndaki 3 çocuk işçinin kaybı bir kez daha konuya dikkatleri çekti. Biliyorsunuz o facianın ardından da her zaman olduğu gibi AK Parti’nin kara düzeni çıktı. Niye? 14 Nisan 2022, pandemi. Grup Başkanvekiliyim, Meclis’te bir marka kolonya; Lakton, her yerde o. Dedim ki: "Bu kolonya nereden gelmiş? Bunun ihalesini kim yapmış?" İhale yok. Efendim firma Tekirdağlı, bunları hediye verdi. Eşeledikçe eşeledik, tek firmanın sokulduğu davet usulü bir ihale çıktı. O firmanın üzerine gittik; firma hakkında yurt dışından parfümeri ham maddesi getiriyoruz diye uyuşturucu getirdiği iddiaları çıktı. Yargılandılar, bir şekilde beraat ettiler ancak burada 6 işçinin yandığı o kaçak işletmenin ardından bu aynı firmanın akrabaları, aynı kişinin yeğenleri, kuzenleri çıktı. O günlerde "Soruşturma nereye varırsa varsın" diyorlardı, 104 gün geçti, hâlâ daha kamu görevlisi yok. Yanan yerle ilgili kamu görevlilerinin yargılanmasına yönelik olarak yapılan başvuruların hiçbir tanesine cevap alınamıyor. Bina, İŞKUR binasının yanı başındaydı. 10 adım atılsa kaçak işçiler tespit edilirdi. Mahalleliler "Çocuklar çalışıyor" diye gördü, CİMER’e başvurdular ama buna göz yumdular. Bu durumda bile 104 gündür İŞKUR’un dibinde yaşanan bu felaket örtbas edilmeye çalışılıyor. Bir kez daha bunu buradan, Kocaeli’nden, o acının yaşandığı şehirden bütün Türkiye’ye haykırmak, bunu bir kez daha duyurmak istiyorum." ''GEBZE'DE DE BÜYÜK BİR ACI YAŞADIK'' "Ayrıca Dilovası’nda yüreğimiz yandı yetmedi, Gebze’de de büyük bir acı yaşadık. Metro inşaatı sırasında, üstünde bu metro inşaatının yarattığı sarsıntıdan dolayı bir bina çöktü, 4 canımız, 4 insanımız hayatını kaybetti. Bakın, Makina Mühendisleri Odası, bu iktidarın en çok kızdıkları mühendisler, mimarlar, akademik odalar. Bunlar iktidarın arka odası değil, arka bahçesi değil. Doğruya doğru der, yanlışa yanlış. Bir zaman örneğin asansörlerle ilgili bizim parti bir yanlış karar vermiş bazı belediyeler, bizi de eleştirdiler. Çağırdık, dinledik, doğrusunu söyledik, doğruya döndük. Bunların işi doğruyu söylemek. Ve Makina Mühendisleri, bu iktidarın kızdığı, yetkilerini kıstığı Makina Mühendisleri bu faciadan önce demişler ki: "Bu metro inşaatı tehlikeli, evler çölebilir, hayati tehlike var". Onu dinlememişler. Yaşananlardan sonra biz bunları ifade edince meydana çıkıp ilk hemen hızlı Bakan, ilk açıklama; Ulaştırma Bakanı: "Bizimle ilgisi yok". Arkadan bu rapor çıktı: "Bizimle ilgisi yok". Ama arkadan ön inceleme raporu çıktı, bütün mahalleyi boşalttılar. Onlarla ilgisi var, yenileri de çökecek. 104 gün oldu, rapor yok ortada. Rapor yok ve bu Ulaştırma Bakanı hâlen daha görevde. Öyle bir memleket ki, kuvözdeki yeni doğan bebekleri öldürürler, göreve devam. Otel yanar Kartalkaya’da, sorumlu bakan göreve devam. Attığı her adım bir felaket, tarihteki en büyük rezalet, Milli Eğitim Bakanı göreve devam. İstanbul’daki seyyar giyotin gelmiş Ankara’ya, Türkiye’deki adaletin başını vurmaya. ''SANDIK GELECEK!'' Elle tutulacak tarafları yok ama şu kadarını söyleyeyim şu meydana; artık biz Tayyip Erdoğan’dan bakan değişikliği istemiyoruz. Biz Tayyip Erdoğan’dan emekliye zam, asgari ücrete düzenleme, çiftçiye destek hiçbir şey istemiyoruz. Bir tek şey istiyoruz, ne istiyoruz? Sandığı istiyoruz! Sandık gelecek, AK Parti’nin kara düzeni bitecek; halkın, emekçinin, bu milletin iktidarı başlayacak."

Ramazan sofralarında sağlıklı beslenme Bursa'da konuşuldu Haber

Ramazan sofralarında sağlıklı beslenme Bursa'da konuşuldu

Bursa Büyükşehir Belediyesi tarafından Ramazan ayı etkinlikleri kapsamında düzenlenen söyleşide, doğru beslenme alışkanlıklarının hem fiziksel hem de zihinsel denge açısından büyük önem taşıdığı vurgulandı. BURSA (İGFA) - Bursa Büyükşehir Belediyesi Kültür, Sanat ve Sosyal İşler Dairesi Başkanlığı tarafından düzenlenen ‘Ramazan Sofralarında Sağlık ve Denge’ başlıklı söyleşide, iftar ve sahur sofralarında dikkat edilmesi gereken beslenme kuralları ele alındı. Tayyare Kültür Merkezi’ndeki programda, gün boyu süren açlığın ardından dengeli ve bilinçli beslenmenin önemi katılımcılarla paylaşıldı. Söyleşiye konuşmacı olarak katılan Uzman Diyetisyen Hatice Nur Ege, Ramazan ayında öğün planlamasının doğru yapılması gerektiğini belirtti. Ramazan ayında uzun süreli açlık sonrası ani ve ağır yemek tüketiminin sindirim sistemini zorlayabileceğini anlatan Ege, “İftara hafif bir başlangıç yapmak, çorba ve salata gibi besinlerle mideyi yormadan ilerlemek oldukça önemli. Sahurda ise protein ve lif içeriği yüksek, tok tutan besinler tercih edilmelidir. Bol su tüketimi de gün içerisindeki enerji dengesini korumada büyük rol oynar. Amacımız hem ibadetlerimizi huzurla yerine getirmek hem de beden sağlığımızı korumaktır” dedi. Günlük hayatta uygulanabilir beslenme önerilerinin de konuşulduğu program, soru cevap bölümüyle sona erdi.

Asrın felaketinin 3. yılı Haber

Asrın felaketinin 3. yılı

Türkiye, üç yıl önce 6 Şubat’ta saat 04.17'de Pazarcık’ta 7,7; saat 13.24'te ise Elbistan’da meydana gelen 7,6 büyüklüğündeki depremlerin acısıyla sarsıldı. Toplam 120 bin kilometre karelik alanda 14 milyon vatandaşın doğrudan etkilendiği depremler, 11 il, 124 ilçe, 6 bin 929 köy ile mahallede ağır yıkımlara yol açtı. Afet sonrası ilan edilen 7 günlük milli yas ve OHAL süreciyle birlikte, devletin tüm imkanları seferber edildi. Asrın felaketinde 53 bin 537 kişi hayatını kaybetti, 107 bin 213 kişi yaralandı. 650 bin personel görev yaptı Kamu kuruluşları, mahalli idareler, sivil toplum kuruluşları ve gönüllülerin seferber olduğu deprem sonrası, bölgeye su, gıda, ilaç ve giyecek başta olmak üzere tüm yaşam malzemeleri hızla gönderildi. Depremlerde hasar gören 39 bin enkazda arama, yaşam olduğu belirlenen 26 bin 32 binada ise arama kurtarma faaliyeti gerçekleştirildi. Bölgede müdahale çalışmaları kapsamında 11 bin 488'i uluslararası, 35 bin 250'si arama kurtarma, 142 bini güvenlik personeli olmak üzere toplam 650 bin personel görev yaptı. Deprem bölgesine, 20 bin araç ve ağır iş makinası, 141 helikopter, 182 uçak, 23 gemi yardım için durmaksızın çalıştı. Deniz Kuvvetleri Komutanlığının gemileri yardım için bölgeye ulaştırıldı. Hava araçlarıyla sıhhi tahliye, personel nakli, malzeme nakli, yangın söndürme faaliyetleri yürütülerek bu kapsamda 17 bin 500 sorti gerçekleştirildi. Türk Hava Yolları (THY) öncülüğünde 13 bin 701 seferiyle 2 milyonu aşkın yolcu ve 712 kargo seferi ile 32 bin 770 ton yardım malzemesi ulaştırıldı. Ayrıca yerli ve milli insansız hava araçları da deprem bölgesinde arama kurtarma ve koordinasyon çalışmalarına destek verdi. Asrın felaketinin ardından AFAD koordinasyonunda kara, hava ve deniz yoluyla 3 milyon 549 bin 443 afetzede deprem bölgelerinden tahliye edildi. 350 çadır kent ve 428 konteyner kent kuruldu Afetin etkili olduğu 11 ilde, çadır ve konteyner kent alanları belirlendi. Geçici barınma alanları oluşturularak 1 milyon çadır sevk edildi ve 350 çadır kentte 645 bin çadır kuruldu. Yaklaşık 2,5 milyon afetzedeye barınma imkanı sağlandı. Geçici barınma hizmeti verilen Kredi Yurtlar Kurumu (KYK) yurtlarında 477 bin 952 kişi, Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) yurtlarında 710 bin 266 kişi olmak üzere tesislerde toplam 1 milyon 188 bin 218 afetzede misafir edildi. Ayrıca 428 konteyner kentte 220 bin konteyner kuruldu. 707 bin afetzede bu konteynerlerde misafir edildi. Konteyner kentlerde barınmanın yanı sıra beslenme, eğitim, sağlık ve diğer sosyal donatı alanları vatandaşların hizmetine sunuldu. Milli Savunma Bakanlığı (MSB), gemilerini seferber ederek yaşam alanları oluşturdu. Hastaneler ve okullar açıldı. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı, Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demiryolları (TCDD) vagonlarında depremzede vatandaşlarımıza konaklama imkanı sağladı. Konteyner kentlerde kalan vatandaşların gıda ve market alışverişleri için İçişleri Bakanlığı koordinasyonunda AFAD-Kızılay işbirliği ile maddi destek sağlandı.

İzmit Bornova'da Başkan Eşki, 14 Mart Tıp Bayramı ziyareti Haber

İzmit Bornova'da Başkan Eşki, 14 Mart Tıp Bayramı ziyareti

İzmir Bornova Belediye Başkanı Ömer Eşki, 14 Mart Tıp Bayramı dolayısıyla Bornova Belediyesi Sağlık İşleri Müdürlüğü’nü ziyaret etti. Tüm sağlık çalışanlarının bayramını kutlayan Başkan Eşki, sağlık hizmetlerinin toplum için hayati önem taşıdığını vurgulayarak, “Sağlık her şeyden önce gelir” dedi. İZMİR (İGFA) - İzmir'de Başkan Eşki, sağlık çalışanlarının pandemi ve afetler gibi olağanüstü durumlarda gösterdiği fedakârlığa dikkat çekerek, "Sağlık çalışanları olarak zor zamanlarda gösterdiğiniz sabır ve özveri, toplumumuzun sağlıklı ve huzurlu bir şekilde yaşamasını sağlayan en büyük güvencelerden biridir. Pandemi ve afetlerde sergilediğiniz üstün çaba, sadece meslek değil, insanlığa adanmış bir yaşamı temsil ettiğinizi gösteriyor. Hepinizin 14 Mart Tıp Bayramı’nı kutluyor, emeğiniz için teşekkür ediyorum" diye konuştu.  “SAĞLIK İŞLERİ MÜDÜRLÜĞÜMÜZÜ GÜÇLENDİRMEYE DEVAM EDECEĞİZ” Bornova Belediyesi olarak sağlık hizmetlerine büyük önem verdiklerini belirten Başkan Eşki, eksiklerin giderilmesi için çalışmaya devam edeceklerini ifade ederek şöyle konuştu: "Bu dönem elimizden geldiğince Sağlık İşleri Müdürlüğü’ne destek olmaya çalıştık. Bazı eksiklerimiz var, bunları gidermek için çaba göstereceğiz. Fen işleri, sosyal işler ve sağlık işleri, vatandaşlarımızın en çok talepte bulunduğu müdürlükler arasında. O yüzden burayı göz bebeğimiz gibi görüyor ve desteklemeye devam ediyoruz. Sizleri vatandaşlarla daha çok buluşturmak, sağlık sorunlarını daha hızlı çözmek istiyoruz"  “HİZMETLERİMİZDEN VATANDAŞLARIMIZ MEMNUN” Başkan Yardımcısı Duygu Bölük ise Bornova Belediyesi’nin sunduğu sağlık hizmetlerinden vatandaşların duyduğu memnuniyetini dile getirerek, "Bazen rastgele vatandaşlarımızla konuşuyor, hizmetlerimiz hakkında görüşlerini alıyoruz. Evde Bakım Hizmeti, diyetisyen ve berber hizmetleri gibi çalışmalarımızla ilgili olumsuz bir geri dönüş almadık. Aksine çok memnun olduklarını ve teşekkür ettiklerini söylüyorlar. Bu da ekip arkadaşlarımızın ne kadar özverili çalıştığını gösteriyor" ifadeleri kullandı.  VATANDAŞLARLA SOHBET ETTİ Başkan Eşki, Özgül Gündüz Halk Sağlığı Binası’ndaki ziyaretinde sağlık hizmetlerinden yararlanan vatandaşlarla da sohbet ederek taleplerini dinledi. Sağlık alanındaki hizmetleri daha da geliştirmek için çalışmaya devam edeceklerini belirtti.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.