Hava Durumu

#Sahtecilik

Haberin Analizi - Sahtecilik haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Sahtecilik haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

SGK'dan 4,19 milyar TL! Haber

SGK'dan 4,19 milyar TL!

Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) prim kaybına, işverenler arasında haksız rekabete ve çalışanların haklarından mahrum kalmasına yol açan sahte sigorta ve kayıt dışı istihdama karşı kararlı bir mücadele yürütüyor. SGK kayıt dışı istihdam oranını 2025 yılında yüzde 26 seviyelerine düşürdü. Kayıt dışı ve sahte istihdamla mücadele kapsamında 135 bin 192 denetim yapan SGK, 369 bin 573 kişinin kayıt dışı çalıştırıldığını, 7 bin 801 iş yerinin de kayıt dışı olduğunu tespit etti. Sabah’ın haberine göre, eşe dosta işyerinde çalışmadığı halde sigorta yapanlar ile sahte işyeri girişiminde bulunanlara em parasal hem de cezai yaptırım uyguladı. Denetimler sonucunda 4.19 milyar TL idari para cezası önerildi. Tahsil kabiliyeti olmayan kurum alacağı 4.6 milyar TL SGK tarafından terkin edildi. İKİ PROJE İLE TAKİP SGK, "İşyeri Karne Projesi" ve "Sahte Sigortalılık ve Sahte İş Yeri Takip Platformu" ile şimdiye kadar binlerce kayıt dışılık sahte sigorta girişimini kararlılıkla takip ve tespit etti. SGK, çalışanların sosyal güvenlik haklarını koruma altına alırken, haksız para kazanmak isteyen uyanık işyerlerini de cezalandırdı. SAHTE SİGORTALILIK NE DEMEK? Sahte sigortalılık, bir kişinin işyerinde hizmet sözleşmesine tabi olarak çalışmadığı, yalnızca kayıt ve belge üstünde sigortalı gösterilme işlemi deniyor. Eş, dost ve akrabalar üzerinde yaygın gerçekleştirilen sahte sigortalılıkta son dönemde hamile kadınların sigortalı gösterilmesinde artış gözlemleniyor. Hamile olduğunu öğrenen kadınlar, bir yerden sigortalı gösteriliyorlar ve bu sayede SGK'dan geçici iş göremezlik ödeneği alma hakkına sahip oluyor. SAHTE İŞYERİ NEDİR? Sahte işyeri, gerçekte hiç var olmadığı halde kurulmuş, resmi olarak faaliyete ve sigortalı çalıştırılmaya başlanmış gibi Kuruma İşyeri Bildirgesi verilen ve işyeri tescili yapılan yerlerdir. Bazı durumlarda gerçek bir işyeri bir süre faaliyette bulunup kapanabiliyor veya devrediliyor. Bu durumda, SGK'ya gerekli bildirimler yapılmazsa burası sahte işyeri olarak adlandırılabiliyor. SAHTE SİGORTALIYA NE YAPTIRIM UYGULANIYOR? Sahte olduğu tespit edilen hizmetleri iptal ediliyor. İptal edilen hizmetleri ile birlikte kendisine bağlanmış aylık sonlandırılıp, yersiz ödenen aylıklar kanuni faizi ile birlikte geri alınıyor. Sahte hizmetlerin iptali sonrasında yararlanma koşullarının kaybedilmesi halinde; kişilerin kendileri veya hak sahipleri/bakmakla yükümlü oldukları kişiler için yapılan hastane, eczane, medikal malzeme gibi yersiz ödenen sağlık giderlerinin tahsili yoluna gidiliyor. Yersiz bağlanan gelirler ve ödenen geçici iş göremezlik ödenekleri kanuni faizi ile birlikte geri alınıyor. Sahte sigortalı bildirimlerinde sorumluluğu tespit edilen meslek mensupları (serbest muhasebeci ve mali müşavirler) da işveren ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu tutuluyor. İlgililer hakkında Cumhuriyet Savcılıklarına suç duyurusunda bulunularak yargı süreci başlatılır. SAHTE İŞYERİ AÇANLARA NE YAPTIRIM UYGULANIYOR? Baştan beri sahte olduğu tespit edilen işyerinin tescil kaydı, e-sigorta şifresi ve işyeri sicil numarası iptal ediliyor. Sahte işyerinden ödenen primler var ise Borçlar Kanunu hükümlerince iade edilmeyerek SGK tarafından gelir kaydediliyor. Yersiz yararlanılan teşvik ve destekler var ise gecikme cezası ve gecikme zammı ile birlikte geri alınır. Gerekli işlemler yapılmak üzere ilgili vergi dairesine bilgi verilir. KAYIT DIŞILIK VE SAHTE SİGORTALILIK NASIL TESPİT EDİLİYOR? Sahte işyeri olma potansiyeli yüksek olduğu değerlendirilen işyerleri için inceleme, teftiş ve soruşturmalar sosyal güvenlik müfettişleri, denetmenleri ve KADİM servisi ekipleri tarafından yapılıyor. KAYIT DIŞILIK VE SAHTECİLİK İSTATİSTİKLERİ NE? SGK, kayıt dışılık ve sahtecilik denetimlerinde işlerinin yüzde 10'u yabancı uyruklulara ait işlemleri ve yabancıların yoğun çalıştığı iş yerlerine öncelik verdi. 2025 yılında kayıt dışılık ve sahtecilikle mücadele için toplam 135.192 denetim gerçekleştirildi. Bunun sonucunda toplamda 369.573 kişinin kayıt dışı çalıştırıldığı ve 7.801 adet iş yerinin kayıt dışı olduğu tespit edildi. Kayıt dışılık ile eşe dosta işyerinde çalışmadığı halde sigorta yapanlar ile sahte işyeri girişiminde bulunanlara hem parasal hem de cezai yaptırım uygulandı. Denetimler sonucunda 4.190.051.857 TL idari para cezası verildi. Tahsil kabiliyeti olmayan kurum alacağı 4,6 milyar TL SGK tarafından terkin edildi. ZARAR FAİZİYLE GERİ ALINIR MI? Kayıt dışılık ile eşe dosta işyerinde çalışmadığı halde sigorta yapanlar ile sahte işyeri girişiminde bulunanlara hem parasal hem de cezai yaptırımlar uygulanıyor. Sahte sigortalı tespiti halinde; sahte olduğu tespit edilen hizmetler, bağlanan aylıklar iptal edilirken ödenmiş olan maaş ve diğer parasal değerler faiziyle geri alınıyor. İlgililer hakkında ise Cumhuriyet Savcılıklarına suç duyurusunda yargı nezdinde cezai yaptırım süreci başlatılıyor. Sahte işleri ve sahte sigortalı bildirimi yapan işveren ve meslek mensubu hakkında ise işyerinin tescil kaydı, e-sigorta şifresi ve işyeri sicil numarası iptal ediliyor. Sahte işyerinden ödenen primler geri ödenmeyerek SGK tarafından el konuluyor ve teşvik ve desteklerden yararlanmışsa gecikme cezası ile birlikte geri alınıyor. Kaynak: patronlardunyasi.com

İmamoğlu diploma davasında karar! Haber

İmamoğlu diploma davasında karar!

31 yıllık diploması iptal edilen CHP’li Ekrem İmamoğlu, ‘resmi belgede sahtecilik’ iddiasıyla bir kez daha hakim karşısına çıktı.. Diploma davası 6 Temmuz'a ertelendi İmamoğlu alkışlar eşliğinde duruşma salonuna geldi ve duruşma başladı. Mahkeme başkanı, İmamoğlu’na “Önceki celseyi, idare mahkemesindeki davanın beklenmesi için ertelemiştik. Bir karar çıktı ama kesinleşmedi. Önceki savunmanıza ekleyeceğiniz bir şey var mı?” diye sordu. İmamoğlu, savunmasına ek yapmak istediğini söyledi. Sözcü'nün aktardığına göre, İmamoğlu, şunları söyledi: “RAMAZAN BEREKETTİR AMA YİNE RAMAZAN’DA YARGILANIYORUZ” "Teşekkürler hakim bey. Bu hafta Ramazan ayına giriyoruz. Ne yazık ki böyle talihsiz durumlarla yorulduğumuz durumları yaşıyoruz. Halbuki Ramazan berekettir, vicdanı harekete geçirir. Makam mevki varlık yokluk gözden geçirmesine razı olur ve yaradana sığınır. İnsanların eşitlendiğini hissetmesi adına bir fırsat ayıdır. Ama üzücüdür ki 2019’daki Ramazan’da seçimi iptal eden zihniyet 2025 yılında yine Ramazan’da diplomamı iptal eden zihniyet, bunu yine Ramazan’a denk düşürerek içi yalan ve iftirayla doldurulmuş şekilde yargılanacağımız bir süreci yaşayacağız. Ümidim çok değil ama dilerim ve isterim ki ülkemiz ve yargı düzeni açısından bu dava sağlıklı bir sürece evrilir. Ramazan’da bir kez daha ‘çirkin davasında’ buluşacağız. Ne kadar olmaz denilen şey varsa yargı düzeni içerisinde bize bu dönemde yaşatılıyor. İnancı kullanarak kendine bir yol çizenlerin utanç verici şeyler yapan insanlara haddini bildirme yolu olarak ben Ramazan’ı karşılıyorum ve dua ediyorum. Allah bu insanlara akıl versin. İnşallah bu şekilde üst makamlara gelmiş insanların diline terbiye gelir bu vesileyle. Yargı adına görev yapan insanların da arkadan iş çevirmenin, tuzak kurmanın, kumpas kurmanın, insanların ailesine göz dikmenin ne kadar ahlaksız bir tutum olduğunun hissettirilmesini diliyorum. İnanç akılda ve beyinde yaşar, göstermeye hiç gerek yoktur. Ancak insanların gözüne sokularak gösterilmeye yaşayan zihniyete yönelik bu bizim inancımız değildir diye düşünüyorum. “YÜZ KARASI DAVALARLA DOLU BİR SİYASİ TARİH” Aziz milletimiz siyasi tarihi ne yazık ki demokrasiyi, insanların iradesini ve umudunu hapsetmeye çalışan yüz karası davalarla doludur. Bugün öyle skandal bir iddianameyle buradayız ki yüce Türk yargısının düşürüldüğü durumdan hicap duyuyorum. Planlanan ne var onu bilmiyorum ama oluşan davalar zinciri tarihte görülmemiş davaları milletimize yaşatmıştır. Böyle bir dönemin çöp bir iddianameyle oluşan sürecinde, hakimlerin değişerek adil yargılanma hakkımın ihlal edildiği bir dönemden geçiyoruz. "ALNIM AK BAŞIM DİK" Bu utanç verici iddianameyi yazan savcı amacına ulaşarak İstanbul’da bir ilçenin başsavcı vekili olarak görevine getirilmiştir. Bütün bunların ana sebebi çok net, korkudur. Sadece iktidarın başındaki zihniyete karşı 4 seçim kazandığım için ve önümüzdeki seçimleri kazanacağım için kurulan kirli tezgahlardan buradayım. Milletimizin gönlündeki temizliğimi gördükleri için buradayım ama milletimizle bağım sahte değil, temiz ve samimidir. Milletimizin yüzde 70’i yanımdadır, yurttaşlarımın verdiği güçle alnım ak başım dik bir şekilde buradayım ama olan milletimize ve geleceğimize oluyor. Adalete olan güvenci yerle bir ettiniz, insanların yüzde 80’inden fazlası adalete inanmıyor. Ucube, ‘cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi’ dedikleri yapı iki kişinin dudağının arasında çalışıyor. Devletimizin bütün kurumları dağıtıldı. Asırlık devlet ve devlet geleneğimizin geleceği tek bir adama mahkum edilmek isteniyor. Mevzu çok ciddidir. Bu kesinlikle beka sorunudur. Demokrasiyi yok etmeye çalışan zihniyet yüzünden aylardır Silivri’deyim. “SAHTE SÜREÇ, HUKUKSUZ VE GEÇERSİZ” Bu iktidar zihniyeti 2024 yılı yazından itibaren düğmeye bastı. Yerel seçimlerden 4 ay sonra İstanbul’a atanan başsavcı başarılı olursa, getirileceği makam çoktan belirlenmiştir. Sürecin savcılığına soyunan da iktidarın başındaki kişi olmuştur. Esenyurt’la birlikte yalanlarla operasyonlarla sürece başlanmıştır. 65 yaşındaki saygın bir belediye başkanını (Ahmet Özer) almak nasıl bir vicdan çöküşüyse tüm belediye başkanlarımızın yaşadığı da o’dur. Hapiste yatan bütün arkadaşlarım aynı şekilde masumdur. Bu sahte sürecin içindeki tüm uygulamalar siyasidir ve hedefi bellidir. 19 Mart süreci öncesi ve sonrasıyla çöptür. Hukuksuzdur ve geçersizdir. Bu süreçte makam menfaat elde edenlerin makamları liyakatle elde edilmiş yerler değildir. O insanlara ifade ediyorum ki, siz kaçacaksınız ama bu fetret devri sona erecek ve 86 milyon yurttaşımız kazanacak. Zaman o kadar kısa değildir, yakındır ve kapının eşiğindedir. Tüm bunların hesabını adil mahkemelerde veriyor olacaksınız. Yaşattıklarınız sahtedir ve sahteciliktir. "SIÇAN GİBİ KAÇACAKLAR" Asıl makam milletin gönlündedir. Benim tek derdim de o olmuştur. İktidar bu makamı unutmuştur, bir kişinin gönlünün makamına dönmüştür. O makam da sahtedir ve aldatmacadır. Vakti dolduğunda anlayacaksınız. Güç, kendinden emin olana değil korkana sertleşir. Koltuk kaybetmekten korkanların yolu hep sahtecilik ve ahlak dışı yöntemler olmuştur. Dosya üretenler, manşet üretenler, TRT, Anadolu Ajansı; bir ıslık çalındığında sıçan gibi kaçtıklarını göreceksiniz. Sıçan gibi kaçacaklar. Ben hakikat tarafındayım ve o taraftaki konumumu hiç değiştirmeyeceğim. Yer yüzünde benimki gibi, bu kadar didik didik edilen bir insan yaşamı yoktur. Buraya 12 metrekare hücreden geliyorum. Tarihte böyle bir tecrit yaşanmamıştır. Ne yapmışsak bu tecritin içerisindeyiz. Maşallah aramıza mikrop gelemiyor ama şunu söyleyeyim, mikrop aranızda. Bunu net olarak ifade ediyorum.”

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.