Hava Durumu

#Saray

Haberin Analizi - Saray haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Saray haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Fatih Altaylı'dan bomba kulis Haber

Fatih Altaylı'dan bomba kulis

Silivri’de 190 gün tutuklu kalan Altaylı, kişisel internet sitesinde yayımladığı köşe yazılarına geri döndü. Altaylı, son yazısını 1 Aralık 2025’te yayımlamıştı. Altaylı’nın yazıları, tutuklu kaldığı dönemde editörü tarafından YouTube kanalında da okunuyordu. Altaylı, aylar sonra yazdığı ilk yazısına “CHP Keçiören Belediye Başkanı’na teşekkür etmeliydi” başlığını attı. Altaylı, Özarslan’ın istifasının CHP’nin aleyhine değil, lehine olduğunu savundu. İddiaya göre Ekrem İmamoğlu’nun adaylığının engellenmesi ihtimalinde, adı öne çıkan Mansur Yavaş’a dönük olası bir “yolsuzluk operasyonu” Keçiören üzerinden kurgulanabilirdi. Altaylı'ya göre; Özarslan’ın istifası ve AKP'ye geçiş ihtimali, Yavaş açısından “riski azaltan” bir gelişmeydi. SEÇİM İÇİN İKİ ŞART Altaylı, erken ve baskın seçim tartışmalarına da değindi. Seçimin olabilmesi için, Ekrem İmamoğlu’nun adaylığını “kesin” biçimde engelleyecek bir yargı kararının çıkması ve Mehmet Şimşek’in görevden ayrılması gerektiğini yazdı. Altaylı, şunları ifade etti: "Ekrem İmamoğlu’nun seçime katılamaması kesinleşmeden seçim olmaz. Bu gerek şart ama yeter şart değil. Bir diğer önemli emare ise Mehmet Şimşek’in kabine dışı kalması. Mehmet Şimşek ekonomiden sorumlu bakanlık koltuğunda otururken AK Parti seçime gitmez. Eğer bir seçim olacaksa, en az altı ay öncesinde Mehmet Şimşek görevden affını ister ve yerine gelecek Bakan, ismi hiç önemli değil, muslukları açar, zamlar yapılır, gerekli gereksiz tüm yatırımlar onaylanır, seçim ekonomisine geçilir. Bu ikisi olmadan seçim falan olmaz." BOMBA MEHMET ŞİMŞEK KULİSİ Altaylı, yazısında Mehmet Şimşek’le ilgili dikkat çeken bir kulis de paylaştı. Buna göre Şimşek’in yurt dışı ziyareti sırasında, diğer bakanlar apar topar “ödenek, yatırım, kadro” taleplerini imzalatmaya çalıştı. Altaylı, şunları yazdı: "Geçen hafta kabine toplantısı vardı ve Mehmet Şimşek, çeşitli toplantılar için yurt dışında olduğundan toplantıya katılamadı. Bu durum bilindiği için kabine toplantısı öncesi tüm bakanlar arasında şöyle bir mesaj trafiği yaşandı. “Herkes imzalanacak ne kadar ödenek talebi, yatırım talebi, kadro tahsis talebi varsa getirsin. Hazır Şimşek yokken hepsi imzalanır.” Hangi bakanlar ne getirdi, neler imzalandı bilmiyorum. Ama Şimşek’in yokluğunun kabinede böyle bir heyecan dalgası yarattığını biliyorum" Öte yandan Altaylı'nın yazısı da şöyle: "Uzun bir aradan sonra yeniden yazmaya başlamak kolay değilmiş. Tıpkı ciddi bir sakatlıktan dönen sporcular gibi… Ama başlamak lazım, sonsuza kadar düz koşu yapacak halimiz yok. Form kazanmak zaman alabilir ama sahaya çıkmak bunun ilk şartı. Bugün sahalara dönüyoruz. Aslında birikmiş çok şey var yazacak ama öncelikle gündemden düşmek üzere olan bir konuyu yeniden konuşmak lazım. Ankara Keçiören’in CHP’li belediye başkanı Mesut Özarslan’ın CHP’den istifa edip, AK Parti’ye katılamaması epey konuşuldu. Özellikle de CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in müstafi CHP’li başkana mesajları ilgiyle takip edildi. Küfür yoktu belki de ama oldukça ağır mesajlardı. Hak edilmemiş olduklarını söylemek güç. Özel biraz da aldatılmışlık hissi ile ağır cümleler sarf etmiş Özarslan’a. Türk siyasetinin son yıllarındaki genel seviyeye uygun laflar aslında, “Aaa, bunlar nasıl cümleler” diyecek halim yok. Son 20 yılda neler neler duydu bu kulaklar, Özgür Özel’inkiler hafif bile kalır. Ancak ben Özgür Bey’in Mesut Özarslan’a bu kadar kızmasını garipsedim. Çünkü aslında Keçiören Belediye Başkanı’nın istifası CHP’nin aleyhine değil, lehine bir gelişmeydi. Hem partiyi hem de partinin önemli isimlerinden, cumhurbaşkanlığı adaylığının ikinci ama güçlü adayı Mansur Yavaş’ı rahatlatacak bir istifa idi. Keçiören Belediye Başkanı’nın CHP’den istifası, hele hele bir de AK Parti’ye katılması, CHP ve Yavaş açısından duble kaymaklı ekmek kadayıfı idi. Niyesini merak ediyorsanız anlatacaklarımı dinleyin lütfen. Biliyorsunuz, cezaevinde bulunduğum 7 aya yakın süre boyunca muhalefet siyasetçileri ile normal hayatta görüşmediğim kadar çok görüştüm. Ekrem İmamoğlu’nun adaylığının engellenmesi halinde, CHP’nin alternatif cumhurbaşkanı adayının Mansur Yavaş olma ihtimalinin çok yüksek olduğu hepinizin malumu. Ancak CHP içinde de Yavaş’ın aday olmaktan çekindiği, daha doğru bir tabirle “tırstığı” yolunda genel bir kanaat hakim. Bu “çekingenliğe” hak vermiyor da değiller. İmamoğlu’nun başına gelenlerden sonra, adaylığının açıklanması durumunda Yavaş’ın da bir operasyona tabi tutulacağından kimsenin kuşkusu yok. Bunun da üç beş dandik konser soruşturması ile olması mümkün değil. Polis derneklerine sanatçıların neredeyse bedava verdiği konserlerin ücretleri ile belediyelere kesilen faturaları karşılaştırıp, oradan bir sonuç çıkarmak suretiyle Yavaş’ın engellenemeyeceği aşikar. Oradan çıksa çıksa birkaç açgözlü bürokratın yapım şirketleri üzerinden nemalanması çıkar ki, Türkiye’nin ortamında buna kimse yolsuzluk gözüyle bakmaz. Mansur Yavaş’ı siyaset sahnesinden aşağı itmek için daha sağlam bir gereçle itelemek gerekir. Gerek CHP’deki gerekse diğer muhalif partilerdeki görüş, Mansur Yavaş’a yapılacak bir operasyonun en önemli manivelasının Keçiören Belediye Başkanı olacağı şeklindeydi. Kendisini oldukça temiz tutmayı başaran ve toplumu da bu konuda ikna eden Yavaş’a yönelik “yolsuzluk operasyonunun” Keçiören Belediyesi üzerinden başlayacağına ve Özarslan’ın Yavaş’a yakınlığı nedeniyle Yavaş’a bulaştırılacağından hemen herkes emindi. Keçiören Belediye Başkanı, Mansur Yavaş’ın yumuşak karnı, siyasi ve ahlaki temizliğinin üzerindeki leke, Yavaş’a sıçrayacak çamur, cumhurbaşkanlığının güçlü adayının sırtındaki kambur idi. Yavaş’ın cumhurbaşkanlığı adaylığı engellenecekse, bunun anahtarı Keçiören’di. Özarslan’ın CHP’den istifası ve hele hele AK Parti’ye katılarak, Çerçioğlu benzeri bir dokunulmazlık kazanması CHP’nin ve Yavaş’ın isteseler sahip olamayacakları bir avantaj, bir çıkar yoldu. Körün istediği bir gözdü, Özarslan’ın istifası ve hele hele AK Parti’ye katılımı Allah’ın verdiği iki göz olacaktı. Mansur Yavaş’ın lehine bundan daha iyi bir gelişme olamazdı. Bu nedenle, Özgür Özel’in Keçiören Belediye Başkanı’na bu kadar kızmasına, bu kadar hakaret etmesine şaşırdım. Bu istifaya hakaret değil, teşekkür edilmeliydi. “Mesut Bey sağ olun. Mansur Bey’in adaylığına büyük destek sağladınız. Ne kadar teşekkür etsek azdır” mesajı yollanmalıydı. Zaten muhtemelen bu yüzden CHP’den gelen herkese kapısını ardına kadar açan, pis mi temiz mi bakmayan AK Parti, Mesut Özarslan’a aynı hevesle yaklaşmadı. Beklenenin aksine Özarslan kapağı iktidar partisinin “güvenli” ve “dokunulmaz” kucağına atamadı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, ilk grup toplantısında Özarslan’a AK Parti rozeti takmadı. Çünkü hâlâ Keçiören’in çamuru, Yavaş’ın setresine bulaşacak en önemli pislik. Bunu da herkes biliyor… Seçimi ne haber verir? CHP haklı olarak seçim istiyor. Kimileri de kabinedeki değişikliklerden yola çıkarak iktidarın baskın bir erken seçim yapacağından söz ediyor. Medyadaki çok bilmişler de bu ihtimali gündeme getirince, beni gören herkes de her şeyi bildiğim zannıyla “AK Parti baskın seçim yapacak mı?” diye soruyor. AK Parti’nin, parti yönetiminin ne yapacağını bilemem ama bir baskın seçim yapmayacağını bilmek için alim olmaya ya da müthiş bir istihbarat ağı ile Saray kulislerine hakim olmaya gerek yok. İktidarın seçime gitmesi için iki şey lazım ve bunu bilmek seçim olup olmayacağı ile ilgili öngörü için yeterli. Bunlardan birincisi, Ekrem İmamoğlu ile ilgili davalardan birinin kesinleşmesi lazım. Yani ya diploma iptalinin ya da siyasi yasak getiren mahkeme kararlarından birinin. Ekrem İmamoğlu’nun seçime katılamaması kesinleşmeden seçim olmaz. Bu gerek şart ama yeter şart değil. Bir diğer önemli emare ise Mehmet Şimşek’in kabine dışı kalması. Mehmet Şimşek ekonomiden sorumlu bakanlık koltuğunda otururken AK Parti seçime gitmez. Eğer bir seçim olacaksa, en az altı ay öncesinde Mehmet Şimşek görevden affını ister ve yerine gelecek Bakan, ismi hiç önemli değil, muslukları açar, zamlar yapılır, gerekli gereksiz tüm yatırımlar onaylanır, seçim ekonomisine geçilir. Bu ikisi olmadan seçim falan olmaz. Diyeceksiniz ki, Mehmet Şimşek bu kadar önemli mi! O zaman geçin alttaki yazıya… Hazır Şimşek yokken Geçen hafta kabine toplantısı vardı ve Mehmet Şimşek, çeşitli toplantılar için yurt dışında olduğundan toplantıya katılamadı. Bu durum bilindiği için kabine toplantısı öncesi tüm bakanlar arasında şöyle bir mesaj trafiği yaşandı. “Herkes imzalanacak ne kadar ödenek talebi, yatırım talebi, kadro tahsis talebi varsa getirsin. Hazır Şimşek yokken hepsi imzalanır.” Hangi bakanlar ne getirdi, neler imzalandı bilmiyorum. Ama Şimşek’in yokluğunun kabinede böyle bir heyecan dalgası yarattığını biliyorum. Deli mi satılmış mı! Biliyorsunuz, sporla daha doğrusu futbolla eskisi gibi ilgilenmiyorum. Futbolun hali, kalitesizliği bir yana Federasyonu’nun başkanının böyle bir tip olduğu bir sporla ilgilenmek zaten zül. Cem Yılmaz’ın oğlu Kemal gibi ben de “İngiliz ligi”ni takip ediyorum daha çok. Ancak bu durum, Galatasaray taraftarı olduğunu söyleyen güruhun saçma sapan tavırlarını görmeme engel olmuyor. Galatasaray’ın taraftar grubu hakkındaki fikirlerimi zaten biliyorsunuz, bununla ilgili söylemlerim internette gezip duruyor. Ama durum giderek daha berbat bir hal alıyor. Bu gruplar bir süreden beri “Okan Buruk istifa, yönetim istifa” diye sosyal medyada örgütleniyor. Bu şuursuz kitlenin maksadını anlamak ve bu talebi anlamlandırmak mümkün değil. Galatasaray futbol takımı son 3 yıl üst üste şampiyon olmuş. En önemli rakibi, Türkiye’nin en güçlü, en zengin ailesinin bir ferdini başkan yaparak Galatasaray’la mücadele etmek istemiş, olmamış. Ali Koç başarılı olamadığı için kongresi tarafından yollanmış. Futbol takımına Avrupa’nın en iyi kadrolarından biri oluşturulmuş. Taraftarın isteği üzerine kulüp tarihinde ilk defa 75 milyon bonservis bedeli ile bir golcü alınmış. Banka borçları kapatılmış. Şampiyonlar liginde bir üst aşamaya çıkılmış ve Juventus’un elenmesi muhtemel. Hal böyle iken “Yönetim istifa, Okan Buruk istifa” demek için ya delirmiş olmak lazım. Ya da satılmış. Seçip beğenip alsınlar. NE ZAMAN İNSAN OLURUZ? Lafına kızıp fiiline sessiz kalmadığımız zaman."

Bozbey'den Alinur Aktaş'a Belgelerle Sert Yanıt! Haber

Bozbey'den Alinur Aktaş'a Belgelerle Sert Yanıt!

Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, son günlerde Bursa ve Türkiye gündemini meşgul eden tartışmalara ilişkin dikkat çeken açıklamalar yaptı. Bursa’nın kaynaklarını siyasete peşkeş çekenlerin, kentin sadece bugününü değil geleceğini de borçlandırarak ipotek altına alanların şimdi de yeni bir algı oluşturma peşinde olduklarını ifade eden Başkan Bozbey, “Bursa’ya yıllarını kaybettirenler iyi dinlesinler! Hani diyorlardı ya! ‘İşimiz gücümüz Bursa’. Bursa’yı resmen bir partinin sponsoru yapmışlar. Bursalının parasını seçim kampanyalarında çarçur etmişler. Hesap vermesi gerekenler, bizden hesap soramazlar” dedi. “Hesap vermesi gerekenler, bizden hesap soramazlar” Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, geçmiş dönemde yapılan haksız harcamalarla ilgili çıkan haberlerin ardından, bazı kesimlerin CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in Bursa ziyareti üzerinden manipülasyon yapmaya çalışması üzerine önemli açıklamalar yaptı. CHP Genel Başkanı Özel’in TBMM Grubu’nda yaptığı açıklamanın geçmiş dönemde yapılan usulsüz seçim harcamalarına dönük olduğunun altını çizen Başkan Bozbey, Özel’in Bursa ziyaretine ilişkin yapılan temsil ve ağırlamanın ise kanunlara ve devlet geleneğine uygun olduğunu vurguladı. Büyükşehir Belediyesi Ana Hizmet Binası’nda basın mensuplarıyla bir araya gelen Başkan Mustafa Bozbey, siyaseten tasfiye olmamak için sürekli gündeme gelmeye çalışanlar olduğuna dikkat çekerek, “Uzun yıllardır kentimizi doğasıyla, ekonomisiyle, ulaşımıyla tahrip edenler, Bursa’mızın kaynaklarına çökenler, Bursa’mızın kaynaklarını siyasete peşkeş çekenler, Bursa’mızın sadece bugününü değil geleceğini de borçlandırarak ipotek altına alanlar, bugün utanmadan bizden hesap sormaya çalışıyorlar. Hesap vermesi gerekenler, bizden hesap soramazlar. Biz zaten şeffafız, katılımcıyız, her ay mali tabloyu ve yaptıklarımızı anlatıyoruz. Bursalılarla paylaşıyoruz. Biz, Bursa’mızın değerli vaktini, siyaseten tasfiye olmamak için sürekli gündeme gelmeye çalışanlar için harcayamayız. Bizim için yok hükmündedirler. Biz hesabımızı şeffaflık ve katılımcılık anlayışımızla her zaman Bursalılara verdik, veririz” dedi. “Ortada yapılan yanlış uygulama yok” Geçmiş dönemde yapılan haksız harcamalarla ilgili çıkan haberlerin bazı kesimleri çok fazla rahatsız ettiğini dile getiren Başkan Mustafa Bozbey, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in Bursa’da ağırlanması ile ilgili ortada bir hukuksuzluk, suistimal ya da sansasyon olmadığı halde ‘Sanki böyle bir şey varmış gibi’ Bursa Büyükşehir Belediyesi'nin temsil ve ağırlama giderleri üzerinden bir algı oluşturulmaya çalışıldığını hatırlattı. Her kamu kurumunun temsil ve ağırlama yaptığını anlatan Başkan Bozbey, “Kim olursa olsun, devletimizin her kademesindeki yöneticilere gerekli özeni ve saygıyı gösteririz. Genel Başkanımız Özgür Özel, sadece Cumhuriyet Halk Partisi’nin Genel Başkanı değildir. Ana muhalefet partisi lideri olarak devlet protokolünün dördüncü sırasındadır. Bugün nereye giderse gitsin protokol ile ağırlanır. Ayrıca Genel Başkanımız Özgür Özel, Bursa’mıza parti kongresine gelmedi, turistik bir geziye gelmedi. Belediyemizin yapmış olduğu çalışmaları yerinde görmek, bilgi almak ve Bursalı hemşehrilerimiz için hizmete açtığımız projelerimizi incelemeye, açılışlarını yapmaya geldi. Bugün karşı karşıya kaldığımız şey, gerçeğin çarpıtılarak bir algı malzemesi haline getirilmesidir. Ortada sansasyon yok ancak haberi var. Böyle şey olur mu demeyin! Oluyor. Ortada suistimal yok, hukuksuzluk yok ve yapılan yanlış uygulama da yok” dedi. “Bursalıların hakkını yedirmeyeceğiz” Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Özgür Özel'in Bursa'da ağırlanmasıyla ilgili giderlerin öne sürülerek Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin töhmet altında bırakılmaya çalışıldığını belirten Başkan Bozbey, şunları söyledi: “Buradan ilan ediyorum. AK Parti Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Bursa'ya geldiğinde, onun da gerektiği şekilde ağırlanacağından emin olabilirsiniz. Devlette devamlılık esastır. Peki, neden bu açıklamalara ve ardından da bu haberlere gerek duydular? Tane tane anlatayım. Geçtiğimiz günlerde önceki dönemde yapılan kimi harcamalar medyada yer aldı. Biz onlar gibi, ‘Çamur at izi kalsın’ siyaseti izlemiyoruz. Biz aslında mümkün olduğunca siyasetten uzak kalarak, Bursa'ya, Bursalı hemşerilerimize en iyi şekilde hizmet etmek için çaba harcıyoruz. Çok fazla tespit ettiğimiz konu var ama hepsini kamuoyuyla paylaşmıyoruz. Biz hizmet için yola çıktık. Elbette Bursalıların hakkını yedirmeyeceğiz. Tüyü bitmemiş yetimin hakkını korumak için mücadele edeceğiz. Onların dosyalarını peyderpey savcılığa intikal ettiriyoruz. İncelemeler devam ediyor. Biz belgeye bakarız. Belgeye dayanmayan hiçbir şeyi ifade etmeyiz”. “Hepsinin tespitleri var” Bazılarının dosyaların farkında olduğu ve gelecekle ilgili kaygı taşıdığı için kendilerini bir yerlere taşıma sevdasında olduğunu söyleyen Başkan Bozbey; şöyle konuştu: “Bizi ilgilendiren taraf Bursalılara yapılan haksızlıktır. Bursalıların parası hukuksuz yere harcandı mı? Harcanmadı mı? Bursalıların parasını Bursalılara mı harcadı? Yoksa seçim döneminde ihtiyaç sahiplerine diye karar alıp, çekleri başka yerlere mi dağıttılar? Hepsinin tespitleri var. 31 Mart 2024’te devran, bunları bilen Bursalılar tarafından döndürüldü. Bizler ‘Önce insan’ anlayışımızı 20 senedir sürdürüyoruz. Sürdürmeye de kararlıyız. Bundan sonra Bursa Büyükşehir Belediyesi, Bursalının parasını sadece Bursalılara harcayacaktır. Her görüşten hemşehrimizin, ‘Bursa Büyükşehir benim belediyemdir’ dediği dönem başlamıştır”. “Bursalılara yıllarca masal anlattılar” “Bursa’yı kaybedenler, bundan daha önemlisi Bursa’ya yıllarını kaybettirenler iyi dinlesinler” diyen Başkan Mustafa Bozbey, Bursa’yı resmen bir partinin sponsoru yaptıklarını dile getirdi. Algı peşinde koşanların Bursalıların parasını seçim kampanyalarında çarçur ettiklerini belirten Başkan Bozbey, “Bir bakıyorsunuz kol kola girdikleri kimi siyasi partiler için harcamalar yapmışlar. Milletvekili seçim kampanyası harcamalarının neredeyse tümünü resmen Bursa Büyükşehir kasasından karşılamışlar. Ayrıca partileri için mevzuata uygun olmayan harcamalar yapılmış. Malum yandaş derneklerin matbaa işleri bile karşılanmış. İlave olarak parti gençlik kolları afişleri, kadın kolları broşürleri, saha çalışmalarının harcamaları, kitapçıkları, kartvizitleri dahi Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin kasasından yapmışlar. Yetimlerin hakkı olan paraları parti adına harcamışlar. Kanunen kabul edilmeyen bu harcamalar belediye bütçesinden finanse edilmiştir. Tüm bunları söyleyemeyenler Bursalılara yıllarca masal anlattılar. Ama Bursalı hemşehrilerim sandıkta bunlara cevap verdi” dedi. “Bunlar sadece buz dağının görünen yüzü” Ortada geçmiş dönemde yapılan haksız ve hukuksuz harcamalar varken, yasal mevzuat kapsamındaki işlemler üzerinden sansasyon yaratmaya çalışanlara seslenen Başkan Mustafa Bozbey, şunları söyledi: “Malum medyanın, tarihin çöplüğüne atılmış birçok skandal iddiası var. Ancak Genel Başkanımız Özgür Özel'in Bursa'da ağırlanmasından skandal çıkmaz. Geçmiş dönemde Bursa Büyükşehir Belediyesi kasası, adeta partilerinin seçim propagandasına hizmet eden bir kasa olarak kullanılmıştır. Hiç mi vicdanınız yok? Bursa’nın parası ile seçim kampanyası yapmışsınız. Bursa'nın, Bursalıların parasını partinizin propagandasına sürekli akıtmışsınız. Partiniz ile de yetinmediniz, sponsoru olduğunuz diğer partilere de Bursa'nın Bursalıların parasını aktardınız? Üstelik bunu alışkanlık haline getirip sürekli yapmışsınız. Geçmiş döneme ait haksız hukuksuz harcamalara dair çalışmalar tamamlandıkça, bunları süratle savcılığa suç duyurusu olarak gönderiyoruz.  Bugün bahsettiklerimiz sadece buz dağının görünen yüzü. Bizler Bursalıların sorunlarını çözmek üzere sorumluluk aldık. Geleceğe dair hazırlıklarımızı yapalım. Bursa’da değişimin farkını gösterelim diye gece gündüz çalışan insanlarız. Ama birileri başka şeylerin peşinde. Buz dağının altını bize açtırmasınlar. Biz Bursalılara hizmet için geldik. Şeffaf ve katılımcı bir anlayışla hizmet etmeye, Bursalıları gülümsetmeye ve Bursalıların her kuruşuna sahip çıkmaya devam edeceğiz”. BURSA BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ BASIN YAYIN HALKA İLİŞKİLER DAİRESİ BAŞKANLIĞI 

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.