Hava Durumu

#Savcı

Haberin Analizi - Savcı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Savcı haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

2 yaşında bebeğe işkence davasında flaş gelişme Haber

2 yaşında bebeğe işkence davasında flaş gelişme

Olay, 1 Mayıs 2025 tarihinde meydana geldi. Eşinden bir süre önce boşanan Satı Buse D., iddiaya göre, uyuşturucu madde kullandığı öne sürülen sevgilisi Süleyman Danış ile birlikte ilçeye bağlı Aşağı Mahalle'de yaşamaya başladı. Satı Buse D. olay sabahı komşularına, oğlu A.K.'nin Danış tarafından darbedildiğini söyleyerek yardım istedi. Bunun üzerine komşular, anne ve oğlunu Sarayköy Devlet Hastanesi'ne götürdü. Hastanede yapılan muayenede A.K.'nin yüzü ve vücudunda darp izleri olduğu tespit edilince durum polise bildirildi. Sarayköy İlçe Emniyet Müdürlüğü ekipleri, olayın yaşandığı adrese giderek Süleyman Danış'ı evde uyurken gözaltına aldı. İlk müdahalesi Sarayköy Devlet Hastanesi'nde yapılan A.K., Pamukkale Üniversitesi Hastanesi'ne sevk edildi. Burada yapılan tetkiklerde; çocuğun sağ kolunda kırık olduğu, vücudunun birçok yerinde darp izleri bulunduğu ve göz çevresindeki şiddetli travmalar nedeniyle sağ gözünü kaybetme riski taşıdığı belirlendi. A.K. yoğun bakımda tedaviye alınırken, anne Satı Buse D. de gözaltına alındı. Satı Buse D.'nin ilk ifadesinde; Süleyman Danış'ın kendisini ve çocuğunu darbettiğini söylediği öğrenildi. Anne Satı Buse D., ifadesinin ardından serbest bırakıldı. Hastanedeki tedavisi biten A.K. devlet korumasına alındı. SAVCI İNDİRİMSİZ CEZALANDIRILMALARINI İSTEDİ Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen Süleyman Danış, çıkarıldığı mahkemece tutuklandı. Danış, ilk ifadesinde; Satı Buse D. ile ilişki yaşadığı sırada A.K.'nin yanlarına gelip ağlamaya başladığını, bu nedenle öfkelenerek A.K.'ye birkaç kez vurduğunu, amacının dövmek olmadığını, alkollü olduğu için ne yaptığını hatırlamadığını ve çocuğu annesinin de dövmüş olabileceğini öne sürdü. CEZALARI BELLİ OLDU Anne ile sevgilisi hakkında kasten yaralama suçundan Sarayköy 2'nci Asliye Ceza Mahkemesi'nde dava açıldı. Bugün görülen karar duruşmasına tutuklu sanık Süleyman Danış, tutuksuz sanık anne Satı Buse D. ve taraf avukatları katıldı. Duruşmada yaptığı savunmada Süleyman Danış, suçlamaları kabul etmediğini söyleyerek, tahliye talebinde bulundu. Çocuğun annesi Satı Buse D. ise eşinden boşandıktan sonra Danış ile yaşadığını, erkek arkadaşının alkol aldıktan sonra kendilerine sürekli şiddet uyguladığını ve bebeğini asla darbetmediğini ifade etti. Cumhuriyet Savcısı da esas hakkındaki son mütalaasında sanıkların, 'kasten yaralama' suçunu işlediğini belirterek, haksız tahrik indirimi uygulanmadan cezalandırılmalarını talep etti. Davayı karara bağlayan hâkim, Danış hakkında kasten yaralama suçunu birden fazla gerçekleştirmesi, eylemin silahla (sopa) işlenmesi, mağdurun kendisini savunamayacak durumda olması ve kemik kırığına sebebiyet vermesi nedeniyle 8 yıl 9 ay hapis cezası kararı verdi. Anne Satı Buse D. ise alt soya yönelik yaralama suçundan 3 yıl 10 ay hapis cezasına çarptırıldı.

İmamoğlu diploma davasında karar! Haber

İmamoğlu diploma davasında karar!

31 yıllık diploması iptal edilen CHP’li Ekrem İmamoğlu, ‘resmi belgede sahtecilik’ iddiasıyla bir kez daha hakim karşısına çıktı.. Diploma davası 6 Temmuz'a ertelendi İmamoğlu alkışlar eşliğinde duruşma salonuna geldi ve duruşma başladı. Mahkeme başkanı, İmamoğlu’na “Önceki celseyi, idare mahkemesindeki davanın beklenmesi için ertelemiştik. Bir karar çıktı ama kesinleşmedi. Önceki savunmanıza ekleyeceğiniz bir şey var mı?” diye sordu. İmamoğlu, savunmasına ek yapmak istediğini söyledi. Sözcü'nün aktardığına göre, İmamoğlu, şunları söyledi: “RAMAZAN BEREKETTİR AMA YİNE RAMAZAN’DA YARGILANIYORUZ” "Teşekkürler hakim bey. Bu hafta Ramazan ayına giriyoruz. Ne yazık ki böyle talihsiz durumlarla yorulduğumuz durumları yaşıyoruz. Halbuki Ramazan berekettir, vicdanı harekete geçirir. Makam mevki varlık yokluk gözden geçirmesine razı olur ve yaradana sığınır. İnsanların eşitlendiğini hissetmesi adına bir fırsat ayıdır. Ama üzücüdür ki 2019’daki Ramazan’da seçimi iptal eden zihniyet 2025 yılında yine Ramazan’da diplomamı iptal eden zihniyet, bunu yine Ramazan’a denk düşürerek içi yalan ve iftirayla doldurulmuş şekilde yargılanacağımız bir süreci yaşayacağız. Ümidim çok değil ama dilerim ve isterim ki ülkemiz ve yargı düzeni açısından bu dava sağlıklı bir sürece evrilir. Ramazan’da bir kez daha ‘çirkin davasında’ buluşacağız. Ne kadar olmaz denilen şey varsa yargı düzeni içerisinde bize bu dönemde yaşatılıyor. İnancı kullanarak kendine bir yol çizenlerin utanç verici şeyler yapan insanlara haddini bildirme yolu olarak ben Ramazan’ı karşılıyorum ve dua ediyorum. Allah bu insanlara akıl versin. İnşallah bu şekilde üst makamlara gelmiş insanların diline terbiye gelir bu vesileyle. Yargı adına görev yapan insanların da arkadan iş çevirmenin, tuzak kurmanın, kumpas kurmanın, insanların ailesine göz dikmenin ne kadar ahlaksız bir tutum olduğunun hissettirilmesini diliyorum. İnanç akılda ve beyinde yaşar, göstermeye hiç gerek yoktur. Ancak insanların gözüne sokularak gösterilmeye yaşayan zihniyete yönelik bu bizim inancımız değildir diye düşünüyorum. “YÜZ KARASI DAVALARLA DOLU BİR SİYASİ TARİH” Aziz milletimiz siyasi tarihi ne yazık ki demokrasiyi, insanların iradesini ve umudunu hapsetmeye çalışan yüz karası davalarla doludur. Bugün öyle skandal bir iddianameyle buradayız ki yüce Türk yargısının düşürüldüğü durumdan hicap duyuyorum. Planlanan ne var onu bilmiyorum ama oluşan davalar zinciri tarihte görülmemiş davaları milletimize yaşatmıştır. Böyle bir dönemin çöp bir iddianameyle oluşan sürecinde, hakimlerin değişerek adil yargılanma hakkımın ihlal edildiği bir dönemden geçiyoruz. "ALNIM AK BAŞIM DİK" Bu utanç verici iddianameyi yazan savcı amacına ulaşarak İstanbul’da bir ilçenin başsavcı vekili olarak görevine getirilmiştir. Bütün bunların ana sebebi çok net, korkudur. Sadece iktidarın başındaki zihniyete karşı 4 seçim kazandığım için ve önümüzdeki seçimleri kazanacağım için kurulan kirli tezgahlardan buradayım. Milletimizin gönlündeki temizliğimi gördükleri için buradayım ama milletimizle bağım sahte değil, temiz ve samimidir. Milletimizin yüzde 70’i yanımdadır, yurttaşlarımın verdiği güçle alnım ak başım dik bir şekilde buradayım ama olan milletimize ve geleceğimize oluyor. Adalete olan güvenci yerle bir ettiniz, insanların yüzde 80’inden fazlası adalete inanmıyor. Ucube, ‘cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi’ dedikleri yapı iki kişinin dudağının arasında çalışıyor. Devletimizin bütün kurumları dağıtıldı. Asırlık devlet ve devlet geleneğimizin geleceği tek bir adama mahkum edilmek isteniyor. Mevzu çok ciddidir. Bu kesinlikle beka sorunudur. Demokrasiyi yok etmeye çalışan zihniyet yüzünden aylardır Silivri’deyim. “SAHTE SÜREÇ, HUKUKSUZ VE GEÇERSİZ” Bu iktidar zihniyeti 2024 yılı yazından itibaren düğmeye bastı. Yerel seçimlerden 4 ay sonra İstanbul’a atanan başsavcı başarılı olursa, getirileceği makam çoktan belirlenmiştir. Sürecin savcılığına soyunan da iktidarın başındaki kişi olmuştur. Esenyurt’la birlikte yalanlarla operasyonlarla sürece başlanmıştır. 65 yaşındaki saygın bir belediye başkanını (Ahmet Özer) almak nasıl bir vicdan çöküşüyse tüm belediye başkanlarımızın yaşadığı da o’dur. Hapiste yatan bütün arkadaşlarım aynı şekilde masumdur. Bu sahte sürecin içindeki tüm uygulamalar siyasidir ve hedefi bellidir. 19 Mart süreci öncesi ve sonrasıyla çöptür. Hukuksuzdur ve geçersizdir. Bu süreçte makam menfaat elde edenlerin makamları liyakatle elde edilmiş yerler değildir. O insanlara ifade ediyorum ki, siz kaçacaksınız ama bu fetret devri sona erecek ve 86 milyon yurttaşımız kazanacak. Zaman o kadar kısa değildir, yakındır ve kapının eşiğindedir. Tüm bunların hesabını adil mahkemelerde veriyor olacaksınız. Yaşattıklarınız sahtedir ve sahteciliktir. "SIÇAN GİBİ KAÇACAKLAR" Asıl makam milletin gönlündedir. Benim tek derdim de o olmuştur. İktidar bu makamı unutmuştur, bir kişinin gönlünün makamına dönmüştür. O makam da sahtedir ve aldatmacadır. Vakti dolduğunda anlayacaksınız. Güç, kendinden emin olana değil korkana sertleşir. Koltuk kaybetmekten korkanların yolu hep sahtecilik ve ahlak dışı yöntemler olmuştur. Dosya üretenler, manşet üretenler, TRT, Anadolu Ajansı; bir ıslık çalındığında sıçan gibi kaçtıklarını göreceksiniz. Sıçan gibi kaçacaklar. Ben hakikat tarafındayım ve o taraftaki konumumu hiç değiştirmeyeceğim. Yer yüzünde benimki gibi, bu kadar didik didik edilen bir insan yaşamı yoktur. Buraya 12 metrekare hücreden geliyorum. Tarihte böyle bir tecrit yaşanmamıştır. Ne yapmışsak bu tecritin içerisindeyiz. Maşallah aramıza mikrop gelemiyor ama şunu söyleyeyim, mikrop aranızda. Bunu net olarak ifade ediyorum.”

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.