Hava Durumu

#Sdg

Haberin Analizi - Sdg haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Sdg haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Akın Gürlek'e ilk soru önergesi geldi Haber

Akın Gürlek'e ilk soru önergesi geldi

EMEP Gaziantep Milletvekili Sevda Karaca, Suriye'nin kuzeyindeki hapishanelerden sevk edilen Türk vatandaşı IŞİD'li teröristlerin Türkiye'ye iadesi ve yargılanmasını TBMM gündemine taşıdı. 11 Şubat'ta görevi Yılmaz Tunç'tan devralan Adalet Bakanı Akın Gürlek'e yanıtmalası için soru önergesi veren Karaca, 10 Ekim ve Suruç katliamlarının failleri olan ve Suriye’de kamplarda olduğu tespit edilen firari sanıklar için yapılan işlemleri sordu. IŞİD'Lİ TERÖRİSTLER KONUSU MECLİS GÜNDEMİNDE Suriye'de yeni yönetim ile SDG arasındaki çatışmalar esnasında Suriye'nin kuzeyindeki kamplarda tutulan binlerce IŞİD'li teröristin serbest kaldığı öne sürülmüş, bir kısmının ise Irak’a teslim edileceği bildirilmişti. Konuyu Meclis gündemine taşıyan EMEP Milletvekili Sevda Karaca; Irak yetkili makamlarının son açıklamalarında yer verdiği "Suriye’den 2 bin 250 IŞİD militanının Irak tarafından teslim alınması" bilgisini paylaşarak Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı IŞİD’lilerin akıbetinin netleşmediğini kaydetti. Türk güvenlik güçlerinin, ABD askerleriyle birlikte Kuzey Suriye’deki hapishanelerde bulunan ve Türk vatandaşı olduğunu beyan eden IŞİD’lilerin parmak izlerini ve DNA’larını alıp ifadelerini topladığının basına yansıdığını belirten Karaca; Kuzey Suriye’deki hapishanelerde 2 binin üzerinde Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı IŞİD militanı bulunduğu bilgisine de yer verdi. EMEP Gaziantep Milletvekili Sevda Karaca EMEP'Lİ KARACA AKIN GÜRLEK'E TEK TEK SORDU 10 Ekim Ankara katliamına ilişkin Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesinde süren yargılamaya dahil edilen resmi evraklarda; katliamdan sorumlu firari sanıkların bir kısmının söz konusu kamplarda kaldığının belgelendiğinin altını çizen Karaca "Gerek 10 Ekim gerekse Suruç katliamlarında hayatını kaybedenlerin yakınları ve kamuoyu, insanlık suçu işlemiş bu IŞİD’lilerin iadesi ve yargılanmasını uzun süredir talep etmektedir" diyerek yeni Bakan Gürlek’ten şu sorulara yanıt istedi: Suriye’deki kamplardan kaçan veya serbest kalan IŞİD militanları arasında Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olanların sayısı tam olarak kaçtır? Bakanlığınızın bu kişilerin kimlik bilgilerine dair güncel bir listesi bulunmakta mıdır?Türkiye güvenlik güçlerinin, ABD askerleriyle birlikte kamplardaki Türkiye vatandaşı IŞİD’lilerden parmak izi ve DNA örneği aldığı, ifadelerini topladığı iddiaları doğru mudur? Bu veriler Adalet Bakanlığına ve ilgili adli mercilere ulaştırılmış mıdır?Suriye’de "serbest kaldığı" belirtilen IŞİD’liler arasında, Türkiye’de hakkında kesinleşmiş hapis cezası veya yakalama kararı bulunan kaç kişi vardır? Bu kişilerin kaçı "insanlığa karşı suçlar" kapsamında aranmaktadır?10 Ekim Ankara Katliamı, 20 Temmuz Suruç Katliamı, 5 Haziran Diyarbakır saldırısının firari sanıklarının söz konusu kamplarda bulunduğuna dair mahkeme kayıtlarına giren bilgiler doğrultusunda, bu şahısların iadesi için bugüne kadar hangi uluslararası hukuki ve diplomatik girişimlerde bulunulmuştur? Türkiye’nin de bölgedeki IŞİD militanlarını teslim alarak Türkiye’deki yargı süreçlerine dahil etmesi yönünde bir takvimi bulunmakta mıdır?Serbest kalan veya kaçan IŞİD’li unsurların, Türkiye sınırlarından kontrolsüz geçiş yaparak toplumsal güvenliği tehdit etmesini önlemek amacıyla Bakanlığınızın İçişleri Bakanlığı ile yürüttüğü koordineli bir çalışma var mıdır?

Bahçeli: Öcalan umuda, Ahmetler makama, Demirtaş yuvasına... Haber

Bahçeli: Öcalan umuda, Ahmetler makama, Demirtaş yuvasına...

Bahçeli konuşmasında Türkiye'deki süreçten CHP lideri Özgür Özel'in 'erken seçim' çağrılarına ilişkin açıklamalara ye verirken; grup toplantısını, "Anadolu huzura, Öcalan umuda, Ahmetler makama, Demirtaş yuvasına dönünceye kadar kararımız nettir" çıkışıyla bitirdi. Bahçeli'nin konuşmasında öne çıkanlar şöyle: "MHP ve Cumhur İttifakı bütün Türkiye'nin hatta Türk İslam dünyasının siyaset kutbudur. Üç hilal sadece bugünün değil, yarınların da partisidir. Türkiye tarihi bir eşikten geçiyor. Bizim çamur zihniyetlerine yüzümüz dönük, kapımız süngülüdür. Gerçek yüreklilik aklın ve ahlakın adalet çizgisinden sapmadan neticelenecektir. Gerçek yüreklilik bilek gücü veya kas birikimiyle değil, aklın ve ahlakın adalet çizgisinde sapmadan ve savrulmadan ilerleyişiyle tecelli edecektir. İşte böylesi bir erdeme ve bundan mütevellit erinç hâline müstakim bir tutumla müstahak olanlar, yaptıkları her işle, attıkları her adımla, ağızlarından çıkan her sözle hayranlık ve hürmet uyandıracak, yanlışın ve yanılgının boşluğuna da hiçbir zaman düşmeyeceklerdir. Terörsüz Türkiye hedeflerini sekteye uğratmak için bekliyorsa işbirlikçilerdir. Demokrasimizin, insan hakları politikalarını işbirliği ile geliştirmenin makul yollarını bulup hayata geçirmek önemlidir. Siyaset kurumunun itibar kaybının temel sebeplerinden biri olan seviyesiz, günü birlik söylemlerden uzak durulmalıdır. Cumhuriyet ile demokrasi birbirinin sigortasıdır. Türk milletinin hangi kökenden olursa olsun bütün mensuplarının kardeşçe yaşamasını teşvik etmek demokratik rejimin asli gerekçesidir. Demokrasimizin özgürlükleri ve insan hakları politikalarını el birliği ile geliştirmenin yollarını bulup hayata geçirmek önemli ve zorunludur. Siyaset kurumunun itibar kaybının sebeplerinden biri olan tutarsız söylemlerden uzak durulmalıdır. Siyasetçinin siyaseti zenginleştirme ve itibar kazandırma işlevi bulunmaktadır. Türk milletinin tüm mensuplarının kardeşçe yaşamasını temin etmek asli görevdir. Birliktelik ve dayanışma öneminin kabul etmeyenlerin, çatışmaya sürekli vurgu yapması anarşiye çanak tutmaktadır. "KÜRT KARDEŞLERİMİZLE YPG'Yİ YAN YANA GETİRMEK GAFİLLİKTİR" Hamasetin ilkesiz çekiciliği hakikat ve haysiyetin itibarlı çehresini gölgelerse, emin olunuz ki atılan hiçbir adımın, söylenen hiçbir sözün bağlayıcılığı ve kalıcılığı olmayacaktır. Türkiye’mizin geçtiği tarihî eşik, hepimize, özellikle siyaset müessesesine ve siyaset yapan zevata ihmal edilemez sorumluluklar yüklemektedir. Mâkeste buluşmak varken makusun tezgâhında bocalamak, akıl ve mantık ihlalinden başka bir şey değildir. Eğer taşımasını bildikten sonra insanda iki tür şuur hâli vardır. Birisi adalet şuuru, diğeri de tarih şuurudur. Kemale ermiş adalet şuuru bizi imanımızla bütünleştirip Allah’ın yolundan ayırmayacak, tarih şuuru ise vatan ve millet sevgisinin ana yatağı olacaktır. Deniz fenerini andıran, aydınlık bir meşaleyi çağrıştıran bu yatakta oluşacak ve ortaya çıkacak fikrî atılımın tanım ve tarifi de elbette ve kesinlikle milliyetçiliğin ta kendisidir. Kürt kardeşlerimizle YPG'yi yan yana getirmek gafilliktir. Suriye Cumhuriyeti’nde yeni bir denklem, yeni bir paradigma, yeni bir yapı oluşmuştur. Bu durum beklenen ve olması gereken bir gayedir, ayrıca devletin egemenlik haklarıyla, siyasal, toplumsal ve toprak bütünlüğüyle doğrudan ilişkilidir ve bunu destekleyen, tescilleyen bir gelişmedir. 30 Ocak 2026 tarihinde Şam yönetimi ile SDG ve YPG arasında, 10 Mart mutabakatı ile 18 Ocak mutabakatı temelinde kapsamlı bir ateşkes ve askerî ile idari yapıların Suriye Cumhuriyeti’ne aşamalı entegrasyonu hususunda anlaşmaya varılmıştır. Bu gelişme, Suriye’nin egemenliğinin güçlendirilmesi ve uzun vadeli istikrarın sağlanması açısından belirleyici ve memnuniyet verici bir kavşak noktasıdır. Devlet otoritesi sağlanmıştır. SDG-YPG’li teröristler bulundukları mevcut hatlardan çekilecek, hükümete bağlı birlikler Haseke ve Kamışlı merkezlerine konuşlanacaktır. SDG-YPG’ye bağlı üç tugaydan oluşan bir tümen kurulacak, Ayn el-Arab’daki silahlı unsurlar ise Halep’e bağlı birer tugay olarak yapılandırılacaktır. Askerî ve güvenlik entegrasyonunun tugaylar içinde bireysel bazda gerçekleştirileceği anlaşılmaktadır. Yapılan anlaşmanın uygulama süreci dün başlamıştır. ABDULLAH ÖCALAN ÇIKIŞI Suriye’de devlet içinde devletin olmayacağı, paralel bir ordunun hayalden ibaret kalacağı netleşmiştir. Artık komşu ülkemiz Suriye’nin haritası tek bir renge bürünmüş, Siyonist emperyalizme kiralık tetikçilik yapanlar işgal ettikleri alanlardan çıkarılmıştır. 27 Şubat 2025 tarihinde PKK’nın kurucu önderliği tarafından yapılan Barış ve Demokratik Toplum çağrısı, 337 gün sonra Suriye’de de müspet karşılığını bulmuş ve böylelikle çok önemli bir etap geçilmiştir. Onun bunun saçma sapan telkin ve tazyikine kapılmadan, su katılmamış mühtemelere aldırış etmeden, elimizi vicdanımıza koyup düşünelim ve sorgulayalım: PKK’nın kurucu önderliği 27 Şubat 2025 tarihinden itibaren verdiği tüm sözlerin ardında durdu mu? Durdu. Bölücü terör örgütünün lağvedilmesini ve silahların yakılmasını sağladı mı? Sağladı. 27 Şubat çağrısı PKK ile birlikte örgütün tüm bileşenleri için bağlayıcı oldu mu? Oldu. Madem maksat tahassül oldu, o hâlde bize düşen de PKK’nın kurucu önderliğine, DEM Parti’den tüm örgüt uzantılarına kadar saygı gösterilmesini istemek ve beklemektir. ÖZGÜR ÖZEL'İ HEDEF ALDI Nefreti aşılayanlar kaybedecek, fitneyi körükleyenler kaybedecek, ebedî Türk-Kürt kardeşliğini bozmayı planlayanlar kaybedecek, Kürt kardeşlerimizi malum terör örgütüyle bir ve eşit görenler kaybedecek, bölücü terör örgütünün Kürt kardeşlerimizi vesayet altında tutmasına hizmet edenler, bunu dileyenler ve bunu görmek için çılgına dönenler iki cihanda da yatacak yer bulamayacaklardır. Türk bizimdir, Kürt bizimdir. Türk milleti de biziz ve alayımızız. CHP Genel Başkanı’nın Suriye Devleti’nin terörle mücadelesini endişe verici bulması, Sayın Ahmed Şara’nın Suriye’nin tamamını temsil edemediğini dile getirmesi hüsran verici bir hezeyandır. Hesabı kalbinde taşıyan, aklını ve gönlünü YPG’ye kaptıran bu zatın ne sözü söz, ne de siyaseti mert ve millidir. Gürültü patırtı çıkarmanın siyaset olmadığını, laf ola beri gele türünden konuşmaların komik durumlara düşürdüğünü anlamalı ve kabullenmelidir. Dilinin altındaki baklayı çıkarmalı, Suriye’nin siyasî ve toprak bütünlüğünü sağlamasından dolayı uykularının kaçtığını da itiraf etmelidir. Merhum Ahmet Hamdi Tanpınar’ın sözlerinden esinlenerek söylüyorum ki, dünyaya baktığın zaman ayrı görür, kendi kendine kaldığın zaman ayrı düşünürsün, yıllarca tezat içinde bir tevile çırpınırsın. Ahlaken sorunlu siyaset zar atmaktan farksızdır. Gelecek olan da her zaman hep tektir. "ERKEN SEÇİM DİYE BİR ŞEY ASLA GÜNDEME ALINMAYACAKTIR" CHP Genel Başkanı’nın erken seçim ezberine takılması ve şahsıma beyhude çağrılar yapması tam bir siyasî ahmaklıktır. Seçimin ne zaman yapılacağı bellidir, erken seçim diye bir şey asla gündeme alınmayacaktır. CHP Genel Başkanı seçim kapısını aralamaya vursa da biz Cumhur İttifakı olarak arayacağımız kapının Türkiye’nin ve Türk Yüzyılı’nın cümle kapısı olduğunu biliyoruz. Anadolu huzura, Öcalan umuda, Ahmetler makama, Demirtaş yuvasına dönünceye kadar kararımız nettir."

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.