Hava Durumu

#Soruşturma

Haberin Analizi - Soruşturma haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Soruşturma haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

İşte Benim Stilim yarışmacısı Ayşegül Eraslan evinde ölü bulundu Haber

İşte Benim Stilim yarışmacısı Ayşegül Eraslan evinde ölü bulundu

İşte Benim Stilim" yarışmasıyla adını duyuran Ayşegül Eraslan, İstanbul’da ikamet ettiği evinde ölü bulundu. Genç yarışmacının, sağlık ekiplerinin tüm müdahalelerine rağmen hayatını kaybettiği belirlendi. ADLİ TIP RAPORU BEKLENİYOR Olayın ardından Eraslan’ın evine sevk edilen güvenlik güçleri ve savcılık makamı, adreste detaylı incelemelerde bulundu. İlk belirlemelere göre şüpheli bulunan ölüm olayıyla ilgili kesin bir yargıya varmak için cenaze, İstanbul Adli Tıp Kurumu’na nakledildi. Sosyal medyada çeşitli iddialar gündeme gelse de, yetkililer kesin ölüm nedeninin uzman doktorlarca hazırlanacak otopsi raporuyla ortaya çıkacağını vurguladı. İNTİHAR İDDİASI Eraslan’ın Instagram’da yaptığı son paylaşımlar sosyal medyada gündem oldu. Kanlı bir not fotoğrafı paylaşmasının ardından intihar ettiği yönünde iddialar ortaya atıldı. Eraslan paylaşımında şu ifadelere yer verdi; 'Paylaşmadığım şeyler olacaktır, sizin bilmediğiniz, size anlatmadığım. Tek bildiğim ben çok iyi bir insandım. Kimseye kötülüğüm olmadı.' ÇOK YÖNLÜ SORUŞTURMA BAŞLATILDI İstanbul Emniyet Müdürlüğü, genç ismin ani kaybına ilişkin soruşturmayı derinleştiriyor. Olay yerindeki delillerin toplandığı ve Eraslan’ın son görüştüğü kişilerin ifadelerine başvurulacağı öğrenildi. Polis, olayın kaza mı, doğal nedenler mi yoksa üçüncü bir şahsın müdahalesiyle mi gerçekleştiği ihtimallerini titizlikle değerlendiriyor. SOSYAL MEDYADA TAZİYE MESAJLARI SEL OLDU Eraslan’ın vefat haberi, kısa sürede dijital platformlarda en çok konuşulan başlıklar arasına girdi. Yarışma dönemindeki tarzı ve karakteriyle hafızalarda yer edinen Eraslan için binlerce taziye mesajı paylaşıldı. Yakın arkadaşları ve moda dünyasından isimler, duydukları üzüntüyü dile getirirken; hayranları genç yıldızın son paylaşımlarının altına veda yorumları bıraktı. Kaynak: Karar

Gözler bugün Silivri'de Haber

Gözler bugün Silivri'de

İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne yönelik soruşturma kapsamında hazırlanan iddianame doğrultusunda açılan ve kamuoyunda “İBB davası” olarak bilinen davada yargılama süreci yarın başlıyor. Aralarında İBB Başkanı ve CHP’nin cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu’nun da bulunduğu 402 sanığın yargılanacağı davanın ilk duruşması 9 Mart Pazartesi günü Silivri’deki Marmara Ceza İnfaz Kurumu yerleşkesinde yapılacak. Dava dosyasında 106’sı tutuklu, 170’i adli kontrol şartıyla serbest bırakılmış, 7’si hakkında yakalama kararı bulunan toplam 402 sanık yer alıyor. ÖNCE DİPLOMA İPTALİ SONRA GÖZALTI... Soruşturma sürecinin en dikkat çekici gelişmelerinden biri Ekrem İmamoğlu’nun cumhurbaşkanlığına aday adayı olmasını duyurmasının ardından üniversite diplomasının iptal edilmesi oldu. 18 Mart’ta üniversite diploması iptal edilen İmamoğlu, bir gün sonra, 19 Mart sabahı evinde gözaltına alındı. İmamoğlu, gözaltına alındığı saatlerde sosyal medya hesabından paylaştığı videoda şu ifadeleri kullandı: “Büyük bir zulümle karşı karşıyayız ama yılmayacağım. Kendimi milletime emanet ediyorum.” Aynı operasyon kapsamında Medya A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı ve İmamoğlu’nun danışmanı Murat Ongun, İstanbul Planlama Ajansı (İPA) Başkanı Buğra Gökce, İmamoğlu İnşaat Genel Müdürü Tuncay Yılmaz ve İBB Kültür A.Ş. Genel Müdürü Murat Abbas’ın da aralarında bulunduğu çok sayıda isim gözaltına alındı. 23 Mart’ta aralarında Ekrem İmamoğlu’nun da bulunduğu 20 kişi tutuklandı. Daha sonra İBB’ye yönelik operasyonlar dalga dalga devam etti ve toplam tutuklu sayısı 106’ya yükseldi. 3 BİN 900 SAYFALIK İDDİANAME İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma 237 gün sürdü. Altı cumhuriyet savcısı ve bir başsavcıvekili tarafından yürütülen soruşturma sonucunda yaklaşık 3 bin 900 sayfalık bir iddianame hazırlandı. İddianame, 11 Kasım’da dönemin İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı, şimdinin Adalet Bakanı Akın Gürlek tarafından adliyede görev yapan muhabirlerle yapılan toplantıda kamuoyuna duyuruldu. 143 EYLEM VE 17 AYRI SUÇLAMA Hazırlanan iddianamede sanıklar hakkında 143 farklı eylem kapsamında 17 ayrı suçlama yöneltildi. Bu suçlamalar arasında şu başlıklar yer aldı: Suç örgütü kurma ve yönetme, ,Suç örgütüne üye olma,Örgütün hiyerarşik yapısına dahil olmamakla birlikte bilerek ve isteyerek yardım etme,Rüşvet alma,Rüşvet verme,İrtikap,İhaleye fesat karıştırma,Kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık,Vergi Usul Kanunu’na muhalefet,Suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama,Kişisel verilerin kaydedilmesi,Kişisel verileri ele geçirme ve yayma,Çevrenin kasten kirletilmesi,Orman Kanunu’na muhalefet,Halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma,Kamu malına zarar verme veMaden Kanunu’na muhalefet. İddianamede sanıklardan 99’unun “örgüt mensubu” olduğu iddia edildi. Buna göre İmamoğlu’nun örgütün kurucusu ve lideri olduğu ileri sürülürken, Fatih Keleş, Murat Ongun, Ertan Yıldız, Murat Gülibrahimoğlu, Adem Soytekin ve Hüseyin Gün’ün örgüt yöneticileri olduğu öne sürüldü. 92 kişinin ise örgüt üyesi olduğu iddia edilirken, diğer sanıkların örgüt mensubu olmamakla birlikte bağlantılı suçları işledikleri ileri sürüldü. İMAMOĞLU HAKKINDA 2 BİN 352 YILA KADAR HAPİS TALEBİ İddianamede İmamoğlu hakkında doğrudan işlediği öne sürülen suçlar arasında “suç işlemek amacıyla örgüt kurma”, 12 kez rüşvet alma, 7 kez suç gelirlerinin aklanması ve 7 kez kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık suçlamaları yer aldı. Savcılık, iddianameye konu 143 eylem kapsamında Ekrem İmamoğlu hakkında toplamda 828 yıldan 2 bin 352 yıla kadar hapis cezası talep etti. İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi, iddianameyi 25 Kasım 2025’te kabul ederek davayı açtı. Tensip zaptı ise 18 gün sonra düzenlenerek UYAP sistemine yüklendi. YARGILAMANIN HEDEF SÜRESİ 12,5 YIL Mahkeme heyeti ilk duruşma tarihini 9 Mart 2026 olarak belirledi. Duruşmanın Marmara Ceza İnfaz Kurumu’ndaki duruşma salonlarından birinde görülmesine karar verildi. İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi’nin yayımladığı “Yargılama Hedef Süre Formu”nda ise davanın azami 4 bin 600 gün içinde tamamlanmasının hedeflendiği belirtildi. Bu süre yaklaşık 12,5 yıla denk geliyor. İMAMOĞLU'NUN AİLESİ VE GAZETECİLER DE ŞÜPHELİLER ARASINA DAHİL EDİLDİ İddianamede Ekrem İmamoğlu’nun babası Hasan İmamoğlu, oğlu Selim İmamoğlu ve bazı gazetecilerin de şüpheliler arasında yer aldığı görüldü. Dosyada örgüt üyesi oldukları iddia edilen isimler arasında Tuncay Yılmaz, Mehmet Murat Çalık, Resul Emrah Şahan, Yakup Öner, Mustafa Akın, Yiğit Oğuz Duman, Cevat Kaya, Seza Büyükçulha ve İmamoğlu'nun avukatı Mehmet Pehlivan gibi isimler bulunuyor. İddianamede bu kişiler için, “herhangi bir örgüt yöneticisi olmaksızın doğrudan örgüt liderine bağlı hareket edip liderden aldıkları emir ve talimatları yerine getirdikleri” değerlendirmesine yer verildi. MEŞHUR “AHTAPOTUN KOLLARI” İDDİANAMEDE DE YER ALDI İddianamede örgütün faaliyetlerinin “ahtapotun kolları gibi” İstanbul’un geneline yayıldığı ifadesi dört ayrı yerde kullanıldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, İmamoğlu’na yönelik operasyonlarla ilgili olarak 25 Mayıs 2025’te yaptığı açıklamada bu benzetmeyi kullanmıştı. Erdoğan’ın kullandığı bu ifadenin iddianame metninde yer alması dikkat çekti. SON TUTUKLULUK İNCELEMESİNDE TAHLİYE ÇIKMADI İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi, 9 Mart’ta yapılacak duruşma öncesinde tutuklu sanıkların durumunu değerlendirdi. Mahkeme, yapılan son tutukluluk incelemesinde dosyada yer alan 105 sanığın tutukluluk halinin devamına karar verdi. Böylece iddianamenin mahkemeye sunulduğu 2025 yılı Kasım ayından bu yana dosyada tutuklu bulunan sanıklardan hiçbirinin tahliyesine karar verilmedi. Sanık avukatlarından Hüseyin Ersöz ise sosyal medya hesabından yaptığı değerlendirmede bazı sanıkların isnat edilen suçlar bakımından kapalı cezaevinde infazı gerektirmeyebilecek suçlamalarla aylardır tutuklu bulunduğunu belirterek bunun hukuken ve vicdanen kabul edilebilir olmadığını söyledi. MURAT ÇALIK DURUŞMA ÖNCESİ SİLİVRİ’YE SEVK EDİLDİ 23 Mart’ta tutuklanan ve bir süre İzmir Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nda bulunan Mehmet Murat Çalık da duruşmaya günler kala Silivri’deki Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’na sevk edildi. Yaklaşık 600 kilometrelik yolculuğun cezaevi nakil aracıyla yapıldığı ve yaklaşık 6 saat sürdüğü tahmin ediliyor. Çalık’ın sağlık sorunları nedeniyle cezaevinde tedavi ve tetkik süreçlerinin zaman zaman hastaneye sevk edilerek sürdürüldüğü öğrenildi. 14 İSME BİNLERCE KİLOMETRELİK 'YOL ÇİLESİ'! İBB davası için İstanbul dışındaki cezaevlerinde tutulan en az 14 tutuklu sanık, yüzlerce kilometre uzaklıktan duruşmaya getirilecek. Türkiye’nin farklı illerindeki cezaevlerine sevk edilen isimler, duruşmaya katılabilmek için saatler sürecek ring yolculukları yapacak. Afyon T Tipi Cezaevi Silivri’ye yaklaşık 536 kilometre mesafede bulunuyor. Medya A.Ş. Genel Müdür Danışmanı İpek Elif Atayman buradan yaklaşık 6 saatlik yolculukla duruşmaya getirilecek. Eskişehir L Tipi Cezaevinde tutulan Kültür A.Ş. Genel Müdür Danışmanı Barış Kılıç yaklaşık 407 kilometrelik mesafeden sevk edilecek. İBB Emlak Yönetimi Daire Başkanı Kağan Sürmegöz ise Bolu Gerede’den yaklaşık 411 kilometrelik yoldan Silivri’ye getirilecek. Kocaeli 2 No’lu F Tipi Cezaevinde bulunan İBB Meclis Üyesi ve Spor Kulübü Başkanı Fatih Keleş, Kültür A.Ş. Genel Müdürü Serdal Taşkın ve Sosyal Hizmetler Daire Başkanı Melih Geçek yaklaşık 218 kilometrelik mesafeden sevk edilecek. Çorlu Karatepe Yüksek Güvenlikli Cezaevinde tutulan İBB Başkan Danışmanı Murat Ongun, Boğaziçi Yönetim A.Ş. Genel Müdürü Elçin Karaoğlu ve avukat Mehmet Pehlivan da ı Silivri’ye getirilecek. İBB personeli Fatoş Pınar Türker Düzce’den yaklaşık 300 kilometrelik mesafeden, Medya A.Ş. Satınalma Müdürü Fatoş Ayık ise Gebze Kadın Kapalı Cezaevi’nden sevk edilerek duruşmaya katılacak. YENİ DURUŞMA SALONU YETİŞMEDİ Silivri’deki Marmara Cezaevi yerleşkesinde bulunan mevcut duruşma salonlarının yetersiz kalabileceği gerekçesiyle yeni bir salon inşaatına başlandı. Cezaevinin otoparkının bir bölümünde yapılan ve maliyetinin yaklaşık 1 milyar lirayı bulacağı belirtilen yeni duruşma salonunun inşaatı henüz tamamlanmadı. Mahkeme, gönderdiği yazıyla ilk duruşmanın Marmara Açık Ceza İnfaz Kurumu yerleşkesindeki 1 No’lu salonda yapılacağını bildirdi. DURUŞMA SALONUNA GİRİŞ KARTLA YAPILACAK Mahkeme, duruşma salonuna girişlerin kartlı sistemle yapılacağını duyurdu. Sanıklar, avukatlar, tanıklar, basın mensupları ve görevliler için ayrı giriş kartları hazırlanacak. Tutuklu ve tutuksuz sanıklar ile müdafi ve vekillerinin salona öncelikli olarak alınacağı belirtildi. Basın mensupları için ise akreditasyon ve güvenlik değerlendirmesi şartı getirildi. Buna göre duruşma salonuna en fazla 5 yabancı basın mensubu kabul edilecek. Ulusal basın kuruluşlarından ise aynı basın grubundan yalnızca bir kişi olmak üzere toplam 20 gazeteci duruşmayı izleyebilecek. Salonda yer kalmaması halinde diğer basın temsilcileri için duruşmanın ekranla yansıtılacağı ayrı bir bölüm oluşturulacak. AVUKAT VE YAKINLAR İÇİN SINIRLAMA Mahkeme, her sanığın en fazla üç müdafi ile temsil edilebileceğini açıkladı. Avukatlar için ayrılan bölümün yetersiz kalması halinde izleyicilere ayrılan alanın bir kısmının avukatlara tahsis edilebileceği belirtildi. Sanıklar, avukatlar, basın mensupları ve görevlilerin salona alınmasının ardından fiziki imkanlar ölçüsünde her sanığın birinci derece yakınına öncelik tanınacağı ifade edildi. TRT BEKLENİRKEN YASAK KARARLARI VERİLDİ Silivri Kaymakamlığı duruşma öncesinde dikkat çeken bir karar aldı. Marmara Ceza İnfaz Kurumu yerleşkesi ve civarında 1 Mart – 31 Mart 2026 tarihleri arasında her türlü eylem ve faaliyet yasaklandı. Cezaevi kampüsünün tel örgü sınırından itibaren 1 kilometre yarıçaplı alanda; Toplantı ve gösteri yürüyüşü yapılması, basın açıklaması ve röportaj verilmesi, kamera veya cep telefonu ile çekim yapılması, pankart ve döviz açılması, slogan atılması, çadır kurulması, stant açılması ve sembollü kıyafetlerle duruşma alanına gelinmesi yasaklandı. Bölgede trafik kontrolleri yapılacağı ve dronlarla kayıt alınacağı da öne sürüldü. İMAMOĞLU: “BU DAVA DEMOKRASİNİN SINAVIDIR” Tutuklu bulunan cumhurbaşkanı adayı İmamoğlu, Gazete Pencere’de yayımlanan yazısında davaya ilişkin değerlendirmelerde bulundu. İddianameyi “iftiralarla dolu” olarak nitelendiren İmamoğlu, şu ifadeleri kullandı: “9 Mart’ta Silivri’de başlayacak yargılama, yalnızca bir ceza davası değildir. Bu dava, Türkiye demokrasisinin en çetin sınavlarından birisidir.” İmamoğlu yazısında Türkiye’nin “tarihinin en zorlu demokrasi sınavlarından birini verdiğini” belirterek yaşanan süreci şu sözlerle değerlendirdi: “Senaryosu önceden yazılmış çılgınlığın, halkın iradesinin hukuk yoluyla bertaraf edilmesi girişiminin son perdesi pazartesi günü açılıyor.” AKIN GÜRLEK’E SERT ELEŞTİRİ İmamoğlu yazısında isim vermeden dönemin İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Akın Gürlek’i de eleştirdi. İmamoğlu şu ifadeleri kullandı: “Bakan yardımcılığı gibi siyasi bir pozisyondan gelen başsavcı, hukuku bir kenara koydu, mafya yöntemleriyle İBB’deki çalışma arkadaşlarımı, iş insanlarını, sivil toplum örgütlerini, sanatçıları, iş dünyasını terörize etti. İftiralarla dolu bir iddianame hazırlandı. İddianamenin sayfa sayısını kalın tuttular çünkü ancak böyle inandırıcı olabileceklerini düşündüler. Ama binlerce sayfanın küçülüp, küçülüp bomboş bir yazıya döndüğünü de yine kısa sürede gördüler.” “AİLELER HEDEF ALINDI” İmamoğlu yazısında ailelerin de hedef alındığını ifade etti ve şu ifadeleri kullandı: “Benim ve arkadaşlarımın hapsedilmesi, ailelerinden kopartılması, annelerin çocuklarıyla tehdit edilmesi, siyasi hırsla yapılmış türlü işkenceler çoktan tarihin sayfalarına bir utanç vesikası olarak geçti. Bu utancın altında koltuk kaygısı yaşayan bugünkü iktidarın ve bu kaygıyı bertaraf etmek için kullanılan sözde hukuk insanlarının imzaları var.” CHP’DEN SİLİVRİ’DE DAYANIŞMA HAZIRLIĞI CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik, davayı izlemek için İstanbul’dan ve şehir dışından çok sayıda kişinin Silivri’ye geleceğini belirterek “Silivri Dayanışma Merkezi” kurduklarını duyurmuştu. Çelik, Medyascope’a yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı: “Silivri Dayanışma Merkezi’nde avukatların dinlenebileceği, çalışma yapabileceği, gelen yurttaşların bekleyebileceği alanlar olacak. Çünkü salon giriş çıkışlarında belli bir kapasite var, orada bazı sorunlar oluyor. Onları hazırladık. Bir etkinlik çadırı oluşturduk. Orada dava süreci boyunca çeşitli etkinlikler gerçekleştirilecek. Onun dışında gazeteciler de çalışmalarını orada yapabilecekler, programlar yapabilecekler. Silivri Dayanışma Merkezimizi, Aziz İhsan Aktaş davası sürecinde hazır vaziyette tutmuştuk. Salonun içiyle ve dışıyla ilgili de deneyimimiz var. Planlamalarımızı yapacağız.” Özgür Çelik, İstanbul’daki siyasi partilerin tamamını, sendikaları ve meslek örgütlerini ziyaret ettiklerini belirtti. Çelik, yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı: “Siyasi partiler dayanışma göstermek için il başkanı ve milletvekilleri ile Silivri’de olacak. Yabancı ülkelerin Türkiye’deki temsilcilikleri, konsoloslar seviyesinde duruşmayı takip ediyorlar ve uluslararası basının da ilgisi var. Salon içerisinde zaten bir düzen oluşturulmuş. Basının, avukatların görev yapacağı alanlar, bu yönüyle çalışmalarımız hazır.” CHP SİLİVRİ’DE “NÖBET” TUTACAK CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in davanın ilk gününde ve İmamoğlu’nun savunma yapacağı gün Silivri’de olacağı açıklandı. CHP Genel Merkezi’nin dava süreci için kapsamlı bir görevlendirme yaptığı belirtilirken Merkez Yönetim Kurulu, Parti Meclisi, Yüksek Disiplin Kurulu üyeleri ve milletvekillerinin duruşmaları dönüşümlü olarak takip edeceği ifade edildi. Farklı illerden CHP örgütlerinin de genel merkezin koordinasyonuyla Silivri’de bulunacağı belirtildi. CHP kurmaylarının ve hukukçularının da mahkeme salonunda veya dışarıda yaşanabilecek hukuki gelişmelere karşı hazır bulunacağı kaydedildi. CHP’DEN TRT’YE “CANLI YAYIN” ÇAĞRISI CHP Grup Başkanvekili Murat Emir de duruşmaların TRT’den canlı yayınlanması için çağrı yaptı. Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde düzenleme yapılması için hala vakit olduğunu belirten Emir, X hesabından şu açıklamayı yaptı: “AKP iktidarına açık çağrımdır: Pazartesi günü başlayacak İBB kumpas davasını TRT’den canlı yayınlamak için Meclis’te yasal düzenleme yapma vaktimiz hala var. Kendi iddianamenize, bakanlık koltuğuna oturttuğunuz savcınıza ve yapboza çevirdiğiniz mahkeme heyetlerine gerçekten güveniyorsanız hodri meydan! Esasa ilişkin süreç başlamadan teklifimizi gündeme alalım ya da hemen kendi teklifinizi getirin; duruşmaları tüm Türkiye canlı izlesin. Kendine ve kurguladığı davaya güvenen milletten kaçmaz!” Kaynak: Halk Tv

Bursa'da ATIŞ Yapı soruşturmasında iddianame hazırlandı Haber

Bursa'da ATIŞ Yapı soruşturmasında iddianame hazırlandı

Bursa Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında hazırlanan 457 sayfalık iddianame Bursa 50. Asliye Ceza Mahkemesince kabul edildi. İddianame, bir müştekinin, Nilüfer ilçesinde söz konusu firmadan satış vaadi sözleşmesiyle daire aldığı, şirketin konkordato ilan etmesiyle taşınmazın hazineye aitken toplu konut projesi kapsamında ön alım hakkıyla Bursa Büyükşehir Belediyesine trampa (bir taşınmazın başka bir taşınmazla değiştirilmesi) yoluyla intikal ettiği, üzerinde kat irtifakının hiç kurulmadığı, şirket yetkililerinin Bursa Büyükşehir Belediyesinin malik olduğu taşınmazda malik gibi hareket ederek müştekiyi ve birçok kişiyi hileli hareketlerle aldatıp haksız menfaat temin edildiğini belirtmesi üzerine Cumhuriyet Başsavcılığınca Atış Yapı Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi hakkında soruşturma işlemlerine başlanıldığı belirtildi. İddialara ilişkin Tapu ve Kadastro Bölge Müdürlüğünden gelen yazıda, arsaların mülkünün tamamının Bursa Büyükşehir Belediyesine ait olduğu belirtildi. Dolandırıcılık faaliyeti kapsamında işlenen suçlara yer verilen iddianamede, "Carrefour" projesiyle ilgili yapılan çalışmalarda müştekilerin taşınmaz satışıyla ilgili sözleşmeye göre açılan "Hasılat Hesabı"nın ödeme yeri olarak gösterildiği, bunun arsa sahibinin bilgisi olmadan değiştirilemeyeceği, satış bedelleriyle sair gider ve gelirlerin, taraflar adına açılan müşterek hesap dışında başkaca bir hesaba yönlendirilemeyeceği, kayıt dışı elden tahsilat yapılamayacağı belirtildiği vurgulandı. Buna rağmen, müştekilerin beyanları da dikkate alındığında satışı yapılan taşınmazlara ait ödemeleri elden ve banka hesabı üzerinden firmaya ve onların yönlendirdiği hesaplara yaptıkları, taşınmaz satışıyla ilgili Atış Yapı firmasının mülk sahibi olan Baınbrıdge Gayrimenkul Ticaret Anonim Şirketinin bilgisi dışında proje üzerinden satış yaptığı da dikkate alındığında, "Carrefour" projesinde müşteki şahıslara yapılan taşınmaz satışının "nitelikli dolandırıcılık" suçunu oluşturduğu kaydedildi. İddianamede Bursa Büyükşehir Belediyesi tarafından satış sözleşmesi 2024 yılında feshedildikten sonra mülkü halen belediyeye ait olan taşınmaz üzerinde yapılması planlanan "Smart 5" projesinde firma tarafından gerçekleştirilen taşınmaz satışının da "nitelikli dolandırıcılık" suçunu oluşturduğu belirtildi. Müştekilerin ifade ve ödeme işlemlerine yer verilen iddianamenin hukuki değerlendirme kısmında, firmaya ait bazı projeler üzerinde yapılması planlanan arsaların satışının Bursa Büyükşehir Belediyesi tarafından farklı tarihlerde feshedildiği, projelere ait satış sözleşmelerinin, arsa ihalesinin fesih sonrası yapıldığı kaydedildi. Smart 1,2,3 ve Babylon Projesi ile ilgili yapılan çalışmalarda, firmanın müştekilerle imzalanan sözleşmede belirtilen edimlerini yerine getirme hususunda ifa kabiliyetinin bulunmadığı, sanıkların firmaların mali durumunun yetersiz olduğunu ve sözleşmede belirtilen edimleri yerine getiremeyeceklerini en baştan beri bilmelerine rağmen, sırf maddi menfaat temin etmek amacıyla hileli hareketlerle müştekilerden ödemeler aldıklarının anlaşıldığı ifade edildi. Atış Yapı Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti'nin tek ortağının Hüsamettin A. olduğu, Ahmet A. ve Ercan T'nin müdürlüklerinin, şirketlere TMSF'nin kayyım olarak atanmasına sürecine kadar devam ettiği, Atış Gayrimenkul Pazarlama Limited Şirketinin tek ortağının Ahmet A. olduğu, müdür olarak Ahmet A. ve Ercan T'nin müdürlüklerinin şirketlere TMSF'nin kayyım olarak atanmasına sürecine kadar devam ettiği kaydedildi. Metin A'nın ise ilgili firmalarda mimar olarak çalıştığı, dijital materyal ön inceleme raporlarına göre müştekileri taşınmaz almaları konusunda yönlendirdiği, sanıkların fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ettikleri ve iştirak halinde hileli hareketlerle maddi menfaat temin etmek suretiyle "nitelikli dolandırıcılık" suçunu işledikleri, bununla birlikte gerçek içtima kuralı gereği şüphelilerin her bir eylem için ayrı ayrı sorumluluklarının bulunduğu iddianamede yer aldı. Cumhuriyet savcısı sanıkların, "tacir veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden kişilerin ticari faaliyetleri sırasında; kooperatif yöneticilerinin kooperatifin faaliyeti kapsamında dolandırıcılık" suçundan 534'er kez 10 yıla kadar hapisle cezalandırılmasını, suçun 3 veya daha fazla kişi tarafından birlikte işlenmesi nedeniyle verilecek cezaların yarı oranında artırılmasını istedi. Sanıkların yargılanmasına nisan ayında başlanacak. Olay Bursa Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında, Bursa İl Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Şube Müdürlüğü ekiplerince Hüsamettin A, Ahmet A, Ercan T. ve Metin A. gözaltına alınmıştı. Adliyeye sevk edilen şüphelilerden Hüsamettin A, Ahmet A. ve Ercan T. tutuklanmış, Metin A, adli kontrol şartıyla serbest bırakılmıştı. Soruşturma kapsamında şüphelilere ait gayrimenkullere, araçlara, banka ve kripto para hesaplarına el konulmuştu. Ayrıca bu kişilere ait 2 şirkete Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonunca (TMSF) kayyum atanmıştı. Kaynak: AA

Özgür Özel hakkında soruşturma başlatıldı! Haber

Özgür Özel hakkında soruşturma başlatıldı!

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel hakkında, bugün Burdur’da düzenlenen "Millet İradesine Sahip Çıkıyor" mitinginde yaptığı konuşma nedeniyle soruşturma başlattı. İBB Başkanı ve CHP'nin Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu'nun tutuklanmasıyla başlayan "Millet İradesine Sahip Çıkıyor" mitinglerinin 93'üncüsü bugün, Burdur Cumhuriyet Meydanı'nda düzenlendi. CHP Lideri özel, buradaki konuşmasında, İmamoğlu hakkında açılan yeni davayı duyurmuş ve buna ilişkin açıklamalarda bulunmuştu. RE'SEN SORUŞTURMA İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, Özel'in burada kullandığı “alçak adamlar” ifadesiyle yargı mensuplarını hedef aldığını iddia ederek, “kamu görevlisine görevinden dolayı alenen hakaret” suçundan re'sen soruşturma başlattı. Başsavcılığın açıklaması şöyle: "Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür ÖZEL hakkında 28/02/2026 tarihinde Burdur ilinde düzenlenen partisinin mitinginde yapmış olduğu konuşmasının bir bölümünde yargı mensuplarını hedef alarak "alçak adamlar" şeklinde sarf ettiği sözler nedeniyle Kamu Görevlisine Görevinden Dolayı Alenen Hakaret suçundan re'sen soruşturma başlatılmıştır." ÖZGÜR ÖZEL NE DEMİŞTİ? Miting alanında konuşan CHP Genel Başkanı Özgür Özel, İmamoğlu'na yeni bir dava açıldığını duyurdu. Özel, "Bunu ilk benden duyacaksınız, Ekrem Başkan'a yeni bir dava açmışlar. Dava ne? Makam aracı davası. Suç? Kendi şirketinden belediyeye araç kiralamak. Neymiş? Ekrem İmamoğlu Beylikdüzü Belediye Başkanı olmuş, belediyenin makam aracını beğenmemiş, kendi şirketinden makam aracı vermiş, o aracı belediyeye kiralamış; bundan dolayı dava açmışlar." dedi. Özel devamında bu ifadeleri kullandı: "Şimdi dava iddiası bu; hepinizin göreceği, mahkemenin de göreceği gerçek şu: Beylikdüzü Belediyesi AK Parti’den alınır, borç buraya kadar. Makam aracı AK Partili bir şirketten fahiş fiyata kiralanmış. Ekrem İmamoğlu der ki: 'Bu aracı gönderin geri, bu parayı ödeyemeyiz bu lüks makam aracına'. Makam aracı gider. Ekrem Başkan kendi şirketinden bir makam aracı ister. Savcılığa sunulacak ve şu anda resmi kayıtta o günden beri duran belgeye göre Beylikdüzü Belediyesi'nde şu kayıt var: 'Kendi şirketime ait olan şu şasi, şu plaka numaralı aracı makam aracı kullanmak üzere bilabedel, ücretsiz olarak belediyeye tahsis ediyorum'. Alçak adamlar! O tarihte Ekrem İmamoğlu kendi arabasına biniyordu diye duymuş, plakaya bakmış şirketin üstündeymiş o tarihte; 'Kendi şirketinden araba kiraladı' diyor. AK Partili yandaş şirketten kiralanan pahalı araç yollanıp kendi şirketinden bilabedel araç tahsis etmiş İmamoğlu’na yine davaya kalkıştılar. Ama ne demiştim? Oğlum, oğlum, sert kayaya çarptın sert kayaya! Teslim olmayacağız bu kötülüğe, teslim olmayacağız!"

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.