Hava Durumu

#Suriye

Haberin Analizi - Suriye haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Suriye haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Milli Savunma Bakanlığı: İran'dan ateşlenen balistik füze Hatay'a düştü Haber

Milli Savunma Bakanlığı: İran'dan ateşlenen balistik füze Hatay'a düştü

Milli Savunma Bakanlığı’ndan yapılan açıklamaya göre, İran’dan ateşlenen bir balistik mühimmat Irak ve Suriye hava sahasını geçerek Türkiye’ye yöneldi. Tespit edilen mühimmat, Doğu Akdeniz’de konuşlu NATO hava ve füze savunma unsurları tarafından zamanında angaje edilerek havada etkisiz hale getirildi. Bakanlığın açıklaması şöyle: İran’dan ateşlenip Irak ve Suriye hava sahasını geçtikten sonra Türk hava sahasına yöneldiği tespit edilen bir balistik mühimmat, Doğu Akdeniz’de konuşlu NATO hava ve füze savunma unsurları tarafından zamanında angaje edilerek etkisiz hâle getirilmiştir.Hatay ili Dörtyol ilçesinde düşen mühimmat parçasının, söz konusu tehdidin havada imha edilmesi sonrasında önleme yapan hava savunma mühimmatına ait olduğu tespit edilmiştir. Olayda herhangi bir can kaybı veya yaralanma söz konusu değildir.Ülkemizin ve vatandaşlarımızın güvenliğini sağlamak konusundaki irademiz ve kapasitemiz en üst seviyededir. Türkiye bölgesel istikrar ve huzurdan yana taraf olurken kimden ve nereden gelirse gelsin topraklarının ve vatandaşlarının güvenliğini sağlamaya muktedirdir.Topraklarımızın ve hava sahamızın savunulmasına yönelik her türlü adım kararlılıkla ve tereddütsüz atılacaktır. Ülkemize yönelik her türlü hasmane tutuma karşı cevap verme hakkımızın mahfuz olduğunu hatırlatıyoruz.Tüm taraflara, çatışmaların bölgede daha da yayılmasına neden olacak adımlardan uzak durma uyarısında bulunuyoruz. Bu kapsamda NATO ve diğer müttefiklerimizle istişare içinde olmayı sürdüreceğiz.Kamuoyuna saygıyla duyurulur. Öte yandan Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran da X hesabı üzerinden gelişmeyle ilgili şu sözlere yer verdi: 'İran’dan ateşlenip Irak ve Suriye hava sahasından geçerek Hatay bölgesinden hava sahamıza yönelen bir füze, NATO hava savunma sistemleri tarafından imha edilmiştir. Önleyici bir füzenin parçası Hatay Dörtyol’da açık bir alana düşmüş olup, herhangi bir can kaybı ya da yaralanma yaşanmamıştır.Kurumlarımız, süreci anlık ve tam bir eş güdüm içerisinde takip etmiştir. Ülkemizin ve aziz milletimizin güvenliğini sağlama konusundaki irademiz ve kapasitemiz en üst seviyededir. Topraklarımızın ve hava sahamızın savunulmasına yönelik gerekli her türlü adım tereddütsüz atılacaktır. Karşılaşılabilecek hasmane tutumlara yönelik uluslararası hukuk çerçevesinde gerekli karşılık verilecektir. Bu süreçte NATO ve müttefiklerimizle istişare ve iş birliği sürdürülecektir.Tüm taraflara, bölgede gerilimi artıracak ve çatışmaların daha geniş bir alana yayılmasına yol açabilecek adımlardan uzak durması yönündeki uyarımızı yineliyoruz. Tarafların sorumluluk bilinciyle hareket etmesi büyük önem taşımaktadır.Bu süreçte medya kuruluşlarımızdan ve sosyal medya kullanıcılarından daha hassas hareket etmelerini; teyide muhtaç, kamuoyunu paniğe sevk edebilecek ve dezenformasyon içerebilecek haber ve paylaşımlara itibar etmemelerini özellikle rica ediyoruz. Resmî makamlarımız tarafından yapılan açıklamalar dışındaki bilgi ve paylaşımlara karşı dikkatli olunması önem arz etmektedir.Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın her vesileyle vurguladığı üzere, Türkiye bölgede barışın, istikrarın ve diyalogun hâkim olması için yoğun bir diplomatik çaba yürütmektedir. Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde ülkemiz, gerilimin tırmanmaması, sivillerin korunması ve sorunların uluslararası hukuk temelinde, barışçıl yollarla çözülmesi için aktif bir rol üstlenmektedir.Bu tür gelişmeler karşısında milletçe sergileyeceğimiz birlik, beraberlik ve dayanışma en büyük gücümüzdür. Devletimiz tüm kurumlarıyla görev başındadır.Türkiye, bölgede tansiyonun düşürülmesi ve sorunların barışçıl yollarla çözümü için üzerine düşen sorumluluğu yapıcı bir anlayışla yerine getirmeye devam edecektir'

Akın Gürlek'e ilk soru önergesi geldi Haber

Akın Gürlek'e ilk soru önergesi geldi

EMEP Gaziantep Milletvekili Sevda Karaca, Suriye'nin kuzeyindeki hapishanelerden sevk edilen Türk vatandaşı IŞİD'li teröristlerin Türkiye'ye iadesi ve yargılanmasını TBMM gündemine taşıdı. 11 Şubat'ta görevi Yılmaz Tunç'tan devralan Adalet Bakanı Akın Gürlek'e yanıtmalası için soru önergesi veren Karaca, 10 Ekim ve Suruç katliamlarının failleri olan ve Suriye’de kamplarda olduğu tespit edilen firari sanıklar için yapılan işlemleri sordu. IŞİD'Lİ TERÖRİSTLER KONUSU MECLİS GÜNDEMİNDE Suriye'de yeni yönetim ile SDG arasındaki çatışmalar esnasında Suriye'nin kuzeyindeki kamplarda tutulan binlerce IŞİD'li teröristin serbest kaldığı öne sürülmüş, bir kısmının ise Irak’a teslim edileceği bildirilmişti. Konuyu Meclis gündemine taşıyan EMEP Milletvekili Sevda Karaca; Irak yetkili makamlarının son açıklamalarında yer verdiği "Suriye’den 2 bin 250 IŞİD militanının Irak tarafından teslim alınması" bilgisini paylaşarak Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı IŞİD’lilerin akıbetinin netleşmediğini kaydetti. Türk güvenlik güçlerinin, ABD askerleriyle birlikte Kuzey Suriye’deki hapishanelerde bulunan ve Türk vatandaşı olduğunu beyan eden IŞİD’lilerin parmak izlerini ve DNA’larını alıp ifadelerini topladığının basına yansıdığını belirten Karaca; Kuzey Suriye’deki hapishanelerde 2 binin üzerinde Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı IŞİD militanı bulunduğu bilgisine de yer verdi. EMEP Gaziantep Milletvekili Sevda Karaca EMEP'Lİ KARACA AKIN GÜRLEK'E TEK TEK SORDU 10 Ekim Ankara katliamına ilişkin Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesinde süren yargılamaya dahil edilen resmi evraklarda; katliamdan sorumlu firari sanıkların bir kısmının söz konusu kamplarda kaldığının belgelendiğinin altını çizen Karaca "Gerek 10 Ekim gerekse Suruç katliamlarında hayatını kaybedenlerin yakınları ve kamuoyu, insanlık suçu işlemiş bu IŞİD’lilerin iadesi ve yargılanmasını uzun süredir talep etmektedir" diyerek yeni Bakan Gürlek’ten şu sorulara yanıt istedi: Suriye’deki kamplardan kaçan veya serbest kalan IŞİD militanları arasında Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olanların sayısı tam olarak kaçtır? Bakanlığınızın bu kişilerin kimlik bilgilerine dair güncel bir listesi bulunmakta mıdır?Türkiye güvenlik güçlerinin, ABD askerleriyle birlikte kamplardaki Türkiye vatandaşı IŞİD’lilerden parmak izi ve DNA örneği aldığı, ifadelerini topladığı iddiaları doğru mudur? Bu veriler Adalet Bakanlığına ve ilgili adli mercilere ulaştırılmış mıdır?Suriye’de "serbest kaldığı" belirtilen IŞİD’liler arasında, Türkiye’de hakkında kesinleşmiş hapis cezası veya yakalama kararı bulunan kaç kişi vardır? Bu kişilerin kaçı "insanlığa karşı suçlar" kapsamında aranmaktadır?10 Ekim Ankara Katliamı, 20 Temmuz Suruç Katliamı, 5 Haziran Diyarbakır saldırısının firari sanıklarının söz konusu kamplarda bulunduğuna dair mahkeme kayıtlarına giren bilgiler doğrultusunda, bu şahısların iadesi için bugüne kadar hangi uluslararası hukuki ve diplomatik girişimlerde bulunulmuştur? Türkiye’nin de bölgedeki IŞİD militanlarını teslim alarak Türkiye’deki yargı süreçlerine dahil etmesi yönünde bir takvimi bulunmakta mıdır?Serbest kalan veya kaçan IŞİD’li unsurların, Türkiye sınırlarından kontrolsüz geçiş yaparak toplumsal güvenliği tehdit etmesini önlemek amacıyla Bakanlığınızın İçişleri Bakanlığı ile yürüttüğü koordineli bir çalışma var mıdır?

Bahçeli: Öcalan umuda, Ahmetler makama, Demirtaş yuvasına... Haber

Bahçeli: Öcalan umuda, Ahmetler makama, Demirtaş yuvasına...

Bahçeli konuşmasında Türkiye'deki süreçten CHP lideri Özgür Özel'in 'erken seçim' çağrılarına ilişkin açıklamalara ye verirken; grup toplantısını, "Anadolu huzura, Öcalan umuda, Ahmetler makama, Demirtaş yuvasına dönünceye kadar kararımız nettir" çıkışıyla bitirdi. Bahçeli'nin konuşmasında öne çıkanlar şöyle: "MHP ve Cumhur İttifakı bütün Türkiye'nin hatta Türk İslam dünyasının siyaset kutbudur. Üç hilal sadece bugünün değil, yarınların da partisidir. Türkiye tarihi bir eşikten geçiyor. Bizim çamur zihniyetlerine yüzümüz dönük, kapımız süngülüdür. Gerçek yüreklilik aklın ve ahlakın adalet çizgisinden sapmadan neticelenecektir. Gerçek yüreklilik bilek gücü veya kas birikimiyle değil, aklın ve ahlakın adalet çizgisinde sapmadan ve savrulmadan ilerleyişiyle tecelli edecektir. İşte böylesi bir erdeme ve bundan mütevellit erinç hâline müstakim bir tutumla müstahak olanlar, yaptıkları her işle, attıkları her adımla, ağızlarından çıkan her sözle hayranlık ve hürmet uyandıracak, yanlışın ve yanılgının boşluğuna da hiçbir zaman düşmeyeceklerdir. Terörsüz Türkiye hedeflerini sekteye uğratmak için bekliyorsa işbirlikçilerdir. Demokrasimizin, insan hakları politikalarını işbirliği ile geliştirmenin makul yollarını bulup hayata geçirmek önemlidir. Siyaset kurumunun itibar kaybının temel sebeplerinden biri olan seviyesiz, günü birlik söylemlerden uzak durulmalıdır. Cumhuriyet ile demokrasi birbirinin sigortasıdır. Türk milletinin hangi kökenden olursa olsun bütün mensuplarının kardeşçe yaşamasını teşvik etmek demokratik rejimin asli gerekçesidir. Demokrasimizin özgürlükleri ve insan hakları politikalarını el birliği ile geliştirmenin yollarını bulup hayata geçirmek önemli ve zorunludur. Siyaset kurumunun itibar kaybının sebeplerinden biri olan tutarsız söylemlerden uzak durulmalıdır. Siyasetçinin siyaseti zenginleştirme ve itibar kazandırma işlevi bulunmaktadır. Türk milletinin tüm mensuplarının kardeşçe yaşamasını temin etmek asli görevdir. Birliktelik ve dayanışma öneminin kabul etmeyenlerin, çatışmaya sürekli vurgu yapması anarşiye çanak tutmaktadır. "KÜRT KARDEŞLERİMİZLE YPG'Yİ YAN YANA GETİRMEK GAFİLLİKTİR" Hamasetin ilkesiz çekiciliği hakikat ve haysiyetin itibarlı çehresini gölgelerse, emin olunuz ki atılan hiçbir adımın, söylenen hiçbir sözün bağlayıcılığı ve kalıcılığı olmayacaktır. Türkiye’mizin geçtiği tarihî eşik, hepimize, özellikle siyaset müessesesine ve siyaset yapan zevata ihmal edilemez sorumluluklar yüklemektedir. Mâkeste buluşmak varken makusun tezgâhında bocalamak, akıl ve mantık ihlalinden başka bir şey değildir. Eğer taşımasını bildikten sonra insanda iki tür şuur hâli vardır. Birisi adalet şuuru, diğeri de tarih şuurudur. Kemale ermiş adalet şuuru bizi imanımızla bütünleştirip Allah’ın yolundan ayırmayacak, tarih şuuru ise vatan ve millet sevgisinin ana yatağı olacaktır. Deniz fenerini andıran, aydınlık bir meşaleyi çağrıştıran bu yatakta oluşacak ve ortaya çıkacak fikrî atılımın tanım ve tarifi de elbette ve kesinlikle milliyetçiliğin ta kendisidir. Kürt kardeşlerimizle YPG'yi yan yana getirmek gafilliktir. Suriye Cumhuriyeti’nde yeni bir denklem, yeni bir paradigma, yeni bir yapı oluşmuştur. Bu durum beklenen ve olması gereken bir gayedir, ayrıca devletin egemenlik haklarıyla, siyasal, toplumsal ve toprak bütünlüğüyle doğrudan ilişkilidir ve bunu destekleyen, tescilleyen bir gelişmedir. 30 Ocak 2026 tarihinde Şam yönetimi ile SDG ve YPG arasında, 10 Mart mutabakatı ile 18 Ocak mutabakatı temelinde kapsamlı bir ateşkes ve askerî ile idari yapıların Suriye Cumhuriyeti’ne aşamalı entegrasyonu hususunda anlaşmaya varılmıştır. Bu gelişme, Suriye’nin egemenliğinin güçlendirilmesi ve uzun vadeli istikrarın sağlanması açısından belirleyici ve memnuniyet verici bir kavşak noktasıdır. Devlet otoritesi sağlanmıştır. SDG-YPG’li teröristler bulundukları mevcut hatlardan çekilecek, hükümete bağlı birlikler Haseke ve Kamışlı merkezlerine konuşlanacaktır. SDG-YPG’ye bağlı üç tugaydan oluşan bir tümen kurulacak, Ayn el-Arab’daki silahlı unsurlar ise Halep’e bağlı birer tugay olarak yapılandırılacaktır. Askerî ve güvenlik entegrasyonunun tugaylar içinde bireysel bazda gerçekleştirileceği anlaşılmaktadır. Yapılan anlaşmanın uygulama süreci dün başlamıştır. ABDULLAH ÖCALAN ÇIKIŞI Suriye’de devlet içinde devletin olmayacağı, paralel bir ordunun hayalden ibaret kalacağı netleşmiştir. Artık komşu ülkemiz Suriye’nin haritası tek bir renge bürünmüş, Siyonist emperyalizme kiralık tetikçilik yapanlar işgal ettikleri alanlardan çıkarılmıştır. 27 Şubat 2025 tarihinde PKK’nın kurucu önderliği tarafından yapılan Barış ve Demokratik Toplum çağrısı, 337 gün sonra Suriye’de de müspet karşılığını bulmuş ve böylelikle çok önemli bir etap geçilmiştir. Onun bunun saçma sapan telkin ve tazyikine kapılmadan, su katılmamış mühtemelere aldırış etmeden, elimizi vicdanımıza koyup düşünelim ve sorgulayalım: PKK’nın kurucu önderliği 27 Şubat 2025 tarihinden itibaren verdiği tüm sözlerin ardında durdu mu? Durdu. Bölücü terör örgütünün lağvedilmesini ve silahların yakılmasını sağladı mı? Sağladı. 27 Şubat çağrısı PKK ile birlikte örgütün tüm bileşenleri için bağlayıcı oldu mu? Oldu. Madem maksat tahassül oldu, o hâlde bize düşen de PKK’nın kurucu önderliğine, DEM Parti’den tüm örgüt uzantılarına kadar saygı gösterilmesini istemek ve beklemektir. ÖZGÜR ÖZEL'İ HEDEF ALDI Nefreti aşılayanlar kaybedecek, fitneyi körükleyenler kaybedecek, ebedî Türk-Kürt kardeşliğini bozmayı planlayanlar kaybedecek, Kürt kardeşlerimizi malum terör örgütüyle bir ve eşit görenler kaybedecek, bölücü terör örgütünün Kürt kardeşlerimizi vesayet altında tutmasına hizmet edenler, bunu dileyenler ve bunu görmek için çılgına dönenler iki cihanda da yatacak yer bulamayacaklardır. Türk bizimdir, Kürt bizimdir. Türk milleti de biziz ve alayımızız. CHP Genel Başkanı’nın Suriye Devleti’nin terörle mücadelesini endişe verici bulması, Sayın Ahmed Şara’nın Suriye’nin tamamını temsil edemediğini dile getirmesi hüsran verici bir hezeyandır. Hesabı kalbinde taşıyan, aklını ve gönlünü YPG’ye kaptıran bu zatın ne sözü söz, ne de siyaseti mert ve millidir. Gürültü patırtı çıkarmanın siyaset olmadığını, laf ola beri gele türünden konuşmaların komik durumlara düşürdüğünü anlamalı ve kabullenmelidir. Dilinin altındaki baklayı çıkarmalı, Suriye’nin siyasî ve toprak bütünlüğünü sağlamasından dolayı uykularının kaçtığını da itiraf etmelidir. Merhum Ahmet Hamdi Tanpınar’ın sözlerinden esinlenerek söylüyorum ki, dünyaya baktığın zaman ayrı görür, kendi kendine kaldığın zaman ayrı düşünürsün, yıllarca tezat içinde bir tevile çırpınırsın. Ahlaken sorunlu siyaset zar atmaktan farksızdır. Gelecek olan da her zaman hep tektir. "ERKEN SEÇİM DİYE BİR ŞEY ASLA GÜNDEME ALINMAYACAKTIR" CHP Genel Başkanı’nın erken seçim ezberine takılması ve şahsıma beyhude çağrılar yapması tam bir siyasî ahmaklıktır. Seçimin ne zaman yapılacağı bellidir, erken seçim diye bir şey asla gündeme alınmayacaktır. CHP Genel Başkanı seçim kapısını aralamaya vursa da biz Cumhur İttifakı olarak arayacağımız kapının Türkiye’nin ve Türk Yüzyılı’nın cümle kapısı olduğunu biliyoruz. Anadolu huzura, Öcalan umuda, Ahmetler makama, Demirtaş yuvasına dönünceye kadar kararımız nettir."

Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan sanayiye yeni destek paketi müjdesi... Kabine sonrası net mesajlar Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan sanayiye yeni destek paketi müjdesi... Kabine sonrası net mesajlar

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kabine Toplantısı sonrasında gerçekleştirdiği "Millete Sesleniş" konuşmasında turizmdeki rekor seviyeleri ve imalat sanayine yönelik 100 milyar TL'lik finansman desteğini açıkladı. Erdoğan, Suriye'deki barış ve istikrarın Türkiye için vazgeçilmez olduğunu önemle belirtti. Başkan Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Kabine Toplantısı sonrasında ekonomi, turizm ve dış politika konularında önemli açıklamalar yaptı. Kendisinin ifade ettiğine göre, 2025 yılında turizm gelirleri yüzde 6,8 artarak 65,2 milyar dolara ulaştı ve bu, tüm zamanların en yüksek seviyesi olarak kaydedildi. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Kabine Toplantısı sonrasında yaptığı açıklamalarda: “2025 yılında turizm gelirimiz yüzde 6,8 oranında artarak 65,2 milyar dolara çıktı. Bu rakam, 64 milyar dolarlık hedefimizi aşarak bir rekor kırdı.… pic.twitter.com/HxErHcIxxR — T.C. İletişim Başkanlığı (@iletisim) February 2, 2026 Kişi başına düşen gecelik harcamalarda da rekor kırıldığını söyleyen Erdoğan, “2025'te yabancı turistlerin kişi başı gecelik harcaması yüzde 5,2 oranında artarak 114 dolara çıktı. Bu tüm ziyaretçiler için ortalama 100 dolara denk geliyor” diye ekledi. Ziyaretçi sayısının 2002'de 13 milyon iken 2025'te 63,9 milyona ulaştığını hatırlatan Erdoğan, 2026 hedefinin 68 milyar dolarlık turizm geliri olduğunu açıkladı. Ekonomi alanında olumlu gelişmeler kaydedildiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, Merkez Bankası rezervlerindeki artışa dikkat çekti. Erdoğan, “Göreve başladığımızda 27 milyar dolar olan rezervlerimiz, geçtiğimiz hafta itibarıyla 215,6 milyar dolara yükseldi” dedi. İMALAT SANAYİNE 100 MİLYAR LİRALIK DESTEK Başkan Erdoğan, imalat sanayine yönelik yeni bir destek paketini açıkladı. Tüm imalat sanayi işletmelerine açık olan 100 milyar lira büyüklüğünde uygun koşullu bir finansman paketi devreye alındı. Paket, 6 ay boyunca anapara ödemesiz olacak ve 36 aya kadar vadeli olacak. Erdoğan, finansman maliyetlerinin piyasa koşullarının altında olacağını vurgulayarak, işletme başına 50 milyon liraya kadar kredi imkanı sunulacağını belirtti. Paket kapsamında kredi kefalet desteği de sağlanacak; bu, KOBİ’lerin teminat sorunu yaşamadan faydalanabileceğini ve istihdamı koruyan KOBİ’lerin KOSGEB aracılığıyla 10 puan indirim alabileceğini ifade etti. SURİYE MESAJI: TEK DEVLET, TEK ORDU, TEK SURİYE Konuşmasında dış politikaya da değinen Erdoğan, Türkiye'nin bölgede barış, huzur ve istikrar arayışlarında olduğunun altını çizdi. Suriye’de iç barışın sağlanmasını içtenlikle arzu ettiklerini ekledi ve "Arap, Kürt, Türkmen, Nusayri, Hristiyan fark etmeksizin, tüm Suriye halkının barış içinde yaşadığı bir komşu görmek istiyoruz" dedi. Erdoğan, Suriye'nin toprak bütünlüğünü ve siyasi birliğini garanti altına alan her adımın Türkiye için makul ve kabul edilebilir olduğunu, kuzey Suriye sorununun "tek ordu, tek devlet ve tek Suriye" prensibiyle, barışçıl bir şekilde çözülmesinin önemini vurguladı. Erdoğan, Suriye hükümeti ve SDG arasında sağlanan anlaşmaları bu temel üzerinden değerlendirdiklerini söyledi ve "Her kim bu süreci aksatmaya çalışırsa bu süreç altında kalacaktır. Terörden medet umanlar asla başarılı olamayacaktır" diye ekledi. Erdoğan, anlaşmaların hızlıca uygulanması gerektiğini dile getirerek, yeni dönemin Suriye halkı için barış, kalkınma ve refahla dolu olmasını umduğunu ifade etti.

Ortadoğu'da gerilim: İran-Pakistan çatışması derinleşiyor Haber

Ortadoğu'da gerilim: İran-Pakistan çatışması derinleşiyor

Cihatçı bir örgütün sınırdaki üsleri hedef alındı. Ancak, bugün Pakistan'ın İran'ın Sistan ve Belucistan eyaletlerine yönelik askeri saldırısı sonucunda İran, 3 kadın ve 4 çocuğun öldüğünü açıkladı. Pakistan Dışişleri Bakanlığı, saldırıları kendi güvenlikleri ve ulusal çıkarları için yapıldığı gerekçesiyle savundu. Bu son gelişmelerle birlikte, İran'ın komşu ülkelerine sınır ötesi operasyonları devam ediyor. Önce Irak ve Suriye, şimdi de Pakistan. İran tarafından gerçekleştirilen hava saldırılarına, Pakistan da karşılık verdi. Ortadoğu'da Gazze Savaşı'nın başlattığı krizlere bir yenisi daha eklenmiş durumda. Tahran'dan resmi bir açıklama gelmezken, devlet haber ajansı Nur, Cihatçı "Ceyş el Adl" örgütüne ait karargahların füzeler ve dronelarla imha edildiğini duyurdu. Pakistan, İran'ın hava saldırısını "egemenlik ihlali" olarak nitelendirerek kınadı. Dışişleri Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada ise iki çocuğun öldüğü, üç çocuğun yaralandığı ifade edildi. Pakistan, tepkisini göstermek amacıyla Tahran Büyükelçisi'ni İslamabad'a çağırdı ve egemenlik ihlali nedeniyle BM Güvenlik Konseyi'ne şikayette bulunacağını duyurdu. Pakistan'dan İran'a Karşı Karşılıklı Hamle: "Adalet Ordusu" Hedef Alındı Pakistan, İran'ın Sistan-Belucistan bölgesindeki "terör hedeflerine" karşı saldırı düzenlediğini açıkladı. İran, saldırılarda hayatını kaybeden 3 kadın ve 4 çocuğu duyurdu. Pakistan Dışişleri Bakanlığı ise saldırıların kendi güvenliği ve ulusal çıkarları için yapıldığını, istihbarata dayalı operasyonda birçok teröristin öldürüldüğünü belirtti. İki ülke arasındaki gerilim, İran'ın toprak bütünlüğüne ve egemenliğine saygı duyduklarını belirten Pakistan'ın açıklamalarıyla sürüyor. Pakistan, İran'ın kardeş bir ülke olduğunu vurgulayarak halkının İran halkına büyük saygı ve sevgi beslediğini ifade ekistan Başbakanı Enver Ül Hak Kakar, İran Dışişleri Bakanı Hüseyin Emir Abdullaniyan ile İsviçre'nin Davos kentindeki bir görüşme sonrasında gerçekleşen saldırıları takip ediyor. İran'ın Irak ve Suriye'ye gerçekleştirdiği hava saldırılarından sonra gelen Pakistan saldırısı, bölgedeki gerginliği artırarak devam ediyor. Kuzey Irak'ın Erbil kentine yapılan füze saldırısında 4 kişi ölürken, İran İsrail istihbarat servisini suçlamıştı. Suriye'de de İdlib'e düzenlenen saldırının ardından, İran ve Pakistan arasındaki gerilim, Orta Doğu'da artan karmaşanın bir yansıması olarak öne çıkıyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.