Hava Durumu

#Tahliye

Haberin Analizi - Tahliye haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Tahliye haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Bursa'da gaz kaçağını çakmakla kontrol etti Haber

Bursa'da gaz kaçağını çakmakla kontrol etti

Bursa'nın İnegöl ilçesinde bazı mahallelerde apartman dairelerinden gelen gaz kokusu paniğe neden oldu. Gazın kaynağını kontrol etmek isteyen bir vatandaşın tuvalette çakmak çakması sonucu patlama meydana geldi. Olay, saat 03.00 sıralarında İnegöl ilçesine bağlı Orhaniye ve Mesudiye mahallelerindeki bazı adreslerde yaşandı. Orhaniye Mahallesi'nde bulunan bir apartmanda yaşayan vatandaşlar, dairelerinde gaz kokusu hissetti. Kokunun kaynağını kontrol etmek isteyen bir kişi tuvalette çakmak çaktı. Çakmaktan çıkan alev nedeniyle bir anda patlama ve harlama meydana geldi. Patlamanın etkisiyle tuvalet giderinden çıkan atıklar etrafa saçıldı. Durumun bildirilmesi üzerine olay yerine 112 Acil Servis, AFAD, polis ve itfaiye ekipleri sevk edildi. AFAD ekiplerinin gaz ölçüm cihazlarıyla yaptığı kontrollerde ortamda NSC (yanıcı, parlayıcı ve zehirli gaz) bulunduğu tespit edildi. Bunun üzerine ihbar gelen apartmanlardaki vatandaşlar tedbir amaçlı tahliye edilerek çevrede güvenlik şeritleri çekildi. İtfaiye ekipleri ise sokaklardaki altyapı giderlerine köpük sıkarak gazın etkisini azaltmak için çalışma yaptı. Olayı anlatan Süleyman Demir, 'Lavabolardan gelen bir gazmış. Bir dairede oturan arkadaş kokuyu alınca çakmak çakmış ve patlama yaşanmış. Herhangi bir zarar yok Allah'a şükür' dedi. Ekiplerin bölgedeki incelemeleri sürüyor. Kaynak: İHA

Lojistik kralı ‘uyuşturucuya özendirme’ suçlaması ile tutuklandı Haber

Lojistik kralı ‘uyuşturucuya özendirme’ suçlaması ile tutuklandı

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen bir dizi soruşturmada yüzlerce kişi ‘şüpheli’ konumda. Anılan soruşturmalara yüzlerce kişinin dahil edilmesinin gerisinde ise verilen ifadeler yer alıyor. Halktv'den Dinçer Gökçe'nin özel haberine göre ; Bazı kişilerin verdiği isimler üzerine ‘şüpheliler’ listesine yenileri eklenmiş oluyor. Tutuklanan bazı kişilerin, tahliye olmak için, yeni isimler vermesi kimi dosyalarda tartışmaya da yol açıyor. Dilara Kırmıt, ifadesinde bir çok kişinin ismini verdi.17 KİŞİDEN 5’İ TUTUKLANDI Geçen 19 Şubat günü 5 ismin tutuklanmalarının gerisinde ise benzer bir durum yer aldı. Melisa Şahin isimli bir kişinin verdiği kapsamlı ifade sonrası 17 kişi gözaltına alındı. Bu kişilerden 12’si adli kontrol şartı ile serbest kaldı. 5 kişi ise tutuklandı. Barış Talay, hakkındaki suçlamayı reddetti.ÇOK SAYIDA KİŞİNİN İSMİNİ VERDİ Savcılık ifadesinde, hakkındaki ‘fuhuşa teşvik’ suçlamasını kabul etmeyen model Dilara Kırmıt (30) uyuşturucu kullandığını ise kabul etti. Dilara Kırmıt ifadesinde çok sayıda kişinin adını da verdi. Eski erkek arkadaşları olan İ. B. B., Ö. S., ile ünlü bir holdingin veliahttı H. S., yapımcı T. A., moda kanalı sahibi E. O., bilinen bir moda markasının sahibi Y. Y. ve E. E.’nin, hem fuhuşa aracılık ettiklerini hem de uyuşturucu temin ettiklerini öne sürdü. Fuhuşa aracılık etmekle suçlanan Kırmıt, kendisi gibi birçok ünlü isme uyuşturucu temin eden kişinin ise Cihan Şahap Barlas olduğunu kaydetti. Kırmıt, bu kişiye gönderdiği paraların da aldığı uyuşturucu için olduğunu ifade etti. Tolga Kulaç, çok sayıda ünlü iş insanına spor hocalığı yaptığını söyledi.ÜNLÜ MARKANIN YÖNETİCİSİNE AĞIR SUÇLAMA Sağlık turizmi ile ilgilendiğini belirten Ramazan Bayar (26) ise, İstanbul Sulh Ceza Hakimliğindeki ifadesinde “Bana iftira atan kadını bir kez gördüm” dedi. Beymen’de stil danışmanı olduğunu ifade eden Tolga Sezgin (49) ise “Hiçbir şekilde kötü işe bulaşmadım” dedi. Sezgin’in avukatı ise, müvekkili ile ilgili ifade veren Melisa Şahin için “Melisa Şahin ismini sizden duyuyoruz. Fuhuş gibi bir şey söz konusu değil” dedi. Sezgin, fuhuş için yer temin etmekle suçlanıyor. Tolga Sezgin, 'fuhuşa yer temin etmekle' suçlanıyor.ŞİRKETİNDE 1.500 KİŞİ ÇALIŞIYOR Kara, deniz ve hava taşımacılığı yapan EvoLog Lojistik’in sahibi Barış Talay (49) ise, ‘uyuşturucu maddenin kullanımını kolaylaştırmakla’ suçlanıyor. Barış Talay; Melisa Şahin’in kendisi ile ilgili verdiği ifade için “Bir iftira veya yanlış anlaşılma olduğunu düşünüyorum” dedi. Talay’ın avukatı ise, müvekkilinin şirketinde 1.500 kişinin çalıştığına işaret ederek “Melisa’yı tanımıyoruz. Teşhis yaptırılmıyor. Melisa isimli biri çıkıyor, canı istediği herkesin ismini veriyor savcılık da herkesi topluyor” sözleri ile kendileri ile ilgili yapılan işlemi eleştirdi. ÜNLÜ İŞ İNSALARININ SPOR HOCASIYIM Eski manken olduğunu belirten Tolga Kulakçı (34) ise, “16 yıldır spor yapıyorum. Spor salonundan çıkmayan biriyim. Türkiye’nin en ünlü iş insanlarına spor hocalığı yapan birisiyim” dedi. Fuhuş için yer temin ekmekle suçlanan Kulakçı’nın avukatı ise, müvekkilinin, spor salonunda çalışırken gözaltına alındığını ifade etti. Hakimlik sorguları sonrası 5 isim, “Uyuşturucu madde kullanımın kolaylaştırmak” ve “Fuhuşa teşvik etmek” suçlamaları ile tutuklandı. Kaynak: Halktv

2 yaşında bebeğe işkence davasında flaş gelişme Haber

2 yaşında bebeğe işkence davasında flaş gelişme

Olay, 1 Mayıs 2025 tarihinde meydana geldi. Eşinden bir süre önce boşanan Satı Buse D., iddiaya göre, uyuşturucu madde kullandığı öne sürülen sevgilisi Süleyman Danış ile birlikte ilçeye bağlı Aşağı Mahalle'de yaşamaya başladı. Satı Buse D. olay sabahı komşularına, oğlu A.K.'nin Danış tarafından darbedildiğini söyleyerek yardım istedi. Bunun üzerine komşular, anne ve oğlunu Sarayköy Devlet Hastanesi'ne götürdü. Hastanede yapılan muayenede A.K.'nin yüzü ve vücudunda darp izleri olduğu tespit edilince durum polise bildirildi. Sarayköy İlçe Emniyet Müdürlüğü ekipleri, olayın yaşandığı adrese giderek Süleyman Danış'ı evde uyurken gözaltına aldı. İlk müdahalesi Sarayköy Devlet Hastanesi'nde yapılan A.K., Pamukkale Üniversitesi Hastanesi'ne sevk edildi. Burada yapılan tetkiklerde; çocuğun sağ kolunda kırık olduğu, vücudunun birçok yerinde darp izleri bulunduğu ve göz çevresindeki şiddetli travmalar nedeniyle sağ gözünü kaybetme riski taşıdığı belirlendi. A.K. yoğun bakımda tedaviye alınırken, anne Satı Buse D. de gözaltına alındı. Satı Buse D.'nin ilk ifadesinde; Süleyman Danış'ın kendisini ve çocuğunu darbettiğini söylediği öğrenildi. Anne Satı Buse D., ifadesinin ardından serbest bırakıldı. Hastanedeki tedavisi biten A.K. devlet korumasına alındı. SAVCI İNDİRİMSİZ CEZALANDIRILMALARINI İSTEDİ Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen Süleyman Danış, çıkarıldığı mahkemece tutuklandı. Danış, ilk ifadesinde; Satı Buse D. ile ilişki yaşadığı sırada A.K.'nin yanlarına gelip ağlamaya başladığını, bu nedenle öfkelenerek A.K.'ye birkaç kez vurduğunu, amacının dövmek olmadığını, alkollü olduğu için ne yaptığını hatırlamadığını ve çocuğu annesinin de dövmüş olabileceğini öne sürdü. CEZALARI BELLİ OLDU Anne ile sevgilisi hakkında kasten yaralama suçundan Sarayköy 2'nci Asliye Ceza Mahkemesi'nde dava açıldı. Bugün görülen karar duruşmasına tutuklu sanık Süleyman Danış, tutuksuz sanık anne Satı Buse D. ve taraf avukatları katıldı. Duruşmada yaptığı savunmada Süleyman Danış, suçlamaları kabul etmediğini söyleyerek, tahliye talebinde bulundu. Çocuğun annesi Satı Buse D. ise eşinden boşandıktan sonra Danış ile yaşadığını, erkek arkadaşının alkol aldıktan sonra kendilerine sürekli şiddet uyguladığını ve bebeğini asla darbetmediğini ifade etti. Cumhuriyet Savcısı da esas hakkındaki son mütalaasında sanıkların, 'kasten yaralama' suçunu işlediğini belirterek, haksız tahrik indirimi uygulanmadan cezalandırılmalarını talep etti. Davayı karara bağlayan hâkim, Danış hakkında kasten yaralama suçunu birden fazla gerçekleştirmesi, eylemin silahla (sopa) işlenmesi, mağdurun kendisini savunamayacak durumda olması ve kemik kırığına sebebiyet vermesi nedeniyle 8 yıl 9 ay hapis cezası kararı verdi. Anne Satı Buse D. ise alt soya yönelik yaralama suçundan 3 yıl 10 ay hapis cezasına çarptırıldı.

Uyuşturucu partilerinin kurallarını anlattı! 'Çıplak gelmek, öpüşmek ve...' Haber

Uyuşturucu partilerinin kurallarını anlattı! 'Çıplak gelmek, öpüşmek ve...'

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın yürüttüğü uyuşturucu soruşturması kapsamında Aralık ayında gözaltına alınan ve tutuklanarak cezaevine gönderilen sosyal medya fenomeni Rabia Karaca, geçtiğimiz ay etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanarak tahliye edilmişti. Karaca, savcılığa verdiği ek ifadede soruşturmaya ilişkin yeni itiraflarda bulundu. Gazeteci Sema Kızılarslan'ın haberine göre; Kısmetse Olur yarışmacısı Rabia Karaca, katıldığı uyuşturucu ve fuhuş partilerine ilişkin şu ifadeleri kullandı: ''Ben, Melisa Ş. ve Nurcihan K. ve Aykut Tarakçıoğlu'nun Zorlu Center'da * Blokta bulunan adresine gittik. İçeriye girdiğimde her yerde uyuşturucu madde, değişik yabancı maddeler, acı çektiren materyaller vardı. Uyuşturucu ve fuhuş partisinde kurallar vardı, birinci kural buraya uyuşturucu madde kullanmayan giremezdi, ikinci kural ise içerde herkesin çıplak olarak gelmesiydi, üçüncü kural ise kadınların beraber öpüşmesiydi. Ben üçüncü kuralı yapmadım. Masanın üzerinde çok fazla miktarda kokain vardı. Fuhuş ve uyuşturucu partisi bittikten sonra 9.000 USD parayı bana verdi. Ben kendisinden bu ücreti aldım. 18 Ocak 2025 tarihinde son kez tekrardan cinsel ilişki yaşadık ama bu ilişki için bana para vermedi. Burada da uyuşturucu madde temin etti. Ben burada da uyuşturucu madde ne yazık ki kullandım ve pişmanım.''

Bursa Nilüfer'de üç noktada yıkım Haber

Bursa Nilüfer'de üç noktada yıkım

Bursa'da Nilüfer Belediyesi, tarım arazilerindeki yapılaşma baskısına karşı mücadelesini sürdürüyor. Ekipler son olarak Ürünlü Mahallesi’nde, toplam bin 650 metrekarelik alana sahip üç kaçak yapının yıkımını gerçekleştirdi. BURSA (İGFA) - Bursa'da Nilüfer Belediyesi, kentin planlı gelişimini sürdürmek ve verimli tarım arazilerinin amacı dışında kullanılmasını engellemek amacıyla kaçak yapıyla mücadelesine aralıksız devam ediyor. Belediye ekipleri, hem rutin saha denetimlerinde tespit edilen hem de vatandaşlardan gelen ihbarlar doğrultusunda belirlenen yapılar için yasal süreçlerin tamamlanmasının ardından yıkım işlemlerini uyguluyor. Bu kapsamda belediye ekiplerinin son adresi Ürünlü Mahallesi oldu. Ekipler, mahallede tespit edilen üç ayrı kaçak yapı için sabah saatlerinde harekete geçti. Yıkım programına alınan ilk yer, fabrika olarak kullanılan 600 metrekarelik bir yapı oldu. Yıkım öncesinde, işletme sahibinin mağduriyet yaşamaması adına içeride bulunan makine ve üretim ekipmanları titizlikle tahliye edildi. Malzemelerin zarar görmemesi için alınan önlemlerin ardından iş makineleri devreye girdi ve yapının yıkımı gerçekleştirildi. Ekipler daha sonra yine aynı mahalle sınırları içerisinde bulunan 600 metrekarelik bir başka kaçak yapıya müdahale etti. Bu yapı da ekiplerin çalışmasıyla tamamen yıkılarak kullanılamaz hale getirildi. Ekipler son olarak Ürünlü Mahallesi’nde bulunan 450 metrekarelik bir yapıyı yıktı. Böylece gün içinde toplam bin 650 metrekarelik kaçak inşaat alanı ortadan kaldırılmış oldu. Polis ve zabıta ekiplerinin çevrede aldığı geniş güvenlik önlemleri altında gerçekleşen yıkımlarda herhangi bir gerginlik veya olumsuzluk yaşanmadı.

Aziz İhsan Aktaş savunma yaptı: Beraat edeceğimden eminim Haber

Aziz İhsan Aktaş savunma yaptı: Beraat edeceğimden eminim

Liderliğini Aziz İhsan Aktaş’ın yaptığı öne sürülen çıkar amaçlı suç örgütü tarafından aralarında tutuklanmalarının ardından görevlerinden uzaklaştırılan sanıklar Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat, Avcılar Belediye Başkanı Utku Caner Çaykara, Seyhan Belediye Başkanı Oya Tekin, Ceyhan Belediye Başkanı Kadir Aydar, tahliye edilen Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar ile tahliye edilip görevine iade edilen Adıyaman Belediye Başkanı Abdurrahman Tutdere’nin de bulunduğu belediye başkanlarına rüşvet verilerek ihale süreçlerinin organize edilmesi iddiasına yönelik hazırlanan iddianame kapsamında, 200 sanık 27 Ocak Salı günü ilk kez hakim karşısına çıkmıştı. Aziz İhsan Aktaş ilk kez hakim karşısında konuştu Hazırlanan iddianamede 187 yıldan 450 yıla kadar hapsi talep edilen Aziz İhsan Aktaş, ilk kez savunma yaptı. Öte yandan Aktaş, 30 Nisan 2025 ve 11 Mayıs 2025 tarihlerinde ek ifade vermişti. Aktaş, etkin pişmanlık hükümlerinden faydalandığı gerekçesiyle 4 Haziran 2025 tarihinde ise 'konutu terk etmemek' şeklinde adli kontrol tedbiri uygulanması şartıyla tahliye edilmişti. Aktaş’ın savunması 5 saat sürdü. "Utku Caner Çaykara, seçim çalışması maliyetlerini kardeşlerine ödetti" Belediyelere yönelik rüşvet iddialarına ilişkin savunmasını sürdüren sanık Aktaş, "Anlattığım eylemlerin hiçbirini Rıza Akpolat ile hiçbir zaman konuşmadım. Bu konuları, Ali Rıza Yılmaz, Alican Abacı ve Ozan İş ile konuşurdum. 5 Aralık günü Rıza Akpolat’ın odasına girdim. Utku Caner Çaykara, seçim çalışması maliyetlerini kardeşlerine ödetti. Çaykara, Alican Abacı’nın samimi dostudur. Bir dönem Rıza Akpolat’ın kalemi olan Abacı, Akpolat’ın talimatlarını herkese iletirdi. Bu hususların değerlendirilmesini mahkemenin kararına bırakıyorum. Sanıkların avukatları, yargılamanın soru cevap seklinde gitmesini istemektedir. Ben bunu kabul etmiyorum. Savunmamın bölünmesini istemiyorum. Tarafıma isnat edilen suçlamalarda yer alan kişilerle hususi bir tanışıklığım veya özel bir ilişkim bulunmamaktadır. Bazı kişiler beni tanıyor olabilir ancak ben kendilerini şahsen tanımıyorum. Hakan Güzel ile 19 Temmuz günü Ankara’da bir araya geldiğim ve karşılığında 1 milyon lira para verildiği yönündeki iddialar gerçeği yansıtmamaktadır. HTS ve banka kayıtları incelendiğinde de bu paranın o tarihte gerçekleşen bir işlem olmadığı açıkça görülecektir. 15 Temmuz tarihinde Adana’da, Celal Tekin’in sürekli bulunduğu bir evde yaklaşık 6-7 saatlik bir görüşme yapılmıştır. Bu görüşmenin amacı tamamen farklıdır ve iddia edilen para alışverişiyle ilgisi yoktur. O gün Adana’da bulunduğum, görüşmeye katılan kişiler ve seyahat hareketlerim HTS kayıtları, kamera görüntüleri ve tanık beyanlarıyla sabittir. Restoran ve benzeri mekanlarda yapılan buluşmalar da açık ve olağan görüşmelerdir. Bu görüşmelerde herhangi bir baskı, yönlendirme veya para temini söz konusu değildir. Hiçbir kişi veya kuruma para verilmesi ya da alınması yönünde bir zorlamam, talebim veya aracılığım olmamıştır" ifadelerini kullandı. "CHP'li belediyelerden almış olduğumuz iş sayısı, AK Parti belediyelerinden almış olduğumuz iş sayısından fazladır" Aziz İhsan Aktaş savunmasının devamında, rüşvet veya menfaat temini iddialarını kabul etmediğini yineleyerek, "Herhangi bir suç teşkil eden eylemim bulunmamaktadır. Tüm HTS kayıtları, banka analiz raporları, tanık beyanları ve resmi raporlar incelendiğinde bu husus açıkça görülecektir. Yapılan tüm iş ve işlemler tamamen yazılı sözleşmelere, mevzuata ve ilgili kanun hükümlerine uygun şekilde yürütülmüştür. Faaliyetlerimiz hiçbir şekilde siyasi veya partizan bir yaklaşım taşımamaktadır. İşimizin niteliği siyasete değil, ticari ve hukuki gerekliliklere dayanmaktadır. Bu kapsamda şirketlerimiz ve kadrolarımızla birlikte farklı siyasi partilere mensup belediyeler, kamu kurumları ve bağımsız kuruluşlarla çalışılmıştır. İş hacmi bakımından da benzer bir tablo söz konusudur. CHP’li belediyelerden yaklaşık 10.5 milyar lira, AK Parti belediyelerinden yaklaşık 3.5 milyar lira ve diğer parti ve kurumlardan yaklaşık 800 milyon lira tutarında iş alınmıştır. Bu dağılım, faaliyetlerimizin tamamen ticari esaslara dayandığını ve herhangi bir siyasi ayrıma dayanmadığını açıkça ortaya koymaktadır. Dolayısıyla tarafımıza yöneltilen siyasi veya partizan hareket edildiği yönündeki iddialar gerçeği yansıtmamaktadır. Tüm iş ve işlemler mevzuata uygun, şeffaf ve ticari teamüller çerçevesinde gerçekleştirilmiştir. Bu işlerden AK Parti belediyelerinden 100, CHP belediyelerinden 120, siyaset üstü kurumlar olan devlet dairelerinden 9, diğer parti, kayyum idareleri ve bağımsız kuruluşlardan 50 sayıda iş alınmıştır. Dolayısıyla CHP'li belediyelerden almış olduğumuz iş sayısı, AK Parti belediyelerinden almış olduğumuz iş sayısından fazladır. Yani söz konusu işlerin dışarıya büyüklüğüne baktığımızda, CHP'li belediyelerden 10.5 milyar civarı, AK Parti belediyelerinden 3 bin 500 milyar civarı, hedef konuları ve diğer partilerden 800 milyon civarı iş alınmıştır" diye konuştu. "Ozan İş, savunmalarında bana iftira atmıştır" İhalelerde bir usulsüzlük yapılmadığını ve çalışmaların şeffaf olarak yürütüldüğünü aktaran sanık Aktaş, "Bugüne kadar Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin kurumlarıyla ve farklı yerel yönetimlerle yürütülen çalışmalarım tamamen hukuki ve ticari çerçevede gerçekleşmiştir. Çalıştığım belediye başkanları ve kamu yöneticileriyle ilişkilerim yalnızca yürütülen projeler ve hizmetler kapsamında olmuştur. Bu çalışmalar, herhangi bir kişisel menfaat, rüşvet veya usulsüzlük ilişkisine dayanmamaktadır. Eğer tarafıma isnat edildiği gibi herhangi bir usulsüz, aracılık veya menfaat ilişkisi söz konusu olsaydı, ulusal ölçekte farklı siyasi görüşlere sahip çok sayıda belediye ve kamu kurumu ile bu şekilde çalışmam mümkün olmazdı. Çalışmalarım, şeffaf, denetlenebilir ve mevzuata uygun şekilde yürütülmüştür. Kamu kaynaklarının kullanımı ve kamuya sunulan hizmetlerde temel ilkem her zaman hukuka uygunluk, dürüstlük ve şeffaflık olmuştur. Usulsüzlük, rüşvet veya haksız kazanç gibi iddiaların hiçbirini kabul etmiyorum. Bugüne kadar yaptığım tüm faaliyetler yasal zeminde ve denetime açık şekilde gerçekleştirilmiştir. Tüm suçlamaları reddediyorum. Sanıkların hepsi, hiçbir şeye imza atmadıklarını iddia ediyorlar. Bilginay şirketi kardeşimin şirketidir. Aramızda çok güçlü bir ticari bağ vardır. Ayrıca, bana ait bir ilaç sanayi firması da bulunmaktadır. Ozan İş, savunmalarında bana iftira atmıştır" diye cevap verdi. Kendi el yazılı not kağıdı sorusunu yanıtlamak istemedi Duruşmada yapılan soru cevap sırasında, Aziz İhsan Aktaş’a sanık İsmail Güven’in avukatı tarafından el yazılı bir sayfa notun kendisine ait olup olmadığı soruldu. Yazıları kürsüde inceleyen sanık, soruyu cevaplamak istemediğini belirtti. Aktaş’ın savunmasının tamamlanmasının ardından duruşma, yarına ertelendi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.