Hava Durumu

#Tehdit

Haberin Analizi - Tehdit haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Tehdit haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Bursa'da film gibi cinayet davasında karar: Müebbet hapis talep edildi, 10 yıl 10 aya mahkum oldu Haber

Bursa'da film gibi cinayet davasında karar: Müebbet hapis talep edildi, 10 yıl 10 aya mahkum oldu

Olay, 28 Temmuz 2024 tarihinde merkez Yıldırım ilçesi Vatan Mahallesi'nde meydana geldi. 3 katlı apartmanın bodrum katında çıkan yangında, evde yalnız yaşayan 72 yaşındaki Faik Yorgun'un yanmış halde cansız bedenine ulaşıldı. İlk etapta yangın olarak değerlendirilen olayda, Bursa Adli Tıp Kurumu'nda yapılan otopside Yorgun'un boyun kemiklerinde kırık tespit edilmesi üzerine soruşturma cinayet şüphesiyle derinleştirildi. Antalya'dan gelip yangın süsü vermişti Asayiş Şube Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği ekiplerinin çalışmasında, olay günü Antalya'dan Bursa'ya gelen Akdeniz Üniversitesi Makine Teknikerliği 2'nci sınıf öğrencisi Mustafa P.'nin eve girip çıktıktan sonra yangının yaşandığı belirlendi. Terminal ve çevredeki güvenlik kameralarını inceleyen ekipler, şüpheliyi kısa sürede gözaltına aldı. Mustafa P. ilk ifadesinde maktulü başına vurduktan sonra iple boğarak öldürdüğünü ve ardından evi ateşe verdiğini itiraf etti. Bursa 6. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen davada sanık hakkında haksız tahrik indirimi uygulanarak 15 yıl hapis cezası verildi. İstinaf sürecinde yeni değerlendirme Karar hem cumhuriyet savcısı hem de sanık müdafii tarafından istinafa taşındı. Dosya, Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesi'nde görüldü. Sanık Mustafa P. duruşmaya Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'ndan SEGBİS ile katıldı. Sanık savunmasında, maktulün yıllar boyunca kendisine cinsel istismarda bulunduğunu, tehdit ve şantajla evine çağırdığını, olay günü de bıçakla saldırdığını öne sürdü. 'Müvekkilim çocuk yaştan itibaren baskı altındaydı' Duruşmada söz alan sanık müdafii Avukat Taşkın Temel, müvekkilinin yıllar boyunca maktul tarafından cinsel istismara uğradığını, tehdit ve şantajla baskı altında tutulduğunu savundu. Avukat Temel, müvekkilinin çocuk yaştan itibaren psikolojik olarak esir alındığını, üniversiteye gitmesine rağmen baskının devam ettiğini belirterek, olay günü de maktulün bıçakla saldırmaya yeltendiğini ileri sürdü. Temel, olayın en azından ağır haksız tahrik altında gerçekleştiğinin açık olduğunu, hatta meşru müdafaa hükümlerinin değerlendirilmesi gerektiğini ifade ederek daha fazla indirim ve tahliye talebinde bulundu. İddia makamı ise haksız tahrik hükümlerinin uygulanmasının yerinde olmadığını belirterek sanık aleyhine istinaf talebinde bulundu. Müebbet hapis, ardından 10 yıl 10 ay İstinaf mahkemesi, yerel mahkemenin kararını kaldırarak sanığın 'kasten öldürme' suçunu işlediğinin sabit olduğuna hükmetti ve önce müebbet hapis cezası verdi. Ancak maktulden kaynaklanan ağır haksız tahrikin etkisi altında suçun işlendiği kanaatine varılarak Türk Ceza Kanunu'nun 29. maddesi gereğince takdiri indirim uygulanıp ceza 13 yıl hapse düşürüldü. Mahkeme, meşru müdafaa hükümlerinin oluşmadığı kanaatine varırken, haksız tahrik indiriminin uygulanmasını uygun buldu ve takdiri indirimle birlikte cezayı 10 yıl 10 aya düşürdü. Mahkeme, yerel cumhuriyet savcısının istinaf talebini reddederken, sanık müdafiinin tahrik indiriminin artırılması yönündeki talebini kabul etti. Sanığın tutukluluk halinin devamına karar verildi.

Trump'tan Netflix'e tehdit Haber

Trump'tan Netflix'e tehdit

The Guardian’da yer alan habere göre, ABD Başkanı Donald Trump, Truth Social hesabından yaptığı paylaşımda Barack Obama döneminde ulusal güvenlik danışmanı ve Joe Biden döneminde BM büyükelçisi ile Beyaz Saray danışmanı olarak görev yapan Rice’ı “siyasi aparat” olarak nitelendirdi. ABD Başkanı, “Netflix, ırkçı ve Trump takıntılı Susan Rice’ı DERHAL kovmalı, aksi takdirde sonuçlarına katlanmalı” ifadelerini kullandı. rump paylaşımının devamında şunu ekledi: GÜCÜ BİTTİ VE ASLA GERİ GELMEYECEK. Ne kadar para alıyor ve ne için??? Rice, son günlerde katıldığı bir podcast’te, Trump’a sadakat gösteren şirketlerin, hukuk firmalarının ve haber kuruluşlarının Demokratlar yeniden iktidara gelirse hesap vereceğini söylemişti. Rice, 2018–2020 yılları arasında Netflix’in yönetim kurulunda görev yapmış, Biden yönetimi sırasında bu görevden ayrılarak Beyaz Saray'a dönmüştü. 2023’te yeniden Netflix'e katılan Rice, şirketin aday belirleme ve kurumsal yönetim komitesinde yer alıyor. Trump, Netflix'i tehdit ederken Warner Bros yarışı sürüyor Trump’ın son yorumları, Paramount Skydance’in, Netflix’in mevcut teklifine rakip olacak şekilde WBD için en iyi ve nihai teklifini sunmasına yalnızca birkaç gün kala geldi. Milyarder Ellison ailesinin kontrolündeki Paramount, WBD'yi 108,4 milyar dolar karşılığında satın almaya çalışıyor. Trump'ın yakın çevresindeki isimlerden biri olan, Oracle'ın kurucusu Larry Ellison teklif için 40 milyar dolarlık kişisel garanti de sunmuştu. Ancak Warner Bros uzun süredir satış için Netflix'le anlaşma eğiliminde. Netflix'in anlaşmayı tamamlaması durumunda, Harry Potter, Superman ve Batman gibi serilerin arkasındaki stüdyo olan Warner Bros ile Game of Thrones, The White Lotus ve Succession gibi dizilere ev sahipliği yapan HBO’nun da aralarında bulunduğu WBD’nin en değerli varlıkları Netflix'e geçecek.

Suç duyurusunda bulunacak! Haber

Suç duyurusunda bulunacak!

CHP Keçiören Belediye Başkanı Mesut Özarslan, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamayla Cumhuriyet Halk Partisi'nden istifa ettiğini duyurmuştu. Özarslan, istifa kararının ardında CHP Genel Başkanı Özgür Özel'in kendisine gönderdiğini öne sürdüğü hakaret, tehdit ve iftira içerikli mesajların bulunduğunu açıklamıştı. Özarslan, kamuoyuyla paylaştığı uzun ve dikkat çekici açıklamasında, Özgür Özel'in WhatsApp üzerinden kendisine ve ailesine yönelik ağır ifadeler kullandığını iddia ederek şu soruları yöneltmişti: "Bir genel başkan, belediye başkanına küfür eder mi? Bir genel başkan, ailevi değerleri hedef alıp hakaret eder mi? Bir genel başkan, ağıza alınmayacak kelimelerle tehdit eder mi?" Özarslan, özellikle annesi ve merhum babasının hedef alınmasını "kabul edilemez" olarak nitelendirerek, bu anlayışla CHP çatısı altında siyaset yapmanın mümkün olmadığını ifade etmişti. Açıklamasında, söz konusu mesajlarla ilgili hukuki süreci başlatacağını da duyuran Özarslan, "Mesajlarında annemi ve merhum babamı dahi karıştırdı. Yazılı olan her şey ortadadır. Yarın savcılığa başvuruyorum. Devletimizin imkânları ve gelişen teknolojiyle her şey ortaya çıkacaktır" ifadelerini kullanmıştı. MESAJLAR ORTAYA ÇIKTI Özgür Özel'in Mesut Özarslan'a gönderdiği iddia edilen mesajlar ortaya çıktı. Ortaya çıkan mesajlarda ağır hakaret ve tehdit ifadelerinin yer aldığı görülüyor. Mesajlarda geçtiği öne sürülen bazı ifadeler şöyle: "Ya da onlara giderek bana yalan attığını, aslında hırsız olduğunu, şerefsiz olduğunu itiraf ediyorsun." "O zaman sen layığını bulmuşsun." "Ama gün gelince ben sana yapıştırırım." "Ama gün gelecek devir dönecek, elime düşeceksin. O gün sana acırsam namerdim." "Köpek." "S… git." "Alçak köpek s… git." "Yalaka." "Karaktersiz p…." ''Seni doğuran ana senden utanır.'' Ortaya çıkan bu mesajlar, CHP'deki kriz ve iç tartışmaları daha da derinleştirirken, kamuoyunda büyük yankı uyandırdı. Konuyla ilgili Özgür Özel cephesinden henüz resmi bir açıklama yapılmadı. MURAT KURUM ZİYARETİ KRİZİ TETİKLEDİ İstifa sürecinin arka planında, Özarslan'ın Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum ile yaptığı görüşmenin olduğu belirtildi. Keçiören'in sorunlarına çözüm bulmak amacıyla gerçekleştirilen bu ziyaretin, CHP içinde bazı klikler tarafından kasıtlı şekilde hedef alındığını ifade eden Özarslan, parti içinde "sistemli bir dedikodu ve algı operasyonu" yürütüldüğünü vurguladı. Özarslan, Murat Kurum ile ilişkisinin eskiye dayanan bir okul ve mesai arkadaşlığı olduğunu belirtmesine rağmen, bu ziyaretin CHP yönetimi tarafından farklı anlamlara çekildiğini ve baskıların arttığını söyledi. KEÇİÖREN BELEDİYESİ'NDE PEŞ PEŞE İSTİFALAR Keçiören Belediye Başkanı Mesut Özarslan'dan sonra Keçiören Belediye Başkan yardımcısı Serkan Bedirhanoğlu ve Meclis üyesi Cihan Ayhan'da CHP'den istifa etti. Keçiören Belediyesi Meclis Üyesi Azra Ceylan Öztürk de istifasını duyurdu.

Eski sevgilisini darp edip ölümle tehdit eden kişi tutuklandı Haber

Eski sevgilisini darp edip ölümle tehdit eden kişi tutuklandı

İddiaya göre, Bursa'da 9 yıl önce tanıştığı erkek arkadaşının sözlü tacizlerine dayanamayan Sibel Kahraman (33) kendisiyle 1 yıl önce görüşmeme kararı aldı. Ancak bunu kabullenmeyen İ.Ş. (49), Kahraman'ı telefonla sürekli taciz etti. Telefon numarasını değiştiren Kahraman, İ.Ş'den yine de kurtulamadı. Kadının çalıştığı iş yerine gelen İ.Ş. tacizlerine ve hakaretlerine devam etti. Yeni aldığı numarasına da ulaşan İ.Ş'den ölüm tehditleri aldığını ifade eden Kahraman, birçok kez polis merkezine giderek şikayetçi olduğunu söyledi. Son yaşadığı olayda yüzü tanınmaz hale gelen Kahraman, hayatının tehlikede olduğu gerekçesiyle İ.Ş'nin tutuklanması için darp raporu alıp yeniden şikayetçi oldu. 2014 yılında İ.Ş. ile tanıştığını ve son 1 yıldır taciz, hakaret ve şiddete maruz kaldığını belirten Kahraman, "Ben kendisiyle görüşmek istemediğimden itibaren iş yerimin ve evimin etrafında geziniyordu. Benim nerede olduğumu araştırıp bulunduğum yerlere geliyordu. İki kere kendisinden şikayetçi oldum. Fakat hiçbir sonuç alamadım. Bana sürekli cinsel içerikli mesajlar atıp tehditlerde bulunuyordu. Son yaşadığımız olayda, arkadaşlarımla oturuyorduk. Beni oradan zorla çıkartmak istedi. Dışarı çıktığımızda beni darp etti. Beni ve arkadaşlarımı öldürmekle tehdit etti. Sürekli 'infazımı senin yüzünden yakacağım' diyor. Ölmekten korkuyorum ve şahsın tutuklanmasını talep istiyorum. Daha bana neler yapması bekleniyor" dedi. Eski erkek arkadaşı tarafından darp edilen Kahraman'ın avukatı Semih Altın ise, "Müvekkilimi sürekli taciz ediyor, cinsel içerikli mesajlar gönderiyor. Müvekkilim bu mesajlara cevap vermeyince tacizleri artmaya başlıyor ve iş fiziksel şiddet noktasına kadar ilerliyor. Bu tarz insanların dışarıda gezmemesi ve tutuklanması gerekiyor. Çünkü bu tarz olaylar kadın cinayetlerine sebebiyet veriyor. Cezaların daha caydırıcı olması gerektiği kanaatindeyim. Eğer bu şahıs tutuklanmayıp serbest bırakılırsa telafisi mümkün olmayan sonuçlar mevcut, hastanede raporumuzu aldık. Cumhuriyet başsavcılığına şikayette bulunacağız ve sanığın tutuklanmasını talep edeceğiz" şeklinde konuştu. Suçlamaları reddeden İ.Ş. ise "Daha sonra Sibel beni takıntı haline getirdi. Sürekli arayıp, rahatsız ediyordu. Ondan kurtulmak için telefon numaramı değiştirip, İstanbul'a taşınacağımı söyledim. Daha sonra bir gece kulübünde denk geldik. Masama gelmek istedi. Konuşmak için dışarı çıktık. Tekrar içeri girdiğimizde korumalara 'Beni rahatsız ediyor' diyerek kovdurdu. Ertesi gün kuzenimle başka bir mekanına gittim. Bu sırada kuzenimim işi çıktı. O tam ayrılacakken arka masaya baktığımda Sibel ve arkadaşlarının olduğunu fark ettim. Daha sonra beni masalarına davet etti. Bir süre oturduktan sonra taksi ile ayrıldık. Sibel'i evinin önüne bıraktım. Bu sırada arabadan inmeden 'Ben geçiyorum. Çantamı alıp arkamdan eve gelirsin' dedi. O gittikten sonra ben de çantasını alarak eve gittim. Merdivenlerde düşmüş olarak gördüm. Herhalde yüzünü ve burnunu çarpmış. Bana evinin anahtarlarını verip kapıyı açmamı ve kendisine yardım etmemi söyledi. Ben de kapıyı açıp yatağına yatırdım. Buz tedavisi de yaptım. Daha sonra evden ayrıldım. Hiçbir şekilde darp ve hakaret etmedim" ifadesini kullandı. Zanlı İ.Ş., polis merkezindeki işlemlerinin ardından 'kasten yaralama' ve 'hakaret' suçlamasıyla adliyeye sevk edildi. Hakim karşısına çıkan şüpheli hakkında tutuklama kararı verildi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.