Hava Durumu

#Usulsüzlük

Haberin Analizi - Usulsüzlük haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Usulsüzlük haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

İBB Davası'nda ikinci gün protestoyla başladı! Haber

İBB Davası'nda ikinci gün protestoyla başladı!

İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne (İBB) yönelik soruşturma kapsamında hazırlanan yaklaşık 3 bin 900 sayfalık iddianameyle açılan ve aralarında Ekrem İmamoğlu’nun da bulunduğu 402 sanıklı davanın ilk celsesi 9 Mart Pazartesi günü Silivri’de başladı. İMAMOĞLU KÜRSÜYE ÇIKTI | 11.57 Ekrem İmamoğlu, iddianame özetinin okunmasının ardından sanık kürsüsüne çıktı. İmamoğlu, davanın başlangıcından bu yana ilk kez özgürce kürsüde konuşuyor: “Bir iddia makamı var. Bana göre şaibelidir. Bana göre suçludur. 16 milyonun belediye başkanı burada Şu an karşınızda. Toplumunun takdirini almışken ben sizi dinlemiyorum demek meşruiyet sorunu yaratır” İDDİANAME ÖZETİ 33 DAKİKADA OKUNDU | 11.53 İddianame özetinin okunması tamamlandı. 33 dakika sürdü. TANAL'DAN İDDİANAMENİN 'ŞEMASINA' TEPKİ | 11.30 CHP Şanlıura Milletvekili Mahmut Tanal, iddianamedeki 'örgüt şemasının' İBB'nin düzeni olmasına dikkat çekti. Tanal, bu anlayışın esas alınması ile ilerdeki herhangi bir devlet kurumunun 'örgüt' olarak yorumlanabileceğini ifade etti: "Duruşmada okunan iddianame özetinde en dikkat çekici nokta şuydu: Belediyenin normal idari hiyerarşik yapısı, adeta bir “örgüt şeması” gibi anlatıldı. Oysa bir belediyede başkan, başkan yardımcıları, daire başkanları ve bürokratlardan oluşan yapı kanunla kurulmuş yasal bir idari organizasyondur. Yasal bir yönetim şemasını suç örgütü şeması gibi sunmak, hukuki bir tespit değil, algı yaratma çabasıdır. Eğer bu anlayış kabul edilirse, yarın herhangi bir bakanlığın teşkilat şeması da aynı şekilde “örgüt şeması” diye gösterilebilir. Devlet kurumlarının kanunla belirlenmiş idari yapısı suç değildir. Hukuk, yasal idari düzeni suç gibi göstermek için değil, gerçek suçları ortaya çıkarmak için vardır." İDDİANAME ÖZETİ OKUNUYOR | 11.19 Yoklamanın ardından iddianame özeti okunuyor... CHP Şanlıurfa Milletvekili Mahmut Tanal, yoklamanın yapıldığı fakat kimlik tespiti yapılmadığını söyledi. Tanal, kanuni sıralamaya göre işlem yapılmadığını söyledi. "Sanıkların yoklaması yapıldı ancak; Kimlik tespiti yapılmadan; Cumhuriyet savcısı İddianamenin özetini okuyor. Kanuni sıralamaya göre işlemler yapılmıyor…" SANDALYE KALDIRILDI KRİZ ÇÖZÜLDÜ | 11.08 Ekrem İmamoğlu, kürsüye yönelmemesi için önüne konan saldalyeye "Sayın avukatımla nasıl görüşeceğim ben söyler misiniz şu an önümde duvar var göremiyorum belki soru soracağım" dedi. Mahkeme başkanı, Ekrem İmamoğlu’nun söz hakkı verilmeden kürsüye çıkmayacağını taahhüt etmesini istedi. İmamoğlu mahkeme başkanının isteğini kabul etti. Bunun üzerine mahkeme başkanı jandarmaları yerinden kaldırdı, İmamoğlu'nun önündeki sandalye kaldırıldı, kriz çözüldü. Duruşma yoklamanın yapılmasıyla başladı. İMAMOĞLU'NA JANDARMA ÇEMBERİ! MAHKEME BAŞKANI İLE ÇOK SERT TARTIŞTI | 11.04 Hasan İmamoğlu sanık sandalyesinden kalktı. İmamoğlu’nun çıkarıldığı merdivene doğru gitti, selamladı. Ağlayarak oturdu. İmamoğlu, kürsüye gitmesine engel olunması nedeniyle Mahkeme Başkanı ile tartıştı. İmamoğlu'nun etrafına dört jandarma personeli getirildi. İmamoğlu herkesi ayağa kaldırdı, tüm sanıkları. Halk TV Muhabiri Gamze Altunay, İmamoğlu ve mahkeme başkanı arasındaki sert tartışmayı şöyle aktardı: İmamoğlu: Usulsüzlük var. Mahkeme başkanı: Nerede usulsüzlük var? İmamoğlu: Ayağa kalkın kardeşim ya. Mahkeme başkanı: Bu duruşmanın bir düzeni var, söz hakkı vereceğiz. İmamoğlu: Söz hakkı vermediniz. Ben buradan kalkmam gereken zamanı da bilirim, siz söylemeyeceksiniz. Mahkeme başkanı: Duruşma düzenini sağlamadan, sanıklar yerini almadan başlamıyorum. İmamoğlu: Bu şekilde yapmanız yüz karasıdır, bu da alnınıza yapıştı. Biz buraya gelip sakin sakin güne başlamak istedik. Buraya jandarma yığarak gerginlik yaratmaya çalışıyorsunuz. Kimden talimat alıyorsunuz? Başkan: Biz kimseden talimat almıyoruz. İmamoğlu: Benden korkmayın, ben seni korumaya geldim. Mahkeme başkanı: Ekrem Bey, beni korumayın. Benim sizin korumanıza ihtiyacım yok. İmamoğlu: Sizin yargılamaya niyetiniz yok. Mahkeme başkanı: Biz sizin yüzünüzden dünden beri yargılamaya başlayamadık. Dün söz hakkı vermediğim hâlde ısrarla kürsüye geldiniz. İmamoğlu: Ben belki avukatımın yanına geldim şu an. Mahkeme başkanı: Burası sizin rahat rahat gezeceğiniz yer değil. İMAMOĞLU'NA KÜRSÜ ÖNLEMİ | 11.00 Ekrem İmamoğlu'na kürsü önlemi... İBB Davası'nın ikinci gününde mahkeme heyeti, kürsünün önüne jandarma personeli koydu. İlk gün İmamoğlu'nun kürsüye doğru yürümesi nedeniyle bu önlemin alındığı düşünülüyor. Kendisini çembere almak ve diğer sanıklardan ayrı oturtmak isteyen jandarma personeline tepki gösteren İmamoğlu, "Ayaktayım" dedi. Bunun üzerine diğer sanıklar da ayağa kalktı Ekrem İmamoğlu ile jandarma arasında kısa süreli bir gerginlik yaşandı. İlk gün yaşananların ardından, İmamoğlu’nun kürsüye yönelmesini engellemek amacıyla önüne sandalye konulduğu görüldü. Bu uygulamaya tepki gösteren İmamoğlu, “Ağzımı bantla mı kapatacaksınız, kimin önünü kesiyorsunuz? Hakim gelecek, neden koyduğunu söyleyecek. Ayaktayım. Oturmuyorum” sözleriyle itiraz etti. Bu sırada mahkeme başkanı salona geldi. İmamoğlu ile birlikte tutuklu sanıkların da ayakta beklediği görüldü. Salondaki tartışmanın, mahkeme heyetinin yerini almasının ardından da bir süre devam ettiği öğrenildi. Duruşma salonunda ayrıca kürsü önüne jandarma personeli yerleştirildi. Bu önlemin, ilk gün İmamoğlu’nun söz almak için kürsüye yönelmesinin ardından alındığı değerlendirildi. Jandarmanın kendisini diğer sanıklardan ayrı bir alana oturtmak istemesine de tepki gösteren İmamoğlu’nun “Ayaktayım” dediği, bunun üzerine diğer bazı sanıkların da ayağa kalktığı aktarıldı. MURAT ONGUN'A DA MÜDAHALE EDİLDİ | 10.54 Tutuksuz sanıkların duruşma salonuna alınması sürerken, salonda bugün de el sallama nedeniyle kısa süreli gerginlikler yaşandı. Avukat Mehmet Pehlivan’ın el salladığı sırada jandarma müdahale edilmesinin ardından Murat Ongun’un da müdahale dildi. Ongun'un elini indirmeye çalışan jandarma ile Ongun arasında kısa bir tartışma yaşandı. Salonda Elif Atayman ve Kadriye Kasapoğlu’na yönelik ilginin yüksek olduğu görüldü. Duruşmayı CHP Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın’ın yanı sıra CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik, CHP’li milletvekilleri Bülent Tezcan, Turan Taşkın Özer, Mahmut Tanal, Mustafa Sarıgül ,Sibel Suiçmez, Yunus Emre ve Lal Denizli ile İYİ Parti Milletvekili Lütfü Türkkan da izliyor. CHP PM Üyesi Güldem Atabay da salonda bulunan isimler arasında yer aldı. CHP Kocaeli Milletvekili Nail Çiler’in çekim yaptığı, jandarmanın uyarısı üzerine Çiler’in, duruşma henüz başlamadığı gerekçesiyle buna itiraz ettiği görüldü. Salonda mahkeme heyetinin gelmesi bekleniyor. CANLI- EKREM İMAMOĞLU SALONA GELDİ | 10.40 Ekrem İmamoğlu da salona getirildi. İmamoğlu'nun avukatı Mehmet Pehlivan, meslektaşlarına selam vermek istedi fakat izin verilmedi. İmamoğlu, seyircilere "Millete emanet" kitabını salladı. Seyirciler de Cumhurbaşkanı İmamoğlu sloganı attı. Hasan İmamoğlu, sanık sandalyesinden ayağa kalkıp oğlu Ekrem İmamoğlu'na selam verdi. Mahkeme heyeti bekleniyor. ÇALIK VE ŞAHAN GELDİ | 10.37 Tutuklu bulunan Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan ve Beylikdüzü Belediye Başkanı Murat Çalık, duruşma salonuna getirildiler. Kadriye Kasapoğlu, Murat Ongun, Ramazan Gülten, Mustafa Akın, Buğra Gökçe, Mehmet Pehlivan alona alkışlarla girdi ve diğer tutuklu sakınlar da duruşma salonuna getirilmeye başlandı. Seyircilere selam vermek isteyen tutuklulara, jandarma engel olmaya çalıştı. 78 YAŞINDAKİ İMAMOĞLU SANIK OLARAK GELDİ | 10.34 78 yaşındaki Hasan İmamoğlu, tutuksuz sanık olarak Silivri'deki duruşma salonuna geldi. Selim İmamoğlu, dedesi Hasan İmamoğlu'nu adliye binası önünde karşıladı. Selim İmamoğlu da tutuksuz sanık olarak yargılanıyor. Böylece Ekrem İmamoğlu, Selim İmamoğlu ve Hasan İmamoğlu, üç kuşak olarak hakim karşısına çıkacaklar. KİMLİK KONTROLÜ KRİZİ ÇÖZÜLDÜ | 10.19 Duruşma salonu önündeki kimlik kontrolü krizi çözüldü. Avukatlar duruşa salonuna alındı. AVUKAT KRİZİ BÜYÜYOR! SAĞKAN VE KABOĞLU BAŞKAN İLE GÖRÜŞMEYE GİTTİ | 10.00 Avukatların içeri alınmaması nedeniyle İstanbul Barosu Başkanı İbrahim Kaboğlu ve Türkiye Barolar Birliği Başkanı Erinç Sağkan, İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı'nın yanına gitti. Duruşma salonuna daha hiç kimse alınmadı. Duruşma salonu önünde, "Aç, aç" sloganları atılıyor. Sadece davada müvekkili olan avukatların içeri alınacağı öğrenildi. İçeri alınmayan avukatlar, duruşma salonu kapısına vurarak protesto etti.Halk TV Muhabiri Altunay, avukatların hem binaya girişte hem de duruşma salonuna girişte kart ibraz etmelerine tepki gösterdiğini aktardı. DİLEK VE SELİM İMAMOĞLU DURUŞMA SALONU ÖNÜNDE | 09.35 Davada yargılanan tutuksuz sanıklar ise duruşma salonunda bekletiliyor. Halk TV Muhabiri Gamze Altunay da Ekrem İmamoğlu'nun eşi Dilek İmamoğlu ve oğlu Selim İmamoğlu'nun duruşma salonu önünde beklediğini görüntüledi. DURUŞMA ÖNCESİ GERGİNLİK | 09.30 CHP Şanlıurfa Milletvekili Mahmut Tanal, avukatların duruşma salonuna alınmadığını söyledi. Tanal, duruşmaya sadece ismi yazılı olan avukatların alma talimatı nedeniyle tartışma çıktığını ifade etti: "Silivri’de duruşma saat 10:00’da başlıyor. Ancak saat şu anda 9:30 avukatlari duruşma salonuna alınmıyor. Avukatlara duruşma salonuna listede adı yazılı olan avukatlari alacağız şeklinde talimatlar var. Adliye avukatların iş yeridir. Duruşmalar anayasa ve uluslararası sözleşmeleri hükümleri uyarınca alenidir. Halka açık olmayan tüm yargılamalar adil yargılama ilkesini ihlal eder. Vatandaşın ve herkesin gerçekleri öğrenme hakkı engellenmiş oluyor." HALK TV MUHABİRİ UMUT TAŞTAN AKTARDI! ÖZEL KONUŞMA YAPACAK | 09.15 Halk TV Muhabiri Umut Taştan, Silivri'de İBB Başkanı ve Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu ve tutuklular için desteğe gelenler için kurulan Dayanışma Merkezi'ne bugün de gitti. Taştan, Silivri'de yoğun güvenlik önlemlerinin devam ettiğini bildirdi. Taştan, Bugün de hazırlıkların sürdüğü alanda CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in grup toplantısı konuşmasını yapması beklendiğini fade etti. Özel’in saat 13.30’da Dayanışma Merkezi’ndeki çadırda konuşacağı, ardından yeniden duruşma salonuna geçeceğini aktardı. HALK TV MUHABİRİ GAMZE ALTUNAY GELİŞMELERİ AKTARDI | 09.00 Halk TV Muhabiri Gamze Altunay, Silivri'de güncel gelişmeleri ve dün yaşananları aktardı. Altunay, Silivri'de yavaş yavaş hareketliliğinin başladığını belirtti. Altunay, Silivri'de tutukluluların yakınlarının sabah erken saatlerde Silivri'deki kampüse geldiğini belirtti. NELER OLDU ? Marmara (Silivri) Kapalı Cezaevi yerleşkesindeki 1 No’lu duruşma salonunda görülen davada 106 tutuklu sanık yargılanıyor. Mahkeme heyeti, ilk aşamada tutuklu sanıkların savunmalarının alınacağını ve yargılamanın haftada dört gün süreceğini açıkladı. İlk günün en dikkat çeken başlığı, İmamoğlu ile mahkeme başkanı arasında yaşanan “söz hakkı” gerilimi oldu. Duruşma sırasında söz almak isteyen İmamoğlu’na izin verilmemesi üzerine salonda tansiyon yükseldi. Tartışmanın ardından mahkeme heyeti salonu boşaltmak istedi, oturuma ara verildi ve bir süre sonra duruşmaya yeniden başlandı. İlk gün boyunca salondaki usul tartışmaları, yargılamanın önüne geçti. Aranın ardından savunma tarafı peş peşe reddi hâkim taleplerinde bulundu. Avukatlar, mahkeme heyetinin tarafsızlığına ilişkin itirazlarını dile getirdi. Ancak heyet, reddi hâkim ve dosyanın ayrılması yönündeki talepleri kabul etmedi. Böylece ilk celse esas savunmalara geçilemeden tamamlandı. Kaynak: Halktv

Aziz İhsan Aktaş savunma yaptı: Beraat edeceğimden eminim Haber

Aziz İhsan Aktaş savunma yaptı: Beraat edeceğimden eminim

Liderliğini Aziz İhsan Aktaş’ın yaptığı öne sürülen çıkar amaçlı suç örgütü tarafından aralarında tutuklanmalarının ardından görevlerinden uzaklaştırılan sanıklar Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat, Avcılar Belediye Başkanı Utku Caner Çaykara, Seyhan Belediye Başkanı Oya Tekin, Ceyhan Belediye Başkanı Kadir Aydar, tahliye edilen Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar ile tahliye edilip görevine iade edilen Adıyaman Belediye Başkanı Abdurrahman Tutdere’nin de bulunduğu belediye başkanlarına rüşvet verilerek ihale süreçlerinin organize edilmesi iddiasına yönelik hazırlanan iddianame kapsamında, 200 sanık 27 Ocak Salı günü ilk kez hakim karşısına çıkmıştı. Aziz İhsan Aktaş ilk kez hakim karşısında konuştu Hazırlanan iddianamede 187 yıldan 450 yıla kadar hapsi talep edilen Aziz İhsan Aktaş, ilk kez savunma yaptı. Öte yandan Aktaş, 30 Nisan 2025 ve 11 Mayıs 2025 tarihlerinde ek ifade vermişti. Aktaş, etkin pişmanlık hükümlerinden faydalandığı gerekçesiyle 4 Haziran 2025 tarihinde ise 'konutu terk etmemek' şeklinde adli kontrol tedbiri uygulanması şartıyla tahliye edilmişti. Aktaş’ın savunması 5 saat sürdü. "Utku Caner Çaykara, seçim çalışması maliyetlerini kardeşlerine ödetti" Belediyelere yönelik rüşvet iddialarına ilişkin savunmasını sürdüren sanık Aktaş, "Anlattığım eylemlerin hiçbirini Rıza Akpolat ile hiçbir zaman konuşmadım. Bu konuları, Ali Rıza Yılmaz, Alican Abacı ve Ozan İş ile konuşurdum. 5 Aralık günü Rıza Akpolat’ın odasına girdim. Utku Caner Çaykara, seçim çalışması maliyetlerini kardeşlerine ödetti. Çaykara, Alican Abacı’nın samimi dostudur. Bir dönem Rıza Akpolat’ın kalemi olan Abacı, Akpolat’ın talimatlarını herkese iletirdi. Bu hususların değerlendirilmesini mahkemenin kararına bırakıyorum. Sanıkların avukatları, yargılamanın soru cevap seklinde gitmesini istemektedir. Ben bunu kabul etmiyorum. Savunmamın bölünmesini istemiyorum. Tarafıma isnat edilen suçlamalarda yer alan kişilerle hususi bir tanışıklığım veya özel bir ilişkim bulunmamaktadır. Bazı kişiler beni tanıyor olabilir ancak ben kendilerini şahsen tanımıyorum. Hakan Güzel ile 19 Temmuz günü Ankara’da bir araya geldiğim ve karşılığında 1 milyon lira para verildiği yönündeki iddialar gerçeği yansıtmamaktadır. HTS ve banka kayıtları incelendiğinde de bu paranın o tarihte gerçekleşen bir işlem olmadığı açıkça görülecektir. 15 Temmuz tarihinde Adana’da, Celal Tekin’in sürekli bulunduğu bir evde yaklaşık 6-7 saatlik bir görüşme yapılmıştır. Bu görüşmenin amacı tamamen farklıdır ve iddia edilen para alışverişiyle ilgisi yoktur. O gün Adana’da bulunduğum, görüşmeye katılan kişiler ve seyahat hareketlerim HTS kayıtları, kamera görüntüleri ve tanık beyanlarıyla sabittir. Restoran ve benzeri mekanlarda yapılan buluşmalar da açık ve olağan görüşmelerdir. Bu görüşmelerde herhangi bir baskı, yönlendirme veya para temini söz konusu değildir. Hiçbir kişi veya kuruma para verilmesi ya da alınması yönünde bir zorlamam, talebim veya aracılığım olmamıştır" ifadelerini kullandı. "CHP'li belediyelerden almış olduğumuz iş sayısı, AK Parti belediyelerinden almış olduğumuz iş sayısından fazladır" Aziz İhsan Aktaş savunmasının devamında, rüşvet veya menfaat temini iddialarını kabul etmediğini yineleyerek, "Herhangi bir suç teşkil eden eylemim bulunmamaktadır. Tüm HTS kayıtları, banka analiz raporları, tanık beyanları ve resmi raporlar incelendiğinde bu husus açıkça görülecektir. Yapılan tüm iş ve işlemler tamamen yazılı sözleşmelere, mevzuata ve ilgili kanun hükümlerine uygun şekilde yürütülmüştür. Faaliyetlerimiz hiçbir şekilde siyasi veya partizan bir yaklaşım taşımamaktadır. İşimizin niteliği siyasete değil, ticari ve hukuki gerekliliklere dayanmaktadır. Bu kapsamda şirketlerimiz ve kadrolarımızla birlikte farklı siyasi partilere mensup belediyeler, kamu kurumları ve bağımsız kuruluşlarla çalışılmıştır. İş hacmi bakımından da benzer bir tablo söz konusudur. CHP’li belediyelerden yaklaşık 10.5 milyar lira, AK Parti belediyelerinden yaklaşık 3.5 milyar lira ve diğer parti ve kurumlardan yaklaşık 800 milyon lira tutarında iş alınmıştır. Bu dağılım, faaliyetlerimizin tamamen ticari esaslara dayandığını ve herhangi bir siyasi ayrıma dayanmadığını açıkça ortaya koymaktadır. Dolayısıyla tarafımıza yöneltilen siyasi veya partizan hareket edildiği yönündeki iddialar gerçeği yansıtmamaktadır. Tüm iş ve işlemler mevzuata uygun, şeffaf ve ticari teamüller çerçevesinde gerçekleştirilmiştir. Bu işlerden AK Parti belediyelerinden 100, CHP belediyelerinden 120, siyaset üstü kurumlar olan devlet dairelerinden 9, diğer parti, kayyum idareleri ve bağımsız kuruluşlardan 50 sayıda iş alınmıştır. Dolayısıyla CHP'li belediyelerden almış olduğumuz iş sayısı, AK Parti belediyelerinden almış olduğumuz iş sayısından fazladır. Yani söz konusu işlerin dışarıya büyüklüğüne baktığımızda, CHP'li belediyelerden 10.5 milyar civarı, AK Parti belediyelerinden 3 bin 500 milyar civarı, hedef konuları ve diğer partilerden 800 milyon civarı iş alınmıştır" diye konuştu. "Ozan İş, savunmalarında bana iftira atmıştır" İhalelerde bir usulsüzlük yapılmadığını ve çalışmaların şeffaf olarak yürütüldüğünü aktaran sanık Aktaş, "Bugüne kadar Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin kurumlarıyla ve farklı yerel yönetimlerle yürütülen çalışmalarım tamamen hukuki ve ticari çerçevede gerçekleşmiştir. Çalıştığım belediye başkanları ve kamu yöneticileriyle ilişkilerim yalnızca yürütülen projeler ve hizmetler kapsamında olmuştur. Bu çalışmalar, herhangi bir kişisel menfaat, rüşvet veya usulsüzlük ilişkisine dayanmamaktadır. Eğer tarafıma isnat edildiği gibi herhangi bir usulsüz, aracılık veya menfaat ilişkisi söz konusu olsaydı, ulusal ölçekte farklı siyasi görüşlere sahip çok sayıda belediye ve kamu kurumu ile bu şekilde çalışmam mümkün olmazdı. Çalışmalarım, şeffaf, denetlenebilir ve mevzuata uygun şekilde yürütülmüştür. Kamu kaynaklarının kullanımı ve kamuya sunulan hizmetlerde temel ilkem her zaman hukuka uygunluk, dürüstlük ve şeffaflık olmuştur. Usulsüzlük, rüşvet veya haksız kazanç gibi iddiaların hiçbirini kabul etmiyorum. Bugüne kadar yaptığım tüm faaliyetler yasal zeminde ve denetime açık şekilde gerçekleştirilmiştir. Tüm suçlamaları reddediyorum. Sanıkların hepsi, hiçbir şeye imza atmadıklarını iddia ediyorlar. Bilginay şirketi kardeşimin şirketidir. Aramızda çok güçlü bir ticari bağ vardır. Ayrıca, bana ait bir ilaç sanayi firması da bulunmaktadır. Ozan İş, savunmalarında bana iftira atmıştır" diye cevap verdi. Kendi el yazılı not kağıdı sorusunu yanıtlamak istemedi Duruşmada yapılan soru cevap sırasında, Aziz İhsan Aktaş’a sanık İsmail Güven’in avukatı tarafından el yazılı bir sayfa notun kendisine ait olup olmadığı soruldu. Yazıları kürsüde inceleyen sanık, soruyu cevaplamak istemediğini belirtti. Aktaş’ın savunmasının tamamlanmasının ardından duruşma, yarına ertelendi.

CHP’li Karasu Kırıkkale'deki usulsüzlük iddialarını TBMM'ye taşıdı Haber

CHP’li Karasu Kırıkkale'deki usulsüzlük iddialarını TBMM'ye taşıdı

CHP Genel Başkan Yardımcısı Karasu, Kırıkkale'nin Delice ilçesindeki köylerde, AKP'li bir meclis üyesi ve ailesinin Çiftçi Kayıt Sistemi'nde (ÇKS) önemli usulsüzlükler yaptığına dair iddiaları Meclis’in gündemine taşıdı. ANKARA (İGFA) - CHP Genel Başkan Yardımcısı Ulaş Karasu, Kırıkkale'nin Delice ilçesine bağlı köylerde, bazı kişilerin tarımsal destekleri siyasi nüfuz kullanarak kötüye kullandığına dair iddiaları Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne (TBMM) taşıdı. Karasu, asıl meselenin dürüst çiftçileri değil, kamu kaynaklarını haksız kazanca çevirenleri hedef almak olduğunu belirtti. Karasu’nun, Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı'nın yanıtlaması için verdiği soru önergesinde, bazı çiftçilerin bilgilerinin rızaları dışında kullanıldığı ve köy muhtarlarının sahte imza ve mühürleriyle ÇKS belgeleri hazırlandığı iddialarına vurgu yapıldı. Önergeye göre, AK Parti İl Genel Meclisi üyesi Onur Şencan ve yakın aile üyeleri, başkalarına ait araziler üzerinden ÇKS kaydı yaptırarak, 2022–2025 yıllarında mazot, gübre ve hububat desteklerinden yüksek meblağlar elde etti. Karasu, söz konusu ailenin siyasi ve idari nüfuzunun, olayın sıradan bir usulsüzlükten daha fazlası olarak kamu gücünün kötüye kullanılması riskini arttırdığını ifade etti. CHP'li Karasu, soru önergesinde Delice ilçesindeki usulsüzlük iddialarının Bakanlığa ulaşıp ulaşmadığını, müfettiş soruşturmasının olup olmadığını, Şencan ailesi adına kayıtlı arazilerin büyüklüğünü ve bu kayıtlar üzerinden alınan desteklerin miktarlarını sordu. Ayrıca, merhum kişiler adına sahte evrak ve imzalarla destek alınması iddialarının incelenmesini istedi. CHP'li Karasu, ÇKS’nin siyasi nüfuzla bir yolsuzluk aracı olmasına izin verilemeyeceğini vurguladı ve haksız alınan desteklerin faiziyle geri ödenmesi gerektiğini, sorumlu olanlar hakkında derhal idari ve adli süreçlerin başlatılmasını talep etti. Karasu, Tarım Bakanlığı’nın diğer benzer usulsüzlükleri önlemek için planladığı denetim, şeffaflık ve dijital doğrulama önlemlerini de kamuoyuna açıklamasını gerektiğini söyledi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.