Hava Durumu

#Vatandaş

Haberin Analizi - Vatandaş haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Vatandaş haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

50 günde 1.5 milyon kişi icralık oldu! Haber

50 günde 1.5 milyon kişi icralık oldu!

CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, vatandaşların borçlanmasına ve icra dosyalarındaki artışa ilişkin açıklamada bulundu. Gürer, Türkiye’de milyonlarca insanın borçla ayakta kalmaya çalıştığını ifade ederek 2026 yılının 13 Şubat haftası itibarıyla vatandaşın bankalara olan kredi ve kredi kartı borcunun 5 trilyon 948 milyar 456 milyon TL’ye ulaştığını, bu tutara 265 milyar 852 milyon TL takipteki kredi ve kredi kartı borcu ile 101 milyar TL varlık yönetim şirketlerine devredilmiş borç eklendiğinde toplam borcun, 6 trilyon 315 milyar 308 milyon TL’ye çıktığını aktardı. TOPLAM BORÇ: 6 TRİLYON 72 MİLYAR 490 MİLYON TL Gürer, 2 Ocak 2026 haftasında toplam borcun, 6 trilyon 72 milyar 490 milyon TL olduğunu, yaklaşık bir buçuk aylık süreçte borç miktarının 242 milyar 818 milyon TL arttığına dikkat çekerek “Yılın daha ilk haftalarında ortaya çıkan bu tablo, borç sarmalının hız kesmediğini açıkça göstermektedir” dedi. Vatandaşın 2025 yılı sonunda bireysel krediler için ödediği faizin 719 milyar 879 milyon TL, kredi kartları için ödediği faizin ise 502 milyar 343 milyon TL olduğunu ifade eden Gürer, toplam faiz ödemesinin 1 trilyon 222 milyar 222 milyon TL’ye ulaştığını kaydetti. Bir yıl önce, 2024 yılı sonunda bu tutarın 856 milyar 614 milyon TL olduğunu anımsatan Gürer, “Vatandaşın bankalara ödediği faiz sadece bir yılda yüzde 42 oranında arttı. 1 trilyon 222 milyar liralık faiz, birçok bakanlığın toplam bütçesini aşan bir tutardır. Vatandaşın cebinden çıkan para bu” sözlerini sarf etti. “VATANDAŞ BORÇ BATAĞINDA” CHP’li Gürer, aynı dönemde bankaların 2025 yılı sonundaki karının 940 milyar 183 milyon TL olarak gerçekleştiğini açıkladı ve “Vatandaş borç batağında, faiz yükü altında ezilirken; bankalar neredeyse 1 trilyon liraya yaklaşan kar açıklıyor” dedi. Gürer, bireysel kredi kullanan kişi sayısının 2025 yılında yaklaşık 1,8 milyon artarak 43,6 milyon kişiye ulaştığını belirtti. Türkiye’nin yetişkin nüfusunun çok büyük bir bölümünün kredi kullanır hale geldiğini ifade eden Gürer, ortalama kredi bakiyesinin ise 136 bin TL olduğunu kaydetti. “Her kredi kullanan vatandaşın sırtında ortalama 136 bin liralık borç var demektir” ifadelerini kullanan Gürer, asgari ücretle geçinmeye çalışan bir yurttaş için bu rakamın yıllık gelirin önemli bir kısmına denk geldiğini işaret etti. Gürer, 2025 yılında 2 milyon 114 bin 107 kişinin bireysel kredi ya da kredi kartı borcunu ödeyemediği için takibe alındığını, 2024 yılı sonunda bu sayının 1 milyon 859 bin 843 kişi olduğunu belirterek, bir yılda takibe düşen kişi sayısında yaklaşık 254 bin artış yaşandığını ifade etti. Güncel olarak takipte olan vatandaş sayısının 4 milyon 207 bin 174 kişiye çıktığını ifade eden Gürer, bu rakamın birçok ilin nüfusundan daha fazla insanın borcunu ödeyemediği anlamına geldiğini açıkladı. “2026’NIN İLK 50 GÜNÜNDE 1,5 MİLYON KİŞİ İCRALIK OLDU” Gürer, 21 Şubat 2026 tarihi itibarıyla yılın daha ikinci ayı dolmadan icra dairelerine gelen yeni dosya sayısının 1 milyon 539 bin 602 olduğunu, derdest yani halen işlemde olan toplam dosya sayısının ise 24 milyon 295 bin 54’e yükseldiğini aktardı. Ömer Fethi Gürer, 21 Şubat 2025’te derdest dosya sayısının 22 milyon 557 bin 957 olduğunu, bir yılda yaklaşık 1 milyon 737 bin dosya artışı yaşandığını ve bunun yüzde 7,7’lik bir yükselişe işaret ettiğini aktararak, “Bu dosyaların her biri bir aile demektir, bir esnaf demektir, bir işçi demektir” ifadelerine yer verdi. 21 Şubat 2026 itibarıyla icra daireleri tarafından 982 aracın, aynı tarihte sulh hukuk ve icra daireleri tarafından 1094 dairenin satışa çıkarıldığını ifade eden Gürer, “İnsanlar arabasını, evini kaybetme noktasına gelmiş durumda” ifadelerini kullandı "Yani, dakikada 21 yeni icra dosyası geldi, 2026’nın ilk 50 gününde 1,5 milyon kişi icralık oldu" diyen Gürer, durumun bireysel bir sorun olmaktan çıkıp toplumsal bir ekonomik krize dönüştüğünü, milyonlarca ailenin icra tehdidi altında yaşam mücadelesi verdiğini kaydetti.

Damacana fiyatı için çarpıcı çıkış Haber

Damacana fiyatı için çarpıcı çıkış

Büyükşehirlerde suya yapılan zamlardan sonra damacana suya da zam geldiği öğrenildi. Zammın sebeplerini ve detaylarını uzman isim anlattı. İşte detaylar... A Haber'de yer alan haberde konuşan TÜKONFED Gıda Güvenliği Denetim Uzmanı Gıda Mühendisi Nurten Sırma, damacanaya gelen zamlarla ilgili şu ifadeleri kullandı: "Su konusunda vatandaş sıkıştırılıyor. Nasıl sıkıştırılıyor? Sudan vazgeçemez. Yani o bir temel ihtiyaç. Ya musluktan akan sulara metreküp başına zam yapılıyor, özellikle büyük şehirlerde, hem de kesintiler var, dolayısıyla vatandaş içilebilir nitelikte damacana sularda talebi artırdı. Talep artınca da tabii büyük şirketler belli bir fiyat belirliyorlar. Biz geçen yıldan beri artan su fiyatlarını konuşuyoruz. 6 ayda bir yüzde 50 zam. Şimdi vatandaşa desek ki su içmeyin. Bunu protesto edebileceğim bir durum yok. Suya mecburuz. Dolayısıyla fiyatların makul seyretmesi lazım. Hele ki Ramazan'da yapılan fiyat artışlarına su konusunda sıcak bakılamaz. Şimdi evlerdeki musluktan akan sularda metreküp başında zam var. Üstelik kesintiler var. Su kesilince su tekrar geldiği zaman musluktan akan su şeffaf gelmiyor. Sarı bulanık bir su geliyor. Dolayısıyla normale dönene kadar musluklar açık bırakılıyor. Hadi oradan metreküp fazla yazdı. Evlerdeki su fiyatları da kabarıyor. Şimdi damacanaya yönelseler orada da 200 liraya yaklaştı. İzmir, Ankara, İstanbul... Şimdi damacana fiyatları ile ilgili Ticaret Bakanlığı fiyat denetimi yapıyor ama fiyatlarda anlaşılır bir şey yok. Rekabet Kurumu el atıyor. Diyor ki; birkaç tane firma ortaklaşa fiyat belirliyorlar ve sürekli bir %50 artış, %30 artış, efendim pet şişelerde böyle 5 litrelik sular geçen sene 20 - 30 bandındaydı, şimdi 60 liraya dayandı, damacana su 200 lirayı geçiyor. Dolayısıyla şimdi vatandaş Ramazan'da hazırlık yapacak. İftar hazırlıkları olacak. Hem bulaşık miktarı artıyor, şebekeden gelen su ihtiyacı artıyor, hem damacanaya, içme suyu. "DAMACANANIN İÇİNDEKİ SUYUN MALİYETİ 3 TL" Dolayısıyla şimdi vatandaşı şöyle sıkıştırıyorlar. İşte bizim dağıtım maliyetimiz var, personel gideri var, efendim nakliyesi var bu işin. Elbette öyle. Damacananın içindeki suyun maliyeti 3 lira biliyor musunuz? Tek fiyat ambalajı yani o damacana, dağıtımı, personel gideri vesaire. Şimdi anlamlı bir artış olmadığına göre %50 - %30 neye dayanarak yapıyorsunuz? Rekabet Kurumu geçen yıl 26 milyon ceza kesti bu adamlara biliyor musunuz? Birkaç tane yurt dışı kökenli firma aslında piyasayı ele geçirmiş durumda. Yerel üreticilere fırsat bile vermiyor. Fiyat belirliyorlar. Şimdi nasıl bir çözüm bulunabilir buna? Dolayısıyla şimdi buna sıcak bakılmaması lazım. Ticaret Bakanlığı'na yapılan şikayetler artıyor. Vatandaşlar diyorlar ki geçen yıl 130 liraya aldığımız 19 litrelik damacana şimdi 200 lirayı geçiyor. 5 litrelik almaya çalışsan 60 lira. Şimdi insanların su ihtiyacını azaltma gibi bir şansı yok. Musluktan akan su da düzenli akmayınca efendim kesintiler olunca, bulanık su gelince normale dönsün diye musluktan kaç metreküp suyu boşa akıtıyor bilmiyoruz. Dolayısıyla hem şebekelerden akan su hem damacana fiyatlarının makul seviyeye inmesi lazım. Yani her 6 ayda bir biz su fiyatlarını konuşamayız. Dolayısıyla ortak bir fiyat belirlendiği ortada. VATANDAŞ NE YAPMALI? Vatandaş şikayet ediyor. Ticaret Bakanlığı'nın Alo 175 tüketici danışma hattı var. Veya evlerinde oturarak, baş harflerini yazabilirler, HFA, haksız fiyat artışı ile ilgili bir uygulama. Orayı işte arama motorlarına yazıp açabilirler. Şikayet ediyorlar ama görüntüde ispatlanabilir bir durum yok etiket üzerinden. Çünkü piyasada hakimiyetini sürdüren birkaç yabancı uyruklu şirket piyasayı ele geçirmiş durumda. Ortak fiyat belirleniyor vesaire. Sudan vazgeçilemez. Lütfen buna bir çözüm bulunmalı"

Bursa İnegöl 'akıllı şehir'le güçleniyor Haber

Bursa İnegöl 'akıllı şehir'le güçleniyor

Bursa'da İnegöl Belediyesi’nin “Akıllı Şehir” uygulamaları kapsamında hayata geçirdiği güvenlik altyapısı, vatandaşlara huzur ve güven ortamı sağlıyor. Şehri 7/24 takip altında tutan İnegöl Belediyesi kameraları, bir olayın daha aydınlatılmasını sağladı. BURSA (İGFA) - Bursa'da İnegöl Belediyesi’nin İzleme ve Değerlendirme Merkezi ile Akıllı Şehir Uygulamaları kapsamında uygulamaya alınan güvenlik kameraları, vatandaşlara huzur ve güven ortamı sağlıyor. Daha önce pek çok olayın aydınlatılmasına olanak sağlayan İnegöl Belediyesi kameraları, Yeni Mahalle Gökhan Çakır Parkı’nda yaşanan dolandırıcılık olayının çözülmesine de yardımcı oldu. Dolandırıcılık olayı emniyet güçlerinin titiz çalışması ve İnegöl Belediyesi’nin Akıllı Şehir uygulamaları kapsamında hayata geçirdiği güvenlik kameraları sayesinde kısa sürede aydınlatıldı. EMNİYET GÜÇLERİ AKILLI ŞEHİR KAMERALARINDAN OLAYI ÇÖZDÜ Edinilen bilgilere göre, bir vatandaş, kendisini “adınız FETÖ terör örgütüne karıştı” şeklinde arayarak yalan beyanda bulunan kişiler tarafından yaklaşık 400 gram altını alınmak suretiyle dolandırıldı. Olayın ardından başlatılan soruşturma kapsamında suçun işlendiği Gökhan Çakır Parkı’nda İnegöl Belediyesi tarafından Akıllı Şehir uygulamaları kapsamında kurulan ve 7/24 kayıt yapan güvenlik kameraları önemli rol oynadı. Olayın en kısa sürede çözüme kavuşması adına kamera görüntüleri emniyet güçleri tarafından incelenerek şüpheliler tespit edildi ve yakalandı. Dolandırılan vatandaşa da altınları geri verildi. AKILLI ŞEHİR ALTYAPISI GÜÇLENDİRİLİYOR İnegöl Belediyesi, vatandaşların huzur ve güvenliğini önceleyen anlayışla; parklar, sosyal alanlar ve şehrin kritik noktalarında Akıllı Şehir yatırımlarını her geçen gün artırmaya devam ediyor. Kent genelinde yaygınlaştırılan kamera sistemleri bir yandan şehir tertip ve düzeninin sağlanmasına fayda sağlarken, aynı zamanda suçların önlenmesinde ve yaşanan olayların hızlı şekilde aydınlatılmasında da etkin bir rol üstleniyor. İnegöl Belediyesi’nin akıllı şehir uygulamaları ve kurulan altyapıya ilişkin açıklamalarda bulunan Belediye Başkanı Alper Taban, bugün hayata geçirilen sistemlerin altyapısının ilk göreve geldiği dönemden başlayarak adım adım ilerletildiğini söyledi. Gelinen noktada Akıllı Şehir uygulamalarının vatandaş adına da huzur ve güven ortamı sağladığını kaydeden Başkan Taban, “Amacımız bu şekilde şehrimizin tüm noktalarını donatmak ve tüm şehri tek merkezden takip etmek. Bunu yapmamızdaki amaç şehircilik uygulamalarıyla beraber bu gibi asayiş olaylarında da aslında her noktaya tanık olmak. Bizler tüm parklarımızı, şehrimizin tüm sosyal alanlarını, merkezi noktalarını, Pazar yerlerini bu şekilde kontrollü otama dönüştürmeye devam edeceğiz” dedi.

Vatandaş elektrik ve doğalgaz devlet desteğini artık görüyor Haber

Vatandaş elektrik ve doğalgaz devlet desteğini artık görüyor

1 Şubat itibarı ile başlayan ve 42.2 Milyon abone elektrik abonesi ile doğalgaz abonelerine sağlanan devlet destekleri artık SMS ve faturalara yansıtılıyor. ANKARA (İGFA) - Elektrik ve doğalgaz faturalarıyla ilgili Nisan ayı itibarıyla abonelere aylık kullandıkları enerji bedeli ile birlikte devletin sübvanse ettiği bedele ilişkin bilgilendirme mesajları da gitmeye başladı. Ayrıca faturalarda devlet desteği tutarı ayrıca belirtildi. 1 Şubat itibarı ile başlayan yeni düzenleme ile yüksek tüketim grubunda yer alan 1.2 Milyon elektrik abonesi destek kapsamından çıkarılırken, 42.2 Milyon abone ise devlet desteğinden yararlanmaya devam ettiği abonelere bildirilmişti. Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar,  geçtiğimiz haftalarda katıldığı bir programda konu ilgili yöneltilen soruya; “Sanki vatandaşlarımız bize bir şey yapılmıyor gibi bir düşüncedeler. Dolayısıyla diyoruz ki siz faturanızda olması gereken tükettiğiniz bedel ne ise onu bir görün. Yani, yalıda oturan adam milletvekili efendim bakan herkese destek olur mu? İş adamı! Kardeşim size niye destek veriyor devlet? Sizin almamanız lazım zaten. Dolayısıyla o grubu da destek kapsamından çıkarıyoruz ki gerçekten ihtiyaç sahibi olacak, gerçekten desteklenmesi gereken işte öğrenci kardeşim dar gelirli, asgari ücretle çalışan vatandaşlarımız onlara daha çok destek verebilelim.“ şeklinde konuşmuştu. Enerji krizi ile boğuşan Avrupa’da enerjiye erişimde ciddi sorun yaşar iken  doğalgaz ve elektrik birim fiyatları Türkiye’nin  açık ara geride bırakmıştı. Türkiye hane aboneleri ile işletme ve sanayi enerji birim fiyatları hali hazırda Avrupa ve bölgenin en ucuz seviyesinde izliyor.

Pazar esnafı ve vatandaş arasındaki fiyat savaşı: "40 bin borçlandım" Haber

Pazar esnafı ve vatandaş arasındaki fiyat savaşı: "40 bin borçlandım"

BURSA / GÜLSÜN ARSLAN  Fiyatların yükselmesiyle birlikte alışveriş yapan vatandaşlar da daha az ürün almaya başlıyor, bu da esnafın gelirini olumsuz yönde etkiliyor. Esnafın dertli olduğu gibi, vatandaşlar da pahalılık nedeniyle şikayetçi. Özellikle patates satışı yapan bir kadın esnaf, patatesleri 13 liradan alıp 16 liraya satmasına rağmen, vatandaşların çıkarcılıkla suçlamasıyla karşı karşıya kalıyor. Esnaf, gerçekte ne çıkarlarının olduğunu sorgulayarak, ailesini geçindirmek için pazarda mücadele ettiğini belirtiyor. Yaşadığı sıkıntıları şu sözlerle ifade ediyor: "Pazarda patates satıyorum ve işlerimiz hiç iyi gitmiyor. Patatesleri 13 liradan alıp 16 liraya satıyorum, ancak insanlar bize çıkarcı diyor. Gerçekte ne çıkarımız var, ne menfaatimiz? Sekiz yaşındaki çocuğumu pazarlarda büyüttüm, ancak bana 'esnaf teröristtir' diyorlar. Bu suçlamaları hak etmiyoruz. Millet bize sitem ediyor, ama biz sadece geçim mücadelesi veriyoruz." ESKİDEN BES KİLO ALANLAR ŞİMDİ ZORLANIYOR  Cumhurbaşkanı'nın da destek bekleniyor ancak esnaf, asgari ücretin 17 bin lira olarak açıklanmasına rağmen, artan diğer yaşam maliyetleri nedeniyle dar gelirli vatandaşların düzgün alışveriş yapamadığını vurguluyor. Bazı müşteriler, artan fiyatlar nedeniyle alışverişlerini kısıtlamak zorunda kalıyor. Pazar esnafı, sadece geçim mücadelesi verdiğini ve biriktirecek bir kuruşu olmadığını ifade ediyor. Bu zor koşullarda toptancılara olan borcunun 40 milyara ulaştığını belirten esnaf, "Bir kuruş biriktiremiyoruz. Hatta bu ay için toptancılara 40 bin borçlandım. Hamallık yapmaktan başka bir şey değil. Sadece karnımızı doyurabiliyoruz. Bu koşullarda gerçekten kazançlı mıyım, sizce?" diyor. Sadece karnını doyurabildiğini ve bu şartlarda gerçekten kazançlı olup olmadığını sorguluyor. Artan maliyetler ve düşen alım gücüyle birlikte hem esnaf hem de vatandaş zor durumda kaldığını ifade ediyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.