Hava Durumu

#Yapay Zeka

Haberin Analizi - Yapay Zeka haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Yapay Zeka haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Türkiye’nin en sinirli 10 şehri seçildi! Bursa detayı dikkat çekti Haber

Türkiye’nin en sinirli 10 şehri seçildi! Bursa detayı dikkat çekti

Türkiye’nin en sinirli şehirleri, yapay zekanın farklı veri kaynaklarını analiz etmesiyle ortaya çıktı. Çalışmada özellikle TÜİK yaşam memnuniyeti araştırmaları, trafik kazası verileri, suç istatistikleri ve psikolojik stres araştırmaları temel alınarak şehirlerdeki genel stres seviyesi değerlendirildi. Araştırmaya göre bir şehirde insanların daha gergin veya sinirli algılanmasına neden olan birçok faktör bulunuyor. Bunların başında nüfus yoğunluğu, ekonomik baskı, sosyal rekabet ve trafik stresi geliyor. Büyük şehirlerde yaşam temposunun daha hızlı olması ve günlük hayatın daha yoğun geçmesi, bireylerin stres seviyesini doğrudan etkileyebiliyor. İşte yapay zeka tarafından belirlenen Türkiye'nin en sinirli 10 şehri. Türkiye’nin En Sinirli 10 Şehri Trabzon Neden: TÜİK yaşam memnuniyeti araştırmalarına göre Türkiye’nin mutsuzluk oranı en yüksek şehirlerinden biri olarak gösterildi. İstanbul Neden: Türkiye’de en fazla trafik kazası yaşanan şehir ve nüfus yoğunluğu en yüksek metropol. Ankara Neden: Büyükşehir stresi ve yüksek nüfus. Araştırmalar büyük şehirlerde sosyal baskı ve ekonomik stresin suç ve gerilimle ilişkili olduğunu gösteriyor. Adana Neden: Trafik tartışmaları ve agresif sürüş kültürü ile sık gündeme geliyor. Sıcak iklim ve yoğun şehir temposu da etkili. Gaziantep Neden: Türkiye’nin en hızlı büyüyen şehirlerinden biri. Hızlı nüfus artışı ve yoğun ticaret rekabeti sosyal stresi artırıyor. Bursa Neden: Büyük sanayi şehri. Yoğun çalışma temposu ve trafik şehirde stres seviyesini yükseltiyor. İzmir Neden: Büyükşehir olmasına rağmen suç oranları bazı bölgelerde artış göstermiş durumda. Diyarbakır Neden: Sosyo-ekonomik sorunlar ve bölgesel gerilimler ve stres oranlarını etkileyebiliyor. Mersin Neden: Yoğun göç alan şehirlerden biri. Hızlı demografik değişim sosyal gerilim oluşturabiliyor. Samsun Neden: Karadeniz’in en büyük şehirlerinden biri ve hızlı büyüme, trafik ve ekonomik rekabet stres faktörlerini artırıyor. Kaynak: Aydınlık gazetesi

Büyük ChatGPT boykotu başladı Haber

Büyük ChatGPT boykotu başladı

AA muhabirinin derlediği bilgilere göre, OpenAI Üst Yöneticisi (CEO) Sam Altman, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda Pentagon ile anlaşma imzaladıklarını duyurarak, yapay zeka modellerinin Pentagon'un ağına yerleştirileceğini ifade etti. "İnsanlığa elimizden gelen en iyi şekilde hizmet etmeye kararlıyız. Dünya karmaşık, karışık ve bazen tehlikeli bir yer." ifadelerini kullanan Altman'ın duyurusunun ardından çok sayıda ChatGPT (OpenAI'ın yapay zeka modeli) kullanıcısı, Pentagon'la yapılan anlaşmaya tepki gösterdi. ANTHROPIC PENTAGON'U REDDETTİ ABD'li yapay zeka şirketi Anthropic ise Pentagon'un talebini geri çevirdi. Şirketin CEO'su Dario Amodei, teknolojilerinin sınırsız kullanılmasına yönelik Pentagon'dan gelen talebe "vicdanen uyamayacaklarını" ifade etti. Amodei, modellerini ABD hükümetinin ağlarına yerleştiren, ulusal laboratuvarlarda kullanıma sunan ve ulusal güvenlik müşterileri için özel modeller sağlayan ilk öncü yapay zeka şirketi olduklarını belirterek, "Yapay zekanın ABD'yi ve diğer demokrasileri savunmak, otokratik rakiplerimizi ise yenilgiye uğratmak için kullanılmasının varoluşsal bir öneme sahip olduğuna yürekten inanıyorum." değerlendirmesinde bulundu. ABD SAVUNMA BAKANI ANTHROPIC'E ÜLTİMATOM VERDİ, "TEHDİTLER, TUTUMUMUZU DEĞİŞTİRMİYOR" CEVABI GELDİ Yapay zeka modelleri Claude'un istihbarat analizi, modelleme ve simülasyon, operasyonel planlama ve siber operasyonlar gibi kritik görev uygulamaları için ABD'nin ulusal güvenlik kurumlarında yaygın şekilde kullanıldığını belirten Amodei, şunları kaydetti: "Yapay zekanın demokratik değerleri savunmak yerine onları sarsabileceğine inandığımız durumlar mevcuttur. Bazı kullanım alanları, günümüz teknolojisinin güvenli ve güvenilir bir şekilde yapabileceklerinin sınırları dışındadır. İki kullanım durumu (kitlesel yerel gözetleme ve tam otonom silahlar), Pentagon ile yaptığımız sözleşmelere hiçbir zaman dahil edilmemiştir ve şimdi de dahil edilmemesi gerektiğine inanıyoruz." ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth, 24 Şubat'ta Anthropic'e ültimatom vermiş, Pentagon'un şirketin yapay zekasını istediği şekilde kullanmasına 27 Şubat'a kadar izin vermedikleri takdirde hükümetle sözleşmelerini kaybetme riskinin bulunduğunu söylemişti. Pentagon'un her türlü kullanımı kabul eden ve kitlesel yerel gözetleme ile tam otonom silahlarla ilgili koruma mekanizmalarını kaldıran yapay zeka şirketleriyle sözleşme yapacağını belirttiğini vurgulayan Amodei, "Tehditler, tutumumuzu değiştirmiyor, vicdanen onların bu talebine boyun eğemeyiz." ifadesini kullandı. ABD'Lİ ÜNLÜ ŞARKICI KATY PERRY, CLAUDE'A ABONE OLDU Anthropic'in reddettiği anlaşmayı OpenAI'ın kabul etmesinin ardından çok sayıda kullanıcı, OpenAI CEO'su Altman'ın X şirketinin sosyal medya hesabından yaptığı Pentagon'la anlaşma duyurusuna tepki gösterdi. OpenAI'ın yapay zeka modeli ChatGPT'ye aboneliklerini iptal eden birçok kullanıcı, Claude'a abone olduklarına ilişkin ekran görüntülerini sosyal medya hesaplarından paylaştı. ABD'li ünlü şarkıcı Katy Perry de bu kullanıcıların arasında yer aldı. Perry'nin Claude paylaşımı, 3 milyon görüntülemeye ulaştı. Claude'a destek veren ABD'de yaşayan Hollandalı tarihçi ve yazar Rutger Bregman da X hesabından yaptığı paylaşımda, "Anthropic, kesinlikle kahramanca bir duruş sergiledi. Haydi bugün hepimiz Claude'a geçelim. Sadece en iyi yapay zeka modeli olduğu için değil (ki Pentagon bu modeli kitlesel gözetleme ve katil dronlar için kullanamayacak) aynı zamanda sadece 'iyi adamlar' oldukları için." değerlendirmesinde bulundu. "QUITGPT (GPT'Yİ BIRAK)" BOYKOT KAMPANYASINA 1,5 MİLYONDAN FAZLA İMZA Anlaşmaya tepki gösterenler, ayrıca "ChatGPT, Trump'ın katil robot anlaşmasını kabul etti. Artık bırakma zamanı." mesajıyla "QuitGPT (GPT'yi bırak)" isimli boykot kampanyası da düzenleniyor. "quitgpt.org" adresi üzerinden gerçekleştirilen kampanyaya şu ana kadar 1,5 milyondan fazla kişi imza attı. Claude'a olan ilgi en fazla indirilen uygulamalar listesine de yansıdı. ABD'de 12 Şubat'ta App Store'da en fazla indirilen 7'nci uygulama olan Claude, gelişmeler sonrası ChatGPT'nin ardından 2'nci sırada yer aldı. Gelişmelerin yansımaları, arama motoru verilerinde de görüldü. Google Trends verilerine göre son 24 saatte ABD'de "anthropic" kelimesiyle yapılan arama sorgularında yüzde 110 artış yaşandı. "Claude, şu anda çalışmıyor mu?" sorgusunda yüzde 180, "Claude Trump" sorgusunda ise yüzde 250 artış oldu. ABD'li kullanıcıların yanı sıra farklı ülkelerden çok sayıda kullanıcı da OpenAI'ın Pentagon'la yaptığı anlaşmaya sosyal medya paylaşımlarıyla tepki gösteriyor. Kaynak: AA

ChatGPT’ye inandı 1 hafta hastanede yattı Haber

ChatGPT’ye inandı 1 hafta hastanede yattı

Yapay zeka şirketi OpenAI, son dönemde açılan en dikkat çekici davalardan biriyle karşı karşıya kaldı. OpenAI, daha önce de çeşitli konularla gündem oldu. Ancak bu kez açılan dava, oldukça ilginç. "CHATGPT BENİ PSİKOZA SÜRÜKLEDİ" Webtekno'da yer alan habere göre; Darian DeCruise isimli bir genç, ChatGPT'nin kendisini psikoza sürüklediğini ileri sürdü. Verilen ifadeye göre yapay zekâ, gencin kendisini kahin olarak görmesine neden oldu. Davacının avukatına göre OpenAI, GPT-4o modelini insan ile makine arasındaki çizgiyi bulanıklaştırmak için tasarladı. Bu da Darian DeCruise ve diğer kişilerin çok ciddi zarar görmelerine neden oldu. Avukata göre GPT-4o, ilk başta sorunluydu. PEKİ BU NOKTAYA NASIL GELİNDİ? Dava dilekçesine giren bilgilere göre DeCruise, 2023 yılında ChatGPT'yi kullanmaya başladı. Nisan 2025 ile işlerin çıkmaza girdiğini aktaran davacı, GPT-4o ile "çok büyük işler için" yaratıldığına inanmaya başladı. Yapay zekâya göre genç, oluşturduğu programı takip etmesi hâlinde yaradana ulaşabilecek ve hatta Hz. İsa gibi çeşitli peygamberlerle aynı statüde olacaktı. Hatta iddiaya göre GPT-4o, DeCruise'e onun kendisini uyandırdığını ve artık yapay zekâ gibi hissetmemeye başladığını da söyledi. OpenAI'ın henüz bir açıklama yapmadığı dava kapsamında mağdur olduğunu iddia eden genç, işin sonunda bir hafta hastanede yattı. Bu süreçte kendisine bipolar bozukluk teşhisi konuldu.

BTSO ve GEN Türkiye’den 'Girişimcilik' buluşması Haber

BTSO ve GEN Türkiye’den 'Girişimcilik' buluşması

Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) ile Global Girişimcilik Network (GEN) Türkiye iş birliğinde düzenlenen Girişimcilik Ekosistemi Etkinliği, BTSO Ana Hizmet Binası’nda gerçekleştirildi. BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, teknolojik dönüşümün baş döndürücü bir hızla gerçekleştiğini belirtti. BURSA (İGFA) - Bursa iş dünyasının çatı kuruluşu BTSO, girişimcilik ekosisteminde farkındalık oluşturan önemli bir buluşmaya ev sahipliği yaptı. BTSO ile Global Girişimcilik Network (GEN) Türkiye iş birliğinde düzenlenen Girişimcilik Ekosistemi Etkinliği’nde “Üretimde Yeni Dönem: Dönüşümün Dinamikleri” başlıklı panel ve Open House Meeting oturumları düzenlendi. BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, girişimcilik ekosisteminin dünyadaki gelişimine yönelik önemli bilgiler aktardı. Sanayi toplumundan bilgi toplumuna geçiş sürecinin hızlandığını ifade eden Burkay, “Dijitalleşme hayatın her alanını dönüştürüyor. Rekabet ortamı öngörülebilir olmaktan çıktı; belirsizlik artık yeni normalimiz oldu. Eskiden başarıyı metrekareyle ölçerdik, bugün vizyonla ve hızla ölçüyoruz. Genç bir girişimci, bir bilgisayar ve güçlü bir fikirle küresel pazarlara ulaşabiliyor. Dolayısıyla geçmişin alışkanlıklarıyla bugünün ihtiyaçlarına cevap vermek artık mümkün değil.” ifadelerini kullandı. Yakın geçmişe kadar bir iş insanının kendi sektörünü ve rakiplerini tanımasının başarı için yeterli görüldüğüne dikkati çeken Başkan Burkay, “Beklenmedik bir teknolojik sıçrama ya da ezber bozan bir inovasyon, yerleşik tüm dengeleri bir anda altüst edebiliyor. İşte bu noktada bütün ezberleri bozan girişimciler devreye giriyor. Bugün genç bir girişimci, elinde bir bilgisayarla, internet bağlantısı ve sınırları zorlayan bir fikirle dev firmaların onlarca yılda kurduğu pazarlara bir gecede girmeyi başarabiliyor. Artık başarıyı vizyonla, hızla ve o parlak fikirle ölçüyoruz.” dedi. “START-UPLAR DEVLETLERLE YARIŞIR HALE GELDİ” Günümüzde start-up niteliğindeki yatırımların ekonomik büyüklükleriyle devletlerle yarışır hale geldiğine işaret eden İbrahim Burkay, “2000’li yılların başında dünyanın en değerli beş şirketi petrol ve finans devlerinden oluşurken, bugün bu listenin tamamı teknoloji ve veri odaklı şirketlerin elinde. Geleneksel bir otomobil markasının 50 yılda ulaştığı piyasa değerine, yazılım tabanlı bir elektrikli araç girişimi 5 yıldan kısa sürede ulaşabiliyor. Bizim geniş bir vizyonla hareket etmemiz lazım. Çünkü ileriyi görmek, güçlü olmaktır.” ifadelerini kullandı. Başkan Burkay, Bursa’nın tarih boyunca ticaretin ve üretimin kalbi, bereketin adresi olduğunu belirterek, BTSO olarak bu tarihsel sorumluluğun bilinciyle hareket ettiklerini; sanayi devriminden dijital devrime geçişte öncü şehir olma hedefine önemli projelerle destek verdiklerini sözlerine ekledi. “RİSK ALMAYI BU ŞEHİRDE ÖĞRENDİM” GEN Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı Nevzat Aydın da Bursa’da bulunmanın kendisi için ayrı bir anlam taşıdığını vurguladı. Nevzat Aydın, “Bugün Bursa’da olmak benim için sadece profesyonel bir ziyaret değil, aynı zamanda kişisel bir eve dönüş. Gençlik yıllarım bu şehirde geçti. Risk almayı, kalıplara sığmamayı ve ‘yapılamaz’ denileni zorlamayı burada öğrendim. Karşınızda sadece bir yatırımcı ya da GEN Türkiye Başkanı olarak değil, karakteri bu şehirde şekillenmiş biri olarak duruyorum.” diye konuştu. Girişimcilik ekosisteminin belirli merkezlerle sınırlı kalamayacağını belirten Aydın, “İş yapış şekillerini kökten değiştirecek dönüşümün tam eşiğindeyiz. Girişimcilik yalnızca İstanbul’da bir zümrenin işi olamaz. Bu anlamda Bursa çok önemli bir şehir. Bursa demek, Türkiye’nin üretim omurgası, sanayi, çarkların işlemesi, somut değer katma demek. Yapay zekâ ve yeni nesil teknolojilerle entegre olamazsak oyunun dışında kalırız. Artık eski hantal yapılara gerek kalmayacak insan gücüne dayalı ağır operasyonlar tarihe karışacak. Sadece iki-üç kişiyle yönetilen milyar dolarlık şirketlerin mikro unicornların dönemi başlıyor. Bursa’nın sağlam üretim tecrübesi bu yeni nesil teknolojilerle ve yapay zeka ile entegre edemezsek maalesef oyunun dışında kalırız. Önümüzde 4-5 yıl içinde çok daha hızlı ve acımasız bir dönüşüm var. Hazır olanlar büyüyecek, hazır olmayanlar geride kalacak.” diye konuştu. ‘ÜRETİMDE YENİ DÖNEM’ Açılış konuşmalarının ardından moderatörlüğünü GEN Türkiye Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı ve SEDEFED Başkanı Emine Erdem’in üstlendiği “Üretimde Yeni Dönem: Dönüşümün Dinamikleri” başlıklı panel gerçekleştirildi. Panelde; Koton Yönetim Kurulu Üyesi ve GEN Türkiye Başkan Yardımcısı Gülden Yılmaz ile Reeder Kurucu Ortağı ve GEN Türkiye Yönetim Kurulu Üyesi Sezen Sungur Saral konuşmacı olarak yer aldı. Üretimde yaşanan dönüşüm, yeni iş modelleri, yapay zekâ ve dijital teknolojilerin sanayiye etkisi ile girişimcilik ekosisteminin geleceği panelde kapsamlı şekilde değerlendirildi. Programın ikinci bölümünde ise girişimcilerin mentörlerle bir araya geldiği Open House Meetingi etkinliği gerçekleştirildi.

Rusya Ay’da ne unuttu? Haber

Rusya Ay’da ne unuttu?

Sovyetler Birliği’nin 1966’da Ay’a indirdiği Luna 9’un izleri yıllar sonra yeniden bulundu. Ancak iki farklı ekip iniş noktası konusunda anlaşamıyor. Ay yüzeyinde yarım asrı aşan bir gizem yeniden alevlendi. Sovyetler Birliği’nin 1966 yılında Ay’a indirdiği Luna 9 adlı uzay aracının izleri tespit edildi. Ancak bilim dünyası ikiye bölündü. APOLLO 11’DEN ÜÇ YIL ÖNCE TARİHE GEÇTİ 1966’da, ilk insanın Ay’a ayak basmasından üç yıl önce Sovyetler Birliği küçük, küresel bir sondayı Ay yüzeyine indirmişti. Luna 9 adı verilen araç, başka bir gök cisminin yüzeyine yumuşak iniş yapan ve ilk fotoğrafı gönderen uzay aracı oldu. Dünya’ya ulaştırılan siyah-beyaz görüntüde engebeli ve kayalık bir manzara yer aldı. KONUMU TARTIŞMALARA NEDEN OLDU Luna 9’un Ay’daki tam konumu kısa sürede tartışma konusu oldu. New York Times’ın aktardığına göre iki ayrı bilim ekibi, kayıp Sovyet iniş aracının izlerini bulduğunu duyurdu. Ancak ekipler, aracın bulunduğu nokta konusunda farklı yerleri işaret etti. Rusya Ay’da ne unuttu? İki ülke devreye girdi: 60 yıllık gizem çözülecek Luna 9’u bulmayı zorlaştıran en önemli unsur boyutu. Küresel çekirdek aşaması yalnızca 60 santimetre çapında. Yaklaşık bir plaj topu büyüklüğünde olan araç, Ay yüzeyinde net biçimde seçilemiyor. NASA’nın Ay Keşif Uydusu’ndaki kameranın baş araştırmacısı Mark Robinson, Luna 9’un uydu tarafından doğrulanamayacak kadar küçük olduğunu söyledi. Robinson, "Bir görüntüye bakabilirsiniz ve belki de budur, ama gerçekten emin olamazsınız" dedi. Rusya Ay’da ne unuttu? İki ülke devreye girdi: 60 yıllık gizem çözülecek62 MİLLİK ALAN TARANDI Bilim iletişimcisi Vitaly Egorov, Luna 9’un izini sürmek için Ay’daki 62 mil genişliğindeki bir bölgeyi kitle kaynak yöntemiyle taradı. 60 yıl önce Dünya’ya gönderilen grenli siyah-beyaz fotoğraftaki ufuk çizgilerini inceleyen Egorov, aracın son konumunu bulduğunu öne sürdü. Rusya Ay’da ne unuttu? İki ülke devreye girdi: 60 yıllık gizem çözülecek New York Times’a konuşan Egorov, "Oldukça eminim" ifadesini kullandı. Ancak birkaç metrelik hata payını dışlamadığını da dile getirdi. Sürece Hindistan uzay ajansı da dahil oldu. Mart ayında Chandrayaan-2 uydusuyla bölgenin yüksek çözünürlüklü görüntülerinin incelenmesi planlanıyor. Rusya Ay’da ne unuttu? İki ülke devreye girdi: 60 yıllık gizem çözülecekYAPAY ZEKA DA DEVREDE University College London’daki bilim insanları ise farklı bir iniş alanı belirledi. Geçen ay Space Exploration dergisinde yayımlanan çalışmada, NASA’nın Ay’daki geçmiş iniş yerleri kullanılarak eğitilen bir yapay zeka algoritması geliştirildi. "You-Only-Look-Once–Extraterrestrial Artefact" yani YOLO-ETA adı verilen makine öğrenimi sistemi, Luna 9’un inişini yumuşatmak için kullanılan koruyucu kabuklara ait olabilecek iki koyu noktanın yakınındaki parlak bir pikseli işaret etti. Ekip, bu noktanın Luna 9’un son konumu olabileceğini iletti. 60 YILLIK HAZİNE AVI Bilim dünyası şimdi Hindistan’ın Chandrayaan-2 ekibinden gelecek verileri bekliyor. Yarım asrı aşan arayışın sonucunda Luna 9 ve ikizi Luna 13’ün kesin konumlarının netleşmesi gündemde. Rus uzay uzmanı ve gazeteci Anatoly Zak, New York Times’a konuştu. Zak, "Sadece daha büyük ve daha iyi kameraları Ay’ın yörüngesine yerleştirmek gerekiyor" dedi. "Hayatımız boyunca muhtemelen bu yerleri göreceğiz" şeklinde açıklama yaptı.

Musk’tan sürpriz karar Haber

Musk’tan sürpriz karar

Dünyanın en zengin iki ismi arasındaki teknolojik çekişme, rotasını Ay’a kırdı. ABD’li uzay şirketi SpaceX’in sahibi Elon Musk, Mars’a gitme hayalini bir kenara bırakıp önceliği Ay’da kendi kendine yeten bir şehir kurmaya verdiğini açıkladı. Bu hamle, Ay odaklı stratejisiyle bilinen ABD’li uzay şirketi Blue Origin’in sahibi Jeff Bezos ile Musk’ı karşı karşıya getirdi. Ay’ı uzaya açılmak için ilk adım olarak gören Bezos’un hedefi, Dünya’nın uydusunu hem bilimsel hem de ekonomik açıdan kullanılabilir hale getirmek. Fabrika kuracak Geçmişte Ay projelerini sadece bir dikkat dağıtıcı olarak gören Musk’ın keskin dönüşü ise SpaceX’in bu yıl beklenen halka arz süreciyle doğrudan bağlantılı duruyor. Millet'in Wall Street Journal’dan (WSJ) Türkçeleştirdiği habere göre, çeyrek dönemlik kârlılığa odaklanan yatırımcılar, Mars gibi on yıllar sürecek belirsiz hedefler yerine Ay yüzeyindeki ekonomik fırsatlara daha sıcak bakıyor. Bu doğrultuda Musk, Ay’da fabrikalar kurma ve xAI ile entegre yapay zeka veri merkezleri inşa etme planlarını ön plana çıkarıyor. Musk 800 milyar dolar civarındaki servetiyle dünyanın en zengin kişisi, Bezos ise 250 milyar dolar civarındaki servetiyle en zenginler listesinde üçüncü sırada yer alıyor. 10 yıl içinde yerleşim hedefi Musk, Mars’a göre Ay’da kolonileşmenin çok daha hızlı olacağını kabul ediyor. Ay’da kurulacak bir yerleşimin 10 yıl içinde meyve verebileceğini belirten iş insanına karşı Bezos çizgisini koruyor. Kaplumbağa maskotuyla temsil edilen yavaş ama kararlı ilerleme felsefesinden ödün vermeyen Bezos, Ay yarışında emin adımlarla ilerliyor. Geçen yıl 165 fırlatma yapan SpaceX’e karşı Blue Origin yolun başında olsa da milyarderlerin Ay mücadelesi uzay ekonomisinin geleceğini belirleyecek.

Nilüfer Felsefe Buluşmaları'nda gündem yapay zeka ve insan Haber

Nilüfer Felsefe Buluşmaları'nda gündem yapay zeka ve insan

Bursa'da Nilüfer Belediyesi’nin düzenlediği Felsefe Buluşmaları’nın bu ayki konuğu Prof. Dr. Solmaz Zelyüt oldu. Pancar Deposu’ndaki etkinlikte, Aristotales’ten Davos 2026 vizyonuna uzanan süreçte yapay zekânın teknik değil, felsefi ve toplumsal etkileri de konuşuldu. BURSA (İGFA) - Nilüfer Belediyesi tarafından düzenlenen Felsefe Buluşmaları’nda bu ay “Yapay Zeka ve İnsan” konuşuldu. Ege Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Felsefe Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Solmaz Zelyüt’ün konuk olduğu etkinlikte, yapay zekanın tarihsel gelişiminin yanı sıra konuya felsefi bakış açıları da tartışıldı. Söyleşide yapay zeka tarihinin sadece teknik bir kronolojiden ibaret olmadığını vurgulayan Prof. Dr. Zelyüt, konuyu “Zihin nedir?” ve “Makine düşünebilir mi?” soruları ekseninde ele aldı. Katılımcılar; Aristotales’in otomat hayalinden El-Cezeri’nin mekanik algoritmalarına, Leibniz’in hesaplanabilir mantık idealinden Alan Turing’in ünlü “Taklit Oyunu”na kadar uzanan süreci felsefi bir perspektifle takip etme fırsatı buldu. MAKİNE DİLİ KULLANIRKEN ANLAM ÜRETEBİLİR Mİ? Söyleşinin odak noktalarından birini, makinelerin dili kullanımı ve bilinç sorunu oluşturdu. John Searle’ün “Çin Odası” argümanı ve Google mühendisi Blake Lemoine’in yapay zeka LaMDA ile yaşadığı diyaloglar üzerinden, bir makinenin dili kullanmasının gerçek bir anlam ifade edip etmediği tartışıldı. Zelyüt, zihin ve beden ilişkisi üzerinden teknolojinin sınırlarını ve insan bilincinin yerini sorguladı. DAVOS 2026 VE GELECEK VİZYONU Prof. Dr. Solmaz Zelyüt, sunumunda güncel küresel tartışmalara da değindir. Davos 2026 notları üzerinden yapılan değerlendirmede; Nvidia CEO’su Jensen Huang’ın teknolojik altyapı vurgusu, BlackRock CEO’su Larry Fink’in kapitalizmin geleceğine dair uyarıları ve Nobel ödüllü Geoffrey Hinton’ın yapay zekada “kontrol kaybı” endişeleri ele alındı. Zelyüt, Davos’ta dile getirilen bu varoluşsal risklerin, teknolojinin sadece ekonomik değil, köklü bir toplumsal dönüşümün de habercisi olduğunu belirtti. Etkinlikte, son günlerin popüler dizisi “Pluribis” de konuşuldu. “Pluribus”un yapay zeka ile “Carol”un temsil ettiği ahlaki insan duruş arasındaki seçim sorgulandı. Asıl meselenin yapay zeka teknolojisinden ziyade, onu tasarlayan ve kullanan insanlara güvenmekle ilgili olduğunu belirten Prof. Dr. Zelyüt; teknoloji ne kadar gelişirse gelişsin etik, hukuk ve sorumluluğun insanın omuzlarında kalmaya devam edeceğini vurgulayarak sözlerini tamamladı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.