Hava Durumu

#Sgk

Haberin Analizi - Sgk haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Sgk haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Bayram ikramiyesi ne zaman ödenecek? Haber

Bayram ikramiyesi ne zaman ödenecek?

Ramazan Bayramı’na çok az bir süre kala SSK ve Bağ-Kur emeklileri ile dul ve yetim aylığı alan vatandaşlar bayram ikramiyelerini ne zaman alacağını merak ediyor. 2018 senesinden beri yılda iki kez, Ramazan ve Kurban bayramları öncesinde verilen ikramiyelerin bayramdan önce hesaplara yatırılması bekleniyor. Ramazan Bayramı’na çok az bir süre kala SSK ve Bağ-Kur emeklileri ile dul ve yetim aylığı alan vatandaşlar bayram ikramiyelerini ne zaman alacağını merak ediyor. 2018 senesinden beri yılda iki kez, Ramazan ve Kurban bayramları öncesinde verilen ikramiyelerin bayramdan önce hesaplara yatırılması bekleniyor. İKRAMİYE ÖDEMELERİ BAYRAMDAN ÖNCE YAPILACAK Bu sene Ramazan Bayramı 20-24 Mart tarihleri arasına denk geliyor. Önceki senelerde olduğu gibi ikramiye ödemelerinin bayramdan birkaç gün önce emeklilerin maaş aldıkları banka hesaplarına yatırılması tahmin ediliyor. Ödeme tarihlerine ilişkin resmi takvim henüz belirlenmedi. Kesin tarihler Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafından açıklandıktan sonra netlik kazanacak. TAHMİNİ ÖDEME TAKVİMİ Önceki senelerdeki uygulamalara göre ikramiyelerin aşağıdaki tarihlerde ödenmesi öngörülüyor: Bağ-Kur emeklileri (maaş günü 25-28 olanlar): 9 Mart Emekli Sandığı emeklileri: 10 Mart SSK emeklileri (maaş günü 17-19 olanlar): 11 Mart SSK emeklileri (maaş günü 20-22 olanlar): 12 Mart SSK emeklileri (maaş günü 23-26 olanlar): 13 Mart BAYRAM İKRAMİYESİNDEN KİMLER YARARLANABİLİR? Bayram ikramiyesinden SGK’dan emekli aylığı alanlar ile yaşlılık aylığı, vazife malullüğü aylığı, malullük aylığı, ölüm aylığı ve sürekli iş göremezlik geliri alan vatandaşlar da faydalanabiliyor. Öte yandan şehit yakınları, gaziler, muharip gaziler, güvenlik korucuları, şampiyon sporcular ile terör olaylarından zarar gören siviller ve bu kişilerin hak sahipleri de bayram ikramiyesi alabiliyor. Ödeme takviminin SGK tarafından gerçekleştirilecek resmi açıklamayla netlik kazanması bekleniyor. Kaynak: Yeniçağ

SGK'dan 4,19 milyar TL! Haber

SGK'dan 4,19 milyar TL!

Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) prim kaybına, işverenler arasında haksız rekabete ve çalışanların haklarından mahrum kalmasına yol açan sahte sigorta ve kayıt dışı istihdama karşı kararlı bir mücadele yürütüyor. SGK kayıt dışı istihdam oranını 2025 yılında yüzde 26 seviyelerine düşürdü. Kayıt dışı ve sahte istihdamla mücadele kapsamında 135 bin 192 denetim yapan SGK, 369 bin 573 kişinin kayıt dışı çalıştırıldığını, 7 bin 801 iş yerinin de kayıt dışı olduğunu tespit etti. Sabah’ın haberine göre, eşe dosta işyerinde çalışmadığı halde sigorta yapanlar ile sahte işyeri girişiminde bulunanlara em parasal hem de cezai yaptırım uyguladı. Denetimler sonucunda 4.19 milyar TL idari para cezası önerildi. Tahsil kabiliyeti olmayan kurum alacağı 4.6 milyar TL SGK tarafından terkin edildi. İKİ PROJE İLE TAKİP SGK, "İşyeri Karne Projesi" ve "Sahte Sigortalılık ve Sahte İş Yeri Takip Platformu" ile şimdiye kadar binlerce kayıt dışılık sahte sigorta girişimini kararlılıkla takip ve tespit etti. SGK, çalışanların sosyal güvenlik haklarını koruma altına alırken, haksız para kazanmak isteyen uyanık işyerlerini de cezalandırdı. SAHTE SİGORTALILIK NE DEMEK? Sahte sigortalılık, bir kişinin işyerinde hizmet sözleşmesine tabi olarak çalışmadığı, yalnızca kayıt ve belge üstünde sigortalı gösterilme işlemi deniyor. Eş, dost ve akrabalar üzerinde yaygın gerçekleştirilen sahte sigortalılıkta son dönemde hamile kadınların sigortalı gösterilmesinde artış gözlemleniyor. Hamile olduğunu öğrenen kadınlar, bir yerden sigortalı gösteriliyorlar ve bu sayede SGK'dan geçici iş göremezlik ödeneği alma hakkına sahip oluyor. SAHTE İŞYERİ NEDİR? Sahte işyeri, gerçekte hiç var olmadığı halde kurulmuş, resmi olarak faaliyete ve sigortalı çalıştırılmaya başlanmış gibi Kuruma İşyeri Bildirgesi verilen ve işyeri tescili yapılan yerlerdir. Bazı durumlarda gerçek bir işyeri bir süre faaliyette bulunup kapanabiliyor veya devrediliyor. Bu durumda, SGK'ya gerekli bildirimler yapılmazsa burası sahte işyeri olarak adlandırılabiliyor. SAHTE SİGORTALIYA NE YAPTIRIM UYGULANIYOR? Sahte olduğu tespit edilen hizmetleri iptal ediliyor. İptal edilen hizmetleri ile birlikte kendisine bağlanmış aylık sonlandırılıp, yersiz ödenen aylıklar kanuni faizi ile birlikte geri alınıyor. Sahte hizmetlerin iptali sonrasında yararlanma koşullarının kaybedilmesi halinde; kişilerin kendileri veya hak sahipleri/bakmakla yükümlü oldukları kişiler için yapılan hastane, eczane, medikal malzeme gibi yersiz ödenen sağlık giderlerinin tahsili yoluna gidiliyor. Yersiz bağlanan gelirler ve ödenen geçici iş göremezlik ödenekleri kanuni faizi ile birlikte geri alınıyor. Sahte sigortalı bildirimlerinde sorumluluğu tespit edilen meslek mensupları (serbest muhasebeci ve mali müşavirler) da işveren ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu tutuluyor. İlgililer hakkında Cumhuriyet Savcılıklarına suç duyurusunda bulunularak yargı süreci başlatılır. SAHTE İŞYERİ AÇANLARA NE YAPTIRIM UYGULANIYOR? Baştan beri sahte olduğu tespit edilen işyerinin tescil kaydı, e-sigorta şifresi ve işyeri sicil numarası iptal ediliyor. Sahte işyerinden ödenen primler var ise Borçlar Kanunu hükümlerince iade edilmeyerek SGK tarafından gelir kaydediliyor. Yersiz yararlanılan teşvik ve destekler var ise gecikme cezası ve gecikme zammı ile birlikte geri alınır. Gerekli işlemler yapılmak üzere ilgili vergi dairesine bilgi verilir. KAYIT DIŞILIK VE SAHTE SİGORTALILIK NASIL TESPİT EDİLİYOR? Sahte işyeri olma potansiyeli yüksek olduğu değerlendirilen işyerleri için inceleme, teftiş ve soruşturmalar sosyal güvenlik müfettişleri, denetmenleri ve KADİM servisi ekipleri tarafından yapılıyor. KAYIT DIŞILIK VE SAHTECİLİK İSTATİSTİKLERİ NE? SGK, kayıt dışılık ve sahtecilik denetimlerinde işlerinin yüzde 10'u yabancı uyruklulara ait işlemleri ve yabancıların yoğun çalıştığı iş yerlerine öncelik verdi. 2025 yılında kayıt dışılık ve sahtecilikle mücadele için toplam 135.192 denetim gerçekleştirildi. Bunun sonucunda toplamda 369.573 kişinin kayıt dışı çalıştırıldığı ve 7.801 adet iş yerinin kayıt dışı olduğu tespit edildi. Kayıt dışılık ile eşe dosta işyerinde çalışmadığı halde sigorta yapanlar ile sahte işyeri girişiminde bulunanlara hem parasal hem de cezai yaptırım uygulandı. Denetimler sonucunda 4.190.051.857 TL idari para cezası verildi. Tahsil kabiliyeti olmayan kurum alacağı 4,6 milyar TL SGK tarafından terkin edildi. ZARAR FAİZİYLE GERİ ALINIR MI? Kayıt dışılık ile eşe dosta işyerinde çalışmadığı halde sigorta yapanlar ile sahte işyeri girişiminde bulunanlara hem parasal hem de cezai yaptırımlar uygulanıyor. Sahte sigortalı tespiti halinde; sahte olduğu tespit edilen hizmetler, bağlanan aylıklar iptal edilirken ödenmiş olan maaş ve diğer parasal değerler faiziyle geri alınıyor. İlgililer hakkında ise Cumhuriyet Savcılıklarına suç duyurusunda yargı nezdinde cezai yaptırım süreci başlatılıyor. Sahte işleri ve sahte sigortalı bildirimi yapan işveren ve meslek mensubu hakkında ise işyerinin tescil kaydı, e-sigorta şifresi ve işyeri sicil numarası iptal ediliyor. Sahte işyerinden ödenen primler geri ödenmeyerek SGK tarafından el konuluyor ve teşvik ve desteklerden yararlanmışsa gecikme cezası ile birlikte geri alınıyor. Kaynak: patronlardunyasi.com

17 milyon emekliyi ilgilendiren haber Haber

17 milyon emekliyi ilgilendiren haber

Kayıt dışı istihdam ile ilgili ekonomi yönetiminin sıkı mücadelesi devam ediyor. Göstergelerde de görüldüğüne göre yıllara göre kademe kademe kayıt dışı istihdam da azalma var. Buna göre son 35 yılda kayıt dışı istihdam oranı yüzde 24,6’ya geriledi. Tarım dışı sektörlerde ise kayır dışı istihdam 2025’te yüzde 15,9 oldu. EN BÜYÜK BEDELİ ÇALIŞAN ÖDÜYOR Kayıt dışı istihdamda en büyük mağdur kayıt dışı çalışanlar oluyor. Bununla birlikte işverenler arasında da haksız rekabet oluşurken SGK ve devlet hazinesi de mağduriyet yaşıyor. HaberTürk’ten Ahmet Kıvanç, tarım dışı sektörde kayıt dışı istihdamın SGK ve hazineye olan etkisini inceledi. Türkiye’de 24 yıldır asgari ücrete kadar olan kazançlardan vergi alınmıyor. 655 MİLYAR TL’YE YAKIN İLAVE PRİM Tarım dışı sektörlerde kayıt dışı istihdam edilenlerin tamamının asgari ücretli çalışan olarak kayda alınması durumunda 2026 yılında SGK’nın aylık prim geliri 54,5 milyar lira, yıllık ise 654,3 milyar lira ilave prim geliri olacaktı. DEVLETİN ELDE GELECEĞİ 1 TRİLYONU GEÇİYOR Özel sektörde prime esas ortalama ücret üzerinden yapılan hesaplamaya göre, kayıt dışı çalışan bir işçinin sisteme dahil edilmesi halinde aylık yaklaşık 28 bin 744 TL vergi ve prim ödenmesi gerekiyor. Bu tutarın içinde işçi ve işverenin sosyal güvenlik ile işsizlik sigortası primleriyle birlikte gelir ve damga vergisi de yer alıyor. Tarım dışı sektörlerdeki tüm kayıt dışı çalışanların ortalama ücret üzerinden kayıt altına alınması durumunda ise devletin elde edeceği toplam vergi ve prim geliri aylık 129,1 milyar TL, yıllık ise 1 trilyon 549,4 milyar TL seviyesine ulaşıyor. EMEKLİYE YÜZDE 31 ZAM Kıvanç, 2026 ‘da SGK’nın 4 trilyon 968 milyar lira emekli aylığı ödeneceğini ifade ederek, gelir-gider açığının 43,7 milyar TL olacağın ifade ederek, şu cümleleri kurdu: “Tarım dışı sektörlerde çalışanların tamamı kayda alınmış olsa SGK’nın kasasından ve bütçeden tek kuruş harcanmadan 2026 yılında emekli aylıklarına mevcut zamlara ilaveten yüzde 31 oranında zam yapılması mümkün olacaktı”

‘Maaşlar azalıyor’ deyip emekli için yeni sistemi açıkladı Haber

‘Maaşlar azalıyor’ deyip emekli için yeni sistemi açıkladı

Yaşlanan nüfus, maaş ve yaş adaletsizliği gibi durumlardan dolayı emeklilik sistemi adeta alarm veriyor. Emeklilik sistemi ile ilgili memnuniyetsizlikler artarken toplumsal ihtiyaçların göz ardı ediliyor olması hem uzmanların hem de vatandaşların dikkatinden kaçmıyor. SGK Eski Başmüfettişi İsa Karakaş, Türkiye Gazetesi’ndeki yazısında, 2023’ten beri planlanan programların hayata geçirilmediğini kaydetti. Karakaş, OVP ile dönüşen iş gücü piyasasına dikkat çekerek, hayatında dijital dönüşümle ilgili düzenlemelerin hayata geçirileceğini izah edildiğini hatırlattı. OVP HEDELERİ NELERDİ? Karakaş, OVP hedeflerini ise şu şekilde özetledi: Kayıt dışılıkla daha etkin mücadele ederek, kapsam dışında bulunan nüfusun da sisteme dahil edilerek SGK'nın prim gelirlerini artırarak kasasını doldurmak,Sistemi yeni çalışma şekillerine uyumlu kılmak, yaşlanan nüfusun oluşturacağı yükü hafifletmek,Sağlık hizmetlerini daha verimli hale getirip israfı da önleyerek bu giderlerin azaltılmasına ya da en azından kontrol altına alınmasına yönelik tedbirler almak.“MAAŞLAR AZALIYOR” Şu anki sistemde paradoks yaşandığını belirten Karakaş, çalıştıkça emekli maaşının düştüğünü veya taban maaşta eşitlendiğini belirterek, “Enflasyondaki yüksek dalgalanmaların yaşandığı dönemlerde sistemde daha fazla kalıp prim ödedikçe, bazen maaşların artış yerine önemli oranda azalması söz konusu olabilmektedir” dedi. Yaşını dolduranın kaçarak sistemden çıktığını belirten Karakaş, kayıt dışı çalışıldığını ifade ederek sistemin temeline dinamit konulduğunu aktardı. Karakaş, “Sosyal güvenlik sisteminin uzun vadeli mali sürdürülebilirliği güçlendirilecek, prim tabanı ve tahsilatı artırılacak, yeni çalışma biçimlerine uyum artırılacaktır” sözlerini kullandı. SİSTEM NASIL OLMALI? Sistemin yeni bir düzenleme ile toparlanabileceğini ifade eden Karakaş, şu cümleleri kurdu: “Sosyal güvenlik sisteminde kişilerin daha uzun sürede istihdamda kalmasını teşvik eden, hakkaniyeti ve aktüeryal dengeyi önceleyen düzenlemeler hayata geçirilerek sistemin mali sürdürülebilirliği güçlendirilecektir. Sosyal güvenlik sisteminin fiilî ve yasal kapsamının genişletilmesi ve kapsamda yer almayan grupların sisteme girişlerinin sağlanması için farklı meslek ve gelir gruplarına yönelik uygulamalar geliştirilecek, sosyal güvenlik mevzuatı değişen iş gücü piyasası şartlarına ve yeni nesil esnek çalışma şekillerine daha uyumlu hâle getirilecektir. Prim borçlarının takip ve tahsilat süreçleri etkinleştirilecektir. Sosyal Güvenlik Kurumunun bilişim sistemleri güçlendirilecek, kurumlar arası veri paylaşımı artırılacak, uzun dönemli mali sürdürülebilirliğe ilişkin göstergelerin düzenli olarak izlenmesi sağlanacaktır. İstihdam teşviklerinden etkin olmayanlar sonlandırılacak, teşvik sisteminin sade ve etkin bir yapıya kavuşturulması sağlanacaktır” “ÇALIŞANI CEZALANDIRIR HALDE” Son olarak Karakaş, cümlelerini şu şekilde tamamladı: “Maaş bağlama oranlarındaki (ABO) düşüşler, özellikle 1999 ve 2008 sonrası dönemde çalışanları cezalandırır hâle geldi. Oysa sistemin mantığı basit olmalı: Çok çalışan, çok kazanan daha yüksek maaş almalı. Şu anki tabloda SGK hem prim gelirinden mahrum kalıyor hem de daha erken maaş ödemeye başlıyor. Bu, ‘kaybet-kaybet’ senaryosudur. Eğer "Çalışmayı Teşvik Edici Ödüllendirici Sistem" hayata geçirilirse hem kurum kazanacak hem de sigortalı huzur bulacak”

Emekliye yeni zam ve maaş sistemi Haber

Emekliye yeni zam ve maaş sistemi

Milyonlarca emekli ve çalışanın maaş ile zam hesabında değişiklik için çalışma başlatıldı. Üçlü maaş hesaplama yapısının sadeleştirilmesi, zam farklarının giderilmesi, gün sayısının etkisinin artırılması, güncelleme katsayısındaki yıllık farkların azaltılması ve SSK / Bağ-Kur uygulamalarının yakınlaştırılması başlıkları öne çıkıyor. Türkiye'de SGK'dan emekli aylığı ile dul-yetim aylığı alan dosya sayısının 17 milyona yaklaştığı belirtilirken, emekli maaşı hesaplama ve zam sisteminde revizyon için komisyonun çalışmalara başladığı aktarılıyor. Emekli maaşı nasıl hesaplanıyor? Mevcut uygulamada emekli maaşı üç ayrı döneme göre hesaplanıyor: 1999 öncesi, 2000-2008 arası ve 2008 sonrası. Her dönem için farklı Aylık Bağlama Oranı (ABO) ve çarpanlar kullanıldığı için özellikle 1999 öncesi çalışması fazla olanlar açısından avantaj oluştuğu ifade ediliyor. Hesaplamada hangi kriterler kullanılıyor? Sabah'ın aktardığına göre, maaş hesabında sigortalının prime esas kazancı (SPEK), her dönem için ABO, önceki yılın güncelleme katsayısı, önceki yılın enflasyonu ve büyümenin yüzde 30'u ile içinde bulunulan yılın enflasyon artışları gibi başlıklar dikkate alınıyor. Ayrıca sistemin karma yapısının sadeleşmesi, zam farklarının giderilmesi ve aktüeryal dengenin güçlendirilmesi ihtiyaçları vurgulanıyor. 1- Üçlü aylık hesaplama sistemi Sorunun, üç ayrı döneme göre farklı hesaplama yapılmasından kaynaklandığı, bu karma yapının emekliler arasındaki maaş dengesini bozduğu belirtiliyor. Çözüm olarak tek bir hesaplama formülüne geçilmesi ve primlere dayalı hesaplamada sabit bir ABO uygulanması öneriliyor. 2- Maaş artışlarındaki farklar SSK ve Bağ-Kur emeklilerinin zamlarının 6 aylık enflasyona göre, memur emeklilerinin ise toplu sözleşme düzenine göre artması nedeniyle oranların ayrıştığı aktarılıyor. Çözüm olarak tüm emekliler için ortak bir artış formülü oluşturulması ya da 6 ayda bir yerine aylık enflasyon kadar artış modelinin tartışıldığı ifade ediliyor. 3- Gün sayısının etkisi Mevcut sistemde gün sayısının etkisinin sınırlı kaldığı, daha çok yatırılan primin belirleyici olduğu, bu nedenle uzun süre çalışan bir kişinin daha az çalışan bir kişiden düşük maaş alabileceği belirtiliyor. Çözüm önerisi olarak, prim kadar çalışma gün sayısının da maaşa daha güçlü yansıması ve sistemde kalmanın "daha cazip" hâle getirilmesi dile getiriliyor. 4- Yıllar arasında güncelleme farkı Emekli olunan yıl ile bir sonraki yıl arasında maaş farkı oluşmasının, güncelleme katsayısındaki enflasyon ve büyüme gibi değişken parametrelerden kaynaklandığı belirtiliyor. Çözüm olarak sabit bir güncelleme katsayısı belirlenmesi, böylece yıllar arası farkların ve "emeklilik tarihi" tartışmalarının azalması öneriliyor. 5- Taban maaşın üzerindeki aylıklar 2019'dan beri uygulanan taban maaşın düşük aylık alanlar için avantaj sağladığı, ancak tabanın hemen üstündeki maaşlarda dengesizlik tartışmalarına yol açtığı ifade ediliyor. Çözüm seçenekleri arasında taban maaşın kaldırılıp kök aylıklara kademeli seyyanen artış yapılması veya taban maaş korunacaksa hemen üstündeki aylıklara kademeli artış getirilmesi yer alıyor. 6- SSK / Bağ-Kur şartları farklı 2008'de kurumların SGK çatısı altında birleşmesine rağmen "norm birliği" sağlanamadığı, bu nedenle emeklilik şartları ve aylık hesaplarında farklılıkların sürdüğü belirtiliyor. Çözüm olarak SSK ve Bağ-Kur için maaş bağlama sisteminin eşitlenmesi, ayrıca Bağ-Kur'da 9 bin gün olan prim şartının 7 bin 200 güne düşürülmesine yönelik düzenlemenin gündemde olduğu aktarılıyor.

Emeklilere Ek Artış mı? Erdoğan İnisiyatifi Masada Haber

Emeklilere Ek Artış mı? Erdoğan İnisiyatifi Masada

SSK ve BAĞ-KUR emeklileri 2026 yılının ilk 6 ayı için yüzde 12,19 oranında zam alırken, en düşük emekli aylığı yüzde 18,4 artışla 20 bin liraya yükseltildi. Mevcut 4 bin liralık emekli ikramiyesinin yüzde 25 ile yüzde 50 arasında artırılması gündemde, bu artışa göre ikramiye 5 bin liraya çıkabilir.Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın inisiyatif kullanması durumunda emekli ikramiyesinin 5 bin 500 liraya veya 6 bin liraya yükseltilebileceği belirtiliyor. SSK ve BAĞ-KUR emeklileri 2026 yılının ilk 6 ayı için yüzde 12,19 oranında zam alırken, en düşük emekli aylığı yüzde 18,4 artışla 20 bin liraya yükseltildi. Maaş artışlarının ardından milyonlarca emekli, Ramazan Bayramı öncesi bayram ikramiyelerine zam yapılıp yapılmayacağını merak ediyor. İSA KARAKAŞ: ORTADA NET BİR ÇALIŞMA YOK SGK Baş Uzmanı İsa Karakaş, TGRT Haber canlı yayınında emekli ikramiyelerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Karakaş, şu an için netleşmiş bir çalışma olmadığını belirterek, bu konuda belirleyici olanın ekonomi yönetimi olduğunu ifade etti. KULİSLERDE YÜZDE 25 VE YÜZDE 50 FORMÜLÜ Ankara kulislerinde konuşulan senaryolara değinen Karakaş; mevcut 4 bin liralık ikramiyenin yüzde 25 ile yüzde 50 arasında artırılmasının gündemde olduğunu söyledi. Yüzde 25'lik artış formülüne göre emekli ikramiyesinin 5 bin liraya çıkabileceği dile getiriliyor. ERDOĞAN FAKTÖRÜ DETAYI Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın inisiyatif kullanabileceğine dikkat çeken Karakaş, bu durumda ikramiye tutarının 5 bin 500 liraya, hatta 6 bin liraya kadar yükseltilebileceğini belirtti. 6 BİN LİRA KURBAN BAYRAMI'NA KALABİLİR Bir diğer senaryoya göre ise Ramazan Bayramı'nda ikramiyenin 5 bin lira olarak ödenmesi, Kurban Bayramı'nda ise 6 bin liraya çıkarılması ihtimali bulunuyor. Karakaş, beklentinin genel olarak 5 bin ile 6 bin lira arasında şekillendiğini söyledi. "1 MAAŞ İKRAMİYE GERÇEKÇİ DEĞİL" "1 maaş ikramiye" iddialarına da değinen Karakaş, bu tür söylemlerin gerçeği yansıtmadığını vurgulayarak, emekli ikramiyelerinin 5-6 bin lira bandında olmasının beklendiğini ifade etti.

EYT’siz erken emeklilik yolu açıldı Haber

EYT’siz erken emeklilik yolu açıldı

Emeklilikte Yaşa Takılanlar (EYT) düzenlemesinin ardından, yaş sınırına takılan ancak ağır ve riskli iş kollarında ter döken çalışanlar için sevindirici haber SGK’dan geldi. Kurum, insan sağlığını doğrudan etkileyen ve yüksek risk barındıran meslek gruplarına yönelik "yıpranma payı" listesini güncelleyerek, ağır sanayi kollarını da sisteme dahil etti. FİİLİ HİZMET SÜRESİ ZAMMI: YAŞ SINIRINI ÖNE ÇEKEN FORMÜL Cumhuriyet'in haberine göre yıpranma payı sistemi, zorlu koşullarda çalışanların prim gün sayısına ek süre ilave edilmesi esasına dayanıyor. Bu sistemle; Ek Prim Günü: Çalışılan her 12 aya, işin risk derecesine göre 60, 90 veya 180 gün ilave ediliyor. Yaş İndirimi: Biriken bu ek süreler sadece prim gününü doldurmakla kalmıyor, aynı zamanda emeklilik yaş haddinden de düşülerek çalışanın 8 yıla kadar daha erken emekli olmasını sağlıyor. 2026'DA LİSTEYE EKLENEN YENİ İŞ KOLLARI SGK’nın yeni yol haritasına göre, özellikle endüstriyel üretimin kalbinde yer alan ve ağır metallere/kimyasallara maruz kalan çalışanlar artık "yıpranma" avantajından yararlanabilecek. İşte kapsama alınan yeni sektörler: Çimento Fabrikaları: Toz ve yüksek ısı altında çalışan işçiler. Alüminyum Üretim Tesisleri: Elektroliz ve döküm aşamasında risk alan personel. Dökümhaneler: Metal ergitme ve şekillendirme süreçlerinde görev yapanlar. Cam Sanayi: Sürekli yüksek sıcaklık ve kimyasal bileşenlerle çalışan iş kollarında görev yapanlar. MESLEK GRUPLARINA GÖRE YIPRANMA AVANTAJLARI Meslek Grubu Yıllık Kazanılan Ek Gün Maksimum Yaş İndirimi Yer Altı Maden İşçileri 180 Gün 8 Yıla Kadar Asker, Polis ve MİT 90 Gün 5 Yıla Kadar Sağlık Çalışanları 60 Gün 3-5 Yıl Arası Gazeteciler (Basın Kartlı) 90 Gün Süreye Bağlı Değişken Yeni Eklenen Sanayi İşçileri 60 - 90 Gün 5 Yıla Kadar YER ALTI İŞÇİLERİNE "ALTIN" HAK Mevzuattaki en güçlü avantaj, yer altı maden işçilerine tanınmaya devam ediyor. Yer altında geçirilen her yıl, sisteme 1,5 yıl olarak kaydediliyor (360 güne 180 gün ilave). Bu sayede maden işçileri, Türkiye’deki en düşük emeklilik yaşı sınırlarına ulaşabilen grup olma özelliğini koruyor.

Belediyelerin 157 milyar TL'lik prim borcu yapılandırmada... 10 milyar TL'si tahsil edildi Haber

Belediyelerin 157 milyar TL'lik prim borcu yapılandırmada... 10 milyar TL'si tahsil edildi

ANKARA (İGFA) - Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Prof. Dr. Vedat Işıkhan, belediyelerin SGK prim borçlarıyla ilgili açıklamada bulundu Belediye ve belediye kuruluşlarının yanı sıra, bunların kurduğu şirketlerin de SGK prim borçlarının bütçe paylarından kesilmesine yönelik son değişikliğin ‘siyasi müdahale’ olduğu yönündeki eleştirileri yanıtlayan Bakan Işıkhan, belediye şirket borçlarındaki yükselişlerin Sayıştay raporlarına da yansıdığına dikkati çekerek, düzenlemenin Cumhurbaşkanı Kararı olarak tüm belediyeleri kapsadığını belirtti. Ekonomim Gazetesi'ne çalışma hayatı ile ilgili değerlendirmelerde bulunan Bakan Işıkhan, buradaki kararın siyasi olması gibi bir durumun söz konusu olamayacağını belirtti. Konuyla ilgili bakanlığın resmi internet sitesinde yer alan habere göre, bir karar, genelge ya da kanun yayımlanarak yürürlüğe girdiğinde herkes için geçerli olduğunu vurgulayan Bakan Işıkhan, "Herhangi birinin bundan muaf olması söz konusu olamaz. Herhangi bir kurum, bugün yürürlükte olan bir genelge, yönetmelik ya da kanundan muaf tutulabilir mi? Biz burada herkese eşit mesafedeyiz. Derdimiz bağcıyı dövmek değil üzüm yemek. Onun için belediyelere diyoruz ki borçlarınızı ödeme konusunda iradenizi ortaya koyun bizim kapımız herkese açık. Nitekim bugüne kadar da gelip görüşüp çözüm üretmek isteyen her belediye ile görüştük çözüm yolları aradık. Belediye şirketlerinin toplam prim borcu tutarı Eylül 2024 itibariyle yapılandırmada olanlar dahil 139 milyar 682 milyon TL olmuştur" diye konuştu. İl müdürlükleri aracılığıyla belediyelerle iletişim halinde olduklarını ve bilgi verdiklerini kaydeden Bakan Işıkhan, borçların defaten ödenememesi halinde tecil ile taksitli ödeme ve satış kabiliyeti bulunan gayrimenkul teklifleri ile borçların ödenebileceği hususlarının devamlı olarak hatırlatıldığını kaydetti.   Bakan Işıkhan, belediyelerden taksitlendirme, gayrimenkul takası ve icra ile bugüne kadar yapılan tahsilatın ise 10 milyar 106 milyon TL olduğunu aktardı. EN BORÇLU 5 BELEDİYE... Belediyelerin 2024 Eylül itibariyle borç kırılımı hakkında da bilgi veren Bakan Işıkhan, “Belediye, belediye iktisadi teşekkülleri ve bunların kurduğu şirketlerin toplam prim borcu, yapılandırmada olanlar dahil 157 milyar 247 milyon TL düzeyinde bulunuyor. Bu borcun 139 milyar 682 milyon TL’si belediye şirketlerinde bulunuyor. Toplam borç açısından en borçlu 5 belediye, sırasıyla İzmir Büyükşehir Belediyesi (9.9 milyar TL), Ankara Büyükşehir Belediyesi (8.8 milyar TL), İstanbul Büyükşehir Belediyesi (6,4 milyar TL), Adana Büyükşehir belediyesi (4.4 milyar TL) Şişli Belediyesi (2.9 milyar TL)” bilgilerini paylaştı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.